“Anastasiadis şu ana kadar zamana oynadı”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'in Kıbrıs müzakerelerinde şu ana kadar farklı kavramlar ortaya atarak zamana oynadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, haftalık olağan görüşmeleri çerçevesinde Başbakan Tufan Erhürman'ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Yaklaşık bir saat süren görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Erhürman, kabulde, Cumhurbaşkanı Akıncı ile Anastasiadis'in 26 Şubat'ta yapacağı görüşmeyi değerlendirdiklerini anlattı.

Erhürman, Anastasiadis'in uzun zamandan beri ortaya attığı kavramları somutlaştırmaktan ısrarla kaçındığını belirterek, "Dolayısıyla Rum liderin bu gayrıresmi görüşmede ne demek istediğini netleştirmesi gerekiyor ki anlamlı şekilde başka şeyler de konuşulabilsin." dedi.

"Rum Lider Anastasiadis'in görüşlerinin Kıbrıs Türk tarafı tarafından kabul edilebilir bulunması halinde, sonuç odaklı ve ucu bucağı belli olan bir müzakereye hazır olunması gerekir." diyen Erhürman, "Rum lider Anastasiadis, şu ana kadar farklı kavramlar ortaya atarak zamana oynadı." ifadelerini kullandı.

Erhürman, Kıbrıs müzakerelerindeki güven artırıcı önlemlerin Rum tarafının ayak sürümesi dolayısıyla gerçekleşemediğine işaret ederek, iki liderin bu konuların hayata geçmesi konusunda mutabakata varmasına rağmen Rum tarafının adım atmaktan kaçındığını ve ilerleme sağlanamadığını belirtti.

Türk tarafının müzakere olsun diye müzakere etme durumunu kabul etmediğini kaydeden Erhürman, Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğinin kabul edilmediği şartlarda müzakere edilmesinin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

“Statüko en çok Kıbrıslı Türkleri mağdur etmektedir”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs'taki statükonun, Kıbrıslı Türkleri, uluslararası hukukun dışında bıraktığını vurgulayarak, "Statüko en çok Kıbrıslı Türkleri mağdur etmektedir." dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs’ta sorun devam ettiği sürece çözüm arayışlarının da devam edeceğini belirtti.

Kıbrıs'taki statükonun, Kıbrıslı Türkleri uluslararası hukukun dışında bıraktığını vurgulayan Akıncı, "Kıbrıslı Türk varlığı ve kimliği yıllar geçtikçe erozyona uğramakta, kendi vatanında özne olamama riski ile yüz yüze kalmaktadır." ifadesini kullandı.

Akıncı, bu durumun böylece sürüp gidemeyeceğini belirterek, "Statüko en çok Kıbrıslı Türkleri mağdur etmektedir. Daha uzun vadede Kıbrıslı Rumların da yararına olmayacaktır. 1974 sonrası oluşan koşullar, Kıbrıs’ta iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federal çözümü en gerçekçi çözüm modeli olarak ortaya çıkarmıştır. Kıbrıs Rum liderliğinin yalpalamaları, önce kabul ettiklerinden geri adım atması, siyasi eşitliğin temel parametrelerini inkara yönelmesi çözüm yönünde en ciddi engel durumundadır ancak bu olumsuz tavırları bertaraf etmenin yolu, haklı ve doğru tezimizden vazgeçmek değildir. Öncelikle kendi toplumumuz, diğer toplum ve uluslararası toplum önünde tutarlı çizgimizi sürdürmek durumundayız. Rum liderliğinin siyasi eşitlik karşıtı tavrını her platformda ortaya koyarak mücadele etmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

İsviçre'nin Crans-Montana kentinde temmuz 2017'de gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı'ndan bir sonuç çıkmamıştı.

“Siyasi eşitliğimizi içermeyen davranışlara tolerans göstermeyeceğiz”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini içermeyen davranışlara hiçbir zaman tolerans göstermeyeceklerini belirterek, "Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda eşit bir varlık olarak bu çatıyı kurmak için mücadelesini sürdürecek." dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs sorunundaki son duruma ilişkin Rum lider Nikos Anastasiadis’le 26 Şubat’ta yapacağı görüşme öncesi Bakanlar Kurulunu bilgilendirdi.

Yaklaşık iki saat süren bilgilendirme sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, Bakanlar Kurulunda oldukça yararlı görüş alışverişinde bulunduğunu, salı günü de Mecliste bilgilendirme toplantısı yapacağını söyledi.

Hükümetteki partilerin kendine özgü düşüncelerinin bulunmasının doğal olduğunu ifade eden Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in iki yıl önce Crans Montana süreci çöktükten sonra yayınladığı raporda, iki kesimli ve iki toplumlu federal çözüm çerçevesi olduğunu anımsattı.

Akıncı, BM’nin bu çerçeve dışında "iki tarafın farklı bir çerçeve üzerinde anlaşması halinde buna bakılabileceğini" söylediğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Rum tarafı, BM’ye desantralizasyon (yetkilerin daha fazla kurucu devlette olduğu federasyon modeli) modelini söyledi ancak altını dolduramadı. Ne çerçevede bir desantralizasyon istiyorsun, ortak devletin hiç mi yetkisi olmayacak? Eğer hiç yetkisi olmayacaksa o zaman iki ayrı bağımsız devletten bahsediyoruz demektir. İstediğin o mu? Algıladığımız o değil. Peki ortak karar istemiyorsun, kararları tek başına almak istiyorsun. Bu, üniter devlet; federasyon değil. Onu da biz kabul edemeyiz. Bu karışıklığın gitmesi lazım."

Halktan aldığı yetkiyle süreci ileri götürmeye çalışırken bunun ne kadar zor olduğunun farkında olduklarını dile getiren Akıncı, "Siyasi eşitliğimizi içermeyen davranışlara hiçbir zaman tolerans gösterecek değiliz. Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda eşit bir varlık olarak bu çatıyı kurmak için mücadelesini sürdürecek." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, kendisinin statükonun bertaraf edilmesi için en ciddi çabayı harcayan kişilerden biri olduğunu belirterek, "Bu mücadeleyi sürdürmekte kararlıyım. Bu mücadele BM çerçevesinde olacak. Fırsat olursa müzakere ederek olacak.” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs’ta çözümü en çok isteyen taraf olduğunu vurgulayan Akıncı, statükonun en büyük mağdurunun Kıbrıslı Türkler olduğunu söyledi.

“Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve kararlara etkin katılımı esastır”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Kıbrıs'ta olası bir çözümde çoğunluk ve azınlık ilişkisi olamayacağının çok açık olduğunu belirterek, "Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve kararlara etkin katılımı esastır." değerlendirmesinde bulundu.

Sözcü Burcu yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı'nın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'u dün ve bugün kabul ederek görüştüğünü hatırlattı.

Görüşmede Cumhurbaşkanı Akıncı'nın, Lute ile iki taraf arasında sonuç odaklı biçimde müzakerelere yeniden başlayabilmeyi anlamlı kılacak ortak bir zeminin olup olmadığı hususunu görüştüğünü ifade eden Burcu, Akıncı'nın Lute'a, Kıbrıs Türk tarafı olarak siyasi eşitliğin kabulünün öngörülen çözümün olmazsa olmazı olduğunu örnekler vererek aktardığını bildirdi.

Sözcü Burcu, açıklamasında şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımız, aynı zamanda başta siyasi eşitlik olmak üzere bugüne kadar varılan mutabakatlardan geri adım atılmasının sürecin başlamasına hizmet etmeyeceğinin de altını çizmiştir. Cumhurbaşkanımız, Kıbrıs Türk tarafı olarak her zaman sürdürdüğümüz yapıcı tutuma uygun bir biçimde, geçmiş mutabakatlara da bağlılığını sürdürerek, söylem tutarlılığı içerisinde ortak bir zeminin yaratılması için Sayın Lute ile samimi ve yapıcı bir diyalog sürdürmüştür. Herhangi bir federal çözümde, çoğunluk ve azınlık ilişkisi olamayacağı çok açıktır. Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve kararlara etkin katılımı esastır. Bu ilkeye ve geçmiş mutabakatlara sadakat, görev tanımlarının başarıyla sonuçlandırılabilmesi için kaçınılmazdır."

Kıbrıs müzakereleri kapsamında, İsviçre'nin Crans Montana kasabasında Temmuz 2017'de gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı'ndan bir sonuç çıkmamıştı.

“İki kurucu devletin yetkilerinin güçlendirileceği modeli konuşmaya hazırız”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Kıbrıs sorununda sonuç odaklı bir yaklaşımla, iki kurucu devletin yetkilerinin daha da güçlendirileceği bir modeli konuşmaya hazırız." dedi.

Akıncı, Başbakan Tufan Erhürman'ı haftalık olağan görüşmeleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Kıbrıs’taki BM Barış Gücü'nün görev süresini 6 ay daha uzatılmasına ilişkin, Cumhurbaşkanlığı olarak hiçbir tarihte BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki varlığının tümden ortadan kalkmasını düşünmediklerini dile getirdi.

Barış gücünün adadaki varlığını tümden sorgulayan bir anlayış içerisinde olmadıklarını belirten Akıncı, “Bu görev tanımlamasının yeniden değerlendirilmesinin de bir gereklilik olduğunun ben de sıklıkla altını çizdim. Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmıyor, sadece Güney’in rızası alınıyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, BMGK kararında çözüm çağrısının yinelendiğini, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözüm vurgusu yapılarak, çözüm çerçevesinin de belli edildiğine işaret ederek, “Çünkü BM parametreleri dediğimiz parametreler bunu öngörmektedir. Yıllarca da çözüm çerçevesi olarak bilinen konu da budur.” ifadelerini kullandı.

Akıncı, "Kıbrıs sorununda sonuç odaklı bir yaklaşımla, iki kurucu devletin yetkilerinin daha da güçlendirileceği bir modeli konuşmaya hazırız. Yeter ki siyasi eşitlik temelinde olsun, tarafların etkin katılımını içersin.” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının, güven yaratıcı önlemler konusunda sergilediği iyi niyet ve pozitif yaklaşımın herkes tarafından bilindiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Mobil telefonların iki tarafta da çalışabilir olması, üç buçuk yıl önce kararlaştırdığımız bir husus. Niye uygulanamıyor, bu kararda buna açıklık yok. Bunların uygulanması için çağrı yapılacaksa, bu çağrının Rum tarafına yapılası lazım, iki tarafa da değil. Aynı şekilde elektrik şebekelerinin de kalıcı olarak bağlanmasıdır. Genç kuşakların daha barışçı kuşaklar olarak yetişmesi konusunda, Kıbrıs Türk tarafının öteden beri olumlu yaklaşımları var. Göreve geldiğim ilk günlerde, Türk ve Rum tarafındaki ve ara bölgedeki tüm mayınların bir program dahilinde temizlenmesi için önerim oldu."

  • BM Temsilcisi Lute'nin ziyareti

Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Genel Sekreterinin geçici olarak atadığı Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile 3 Şubat'ta bir araya geleceklerini belirterek, “Bir başlangıç noktası ne olabilir, ortak payda hangi noktalarda oluşup da bizi bir sonuca taşıyabilir, onun zemini nasıl oluşabilir, bize yardımcı olmak için BM bunun arayışı içerisindedir.” ifadelerini kullandı.

Bundan sonraki süreci, Lute’un ziyaretleriyle değerlendireceklerini ve bu yöndeki çalışmaları el birliği ile yürüteceklerini dile getiren Mustafa Akıncı, “Ortak akılla, Kıbrıs’ta her iki tarafın da kabul edebileceği, barış ve huzurun, istikrarın olabileceği bir geleceği inşa etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreterinin Kıbrıs eski Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin ara buluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlatılan müzakereler kapsamında Temmuz 2017'de İsviçre'nin Crans-Montana kentinde düzenlenen Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı.

“Kıbrıs'ta statükonun devamını değil, çözüm istiyoruz”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs'ta olası bir anlaşmanın Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde ve müzakerelerle elde edilebileceğine inandıklarını belirterek, "Statükonun devamını değil, Kıbrıs'ta çözüm istiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs’ta tarafların mutabakatıyla masada olan federasyon modelinin seçenek olmaktan çıkmadığını ifade etti.

Federasyon modelinin "siyasi eşitliği" içerdiğini kaydeden Akıncı, "Masada olan federasyon modeli kanaatime göre karşılıklı kabul edilebilir en gerçekçi model olmayı sürdürmektedir." ifadesini kullandı.

Akıncı, Kıbrıs'ta olası bir anlaşmanın BM çerçevesinde ve müzakerelerle elde edilebileceğine inandıklarını belirterek, "Bundan sonra bir süreç başlayacaksa bu 'ucu açık ve takvimsiz' olamayacak. Statükonun devamını değil, Kıbrıs'ta çözüm istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'in farklı ortam ve zamanlarda "iki devletlilik, konfederasyon ve gevşek federasyon" gibi farklı çözüm modellerinden söz ettiğini anımsatan Akıncı, "Anastasiadis artık kendi toplumu adına ne istediğini tutarlı ve net bir şekilde söylemeli, yarattığı kafa karışıklığını ortadan kaldırmalıdır. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi, yeni fikirleri varsa paylaşmalı ve bunları konuşmamıza fırsat vermelidir." ifadelerini kullandı.

Akıncı-Çavuşoğlu ortak basın toplantısı

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Kıbrıs Türk tarafı, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte doğalgaz alanındaki haklarını sonuna kadar savunmaya ve fiilen o konuda gereğini yapmaya da devam edecektir." dedi.

KKTC'de temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Cumhurbaşkanı Akıncı, ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Akıncı, Çavuşoğlu ile bir kez daha bir araya gelme fırsatı bulduklarını belirterek, görüşmede Kıbrıs sorununun ele alındığını söyledi.

Görüşmede, Ada'nın etrafındaki doğalgaz kaynaklarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunduklarını aktaran Akıncı, "Bir kere hepimiz Kıbrıs'ta bir çözüm istiyoruz. Bir çözümün gerekli olduğuna inanıyoruz ve bunun ancak müzakerelerle elde edilebileceğinin bilincindeyiz. Bunun BM çerçevesinde yürütüleceğinin de bilincindeyiz. 'İş ola müzakere dönemi' artık kapandı. Ucu açık sonuç odaklı olmayan bir müzakere süreci 50 yıldır denendi. Artık bunun döneminin geçtiği kanaatindeyiz." diye konuştu.

  • "Müzakereler, sonuç odaklı başlarsa ancak o zaman sonuç alınabilir"

Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in raporunda da belirttiği "ucu açık süreçlerin artık geçmişe ait süreçler" olduğuna vurgu yaptığını belirterek, "Müzakerelerde sonuç odaklı, zaman takvimli bir süreç başlarsa ancak o şekilde sonuca varılabileceğine inanıyorum." diye konuştu.

"Herhangi bir çözüm adı ne olursa olsun, özünün 'siyasi eşitlik' olacağının altını çizdik." diyen Akıncı, buna rağmen Rum tarafının bu konuda da geriye doğru adımlar attığını tespit ettiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsviçre'nin Crans Montana kentinde Temmuz 2017'de yapılan Kıbrıs Konferansı'nda çok ciddi müzakereler yürütüldüğüne vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Orada o süreç bitmek üzereyken Rum lider Nikos Anastasiadis'in Çavuşoğlu'na yaklaşımı oldu. Anastasiadis, Çavuşoğlu'na 'yetkiyi paylaşmakta Rum toplumunun hazır olmadığını, artık iki devletli bir çözümün gündeme gelmesi gerektiğine' dair birtakım sözler söyledi. Daha sonra Anastasiadis, Kıbrıs'ta kendi ifadesiyle 'gevşek federasyonu' dile getirdi. Rum liderin benimle 26 Ekim'de yaptığı görüşmede 'yetkilerin iki kurucu tarafa toplanmasından, merkezden daha fazla yetkinin iki kurucu tarafa aktarılmasından' bahsetti. Ancak hangi yetkilerin aktarılması sorusunun cevabı alınamadı, altı boş kaldı."

  • "Anastasiadis, ne istediğini biliyorsa görüşmeye hazırım"

BM Genel Sekreteri Guterres'in geçici danışmanı olarak görevlendirdiği Jane Hole Lute'un çabalarının devam ettiğine işaret eden Akıncı, Rum lider Anastasiadis'e şu çağrıda bulundu:

"Ne istiyor Anastasiadis. Rum liderliği adına neyi talep etmektedir, neyi görüşmek istiyor, bunu açıklıkla ifade etmesi gerekir. Ortaya koyduğu seçenekleri açıkça konuşalım. Eğer gerçekten ne istediği konusunda gayriresmi de olsa görüşmeye hazırsa, bunları kendisiyle etraflı olarak konuşmaya hazırım. Karşılıklı kabul edilebilir, tüm tarafların kabul edebileceği, tüm tarafların kazançlı çıkabileceği, Ada'ya barış ve huzur getirecek bir uzlaşıyı görüşüp sağlamaya hazırız. Yeter ki ne istediğimizi bilelim."

Akıncı, BM temsilcisi Lute'nin şubatta Ada'ya yapacağı ziyarette, müzakere zemini ve ortak anlayış olup olmadığına bakacaklarını söyledi.

  • "Doğu Akdeniz'deki doğal kaynaklar bütün Kıbrıslılara ait"

Görüşmede Akdeniz'de çıkan doğal kaynaklar konusunu da masaya yatırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

"Doğal gazla ilgili görüşümüz çok açık ve net. Doğal gaz Kıbrıs'ın etrafında ama bütün Kıbrıslılara ait. Kıbrıs'ın her iki toplumunun da hakkı olan bir kaynak. Ya bunu bir gerginlik vesilesi olarak devam ettirirsiniz ya da bu konuda akıl yolunda buluşulur, iş birliği oluşturulur ve bundan herkes kazançlı çıkar. Akıl yolu bana bu doğal gazın eğer ciddi bir kaynak varsa, Türkiye üzerinden Avrupa'ya naklinin en akılcı, en ucuz, herkese en fazla kazanç getirecek yol olduğunu söylüyor. Biz bu akıl yolunun gerçekleşmesini temenni ediyoruz. Kıbrıs Türk tarafı, Türkiye Cumhuriyeti ile doğalgaz alanındaki haklarını sonuna kadar savunmaya ve fiilen o konuda gereğini yapmaya da devam edecektir. KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkilerin her alanda gelişip güçlenmesi her iki tarafın da arzusudur. Bundan sonra ekonomisini çok daha iyi noktalara getirecek projelerin gelişmesini arzu ediyoruz. Bu yönde de iş birliğimiz devam edecektir."

“Kıbrıs müzakerelerinde bir gelişme ancak haziranda yaşanabilir”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs müzakerelerinde yeni bir gelişmenin ancak haziran ayında yaşanabileceğini belirterek, "Tüm tarafların hazır olacağı tarih haziran gibi görünüyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyon Şefi Elizabeth Spehar'ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Akıncı, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, görüşmede BM Temsilcisi Spehar’a önümüzdeki süreçte BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs konusuna daha fazla ilgi göstermesini beklediğini ilettiklerini kaydetti.

  • "Çözümün özü tarafların siyasal eşitliğidir"

BM'nin Kıbrıs'taki Barış Gücü'nün her 6 ayda bir görev süresinin uzatıldığını anımsatan Akıncı, "Kıbrıs'ta adil ölçüler ve bugüne kadar varılan mutabakatlar içerisinde eşitlikçi bir çözümün olması için uğraş veriyoruz. Bu uğraşlarda çözümün özü tarafların siyasal eşitliğidir." değerlendirmesinde bulundu.

Akıncı, Rum tarafının, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini içselleştirmemiş davranışlar sergilemesinin, Kıbrıs'ta ki çözüm çabalarına vurulabilecek en büyük darbe olduğunu söyledi.

BM'nin Kıbrıs'taki Barış Gücü'nün varlığının Rum tarafı için bir rahatlık alanı yaratmaması gerektiğine dikkati çeken Akıncı, "Kıbrıs sorununun çözümüne zerre kadar katkı yapmadığının da altını çizmek isterim.” dedi.

Barış Gücü'nün görev süresinin uzatılmasıyla ilgili raporun BM Güvenlik Konseyi üyelerine birkaç gün içerisinde dağıtılmasını beklediklerini kaydeden Akıncı, raporun Konsey’de 23 Ocak’ta görüşülmeye başlanmasının beklendiğini, prosedürlere göre de raporun 10 gün öncesinden üyelere dağıtılması gerektiğini ifade etti.

  • "Kıbrıs müzakerelerinde herhangi bir gelişme ancak haziranda yaşanabilir"

Akıncı, Türkiye’deki 31 Mart'taki yerel seçimler ve mayıs sonunda yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri nedeniyle mayıs öncesinde Kıbrıs'ta yeni bir müzakere beklenmediğini belirterek, "Avrupa Parlamentosu seçimleri mayıs sonunda olacağından Kıbrıs müzakerelerinde herhangi bir gelişme ancak haziranda yaşanabilir. Tüm tarafların hazır olacağı tarih haziran gibi görünüyor. Hazirandan öteye atmanın bir anlamı olduğunu sanmıyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Spehar, 23 Ocak’ta BM'ye Kıbrıs konusunda brifing verecek

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ise Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile iyi bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti.

ABD’nin başkenti Washington’da hükümet yetkilileri ile adadaki durumu ve BM’nin adadaki rolünü görüşeceğini dile getiren Spehar, New York’ta ise BM Genel Sekreteri Guterres de dahil olmak üzere pek çok yetkili ile görüşeceğini kaydetti.

Spehar, 23 Ocak’ta da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne Kıbrıs konusunda brifing vereceğini, bu toplantının ardından BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresinin uzatılması konusunda karar almasını beklediklerini sözlerine ekledi.

“Kıbrıslı Türklerinin her zaman yanındayız”

LEFKOŞA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kıbrıs konusunun Türkiye'nin de milli davası olduğunu belirterek, "Kıbrıs Türkü'nün haklı mücadelesini destekliyoruz ve Kıbrıslı Türklerin her zaman yanındayız." dedi.

Türkiye'den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) Su Temini Projesi kapsamında Sulamaları İletim Tüneli'nin temel atma törenine katılmak üzere adada bulunan Bakan Pakdemirli, ilk olarak KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul edildi.

Kabulde, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Akıncı konuşmasında, proje kapsamında adaya gelen suyun son derece hayati olduğunun altını çizerek, çok önemli mühendislik çalışmasıyla aktarılan suyun Kıbrıs Türk halkına 3 yıldır ulaştığını anımsattı.

Akıncı, suyun tarımda kullanılmasının Kıbrıs Türk halkını daha ileri noktaya taşıyacağına dikkati.

  • Kıbrıs sorunu

Kıbrıs'ta çözümün 2004'te Annan Planı referandumuna geldiğini anımsatan Akıncı, referandumda Kıbrıs Türk halkının büyük çoğunluğunun "evet" demesine rağmen Kıbrıs Rum halkının da büyük çoğunluğunun "hayır" dediğini hatırlattı.

Akıncı, buna rağmen ortaya adaletsiz bir sonucun çıktığına dikkati çekerek, "Hayır diyen taraf Avrupa Birliği (AB) üyeliğine, evet diyen taraf da bunun dışında bırakıldı." dedi.

İsviçre'nin Crans Montana kentinde Temmuz 2017'de yapılan Kıbrıs konferansının da sonuçsuz kaldığını anımsatan Akıncı, "Kıbrıs sorunu bağlamında siyasi eşitlik mihenk taşıdır. Bir taraf Ada'nın sahibi diğer tarafta da ona yamalanmaya layık görünen toplum statüsü hiçbir zaman bu topraklarda geçerli olmadı, olmayacak. Buna artık Rum liderliğinin zihniyet değişikliği sağlaması şarttır. Kurulması öngörülen sistemde çoğunluk-azınlık olmayacağı Birleşmiş Milletler (BM) kayıtlarına geçmiş hususlardır. Kayıt altındadır." şeklinde konuştu.

Siyasi eşitliğin, kararlara etkin katılımı da içerdiğine dikkati çeken Akıncı, Rum liderliğinin son zamanlarda devletin işlevsel olması konusunda söylem geliştirdiğini, ortak devleti kendilerinin yöneteceği Kıbrıslı Türklerin de azınlık olarak araya kaynatılacağı bir anlayışın oluşturulmaya çalışıldığını aktardı.

  • Doğu Akdeniz’deki enerji politikalarında Kıbrıs Türkleri ve Türkiye dışlanmamalı

Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarında Kıbrıs Türkleri ve Türkiye'nin dışlanmaması gerektiğini, bunun yeni gerginlikler yaratacağı yönünde yaptıkları bütün uyarıların hep havada kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs'ta çözüm vizyonuna hizmet etmeyen yaklaşımların bulunduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, projenin hayırlı olmasını temenni ederek, Bakan Pakdemirli aracılığı ile Kıbrıs Türk halkı adına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a en içten sevgi ve selamlarını iletti.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de Cumhurbaşkanı Akıncı'ya ve Kıbrıs Türk halkına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın selamlarını getirdiğini belirterek, KKTC'de bulunma sebebinin tarım ve su konuları ile ilgili olduğunu vurguladı.

  • KKKTC ekonomisine 100 milyon lira katkı

Yarın sulama tünelinin temelinin atılacağını anımsatan Pakdemirli, bu projenin KKTC ekonomisine 100 milyon lira katkısı olacağını ifade etti.

Projenin, KKTC'nin tarımsal gayrisafi milli hasılasına aşağı yukarı yüzde 20 katkısı olacağını belirten Pakdemirli, yatırımı çok önemsediklerinin altını çizdi.

Pakdemirli, bugün ayrıca Tarım Kredi Kooperatiflerinin bir protokolünün imzalanacağını da aktararak, bunun tarımsal alanlarda iş birliği ve gelen suyla beraber karşılıklı tohum, gübre ve ilaç gibi mekanik tesisatta iş birliklerinin temelini oluşturacağını anlattı.

Konuşmasında Kıbrıs meselesine de değinen Pakdemirli, Kıbrıs konusunun kendilerinin de milli davası olduğunu, "Kıbrıs Türkü'nün haklı mücadelesini destekliyoruz ve Kıbrıslı Türklerin her zaman yanındayız." dedi.

Türkiye'nin garantör devlet olarak, Kıbrıs'ın varlığı güvenliği ve refahı ile bunun devamını her zaman desteklemeye devam edeceğini vurgulayan Pakdemirli, Kıbrıs ve Türkiye'nin Kıbrıs konusunun çözülmesi ile ilgili tüm gayreti gösterdiğini, ancak Rum tarafının anlaşmaz tutumundan dolayı bu konuda netice alınamadığını söyledi.

  • "Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak görmesi çarpık bir zihniyet"

Crans Montana'da sonuçsuz kalan Kıbrıs konferansına işaret eden Pakdemirli, "Rum Yönetimi’'nin Kıbrıs Türk halkını bir azınlık olarak görmesi çarpık bir zihniyettir." dedi.

Bunun Kıbrıslılar için ne kadar kabul edilemezse, kendileri için de o kadar kabul edilemez olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli, Kıbrıs konusunda yeni çözüm yollarının aranması gerektiğine işaret etti.

"Bu konuda dün olduğu gibi, bugün de yarın da ana vatanla birlikte istişare ederek çözüm yollarını bulmamız gerektiğine inanıyorum” diyen Pakdemirli, KKTC'ye yatırımların devam edeceğini, su temini projesi kapsamında yaklaşık 2 milyar liralık bir yatırım yapıldığını, 2 milyar liralık bir yatırımın daha yapılmasının öngörüldüğünü sözlerine ekledi.

Bakan Pakdemirli ve beraberindeki heyet daha sonra Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay tarafından kabul edildi.

KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan şehitler anısına albüm

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı, şehitler anısına 1963 öncesi Kıbrıslı Türk müzik sanatçılarının icra ettikleri eserlerden oluşan iki albüm hazırlattı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, albümlerde, Kıbrıslı şehit solist Erdoğan Rıfat’ın da içinde bulunduğu Abdülazim Aziz Topluluğu’nun seslendirdiği Türk Sanat Müziği eserleri yer alıyor.

55 yıldır kayıp olan ve bugünün teknolojisi ile yenilenen albümler, orijinalliği bozulmadan temizlenerek düzenlendi.

  • "Albümü tüm şehitlerimize armağan ediyoruz"

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, hazırlanan albümle Kıbrıs kültür mirasına sahip çıktıklarını söyledi.

Akıncı, albüm ile dönemin erkek solisti şehit Erdoğan Rıfat’ın aziz hatırasını yad ettiklerini belirtti.

Erdoğan Rıfat'ın güzel sesi ile de tanınan değerli bir insan olduğunu belirten Akıncı, "Yapılan albümleri, 1963’ün 55. yıl dönümünde şehit Erdoğan Rıfat’ın şahsında tüm şehitlerimize armağan ediyoruz. Ruhları şad olsun." değerlendirmesinde bulundu.

  • İlk albüm Nevin Rıfat’a takdim edilecek

Hazırlanan ilk albüm Cumhurbaşkanı Akıncı tarafından şehit Erdoğan Rıfat’ın eşi Nevin Rıfat'a takdim edilecek.

Kıbrıs'ta 1963’te başlayan olaylar Abdülazim Aziz Topluluğu’nun en önemli solistlerinden Erdoğan Rıfat’ın 24 Aralık 1963’te Rumların Kumsal bölgesine yaptıkları baskın sırasında şehit düşmesi ve sonraki gelişmeler topluluğun dağılmasına neden olmuştu.

  • Kumsal Baskını

Rumlar, 24 Aralık 1963 tarihinde, o dönem Türk alayının tabibi Binbaşı Nihat İlhan'ın Lefkoşa’daki Kumsal bölgesindeki evine baskın düzenleyerek üç çocuğuyla birlikte eşi ve toplam 13 kişiyi katletmişti. Erdoğan Rıfat’ta 13 kişinin katledildiği Binbaşı Nihat İlhan'ın evini korurken şehit edilmişti.