KKTC'nin 35. kuruluş yıl dönümü kutlanıyor

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Ucu açık, sonuç odaklı olmayan müzakere süreçlerinin artık geride kaldığını belirterek, "Bu hususun Birleşmiş Milletler (BM) raporlarında da yer almaya başlamış olması memnuniyet vericidir." dedi.

KKTC'nin 35. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda tören düzenlendi.

Törene, Akıncı'nın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, KKTC Başbakanı Tufan Erhürman, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, bakanlar, milletvekilleri, kurum kuruluş temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının da kendi devlet örgütünü oluşturmasının bir hak olarak ortaya çıktığını ve 1974 öncesinde Kıbrıs Türk Yönetimi adı altında düzenlemelere gidildiğini anımsattı.

Kıbrıs'ta 1974 ile otonom yönetim ve 13 Şubat 1975 tarihinde Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ve 15 Kasım 1983 günü ise KKTC'nin kurulduğunu kaydeden Akıncı, "Adı ne olursa olsun, Kıbrıslı Türklerin kendi kendilerini yönetme hakkının bir ifadesi olan devlet örgütlenmesi, KKTC olarak 35 yıldır halkımıza hizmet vermeye çalışmaktadır." diye konuştu.

"Ucu açık, sonuç odaklı olmayan müzakere süreçlerinin artık geride kaldığını" belirten Akıncı, şunları ifadeleri kullandı:

"Bu hususun Birleşmiş Milletler raporlarında da yer almaya başlamış olması memnuniyet vericidir. Geçmişteki mutabakatlara bağlı kalarak bu adada egemenliğin iki eşit taraftan neşet edeceği, siyaseten eşit iki kurucu devletin varlığına dayalı yeni bir federal ortaklığı oluşturmaya hazır olacağız. Her iki tarafın eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde yaşamasının koşullarını oluşturmak, yine her iki tarafın iradesine bağlıdır. Yetkilerin ve zenginliklerin adil biçimde paylaşılacağı, bölgemizi yeni gerginliklerin değil, iş birliği olanaklarının merkezi haline getirecek bir anlayışı, Rum tarafında da görmeyi arzu ediyoruz."

Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'nin yıl sonundan önce garantör ülkelere ve adaya yapacağı ziyaretin sonuçlarını da görmek istediklerini dile getirerek, "Biz her zaman olduğu gibi yapıcı ancak haklarımızı korumanın da bilincinde olmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle KKTC'nin 35. yılında hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum." diye konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Mehteran Birliğinin de konser verdiği törende, Lefke ve Erenköy'den gelen bayraklar Cumhurbaşkanı Akıncı'ya takdim edildi.

Tören, Halk Dansları gösterisi ve resmi geçidin ardından Solo Türk uçuşu ile sona erdi.

Advertisements

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı:

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis'in Doğu Akdeniz'de çıkan doğal gazın, Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasına çözümden sonra bile razı olmadığını belirterek, "Kısacası ona göre Doğu Akdeniz enerji politikalarında Kıbrıslı Türklerin de Türkiye'nin de yeri yoktur." dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorunundaki son gelişmelere ilişkin Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basın toplantısı düzenledi.

Akıncı, Kıbrıs müzakerelerinde güven arttırıcı önemler kapsamında bugün açılan Gazimağusa'daki Derinya ve Lefke'deki Aplıç sınır kapılarının her iki topluma hayırlı olmasını diledi.

Hedeflerinin sadece yeni kapıların açılması ile sınırlı olmadığına işaret eden Akıncı, "Asıl hedef iki toplum arasında sınırlara gerek olmayan bir yapıyı oluşturabilmektir. Ama bunun için de karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşmak zorunluluğu vardır." diye konuştu.

Akıncı, müzakerelerin 50. yılında olduğunu anımsatarak, hala daha karşılıklı kabul edilebilir bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını vurguladı.

– "Statükonun devamı…"

Hedefe ulaşılamamasının nedenlerinin taraflar arasında sağlıklı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Akıncı, şunları söyledi:

"Sorunun ulaşmaya çalıştığımız çözüm modeli ve parametreleri ile ilişkili olduğu kanaatinde değilim. Çünkü gerçekçi olanlar elimizde formül olarak iki kesimli iki toplumlu Federal çözümden başka bir şeyin olmadığının farkındadırlar. Bunun nedeni de bellidir. Çok açıktır ki Kıbrıslı Türkler Rumların hakim olacağı üniter bir devlette azınlık hakları ile yetinmeyi kabul etmeyeceklerdir. Kıbrıs Rum tarafında da bazı çevreler iki ayrı devlet fikrine yakınlık duyabileceklerini ima etseler de Rum toplumunun büyük çoğunluğunun iki ayrı devlet oluşumunu onaylamayacağı aşikardır. Bu durumda görünürdeki olasılık ya Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun da destek vereceği, iki kesimli, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm için çalışmak ya da statükonun devamına göz yummaktan ibarettir. Mevcut durum, bugün için Kıbrıslı Türkler açısından daha acı verici olsa da Kıbrıslı Rumlar bakımından da çözümsüz geçecek. Zamanın neler getireceğini kesin olarak öngörmek kolay değildir. Statükonun devamı her iki toplum açısından da çeşitli tehlikeler barındırmaktadır."

– "Kıbrıslı Türklerin de Türkiye'nin de yeri yok"

Kıbrıs sorununun makul bir uzlaşıyı federal çerçevede sağlamaktan geçtiğine dikkati çeken Akıncı, Kıbrıs'ta çözümün her iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı olacağı birçok Birleşmiş Milletler (BM) kararında, BM Genel Sekreteri raporlarında, 11 Şubat 2014 mutakabatında ve iki taraf arasında sağlanan birçok uzlaşmada yer aldığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis'in daha önce kabul ettiği Federal Bakanlar Kurulundaki Kıbrıslı Türk bakanların kararlara etkin katılımını da artık geçersiz saydığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anastasiadis, 'Kıbrıslı Türklere kendi yaşamsal konularında bir olumlu oy hakkını kabul ettiğini' söylemektedir. Bu durumda Kıbrıs'ın doğal gazı ve nakil projeleri Anastasiadis'e göre federasyon kurulsa da sadece Rum toplumunu ilgilendiren bir konu olacaktır. Bunun mantıklı bir izahı olabilir mi? Bunlara ilave olarak Anastasiadis, doğal gazın, daha mantıklı, kısa mesafeli ve daha düşük maliyetli bir güzergah olan Türkiye üzerinden taşınmasına çözümden sonra bile razı değildir. Kısacası ona göre, Doğu Akdeniz enerji politikalarında Kıbrıslı Türklerin de Türkiye'nin de yeri yoktur. Halbuki bu alanda Kıbrıslı Türkler ve Türkiye'nin de dahil olacağı, ortak akılla yürütülecek iş birliği projelerine ihtiyacımız olduğu açıktır. Ancak bu şekilde adamızda ve bölgemizde barış ve istikrara katkı yapmamız mümkün olacaktır."

– "Şimdi açık ve net olma zamanıdır"

Olası bir federal çözümde merkezi hükümette ortaklaşa karar alınmasının önemine işaret eden Akıncı, "Her iki tarafın kararlara ortak katılımı istenmiyorsa bunun anlamı ya iki ayrı devlet ya da üniter bir devlet demektir. Eğer bu hala hazmedilemeyecek ise toplumlarımızı da dünya kamuoyunu da oyalamaya gerek yoktur. Şimdi açık ve net olma zamanıdır." dedi.

Mustafa Akıncı, Kıbrıs müzakerelerinde taraflar arasında güven yaratıcı önlemler kapsamında elektrik ve cep telefonları kullanımının da Mayıs 2015'te uzlaşılan konulardan olduğunu aktararak, şu değerlendirmede bulundu:

"Tüm teknik altyapılar müsait olmasına rağmen gerçekleşmedi. Cep telefonları konusunda güneyde geçerli olan bir yasanın kuzeydeki telefon operatörleri ile iş birliği yapılmasına imkan vermediği söylendi ve olay orada tıkandı. İsteyenlerin çift sim kart kullanması önerildi. Bu kuşkusuz isteyenler tarafından bugün de uygulanabilir. Ama bu bireysel bir çözümdür. Bizim arayışımız, iki tarafın kurumları arasında, birbirlerini tanımasalar da, iş birliğini geliştirmek ve geleceğe hazırlanmaktır. Kıbrıslı Türk operatörler Güney Kıbrıs hariç tüm dünya ile Lüksemburg veya İsviçre üstünden iletişim kurabilmektedirler ama Kıbrıs’ta bu yapılamamaktadır. Kıbrıslı Türkler ve Rumlar Afrika dahil dünyanın her yerinden evleri ile konuşabilmekte ancak adanın bir tarafından diğerine geçince bunu yapamamaktadır. Bunun mantıklı bir izahı yoktur."

Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'un yılbaşından önce Ada'ya gelmesinin beklendiğini bildirerek, "Lute, görev tanımını tamamlamaya çalışacaktır. Ne var ki artık bir karar verilmesi gerekiyor." diye konuştu.

Geçmiş yıllarda her iki toplum da değişik zamanlarda, değişik boyutlarda acılar çektiğini anlatan KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, "Geleceği, belirsiz ve tehlikelere açık bırakıp, gelecek kuşakların da yeni acılarla yüz yüze gelmesine mi neden olacağız, yoksa tarihi sorumluluklarımızın bilinci içerisinde mi davranacağız? Gelecekte yeni acıları paylaşmak yerine, yetkileri ve refahı paylaşmayı başarabilecek miyiz?" ifadesini kullandı.

KKTC'den Rum lideri Anastasiadis'e tepki

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Kıbrıs'ta olası bir federasyonda ortaklaşa kullanılacak federal yetkiler çerçevesinde alınacak tüm kararlara Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımının "olmazsa olmaz" olduğunu belirterek "Siyasi eşitliğimiz herhangi bir şey karşılığında tartışmaya açılamaz." ifadesini kullandı.

Sözcü Burcu, yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitlikten kaynaklanan etkin katılım hakkının olacağı bir federasyona karşı olduğunu açıklayan Rum lider Nikos Anastasiadis'e tepki gösterdi.

– "Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımı olmazsa olmazımızdır"

Anastasiadis’in açıklamalarının, "Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini ve onun bir parçası olan kararlara etkin katılımını bir türlü hazmedemediğinin yeni bir göstergesi" olduğuna işaret eden Burcu, "Federasyonda ortaklaşa kullanılacak federal yetkiler çerçevesinde alınacak tüm kararlara Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımı olmazsa olmazımızdır." ifadelerini kullandı.

Burcu, Anastasiadis'in merkezi yetkilerinin hangilerinin kurucu devletlere aktarılmasını düşündüğü konusunu netleştirmesi çağrısı yaptı.

– "Siyasi eşitliğimiz tartışmaya açılamaz"

Sonuç odaklı ve ucu açık olmayan bir süreç söz konusu olursa Kıbrıs Türk tarafı olarak bu konuda konuşmaya hazır olduklarını vurgulayan Burcu, "Siyasi eşitliğimiz herhangi bir şey karşılığında tartışmaya açılamaz." ifadelerini kullandı.

Sözcü Burcu, federal anlayışın hem yetkilerin hem de zenginliklerin paylaşımına dayandığına dikkati çekerek "Anastasiadis maalesef yetkilerin paylaşımında gösterdiği isteksizliği, zenginliklerin paylaşılması konusunda da göstermektedir. Hidrokarbon konusunun iş birliği alanı olması çağrılarımıza karşın, Anastasiadis’in bu alanın hala gerginlik alanı olmasını tercih etmesi de ayrıca üzüntü vericidir." değerlendirmesinde bulundu.

– Kıbrıs müzakereleri

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ekim ayında BM Güvenlik Konseyine sunduğu Kıbrıs raporunda, Ada'da kapsamlı çözüm umutlarının hala canlı olduğunu vurgulamış ve Kıbrıs'ta müzakerelerin başlatılması için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'yi adaya göndermişti.

Kıbrıs müzakereleri, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreteri'nin eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin arabuluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlamıştı. Müzakerelerde, geçen yıl temmuz ayında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde yürütülen Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı.

Müzakereler, "Ekonomi", "Avrupa Birliği", "Mülkiyet", "Yönetim-Güç Paylaşımı", "Toprak" ile "Güvenlik ve Garantiler " olmak üzere 6 temel başlıktan oluşuyordu.

“Kıbrıs'ta ucu bucağı belli olmayan müzakere süreci geride kaldı”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Tufan Erhürman, Kıbrıs müzakerelerine ilişkin, "Artık ucu bucağı belli olmayan müzakere süreci geride kalmıştır." dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, haftalık rutin görüşmeleri kapsamında Başbakan Tufan Erhürman'ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Erhürman, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, görüşmede Akıncı’nın yarın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis ile yapacağı görüşmeyi ele aldıklarını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs raporuna da değinen Erhürman, “Raporda belirtildiği gibi 'iyi yapılandırılmış bir süreç başlamalıdır. Ön hazırlıklar iyi yapılandırılmalıdır ve bu süreç sonuç odaklı bir süreç olmalıdır, ucu bucağı belli olmalıdır.' Artık ucu bucağı belli olmayan müzakere süreci geride kalmıştır.” ifadelerini kullandı.

– "Siyasi eşitlik olmazsa olmazımızdır"

Başbakan Erhürman, müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafının tavrının net olduğunu ancak karşı tarafta aynı netliği göremediklerini belirterek, olası bir federasyon modelinde Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğinin olmazsa olmazları olduğunu vurguladı.

Erhürman, Kıbrıs Rum tarafının müzakerelerdeki duruşu açısından yarınki toplantının önemine işaret ederek, liderlerin, BM Genel Sekreterinin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile yapacağı görüşmede bu konunun netleşeceğini sözlerine ekledi.

Kıbrıs müzakereleri, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreterinin eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin ara buluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlamıştı. Müzakerelerde, geçen yıl temmuz ayında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde yürütülen Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı. Müzakereler, "Ekonomi", "Avrupa Birliği", "Mülkiyet", "Yönetim-Güç Paylaşımı", "Toprak" ile "Güvenlik ve Garantiler " olmak üzere 6 temel başlıktan oluşuyordu.

Akıncı ile Anastasiadis 26 Ekim'de buluşacak

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis, 26 Ekim'de ara bölgede görüşecek.

Birleşmiş Milletler'in (BM) Kıbrıs'taki Barış Gücü Sözcülüğünden yapılan açıklamada, Akıncı ile Anastasiadis'in 26 Ekim'de ara bölgede bir araya gelecekleri belirtildi.

Görüşmeye, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ev sahipliği yapacak.

Güney Kıbrıslı liderler en son 16 Nisan'da BM'nin ara bölgedeki İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde düzenlenen gayri resmi yemekte bir araya gelmişti.

– Kıbrıs müzakereleri

Kıbrıs müzakereleri, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreterinin eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin ara buluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlamıştı.

Müzakerelerde, geçen yıl temmuz ayında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde yürütülen Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı.

Müzakereler, "Ekonomi", "Avrupa Birliği", "Mülkiyet", "Yönetim-Güç Paylaşımı", "Toprak" ile "Güvenlik ve Garantiler " olmak üzere 6 temel başlıktan oluşuyordu.

Kıbrıs'ta liderler bir araya gelecek

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis ekim ayının ikinci yarısında bir araya gelecek.

Anastasiadis, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’ı Başkanlık Sarayı'nda kabul etti.

Rum lider kabulün ardından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Akıncı ile ekim ayının ikinci yarısında görüşme yapacaklarını ifade etti.

Uygun zaman tespiti yapılarak, "gündemsiz" bir görüşmenin BM tarafından ayarlanacağını belirten Anastasiadis, müzakerelerin yeniden başlayacağı imajını vermek istemediklerini, iki lider olarak görüş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’la ilgili geçici özel danışman olarak görevlendirdiği Jane Holl Lute’un 15 Ekim’de sunacağı rapordan sonra çok uzak olmayan bir tarihte Rum lider Anastasiadis ile bir araya gelmeyi arzu ettiğini açıklamıştı.

Kıbrıslı liderler en son 16 Nisan'da BM'nin ara bölgedeki İyi Niyet Misyonu Ofisinde düzenlenen gayri resmi yemekte bir araya gelmişti.

– Kıbrıs müzakereleri

Kıbrıs müzakereleri, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreterinin eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin ara buluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlamıştı.

Müzakerelerde, geçen yıl temmuz ayında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde yürütülen Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı.

Müzakereler, "Ekonomi", "Avrupa Birliği", "Mülkiyet", "Yönetim-Güç Paylaşımı", "Toprak" ile "Güvenlik ve Garantiler " olmak üzere 6 temel başlıktan oluşuyordu.

“Kıbrıs için sonuç odaklı, takvimli ve stratejik bir paket anlaşma gerek”

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununa ilişkin, "Eski müzakere süreci kapanmıştır artık. Sonuç odaklı, takvimli ve stratejik bir paket anlaşmayı hedeflemek gerekiyor." dedi.

Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile New York'ta BM Genel Merkezi'nde bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Türk gazetecilere açıklamalarda bulunan Akıncı, Guterres ile görüşmesinde Genel Sekreter'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'un raporunun hazır olmadığını ancak ilerleyen günlerde kendisine ulaştırılacağını ve bu rapor ışığında taraflarla yeniden diyaloğa geçeceğini ilettiğini söyledi.

Akıncı, "Guterres, bugün bize içinde bulunulan süreci nasıl değerlendirdiğimizi bir kez daha dinlemek istediğini iletti ve biz de kendisine düşüncelerimizi etraflıca izah ettik. Her şeyden önce müzakere sürecinin 50'nci yılında olduğumuz anımsatmasıyla başladık." ifadelerini kullandı.

– "Kıbrıs Türk tarafı çözüm için cesaretli adımlar attı"

Kıbrıs'ta çözüm için yürütülen çabaların 1968 yılına dayandığını hatırlatan Akıncı, bu zaman dilimi içinde iki önemli kavşak olduğunu, 2004 yılında Annan Planı, son olarak da Crans-Montana Konferansı yapıldığını dile getirdi. Akıncı, bütün bu süreçlerde Kıbrıs Türk tarafı olarak yapılan olumlu katkılara Guterres'in de son süreçte şahit olduğunu belirtti.

Tüm bu süreçlerde aldıkları inisiyatifleri bir kere daha Guterres'e hatırlatmak istediklerini ifade eden Akıncı, Genel Sekreter'in de bunların farkında olduğunu bir kez daha kendilerine teyit ettiğini belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının tüm süreçlerde çözümü sağlayacak adımları cesaretle attığını ancak bunların karşılıksız kaldığını vurgulayan Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Crans-Montana süreci sonuçsuz kaldıktan sonra içine girilen uzun süreli durgunluğu aşmak ve çözüm yolunu yeniden açabilmek umuduyla ben geçtiğimiz nisan ayında Sayın Rum lidere 30 Haziran tarihli Genel Sekreter çerçevesini olduğu gibi çarpıtmadan sulandırmadan kabul edip etmediğini sorguladım. Ne yazık ki o çağrımıza olumlu bir yanıt almadık. Bugün bile o 30 Haziran belgesinin sulandırıldığını ve çarpıtıldığını bir kez daha gördük. Bugün de Sayın Rum liderin yaptığı açıklamalar bize bir kez daha bunu teyit etti."

– "Eski müzakere süreci kapanmıştır"

Cumhurbaşkanı Akıncı, gelinen aşamada bundan sonrası için nasıl bir yol izlenmesi konusunu yine geçen yıl Genel Sekreter'e ve daha sonra ziyarete gelen Lute'a ilettiklerini, bugün de bu toplantıda vurguladıklarını aktardı.

Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eski müzakere süreci kapanmıştır artık. Aynı şeyleri tekrarlayarak farklı yerlere varmak mümkün değil. Dolayısıyla ucu acık müzakerede ısrar eden Rum tarafının aslında çözümsüzlükte ısrar ettiği çok net ortada. Sonuç odaklı, takvimli ve stratejik bir paket anlaşmayı hedeflemek gerekiyor. Sonuç odaklı olmayacak, takvimsiz, ucu acık süreçlerin bir yere varamayacağı çok net görüldü, anlaşıldı. Dolayısıyla bu yanlışta ısrar etmemek gerekiyor. Takvimli, sonuçlu odaklı ve stratejik bir paketi öngörecek bir yaklaşım söz konusu olursa, Genel Sekreter'in de buna kişisel olarak dahil olmasının, katkı yapmasının çok önemli olacağını Sayın Genel Sekreter'e ilettik. Bu çerçevede sadece Kıbrıs'taki iki tarafın değil, Birleşmiş Milletler'in yanı sıra Crans-Montana'daki diğer katılımcıların da bu sürece katkı yapmalarının gerekli olacağı üzerinde durduk."

– "Kıbrıs Türk halkının da o doğalgazda hakkı var"

Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon olayının Kıbrıs sorunundan bağımsız düşünülemeyeceğine dikkati çeken Akıncı, bu konunun çatışma yerine iş birliği alanı haline dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının da o doğalgazda haklarının olduğuna vurgu yapan Akıncı, "O zenginlik, deniz altındaki olası zenginlik sadece bir topluma ait değildir. Kıbrıs Türkleri'ne de aittir ve orada yaratılacak olan iş birliği potansiyeli Türkiye'yi de içerecek bir şekilde ele alındığı takdirde çok olumlu bir noktaya doğru evrilebilir. Yani çatışma kültürü yerine iş birliği anlayışı geliştirilirse, enerji denkleminden Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı dışlanmadan formüller üretilirse bu Kıbrıs sorununun elbette çözümüne de katkı yapabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Akıncı, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini son derece önemsediğini anlattı.

Bu konuda yeni bir süreç yaşanabileceğini kaydeden Akıncı, "Gümrük Birliğinin güncellenmesi ile başlayacak olan yeni bir yakınlaşma öyle inanıyorum ki Kıbrıs sorununun çözümüne de katkı yapma potansiyelini içinde barındıracaktır." diye konuştu.

(Sürecek)

Akıncı-Çavuşoğlu ortak basın toplantısı

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Kıbrıs'ta Türkiye ile birlikte barış istiyoruz, huzur istiyoruz iş birliği istiyoruz. Doğu Akdeniz'in bir istikrar bölgesi olmasını istiyoruz." dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul ettiği Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile baş başa görüştü, daha sonra Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilen siyasi partilerin temsilcileriyle bir araya geldi.

Akıncı ve Çavuşoğlu, baş başa ve siyasi parti temsilcileriyle görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

Akıncı, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Çavuşoğlu'nun Türkiye Dışişleri Bakanı olarak ilk ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve geleneğin bozulmadığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, 24 Haziran seçimlerinin ardından bir kez daha Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenen Çavuşoğlu'nu bu göreve tekrar gelmesinden ötürü kutladı.

– Lute'un ziyareti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in İsviçre'nin Crans Montana kasabasında sonuçsuz kalan Kıbrıs Konferansı'nın ardından taraflardan ricada bulunduğunu anımsatan Akıncı, Guterres'in kendisine yönelik, "Gidiniz değerlendirmelerini yapınız ve bu değerlendirmelerinizi sonrasında düşüncelerinizi, görüşlerinizi benimle paylaşınız. Eğer benim yapabileceğim bir şey varsa sizler için bunu yapmaya hazırım. Kıbrıs'ta çözüme katkıda bulunma yönünde bir fırsat varsa bunu değerlendirmeye hazırım." ifadelerini aktardı.

Akıncı, Çavuşoğlu ile görüşmede Guterres'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'un dün adaya yaptığı ziyareti de değerlendirdiklerini belirterek, "Lute'un ziyareti, 'Kıbrıs'ta müzakerelerin yeniden başladığı' şeklinde değerlendirilmemelidir." diye konuştu.

Lute'un adaya yaptığı ziyaretin nabız yoklama ziyareti olduğuna dikkati çeken Akıncı, şunları kaydetti:

"Lute, iyi bir dinleyici olduğunu bize gösterdi. Uzun uzun konuştuk kendisine olayı nasıl gördüğümüzü anlattık. Bu sorun bu kadar yıldır aşılama almışsa bunun kökeninde yatan nedenleri bizim Kıbrıs Türk tarafı olarak nasıl değerlendirdiğimizi, iyi niyetle çıkış yollarını ne olabileceğini izah etmeye çalıştık. Kıbrıs'ta Türkiye ile birlikte barış istiyoruz, huzur istiyoruz, iş birliği istiyoruz. Doğu Akdeniz'in bir istikrar bölgesi olmasını istiyoruz. Kıbrıs'a Türkler ve Rumlar arasında Türkiye ile Yunanistan arasında iyi münasebetlerin olmasını istiyoruz. Bunlar her zaman seslendirdiğimiz, altını çizdiğimiz, düşünceler. Bir çözümden karşılıklı tarafların kazançlı çıkacağını bilinci içerisinde bugüne kadar hep olumlu adımlar attık, bundan sonrası için de elbette olumlu, yapıcı tavrımızdan vazgececek değiliz. Yeter ki bu olumlu yaklaşımlar karşılıksız kalmasın. Bütün mesele gerçekçi olsun, adil olsun uygulanabilir olsun."

– Yunanistan'daki yangın felaketi

Yunanistan'daki yangın felaketine ilişkin de Akıncı, "Umarım kısa sürede kontrol altına alınır. 50'den fazla insan hayatını kaybetti, ağır yaralılar var. Kıbrıs Türk halkı adına acıların paylaşıyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Akıncı-Çavuşoğlu ortak basın toplantısı

LEFKOŞA/ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün nedeninin Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türkü'nü eşit bir ortak olarak görmek istememesi olduğunu vurgulayarak, "Önümüzdeki süreçte neler yapacağımız konusunda tablo biraz daha netleşecektir. Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı olarak yapıcı tutumumuzu sürdüreceğiz." dedi.

Çavuşoğlu, 24 Haziran seçimlerinden sonra bir kez daha Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini yaptığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Türkiye'de hükümetin kurulmasından sonra Dışişleri Bakanı olarak ilk ziyareti KKTC'ye yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Temmuz'da, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın da Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümü olan 20 Temmuz'da KKTC'ye yaptığı ziyaretleri hatırlattı. Çavuşoğlu, TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın da gelecek günlerde KKTC'yi ziyaret edeceğini söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, Kıbrıs temasları kapsamında yaptığı görüşmelerde Türkiye ile KKTC arasındaki bağları nasıl güçlendirileceği ve bundan sonraki süreçte iş birliğinin nasıl geliştirileceğini değerlendirme fırsatı bulduklarını kaydetti.

Ziyaretinin, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'un ziyaretinin hemen ardından geldiğinin altını çizen Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın da Lute'un ziyaretine ilişkin bilgi verdiğini söyledi.

Çavuşoğlu, Gueterres'in Kıbrıs'taki taraflar ve garantör ülkelerin ne düşündüğünü ve gelecek planlarını görmek istediğini dile getirerek, kendisinin Grand Montana'da tabloyu net bir biçimde gördüğüne dikkati çekti.

"Biz, 11 Şubat 2014 açıklaması çerçevesinde Sayın Gueterres'in önerisini kabul ederek müzakereleri sürdürdük." diyen Çavuşoğlu, Crans-Montana'da bu müzakerelerin sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Çavuşoğlu, "Bunun sebebi bellidir, çok nettir. Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türkü'nü bir azınlık olarak görmeye devam ediyor, eşit bir ortak olarak görmek istemiyor ve hiçbir şeyi Kıbrıs Türkü ile paylaşmak istemiyor. Çözümsüzlüğün sebebi budur." değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:

"Biz, Türkiye olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk halkı olarak başından beri hep müzakere ve adil çözümden yana olduk. 2004 Annan Planı'nda da Crans Montana'da da bu tavrımızı herkes gördü. Sonuç itibarıyla çözümsüzlüğün dışında Kıbrıs Türk halkına adil davranıldı mı? Hayır davranılmadı. Bugün maalesef kısıtlamalar, ambargolar ve izolasyon devam ediyor."

"Rum tarafının Ada'nın tek sahibi gibi davranmaktan vazgeçmesi gerekiyor." diyen Çavuşoğlu, özellikle hidrokarbon sondajları ve araştırmaları konusunda da bu tavrının net bir şekilde görüldüğünü aktardı.

Çavuşoğlu, "Bunda sonraki süreçte hidrokarbon araştırmaları konusunda bizim tavrımızın da farklı olacağını bütün dünya kamuoyu ile paylaştık. Kıbrıs Türk halkının, buradaki hakkını kimseye yedirmeyiz." diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Ada'da iki halkın, özellikle de bizim açımızdan Kıbrıs Türk halkının huzur içinde yaşamasını sağlamamız lazım." diyerek, Türkiye olarak bencil ya da tek taraflı düşünmediklerini, adaya barış ve huzurun gelmesi için yapıcı tutumunu sürdürdüğüne vurgu yaptı.

Türkiye'nin Kıbrıs meselesine diyalog ve diplomasiye dayalı müzakere edilmiş adil ve kalıcı bir çözüm bulunması gerektiği inancını muhafaza ettiğini anlatan Çavuşoğlu, "Adadaki her iki tarafın da eşit olduğu gerçeği asla değişmez ve değişmeyecektir." dedi.

Lute'nin ilerleyen dönemde Türkiye'ye de diğer garantör ülkelere de ziyaretler gerçekleştireceğini söyleyen Çavuşoğlu, garantör ülkeler ve BM ile ilerleyen dönemde neler yapılacağı ve hangi adımların atılacağına ilişkin görüşmeler yaptıklarını söyledi.

Çavuşoğlu, "Önümüzdeki süreçte neler yapacağımız konusunda tablo biraz daha netleşecektir. Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı olarak yapıcı tutumumuzu sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

(Bitti)

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Temsilcisi Lute ile görüştü

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'u kabul ettti.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleşen görüşmede, Cumhurbaşkanlığı Diplomasi ve Avrupa Birliği Özel Danışmanı Erhan Erçin de hazır bulundu.

Yaklaşık iki saat süren görüşmede, basın mensuplarının görüntü almasına izin verildi. Görüşme sonrası herhangi bir açıklama yapılmadı.

Öte yandan, görüşme sürerken, "İki Toplumlu Barış İnisiyatifi" üyeleri Cumhurbaşkanlığı önünde eylem yaptı. Grup üyeleri Rumca, Türkçe ve İngilizce "Çözüm ve Barış Hemen Şimdi" yazılı pankartlar açtı.

Kıbrıs konusunda müzakerelere devam edilmesi için gerekli zeminin oluşturulup oluşturulamayacağı konusunda görüşmeler yapmak üzere adaya gelen BM temsilcisi Lute, bu sabah da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile görüşmüştü.

Kıbrıs müzakereleri, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreterinin Eski Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin arabuluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlamış, geçen yıl Temmuz ayında İsviçre'nin Crans Montana kentinde yürütülen Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı.