“GKRY, KKTC'nin turizm potansiyelinden rahatsız”

GİRNE (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), KKTC'nin turizm potansiyelinin farkına vardığı ve bundan rahatsızlık duyduğu için Avrupa Birliği vatandaşı haricindeki turistlerin ülkeye gelmesine müsaade etmediğini söyledi.

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Medya Buluşması ilk kez KKTC'de gerçekleştirildi.

Girne şehrinde KKTC Turizm Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği'nin ev sahipliğinde düzenlenen buluşmaya, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KKTC'nin Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberükken Uluçay, Turizm ve Çevre Bakanı Ataoğlu, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KGK Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim ve KGK üyeleriyle çok sayıda yerli ve yabancı gazeteci katıldı.

Toplantının açılış programını yapan Bakan Ataoğlu, KGK'nın ilk ziyaretini KKTC'ye yapmasının çok önemli olduğunu belirterek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

Ataoğlu, KKTC'de turizmin daha ileriye taşınmasıyla ilgili uluslararası etkinlikler ve Türkiye'nin değişik illerinde yaptıkları bütün çalışmaların medya aracılığıyla daha etkin biçimde duyurulacağının altını çizdi.

  • "GKRY, KKTC'nin turizm potansiyelinden rahatsız"

KKTC'nin kalkınması için turizmin kilit rol oynadığına dikkati çeken Ataoğlu, GKRY'nin bu durumdan rahatsız olduğuna dikkati çekti.

Ataoğlu şöyle konuştu:

"Bu önemin farkına varan GKRY'in engelleriyle yine karşı karşıyayız. GKRY, Avrupa Birliği vatandaşı dışındaki turistlerin KKTC'ye gelmesine müsaade etmiyor. Ülkemizde bulunan ve turistlere yönelik 25 bin yatak kapasitesi GKRY'nin neredeyse 4 katından daha fazla. Bütün bu olumsuzluklara rağmen çabalarımıza devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığıyla da çalışmaya devam edeceğiz."

Ataoğlu ayrıca, KKTC'deki olumsuz imajın gazetecilerin çabasıyla tersine döneceğine inandığını belirtti.

  • "Türkiye'de bir ilki yapmak üzereyiz"

KGC Başkanı Dim de başta Bakan Çavuşoğlu olmak üzere KGK'nın kurulmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.

Dim, bugün çok anlamlı bir etkinliğe imza attıklarını ve böyle bir etkinliği KKTC'de yapmaktan gurur duyduklarını söyledi.

KGK'nın kuruluşuyla ilgili son aşamaya geldiklerinin altını çizen Dim, şöyle konuştu:

"KGK, dernekler kanuna tabi bir kuruluş değil, tamamen farklı bir yasayla, Dışişleri Bakanlığının önerisi, İçişleri Bakanlığının ve Cumhurbaşkanının onayıyla kurulma aşamasına gelmiş olan bir örgüttür. Bu örgüt, yaygın, yerel ve dış medyayı aynı çatı altında buluşturan bir örgüt. Dolayısıyla Türkiye'de bir ilki yapmak üzereyiz. Bu ilkin ilk tezahürü de KKTC'de gerçekleşiyor."

Dim, KGK'nın Türkiye'nin ulusal güvenliğini ilgilendiren Kıbrıs meselesine de katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından buluşma çerçevesinde "KKTC'nin kalkınmasında Kültür ve İnanç Turizminin Önemi" ve "Dünden Bugüne Kıbrıs Meselesi" başlıklı sunumlar ve fikir alışverişi yapıldı.

Etkinlik çerçevesinde Cumhurbaşkanı Akıncı, Bakan Çavuşoğlu ve bazı katılımcılara plaket takdim edildi.

Dün başlayan ve bugün ana toplantısı yapılan KGK Medya Buluşması, düzenlenecek sosyal aktivitelerin ardından yarın son bulacak.

“Türkiye'yi ve Kıbrıs Türklerini denklem dışına itmek çözüme katkı sağlamaz”

GİRNE (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye'yi ve Kıbrıs Türklerini denklem dışına itmenin, bölgede istikrara, barışa ve mantıklı çözümlere katkı sağlamayacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, KKTC'de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katıldığı "Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşması" etkinliğinde konuştu.

Akıncı, Kıbrıs sorunu var olduğu sürece çözüm çabalarının sürdürülmesinin yanı sıra KKTC'nin daha iyi ve güzele ulaşma uğraşının da devam ettirilmesi gerektiğini ifade etti.

Konuşmasında, Rum tarafının son dönemlerde ortaya koyduğu tutuma yönelik eleştirilerde bulunan Akıncı, Rum tarafının bir kavram kargaşası yaratma içerisinde olduğunu belirtti.

Akıncı, "Farklı ortamlarda farklı kişilere farklı söylemlerde bulunan bir (Rum) lider (Nicos Anastasiadis) var karşımızda. Yeri geldiğinde iki devletli çözümden bahsediyor, yeri geldiği zaman konfederasyon diyor. Sonra buraya geliyor 'Kıbrıs'ta gevşek federasyon' diyor. Benimle buluştuğu zaman 'Hayır gevşek federasyonu kastetmedim, o merkezi olmayan federasyon' diyor." ifadelerini kullandı.

Rum tarafının, sonrasında bir başkanlık sisteminden bahsetmeye başladığını hatırlatarak, "Başkanlık sistemi konusunda uzun zamandır bir uzlaşma var. Aniden bir baktık Rum tarafı, parlamenter sistem olsun, dönüşümlü başkanlık yerine dönüşümlü başbakanlık olsun demeye başladı." şeklinde konuştu.

Başkanlık konusunun daha önce de ortaya atıldığını, halihazırda yeni unsur içermediğini söyleyen Akıncı, şunları kaydetti:

"Hangi model olursa olsun, Rum tarafı siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılımımız konusunda retçi bir tutum ve inkar içerisinde olmaya devam ediyor. Daha önce kabul ettiklerini bile inkar eder bir noktaya geldi. Anastasiadis, Crans Montana'nın açılış konferansında bakanlar kurulunda kararlara Kıbrıslı Türk bakanların da etkin katılımını, en az bir olumlu oy ilkesini kabul ettiğini deklare etmesine rağmen bugün bunu bile inkar noktasına geldi. Devletin fonksiyonel olmaktan çıkacağını iddia etmeye başladı."

Akıncı, Anastasiadis ile 26 Şubat'ta yaptığı son toplantıda, kendisine "Enerji politikalarını bile Kıbrıs Türkleri için hayati görmüyorsunuz. Merkezi olmayan federasyondan bahsediyorsunuz. Daraltalım merkezin yetkilerini, kanatlar daha güçlü olsun, bizim buna bir itirazımız yok." dediğini aktardı.

Rum tarafının, hem enerji politikalarında hem de mali politikalarda Kıbrıslı Türklerin hayati çıkarları olduğunu görmezden geldiğini dile getiren Akıncı, Rumların Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımını kabul etmek istemediğine dikkati çekti.

Akıncı, uluslararası toplumun bu konulara ilişkin tutumunun da yanlış olduğunu ve Kıbrıs'ta çözüme yardımcı olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Avrupa Birliği (AB) süreci yaşandığı zaman, özellikle 2002-2004 arasında Rumların tek başına AB üyesi olmasına neden olan yanlışlar ve hatalı politikalar, bugün doğal gaz alanında tekrarlanıyor. Rumlara 'Bu sizin hakkınızdır, kazılara ve araştırmalara devam edebilirsiniz' deyip, arka sıvazlayıcı tavırlar sürdükçe ne yazık ki ne Kıbrıs'ta ne de Doğu Akdeniz'de istikrara ve barışa yardımcı olunmamaktadır. Birleşmiş Milletler, AB ve diğer büyük devletler olsun bu konuda büyük yanlış içerisindedirler. Kıbrıslı Türklerin de hakkı var deyip işi geçiştirmeye çalışıyorlar. Ama eğer bu bir haksa ve haktır elbette, işin başından, sonuçlandırma aşamasına kadar birlikte yürütülmesi gereken bir süreçtir. Yoksa 'Rumların hakkıdır, yapacak ve kazacak. Eğer ileride bir gün çözüm olursa o zaman Kıbrıslı Türkler de hakkını alır' deyip, topu bilinmez bir geleceğe atmak sanıyorum ki yanlışların en büyüğüdür."

  • "Sahada da haklarımızı korumanın yollarını bulacağız"

Akıncı, Doğu Akdeniz'de akılcı bir yöntemle Türkiye güzergahını da dikkate alarak doğal gaz konusunda iş birliği yapmanın en tutarlı yol olduğunu daima gündeme getirdiklerini belirtti. Akıncı, "Türkiye'yi ve Kıbrıs Türklerini denklem dışına itmek, bu bölgede ne istikrara, ne barışa ne de mantıklı çözümlere katkı sağlamaz." değerlendirmesinde bulundu.

Kıbrıs meselesine ilişkin haklı ve tutarlı tavırlarını hem masa hem de sahada sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Akıncı, sahada da haklarını korumanın yollarını bulacaklarını söyledi.

Akıncı, bu faaliyetlerden dolayı rahatsızlık duyanlar olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onlara söylediğimiz şudur; 'Rum tarafı bu girişimleri yaptığınızda neredeydiniz? Onlara ne dediniz veya ne diyeceksiniz? Onlara bir şey yoksa, bizim yaptığımız bir aksiyona karşı bir reaksiyondur aslında. Rumların tavrını dengeleme siyasetidir. Haklarımızı koruma siyasetidir. Bunun da başka bir yolu yoktur. Siz araştıracaksınız, biz de araştıracağız. Kıbrıs Türkleri olarak bu konuda Türkiye ile iş birliği içerisindeyiz."

Türkiye'nin 2 sondaj gemisi satın aldığını ve bu gemilerin yeri ve zamanı geldikçe görevini ifa edeceğini söyleyen Akıncı, "Görevlerini ifa etmeye de başladılar zaten. Haklılığımızın verdiği güçlülükle yolumuza devam edeceğiz. Sahada ve masada güçlü olmaya devam edeceğiz. Sahada güçlü oldukça masada da daha güçlü olacağız." diye konuştu.

Yeni Zelanda'da iki camiye yönelik terör saldırısı

LEFKOŞA (AA) – KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen terör saldırılarını kınadı.

Akıncı, terör saldırılarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yeni Zelanda'da iki camide yaşanan vahşi katliamı lanetliyorum. 49 masum insanın canını alan terör eylemine tüm insanlık olarak karşı durmalıyız." ifadesini kullandı.

KKTC Cumhurbaşkanı, terör saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilerken, kurbanların yakınlarının ve Yeni Zelanda'nın acısını paylaştığını kaydetti.

Kıbrıs'ta liderlerden “güven yaratıcı önlemlerin hayata geçirilmesi” mutabakatı

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis ile yaptıkları görüşmede, Kıbrıs müzakerelerindeki güven yaratıcı önlemlerle ilgili daha önceden varılan mutabakatların hayata geçirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Anastasiadis ile üç saat süren görüşme sonrası basın toplantısı düzenledi.

Anastasiadis ile görüşmenin iki bölümde gerçekleştiğini ifade eden Akıncı, "İlk bölümde güven yaratıcı önlemlerle ilgili daha önceden varılan mutabakatların yaşama geçirilmesi ve yeni bazı unsurlar üzerinde mutabakata vardık. İkinci bölümde ise olası bir çözümde kurucu devletlerin yetkilerinin genişletilmesi konusu ile ilgili görüş alışverişinde bulunduk." diye konuştu.

Güney ve Kuzey Kıbrıs arasındaki elektrik şebekelerinin kalıcı olarak bağlantısı konusunda herhangi bir pürüz kalmadığını, bu konuda geçici bağlantı yapılabildiğini, şimdi artık bağlantıların sürekli hale geleceğini söyleyen Akıncı, bunun her iki tarafa da ciddi avantajlar getireceğini belirtti.

Bu konuda artık geçici anlaşma yaparak, bir tarafın diğer tarafa elektrik satması gibi düzenlemelere de gerek kalmadığını dile getiren Akıncı, sürekli bir anlaşma söz konusu olacağını ve taraflar arasında mahsuplaşmalar yapılacağını ifade etti.

Cep telefonlarının her iki tarafta da kullanılabilir hale getirilmesi konusunda da mutabakata varıldığını aktaran Akıncı, "Varılan mutabakatla komitenin daha önce de ortaya koyduğu görüşler ışığında Avrupa’da konuşlu bir merkez üzerinden her iki tarafın operatörlerinin ayrı ayrı anlaşmalarını o merkezle yapacak. Merkez üzerinden cep telefonları ile iletişim her iki tarafta da olanaklı hale gelecek. Bunun üzerinde mutabakat sağlandı." ifadesini kullandı.

Taraflar arasında mayınlarla ilgili konuda da mutabakata varıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, "Her iki taraftan da dokuzar mayın tarlasının temizlenmesi ile ilgili askeri yetkililerin çalışmasına karar verildi. Esas hedef, tümüyle Ada'nın mayından temizlenmesidir." dedi.

Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının, 1974'ten sonra kuzeyde muhafaza altına alınan Rum ressamlara ait eserlerle ilgili Kültür Komitesi’nin önerisi çerçevesinde ve hükümetle de istişare edilerek kolektif bir karar ürettiklerini, bu resimleri sahiplerine iade edeceklerini kaydetti. Buna karşılık Anastasiadis’in de Kıbrıs Radyo Yayın Kurumunda 1963 öncesinde kayıtları bulunan Kıbrıslı Türk sanatçılara ait kayıtları ileteceklerini belirttiğini aktaran Akıncı, bugün üzerinde mutabakat sağlanan konuların Kıbrıs’ta yaşayan tüm toplumların yaşam kalitesini artırmaya dönük, güvenliklerini ve kültürlerini ilgilendiren konularla ilgili olduğunu, bu alınan kararları önemsediğini vurguladı.

Rum lider Anastasiadis’in olası federal yapıda bir çözümde kurucu devletlerin yetkilerinin genişletilmesi konusunda ayrıntılı bir sunum yaparak görüşlerini aktardığını söyleyen Akıncı, şunları kaydetti:

"Anastasiadis, merkezdeki yetkilerin hangilerinin ilkesel anlamda, hangilerinin merkezde kalması gerektiği konusunda düşüncelerini söyledi ama o yetkilerin tümü üzerinde ayrıntılı, somut olarak kanatlara (kurucu devletlere) verilsin şeklinde bir çalışma yine eksik kaldı. Anastasiadis bu konudaki çalışmalarını daha da sürdüreceğini söylüyor. Biz de bu çalışmaları gelecekte de değerlendirebileceğimizi düşünüyoruz. Bir konunun altını yeniden çizmekte fayda görüyorum. Yanlış anlamalara meydan vermemek bakımından. Ne kadar daraltılırsa daraltılsın merkezdeki yetkiler, bir miktar yetki kalacak. Siyasi eşitlik de bu noktada önem arz ediyor. Geriye kalacak yetkiler merkezin elinde bulunduracağı yetkiler ne kadar dar olursa olsun orada kararların nasıl üretileceği meselesidir. Bu, siyasi eşitlik kararlara etkin katılım konusunda da kendini göstermektedir. Bu alanlardaki tarafların pozisyonu aynı şekilde devam ediyor."

Cumhurbaşkanı Akıncı, Anastasiadis ile yeniden görüşme için bir tarih saptamadıklarını, ileriki bir tarihte Rum lider ile bir araya gelme olasılıklarının bulunduğunu sözlerine ekledi.

Kıbrıs müzakereleri kapsamında, İsviçre'nin Crans Montana kasabasında temmuz 2017'de gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı'ndan bir sonuç çıkmamıştı.

“Anastasiadis şu ana kadar zamana oynadı”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'in Kıbrıs müzakerelerinde şu ana kadar farklı kavramlar ortaya atarak zamana oynadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, haftalık olağan görüşmeleri çerçevesinde Başbakan Tufan Erhürman'ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Yaklaşık bir saat süren görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Erhürman, kabulde, Cumhurbaşkanı Akıncı ile Anastasiadis'in 26 Şubat'ta yapacağı görüşmeyi değerlendirdiklerini anlattı.

Erhürman, Anastasiadis'in uzun zamandan beri ortaya attığı kavramları somutlaştırmaktan ısrarla kaçındığını belirterek, "Dolayısıyla Rum liderin bu gayrıresmi görüşmede ne demek istediğini netleştirmesi gerekiyor ki anlamlı şekilde başka şeyler de konuşulabilsin." dedi.

"Rum Lider Anastasiadis'in görüşlerinin Kıbrıs Türk tarafı tarafından kabul edilebilir bulunması halinde, sonuç odaklı ve ucu bucağı belli olan bir müzakereye hazır olunması gerekir." diyen Erhürman, "Rum lider Anastasiadis, şu ana kadar farklı kavramlar ortaya atarak zamana oynadı." ifadelerini kullandı.

Erhürman, Kıbrıs müzakerelerindeki güven artırıcı önlemlerin Rum tarafının ayak sürümesi dolayısıyla gerçekleşemediğine işaret ederek, iki liderin bu konuların hayata geçmesi konusunda mutabakata varmasına rağmen Rum tarafının adım atmaktan kaçındığını ve ilerleme sağlanamadığını belirtti.

Türk tarafının müzakere olsun diye müzakere etme durumunu kabul etmediğini kaydeden Erhürman, Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğinin kabul edilmediği şartlarda müzakere edilmesinin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

“Statüko en çok Kıbrıslı Türkleri mağdur etmektedir”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs'taki statükonun, Kıbrıslı Türkleri, uluslararası hukukun dışında bıraktığını vurgulayarak, "Statüko en çok Kıbrıslı Türkleri mağdur etmektedir." dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs’ta sorun devam ettiği sürece çözüm arayışlarının da devam edeceğini belirtti.

Kıbrıs'taki statükonun, Kıbrıslı Türkleri uluslararası hukukun dışında bıraktığını vurgulayan Akıncı, "Kıbrıslı Türk varlığı ve kimliği yıllar geçtikçe erozyona uğramakta, kendi vatanında özne olamama riski ile yüz yüze kalmaktadır." ifadesini kullandı.

Akıncı, bu durumun böylece sürüp gidemeyeceğini belirterek, "Statüko en çok Kıbrıslı Türkleri mağdur etmektedir. Daha uzun vadede Kıbrıslı Rumların da yararına olmayacaktır. 1974 sonrası oluşan koşullar, Kıbrıs’ta iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federal çözümü en gerçekçi çözüm modeli olarak ortaya çıkarmıştır. Kıbrıs Rum liderliğinin yalpalamaları, önce kabul ettiklerinden geri adım atması, siyasi eşitliğin temel parametrelerini inkara yönelmesi çözüm yönünde en ciddi engel durumundadır ancak bu olumsuz tavırları bertaraf etmenin yolu, haklı ve doğru tezimizden vazgeçmek değildir. Öncelikle kendi toplumumuz, diğer toplum ve uluslararası toplum önünde tutarlı çizgimizi sürdürmek durumundayız. Rum liderliğinin siyasi eşitlik karşıtı tavrını her platformda ortaya koyarak mücadele etmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

İsviçre'nin Crans-Montana kentinde temmuz 2017'de gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı'ndan bir sonuç çıkmamıştı.

“Siyasi eşitliğimizi içermeyen davranışlara tolerans göstermeyeceğiz”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini içermeyen davranışlara hiçbir zaman tolerans göstermeyeceklerini belirterek, "Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda eşit bir varlık olarak bu çatıyı kurmak için mücadelesini sürdürecek." dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs sorunundaki son duruma ilişkin Rum lider Nikos Anastasiadis’le 26 Şubat’ta yapacağı görüşme öncesi Bakanlar Kurulunu bilgilendirdi.

Yaklaşık iki saat süren bilgilendirme sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, Bakanlar Kurulunda oldukça yararlı görüş alışverişinde bulunduğunu, salı günü de Mecliste bilgilendirme toplantısı yapacağını söyledi.

Hükümetteki partilerin kendine özgü düşüncelerinin bulunmasının doğal olduğunu ifade eden Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in iki yıl önce Crans Montana süreci çöktükten sonra yayınladığı raporda, iki kesimli ve iki toplumlu federal çözüm çerçevesi olduğunu anımsattı.

Akıncı, BM’nin bu çerçeve dışında "iki tarafın farklı bir çerçeve üzerinde anlaşması halinde buna bakılabileceğini" söylediğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Rum tarafı, BM’ye desantralizasyon (yetkilerin daha fazla kurucu devlette olduğu federasyon modeli) modelini söyledi ancak altını dolduramadı. Ne çerçevede bir desantralizasyon istiyorsun, ortak devletin hiç mi yetkisi olmayacak? Eğer hiç yetkisi olmayacaksa o zaman iki ayrı bağımsız devletten bahsediyoruz demektir. İstediğin o mu? Algıladığımız o değil. Peki ortak karar istemiyorsun, kararları tek başına almak istiyorsun. Bu, üniter devlet; federasyon değil. Onu da biz kabul edemeyiz. Bu karışıklığın gitmesi lazım."

Halktan aldığı yetkiyle süreci ileri götürmeye çalışırken bunun ne kadar zor olduğunun farkında olduklarını dile getiren Akıncı, "Siyasi eşitliğimizi içermeyen davranışlara hiçbir zaman tolerans gösterecek değiliz. Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda eşit bir varlık olarak bu çatıyı kurmak için mücadelesini sürdürecek." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, kendisinin statükonun bertaraf edilmesi için en ciddi çabayı harcayan kişilerden biri olduğunu belirterek, "Bu mücadeleyi sürdürmekte kararlıyım. Bu mücadele BM çerçevesinde olacak. Fırsat olursa müzakere ederek olacak.” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs’ta çözümü en çok isteyen taraf olduğunu vurgulayan Akıncı, statükonun en büyük mağdurunun Kıbrıslı Türkler olduğunu söyledi.

“Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve kararlara etkin katılımı esastır”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Kıbrıs'ta olası bir çözümde çoğunluk ve azınlık ilişkisi olamayacağının çok açık olduğunu belirterek, "Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve kararlara etkin katılımı esastır." değerlendirmesinde bulundu.

Sözcü Burcu yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı'nın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'u dün ve bugün kabul ederek görüştüğünü hatırlattı.

Görüşmede Cumhurbaşkanı Akıncı'nın, Lute ile iki taraf arasında sonuç odaklı biçimde müzakerelere yeniden başlayabilmeyi anlamlı kılacak ortak bir zeminin olup olmadığı hususunu görüştüğünü ifade eden Burcu, Akıncı'nın Lute'a, Kıbrıs Türk tarafı olarak siyasi eşitliğin kabulünün öngörülen çözümün olmazsa olmazı olduğunu örnekler vererek aktardığını bildirdi.

Sözcü Burcu, açıklamasında şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımız, aynı zamanda başta siyasi eşitlik olmak üzere bugüne kadar varılan mutabakatlardan geri adım atılmasının sürecin başlamasına hizmet etmeyeceğinin de altını çizmiştir. Cumhurbaşkanımız, Kıbrıs Türk tarafı olarak her zaman sürdürdüğümüz yapıcı tutuma uygun bir biçimde, geçmiş mutabakatlara da bağlılığını sürdürerek, söylem tutarlılığı içerisinde ortak bir zeminin yaratılması için Sayın Lute ile samimi ve yapıcı bir diyalog sürdürmüştür. Herhangi bir federal çözümde, çoğunluk ve azınlık ilişkisi olamayacağı çok açıktır. Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği ve kararlara etkin katılımı esastır. Bu ilkeye ve geçmiş mutabakatlara sadakat, görev tanımlarının başarıyla sonuçlandırılabilmesi için kaçınılmazdır."

Kıbrıs müzakereleri kapsamında, İsviçre'nin Crans Montana kasabasında Temmuz 2017'de gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı'ndan bir sonuç çıkmamıştı.

“İki kurucu devletin yetkilerinin güçlendirileceği modeli konuşmaya hazırız”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Kıbrıs sorununda sonuç odaklı bir yaklaşımla, iki kurucu devletin yetkilerinin daha da güçlendirileceği bir modeli konuşmaya hazırız." dedi.

Akıncı, Başbakan Tufan Erhürman'ı haftalık olağan görüşmeleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Kıbrıs’taki BM Barış Gücü'nün görev süresini 6 ay daha uzatılmasına ilişkin, Cumhurbaşkanlığı olarak hiçbir tarihte BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki varlığının tümden ortadan kalkmasını düşünmediklerini dile getirdi.

Barış gücünün adadaki varlığını tümden sorgulayan bir anlayış içerisinde olmadıklarını belirten Akıncı, “Bu görev tanımlamasının yeniden değerlendirilmesinin de bir gereklilik olduğunun ben de sıklıkla altını çizdim. Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmıyor, sadece Güney’in rızası alınıyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, BMGK kararında çözüm çağrısının yinelendiğini, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözüm vurgusu yapılarak, çözüm çerçevesinin de belli edildiğine işaret ederek, “Çünkü BM parametreleri dediğimiz parametreler bunu öngörmektedir. Yıllarca da çözüm çerçevesi olarak bilinen konu da budur.” ifadelerini kullandı.

Akıncı, "Kıbrıs sorununda sonuç odaklı bir yaklaşımla, iki kurucu devletin yetkilerinin daha da güçlendirileceği bir modeli konuşmaya hazırız. Yeter ki siyasi eşitlik temelinde olsun, tarafların etkin katılımını içersin.” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının, güven yaratıcı önlemler konusunda sergilediği iyi niyet ve pozitif yaklaşımın herkes tarafından bilindiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Mobil telefonların iki tarafta da çalışabilir olması, üç buçuk yıl önce kararlaştırdığımız bir husus. Niye uygulanamıyor, bu kararda buna açıklık yok. Bunların uygulanması için çağrı yapılacaksa, bu çağrının Rum tarafına yapılası lazım, iki tarafa da değil. Aynı şekilde elektrik şebekelerinin de kalıcı olarak bağlanmasıdır. Genç kuşakların daha barışçı kuşaklar olarak yetişmesi konusunda, Kıbrıs Türk tarafının öteden beri olumlu yaklaşımları var. Göreve geldiğim ilk günlerde, Türk ve Rum tarafındaki ve ara bölgedeki tüm mayınların bir program dahilinde temizlenmesi için önerim oldu."

  • BM Temsilcisi Lute'nin ziyareti

Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Genel Sekreterinin geçici olarak atadığı Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile 3 Şubat'ta bir araya geleceklerini belirterek, “Bir başlangıç noktası ne olabilir, ortak payda hangi noktalarda oluşup da bizi bir sonuca taşıyabilir, onun zemini nasıl oluşabilir, bize yardımcı olmak için BM bunun arayışı içerisindedir.” ifadelerini kullandı.

Bundan sonraki süreci, Lute’un ziyaretleriyle değerlendireceklerini ve bu yöndeki çalışmaları el birliği ile yürüteceklerini dile getiren Mustafa Akıncı, “Ortak akılla, Kıbrıs’ta her iki tarafın da kabul edebileceği, barış ve huzurun, istikrarın olabileceği bir geleceği inşa etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreterinin Kıbrıs eski Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin ara buluculuğunda Mayıs 2015'te yeniden başlatılan müzakereler kapsamında Temmuz 2017'de İsviçre'nin Crans-Montana kentinde düzenlenen Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı.

“Kıbrıs'ta statükonun devamını değil, çözüm istiyoruz”

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs'ta olası bir anlaşmanın Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde ve müzakerelerle elde edilebileceğine inandıklarını belirterek, "Statükonun devamını değil, Kıbrıs'ta çözüm istiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs’ta tarafların mutabakatıyla masada olan federasyon modelinin seçenek olmaktan çıkmadığını ifade etti.

Federasyon modelinin "siyasi eşitliği" içerdiğini kaydeden Akıncı, "Masada olan federasyon modeli kanaatime göre karşılıklı kabul edilebilir en gerçekçi model olmayı sürdürmektedir." ifadesini kullandı.

Akıncı, Kıbrıs'ta olası bir anlaşmanın BM çerçevesinde ve müzakerelerle elde edilebileceğine inandıklarını belirterek, "Bundan sonra bir süreç başlayacaksa bu 'ucu açık ve takvimsiz' olamayacak. Statükonun devamını değil, Kıbrıs'ta çözüm istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'in farklı ortam ve zamanlarda "iki devletlilik, konfederasyon ve gevşek federasyon" gibi farklı çözüm modellerinden söz ettiğini anımsatan Akıncı, "Anastasiadis artık kendi toplumu adına ne istediğini tutarlı ve net bir şekilde söylemeli, yarattığı kafa karışıklığını ortadan kaldırmalıdır. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi, yeni fikirleri varsa paylaşmalı ve bunları konuşmamıza fırsat vermelidir." ifadelerini kullandı.