Categories
Alaturka Gazetesi

Kırşehir Valisi İbrahim Akın AA'nın “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı

KIRŞEHİR (AA) – Kırşehir Valisi İbrahim Akın, Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği "Yılın Fotoğrafları" oylamasına katıldı.

Akın, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içi ve yurt dışında çektiği farklı kategorilerdeki 50 fotoğrafı tek tek inceledi.

Haber kategorisinde Behçet Alkan'ın "Mehmetçik çocukların yüzünü güldürdü", yaşam kategorisinde Halil Fidan'ın "Harran'da yaşam" başlıklı fotoğrafına oy veren Akın, spor kategorisinde ise Erhan Elaldı'nın "Beytullah'ın azmi" fotoğrafını seçti.

Akın, fotoğrafların hepsinin çok güzel olduğunu ve seçim yapmakta zorlandığını söyledi.

Anadolu Ajansının, yeteneğini, kapasitesini kabul ettirmiş milli bir kuruluş olduğunu vurgulayan Akın, şunları kaydetti:

"Fotoğrafların her biri güzel, çok orijinal ve anlamlı fotoğraflar. Haber kategorisinde, askerimizin Suriyeli bir kızımıza yaklaşımını gösteren fotoğrafı seçtim. Biliyoruz ki Türk askeri, gittiği yere huzur ve güven götürür, bu resim de onun güzel ifadelerinden biridir. Yaşam kategorisinde ise Harran'da bir keçi ile çocuğun birbirlerine bakışlarını seçtim. Çocuğun hayvana ne kadar şefkatle baktığını, yaklaştığını görebiliyoruz. Daha önce bu bölgede de görev yapmıştım zaten. Sporda ise engellerin, sadece zihinlerde olduğunu, gerçekte olmadığını, bunun en güzel örneğinin de Beytullah kardeşimizin başarısı olduğunu göstermesi nedeniyle 'Beytullah'ın azmi'ni seçtim."

Advertisements
Categories
Alaturka Gazetesi

Seyfe Gölü yüzlerce kuşu ağırlıyor

KIRŞEHİR (AA) – Ramsar Sözleşmesi ile koruma altına alınan, Kırşehir'in Mucur ilçesi sınırlarındaki Seyfe Gölü Kuş Cenneti, buharlaşmanın etkisiyle yaşanan kuraklığa rağmen yüzlerce turna ve leyleğe ev sahipliği yapıyor.

Seyfe Gölü Ekoloji Derneği (SEYGED) Başkanı Ömer Çetiner, dernek binasında düzenlediği basın toplantısında, nisan-haziran arasındaki yağışlarla göldeki su seviyesinin neredeyse son 10 yılın en iyi düzeyine ulaştığını ancak yaz aylarındaki buharlaşmayla gölün yeniden kuruduğunu aktardı.

Buna rağmen kuşların, Seyfe Gölü Kuş Cenneti'ni toplanma noktası olarak görmeye devam ettiğini vurgulayan Çetiner, şöyle devam etti:

"Gölde maalesef bir damla bile suyumuz yok ama buna rağmen şu an turna ve leylekleri görebiliyoruz. Seyfe'de su varken burası kuşlar için çok önemliydi. Bölgede başka bir geniş alan olmadığı için Seyfe Gölü Kuş Cenneti'ni turnalar, leylekler ve diğer kuşlar, toplanma noktası olarak kullanıyor. Bizim istediğimiz, kuşlarımız buraya geldiği zaman sadece konaklamasın, beslensin, dinlenip, huzur içerisinde yollarına devam etsinler."

Suyun gölden alınarak başka yere götürüldüğü şeklinde yanlış bilgiler olduğunu dile getiren Çetiner, "Buradan su hiçbir yere gitmiyor, azalmanın tek sebebi buharlaşma. Çünkü 10 bin 700 hektarlık bir alan burası. Gölün derinliği en dolu halinde bile 1 metreye ulaşmıyor. 15-20 santimetrelik su olduğu zaman gölümüz tamamen doluymuş gibi gözüküyor." dedi.

Çetiner, Seyfe Gölü'ndeki su oranının korunması için ciddi ve kalıcı adımlar atılması, haziran ve eylül ayları arasında göle su takviyesi yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Categories
Alaturka Gazetesi

Anadolu tarihini milyon yıllık fosillerle öğreniyorlar

KIRŞEHİR (AA) – SERKAN GÜNER – Kırşehir'de farklı okullardan öğrenciler, Hirfanlı Baraj Gölü'nün Kırşehir kıyılarında 5 yıldır süren kazılarda çıkarılan yaklaşık 7 milyon yıllık gergedan, maymun, fil, zürafa, primat, at ve kedi kemiklerinin bulunduğu laboratuvarları ziyaret ederek, Anadolu doğa tarihini öğreniyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kırşehir Valiliği, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (KAEÜ) ve Türk Tarih Kurumu Başkanlığının destekleriyle Kaman ilçesi Kurutlu köyünde 2014'te yüzey araştırmalarıyla başlayan, daha sonra Bakanlar Kurulu kararıyla kazıya dönüştürülen çalışmalarda elde edilen milyon yıllık hayvan fosilleri, üniversitenin antropoloji bölümüne ait 3 farklı laboratuvarda sergileniyor.

Kentteki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, 3 yıldır öğretmenleri eşliğinde Bağbaşı Yerleşkesi'ndeki antropoloji laboratuvarlarına gelerek, çıkarılan hayvan kemikleriyle ilgili bilgi alıyor.

Kazı heyetinin başkanlığını yapan KAEÜ Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Cem Erkman ve burada görevli yüksek lisans öğrencileri, her hafta ziyarete gelen öğrencilere Anadolu doğa tarihi hakkında da bilgi veriyor.

Doç. Dr. Erkman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede fil, zürafa, primat, maymun, gergedan, at ve kedi kemiklerinin de aralarında bulunduğu 2 bine yakın hayvan fosilini gün yüzüne çıkardıklarını söyledi.

Bu fosillerin Anadolu doğa tarihiyle ilgili önemli bilgiler verdiğini dile getiren Erkman, Kırşehir'de üç yıldır öğrencilerin bu fosilleri görmek için laboratuvarları ziyaret ettiğini belirtti.

Erkman, kemiklerin yaklaşık 7 milyon yıl öncesi üst miyosen döneme ait olduğuna dikkati çekerek, "Bulduğumuz ya da elde ettiğimiz materyallerin hepsini üniversite bünyesindeki 3 farklı laboratuvarımızda çalışıyoruz. Kazıların lokomotifi, Kurutlu antropolojik kazısı. Bu kazıdan çıkan birçok omurgalı fosil var. Fil, antilop, sırtlan gibi hayvan grupları bulunuyor. Bunların çalışması devam ediyor." diye konuştu.

– "Onlara bir vizyon göstermeye çalışıyoruz"

Bu fosillerle öğrencilerin eğitimlerine de katkı sunduklarını anlatan Erkman, şöyle devam etti:

"Onların müfredatına göre hareket ediyoruz. Laboratuvarlarımıza bugüne kadar birkaç bin öğrenci gelmiştir. Buradaki laboratuvarlarda çocuklara geçmişte yaşamış canlılar, doğal yaşam ve doğayı anlatıyoruz. Bunları anlatırken de geçmişte yaşamış canlıları, doğayı ve bilimi sevdirmeye çalışıyoruz. Onlara bir vizyon göstermeye çalışıyoruz."

Erkman, çocukların Anadolu doğa tarihiyle çok ilgili olduğuna işaret ederek, "Çocuklar çok güzel sorular soruyor. Eğitim programlarımız devam ediyor. Her okul istediği zaman gelebilir. Öğrencileri istedikleri zaman eğitimle bilgilendirmeyi, onlara katkı sağlamayı görev sayıyoruz." dedi.

30 Ağustos Zafer İlkokulu öğrencisi Hatice Cansu Gürbüz de öğretmeninden duyduğu hayvan fosillerini çok merak ettiği için laboratuvara geldiğini söyledi.

Fosilleri incelediklerini belirten Gürbüz, "Geçmişteki hayvanların kemiklerine baktık. Fosillerin yerin altından nasıl çıkarıldığını anlattılar. Burası çok güzelmiş. Buranın eskiden deniz olduğunu öğrendim." diye konuştu.

Categories
Kültür Sanat

“Sanatta veliaht olamaz”

KIRŞEHİR (AA) – Halk ozanı Neşet Ertaş'ın oğlu Hüseyin Ertaş, babasının herhangi bir veliahdının olmadığını belirterek, "Sanatta veliaht olamaz, krallıklarda olur. O da böyle derdi. Bu iki kişiye de hakarettir. Kimse kimsenin yerine geçemez. Başkasının eserlerini çalıp söyleyip onun veliahdı olamazsınız." dedi.

"Bozkırın Tezenesi" Neşet Ertaş'ın ölümünün 7. yılında, Kırşehir Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Merkezi'nde, "Geleneği İçinde Neşet Ertaş ve Sanatı Paneli" düzenlendi.

Panelin ardından babası ile anılarını ve düşüncelerini paylaşan Hüseyin Ertaş, Kırşehir'in; memleketleri, evleri olduğunu, burada yaşayanları da aileleri olarak gördüklerini belirterek, ilk defa burada babasının dünya görüşünü, yaşadıkları bazı zorlukları, çelişkilerin vahametini anlatmaya gayret ettiğini söyledi.

Babasının kendi emeğiyle ayakları üzerinde durduğunu dile getiren Ertaş, şöyle konuştu:

"Almanya'ya gittiğinde kırgındı. Bayram Bilge Tokel'in ısrarıyla yeniden Türkiye'ye döndü. Hasan Saltuk'un mücadelesiyle son günlerinde biraz telif alabildi. Böyle bir beklentisi aslında hiçbir zaman olmadı. Böyle bir hakkı olduğunu düşünemiyordu bile. Neyi var neyi yoksa her zaman dağıtırdı. 'İnsana lazım olan iki sokum ekmek ve yatacak bir yer. Fazlası haramdır' derdi. İnsanlar bir şekilde ona ulaşıp yardım isterlerdi. Fakir dediğimiz insanlara, kimseye duyurmadan, reklam yapmadan yardım ederdi. Telif alabildikten sonra daha çok, fakirlere yardım etti. Bundan çok büyük mutluluk duyuyordu. Yalanı, yalancıyı sevmezdi."

– "Paralı, biletli konserler vermek istemezdi"

Babasının hep halk konserleri verdiğini anlatan Hüseyin Ertaş, "İnsanların cebindeki son sigara parasını almak istemediği için paralı, biletli konserler vermek istemezdi. Halk konserleri verirdi. Şimdi izin alınmadan, haber verilmeden adına kitaplar yazılıyor, satılıyor. İzinsiz belgeseller yapılıyor, bilet satılarak sinemalarda gösteriliyor." diye konuştu.

Adına vakıf kurmak, film çevirmek isteyenler ve 'ben Neşet Ertaş ödülü aldım' diyerek ortalıkta dolaşanların olduğunu ifade eden Ertaş, şöyle devam etti:

"Neşet Ertaş kimseye ödül vermedi. Jürili yarışma programlarını sevmezdi. Sanatta insanların birbiriyle yarıştırılmasını sevmezdi. Adına ödül verilmesine karşıydı. Yaşarken kendisini üzmüş, kırmış, hatta yaşarken babamla hiç görüşmemiş hiç ilgisi olmayan insanlar, ölüm yıl dönümlerinde televizyonlarda, belgesellerde bilir kişi olarak, Neşet Ertaş otoritesi olarak boy gösteriyorlar. Yine bazıları anma programlarında sahne alıp yalan yanlış hikayeler anlatarak babamın türkülerini söyleyerek gelir elde ediyorlar. Bu durum da bizi üzüyor. Acı acı gülmek kalıyor bize."

Onu iyi tanıdığını iddia edenler, kardeşi, yeğeni, sahne arkadaşı, oğlu, torunu, öğrencisi olduğunu söyleyenlerin çıktığına işaret eden Ertaş, "Ondan fayda sağlamaya çalışanlar var. Bizim insanımız alçak gönüllüdür, emeğini pazarlamayı sevmez. Dolayısıyla emeğinin karşılığını da alamaz. Aç kalır, yanlışa bulaşmaz. Bir türkümüzü eksik ya da yanlış söyleyen ya da çalanlar daha fazla itibar görürler. Kara suratlı olmanın kaderi herhalde. O yüzden kim Neşet Ertaş ismini kullanarak menfaat sağlamaya çalışıyorsa biliniz ki Neşet Ertaş ile onun felsefesiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Biliniz ki kandırılıyorsunuz." şeklinde konuştu

Neşet Ertaş'ın veliahdının olmadığını dile getiren Ertaş, "Sanatta veliaht olamaz, krallıklarda olur. O da böyle derdi. Bu iki kişiye de hakarettir. Kimse kimsenin yerine geçemez. Başkasının eserlerini çalıp söyleyip onun veliahdı olamazsınız. Kaynak kişi ile icracı arasındaki fark anlaşılmalıdır artık." ifadelerini kullandı.

Categories
Kültür Sanat

“Neşet Ertaş akademik anlamda da tanınmalı”

KIRŞEHİR (AA) – Halk ozanı Neşet Ertaş'ın yakın dostu ve adına kitap yazan Bayram Bilge Tokel, "Bozkırın tezenesi" olarak bilinen sanatçının akademik anlamda da tanınması ve araştırılması gerektiğini söyledi.

Tokel, Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen "Geleneği İçinde Neşet Ertaş ve Sanatı Paneli"nde, ünlü halk ozanını anlamanın ve anlatmanın zor olduğunu ifade etti.

Ertaş'ın kimine göre çok güzel saz çalıp türkü söyleyen biri, kimine göre güzel söz yazan şair, kimine göre ise duygusal ve iyi bir insan olduğunu belirten Tokel, sanatçının geniş kitlelerce daha çok sazı ve sözü ile sevildiğini dile getirdi.

Bin yıllık kadim saz geleneği ve bağlamanın gelmiş geçmiş en iyi icracılarından ve ses virtüözlerinden birinden bahsettiğini vurgulayan Tokel, şöyle devam etti:

"Neşet Ertaş, tarihten gelen Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre ile başlayıp bugüne gelen halk şiiri geleneğimizi 21. asırda en seviyeli çizgiye, hatta daha da yükseğe taşıyarak devam ettiren bir ozandır. Onun daha çok sesi, sazı çok güçlü ve önde olduğu için kitleler bu yönüyle tanıyıp seviyor. Diğer özelliklerini geniş kitleler daha fazla tanımıyor ama biz tanımak durumundayız. Özellikle akademik anlamda tanınmalı."

– "Yorumları, eşi benzeri olmayan yorumlardır"

Ertaş'ın, başkalarının türkülerine bile yorumunu ustalıkla katmış bir sanatçı olduğuna işaret eden Tokel, şunları kaydetti:

"Söylediği, babasına ait eserler de vardır ama Neşet Ertaş'ın yorumu babasınınkinden farklıdır. Ertaş, bırakın başka birini, müziği öğrendiği babasını bile taklit edemeyecek kadar deha sahibidir. Kendi yeteneklerini, büyüklüğünü ortaya koyan bir sanatçıdır. Yorumları, eşi benzeri olmayan yorumlardır. Daha önce okunmuş bir türküyü Neşet Ertaş'tan dinlediğimizde yeni bir türküymüş gibi heyecan duyarız."

Neşet Ertaş Güzel Sanatlar Fakültesi Sekreteri Ekrem Öztürk'ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Anadolu Abdalları ile ilgili kitabı bulunan yazar Adnan Yılmaz, sanatçı yazar Ercan Kesal, müzikolog ve yazar Süleyman Şenel ile Ahi Evran Üniversitesi Neşet Ertaş Güzel Sanatlar Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Erhan Yiğiner, sanatçının yaşamı, felsefesi ve hatıralarına ilişkin bilgi verdi.

Neşet Ertaş'ın oğlu Hüseyin Ertaş ve halk ozanının telif haklarını organize eden müzik şirketi sahibi Hasan Saltuk da Ertaş ile yaşadıkları anıları anlattı.

Panele, Kırşehir Valisi İbrahim Akın, Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Categories
Politika

CHP Genel Merkez heyeti Kırşehir'de

KIRŞEHİR (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, "Türkiye'nin her sorununun CHP Genel Başkanı'nın uyuyamayacağı bir sorun olduğunu bilin. Sizin çözülemeyen her sorununuz bizim başımızın ağrısıdır." dedi.

CHP Genel Merkezi tarafından görevlendirilen milletvekilleri, Kırşehir'de sivil toplum kuruluşları başkanlarından kentin sorunlarını dinledi.

Ağalar Konağı'nda sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan toplantıda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya, kentin sorunlarını hem Türkiye hem de parlamento gündemine getirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Kırşehir merkez, Boztepe ve Akpınar belediyelerini CHP'nin kazandığını anlatan Kaya, buraların belediyelerle ilgili sorunlarını yerel bazda çözüme kavuşturmaya çalışacaklarını vurguladı.

Kaya, "Akpınar, Boztepe ve Kırşehir merkezde belediye sınırları içinde artık biz iktidarız. Duyduğunuz sıkıntıları, şikayetleri mutlaka iletin. 'Genel iktidarda değiliz, dolayısıyla bu sorunları daha sonra çözeriz' demeyeceğiz. Belediyelerdeki her sorunu bizim çözmemiz gerek." dedi.

Sivil toplum kuruluşu başkanlarının kentte gördükleri sorunları ve talepleri rapor haline getireceklerini aktaran Kaya, şöyle devam etti:

"Kırşehir'deki sivil toplum kuruluşları, kentte gördükleri sorunları ve talepleri bize aktaracak. Onların tamamından aldığımız sorunlar, arkadaşlarımızın raporları doğrultusunda Genel Başkanımız tarafından Türkiye'nin ve parlamentonun gündemine taşınacak. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Türkiye'nin her sorununun CHP Genel Başkanı'nın uyuyamayacağı bir sorun olduğunu bilin. Sizin çözülemeyen her sorununuz bizim başımızın ağrısıdır. Mutlaka çözeceğiz çünkü siz, Orta Anadolu'nun gülüsünüz. Bu gül solarsa Orta Anadolu solar. Bu gülü soldurmamak için elimizden geleni yapacağız."

Raporu düzenleyecek milletvekillerinin özellikle başka illerden gönderildiğine işaret eden Kaya, "Başka bir göz baksın istiyoruz. Dışarıdan bakan göz, içeriden bakan gözün görmediklerini görebilir." diye konuştu.

Konuşmanın ardından CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, Ankara Milletvekili Nihat Yeşil ve Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, sivil toplum kuruluşu başkanlarının sorun ve taleplerini dinledi.

Toplantıya, CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Yılmaz, Ziraat Odası Başkanı Sinan Purcu, Kent Konseyi Başkanı Tahsin Üçgül, Kırşehir Basın Konseyi Başkanı Sait Yanık, esnaf odalarının başkanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Categories
Kültür Sanat

Oniks taşı ustaları zamana direniyor

KIRŞEHİR (AA) – Kırşehir'de, oniks taşını işleyen Abdal kültüründen gelen ustalar, Çin ve Pakistan menşeli ürünlerle rekabet ederek geleneği yaşatmaya çalışıyor.

İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Eyüp Temur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 80'li yıllarda oniks taşı işleyen yetmiş civarında atölye olduğunu, son zamanlarda bu sayının azaldığını söyledi.

Oniks taşı ustalığının Kırşehir'den diğer kentlere yayıldığını belirten Temur, “Oniks taşı kolay işlenen bir taş olarak bilinse de bolca emek gerektiren meşakkatli bir sanat. Atölyede bu işin erbabı ustalarımızın hünerli ellerinde 20 santimetre bir vazonun yapımı bir saat sürüyor. Ustalarımızın el emeği ile 300 civarı eser üretiliyor. Hediyelik eşya olarak kullanılan bu ürünlerin tanıtımını bizler EMITT fuarında yapıyoruz. ” dedi.

El emeği olarak oniks taşından üretilen ürünlerin büyük kısmının ihraç edildiğini, hediyelik eşya olarak şehri ziyaret eden turistlerce satın alınıp ilgi gördüğünü aktaran Temur, el işçiliği ile üretim yapan atölyelerin Çin ve Pakistan pazarına dayanamayıp bir bir kapandığını dile getirdi.

Temur, “Biz oniks taşını 'Bozlağın nazar boncuğu' olarak nitelendiriyoruz. Maalesef Kırşehir'de üretim yapan bir tek atölyemiz kaldı. Bu atölyede Abdal müziği ile uğraşan aileden gelen iki kardeş severek yaptıkları mesleği ayakta tutmak için direniyor. Bu atölyede el emeği ile yapılan üretim hem kentin tanıtımına katkı sağlıyor hem de kentimiz için kıymetli bir meslek olan oniks taşı ustalığını yaşatıyor. ” şeklinde konuştu.

Oniks taşının yerin alt katmanlarında termal suyun olduğu yerde madenlerle birleşerek oluştuğunu anlatan Temur, sağlığa da pek çok faydası olduğunu dile getirdi.

Kırşehir'in Bağbaşı Mahallesi'ndeki evlerinin bir bölümünü atölyeye çevirerek oniks taşı işlemeciliği yapan Erdem ve Dinçer Ertek kardeşlerin yanında yetişen mesleğin kentteki son çırağı Raci Garip de meslekte yetişen son çırak olmaktan üzüntü duyduğunu ifade etti.

Atölye sahipleri ile akraba olduğuna vurgu yapan Garip, şunları kaydetti:

“Onlar bu işi yaparken ben de merak sardım. Yaklaşık 6 aydır mesleğin çıraklığını yapıyorum. Eskiden meslekte çok usta vardı. Şimdi sayıları bir elin parmağını geçmiyor. Severek yaptığım bir iş. Devamı gelsin istiyorum. Son çırak olmak bir yandan gururlandırsa da bu durumdan meslek adına kaygılanıyorum. “

Categories
Spor

ANALİG Erkek ve Kız Basketbol Türkiye Finalleri başladı

KIRŞEHİR (AA) – Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) Erkek ve Kız Basketbol Türkiye Finalleri, Kırşehir'de başladı.

Aşıkpaşa Spor Salonu'nda müsabakalar öncesinde açılış töreni düzenlendi. Kırşehir Gençlik ve Spor Müdürü Faruk Şahin, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin farklı illerinden gelen takımlara başarı diledi.

Şehrin Cacabey Medresesi ve Ahi Evran Külliyesi gibi çok önemli değerleri olduğunu belirten Şahin, sporculara maçlardan kalan zamanlarında kentin kültürel ve tarihi yerlerini ziyaret etmelerini önerdi.

Grup maçlarının ardından yarı final ve sıralama müsabakalarının yapılacağını ve final karşılaşmalarının ardından şampiyonanın sona ereceğini vurgulayan Şahin, bu organizasyonlarla geleceğin başarılı basketbolcularının yetiştiğini dile getirdi.

Konuşmanın ardından Aşıkpaşa ve Kırşehir spor salonlarında finallerin ilk müsabakaları başladı. Aşıkpaşa Salonu'nda Sinop ve Kütahya kız basketbol takımları mücadele etti.

İki spor salonunda 12 Mayıs'a kadar devam edecek Anadolu Yıldızlar Ligi 2018-2019 sezonunun basketbol Türkiye finallerine 12 erkek ve 12 kız takımı mücadele edecek. Final programına 350 sporcu, antrenör, idareci ve teknik ekip katılıyor.

Categories
Alaturka

Kayıp kızın zanlısını bulmak için 80 saatlik görüntü incelendi

KIRŞEHİR (AA) – Kayseri'de ailesi tarafından kayıp ihbarı yapılan ortaokul öğrencisini bıçakladıktan sonra Kırşehir'de sazlık alana bırakarak kaçtığı iddia edilen zanlının yakalanması için oluşturulan özel ekip, 4 ilde 80 saatlik görüntüyü inceleyerek sonuca ulaştı.

Alınan bilgiye göre, 5 gün önce Mucur ilçesine bağlı Kurugöl köyü yakınlarındaki sazlık alanda ortaokul öğrencisi Z.G'nin (14) yaralı halde bulunmasının ardından zanlının yakalanması için Kırşehir Jandarma Komutanlığında özel ekip oluşturuldu.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınan Z.G'nin ifadesini alan ekip, Kayseri çıkışında bindiğini söylediği tırın bilgilerini alarak, Kayseri'deki MOBESE ve güvenlik kamerası görüntülerinden aracın plakası ve sürücüsünü belirledi.

Z.G'nin bindiği tırın Kırşehir'in Mucur ilçesi Kurugöl mevkisinde bir süre beklediğini tespit eden ekipler, PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarından da aracın Bursa'ya gittiğini belirleyerek, burada şüpheli N.Ö. ve bazı akrabalarını fiziki ve teknik takibe aldı.

MOBESE ve PTS kayıtlarında N.Ö'nün ticari bir taksi ile İstanbul'a gittiğini gören ekipler, çalışmalarını bu ilde yoğunlaştırdı.

İstanbul'da da farklı görüntüleri inceleyen ekipler, şüphelinin bazı yakınlarıyla da görüşerek, N.Ö'nün İstanbul'dan Tekirdağ'a kaçacağı bilgisine ulaştı.

N.Ö, Kırşehir Jandarma Komutanlığında oluşturulan özel ekibin 4 ilde yaklaşık 80 saatlik görüntü incelemesi, Bursa ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katkısıyla başka bir adrese giderken bindiği araçta yakalandı.

Kayseri'de ailesi tarafından kayıp ihbarı yapılan 14 yaşındaki Z.G, 1 Mayıs Çarşamba günü Kırşehir'in Mucur ilçesine bağlı Kurugöl köyü yakınlarında sazlık alanda bıçakla yaralanmış halde bulunmuştu.

İstanbul'da yakalanarak Kırşehir'e getirilen zanlı N.Ö, “cinsel istismar ” ve “kesici aletle yaralama ” suçlamalarıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Categories
Alaturka

Kayıp kızı bıçaklayıp araziye bırakmışlar

KIRŞEHİR (AA) – Kayseri'de ailesi tarafından kayıp ihbarı yapılan 14 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi kız, Kırşehir'de bıçaklanmış halde bulundu.

Kırşehir'in Mucur ilçesine bağlı İnaç köyü yakınlarında çalışan çiftçiler, dere yatağındaki sazlık bölgede bir kızın hareketsiz halde yattığını görünce jandarma ve sağlık ekibine haber verdi.

Olay yerine gelen sağlık ekibi, adının Z.G. olduğu tespit edilen ve bıçak darbeleriyle yaralandığını belirlenen ilköğretim okulu öğrencisi kızı, ilk müdahalenin ardından Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk etti.

Kayseri'den ailesi tarafından 2 gün önce kayıp ihbarı yapıldığı öğrenilen Z.G'nin sırtında 2 bıçak yarası ve vücudunun farklı yerlerinde darp izleri olduğu, tedavisi devam eden kıza cinsel saldırı olup olmadığının araştırıldığı belirtildi.

Olay yerinde inceleme yapan jandarma ekipleri, Z.G'yi yaralı halde araziye bırakan kişi ya da kişilerin bulunması için çalışma başlattı.