Mısır'da “kilise saldırıları” davasında 17 idam kararı

KAHİRE (AA) – Mısır'da askeri mahkeme üç şehirde kiliselere düzenlenen saldırılardan sorumlu tutulan 17 sanık hakkında idam kararı verdi

Mısır resmi ajansı MENA'nın haberine göre, Kuzey Kahire Askeri Mahkemesi, kamuoyunda "kilise saldırıları" olarak bilinen davada sanıklardan 17'sinin idamına hükmetti. Mahkeme 19 sanığın müebbet (25 yıl), 9'unun 15'er yıl ve 1'inin ise 10 yıl ağır hapsine karar verdi. Hayatını kaybeden 2 sanık hakkında ise dava düşürüldü.

İskenderiye Askeri Mahkemesi, 2016 ve 2017 yıllarında üç kiliseye düzenlenen saldırılardan sorumlu tutulan ve tutuklu yargılanan 48 sanıktan 36'sı hakkında 10 Nisan 2018'de idam kararı vermişti.

Kuzey Kahire Askeri Mahkemesi bugün, söz konusu 36 kişiden 19'u için verilen idam kararını "delil yetersizliği" nedeniyle bozarak müebbet hapse çevirdi.

Mısır'ın başkenti Kahire ile İskenderiye ve Tanta şehirlerinde Aralık 2016 ve Nisan 2017'de kiliselere düzenlenen saldırılarda 82 kişi hayatını kaybetmişti.

Advertisements

Edirne'de bin 500 yıllık Bizans kilisesi bulundu

EDİRNE (AA) – Edirne'de devam eden Sinanköy Antik Yerleşim Alanı kazı çalışmalarında bin 500 yıllık erken Bizans dönemine ait kilise bulundu.

Geçmişi 3 bin yıl öncesine kadar dayanan ve Trakya'nın en eski yerleşim bölgelerinden olan Lalapaşa ilçesine bağlı Sinanköy köyündeki arkeolojik alanda, Trakya Üniversitesi (TÜ) Sanat Tarihi Bölümü ve Edirne Müzesi işbirliğinde kazı çalışmaları devam ediyor.

TÜ Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç başkanlığında yürütülen çalışmalarda, yapım tarihi 500'lü yıllara dayanan Trakya'nın ilk kiliselerinden birinin kalıntılarına rastlandı. Yapılan kazı sonrası kilisenin temelleri ortaya çıkarılırken yapının taban taşlarının bozulmadan günümüze ulaştığı gözlendi.

Alanda devam eden kazı çalışmaları kapsamında Traklar'a ait mezarlar ve kale kent olma özelliğini taşıyan bölgede sur yapıları da bulundu.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, gazetecilere yaptığı açıklamada, Sinanköy'ün bölgenin en eski yerleşim alanlarının başında geldiğini söyledi.

Sinanköy Antik Yerleşim Alanı'nda geçmişi 3 bin yıl öncesine dayanan tarihi kalıntılara ve yapılara rastlandığını belirten Beksaç, şöyle konuştu:

"Günümüzde Sinanköy olarak bilinen bu bölge, Trakya'nın en önemli arkeolojik alanlarından biri. Bu bölgede milattan önce 1000'li yıllardan başlayıp Orta Çağ dönemine kadar devam eden bir hayatın olduğunu biliyoruz. Yaptığımız çalışmalar bize bunu gösteriyor. Kale kent olma özelliği bulunuyor ve çok büyük bir şehir yerleşimi var. Halk arasında kale olarak bilinse de burası bir şehir. Eski kayıtlarda adı Pravado ya da Prabadon diye geçiyor ve anlamı ise 'Tanrı'nın kuzusu.' Yaptığımız araştırmalar bize bölgede önemli Trak kutsal alanlarını gösterdi. Son yaptığımız kazılarda kayaya oyma küp şeklindeki mezarlar burada kutsal Trak mezarları olduğunu gösterdi."

Bizans medeniyetinin izlerini taşıyan alanda bin 500 yıllık bir kiliseye ulaştıklarını aktaran Beksaç, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Traklar'dan sonra buranın önemli bir Orta Çağ, Bizans şehri olduğunu biliyoruz. Burası dönemin önemli kentlerinden biri olma özelliğine sahipmiş. O zamanki adıyla Hadrianopolis olan Edirne'den sonra bölgenin en büyük kenti olduğunu biliyoruz. Alanda 6 yıl önce kazılara başlamış ve Trak ve erken Bizans dönemine ait tarihi yapılar bulmuştuk. 2 yıl aradan sonra başladığımız kazı çalışmaları sonrasında da ilginç buluntulara rastladık.

Bunlar arasında bir kiliseye rastlamamız dikkati çekici. Bu kiliseyi taban tuğlalarıyla birlikte zeminine kadar tespit ettik. Kilisede kazı çalışmalarımız önümüzdeki süreçte devam edecek. Eldeki bulgular bize kilisenin milattan sonra 500'lü yıllarda yapılmış bir erken Bizans yapısı olduğunu göstermekte. İlk veriler bize buranın Trakya'nın en eski kiliselerinden biri olduğunu gösteriyor."

“Engellilere yönelik enstitüde 67 çocuk istismara uğradı”

VATİKAN (AA) – ECENUR ÇOLAK – İtalya'nın Verona kentinde işitme engellilere yönelik bir enstitüde çocukken kaldığı dönemde cinsel istismara uğrayan kısmi işitme ve konuşma engelli Bisoli Gianni, "Antonio Provolo Enstitüsü'nde 6 ila 13 yaşlarında 67 çocuk, 1950'den 1985 yılına kadar cinsel istismara uğradı." dedi.

Bugün 69 yaşında olan Gianni, Antonio Provolo Enstitüsü'nde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Papazların cinsel istismarının 8-9 yaşlarındayken enstitüye girdiği ilk anda başladığını söyleyen Gianni, bu durumun 15 yaşına kadar yaklaşık 7 yıl boyunca sürdüğünü belirtti.

Gianni, enstitüde kaldığı yıllar boyunca odalarda, banyoda, her ortamda her türlü istismara uğradığını dile getirerek, "7 yıl boyunca 22 papaz ve 1 piskoposun cinsel istismarına maruz kaldım." diye konuştu.

– "Kendi ailem de bana inanmadı"

Enstitüde kaldığı dönemde bu durumla mücadele etmek istediğinin altını çizen Gianni, ancak papazdan piskoposa bir sürü kişinin bu işin içinde olduğunu kaydetti. Gianni, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O zamanlar İtalya'da bu tür şeyleri söylemek çok zordu. Bir papazın pedofil olduğu söylemek kesinlikle çok zordu. O dönemlerde sağır bir çocuk olarak iki büyük sorunum vardı. İlk olarak zaten iletişim konusunda çok büyük sorunlar yaşıyordum. Ne demek istediğimi, ne yaşandığını düzgün bir biçimde ifade edemiyordum, beni anlamıyorlardı. İkinci olarak da o zamanlar İtalyan ebeveynler kendi çocuklarına bile inanmıyordu. Kendi ailem de bana inanmadı. Çünkü o zamanlar bir papaz cennetten gelen biri olarak görülüyordu. Bu durumu anlatmak da onları inandırmak da imkansızdı."

Enstitü mağdurları olarak 2009 yılında İtalyan parlamentosuna gittiklerini ve orada yaşananları anlattıklarını söyleyen Gianni, o dönem kiliseden çok büyük bir tepki geldiğini belirtti.

Gianni, "Biz yaşadıklarımızı anlattığımızda kilise, bunun imkansız olduğunu söyledi ve basına bize inanmamaları yönünde demeçler verdi. Ancak bu durum ortaya çıktıktan sonra Antonio Provolo Enstitüsü’nde yaşananlar İtalya’daki en önemli istismar vakalarından biri haline geldi. Çünkü Antonio Provolo Enstitüsü’nde 6 ila 13 yaşlarında 67 çocuk, 1950’den 1985 yılına kadar cinsel istismara uğradı." dedi.

– "Vatikan çocuk istismarı olaylarında dürüst davranmadı"

Antonio Provolo İşitme Engelliler Derneği sözcüsü ve Papaz Tacizini Bitirme Derneği (ECA) üyesi Marco Lodi Rizzini de Vatikan ve Papa'nın kiliselerdeki çocuklara yönelik cinsel istismar skandallarına ilişkin tutumu hakkında değerlendirmede bulundu.

Vatikan'ın şu ana kadar her zaman İtalya'da çok güçlü bir konumda bulunduğuna işaret eden Rizzini, şunları kaydetti:

"Burada yaşanan olaylara müdahale etmeyen tek hükümet, İtalyan hükümeti. Almanya, İrlanda ve ABD gibi ülkelerde hükümetler kiliselerde bunların yaşandığını ve sorumluların bedelini ödemesi gerektiğini söyledi. Ama İtalya'da böyle bir şey yapılmıyor. Biz de bu durumu değiştirmek istiyoruz. Vatikan da kiliselerdeki çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarında kesinlikle dürüst davranmadı. Papa Franciscus, bu sorunla ilgili hiçbir şey yapmadı. Devamlı kurbanlar için dua etmesi ve özür dilemesi gerektiğini söylüyor ama aslında hiçbir şey yapmıyor. Üstelik tacizci papazları bir yerden alıp başka yere gönderiyorlar. Bu tacizci papazlar gittikleri yeni görev yerlerinde de çocukları istismar etmeye devam ediyor."

Papa'dan “kilisedeki günahlar” için özür açıklaması

VATİKAN (AA) – Papa Franciscus, kiliselerdeki nüfuzun üstesinden gelinmesi gerektiğine işaret ederek, "Kilise nüfuzu sapkınlıktır ve kilise içindeki birçok günahın da kaynağıdır. Bu yüzden tevazu ile af dilemeli ve tekrarlanmaması için gerekli şartları sağlamalıyız." dedi.

Papa Franciscus, Vatikan’daki "gençlik" konulu kilise meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, kiliselerdeki nüfuzun ve bunun sebep olduğu "günahlar" için af dilemek gerektiğini belirterek, "Kararlılıkla 'Kilise nüfuzu' belasının üstesinden gelinmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Kilise nüfuzu riskine karşı papazlıkla ilgili klişelerin dışarıda bırakılmasının işe yarayabileceğini belirten Papa, kilise nüfuzu anlayışının papazlık görevine "seçkinci ve dışlayıcı bir bakış açısıyla" bakılmasından doğduğuna işaret etti.

Bunun da papazlık unvanının "serbest ve cömertçe hizmet verilmesi" yerine "gücün uygulanması" olarak yorumlanmasına yol açtığını ifade eden Papa, "Bu durum da bizim bütün cevaplara sahip olan ve artık hiçbir şey dinlemesi veya öğrenmesi gerekmeyen bir gruba dahil olduğumuza inanmamıza yol açar. Kilise nüfuzu sapkınlıktır ve kilise içindeki birçok günahın da kaynağıdır. Bu yüzden tevazu ile af dilemeli ve tekrarlanmaması için gerekli şartları sağlamalıyız." diye konuştu.

Dürüst ve şeffafça yapılan eleştirilerin yapıcı ve yardımcı olduğunu vurgulayan Papa, ancak söylenti ve imaların bir işe yaramadığını söyledi.

Herkesin cesaretle ve çekinmeden konuşması gerektiğini ifade eden Papa, yalnızca iletişim yoluyla ilerlemenin mümkün olduğunun da altını çizdi.

Papa'dan “kiliselerdeki çocuk istismarı” açıklaması

VATİKAN (AA) – Papa Franciscus, çocuklara yönelik cinsel istismar skandallarının Katolik Kilisesi'ni yıprattığını söyledi.

Vatikan'da yaklaşık 100 Fransız papaza hitap eden Papa, çocuklara yönelik cinsel istismar skandallarına atıfla, kilisenin şiddetli rüzgarlardan yıprandığını söyledi.

Papa, "Bugün Kilise, şiddetli ve kendine ters düşen rüzgarlardan dolayı yıpranmış durumda, özellikle de bazı üyelerin işlediği vahim günahlardan dolayı." ifadesini kullandı.

Piskoposluk bölgelerinin yeniden organize edilmesi noktasında "Kilise'nin yaralarına" özen gösterilmesi gerektiği çağrısında bulunan Papa, bu yaralara bakmaya çekinmemek ve şikayet etmemek gerektiğini belirtti.

– Katolik kiliselerindeki çocuklara yönelik cinsel istismar skandalları

Katolik Kilisesi'nin, dünyanın birçok ülkesinde yüz binlerce din adamı bulunuyor. Birçok ülkede de özellikle çocuklara yönelik istismarı içeren çok sayıda vaka basına yansıyor.

Birleşmiş Milletler (BM), Katolik Kilisesi'ndeki yaygın çocuk istismarı hakkında 2014'te bir rapor yayımlamıştı. Raporda, Vatikan, kendisine bağlı kiliselerin bulunduğu çok sayıda ülkede papazlar hakkındaki cinsel taciz iddialarının üstünü örterek on binlerce çocuğun istismara uğramasına göz yummakla suçlanmıştı.

Papa, çocuk istismarcısı papazı meslekten men etti

VATİKAN (AA) – Papa Franciscus, Şili'nin başkenti Santiago'da çocuklara cinsel istismarda bulunan Papaz Fernando Karadima Farina’yı meslekten men etti.

Vatikan Basın Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamada, Papa’nın Şili’de çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunan Papaz Fernando Karadima Farina’yı papazlıktan çıkardığı bildirildi.

Açıklamada, “Papa Franciscus, Şili’deki Santiago başpiskoposluk bölgesinden Fernando Karadima Farina’yı papazlıktan çıkarmıştır. Papa, bu istisnai kararı vicdanen ve Kilise’nin iyiliği için almıştır. Papa, Kilise’deki evrensel, üstün, tam ve doğrudan olan olağan yetkisini kullanmıştır.” denildi.

Papa’nın, kararı dün imzaladığı ve o anda otomatik olarak yürürlüğe girdiği belirtilen açıklamada, kararın Karadima’ya bugün bildirildiği aktarıldı.

– Şili'deki kiliselerde çocuklara yönelik cinsel istismarlar

Yetkili makamlarca yürütülen soruşturmalar sonucunda, Karadima çocuklara yönelik cinsel istismardan suçlu bulunmuştu.

Papa Franciscus, mayısta, kilisedeki pedofili skandalını görüşmek üzere 34 Şilili piskoposla bir araya gelmiş, bu piskoposlar üç gün süren görüşmelerinin ardından toplu istifalarını sunmuştu.

Papa, önce papaz Fernando Karadima tarafından işlenen pedofili suçlarını örtbas etmekle suçlanan Şili Kilisesi'nin Başpiskoposu Juan Barros hakkında bu suçu işlediğine dair bir kanıt bulunmadığını ve iddiaların gerçek olmadığını söylemişti.

Ancak daha sonra konuyu yanlış değerlendirdiğini kaydeden Papa, rencide ettiği cinsel istismar kurbanlarından özür dilemiş ve konuyla ilgili "çok ciddi bir hata yaptığını" kabul etmişti.

Papa Franciscus, geçen hafta da San Bartolome de Chillan piskoposu Carlos Eduardo Pellegrin Barrera ve San Felipe piskoposu Cristian Enrique Contreras Molina’yı kiliselerdeki çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları nedeniyle azletmişti.

Katolik Kilisesi'nin, dünyanın birçok ülkesinde yüz binlerce din adamı bulunuyor. Birçok ülkede de özellikle çocuklara yönelik istismarı içeren çok sayıda vaka basına yansımıştı.

Birleşmiş Milletler (BM), Katolik Kilisesi'ndeki yaygın çocuk istismarı hakkında 2014'te bir rapor yayımlamıştı. Raporda, Vatikan, kendisine bağlı kiliselerin bulunduğu çok sayıda ülkede papazlar hakkındaki cinsel taciz iddialarının üstünü örterek on binlerce çocuğun istismara uğramasına göz yummakla suçlanmıştı.

Şili'deki kiliselerde çocukların cinsel istismarı

VATİKAN (AA) – Papa Franciscus, iki Şilili piskoposu kiliselerdeki çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları nedeniyle azletti.

Vatikan Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Papa’nın iki Şilili piskoposu azlettiği bildirildi.

Açıklamada, "Papa, Şili’deki San Bartolomé de Chillán piskoposu Carlos Eduardo Pellegrin Barrera ve San Felipe piskoposu Cristian Enrique Contreras Molina’nın görevden ayrılma taleplerini kabul etmiştir." denildi.

Her iki piskoposun da adı Şili'deki kiliselerde çocuklara yönelik cinsel istismarlar ve bunların örtbas edilmesine ilişkin soruşturmalarda yer alıyor.

San Bartolome de Chillan piskoposu Carlos Eduardo Pellegrin Barrera hakkında 2011 yılında gelen isimsiz bir e-postadaki ihbar üzerine soruşturma açılmıştı. E-postada, çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunulduğu ve iki çocuğun muhtemelen istismara uğradığı için intihar ettiği yazıyordu.

San Felipe piskoposu Cristian Enrique Contreras Molina da Katolik Kilisesi’ndeki cinsel istismarlara ilişkin soruşturma kapsamında savcının listesinde bulunuyordu.

Savcılık soruşturması kapsamında geçen ay Şili’nin başkenti Santiago'da Katolik Piskoposlar Konferansı Genel Merkezi'ne baskın düzenlenmişti.

Santiago Başpiskoposu Kardinal Ricardo Ezzati soruşturma kapsamında cinsel istismar iddialarıyla ilgili ifade vermeye çağrılmıştı.

Ayrıca papazlarla ilgili cinsel istismar iddiaları kapsamında 158 kilise çalışanı hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında hazırlanan raporda, 178'i çocuk toplam 266 kişinin cinsel istismara uğradığına dikkat çekilmişti.

İddialara konu olan cinsel istismar vakalarının 1960 yılına kadar uzandığı ifade edilmişti.

– 34 piskopos pedofili iddiaları üzerine istifa etmişti

Papa Franciscus mayısta, kilisede pedofili skandalını görüşmek üzere 34 Şilili piskoposla bir araya gelmiş, bu piskoposlar üç gün süren görüşmelerinin ardından toplu istifalarını sunmuştu.

Papa, önce Peder Fernando Karadima tarafından işlenen pedofili suçlarını örtbas etmekle suçlanan Şili Kilisesi'nin Başpiskoposu Juan Barros hakkında bu suçu işlediğine dair bir kanıt bulunmadığını ve iddiaların gerçek olmadığını söylemişti. Ancak daha sonra konuyu yanlış değerlendirdiğini kaydeden Papa, rencide ettiği cinsel istismar kurbanlarından özür dilemiş ve konuyla ilgili "çok ciddi bir hata yaptığını" kabul etmişti.

Katolik Kilisesi'nin, dünyanın birçok ülkesinde yüz binlerce din adamı bulunuyor. Birçok ülkede de özellikle çocuklara yönelik istismarı içeren çok sayıda vaka basına yansımıştı.

Birleşmiş Milletler (BM), Katolik Kilisesi'ndeki yaygın çocuk istismarı hakkında 2014'te bir rapor yayımlamıştı. Raporda, Vatikan, kendisine bağlı kiliselerin bulunduğu çok sayıda ülkede papazlar hakkındaki cinsel taciz iddialarının üstünü örterek on binlerce çocuğun istismara uğramasına göz yummakla suçlanmıştı.

Almanya'daki kiliselerde cinsel istismar

BERLİN (AA) – Alman Katolik kiliselerindeki çocuk istismarlarının boyutunun bilinenden daha büyük olduğu bildirildi.

Der Spiegel dergisinin haberinde, Alman Piskoposlar Konferansı'nın Mannheim, Heidelberg ve Giessen üniversitelerine çocuk istismarına ilişkin araştırma yaptırdığı, 25 Eylül'de kamuoyuna açıklanacak raporun özetinin incelendiği belirtildi.

Bu kapsamda ülkedeki 27 piskoposluk bölgesinde 38 binden fazla dosyanın gözden geçirildiği ifade edildi.

Araştırma sonucunda, 1946-2014 yıllarında çoğunluğu erkek olan en az 3 bin 677 çocuğun cinsel istismara uğradığının ortaya çıktığı kaydedildi.

Olayların yaşandığı sırada çocukların yarısının en fazla 13 yaşında olduğuna işaret edilen araştırmada, her altı olaydan birinin tecavüz olduğu belirtildi.

Araştırmada, bin 670 papazın suçlara iştirak ettiği belirtildi.

Olayların yarısının ilgili kişilerin tazminat başvurusunun ardından ortaya çıktığı ifade edilen haberde, birçok olayda dosyaların ya imha edildiği ya da değiştirildiği, bunun da henüz karanlıkta olan vakaların boyutunun ne kadar büyük olduğunu gösterdiği vurgulandı.

Ukrayna'nın Rus Patrikhanesi'nden ayrılma çabası

KİEV (AA) – Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Fener Rum Patrikhanesi'nin, Rus Ortodoks Kilisesi'nden bağımsız olarak Ukrayna kilisesi oluşturabilme hakkı verebileceğini bildirdi.

Poroşenko, sosyal medya hesabından paylaştığı video konuşmasında, Fener Rum Patrikhanesi'nin, Moskova'nın izni olmadan tüm devletlere bağımsız kilise oluşturma hakkı verme yönünde karar aldığını aktararak, "Bu kararı göz önüne alacak olursak ilk sırada Ukrayna'nın yerli kilise oluşturma hakkı olabilir." dedi.

Kiev Patrikhanesi Ukrayna Ortodoks Kilisesi Enformasyon sorumlusu Piskopos Zorya Evstratiy de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna Kilisesi'ne bağımsızlık sağlama kararının, Moskova Patriği Kirill'e bildirildiğini ifade etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Nisan ayında İstanbul'a yaptığı bir ziyarette, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile Ukrayna'nın "Rusya'dan bağımsız kilise" kurma meselesini görüşmüştü.

Bu görüşmeden kısa bir süre sonra Ukrayna Parlamentosu'nda, Rusya'dan bağımsız Ukrayna kilisesinin kurulması hususunda Fener Rum Patrikhanesi'ne başvuru yapılması ile ilgili bir karar kabul edilmişti.

Rusya Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, geçen hafta Fener Rum Patriği Bartholomeos ile İstanbul Balat'taki Fener Rum Patrikhanesi'nde yaklaşık 4 saat görüşmüş, bölünen Ukrayna Kilisesi'nin durumu ele alınmıştı.

Görüşmeden sonra Patrik Kirill, Rus gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmeyi 'kardeşler arasındaki görüşme' olarak nitelendirerek, "Dünya çok hızlı değişiyor ve hiçbir kilise başka bir Ortodoks kilisesinin pozisyonu ile çelişen kararlar veremez." ifadesini kullanmıştı.

– Ukrayna'daki bölünen kiliseler

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan Ukrayna'da bazı din adamları, Moskova kiliselerine karşılık, Kiev Patrikhanesi Ukrayna Ortodoks Kilisesi ve Ukrayna Bağımsız (Otosefal) Ortodoks Kilisesi'ni kurduklarını ilan etti. Ancak, Ortodoksluk mezhebinde bu yapılanmanın geçerli olabilmesi için bu kiliselerin, Fener Rum Patrikhanesi ya da diğer patrikhanelerin yarısı tarafından tanınması kuralı bulunuyor.

Halkın büyük çoğunluğunun Ortodoks mezhebine mensup olduğu Ukrayna'da, kiliselerin bir kısmı Moskova Patrikhanesi'nin, bir kısmı da Kiev Patrikhanesi'nin kontrolünde bulunuyor. Bazı kiliseler de Ukrayna Bağımsız Ortodoks Kilisesi'ne ait.

Bugün Ukrayna'da Ortodoksluk ile ilgili üç otorite isim bulunuyor; Moskova Patrikhanesi'ne bağlı Ukrayna Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Onufriy, Kiev Patrikhanesi'ne bağlı Ukrayna Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Filaret ve Ukrayna Bağımsız Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Makariy. Filaret, kiliselerin birleşmesinden yana iken, Makariy de buna itiraz etmiyor.

Ülkenin önemli ve tarihi kiliselerinden bir kısmı, Moskova Patrikhanesi'nin kontrolü altında bulunuyor. Rus siyasi yönetiminin ideolojisini Ukrayna'da yaydığı suçlaması ile karşı karşıya kalan bu kiliselerin, Rus ve Rusya yanlısı siyasetçileri desteklediği de iddialar arasında yer alıyor.

Özellikle Ukrayna'da 2014'teki Meydan olayları sonrasında, Batı yanlısı siyasetçilerin yönetime gelmesi ile, bu siyasetçiler tarafından desteklendiği belirtilen Kiev Patrikhanesi ve Ukrayna Bağımsız Ortodoks Kilisesi ayrı bir önem kazandı.

Batı yanlısı yönetim, Ukrayna'da Rus Patrikhanesi'nden bağımsız kiliselerden yana tavır sergiliyor. Poroşenko yönetimi, bağımsız kilise hakkının sağlanması ile Ukrayna'da kiliselerde birliğin sağlanacağı ve Ukrayna'nın Rusya'nın siyasi etkisinden kurtulacağını savunuyor.

ABD'de kardinale çocuk istismarı protestosu

WASHINGTON (AA) – ABD'nin Pennsylvania eyaletinde, yüzlerce Katolik rahibin binden fazla çocuğa cinsel istismarda bulunduğunun ortaya çıkmasının ardından, geçmişte bununla ilgili davayı örtbas ettiği ileri sürülen kardinal, kilisede protesto edildi.

CNN'in haberine göre, Kardinal Donald Wuerl, Washington'daki bir Katolik kilisesinde yapılan pazar ayini sırasında, Pennsylvania eyaletinde ortaya çıkan çocuk istismarı skandalı ile ilgili Washington Başpiskoposluğunu savunan açıklamalarda bulundu.

Hakkında, Pittsburg'da piskoposluk yaptığı dönemde söz konusu davayı örtbas ettiği iddiası bulunan Wuerl, kilisede bulunanlardan "yargıda yaptığı hataları" ve "yetersizlikleri" için kendisini affetmelerini istedi.

Wuerl'un, Papa Franciscus’a bağlı kalma isteğinde de bulunması üzerine, kilisedekiler arasında bulunan Brian Garfield "Kendinden utan" diye bağırmaya başladı.

-Tepkisini sırtını dönerek gösterdi

Kilisedeki Katoliklerden Mary Challinor da tepkisini göstermek için Kardinal Wuerl'e arkasını döndü ve kollarını bağladı.

Garfield, ayin sonrası CNN'e yaptığı açıklamada, Wuerl'in Pennsylvania'daki jüri raporuna tepkisinden dolayı üzüntü duyduğunu belirterek, "Wuerl'in bir canavar olduğunu düşünmüyorum ama keşke kendini savunmak için bu kadar çok konuşmasaydı. Keşke bir politikacı gibi değil bir papaz gibi konuşsaydı." değerlendirmesinde bulundu.

Challinor da "Bence Wuerl istifa etmeli. Niyetinin iyi olmasının, yaptıklarının sonucunun felaket olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini anlamalı." diye konuştu.

– ABD'de binden fazla çocuğa cinsel istismar

ABD'nin Pennsylvania Başsavcısı Josh Shapiro, iki yıllık bir soruşturmanın ardından çocuklara yönelik cinsel istismarların, Pennsylvania ve Vatikan'daki kıdemli kilise yetkililerince ''sistematik'' bir şekilde örtbas edildiği sonucuna ulaştıklarını söylemişti.

Tahkikat jürisi ise 300'den fazla rahibin 1950'lerin ortalarından beri çocukları istismar ettiğini belirterek, Roma Katolik kilisesine bağlı yüzlerce rahibi binden fazla çocuğa cinsel istismarda bulunmakla suçlamıştı.

Jüri, raporunda bazı kayıtların kaybolduğunu ve cinsel istismar kurbanı bazı çocuklar konuşmaktan korktuğu için tacize uğrayanların sayısının çok daha yüksek olduğuna inandığını kaydetmişti.

Kurbanların çoğunun erkek çocuklar olduğuna dikkati çeken jüri, tecavüze kadar uzanan her türlü cinsel taciz olayına rastlandığını ifade etmişti.