Kahramanmaraş'taki silahlı saldırı

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Kahramanmaraş'ta boşanma aşamasında olduğu kocası tarafından öldürülen kadın ile anne ve babasının cenazeleri defnedildi.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morgundan yakınlarınca alınan Sibel A. (24) ile Ali (58) ve Pakize Çiftçi'nin (56) cenazeleri, helallik için Oruç Reis Mahallesi'ndeki evlerine getirildi.

Daha sonra Barbaros Camisi'nde düzenlenen törene, ailenin yakınları katıldı. Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Sibel A. ile Ali ve Pakize Çiftçi'nin cenazeleri, Avşar Mahallesi Mezarlığı'nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

Ramazan A. (27), boşanma aşamasında olduğu 3 çocuk annesi eşi Sibel A. ile kayınpederi Ali ve kayınvalidesi Pakize Çiftçi'yi, dün evlerinde av tüfeğiyle vurarak öldürmüştü. Olayın ardından gözaltına alınan zanlı, mahkemece tutuklanmıştı.

Advertisements

GÜNCELLEME – Kahramanmaraş'ta silahlı saldırı: 3 ölü

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Kahramanmaraş'ta boşanma aşamasındaki eşi, kayınvalidesi ve kayınbabasını av tüfeğiyle öldüren kişi tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, 3 çocuk annesi Sibel A. (24), eşi Ramazan A'dan (27) boşanmaya karar vererek babası Ali Çiftçi'nin (58) Onikişubat ilçesi Oruç Reis Mahallesi'ndeki evine gitti.

Sabah 06.15 civarında kayınpederinin evinin önüne gelen Ramazan A, namazdan dönen Ali Çiftçi'yi av tüfeğiyle vurdu. Daha sonra eve giren Ramazan A, eşi Sibel A. ve kayınvalidesi Pakize Çiftçi'ye (56) ateş etti.

Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, Ramazan A'yı gözaltına aldı.

Hayatını kaybettikleri belirlenen Sibel A. ile anne ve babasının cenazeleri, savcının incelemesinin ardından Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi morguna kaldırıldı.

Saldırı sırasında çiftin 7, 2 ve 1 yaşındaki çocuklarının evde olduğu öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Ramazan A, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Kahramanmaraş'ta kayıp lise öğrencisi kızın öldürülmesi

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde 28 gündür kayıp olan lise öğrencisi kızın öldürülmesine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan lise öğrencisi tutuklandı.

Türkoğlu Mesire Alanı çevresindeki derede dün hayvanlarını otlatan çoban tarafından cansız bedeni bulunan 18 yaşındaki Fatma Nur Karaoğlan'ın öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan lise öğrencisi Orhan A'nın (17) emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece cezaevine gönderildi.

Şüpheli Orhan A'nın, emniyetteki ifadesinde olay günü Karaoğlan'la mesire alanındaki ormanlık alanda buluştuğunu, çıkan tartışma sonucu genç kızı başına kaya parçasıyla vurarak öldürdüğünü itiraf ettiği öğrenildi.

Öte yandan, ailesi tarafından Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morgundan alınan Karaoğlan'ın cenazesi, Ulu Cami'de kılınan namazın ardından gözyaşları arasında Kılılı Mezarlığı'nda toprağa verildi.

– Kimliği, kırmızı şeritli pantolonu sayesinde belirlendi

Karaoğlan'a ait cesedin bulunmasıyla ilgili detaylar ortaya çıktı.

Titiz çalışma yürüten özel ekibin mesire alanında delil çalışması yaptığı, üzerinden kimlik veya eşya çıkmayan genç kızın başına aldığı darbeyle öldürüldüğünü belirlediği öğrenildi.

Ekibin, kayıp kişiler ve onlara ait kıyafetlerle ilgili araştırma yaptığı, cesedin üzerindeki kırmızı çift şeritli kot pantolonun, sosyal medyada daha önce fotoğrafını paylaşan, Türkoğlu'ndaki evinden ayrıldıktan sonra kaybolan lise öğrencisi Karaoğlan'ın üzerindekiyle aynı olduğunu tespit ettiği, ailesinin de kızlarının kıyafetlerini teşhis ettiği belirtildi.

Ekiplerin, genç kızı tanıyan ve onunla görüşen çok sayıda kişinin bilgisine başvurduğu, ifadesi alınan 17 yaşındaki lise öğrencisi Orhan A'nın cinayeti itiraf ettiği kaydedildi.

Zanlının, zaman zaman görüştüğü Fatma Nur ile yaklaşık bir ay önce mesire alanının yakınındaki ormanlık alanda tek başına buluştuğunu, aralarında tartışma çıktığını ve başına kaya parçasıyla vurarak öldürdüğünü söylediği öğrenildi.

Türkoğlu Mesire Alanı çevresindeki derede dün hayvanlarını otlatan çoban tarafından bulunan cesedin Karaoğlan'a ait olduğu belirlenmiş, genç kızın cenazesi otopsi için Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırılmıştı.

Şahinkaya ayvasında hasat zamanı

KAHRAMANMARAŞ (AA) – İSMAİL HAKKI DEMİR – Kahramanmaraş'ta yetiştirilen, kendine has tadı, aroması ve rengiyle yurt dışından da ilgi gören Şahinkaya ayvasında hasat başladı.

Kentin kuzeyinde yer alan merkez Onikişubat ilçesine bağlı Şahinkaya Mahallesi'nde yetiştirilen ayvalar, iriliği, rengi ve sululuğuyla dikkati çekiyor.

Mahalle sakinlerinin çoğunluğunun geçim kaynağı olan ayvanın hasadı için telaş sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. İşçiler tarafından toplanan ayvalar, bahçelerde kalitesine göre ayrıştırılarak iç piyasaya ve yurt dışına gönderilmek üzere hazırlanıyor. İl genelinde yaklaşık bin 130 dekardan yaklaşık yıllık bin 100 ton ürün alınıyor.

Kentte "sarı altın" olarak adlandırılan Şahinkaya ayvasının yüzde 70'i tüccarlar tarafından başta Rusya, Suudi Arabistan ve Irak olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.

Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Mustafa Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş'ın Suçatı bölgesinde yoğunluklu olarak ayva üretimi yapıldığını söyledi.

Yaklaşık bin dekarlık alanda bin 100 ton ayva yetiştirildiğini belirten Bozkurt, "Bu sene çiftçilerimizin yüzü biraz daha gülüyor. Kilogramını 2 liraya kadar satan çiftçilerimiz var. Ayvaların yüzde 70'i ihraç ediliyor, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelere gönderiliyor." dedi.

Bozkurt, tüccarlar aracılığıyla yapılan ayva dış satımından yaklaşık 1,5 milyon lira gelir elde edildiğini bildirdi.

– "Ürünlerimizi genelde ihracatçı alıyor"

Şahinkaya Mahallesi'ndeki üreticilerden Bahattin Kurtoğlu da bölgedeki zengin su kaynakları sayesinde ürünün güzel olduğunu dile getirdi. Kurtoğlu, "Ayvalar iri, sulu ve aromalı olduğu için çok ilgi görüyor. Hasat dönemi başladı. Tüccarlarımız geliyor, alımlar yapılıyor, tırlara yükleniyor. Biz de bu satıştan memnunuz. Ürünlerimizi genelde ihracatçı alıyor." dedi.

Kurtoğlu, aile olarak 400 ton ayva sattıklarını belirtti.

Ayva tüccarlarından Zekeriye Dalkürek de raf ömrünün uzun olması, kalitesi, iriliği ve aroması nedeniyle Şahinkaya'da yetişen ayvaları tercih ettiklerini söyledi.

Her sene bölgeden 300 ton civarında ayva aldıklarını belirten Dalkürek, "İhracatını yaptığımız ayvaların orta boylarını genelde Ruslar tercih ediyor. Suudi Arabistan iri boylarını alıyor. Irak ise biraz daha küçüklerini alıyor. Ülkelerin isteğine göre talebi Şahinkaya'dan karşılıyoruz." diye konuştu.

Kahramanmaraş'ta silahlı saldırı: 3 ölü

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Kahramanmaraş'ta boşanma aşamasındaki eşi, kayınvalidesi ve kayınbabasını av tüfeğiyle öldüren kişi gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, 3 çocuk annesi Sibel A. (24), eşi Ramazan A'dan (27) boşanmaya karar vererek babası Ali Çiftçi'nin (58) Onikişubat ilçesi Oruç Reis Mahallesi'ndeki evine gitti.

Sabah 06.15 civarında kayınpederinin evinin önüne gelen Ramazan A, namazdan dönen Ali Çiftçi'yi av tüfeğiyle vurdu. Daha sonra eve giren Ramazan A, eşi Sibel A. ve kayınvalidesi Pakize Çiftçi'ye (56) ateş etti.

Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, Ramazan A'yı gözaltına aldı.

Hayatını kaybettikleri belirlenen Sibel A. ile anne ve babasının cenazeleri, savcının incelemesinin ardından Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi morguna kaldırıldı.

Öte yandan, saldırı sırasında çiftin 7, 2 ve 1 yaşındaki çocuklarının evde olduğu öğrenildi.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterindeki “GPS hırsızlığı” davası

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) avukatlarından Kemal Yavuz, partinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin 25 Mart 2009'da hayatını hayatını kaybettiği helikopter kazasında, GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili "nitelikli hırsızlık"tan yargılanan sanıklardan eski yarbay Davut Uçum'un mahkemedeki ifadelerine ilişkin, "Sanıklar, olayın sabotaj olduğunu bilimsel verilerle beyan ettiler. Bu bakımdan yargılama bizim için önemli olmuştur." dedi.

Yavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Göksun Asliye Ceza Mahkemesinde önceki gün görülen davaya talepleri üzerine taraf olduklarını belirterek, bu sayede sanıklara soru sorma hakkı elde ettiklerini ve bunun da kendileri için önemli olduğunu söyledi.

Sanıklardan eski yarbay Davut Uçum'un daha önceki duruşmada "Ben bu olayın suikast olduğuna inanıyorum." dediğini anımsatan Yavuz, şöyle devam etti:

"Bu celsede sanığa 'Bu olayın suikast olduğunu nereden anladınız?' diye sordum. Böyle bir kazaya 3 kişilik kaza kırım ekibi gönderilmiş olmasının yanlış olduğunu, motorun havada durmadığını, motor gücüyle dağa çarptığını, antenin sökülmüş bir şekilde karın üstünde durduğunu, çarpmaya bağlı olarak kırılmadığını belirterek, bu sebeplerle suikast olduğunu anladığını söyledi." ifadelerini kullandı.

Yavuz, sanık Uçum'un "Bana göre bu olay bir suikasttir. Ben bunun kaza olduğunu düşünmüyorum ancak kaza süsü verildiğini düşünüyorum." beyanında bulunduğunu dile getirerek, bunun sanıklar tarafından ifade edilmiş olmasının kendileri için son derece önemli olduğunu vurguladı.

Sanıklardan Nedim Bakırhan'ın da ifadesinde "kabloların kesik olduğunu, antenin çekilip atıldığını" söylediğini anımsatan Yavuz, şöyle konuştu:

"Biz de ELT cihazının önceden olmadığını, kaza kırım ekibinin beraberinde götürdüğü Kenan Köksal tarafından sonradan takıldığını zaten iddia ediyorduk. Sanıklar tarafından bunun bir anlamda da ispatı anlamına gelen açıklamalar yapıldı. Bunlar önemliydi. Kendilerine GPS cihazını neden söktüklerini, özellikle kokpitten paneli söken iki kişi olduğunu, bunun kim olduğunu sorduk. Bilmediklerini iddia ettiler ama içlerinden iki kişinin olduğunu biz biliyoruz.

Kendileriyle ilgili kısmı inkar ettiler. Sanıklar, olayın sabotaj olduğunu bilimsel verilerle beyan ettiler. Bu bakımdan yargılama bizim için önemli olmuştur."

– "Bu dosya ana dosyayla birleştirilmeli"

Yavuz, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca ana dosyaya ilişkin soruşturmanın devam ettiğini anımsatarak, Göksun'daki bu davanın da ana dosyayla birleştirilmesi gerektiğini mahkeme heyetine anlattıklarını belirtti.

Eylemin Kahramanmaraş merkez sınırları içinde gerçekleştiğini dile getiren Yavuz, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Göksun'un yetkisiz olduğuna dair ısrarımızı devam ettireceğiz. O yargılamanın oradan Kahramanmaraş'a alınmasını sağlamak istiyoruz. Sanıklar cezaevinde ama bizim dosyamızdan tutuklu değiller. Biz bizim dosyamızdan da sanıkların tutuklu yargılanması gerektiğini, bunun örgütlü bir suç olduğunu, bu suçu gerçekleştirirken amaçlarının, Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin suikaste uğratılması olan ana suçun araç suçlarla örtülmeye çalışıldığını, suç delillerinin gizlenerek eylemin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ısrarla beyan ettik. Mahkeme bu hususları araştıracak."

Büyük Birlik Partisinin (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin 25 Mart 2009'da hayatını hayatını kaybettiği helikopter kazasında, GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili "nitelikli hırsızlık suçundan" yargılanan 10 sanık arasında bulunan eski yarbay Davut Uçum, 7 Kasım'da Göksun Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile katılmış ve "Daha önceki savunmamda da beyan ettiğim gibi bir cinayet olayı hırsızlık eylemine indirgenerek basitleştirilmeye çalışılmaktadır." ifadesini kullanmıştı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsü sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunup 2 polisi şehit eden örgütün suikast timinde yer alan eski yarbay Davut Uçum'a "Anayasa'yı ihlal", "cumhurbaşkanına suikast" ve 2 kez "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme" suçunu işlediği gerekçesiyle 4 kez ağırlaştırılmış müebbet, "nitelikli kasten yaralama"dan 6 yıl, "nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 18 yıl hapis cezası verilmişti.

Kahramanmaraş'ta sigara kaçakçılığı

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Kahramanmaraş'ta bir tırın dorsesinde 5 bin 900 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi, sürücü gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Genç Osman Mahallesi Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı'nda M.K'nin kullandığı plakası açıklanmayan tırı şüphe üzerine durdurdu.

Tırın dorsesinde pamuk balyalarının altında "zula" diye tabir edilen gizli bölmeyi fark eden ekipler, detaylı arama için tırı otoparka götürüldü.

Söz konusu bölmede yapıla aramada 5 bin 900 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi, sürücüsü gözaltına alındı.

Kahramanmaraş'ta 3 kişi mantardan zehirlendi

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde yedikleri mantardan zehirlenen 3 kişi hastaneye kaldırıldı.

Alınan bilgiye göre, Dadağlı Mahallesi'nde Döndü Sarıtürk (68), gelini Fatma Sarıtürk (30) ile torunu Rabia Sarıtürk (2), bahçeden topladıkları mantarları yedi.

Bir süre sonra rahatsızlanan aile fertleri komşularından yardım istedi.112 Acil Servis ekiplerince kentte özel bir hastaneye kaldırılan 3 kişi tedavi altına alındı.

Yoğun bakım ünitesinde tedavileri süren söz konusu kişilerin hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.

“Tarım savunmadan daha önemli”

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Tarım savunmadan daha önemli. İstediğiniz kadar kılıcınız olsun, istediğiniz kadar topunuz olsun, istediğiniz kadar tüfeğiniz olsun. Birgün herkes bunların yenilemeyeceğini öğrenecek. Eğer gıdanız yoksa, gıda arz güvenliğiniz yoksa, kendi kendinize birçok alanda yetemiyorsanız bu önümüzdeki nesiller için çok büyük tehlikedir." dedi.

Pakdemirli, Doğu Akdeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Kahramanmaraş Valiliği iş birliğinde düzenlenen, Tarım ve Orman Sektörü ile Buluşma Toplantısı'nda, Türk tarımını gelişimine ve ihtiyaçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kahramanmaraş'ta çeşitli müjdeler verdiklerini belirten Pakdemirli, önümüzdeki günlerde daha hızlı çözümler üretmek için bölgelerde havza yönetim modeline geçeceklerini, burada Kahramanmaraş'ın yer alacağını ifade etti.

2050 yılında dünya nüfusunun 50 milyar olacağının öngörüldüğünü anlatan Pakdemirli, "1 milyar insan aşırı yoksul, 800 milyon insan aç ama bunun karşılığında da 600 milyon insanın obez." diye konuştu.

Her yıl 1 buçuk milyar ton gıda israfının yanında 40 ülkede gıda sıkıntısı, 80 ülkede su sıkıntısı çekileceğini belirten Pakdemirli, "2050 yılına kadar da gıda üretiminin dünyada yüzde 60 artırma mecburiyetimiz var. Bize ne dünyadan diyebilirsiniz ama aşağı yukarı tablo Türkiye'yi de koyduğumuz zaman benzer bir rapor çıkıyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin en az 20 yıl içerisinde üretimini yüzde 50 artırmak zorunda olduğuna işaret eden Pakdemirli, şunları söyledi:

"Ben her zaman tarım eşittir tarım büyüktür savunma diyorum. Tarım savunmadan daha önemli. İstediğiniz kadar kılıcınız olsun, istediğiniz kadar topunuz olsun, istediğiniz kadar tüfeğiniz olsun. Birgün herkes bunların yenilemeyeceğini öğrenecek. Eğer gıdanız yoksa, gıda arz güvenliğiniz yoksa, kendi kendinize birçok alanda yetemiyorsanız bu önümüzdeki nesiller için çok büyük tehlikedir. Gelecek nesillere doğru bir emanet bırakmak istiyorsak bu işi çok ciddi bir şekilde ele almamız gerekiyor."

Dünyada tarımın önemine değinen Pakdemirli, çok büyük şirketlerin gelecek için satınalmalar yaptığını belirtti.

"Dünyayı doyuran dünyanın lideri olacak." ifadesini kullanan Pakdemirli, bu sebepten dolayı da tarımla ilgili bazı satınalmalar yapıldığını, büyük firmaların birbirine alıp daha da devleştiğini anlattı.

Arazi toplulaştırmasını daha iyi bir konuma getirmek için çalışmalara başladıklarını bildiren Bakan Pakdemirli, şöyle devam etti:

"Ürün tarlada 1 lira, tüketicide 4 lira. Biz de diyoruz ki tarlada da 1 lira olmasın 2 liraya satsın üretici, tüketici de 4 liraya yemesin 3 liraya yesin. Bunu birbirine yaklaştıralım. Buradaki değer zincirinde herkes hakkaniyetli payını alsın ama fazladan bir şey olmasın. İsraf olmasın. Bu konuyla ilgili Hal Yasası üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde Perakende Yasası'yla ilgili de yeni değişiklikler olabilir. Yerel ekonomiyi kalkındırmak anlamında eğer vatandaşımız Kahramanmaraş'taki zincir mağazaya arka tarlada ürettiği ürünü götürüp sattırabiliyorsa işte o zaman yerel ekonomiyi kalkındırmış oluruz."

Yerli tohumu da çok önemsediğini, 150 bin tonlardan 1 milyon 50 bin tona 16 senede geldiklerini aktaran Pakdemirli, daha fazla gidilecek yol bulunduğunu kaydetti.

Bakan Pakdemirli, "Yabancı firmalara para verdiğiniz zaman para yurt dışına gidiyor, yerli tohum üretenlere verdiğiniz zaman hem kar hem de katma değer ülkemizde kalıyor. Yerli tohumlar daha ucuz." diye konuştu.

“Türkiye'ye güvenenler kazandı”

KAHRAMANMARAŞ (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, "13 Ağustos'ta Türkiye kur atağı yediğinde biz ne dedik? 'Bu kur atağını bertaraf edeceğiz.' Ne dediler? 'Dolar 10 lira olacak, Türkiye çöküyor.' Dolar kaç lira? Dolar düşüyor, düşecek. Daha ben size söyleyeyim? Türkiye'ye güvenenler kazandı." dedi.

Ünal, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlenen "EXPO 2023" lansman toplantısında yaptığı konuşmada, EXPO Başkanının Kahramanmaraş'ı gördüğünde şaşırarak "Muhteşem bir şehir ve bu şehri bütün dünyanın tanıması gerek" yönünde açıklama yaptığını dile getirdi. Ünal, şöyle devam etti:

"Bunun için öncelikli olarak AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanımıza, daha önceki belediye başkanlarımıza, AK Partili Belediye başkanlarımıza, Onikişubat Belediye Başkanımıza, herkese çok teşekkür etmek gerekiyor çünkü biz büyük bir aileyiz ve Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde el ele 16 yıldan beri Türkiye'yi taşıyoruz. 16 yıldan beri geldiğimiz noktanın sadece Kahramanmaraş'ta bir örneği olması açısından EXPO 2023 büyük bir anlam ifade ediyor. Konusu da hem duyarlılık hem de tabiat dostluğu, her ikisi insan ve çevrenin ilişkisinin ifadesi açısından son derece kıymetlidir çünkü bugün insanlığımızın en çok ihtiyaç duyduğu şey nedir diyecek olsanız, bugün en çok duyarlılığa ihtiyacımız var. İnsanoğlu kendisine yabancılaşırken çevresine ve tabiata da yabancılaşıyor. Bu yabancılaşma insanoğlunu vahşileştiriyor."

– "Türkiye'ye güvenenler kazandı"

Türkiye'nin geleceğine dair kaygı duyulmaması gerektiğini vurgulayan Ünal, sömürü sonrası dünyada "postkolonyal" sistemlerde gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere yönelik en temel tuzağının gelişmekte olan ülkelerin öz güvenine yapılan saldırı olduğuna dikkati çekti.

Bu saldırı karşısında kimsenin "Eyvah galiba kaybediyoruz" duygusuna kapılmamasını ve öz güvenini kaybetmemesini isteyen Ünal, şunları kaydetti:

"Bakın 13 Ağustos'ta Türkiye kur atağı yediğinde biz ne dedik? ‘Bu kur atağını bertaraf edeceğiz.' Ne dediler? 'Dolar 10 lira olacak, Türkiye çöküyor.' Dolar kaç lira? Dolar düşüyor, düşecek. Daha ben size söyleyeyim? Türkiye'ye güvenenler kazandı. Kim kaybetti? Dolar 10 lira olacak diye dolara saldıran ve maalesef ülkesine bir yabancı ülkenin başkentinden yapılan operasyona kendi kaygılarıyla bilerek ya da bilmeyerek destek verenler kaybetti. Ülkesinin yanında duranlar kazandı."