İran'da kadınların statlara alınması tartışması

TAHRAN (AA) – İran'ın taklit mercilerinden Ayetullah Nasır Mekarim Şirazi, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve hükümet yetkililerinin kadınların statlara girmesiyle ilgili açıklamalarına tepki gösterdi.

İran Özgür İslam Üniversitesi Haber Ajansı'na göre Şirazi, cumartesi günü İran'ın Persepolis takımıyla Japonya'nın Kashima Antlers ekibinin Tahran'daki Azadi Stadı'nda karşı karşıya geldiği maçı İranlı kadınların tribünden seyretmelerini ve hükümetin bu konudaki açıklamalarını eleştirdi.

Hükümetten halkın sorunlarıyla ilgilenmesini isteyen Şirazi, "Hükümet polemiklerin peşinde koşmamalı ve kadınların statlara girişiyle ilgili halkı oyalamamalıdır." dedi.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani dün Yüksek Sosyal Konseyi'nde yaptığı konuşmada kadınların statlarda futbol maçı izlemesiyle ilgili tartışmalara da değinerek, "Statların bir bölümünün kadınlara ayrılmasında ne gibi bir sakınca olabilir? Bu şeriata, yasalara ve Kültür Devrimi Yüksek Konseyi’nin kararlarına aykırı değildir." ifadesini kullanmıştı.

– Kadınların statlara alınması konusu

İran'da 1979'daki devrimden itibaren kadınların maçları statlarda izlemesine izin verilmiyordu. Cumhurbaşkanı Ruhani, ülkedeki muhafazakârların ve yargı erkinin sert muhalefetine rağmen sene başında bu konuda adım atacağı mesajını verdi.

Bu kapsamda geçen ay İran ile Bolivya milli takımları arasında başkent Tahran'daki 100 bin kişilik Azadi Stadı'nda oynanan karşılaşmayı sınırlı sayıda kadın yurttaşın izlemesine izin verildi. Kadın polislerin yerlerini almasından sonra stada gelen yaklaşık 300 İranlı kadın, müsabakayı tribünlerde kendilerine ayrılan özel bölümde izledi.

İran Başsavcısı Muhammed Cafer Montazer, bu gelişmenin ardından yaptığı açıklamada, "Eğer tekrarlanırsa Tahran Savcısı'nın harekete geçmesi için emredeceğim." ifadelerini kullandı.

Ancak hükümet bu açıklamaya rağmen yeni bir adım attı ve cumartesi günü Asya Şampiyonlar Ligi finalinin ikinci ayağında Persepolis ile Japonya'nın Kashima Antlers takımı arasında Azadi Stadı'nda oynanan maçı İranlı kadınların tribünden seyretmesine izin verdi.

Advertisements

“Ekmeklerini” soğandan çıkarıyorlar

AFYONKARAHİSAR (AA) – CANAN TÜKELAY – Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesine bağlı Kırca köyünde ev hanımları, sokakta soğan soyarak ailelerinin geçimine katkı sağlıyor.

Çevre illerden firmaların getirdiği soğanlar, köyde kadınlar tarafından soyularak yine aynı firmalarca işlendikten sonra yurt dışına gönderiliyor.

Kadınlara soydukları soğan için çuval başına para ödeniyor.

Kırca köyü muhtarı Abdullah Başaran, soğanların Bursa, Eskişehir ve Ankara'nın Polatlı ilçesinden fabrikalar aracılığıyla getirildiğini söyledi.

Köyde soğanların kadınlar tarafından çuvalı 4,5 liradan soyulduğunu belirten Başaran, "Bunları firmalar işleyerek ihracata gönderiyor. Kışın köyde bir gelir olmadığı için kadınlar bu işi yapıyor. Şu anda 100'ün üzerinde kadın, aile bütçesine katkı sağlamak için soğan soyuyor. Yazın kiraz işimiz var, kışın da bu işi yapıyorlar." diye konuştu.

– "Dondurulmuş olarak ihraç ediliyor"

Yapılan işin zor olduğuna işaret eden Başaran, "Soğanları soyarken gözleri yanıyor ama sonuçta ekmek parası, gözleri yansa da soyuyorlar soğanları. Kadınlarımız kapılarının önünde hem bu işi yapıyorlar hem de sohbet ediyorlar." dedi.

Bir kadının günde en fazla 10-12 çuval soğan soyduğunu aktaran Başaran, "Ay sonunda ne kadar soyduysa fabrika tarafından parası ödeniyor. Burada kadınlarımız tarafından soyulan soğanlar, Bursa'daki firmalarca halka veya kare şeklinde işlenerek, çeşitli gramajlarda paketlenip dondurulmuş gıda olarak yurt dışına ihraç ediliyor." şeklinde konuştu.

Köylülerden 64 yaşındaki Emine Avşar, Eskişehir'den getirilen soğanları evinin önünde komşuları ile soyduğunu, böylece para kazandıklarını ifade etti.

Köyde işleri bittikten sonra boş durmaktansa soğan soyarak gelir elde ettiklerini söyleyen Avşar, "Bu işten memnunuz. Evimize katkı olsun diye yapıyoruz. Günlük 10 çuval soyuyoruz. Oradan aldığımız parayla yağımızı, tuzumuzu, ne eksiğimiz varsa alıyoruz. İşimizi yaparken, komşularımızla da muhabbet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

– "Çocuklarımıza harçlık veriyoruz"

Ayşe Yanar da yaptıkları iş zor olsa da bunu eğlenceli hale getirdiklerini anlatarak, şöyle konuştu:

"Bir çuval soğanı 4,5 liradan soyuyoruz. Parası çok az ama ne yapalım. Boş oturmaktansa aldığımız parayla mutfak masrafına katkıda bulunuyoruz. Çocuklarımıza harçlık veriyoruz. Burada muhabbetimiz de çok güzel. Ben def çalarım, türküler söyleriz. Katmer pişirir, çay içeriz. Çok güzel bir ortam var. Soğan işinden sonra da mandalina soyacağız."

“Bir dünya kadın” Mardin'de buluşuyor

MARDİN (AA) – HALİL İBRAHİM SİNCAR – Dünyanın farklı ülkelerinden kadınlar, düzenlenecek "Uluslarararası Mardin Kadın Sempozyumu" için hoşgörü kentinde buluşacak.

"Bir Dünya Kadın" sloganıyla Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) öncülüğünde, Valilik, GAP İdaresi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi desteğiyle 1-3 Kasım'da kentte düzenlenecek sempozyum iş, siyaset, medya, sivil toplum ve akademi dünyasından kadınları Mardin'de bir araya getirecek.

30'dan fazla konuşmacının katılacağı sempozyumda, istihdam, eğitim, siyaset, ekonomi, sağlık sorunları, toplumsal cinsiyet eşitliği, terör ve medya gibi konularda sunumlar yapılacak, toplumun her kesiminden kadınlar görüşlerini aktarma imkanı bulacak.

Katılımcılar arasında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen, TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Fatmanur Altun, gazeteciler Şeref Oğuz, Ahu Özyurt, Ayşe Böhürler, Nur Özkan Erbay, Willows International Türkiye Direktörü Rahime Akdoğan, avukat Kezban Hatemi, KADEM Gaziantep Şube Başkanı Sabiha Doğan, iş kadınları Aysel Dondurmacı ve Essum Saatçi Aslan, Belçika Bağımsız Milletvekili Mahinur Özdemir, GARGAR Vakfı Yöneticisi Dega Salad, Saima Mirvic Rogge, Ravda Nur Cuma da yer alıyor.

Sempozyum birçok kentte bilboardlara asılan broşürlerle tanıtılıyor.

– "Bir dünya kadını buluşturuyoruz Mardin'de"

Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Yaman, AA muhabirine, kardeşlik şehri Mardin'in önümüzdeki günlerde "kadın" temalı uluslararası bir sempozyuma ev sahipliği yapacağını belirtti.

Büyükşehir belediyesi olarak ilgili paydaşların desteğiyle çalışmalarını aylardır sürdükleri sempozyumda siyaset, aile içi şiddet, kadın hakları gibi önemli konuların konuşulacağını dile getiren Yaman, sempozyuma önemli katılımların sağlanacağını aktardı.

Yaman, katılımcılar arasında ülkede ve uluslararası arenada kadın haklarında önemli isimlerin yer aldığına işaret ederek, yurt dışından da misafirlerin panelist olarak da programda yer alacağını dile getirdi.

Bunun yanı sıra yüzlerce kadın misafiri ağırlayacaklarını anlatan Yaman, "Mardin heyecanla bekliyor. Özelikle Kadın ve Gençlik Daire Başkanlığımız ekip olarak güzel bir çalışma ortaya koyuyor. İyi bir ev sahipliği yapacağımıza inanıyoruz. Sloganımız 'bir dünya kadın.' Bir dünya kadını buluşturuyoruz Mardin'de." dedi.

– "Huzur hakim oldukça kadınlarımızın yüzü gülüyor"

Yaman, Valilik ve Mardin Büyükşehir Belediyesi olarak 2 yılı aşkın süredir şehirde kadınlara, gençlere ve çocuklara yönelik birçok proje ve çalışma yürüttüklerini vurguladı.

"Mardin'i hem kadın hem engelli hem de genç ve çocuk dostu şehir haline getiriyoruz." diyen Yaman, bunun sözde kalmadığını aktardı.

Yaman, şunları kaydetti:

"Çocuk dostu şehir platformunda Güneydoğu'da sadece biz varız. Gençlerimiz için de çok önemli projeler yürütüyoruz. Elbette bölgedeki kadınların ön planda olmasını arzu ederek, kadın dostu şehir haline geldik ve geliyoruz. Hem kültürel hem de istihdam ve sportif faaliyetler anlamında şu anda Türkiye'deki en önemli şehirlerden biri haline geldi. İstihdama yönelik ciddi çalışmalarımız var. Kadınların bir araya geleceği mekanlarımız var. Binlerce kadının eğitim aldığı eğitim merkezimiz var. Mardin'de kıyafet markalarımız var.

Büyükşehir belediyesinde kadın istihdam oranı belki Türkiye'deki belediyelerde en fazla olanlarından biri. Bu sayıyı arttırıyoruz. Ayrıca 3 kadın takımız 1. Lig'de mücadelelere katılıyor. Her şeyi ile Mardin'de kadınlarımızı sosyal hayatın içeresinde, hep yanı başımızda görmeyi arzu ediyor, ona göre çalışıyoruz."

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın riyasetinde, İçişleri Bakanlığının koordinatörlüğünde bölgedeki valiler, kaymakamlar, güvenlik güçleri ve bölge halkının hep birlikte bir mücadele verdiğine dikkati çeken Yaman, bu mücadele sonucu başta Mardin olmak üzere bölgede huzurun hakim olduğunu belirtti.

Yaman, bunun sürdürüleceğini ifade ederek, "Çalışmalarımızı günü birlik değil sürdürülebilir olma ilkesi içinde devam ettiriyoruz. Huzur hakim oldukça insanlarımızın yüzü gülüyor, kadınlarımızın yüzü gülüyor. Kadınların yüzü gülünce ailenin yüzü gülüyor. Mutlu aileler de ilimizi mutlu etmiş oluyor." diye konuştu.

Sempozyuma herkesi davet eden Yaman, iyi bir ev sahipliği yapacaklarına inandığını sözlerine ekledi.

– "Büyük gurur yaşıyoruz"

Mardin'de yaşayan kadınlardan Züleyha Öncel, bölgede yaşanan terör saldırıları nedeniyle özellikle kadınların zarar gördüğünü ancak son süreçte yürütülen çalışmalar ve sağlanan huzurla yaraların sarıldığını söyledi.

Öncel, Mardin'in birçok ulusal ve uluslararası etkinliğe ev sahipliği yaptığını anlatarak, "Bu bizi hem çok sevindiriyor hem de umut veriyor. Mardin'de kadınların birçok şeyi aştığına, daha da aşacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Şebnem Karacaer, şehirde özellikle son 2 yılda önemli değişimlerin yaşandığına işaret ederek, bu doğrultuda önemli organizasyonlara ev sahipliği yapıldığını aktardı.

"Kadın dostu" bir şehirde "kadın" temalı bir sempozyumun düzenlenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Karacaer, "Sempozyumun Mardin'de gerçekleştirilmesinden büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu sempozyuma ev sahipliği yapacağımız için büyük gurur yaşıyoruz." diye konuştu.

Aşiyan Durak da memleketi Mardin'de kadına verilen değer ve desteğin memnuniyetini yaşadığını anlatarak, bu konuda devlet ve hükümet yetkililerine teşekkür etti.

Durak, 1 Kasım'da başlayacak sempozyuma herkesi beklediklerini kaydetti.

İran'da “kadınların statlara girişi” tartışmaları

TAHRAN (AA) – İranlı din adamı Ayetullah Muhammed Musevi Bocnurdi, kadınların tribünlerden maç seyretmesi tartışmalarıyla ilgili olarak, "kadınların statlara gidebileceğini ve bunun dine aykırı olmadığını" söyledi.

Bocnurdi, İran-Bolivya arasında 16 Ekim'de oynanan milli maçı tribünlerden izleyen yaklaşık 100 kadının stada alınmasına karşı çıkan İran Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazeri'nin "Bu tür durumlar şeriat açısından sakıncalıdır ve caiz değildir. Eğer tekrarı olursa Tahran Başsavcısına talimat vereceğim" şeklindeki sözlerine tepki gösterdi.

Ayetullah Bocnurdi, "Meselelerin haram ya da helalliğini belirlemek fertlerin inisiyatifinde değildir. Bu, yüce Allah'ın yetkisindeki bir konudur ve İslam dininde de açıklanmıştır." dedi.

Kadınların statlara gitmesinde dini bir sakıncanın olmadığını ifade eden Bocnurdi, tribünlerden maç izlenmesinin ifsat ya da gayri ahlaki bir eylemle aynı görülemeyeceğine işaret ederek, şunları söyledi:

"Eğer bu gerçekten şeriata ve ahlaka aykırı bir davranış ise sakıncalı olur. Hiç kimse kadınların orada bulunmasını şeriata aykırı görüp haram kılamaz."

"Arman" gazetesinde yer alan açıklamasında, İran Meclisinin de kadınların statlara giremeyeceğine ve maç izleyemeyeceğine dair bir kanun çıkarmadığı hatırlatmasında bulunan Bocnurdi, şeriatın haram kılmadığı her şeyin İslama göre mübah olduğu ve kadınların statlara gitmesinin de helal olduğu görüşünü savundu.

Maç seyretmeyi kadınlara haram kılanların dini delillerini getirmesi gerektiğini belirten Bocnurdi, "Bu mantığa göre kadınların pazara gitmesini de haram görmeliyiz." diye konuştu.

Hasankeyf'te Karadeniz rüzgarı esti

BATMAN (AA) – İçişleri Bakanlığının desteğiyle düzenlenen, "Doğu Karadeniz ile Güneydoğu'daki Kadınlar Pazarda Projesi" kapsamında Trabzon'dan Batman'ın Hasankeyf ilçesine gelen kadınlar Mardinli kadınlarla yemek pişirdi, halay çekti, horon oynadı.

Yaşam Kadın Merkezi Derneğinin yürüttüğü, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Türk Anneler Derneği Trabzon Şubesi iş birliğiyle hayata geçirilen proje doğrultusunda Trabzon'dan bölgeye gelen kadınlar Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin'den sonra Hasankeyf ilçesini ziyaret etti.

Mardinli kadınlarla beraber geldikleri Hasankeyf'te, "Kadın kadının dostudur" sloganı ile Trabzon usulü kuymak pişiren Karadenizli kadınlar, daha sonra iki yörenin müziği eşliğinde halay çekip, horon oynayarak eğlendi.

– "Kardeşliğimizi pekiştiriyoruz"

Proje Koordinatörü Ahmet Külekçi, proje kapsamında Karadenizli kadınların bölgedeki kadınlarla buluştuğunu söyledi. Kardeşliği pekiştirdiklerini dile getiren Külekçi, şunları kaydetti:

"Kadınların sokakta pazar kurma projesinde finali yaptık. Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin'de sokaklarda ve şehrin merkezlerinde kadınlarımız kendi ürettikleri ürünleri pazarladılar. Yöresel ürünleri sergilediler. Bir anlamda tanışmış ve kaynaşmış oldular. Ülkemizin mutluluğunu kardeşliğini birlikte yaşamış oldular."

Mardin Trabzonspor Taraftarlar Derneği Başkanı İbrahim Aydın bu projelerin bölgede kardeşlik anlamında ses getirdiğini vurgulayarak, Trabzonlu kadınların yöresel lezzet olan kuymağı Mardinli kadınlara tanıtma fırsatı bulduğunu belirtti.

Aydın, bu tür projelerin kaynaşma ve dayanışma adına önem taşıdığını, ön yargıların kırılmasına önemli katkı sağlayacağını dile getirerek, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti.

– "Kadın kadının dostudur"

Türk Anneler Derneği Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Barutçu da Trabzon’un yöresel yemeği olan kuymağı Mardinli kadınlara tattırdıklarını söyledi.

Barutçu, "Dayanışmanın bir sembolü olsun diye Hasankeyf'te kuymak yaptık. Amacımız, 'Kadın kadının dostudur' mesajını vermektir." diye konuştu.

Mardin Gönüllüler Derneği Başkanı İsa Dal, projeyi çok önemsediklerini, Trabzonlu kadınları bölgede ağırlamaktan memnun olduklarını aktardı.

Mardinli kadınlardan Gönül Çelebioğlu da Trabzonlu kadınları bölgede ağırlamaktan onur duyduklarını ifade etti. Çelebioğlu, Trabzon'a giderek Mardin'in yöresel yemeklerini tattırmak istediklerini kaydetti.

Trabzon'dan gelen Elif Çavuş da iki kültürün bir arada olmasından büyük keyif aldıklarını dile getirdi.

Hentbol: Türkiye Kupası

İSTANBUL (AA) – Hentbolda kadınlar ve erkeklerde Türkiye Kupası 2. tur eşleşmeleri belli oldu.

Türkiye Hentbol Federasyonu Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen kura çekmine federasyon genel sekreteri Mutlu Kadıoğlu, teknik kurul başkanı Hikmet Vurgun ile kulüp temsilcileri katıldı.

Kadınlar Türkiye Kupası 2. tur maçları 18-20 Ocak 2019 tarihlerinde oynanacak. Erkekler Türkiye Kupası karşılaşmaları ise 11-13 Aralık tarihlerinde yapılacak.

Kura çekimine göre gruplar şu şekilde oluştu:

– Kadınlar

A Grubu: Yeni Mahalle Belediyespor, Ardeşen Gençlik, Görele Belediyespor, Elazığ Sosyal Yardımlaşma

B Grubu: Polatlı Belediyespor, Üsküdar Belediyespor, Aksaray Belediyespor, Bandırmaspor

C Grubu: Muratpaşa Belediyespor, Mardin Büyükşehir Belediyespor, Yalıkavakspor, Sivas Belediyespor

D Grubu: Kastamonu Belediyespor, İzmir Büyükşehir Belediyespor, Osmangazi Belediyespor, Pazarspor

– Erkekler

A Grubu: Beşiktaş Mogaz, 1955 Batman Belediyespor, Ahi Evran Üniversitesi, Amasya 1957 Suluova

B Grubu: Nilüfer Belediyespor, Şırnak GHSİM, Maliye Piyango, Karşıyaka Belediyespor

C Grubu: SELKA Eskişehir Hentbol, İzmir Büyükşehir Belediyespor, Adıyaman Belediyespor, Sebenspor

D Grubu: Göztepe, Beykoz Belediyespor, Ankara Hentbol İhtisas

“Camilerimiz kadınlara her zaman açıktır”

İSTANBUL (AA) – ADEM DEMİR-HİKMET FARUK BAŞER- İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, kadınların camiye gelmek istemeleri durumunda buna kimsenin engel olmaması gerektiğini ve camilerin kadınlara her zaman açık olduğunu belirterek, "Onları itip kakmak 'Siz çıkın dışarı cumada ne işiniz var?' demek onları gücendirmektir. Camiden kadını ve çocuğu uzak tutmak camiye de bir haksızlık. Kadın, çocuk camiyle buluşmuyorsa siz camiyi kime emanet edeceksiniz. Kadın, camiyi sevecek ve bilecek ki çocuğuna camiyi öğretsin." dedi.

Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl 1 ile 7 Ekim tarihleri arasında kutlanan "Camiler ve Din Görevlileri Haftası" dolayısıyla AA muhabirine yaptığını açıklamada, ilahiyatçılar ve dindar insanların daha fazla gönül kazanmaları gerektiğini söyledi.

Her yıl bu hafta kapsamında farklı konuların işlendiğini dile getiren Yılmaz, "2011 yılından beri değişik konular işledik. Bu yılın konusu ise 'Din hizmetine adanmış ömürler' olarak belirlendi. Bu sene hocalarımız anlatılıyor." diye konuştu.

Din görevlilerinin anlam ve öneminin büyük olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

"Dini anlatmanı en güzel yolu insanın iyi Müslüman olmasıdır. Laf söylemesine gerek yok. Oturmasından kalkmasına, konuşmasına insan ilişkilerine varıncaya kadar kendine güvenen, inandığı ve taşıdığı değerin farkında olan insana 'şöyle ol, böyle ol' demeye gerek yok. İnsanlar, zaten onu görünce 'Müslüman böyle olmalı, dindar insan budur' demeli. Din görevlileri bu tarifin içerisini iyi doldurmalı. Söylemler güzel eyvallah ama bu söylemlerin içerisini eylemlerimizle davranışlarımızla tavırlarımızla ahlakımızla doldurmamız lazım. Din görevlileri insanları soğutmamalı. Din görevlileri daha gönüllülükle daha adanmışlıkla bu işi yaptıkça çok güzel sonuçlar elde ediyor. Gençleri etrafında doldurmuş, cemaatiyle sarmaş dolaş olmuş, 24 saat kapısı onlara açık olan arkadaşlarımız var. Din gönüllülüğü bir peygamber, mirasıdır. Buna sahip olmak da büyük bir onur demektir."

-"İnsanların ailecek gideceği en makul yer camilerdir"

İstanbul'da sayısal olarak bakıldığında bazı ilçelerde cami sayısının çok olarak göründüğünü aktaran Yılmaz, nüfusa oranla bakıldığında ise çoğunluğun çok olduğu yerlerde cami sayısının az olduğunu ifade etti.

Cami sayısından çok cemaate ulaşılabilirliğin önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, "Esenyurt'ta 10 bin kişiye 1 cami düşüyor. Esenyurt'u, 9 bin kişi başına bir cami düşme ile Esenler takip ediyor. Esenler'de kentsel dönüşümün çok hızlı gelişmesi sebebiyle camilerde yetersizlik söz konusu. Mesela Fatih'te bu sorun yok. Şile'de de problem yok. Şile nüfusu çok geniş bir alana yayılmış. Şile'de 383 kişiye 1 cami düşüyor. İnsanların yoğun olduğu, apartmanların, blokların çok yoğun olduğu yerlerde cami sıkıntısı olduğu malum." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, camilerin sayısından ziyade fonksiyonlarını önemsediklerini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Camilerimizi sadece mabet gibi düşünmeyelim. Orada herkese yönelik özel alanlar olmalı. Ekonomik, iktisadi olan maliyeti az ama mahalle aralarında altında o sosyal fonksiyonları icra edilecek fonksiyonel camiler yapmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Çağımızda apartmanların içerisinde, insanların ailece sokağa çıkma ihtiyacı olduğu zaman gidebileceği tek yer AVM'ler. Buralar gerçekten para tuzağıdır ve tüketim ekonomisine doğru sürüklüyor. AVM'ler dışında insanların ailecek gideceği yerler olmalı. Bunun da en makul yeri camilerdir. Yeni cami projelerinde altlarındaki birimler ve bahçeleriyle külliye gibi olmalı. Cami altlarında ve bahçelerinde her sınıftan, yaştan, cinsiyetten insana göre hizmet verecek birimler olmalı. Gençlerin uygun oyunları oynayabileceği bir yer, yine gençlerin internet kafe olarak kullanıp çay içeceği camiyle irtibatlı olan bir yer olmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Kadınların, çocuklarının altlarını da değiştireceği, sohbet edeceği yerler olmalı."

-"İstanbul'da bine yakın camide kütüphane var"

Yılmaz, İstanbul'da 3 bin 500 civarında cami olduğunu işaret ederek, "Şu anda İstanbul'da bine yakın camide hocalarımızın gayretleriyle oluşturulmuş cami kütüphaneleri var. Bu okuma geleneğinin artması adına faydalıdır. Buralarda dini, sosyal konulara hitap eden kitapların bulunması önemli. Diyanet İşleri Başkanlığımız buna önderlik etti ve bunu gündemine aldı. Şu anda İstanbul'daki camilerin kütüphanelerin 3'de 1'inde kütüphane oluştu. Yeterli mi? Elbette değil. Daha zenginleştirilmeli, daha göze hitap eden ilgi uyandıran kitaplarda konulmalı. Okuma ortamları camilerde sunulmalı." diye konuştu.

-"Çocuk sesi caminin süsüdür"

Gençlerle sabah namazlarında buluşma etkinliğine bu hafta yeniden başlanacağını dile getiren Yılmaz, ilçe müftülerinin de buluşmalara katılacağını söyledi.

Gençleri camilerde cemaatle buluşturmaların onlarda bir aidiyet bilinci oluşturulmasının önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:

"Camilerin, çocukların geldiklerinde huzur bulacağı, mutlu olacağı yerler olmasını önemsiyoruz. Bizim insanlarımızda çocukların camide görünmesi noktasında bir eksiklik var. Bazı insanlar, camide çocuk seni duymak istemiyor. Çocuk sesi caminin süsüdür. Çocuk sesleri caminin bereketini arttırır. Peygamberimizin bize öğrettiği usul ve üslup 'camide çocuklarımız olsun, oraya neşe katsınlar' şeklindedir. Çocuklar orada olmaktan mutlu olup büyüdüklerinde 'biz buranın mahsulüyüz' desinler. Her vakit namazında anne ve baba çocuklarının ellerinden tutup gelsinler. Diğer insanlarla gönüllerinde ve saflarında camilerimizin küçük sevimli misafirlerine yer açsınlar. Safta 'Gel yavrum, yanıma gel' desinler. Onun zihninde 'Ben camiye gittim, iltifat gördüm, amcalar başımı, yanağımı okşadı, sevdi. Böyle olursa ömür boyunca güzel şeyler akıllarında kalır. O yüzden camilere gelen cemaate bunu duyurmaya çalışıyoruz."

-"Camilerimiz kadınlara her zaman açıktır"

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, bir dönem camilerden kadınların uzaklaştırıldığını, bunun da insanların bir kusuru olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kadınlar camiye gelmek istiyorsa gelmeliler. Camilerimiz kadınlara her zaman açıktır. Kadın zaten sokağa çıktı. Sokaktaki kadın 'Ben camiye gelmek istiyorum, ben namaz kılmak istiyorum' diyorsa kimse onun önüne engel koyarak haksızlık yapamaz. Gelmek istiyorsa elbette gelsin. Camide ona ayrılmış yer olmalı ve orada o kendilerine ayrılmış özel mekanda namazını kılabilmeli. Mesela kadınlara cuma farz değil ama o saatte gelebilir. Zaten biz camilerin çoğunda kadınlara yer ayırıyoruz. Mesela Süleymaniye, Fatih ve Ankara'daki Hamdi Akseki camilerinde kadınlar için özel mekanlar var. Cuma günleri de gelip namazlarını kılabiliyorlar. Hatta Ahmet Hamdi Akseki Camisinde kadınlar, özel merdivenle çıkıp namazını kılıyor. Yani 'Ben müsaitim, vaktim müsait, gelmek istiyorum' diyene engel olmamak lazım. Bu, bence çok önemli. Onları itip kakmak, 'Siz çıkın dışarı cumada ne işiniz var?' demek onları gücendirmektir. Camiden kadını ve çocuğu uzak tutmak camiye de bir haksızlık. Kadın, çocuk camiyle buluşmuyorsa siz camiyi kime emanet edeceksiniz. Kadın camiyi sevecek ve bilecek ki çocuğuna camiyi öğretsin."

Emine Erdoğan’dan “Afrikalı kadınlara destek” çağrısı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Afrika’daki kadınların çoğunluğunun toplumsal ve ekonomik dezavantajlara maruz kaldığını belirterek, “Afrika’nın desteğe muhtaç kadınları için yapacaklarımız, onlar için bir lütuf değil, bizim insanlık vazifemizdir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu Görüşmeleri sırasında eşlik etmek üzere New York’ta bulunan Erdoğan, Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliğinin ev sahipliği yaptığı "Afrika’daki Kadınları ve Kız Çocuklarının Güçlendirilmesi: Dayanıklı, Sürdürülebilir ve Adil Toplumların İnşasına Yönelik Yaklaşımlar” temalı toplantıda konuştu.

Afrika ülkelerinden birçok devlet başkanın eşlerinin ve çok sayıda temsilcinin de katıldığı bir toplantıda Erdoğan, “Afrika, Türk halkının dost ve kardeş bildiği çok özel bir coğrafyadır. Afrika’dan yükselen her ses, Türkiye’de yankılanmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Afrika’da 30’a yakın ülkeyi ziyaret ettiğini ve Afrika’nın renkli kültürüne hayran olduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti:

“Dünyadaki yaygın algının, oryantalist klişelerin aksine Afrika oldukça dinamik bir kıta. Fakat ne yazık ki bütün bu zenginliğine rağmen, yoksullukla özdeşleşmiş yekpare bir Afrika algısı var. Irkçı rejimler, sömürgeci yönetimler, özellikle son birkaç yüzyılda Afrika’nın bütün dinamizmini alıp götürdü. 20. yüzyıl Afrika için kayıp bir yüzyıl oldu. Fakat biz Türkiye olarak 21. yüzyılın Afrika’nın çağı olacağına inanıyoruz.”

– Türkiye'nin Afrika açılımına vurgu

Türkiye’nin 2005 yılında Afrika açılımını başlattığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin Afrika’da 2002’de 12 Büyükelçiliği bulunurken bu rakamın bugün 41’e çıktığına dikkat çekti.

Ankara’daki Afrika Büyükelçiliklerinin sayısının ise bu süre zarfında 10’dan 33’e yükseldiğini anlatan Erdoğan, Türkiye’nin Afrika’daki elçilik sayısını 50’ye çıkarmayı planladığını dile getirdi.

Türkiye’nin Afrika’da ticaret, eğitim, enerji ve tarım alanlarında pek çok projeyi hayata geçirdiğine işaret eden Emine Erdoğan, “Üzerinde titizlikle durduğumuz bir konu da, Afrikalı kadınların ihtiyaçlarıdır. Çünkü inanıyoruz ki, Mandela’nın dediği gibi ‘kadınlar yoksulluğa mahkum olduğu ve küçük görüldüğü sürece insan hakları özüne kavuşamayacaktır.’” diye konuştu.

– "Yeni Afrika'nın inşası kadınların durumunu iyileştirmekten geçiyor"

Yeni bir Afrika inşa etmenin kadınların durumunun iyileştirmekten geçtiğine vurgu yapan Erdoğan, BM’nin 2063 yılı Afrika ajandasının bunu teyit ettiğini belirtti.

Afrika’da kadınların nüfusun yüzde 50’sinden fazlasına tekabül ettiğini belirten Erdoğan, kıtadaki kadınların yüzde 80’inin kırsal bölgelerde yaşadığını ve buradaki kadınların çok büyük dezavantajlarının olduğuna dikkat çekti.

Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Yarıdan fazlası temel okur-yazarlıktan yoksun olmanın yanı sıra, çocuk yaşta evlilik iki kat daha fazla. Altyapı eksiklikleri sağlık ve eğitim imkanlarına ulaşmayı zorlaştırıyor. Dünyada önlenebilir sebeplere bağlı ölümlerin %62’sini Afrikalı kadınların oluşturduğunu biliyoruz. Bu gerçekten çok çarpıcı bir rakam! Tek bir hayatın bile telafisi yokken, dünya Afrikalı kadınları bu kadere mahkum edemez!”

– "Afrika’daki kadınlar için yapılan lütuf değil, insanlık vazifesi"

İnsan haklarının bir bütün olduğunu ifade eden Erdoğan, “Afrika’nın desteğe muhtaç kadınları için yapacaklarımız, onlar için bir lütuf değil, bizim insanlık vazifemizdir. “ dedi.

Erdoğan, Afrika’daki kimi ülkelerde aile içi şiddete karşı herhangi bir kanun bile bulunmadığını ifade ederek Afrika’daki kadınların üçte birinin hayatlarının bir döneminde aile içi fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığını söyledi.

Erdoğan sözlerine şu şekilde devam etti:

“Keza 130 milyon genç kız ve kadının, kadın sünnetine maruz kaldığı biliniyor. Kadın sünnetinin ne tıbbi, ne de dini gerekçesi olabilir. Bütün bu sorunlarla mücadele etmenin yegane yolu ise, eğitimdir. Yalnızca kadınların değil, erkeklerin de eğitime tabi tutulması, yanlış geleneksel algıların empoze ettiği tutumların değişmesi gerekir.”

Ekonomik kaynakların, kadın üzerinde tehdit ve kontrol aracı olmaktan çıkması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, tarım alanında çalışan kadın oranını yüzde 60 olduğunu ancak bunlardan toprak sahibi olanların oranının yüzde 13’ten az olduğunu kaydetti.

Afrika ziyaretleri sırasında pek çok kadınla görüştüğünü anlatan Erdoğan, “2015 yılında Etiyopya’ya yaptığım bir ziyaret sırasında çaresiz hastalıklara yakalanmış kadınlardan oluşan bir sivil toplum kuruluşunu ziyaret etmiştim. Bir masanın etrafında toplanmış takı yapıyorlardı. Sonradan öğrendim ki, günlük 1 dolara yaptıkları takılar Batılı ülkelerin pahalı butiklerinde misli misline fiyatlara satılıyor.” dedi.

Erdoğan, üç yıl önce Dışişleri Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla Afrikalı kadınların yaptığı el sanatı ürünlerini kar amacı gütmeden satan ve gelirini onlara ulaştıran Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi’ni kurduklarını anlattı.

– "Türkiye elinden geleni yapıyor"

Türkiye’nin, Afrika’nın hakettiği refah seviyesine ulaşması için elinden geleni yaptığına vurgu yapan Erdoğan, kadınların temel ihtiyaçlarının yanı sıra sosyal eve ekonomik durumlarının iyileştirilmesi için bölgeden bölgeye değişen ihtiyaçlara göre planlamalar yapıldığını aktardı.

Erdoğan Türkiye’nin Afrika’daki kadınların ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarına şu ifadelerle değindi:

“Temel ihtiyaçlar, barınma, sağlık, eğitim, beslenme, su kaynaklarına ulaşım, savaş, terör ve şiddet mağduru kadınlara destek projeleri ile şekilleniyor. Sosyal statünün güçlendirilmesi, kadın derneklerinin ve ilgili resmi kurumların desteklenmesi ile sağlanıyor. Ekonomik durumun iyileştirilmesi ise, üretim sektörlerinde ekipman ve eğitim desteği, meslek edindirme ve üretim tesislerinin kurulması ile projelendiriliyor.”

Türkiye’nin Nijer’de Anne Çocuk Sağlığı ve Rehabilitasyon Merkezi, Kamerun’da 5 Kadın Sığınma Evi, Madagaskar’da Kadın Mesleki Eğitim Merkezi gibi birçok projeye imza attığını hatırlatana Erdoğan, sadece TİKA’nın 2017 yılı içinde 30 binden fazla tıbbi muayene ve 3000’den fazla ameliyat gerçekleştirdiğini belirtti.

Afrika’nın kadınlarına destek vermeye devam edeceklerini belirten Erdoğan, “Biz inanıyoruz ki, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplum olarak Afrika’ya vereceğimiz her destek, insanlığa yaptığımız yatırımdır. Meyvesi de, hepimize huzurlu ve barışçıl bir dünya olarak geri dönecektir.” ifadelerini kullandı.

Toplantıya Erdoğan’ın yanı sıra Mali Devlet Başkanı’nın eşi Aminata Maiga Keita, BM Kalkınma Programı Başkanı Achim Steiner, BM Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İcra Direktör Yardımcısı Fatoumata Ndiaye, Afrika Birliği Kadın, Barış ve Gençlikten Sorumlu Özel Temsilci Bineta Diop, ve BM-Kadın Doğu ve Güney Afrika Bölge Direktörü Izeduwa Derex-Briggs konuşmacı olarak katıldı.

Aile fotoğrafının da çekildiği toplantıda Emine Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Erdoğan'ın kızı ve Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Esra Albayrak da eşlik etti.

Harranlı kadınlar tarihi gün yüzüne çıkarıyor

ŞANLIURFA (AA) – RAUF MALTAŞ – UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Şanlıurfa'daki dünyanın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yerindeki kazı çalışmalarına, Harranlı kadınlar da büyük bir titizlik ve özveriyle destek veriyor.

M.Ö. 6 binli yıllardan günümüze kadar kesintisiz yerleşim yeri olan ve bir dönem Asurlular ile Emevilere başkentlik yapan Harran Ören Yeri'ndeki kazı çalışmaları yaklaşık 100 kişilik bir ekiple sürdürülüyor. Kazılarda şu ana kadar saraylardan hanlara, hamamlardan çarşılara kadar birçok kalıntının gün yüzüne çıkarılmasında bölgede ikamet eden Harranlı kadınlar da aktif rol alıyor.

Sabahın ilk ışıklarında kazı alanının yolunu tutan hamarat kadınlar, fırçadan süpürgeye, kürekten eleğe kadar kazının her aşamasında ihtiyaç duyulan araç ve gereçleri kullanıyor. Kadınlar, bir taraftan tarihi gün yüzüne çıkarırken bir taraftan da aldıkları ücretlerle aile bütçelerine katkı sunuyor.

Yöresel kıyafetleriyle kazı yapan kadınlar, aynı zamanda bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgi odağı oluyor. Önceki yıllarda sadece birkaç kadının görev aldığı kazılarda bu yıl sayı 10'a çıktı.

– Kazılarda çalışmaktan keyif alıyorlar

Kazı çalışmalarına katılan kadınlardan Medine Albur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Harran'ın tarihte sıkça geçtiğini söyledi.

İlçesindeki tarihi gün yüzüne çıkarmaktan büyük memnuniyet duyduğunu vurgulayan Albur, "Bir yıldır burada çalışıyorum. Kazılara büyük bir hayranlık duymaya başladım ve çok seviyorum. Burada çalışmak heyecan veriyor. Bu işin sürekli devam etmesini istiyorum. Çalışmak gerçekten hele de böyle tarihi bir iş yapmak çok güzel. Daha önce hiç aklımın ucundan bile burada çalışmak geçmezdi. Eskiden mevsimlik işçi olarak farklı illere gidip çalışıyordum ama kazılar sayesinde artık evimin karşısında çalışmaya başladım. Bize böyle bir iş imkanı verdikleri için herkese teşekkür ediyoruz." diye konuştu.

Çalışanlardan Zübeyde Arlak da kazılara başladıklarında acemi olduklarını ancak kısa sürede işi kavradıklarını dile getirdi.

Özellikle alanda rastladıkları bulguların kendilerini çok mutlu ettiğini anlatan Arlak, "12 çocuğum var. Burada çok önemli bir tarih yatıyor. Dünyanın ve Türkiye'nin her yerinden insanlar buraları görmeye geliyor. Bu sayede burada çok sayıda kişiyle tanışma fırsatı buluyoruz. Biz burada hem çalışıyoruz hem de oldukça keyifli günler geçiriyoruz." dedi.

İlk kez bu yıl kazılarda görev alan Güneş Dağ ise "Ben bu işi çok sevdim. Evime yakın, her zaman çalışabilecek durumdayım. Serin güzel bir yer. Çok acil işimiz olduğunda da izin isteyip evimize gidip gelebiliyoruz. Bizim için çok güzel bir fırsat oldu inşallah kazılar hep devam eder." şeklinde konuştu.

Kazı çalışmalarına katılan erkeklerden Mahmut Çiftçi de "Kadınlarla beraber güzel bir çalışma yapıyoruz. Hatta kadınlar eleme ve ince işler konusunda bizden daha kabiliyetli olduklarından bize yardımcı oluyorlar. Harran'ı daha iyi tanıtmak için hep beraber çaba göstermek zorundayız." dedi.

– "Buluntuya göre dönemleri karşılaştırıyorlar"

Harran Ören Yeri Kazı Başkan Yardımcısı Süheyla İrem Mutlu ise 6 yıldır bölgede çalışma yapan ekiple beraber olduğunu söyledi.

Sadece tarihi gün yüzüne çıkarmadıklarını aynı zamanda da yöre insanını çalışmalara dahil ederek kendi tarihlerini öğrenmesine katkı sağladıklarını dile getiren Mutlu, tarih konusunda bilinçli olabilmenin de çok büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

Kadınların büyük bir özveriyle çalıştığını vurgulayan Mutlu, şunları kaydetti:

"Kadınların burada olması beni çok mutlu ediyor. Bu çalışmalar sayesinde onlar da evlerinden çıkıp kendilerini farklı bir ortamda sosyalleştirme imkanı buluyor. Harranlı kadınlar aynı zamanda kendi tarihlerini öğreniyor. Tarihe dokunabiliyor, kazı alanında gerek mimariyi gerek duvarları aşarak tarihe dokunuyorlar. Çıkan buluntuların yıkanmasında da görev alıyorlar. O zaman çok daha farklı bir ortam oluyor. Yeri geliyor kadınlar kendileri dönemleri karşılaştırıyor. Çıkan seramikleri dönem dönem karşılaştırıyorlar, bu çıktı, şu çıktı diye de tasnif ediyorlar. Bize oldukça faydaları dokunuyor aynı zamanda kendi tarihlerini öğrenmiş oluyorlar. Kadınlar aynı zamanda burada kazı ekibinin de yöre halkıyla daha sıkı diyalog kurmasını sağlıyor. Harranlı kadınlar her yıl bir an önce kazıların başlamasını sabırsızlıkla bekliyor."

Hentbol: Kadınlar Türkiye Kupası

ANKARA (AA) – Hentbolda Kadınlar Türkiye Kupası'nda 1. tur mücadelesi yarın oynanacak maçlarla başlayacak.

Kupanın 1. turunda 5 grupta toplam 19 takım mücadele edecek.

Tek merkezde oynanacak müsabakalar sonunda gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar, 2. tura yükselecek.

Gruplarda yarın yapılacak ilk maçların programı şöyle:

– A Grubu (Bolu)

14.00 Üsküdar Belediyespor-Bolu Belediyespor

16.00 Yalıkavakspor-Bandırmaspor

– B Grubu (Giresun)

15.00 Eskişehir Şehir Koleji-Elazığ SYSK

17.00 İzmir Büyükşehir Belediyespor-Görele Belediyespor

– C Grubu (Antalya)

17.00 Ardeşen Gençlik-Antalya Gazi Gençlik

19.00 Samsun Gençlik-Sivas Belediyespor

– D Grubu (Mardin)

15.00 Osmangazi Belediyespor-Mardin Büyükşehir Belediyespor

17.00 Anadolu Üniversitesi-Kastamonu Gençlik

– E Grubu (Ankara)

15.00 Pazarspor-Çankaya Eğitim Gençlik