AB-Ukrayna Zirvesi

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, Rusya'daki Ukraynalı siyasi tutuklulara ilişkin, "Hepimiz Rus yönetimine, ülkenin imajının sadece Dünya Kupası organize etmekten oluşmadığını hatırlatmalıyız." dedi.

Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, AB-Ukrayna Zirvesi'nin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Tusk, Rusya'daki Ukraynalı siyasi tutuklulara ilişkin bir soruya, "Hepimiz Rus yönetimine, ülkenin imajının sadece Dünya Kupası organize etmekten oluşmadığını hatırlatmalıyız. Ben de büyük bir futbol hayranıyım ve (Dünya Kupası'nda) yapılan işleri takdir ediyorum. Ancak hiç kimse gerçek sorunun ne olduğunu unutmamalı. Rusya ile tüm siyasi tutukluları bırakması üzerine bir ilişki kurmalıyız." yanıtını verdi.

Poroşenko ise Rusya'da tutuklu bulunan Ukrayna vatandaşlarını geri getirmek ve işgal altındaki Dombas ve Kırım'ı Ukrayna egemenliğine dahil etmek için elinden geleni yapacağını ifade etti.

– Rusya'nın Kuzey Akım 2 Projesi

Poroşenko Kuzey Akım 2 projesine yönelik soru üzerine, "Bu ekonomik değil, Ukrayna'yı zayıflatmayı hedefleyen jeostratejik bir projedir. Ayrıca AB'nin Rusya'ya bağımlılığını artıracaktır. Rusya bu jeostratejik adımdan vazgeçmeli." çağrısında bulundu.

Tusk da Kuzey Akım 2 projesinin AB'nin stratejik menfaat, güvenlik ve kurallarına aykırı olduğunu söyledi.

– Ukrayna'da yolsuzlukla mücadele

Poroşenko, ülkesinde etkin bir yolsuzlukla mücadele yürütüldüğünü savunarak, ülkede bakanlar dahil herkesin, yolsuzluk yapmaları halinde sorumlu tutulacaklarını belirtti.

Juncker da yolsuzlukla mücadelenin Ukrayna'nın ana hedeflerinden biri olduğunu belirterek, ülkede “yolsuzlukla mücadele yüksek mahkemesi“ kurulmasını öngören yasa tasarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Advertisements

AB liderleri Brüksel'de bir araya gelecek

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği'nin (AB) 28 lideri, sığınmacılar, ABD’yle ilişkiler, savunma ve güvenlik iş birliği, Rusya, Brexit, ekonomik ve parasal birlik konularını görüşmek için yarın Brüksel'de bir araya gelecek.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de yarın başlayacak ve 29 Haziran'da sona erecek zirve, AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilecek.

AB Konseyinde yapılacak zirve programına göre, ana gündem maddeleri arasında sığınmacı sorunu, savunma ve güvenlik iş birliği, ABD’yle yaşanan ticari gerginlikler, Brexit, dış ilişkiler, ekonomik ve parasal birlik konuları olacak.

AB Liderler Zirvesi'nde farklı konuların ele alınacağı dört oturum yapılacak. Zirvenin birinci gün düzenlenecek ilk oturumda, AB üyesi 28 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, dış ilişkiler, güvenlik, savunma, sığınmacı sorunu ve sosyal konuları ele alacak. Brexit müzakerelerine ilişkin son gelişmelerin tartışılacağı ikinci günde, Avro Zirvesi de düzenlenecek.

AB-NATO iş birliğininin ele alınacağı ilk oturuma NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de katılacak. Liderler AB ve NATO arasında temel iş birliği alanı olan askeri hareketlilik konusunu ele alacak.

– Birlik "en kötü senaryoya" hazırlanacak

Ticaretin ana gündem maddesi olacağı ikinci oturumda ise AB liderleri, ABD yönetiminin çelik ve alüminyuma koyduğu ek vergilere ilişkin yapılan misillemere destek verdiğini gösterecek. Liderler aynı zamanda Dünya Ticaret Örgütü'ne dayalı kurallara bağlı uluslararası ticaret sistemine desteğini yineleyecek.

Bu noktada AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'un üye ülke liderlerini Kanada'da gerçekleşen G7 toplantısı hakkında bilgilendirmesi de öngörülüyor. Tusk, zirve öncesinde liderlere gönderdiği mektupta, "G7 sonrası oluşan jeopolitik ortamı unutmamamız gerekiyor. Batı'da birliği tesis etmek üzere yoğun çabalarımıza rağmen, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları nedeniyle transatlantik ilişkiler çok ciddi baskı altında. Birliğimizi en kötü senaryoya karşı hazırlamalıyız." ifadeleri dikkati çekiyor.

Dış ilişkiler konusunu da ele alacak liderler, Malezya Havayollarına ait MH17 sefer sayılı yolcu uçağının düşürülmesinde Rusya’ya sorumluluğu kabul etmesi çağrısında bulunacak. Rusya'ya Kırım'ı yasadışı ilhakı nedeniyle uygulanan yaptırımların ise süresinin uzatılması bekleniyor.

– Türkiye'ye ikinci 3 milyar avro aktarılması kararı

Zirve'nin ana gündem maddesini oluşturan sığınmacı sorunu ise akşam yemeğinde ele alınacak. Bu çerçevede liderlerin "bölgesel tahliye merkezleri" olarak adlandırılan, sığınmacıları birlik dışında kurulan kamplarda tutmayı öngören karara destek vermesi bekleniyor.

Bu bağlamada liderlerin Türkiye'yle iş birliğini de artırma kararı alması ve İtalya'nın koyduğu engelin kalkması durumunda Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılar için ikinci 3 milyar avronun aktarılması kararının alınması öngörülüyor.

Özellikle Libya üzerinden gelen sığınmacı akınıyla baş etmekte zorlanan İtalya, AB'nin Afrika fonunun takviye edilmesi durumunda Türkiye'ye mali desteğin aktarılmasına yönelik engelini kaldıracağına işaret ediyor.

– Brexit ve Avro Zirvesi

İngiltere Başbakanı Theresa May'in ayrılmasının ardından Brexit konusunu cuma günü görüşecek liderlerin, ayrılık anlaşmasında kaydedilen ilerleme ve İrlanda-Kuzey İrlanda sınırı gibi anlaşma sağlanamayan önemli konulara vurgu yapması bekleniyor.

Liderlerin son oturum olan Avro Zirvesi'nde ise Avrupa Parasal Birliği'ne ilişkin reform kararları alınacak.

AB mülteci akınına çözüm arayışında

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'in pazar günü sığınmacı konusunu görüşmek için düzenleyeceği "mini zirvenin" taslak sonuç bildirgesi, Avrupa'nın mülteci akını konusunda yaşadığı paniği ortaya koyuyor.

AB üyesi 10 ülkenin liderlerinin Brüksel'de pazar günü yapacağı toplantının taslak sonuç bildirgesi, "Avrupa'ya yasa dışı göçün" engellenmesi konusunda alınacak tedbirlerin genişletilmesini ve sığınmacıların AB içinde hareketlerinin kısıtlanmasını hedefliyor.

Almanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, İspanya, Malta, Bulgaristan, Belçika ve Hollanda liderlerinin katılması beklenen toplantıya, AB'nin sığınmacı politikalarını eleştiren Polonya, Macaristan ve Çekya liderlerinin ise katılması öngörülmüyor.

– Bazı üyelere "koordineli olun" uyarısı

"Mini zirvede" liderler, üye ülkelere göç konusunda "tek taraflı ve AB ile koordineli olmayan" önlemler almamaları uyarısında bulunacak.

Görüşmede, yasa dışı göçü azaltmak için 2020'ye kadar 10 bin kişiden oluşan bir sınır polis gücü kurulması ele alınacak.

Birliğin dış sınırlarını daha güvenli hale getirmek için yapılacak harcamalarda da artışa gidilecek. Cezayir, Mısır, Libya, Fas, Nijer ve Tunus gibi ülkelerle "AB'ye gelen sığınmacı sayısını azaltmak" için daha etkin iş birliği yapılmasına yönelik adımlar görüşülecek.

– Otobüs ve tren istasyonlarında sıkı kontroller

Liderlerin pazar günkü görüşmede, mültecilerin "AB dışında korunması ve kabul kapasitesinin artırılması" için daha geniş çalışma yürütülmesi yönünde karar alması bekleniyor.

Bunun yanı sıra AB üyesi bir ülkeden kabul alan sığınmacıların ikinci bir AB ülkesine hareketleri ile mücadele için, havalimanlarının yanı sıra otobüs ve tren istasyonlarındaki kontrollerin artırılması da taslak sonuç bildirgesinde yer alıyor.

Taslak bildirgeye göre, 2018 sonbaharında zirvenin devamı niteliğinde bir toplantı daha düzenlenmesi planlanıyor. AB dönem başkanlığını devralacak Avusturya da 20 Eylül'de tüm AB ülkelerini kapsayan "mülteci sorunu" konulu bir zirve düzenleyeceğini açıklamıştı.

28-29 Haziran'da yapılacak AB Liderler Zirvesi'nde de aynı konu geniş biçimde ele alınacak. Zirvede, AB liderlerinin sığınmacılar için birlik topraklarının dışında kamp kurulmasına destek vereceği belirtiliyor.

“İtalya, Avrupa ve avronun kalbinde yer alıyor”

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, "İtalya, Avrupa ve avronun kalbinde yer alıyor. İtalya, dün olduğu gibi bugün de saygı ve güveni hak ediyor." dedi.

Juncker, Brüksel Ekonomik Forumu'nun açılışında konuştu.

İtalya'ya yönelik eleştirel açıklamalarının yoğun tepki yaratmasının ardından Juncker, "İtalya, Avrupa ve avronun kalbinde yer alıyor. İtalya, dün olduğu gibi bugün de saygı ve güveni hak ediyor." ifadesini kullandı.

Ekonominin istatistik ve yüzdelerle değil, insan ve değerlerle ilgili olduğuna dikkati çeken Juncker, "Geleceğe bakınca ekonomik ve parasal birlik Avrupalılar için korunma, refah ve ilerleme anlamı taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Juncker, geçtiğimiz günlerde Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 20. yaşının kutlandığını, 1 Ocak 2019'da da avro para biriminin tedavüle girmesinin 20. yılının kutlanacağını anımsatarak, avronun günümüzde bir başarı hikayesi olduğunu vurguladı.

Avronun bugün 19 AB üyesi ülkede 340 milyon Avrupalı tarafından kullanıldığını hatırlatan Juncker, bunun AB milli gelirinin yüzde 85'ine yakınını temsil ettiğini söyledi.

Juncker, avronun en sık kullanılan ikinci rezerv para birimi durumuna geldiğini, 60 ülke para biriminin avroya bir şekilde bağlı olduğunu, sağlanan ilerlemenin küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.

2007-2008 döneminde yaşanan küresel ekonomik krizin Avrupa'nın sosyal, ekonomik ve politik dokusunda derin izler bıraktığına işaret eden Juncker, kriz nedeniyle istihdam ve büyümenin ilk öncelikleri haline geldiğini ifade etti.

Juncker, Avro Bölgesi'nde ekonomik büyümenin son 2 yıldır ABD ve Japonya'yı geçtiğini, 2013 yılından beri AB'de 13 milyon yeni istihdam sağlandığını ve toplam çalışan sayısının 237 milyonla rekor seviyelere ulaştığını kaydetti.

AB'de işsizlik oranının 2008'den beri en düşük seviyelerde seyrettiğini, yatırımların arttığını, kamu finansmanının daha sağlıklı olduğunu ve borç seviyesinde de düşüş yaşanmaya başlandığını ifade eden Juncker, bu gelişmelerin yeterli olmadığını, ekonomik toparlanmanın herkese fayda sağlaması gerektiğini vurguladı.

Juncker'in, geçen günlerde bir düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada, "İtalyanlar, ülkelerinin yoksul bölgeleri ile ilgilenmeliler. Bu da daha fazla çalışma, ciddiyet ve daha az yolsuzluk anlamına geliyor." ifadelerini kullanması büyük tepki çekmişti.

EU says to respond to 'unjustified' US metal tariffs

By Diyar Guldogan

ANKARA (AA) – President of European Commission Jean-Claude Juncker on Thursday voiced concern over "unilateral" U.S. tariffs on steel, aluminum.

"I am concerned by this decision. The EU believes these unilateral U.S. tariffs are unjustified and at odds with World Trade Organization rules," Juncker said in a statement.

The statement came in response to the U.S. announcement in March of imposing additional duties of 25 percent and 10 percent respectively on imports of steel and aluminum from the EU starting on June 1, 2018.

"This is protectionism, pure and simple. Over the past months we have continuously engaged with the U.S. at all possible levels to jointly address the problem of overcapacity in the steel sector," he said.

Juncker said overcapacity has remained at the heart of the problem and the EU was not the source of but on the contrary equally hurt by it.

"It’s a bad day for world trade. U.S. leaves us no choice but to proceed with a WTO dispute settlement case and the imposition of additional duties on a number of U.S. imports," he said.

He also said the Western block will defend its interests in full compliance with the international trade law.

AB'den ABD'ye gümrük vergisi tepkisi

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, ABD'nin ithal çelik ve alüminyuma yönelik uygulamaya koyacağı ilave gümrük vergilerine tepki gösterdi.

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Juncker, "Bu karardan endişe duyuyorum. Bu açık ve basit bir şekilde korumacı politikadır." ifadesini kullandı.

ABD'nin tek taraflı olarak aldığı ilave gümrük vergileri kararının adil olmadığını ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla çatıştığını belirten Juncker, "Bu dünya ticareti için kötü bir gündür. ABD bize DTÖ uzlaşmazlıkları giderme mahkemesi ve ABD ürünlerine ilave gümrük vergileri uygulamaktan başka seçenek bırakmıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Juncker, AB'nin çıkarlarını uluslararası ticaret hukuku çerçevesinde koruyacağını vurgulayarak, son aylarda ABD ile sorunu çözmek için çok yönlü diyalog yürüttüklerini hatırlattı.

Çelik sektöründeki temel sorunun fazla kapasiteden kaynaklandığını ifade eden Juncker, bu konuda sorumlunun AB olmadığına dikkati çekti.

Juncker, ortaklarla yapıcı bir biçimde çalışmaya açık olduklarını, ancak AB'nin ticari konuları tehdit altında müzakere etmeyeceğini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Mart'ta ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 gümrük tarifesi uygulanacağını açıklamıştı. Kanada ve Meksika, AB, Avustralya, Arjantin, Brezilya ve Güney Kore'ye 1 Haziran'a kadar geçici muafiyet tanınmıştı.

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross ise bugün Ticaret Bakanlığı tarafından basın mensupları için düzenlenen konferans bağlantısında, ithal çelik ve alüminyuma yönelik gümrük tarifelerinin 1 Haziran'dan (yarından) itibaren Avrupa Birliği (AB), Kanada ve Meksika’ya da uygulanacağını açıklamıştı.

EU lauds commitment of Western Balkans to bloc's values

SOFIA, Bulgaria (AA) – The European Union on Thursday reaffirmed its unequivocal support for the Western Balkans region at the EU-Western Balkans Summit in Sofia.

In a declaration, EU leaders and member states agreed that the bloc welcomes the shared commitment of the Western Balkans partners to European values and principles, and to the vision of a strong, stable and united Europe.

"The EU supports the Western Balkans partners' pledge to continue strengthening good neighborly relations, regional stability and mutual cooperation.

“This includes in particular finding and implementing definitive, inclusive and binding solutions for their bilateral disputes rooted in the legacy of the past and devoting additional efforts to reconciliation," it said.

The declaration also stipulates that building a network of ties and opportunities with the EU and the region is crucial for bringing citizens and economies together, as well as for strengthening political stability, economic prosperity, cultural and social development.

The EU agrees with the encouragement of a favorable market and investment environment in the Western Balkans in order to move faster towards a digital economy and climate-friendly societies in line with the Paris Agreement.

The declaration also mentioned a number of security challenges that require coordinated and collective action, as required by the fight against terrorism.

European Union and Western Balkans leaders met in Sofia Thursday for their first summit in 15 years, focusing on European integration, as well as closer cooperation in the region.

The summit was attended by leaders from the Western Balkans — Albania, Bosnia and Herzegovina, Serbia, Montenegro, Macedonia, and Kosovo, none of them EU members — as well as heads of state and government of member states and top EU officials.

The summit began with a plenary session on connectivity, followed by a working lunch.

– Next summit in 2 years

Leaders of the Western Balkan countries signed a statement supporting the digital agenda for their region. Serbia also signed a memorandum of understanding with the European Investment Bank, as well as issued a joint statement on the construction of the Bulgaria-Serbia gas interconnector.

European Council President Donald Tusk said it took too long to hold EU-Western Balkans summit, therefore, it had been decided that the next one would be held in two years.

"We have just concluded a very good and fruitful EU-Western Balkans summit.

"I believe that it took us too long since our last meeting in Thessaloniki 15 years ago, and this is why we decided to meet again in two years in Croatia. This is the best illustration that the integration with the Western Balkans is a top priority for the EU," Tusk said.

"We reaffirmed our mutual commitment to the European perspective for the whole region. As I said during my recent visit to the region, the European Union is and will remain the most reliable partner of the entire Western Balkans," he told the media after the plenary session.

European Commission President Jean-Claude Juncker pointed out that the summit has made even better connections with the Western Balkans which is step-by-step approaching the EU, at their own pace and according to their own merits.

"Membership in the EU means the sharing of values ​​and principles, such as respect for the rule of law, independence of the judiciary and freedom of expression — because the EU is above all a union of values ​​and rights," Juncker said.

Serbian President Aleksandar Vucic told reporters they spoke about the significance of the digital agenda, that is, the money that will be allocated for infrastructure providing the basis for economic growth.

"We talked about other infrastructure projects, one of which is the construction of the Nis-Pristina highway.

“We expect to start building this road essentially before the end of the year and 80 percent would be paid for it and finance it with the most favorable interest rate, which will be supported by the European Investment Bank, while 20 percent would be funds and gifts, and that would mean a lot for the development of the poorest part of our country," Vucic added.

AB Liderler Zirvesi başladı

BRÜKSEL (AA) – AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, ABD'nin ilave gümrük vergileri uygulama kararına ilişkin, "AB, hiçbir kazananı olmayacak bir ticaret savaşına girmek istemiyor. Eğer vergilendirme kararından muaf tutulmazsak, Dünya Ticaret Örgütü kuralları uyarınca harekete geçmeye hazırız." dedi.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleri İngiltere'nin AB'den ayrılması (Brexit), Batı Balkanlar, Rusya, Türkiye'deki gelişmeler, dijital şirketlerin vergilendirilmesi ve ekonomik konuları görüşmek üzere bir araya geldi.

Brüksel'de AB Konseyi binasında 2 gün sürecek zirve öncesinde basına açıklamalarda bulunan, liderlerin iki yıl önce bugün Brüksel'de ve geçen yıl Londra'da gerçekleşen terör saldırılarında hayatını kaybedenleri anmak için beyaz kurdele takması dikkati çekti.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, ABD'nin ilave gümrük vergileri uygulama kararına değinerek, bugün Donald Trump yönetiminin AB'nin vergilendirmeden muaf tutulup tutulmayacağına dair bir açıklama yapmasını beklediklerini, liderlerin akşam yemeğinde konuyu görüşeceğini belirtti.

Juncker, "AB, hiçbir kazananı olmayacak bir ticaret savaşına girmek istemiyor. Eğer vergilendirme kararından muaf tutulmazsak, Dünya Ticaret Örgütü kuralları uyarınca harekete geçmeye hazırız." diye konuştu.

– "En güçlü siyasi mesaj birliktir"

İngiltere'nin Salisbury kentinde çifte ajan Sergey Skripal’in zehirlenmesi olayı hakkında AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, "Verebileceğimiz en güçlü siyasi mesaj birliktir." ifadesini kullandı.

AB Liderler Zirvesi'nden serbest ticaret konusunda önemli bir mesajın çıkmasını beklediğini aktaran Mogherini, serbest ticaretin hem ekonomik gelişme açısından katkılar sağladığını hem de küresel ilişkiler için önemli olduğunun altını çizdi.

Mogherini, Brexit konusunda ise İngiltere ve AB'nin ilişkilerin geleceği hakkında düşünmeye başlayacağını, bu çerçevede dış politika ve savunma konularının da ele alınacağını bildirdi.

– Salisbury olayı zirve gündeminde

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ABD ile ticaret konusunun zirvede önemli bir yer alacağına dikkati çekerek, AB Ticaret Komiseri Cecilia Malström’ün ABD’de yaptığı yoğun görüşmelerin sonucuna bakacaklarını ifade etti.

Bu konuda Avrupa’nın ortak tutum sergilemesinin olumlu bir gelişme olduğunu vurgulayan Merkel, böylelikle korumacılığa karşı çıkıldığını söyledi.

“İngiltere’deki korkunç olayı da burada görüşeceğiz” diyen Merkel, İngiltere Başbakanı Theresa May’e daha önce bu konuda dayanışma içinde olduğunu ve destek verdiğini aktardığını kaydetti.

– "Birlik olmamız gerekiyor"

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirvede bir çok konunun ele alınacağını belirterek, "Birlik içinde bir Avrupa inşa etmek gerekiyor. Uluslararası tehditlere karşı, uluslararası ticareti uygulayabilmek ve çıkarlarımızı korumak için birlik olmak gerekiyor." ifadesini kullandı.

Zirvede Türkiye ve Afrin konusunun da gündeme geleceğini, zirvenin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceğine işaret eden Macron, şu görüşlere yer verdi:

"Türkiye’nin güvenlik kriterlerini dikkate almamız gerekiyor. Doğal olan budur. Ancak halihazırda savaşta olan egemen Suriye’de bir müdahalenin arkasında asla olmayız. BM’nin kararını ihlal eden bir şeyi destekleyemeyiz. BM’nin kararını onayladık ve Rusya kabul etti. Normale dönüş yapmak için Türkiye ile diyaloğumuz önemlidir."

– "Avro bölgesi reforme edilmeli"

Avrupa’nın bölgesel ve uluslararası konularda önemli bir oyuncu olması gerektiğinin altını çizen Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, "Avrupa için kritik bir dönemdeyiz ve ortak kararlar almamız gerekiyor. Reform edilmiş bir avro bölgesine ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.

Türkiye ile ilişkilerin zirvede tartışılacağını aktaran Çipras, “Sorumlulukları konusunda, özellikle uluslararası hukuka ilişkin konularda, Türkiye'ye karşı net olmamız gerektiğine inanıyorum. Ama aynı zamanda diyalog kanallarını da açık tutmamız gerekiyor." diye konuştu.

– "Rusya, İngiltere'ye karşı küstah bir saldırı gerçekleştirdi"

İngiltere Başbakanı Theresa May, bugünkü zirvede İngiltere ile AB üyesi müttefikler arasındaki ortak sorunlar ve fırsatları ele almayı umduğunu söyledi.

Rusya ile yaşanan krizle ilgili olarak May, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Rusya, Salisbury sokaklarında 2 kişiyi öldürme girişiminde bulunarak İngiltere’ye karşı küstah bir saldırı gerçekleştirdi. Bugün bu konuyu muhataplarımla gündeme getireceğim. Çünkü Rus tehdidinin sınırlara saygı göstermediği ortada. Salisbury’deki olay Rusya’nın Avrupa’ya ve Batı Balkanlardan Ortadoğu'ya kadar yakın komşularına karşı gerçekleştirdiği saldırıların bir parçası.”

May, zirvede, Brexit müzakerelerinde geçiş dönemi üzerinde varılan anlaşma ile kaydedilen dikkate değer ilerlemeyi de gündeme getireceğini kaydetti.

– "İngiltere'yle benzer tedbirler almayı değerlendiriyoruz"

Litvanya Cumhurbaşkanı Dalia Grybauskaite, “Hepimiz İngiltere'yi ve aldığı tedbirleri tam olarak destekliyoruz. Bizler de benzer tedbirleri almayı değerlendiriyoruz. Bunu ben de değerlendiriyorum. Yakın gelecekte böyle bir karar alabilirim.” diyerek, ülkesindeki Rus diplomatların sınır dışı edilebileceğini belirtti.

Grybauskaite, İngiltere ile AB arasında devam eden Brexit müzakerelerinde liderlerin bir sonraki aşamaya ilerlenmesi kararını alınacağını düşündüğünü kaydetti.

54. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı

MÜNİH (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, "Eğer uluslararası politikada aktif olmak istiyorsak AB karar alma süreçlerini basitleştirmeliyiz." dedi.

Juncker, Almanya'da gerçekleştirilen 54. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı'nda konuştu.

AB'nin kuruluş aşamasında küresel siyasete hazır olmadığını belirten Juncker, özellikle bu alanda ilerlenebilmesi için son dönemde savunma politikasında hızlı atılım sağlandığını ifade etti.

Juncker, Avrupa'da ABD ile karşılaştırıldığında çok daha fazla tipte silah, uçak, tank gibi askeri unsur bulunduğunu anımsatarak, bu alanda AB içerisine daha yakın iş birliği yapılması ve uyumun artırılması gerektiğini vurguladı.

Avrupa'da savunma politikası ve bu alandaki kamu alımlarının da daha "etkili" olması gerektiğine dikkati çeken Juncker, "Savunma alanında kamu alım sistemini basitleştirmeliyiz. Bu konuda düzenleme hazırladık ve bu sürecin ilerlemesi konusunda karalıyım." diye konuştu.

Juncker, AB'nin savunma alanında attığı adımların NATO'ya alternatif olmadığını, aksine bu kurumların birbirlerinin tamamlayıcısı konumunda olduğunu kaydetti.

AB'nin karar alma mekanizmasında da değişikliğe gidilmesi gerektiği uyarısında bulunan Juncker, "Eğer uluslararası politikada aktif olmak istiyorsak AB karar alma süreçlerini basitleştirmeliyiz." ifadesini kullandı.

Juncker, mevcut durumda dış politika alanındaki pek çok konuda AB içerisinde oy birliğiyle karar alınamadığını anımsatarak, "nitelikli çoğunluk" sisteminin uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

– Balkanlar

Batı Balkan ülkelerine ay sonunda bir ziyaret düzenleyeceğini belirten Juncker, "Batı Balkan ülkelerinin AB perspektifini sürdürmelerini sağlamalıyız. Öte yandan söz konusu ülkelerin sınır sorunlarını AB’ye üye olmadan önce çözmeleri gerekiyor." diye konuştu.

Juncker, Balkanların hassas bir bölge olduğunu, AB'ye katılım perspektifi sunarak onlara istikrar ihraç ettiklerini dile getirdi.

AB'den ayrılma sürecinde olan İngiltere ile güvenlik alanında ittifakın devam etmesi gerektiğinin altını çizen Juncker, güvenlik alanındaki iş birliğinin Brexit müzakerelerindeki diğer hususlarla karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

AB Romanya’daki yargı reformundan endişeli

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliğinden (AB), Romanya'da yargı alanında gerçekleştiren reformların endişeyle takip edildiği, yargı bağımsızlığının Romanya'nın birlik içinde güçlü bir ülke olması için vazgeçilmez unsur olduğu bildirildi.

AB Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker ve AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans tarafından konuya ilişkin yapılan ortak açıklamada, Romanya hükümeti ve meclisinin yargı süreçlerinde şeffaflığı sağlaması gerektiği belirtildi.

Romanya'nın AB üyeliği sonrasında inşa edilen ve ülkedeki yargı reformu, organize suç ve yolsuzluk gibi konuları denetleyen İşbirliği ve Onaylama Mekanizmasının, süreci yakından takip ettiği belirtilen açıklamada, Romanya'daki reformaların yargı bağımsızlığına zarar vermemesi gerektiğinin altı çizildi.

Açıklamada, Romanya Meclisine yargı alanındaki reformları gözden geçirmesi çağrısında bulunulurken, AB Komisyonunun gelişmeleri yakından takip edeceği bildirildi.

Romanya'da aralarında hakim ve savcıların hükümet tarafından atanmasını sağlayacak değişikliklerin de olduğu yargı paketi, aralık ayında mecliste kabul edilmişti.

Değişikliklerin gelecek günlerde Cumhurbaşkanı Klaus İohannis’in onayına sunulması bekleniyor. İohannis'in tasarıyı bir kez meclise gönderme yetkisi bulunuyor.