Kategoriler
Politika

“Ülkenin parçalanmasını isteyenler kirli ittifakın içinde”

ANTALYA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bu ülkenin parçalanması, yıkılması, bir milletin yok olmasını isteyen ne kadar terör örgütü varsa kirli ittifakın içinde. ” dedi.

Çavuşoğlu, AK Parti Serik İlçe Teşkilatı’nda MHP ve AK Parti Serik İlçe Teşkilatı üyeleriyle bir araya geldi.

AK Parti ile MHP'nin kurduğu Cumhur İttifakı'nı anlatmak için Serik'te olduğunu belirten Çavuşoğlu, yerel seçimlerin de en az genel seçimler kadar kritik olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devreye girmesiyle daha hızlı kararlar alındığını ve ülkenin bu sistemin faydasını görmeye başladığını anlatan Çavuşoğlu, bu sayede partiler arasında ittifaklar kurulduğunu söyledi.

İttifakların kiminle ve ne için yapıldığının önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bir seçimi kazanmak uğruna mı ittifak yapıyorsun, bir seçimi kazanmak için mi bugüne kadar savunduğun değerleri, ilkeleri ayaklar altına alıyorsun? Yoksa devletin bekası için mi, 'Gerekirse kaybetmeye razıyım yeter ki devletin, milletin bekası iyi olsun' diye mi ittifak yapıyorsun? Bu çok önemli. Biz ülkemizin, milletimizin bekası, geleceğimizin aydınlık olması, güçlü olması, ülkemizin istikrarı için ittifak yapıyoruz. ”

– “Kandil zillet ittifakı için oy istiyor ”

Cumhur İttifakı'nın karşısında kurulan ittifakın genel seçimlerde adının konulamadığını, yerel seçimlerde ise ittifakın kendisini net olarak ortaya koyduğunu söyleyen Çavuşoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Karşı tarafta bir ittifaktan bahsediliyor. Bu ittifakın adına kirli, zillet, illet ne derseniz deyin ama millet ittifakı değil. Adı net bir şekilde konuldu. Kim var bu ittifakın içinde PKK var, HDP var, HDP'nin arkasında PKK var. Zaten Kandil doğrudan zillet ittifakını desteklediğini söylüyor ve oy istiyor. Ülke içinde birlik, beraberlik olursa ülkemize vatanımıza, milletimize ihanet edenlerin sayısı fazla olmazsa hedeflerimize ulaşırız ama maalesef bu ittifakın içine baktığımız zaman bunun içinde terör var, terörist var. DHKP-C var. Bu ülkenin parçalanması, yıkılması, bir milletin yok olmasını isteyen ne kadar terör örgütü varsa bu kirli ittifakın içinde. Bir de FETÖ var. ”

CHP’nin içinde PKK'ya sempati duyan, destek olan, teröristlerin cenazelerine katılanların olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, CHP içinde bu zillet ittifakıyla ilgili rahatsızlıklar olduğunu da vurguladı.

– “İki parti ortak bir davada buluştu”

AK Parti ile MHP'nin kurduğu ittifakın ise milletin bekası için kurulduğuna işaret eden Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişimi, dışarıdan saldırılar, içeriden ihanet şebekelerinin çalışmalarına karşı AK Parti ile MHP'nin ülkenin geleceği için bir noktada buluştuğunu söyledi.

Cumhur İttifakı'nın aslında tabanda oluştuğunu belirten Çavuşoğlu, iki partinin ortak bir dava için harekete geçtiğini ifade etti.

Yerel seçimlerin önemini anlatan Çavuşoğlu, “Türkiye'nin geleceğe yönelik hedeflerine yürüyen yolları bu yerel seçimler açacak. ” dedi.

Türkiye'nin savunma sanayisinde yaptığı atılımlardan bahseden Çavuşoğlu, teröristleri desteklemek için Türkiye'ye yaptırımlarda bulunanların Türkiye'nin yerli ve milli üretimini artırmasını sağladığını kaydetti.

Türkiye'nin güçlü bir ülke olması sayesinde bugün dünyada zor durumda bulunan soydaşlarına, kardeşlerine el uzattığını aktaran Çavuşoğlu, “İmkanımız var da bunları yapıyoruz. ” dedi.

– “Üretici de tüketici de kazanacak ”

Yaş meyve ve sebze fiyatlarına da değinen Çavuşoğlu, üreticinin ve tüketicinin haklarını korumak için mücadele ettiklerini anlattı.

Çavuşoğlu, burada 2 liraya satılan bir ürünün başka kentlerde 6-8 liraya satılmasını engellemek istediklerini belirterek, “Çiftçinin aldığı paraya bakıyorsunuz düşük, tüketicimizin aldığı paraya bakıyorsunuz onun da ödediği yüksek. Zor şartlar altında çalışan üreticilerimiz kazanması gerekirken aradaki rantçılar kazanıyor. Çiftçilerimiz ürününü değerinde satacak, emeğinin karşılığını alacak, tüketicilerimiz de ürünü makul fiyatta alacak ve aradaki rantçılar ortadan kalkacak. ” diye konuştu.

Kategoriler
Politika

“Gizli kapaklı iş yapanlar, 31 Mart'ta gerekli cezayı milletten yiyecek”

İZMİR (AA) – HALİL ŞAHİN – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, yerel seçim öncesinde şeffaf olmayan birtakım ittifak görüşmelerinin olduğunu belirterek, “Kamera önünde değil, kapalı kapılar ardındaki bu görüşmelerin herhalde meyvesini şu anda Millet İttifakı beraber, CHP, İYİ Parti, HDP birlikte yemeye başladılar ama bu durum, bu şekilde gizli kapaklı, arkadan dolaşarak yapılan ittifak, seçimlerde bir meyve yemeye imkan verecek mi onu o gün göreceğiz. ” dedi.

Dağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şeffaf, açık ittifak görüşmelerinin yanında bazı siyasi partiler arasında şeffaf olmayan birtakım ittifak görüşmelerinin de olduğunu uzun zamandır ifade ettiklerine dikkati çekti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile HDP'li Ahmet Türk'ün bir otel odasında bir araya geldiklerinin ortaya çıktığına değinen Dağ, “Kamera önünde değil, kapalı kapılar ardındaki bu görüşmelerin herhalde meyvesini şu anda Millet İttifakı beraber, CHP, İYİ Parti, HDP birlikte yemeye başladılar ama bu durum, bu şekilde gizli kapaklı, arkadan dolaşarak yapılan ittifak, seçimlerde bir meyve yemeye imkan verecek mi onu o gün göreceğiz. Benim şahsi kanaatim bu tamamen milletimizin cezalandıracağı bir hareket olacaktır. Bugüne kadar millet bunu hep yapmıştır. ” ifadelerini kullandı.

Dağ, milletin gizli kapaklı birtakım işlemler yapanlara daha sonra cezasını verdiğini vurgulayarak, “Tarihimizde Güneş Motel olayları gibi olaylar vardır. O gün kısa vadede kazanır gibi görünenler, şu anda öyle de bir şey yok, daha sonrasında milletten tokadı yemişlerdir. 31 Mart'ta, bu tarzda gizli kapaklı iş yapanlar o gün gerekli cezayı milletten yiyecekler. ” diye konuştu.

– “CHP'yi HDP'lileştirme noktasında adımlar atıyorlar ”

Hamza Dağ, İYİ Partili bir seçmenin HDP destekli ittifak adayına oy vereceğini düşünmediğini belirterek, şöyle devam etti:

“İYİ Partili biri, MHP'den İYİ Partiye geçmiş veya CHP'den milliyetçi duygularla İYİ Partiye geçmiş biri hatta CHP'nin kahir ekseriyeti, PKK'ya 'terör örgütü' diyemeyen bir partinin bulunmuş olduğu bir ittifaktan ve HDP'nin bu duruşundan ciddi bir şekilde rahatsız. CHP'nin HDP'lileşmesinden de rahatsız. Dar bir güruh, çok dar bir ekip, bu mezhepsel de değil, daha gençlik yıllarında aşırı sol örgütlerde çalışma yapmış, aşırı sol örgüt zihniyetiyle yetişmiş bir grup CHP'yi ele geçirmiş vaziyette. Bunlar, CHP'yi HDP'lileştirme noktasında adımlar atıyorlar. Sadece İYİ Partiye giden MHP'liler değil, İYİ Partiye giden, oy veren önceden CHP'ye oy vermişler de yine CHP içinde oy verenler de bu durumdan kesinlikle rahatsızlardır, rahatsız olacaklar. ”

CHP'li seçmenin seçimde vereceği kararın partilerinin gelecekte nasıl bir hareket içinde olacağını göstereceğini belirten Dağ, bu seçimde ya CHP'nin olumsuz gidişine bir cezalandırma olayına gireceklerini, bu sayede partinin değişip kendi kodlarına döneceğini ya da CHP Genel Merkezinin bu şekilde siyasete devam edeceğini söyledi.

  • “İyi bir ana muhalefete ihtiyacımız var “

Dağ, sadece İYİ Parti tabanında değil, CHP tabanında da ciddi bir rahatsızlık olduğundan emin olduğunu, bunu CHP teşkilatılarında çalışmış arkadaşlarıyla konuştuğunda da hissettiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hep seçim yaklaştığında ısrarla bizim gerginlik oluşturduğumuzu söyleyenler, kendileri gerginlik oluşturarak kendi yüzde 25'lik tabanlarını muhafaza ettiler ama bu seçimde bu ana kadar bunu başaramadılar. Biz bu seçimde yerel seçimin konuşulmasını istiyoruz. CHP kendi içini konuşsun, tartışsın. Bu ülkenin en önemli meselesi ana muhalefet meselesi. Bizim de iyi bir ana muhalefete ihtiyacımız var, ülke olarak da parti olarak da ama bu ana muhalefet olduğu sürece, sürekli gerginlik oluşturan, makul, mantıklı hiçbir gerekçe ortaya sunmayan bir ana muhalefet olduğu sürece hep bir sıkıntı içinde olacağımız kesindir. Cumhurbaşkanımız, Fazıl Say konserine gidiyor, CHP Grup Başkanvekili galibiyet ve mağlubiyet üzerine bir okuma yapıyor. Bunun bu ülkeye bir faydası yok. CHP'nin şu anki üst yönetimi zihniyeti tamamen bu. “

Kategoriler
Politika

“Geniş bir iş birliğini hayata geçiriyoruz”

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez demokratik anlamda çok geniş bir iş birliğini İYİ Parti ile birlikte hayata geçiriyoruz. ” dedi.

Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Merkezi'nde Genel Başkan Meral Akşener ile görüştü.

Kılıçdaroğlu ve beraberindeki Genel Başkan Yardımcıları Oğuz Kaan Salıcı, Seyit Torun ve Bülent Kuşoğlu, İYİ Parti Genel Merkezi'ne gelişinde İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu tarafından karşılandı.

Görüşmenin ardından Kılıçdaroğlu ve Akşener, basın toplantısı düzenledi.

Kılıçdaroğlu, güzel bir demokrasi geleneğine ortak imza attıklarını belirterek “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez demokratik anlamda çok geniş bir iş birliğini İYİ Parti ile birlikte hayata geçiriyoruz. ” dedi. İş birliğinin ülkeye ve vatandaşlara hayırlı olmasını dileyen Kılıçdaroğlu, beraber barış ve huzur içinde yaşama mücadelesi verdiklerini söyledi.

Kavgadan değil, barış ve huzurdan yana olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, iş birliği görüşmelerini yapan, süreçte yer alan isimlere teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu, “Bizler bu demokrasi anlayışını, uzlaşma kültürünü oldukça geniş bir bağlamda Türkiye'nin önüne koyduğumuz için son derece mutluyum. ” ifadesini kullandı.

  • “Sonuçlar da iyi olacak diye düşünüyorum “

Meral Akşener de yine iş birliği müzakerelerini yürüten heyetlere teşekkür ederek “Zaman zaman intiharın eşiğine geldiler ama durum iyi. ” dedi.

Heyetlerin, Türkiye'de ortak çalışma ile kişisellik ve parti taassubundan uzak bir çalışma biçiminin olabileceğini sağladıklarını ifade eden Akşener, şöyle devam etti:

“Biz, yerel seçimlere gidiyoruz ama izliyoruz ki sanki savaşa giriyoruz. Türkiye'nin coğrafyası, jeopolitiği nedeniyle elbette hem iktidarın hem muhalefetin Türkiye ile ilgili hedefleri olan grup, ülke, terör örgütleri konusunda son derece dikkatli olması ve Türkiye'yi korumak için ne gerekiyorsa yapması gerektiğini her iki genel başkan olarak defalarca bu tür problemlerde iktidarın yanında durarak, burada bir sorun yok. Bunlar hep olacak ve devam edecek, Türkiye'nin coğrafyası nedeniyle. ”

Yerel seçimde muhtar, belediye ve il genel meclis üyesi ile ilçe, il ve büyükşehir belediye başkanı seçileceğini belirten Akşener, şunları kaydetti:

“Dolayısıyla savaş tamtamları eşliğinde çok kutuplaştırıcı, milleti birbirine düşüren… Sayın Kılıçdaroğlu da ben de bugüne kadar Cumhur İttifakı'nı oluşturan iki siyasi partinin oluşturduğu sisteme hakaret eden, onları tahkir, taciz eden bir dil kullanmadık. Ama bu iş birliğini destekleyen iki siyasi partinin unsurlarını oluşturan ki Türk milletinin büyük bir bölümü bu. Bu insanların tümüne hakaret etmek, onları tahkir ve taciz etmek, onları yok farz etmek, Türkiye'yi yönetmek iddiasında bulunan ve yönettiğini zanneden insanlar açısından, yöneticiler açısından gerçekten utanç vericidir. Bütün bu ötekileştirici, kutuplaştırıcı, o düşmanca dili kale almayacağız ve milletimize birer birer ulaşma yolunu seçeceğiz. ”

Akşener'in konuşması sırasında “İnşallah sonuçlar da iyi olacak diye düşünüyorum. ” ifadesi üzerine Kılıçdaroğlu, “Kesinlikle iyi olacak Sayın Genel Başkan. ” dedi.

Kategoriler
Politika

“Millet İttifakı” 22 büyükşehir ve 27 ilde anlaştı

ANKARA (AA) – CHP ve İYİ Parti 31 Mart seçimlerinde 22 büyükşehir ve 27 ilde iş birliği yapacak. 12 büyükşehir ve 16 ilde CHP'nin, 10 büyükşehir ve 11 ilde İYİ Parti'nin adayları desteklenecek.

CHP ve İYİ Parti heyetleri arasında, yerel seçime yönelik iş birliği çerçevesinde yapılan çalışmalar tamamlandı.

Buna göre, her iki parti 30 büyükşehirin 22'sinde ve 51 ilin 27'sinde uzlaşma sağladı. İş birliği kapsamındaki 22 büyükşehirin 12'sinde CHP, 10'nun da ise İYİ Parti aday çıkaracak. İş birliği çerçevesinde Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Malatya, Muğla ve Tekirdağ, büyükşehir belediyelerinde CHP, Balıkesir, Kocaeli, Gaziantep, Denizli, Kayseri, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun ve Trabzon büyükşehir belediyelerinde ise İYİ Parti başkan adayı gösterecek. Geriye kalan 8 büyükşehir ve 24 ilde her parti kendi adayını çıkaracak.

  • CHP, 27 ilin 16'sında, İYİ Parti ise 11'inde aday gösterecek

CHP, uzlaşılan illerden Artvin, Bartın, Bilecik, Bolu, Burdur, Çanakkale, Edirne, Erzincan, Giresun, Kastamonu, Kırklareli, Kırşehir, Sinop, Tunceli, Yalova ve Zonguldak'ta, İYİ Parti ise Afyonkarahisar, Aksaray, Düzce, Elazığ, Isparta, Kilis, Kırıkkale, Nevşehir, Osmaniye, Tokat ve Yozgat'ta aday gösterecek.

  • İş birliği yapılacak ilçeler

İki parti Ankara'da 25 ilçenin 8'in de iş birliğine gitti. Ayaş, Elmadağ, Polatlı ve Yenimahalle'de CHP, Gölbaşı, Kahramankazan, Kızılcahamam ve Nallıhan'da İYİ Parti aday çıkaracak. Ankara'nın diğer 17 ilçesinde ise her parti kendi adayı ile seçime girecek.

CHP-İYİ Parti İstanbul'un 39 ilçesinin 29'un da ortak hareket edecek. CHP, Adalar, Ataşehir, Avcılar, Bahçelievler, Başakşehir, Bayrampaşa, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenyurt, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Şişli, Tuzla, Üsküdar ve Zeytinburnu'nda, İYİ Parti ise Arnavutköy, Bağcılar, Esenler ve Kağıthane aday çıkaracak. İstanbul'un diğer 10 ilçesinde ise her parti kendi adayını gösterecek.

CHP ve İYİ Parti İzmir'de ise 30 ilçenin 25'inde iş birliği yapacak. Bu ilçelerden 23'ünde CHP, 2'sinde İYİ Parti aday çıkaracak. Diğer 5 ilçede ise herkes kendi adayını belirleyecek.

Aliağa, Balçova, Bayındır, Bayraklı, Bergama, Beydağ, Bornova, Buca, Çeşme, Çiğli, Dikili, Foça, Gaziemir, Güzelbahçe, Karabağlar, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Menderes, Menemen, Narlıdere, Ödemiş, Seferihisar'da CHP'nin, Kiraz ve Tire'de İYİ Parti'nin adayı olacak. Karşıyaka, Konak, Selçuk, Torbalı ve Urla'da her iki parti ayrı ayrı aday gösterecek.

Bu arada, Muğla'nın Bodrum dahil bütün ilçelerinde her iki partide kendi adaylarını çıkaracak.

Kategoriler
Politika

“24 Haziran'dan daha parlak bir politik aritmetik çıkacak”

ANKARA (AA) – ESİN IŞIK – MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “31 Mart 2019 günü sandıkta 24 Haziran'dan bile daha parlak bir politik aritmetiğin ortaya çıkacağı gün gibi aşikardır. ” dedi.

Yalçın, AA muhabirinin, 31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçim çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı'nın önemine ilişkin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, halkın oylarıyla yürürlüğe girdiğini anımsatan Yalçın, ancak bu yeni hükümet modelinin oturması dinamiklerinin oluşması için zamana ihtiyacı bulunduğunu vurguladı.

Demokratik parlamenter sistemden yeni modele geçişin kısa sürede ve kendiliğinden gerçekleşemeyeceğinin altını çizen Yalçın, “Hem intibak yasalarının uygulanarak bunlara işlerlik kazandırılması hem de yeni sistemin güvenilir ve sağlam bir yapıya kavuşturulması için halkın desteğinin sürmesi gerekli. ” diye konuştu.

Yalçın, halkın desteğinin uzun soluklu olmasının, özellikle meşruiyetin sürmesi açısından önem taşıdığına dikkati çekerek, bunun da genel seçimlerden sonra aynı desteğin yerel seçimlerde perçinlenmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

Yerel seçimlerin, sadece mahalli yöneticilerin belirlenmesiyle sonuçlanmayacağını, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni onaylayan milli iradenin ne ölçüde sağlam olduğunu da ortaya koyacağını vurgulayan Yalçın, şöyle devam etti:

“Yeni sistemin içeride ve dışarıdaki muarızları Cumhur İttifakı'nın seçim başarısızlığı için pusuda bekliyor. FETÖ, Türkiye'yi yeniden karıştırmak, militanlarını birer birer etkisiz hale getiren devletten intikam almak için fırsat kolluyor. PKK başta olmak üzere bölücü örgütler, devletin hızlı ve çevik icrai adımlar atılması için oluşturulan yeni hükümet modelinin başarısızlığa uğraması için hülyalar kuruyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin hayata geçmesine vesile olan Cumhur İttifakı'nın 31 Mart 2019'da elde edeceği başarı, bütün bu hesapları bir kez daha bozmakla kalmayacak, sistemi de güçlendirecektir. ”

  • “Cumhur İttifakı hamlesinin başarısıyla su yüzüne çıkmıştır “

Yalçın, Cumhur İttifakı ile ortaya çıkan siyasi tabloyla, mevcut sorunların çözümü, istikrar, güven ve güvenlik konularında büyük bir siyasi dayanak oluştuğunun altını çizerek, “Böylece ittifakın sadece seçim kazanma vasıtası olmayıp Türkiye'nin bütünlük, istikrar ve refahına da katkıda bulunabileceği ortaya çıkmış oldu. ” diye konuştu.

“MHP lideri sayın Devlet Bahçeli'nin nasıl usta bir oyun kurucu, gelecek inşa etmede nasıl mahir, ileriyi görmede nasıl feraset sahibi bir politikacı olduğu, Cumhur İttifakı hamlesinin başarısıyla su yüzüne çıkmıştır. ” değerlendirmesinde bulunan Yalçın, “Cumhur İttifakı'nın, yerel seçimlerde de halkın ekseriyetinin temayül ve iradesini aksettiren güçlü bir birliktelik sağlayacağı, bu sayede 31 Mart 2019 günü sandıkta 24 Haziran'dan bile daha parlak bir politik aritmetiğin ortaya çıkacağı gün gibi aşikardır. ” dedi.

– “Bazı il ve ilçe teşkilatlarımız değişti ”

Yalçın, “Yerel seçime giderken teşkilatlar bazında herhangi bir değişiklik yapıldı mı? ” sorusu üzerine, MHP teşkilatlarının uzun zamandan beri istikrarlı ve intizam içindeki çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, MHP'nin ve milliyetçi-ülkücü hareketin teşkilatçılığıyla ünlü olduğunu söyledi.

İl ve ilçe teşkilatlarının genel merkezle uyum halinde ve büyük bir özveriyle çalıştıklarını ifade eden Yalçın, şunları kaydetti:

“Son kurultayın ardından parti teşkilatlarımızda kısmi bir yenilenme ve bazı arkadaşlarımızın bayrağı yeni serdengeçtilere devretme dönemi başlatıldı. Bu çerçevede bazı il ve ilçe teşkilatlarımız değişti. Lakin bu değişiklikler, sadece 31 Mart 2019 yerel seçimleri esas ve hedef alınarak yapılmadı. Sadece teşkilat yapımızın ve son büyük kurultay başta olmak üzere yetkili kurullarımızda belirlenen parti politikaları muvacehesinde gerçekleştirildi. MHP teşkilatlarının yeni bir dinamizme kavuşmasının sağladığı sinerji, 24 Haziran'daki seçimlerde kendini gösterdi. Bütün olumsuz değerlendirme ve algı çalışmalarına rağmen MHP önemli bir oy oranı ve ciddi bir milletvekili grubuyla Meclise girdi. MHP, yerel seçimler sonucunda da hedeflerine ulaşacak, hem başarıyla hizmet veren mevcut belediyeleri elde tutacak hem de yeni belediyeler kazanacak güçtedir. ”

– “CHP-İP-HDP üçlüsü aleyhinde sonuçlar verdi ”

CHP ile İYİ Parti'nin yerel seçime yönelik işbirliğine ilişkin soruya Yalçın, şu yanıtı verdi:

“CHP ve İP'in millet nezdinde ne kadar karşılıklarının olduğunu 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde gördük. Üstelik o günden bu yana yaşanan siyasi gelişmeler, bizim 'zillet ittifakı' veya 'şer ittifakı' dediğimiz CHP-İP-HDP üçlüsünün aleyhinde sonuçlar verdi. Son kamuoyu yoklamaları özellikle İP'in zaten deneme amaçlı verilen tepkisel ve emanet oyların bu partiden çekildiğini ve zaten geçici, kaygan ve kozmopolit olan tabanının siyasi erozyona uğradığını ortaya koydu. İP'in oyları 2-2,5 bandında görünüyor. Sadece gerginlik ve kutuplaşma politikası takip eden, siyaset anlayışını Meclis'te kürsü kabadayılığı yapmaya çıpalayan CHP ise halk nezdinde inandırıcı bir programa sahip değil. Bu yüzden kendi tabanının güvenini çoktan kaybetti. CHP ve İP'in uğradığı oy erozyonu 31 Mart'ta daha da büyüyecektir. İP, halkın sandıkta düzenleyeceği cenaze töreniyle politika mezarlığına gömülecektir. Bunlar MHP'yi suçladıkları her alanda iddialarının tersini yaptılar, gidip bölücülerle iş tuttular. Açılımcılığı ve çözümcülüğü devralan, Marksistlerin cirit attığı CHP'nin yancısı eşik bekçisi oldular. Kısacası bunların millette karşılığı da yok.
Resmiyette zillet ittifakının yanında yer almasa da büyük şehirlerde CHP-İP ikilisine destek vereceğini ilan eden HDP de zaten ittifakın fiili üyesi konumunda. Millet HDP'nin, PKK'nın siyasi kanadı olduğunu biliyor. Bunlarla aynı kazanda kaynayan, aynı safta ip gibi dizilen partilere halkın sandıkta destek vermesi mümkün mü? “

Kategoriler
Politika

AK Parti Denizli Aday Tanıtım Toplantısı

DENİZLİ (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Denizli'de partisinin 17 ilçe belediye başkan adayını açıkladı.

Kurtulmuş, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Denizli Aday Tanıtım Toplantısı'nda katılarak ilçe belediye başkanlarını ilan etti.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Pamukkale Belediye Başkan Adayı Avni Örki olurken, 5 ilçe belediye başkan adayını değiştiren AK Parti, Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu ile birlikte 10 ilçe belediye başkanını yeniden aday gösterdi.

AK Parti, Cumhur İttifakı kapsamında Çal ve Buldan olmak üzere 2 ilçede aday göstermeyerek MHP'nin adayını destekleyecek.

Buldan'da MHP'li Mustafa Şevik ve Çal'da Fethi Akcan Cumhur İttifakı'nın adayı oldu.

AK Parti 5 ilçe belediye başkan adayını değiştirerek Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin'in yerine Avni Örki'yi, Serinhisar Belediye Başkanı Mehmet Kobaş'ın yerine Şeref Turan'ı, Çardak Belediye Başkanı Mahmut Öztürk'ün yerine Hüsnü Yılmaz, Tavas Belediye Başkanı Turhan Veli Akyol'un yerine Hüseyin İnamlık ile Çivril Belediye Başkanı Gürcan Güven yerine ise Niyazi Vural'ı aday gösterdi.

AK Parti'nin Denizli'deki ilçe belediye başkan adayları şöyle:

Acıpayam: Hulisi Şevkan

Babadağ: Salim Demirezen

Baklan: Yusuf Gülsever

Bekilli: Mustafa Çoban

Beyağaç: Mustafa Akçay

Bozkurt: Hamdi Cin

Çameli: Cengiz Arslan

Çardak: Hüsnü Yılmaz

Çivril: Niyazi Vural

Güney: Halil Ayhan

Honaz: Turgut Devecioğlu

Kale: Mehmet Salih Sağnıç

Sarayköy: Ahmet Necati Özbaş

Serinhisar: Şeref Turhan

Tavas: Hüseyin İnamlık

Merkezefendi: Muhammet Subaşıoğlu

Pamukkale: Avni Örki

Kategoriler
Politika

Kocaeli'de CHP'lilerden aday tepkisi

KOCAELİ (AA) – Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, adayın İYİ Parti'den olacağı yönündeki duyumlara tepki gösteren CHP'liler, parti binasından oturma eylemi başlattı.

CHP Körfez İlçe Gençlik ve Kadın Kolları, belediye başkan aday adayları ile ilçe yöneticilerinin de destek verdiği oturma eyleminde CHP'liler, saz eşliğinde türküler söyledi.

CHP Körfez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tolga Papakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, genel olarak CHP ve İYİ Parti ittifakına karşı olmadıklarını ancak ittifakın Körfez ilçesinde en az yüzde 22 oyu olan CHP'nin çatısı altında olmasını istediklerini söyledi.

İYİ Parti'nin en son seçimde ittifakla yüzde 7'lik bir oy potansiyelinin olduğunu, son yapılan anketlerde de yüzde 3,5 oranında çıktığını aktaran Papakçı, “Körfez ilçede CHP hiçbir zaman adaysız kalmamıştır. Biz de Körfez'in seçmenlerinin, CHP tabanı ve seçmeni ile CHP'nin onurunu korumak için, 4 Ocak'ta MYK ve Parti Meclisimiz toplanana kadar buradan takip etme, parti binasını terk etmeme ve oturma eylemi yapmayı düşündük. ” diye konuştu.

Papakçı, ilçe kadın kolları başkanı ve üyeleriyle bu süreci yürüttüklerini, İlçe Başkanı Cavit Dağdeviren ve yönetim kurulu üyelerinin kendilerine destek verdiğini dile getirdi.

“İttifaka karşı değiliz ama ittifakın da bir hakkı vardır. En çok oy potansiyeli olan, en güçlü parti hangisi ise onun çatısı altında birleşmektir. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. ” diyen Papakçı, seslerine duyurmaya çalıştıklarını belirtti.

Papakçı, “4 Ocak'ta 'İYİ Parti'nin adayını destekleyeceksiniz.' derlerse bu süreci buradan ile taşımayı düşünüyoruz. İl binasında oturma eylemine devam edeceğiz. Sesimizi Ankara duysun, genel merkezimiz duysun. ” dedi.

CHP Körfez İlçe Kadın Kolları Başkanı Figen Ergün ise CHP olarak 2 aday adayı varken, İYİ Parti'nin adayının diretilmesini tepki göstermek için eylem yaptıklarını belirtti.

Özel olarak yaptırılan CHP amblemli kırmızı yelekler giyen partililer, türküler söyleyip sloganlar atarak eylemlerini sürdürüyor.

Kategoriler
Alaturka

“Cumhur İttifakı 15 Temmuz gecesi oluşmuştu”

ÇANKIRI (AA) – AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, “Aslında milletin gönül ittifakını ifade eden Cumhur İttifakı 15 Temmuz gecesi oluşmuştu. ” dedi.

Akbaşoğlu ve beraberindeki partililer, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çankırı İl Başkanlığını ziyaret etti.

Akbaşoğlu, burada yaptığı açıklamada, AK Parti ve MHP'lilerin gönül ittifakı olan Cumhur İttifakı mensupları olduklarını söyledi.

MHP İl Başkanı Hidayet Çelik'e ev sahipliği için teşekkür eden Akbaşoğlu, “Aslında milletin gönül ittifakını ifade eden Cumhur İttifakı 15 Temmuz gecesi oluşmuştu. 15 Temmuz'da darbe ve işgal girişimine kalkışıldığı anlaşıldığında AK Parti binası önünde basın açıklaması yaptık. Buna karşı durulması gerektiğini söyleyip milletimizi meydanlara davet ettik. O sıralarda Devlet Bahçeli'nin de meşru hükümetin yanında yer alınacağını net şekilde ortaya koyması vesilesiyle MHP İl Başkanımızla görüşerek meydanlarda beraber yer aldık. ” ifadelerini kullandı.

O gün adil ve merhametli yeni bir dünyanın yeniden büyük Türkiye'nin eliyle gerçekleşmesine Çankırılılar olarak hep beraber sahip çıktıklarını anlatan Akbaşoğlu, akabinde de Yenikapı ruhunun oluştuğunu belirtti.

Meydanda tarihin en büyük kalabalığının toplandığını ifade eden Akbaşoğlu, “Ama orada ittifaka, milletin gerçek ittifakına sahip çıkanlar iki parti olarak hala oradalar. O da AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisidir. Milletin gönlündeki bu ittifak önce genel seçimlerde büyük bir zafer elde etti. Şimdi de her iki genel başkanın çatısını çaktıkları bu süreç içerisinde 31 Mart seçimlerine yönelik Cumhur İttifakı'nın sonuçlarını inşallah hep beraber, hem Çankırı'da hem Türkiye'de ve küresel anlamda bütün dünyada göreceğiz. ” diye konuştu.

Çelik de ziyaretlerinden dolayı AK Parti heyetine teşekkür etti.

Ziyarete AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Çivitcioğlu, Çankırı Belediye Başkanı Hüseyin Boz, MHP Çankırı Belediye Başkan adayı İsmail Hakkı Esen ile partililer katıldı.

Kategoriler
Politika

“Koskoca CHP 'şu illeri sana bıraktım, seçime girmiyorum' diyemez”

İZMİR (AA) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yerel seçimlerde illeri ve ilçeleri paylaşarak ittifak yapılmasını doğru bulmadığını belirterek, “Siyaseti, partililer götürür. Örgütleri vardır. Örgütlerin hassasiyetleri vardır. Koskoca CHP, Cumhuriyeti kuran parti, 'şu illeri sana bıraktım, seçime girmiyorum' diyemez. ” dedi.

Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Bornova Şeytan Deresi'ndeki kızılçam ormanı ağaçlandırma çalışmalarının başlama töreninde yaptığı konuşmada, çevreyi koruma çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

Yerel seçimlere ilişkin ittifak görüşmelerine değinen Kocaoğlu, genel seçimlerde ittifak olabileceğini, buna itirazı bulunmadığını kaydetti.

“Yerel seçimde de olur ama illeri paylaşmak, ilçeleri paylaşmak, meclis üyeliklerini paylaşmak… Böyle ittifak olmaz. ” diye konuşan Kocaoğlu, şöyle devam etti:

“Siyaseti, partililer götürür. Örgütleri vardır. Örgütlerin hassasiyetleri vardır. Koskoca CHP, cumhuriyeti kuran parti, 'şu illeri sana bıraktım, seçime girmiyorum' diyemez. Bunu ne İYİ Parti ne de başka bir parti adına söylemiyorum. Siyaset bilimi açısından söylüyorum. Hangi parti güçlüyse, sandığa o parti girer. 'Ben başka partiye oy vermem, babamın partisi, dedemin partisi.' der bu millet. Başka partiye oy verdiği zaman nereye savrulacak ? Örgüt dağılacak. Sadece CHP için değil, ülke için söylüyorum. ”

  • Körfez Geçişi Projesi

Kocaoğlu, konuşmasında, Körfez Geçiş Projesi'ne ilişkin ÇED Raporu'nun mahkeme kararıyla iptal edildiğini de hatırlatarak, bu kararı İzmir Büyükşehir Belediyesinin aldırmadığını bildirdi.

Belediye olarak kimsenin arkasına saklanmadıklarını vurgulayan Kocaoğlu, “Zaten İzmir Büyükşehir Belediyesi, 15 senedir arkaya saklanıp kimseden birşey rica etmemiştir. Yargıya gidecekse kendi gider. Umuyorum bu durum, 'projelerimizi engellediler' diye seçim malzemesi yapılmaz. Belediye başkanı ve belediye başkanlığına devam etmeyecek bir arkadaşınız olarak, bu seçimin de daha önceki seçimlerdeki gibi dostça, hizmet yarışı anlayışı içinde geçmesini diliyorum. ” diye konuştu.

  • “Stat paravan, AVM şahane “

Seçim yaklaştıkça kentteki stat projeleriyle ilgili tartışmaların da alevlendiğine değinen Kocaoğlu, kendisinin iki stat yapma sözünü tuttuğunu vurguladı.

Örnekköy'de Karşıyaka Kulübü için Tınaztepe Kampüsü'nün yanındaki da Göztepe için iki stat kompleksi yapmak istediklerini ancak ikna edemediklerini savunan Kocaoğlu, “Niye Güzelyalı'nın kalbine bir heyula dikilir. Yalı'ya neden bu yapılır ? Güzelyalı Stadı bittiği zaman altındaki AVM ne olacak, hep beraber göreceğiz. Karşıyaka Yalı'daki stadın altı da aynı. Stat paravan, AVM şahane. ” değerlendirmesinde bulundu.

Kategoriler
Alaturka

“Fırat'ın doğusuna harekat meşru müdafaa hakkından”

İSTANBUL (AA) – GÜLSÜM İNCEKAYA – Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi, İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, “Fırat'ın doğusundaki harekat, uluslararası hukuk açısından terör örgütünün saldırılarına karşı BM sözleşmesinin 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkından kaynaklanmaktadır. Zira hukuka göre egemen bir devlet, ülke topraklarını, sınırlarını terör örgütünün tehdit etmesi karşısında savunmak ve vatandaşlarını korumak hak ve salahiyetine sahiptir. ” dedi.

Prof. Dr. Caşın, Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yönelik askeri operasyon hazırlığıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin tüm itirazlarına rağmen ABD'nin, Suriye'nin kuzey doğu bölgesine 25'e yakın kara ve hava askeri üssü kurduğunu ve 5 bin ABD askerini bölgeye konuşlandırdığını belirten Caşın, ABD Hava Kuvvetleri Komutanlığının, bölgeyi DEAŞ'tan arındırırken PKK/YPG'ye de askeri alan açtığını kaydetti.

Prof. Dr. Caşın, ''Maalesef Suriye'nin en verimli topraklarını teşkil eden kuzey Suriye bölgesinde Deyrizor dahil olmak üzere bu bölgedeki petrol kaynaklarının, su kaynaklarının, elektriğin yüzde 70'inin üretildiği ve Suriye'nin tahıl ambarı olan bu toprakların, PKK/YPG terör örgütünün kontrolüne geçmesine neden olmuştur. ” diye konuştu.

Suriye topraklarının yüzde 30'unu teşkil eden Fırat'ın doğusunda bir terör koridoruyla, Irak sınırından Hatay'a kadar uzanan özerk bir devlet kurma statüsüne geçişe çok ciddi zemin hazırlandığına dikkati çeken Caşın, şunları söyledi:

''Türkiye uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullanarak Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatını sınır operasyonlarıyla sınırın hemen dibinde terör yapılanmasına izin vermeyeceğini, egemen bir devlet olarak hürriyet ve bağımsızlığına karşı bu tür bir oldubittiye karşı olacağını, siyasi ve askeri duruşu ile yansıtmıştır. ABD ile çözüm için haziran ayında başlatılan Münbiç'in boşaltılması yönündeki mutabakata rağmen terör örgütü PKK/YPG'nin bölgeyi terk etmemesi ve silahlarını bırakmaması, Ankara için ciddi bir endişe kaynağı teşkil etmeye devam etmektedir. ”

ABD'nin üçüncü bir hamle ile sınır karakolları ve yer altı savunma tünelleri inşa ederek, Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden PKK/YPG terör örgütleriyle, ortak sınır devriye görevleri icra etmesine Ankara'nın çok sert tepki gösterdiğini ifade eden Caşın, “ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford'un, ABD silahları ile donatılan 30 bin kişilik yeni bir ordunun, yani PKK/YPG terör örgütünün eğitimi için çalışmalar başlatılacağını açıklaması, ABD ile Türkiye arasındaki tarihi stratejik ittifakı olan NATO ittifakını tehlikeye sokacak çok ciddi bir süreci tetiklemiştir. ” dedi.

– “Türkiye'nin asıl hedefi, terör örgütü ”

Prof. Dr. Caşın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milli güvenlik bekası için hayati bir tehdit olan bu gelişmeye cevaben “Fırat'ın doğusuna harekatın kısa sürede başlatılacağı, asıl hedefin bölgede terör örgütü olduğu, Amerikan askerleri olmadığı ” yönündeki açıklamasına değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “stratejik müttefik ABD ile derin görüş ayrılıklarına rağmen, doğru zeminde birlikte yürümek için sağlıklı zeminde iş birliği yapılabileceği “nin altını çizdiğini aktaran Caşın, “Fırat'ın doğusundaki harekat, uluslararası hukuk açısından terör örgütünün saldırılarına karşı BM sözleşmesinin 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkından kaynaklanmaktadır. Zira hukuka göre egemen bir devlet, ülke topraklarını, sınırlarını terör örgütünün tehdit etmesi karşısında savunmak ve vatandaşlarını korumak hak ve salahiyetine sahiptir. ” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, TSK'nın geniş bir cephe hattında, en üst alarm durumunda tertip aldığını, Mehmetçiğin eli tetikte beklediğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Dikkatleri çekmek için Afrin'deki bombalı saldırılar, Türkiye sınırında hendek ve tahkimat çalışmaları, Türk ordusunca anbean izlenmekte ve terör örgütünün olası hedefleri tespit edilmektedir.

En büyük risk olarak, tünellere gizlenmiş terör gruplarının ağır silahları, mayınlama ve sivil halkı canlı kalkan olarak kullanmak sureti ile 'Türkiye'nin Kürtlere zulüm ettiği' yönünde dünya kamuoyunda algı operasyonu yapılması sayılabilir.

İkinci bir husus da doğu Fırat bölgesi Suriye sınırı yaklaşık 400 kilometrelik cephe hattının teşkil etmesi, Irak ile bağlantılı olmasıdır. Zira terör örgütü buradan geçiş yapmakta ve bölgeye silahlı militan, sığınak ve silah yardımı takviye etmektedir. Bu tehdide karşı, sınırdan yaklaşık 30-40 kilometre genişlikte bir emniyet koridoru elde ederek PKK terör örgütünün sınır geçişinin engellenmesinin hedeflendiğini söylemek mümkün. ”

  • “Türk-Amerikan ilişkileri kırılma noktasında “

Prof. Dr. Caşın, “ABD'nin PKK/PYD/YPG'ye defakto bir devlet kurma yolundaki çabalarının, Türk kamuoyunca algılanmakta olduğuna dikkat çekerek, Türkiye ile ABD arasındaki kriz ve istikrarsızlığın asli sebebinin, Suriye'yi parçalayan terör devletine hukuki meşruiyet kazandırılması çabaları olduğu tespitinde bulundu.

Caşın, “ABD çekilmediği takdirde Türk ordusu ile çatışma ihtimali her geçen gün artmaktadır. PKK/PYD desteği, bölgeyi istikrarsızlaştırdığı gibi Türk-ABD ilişkilerini ipotek altına alan çok tehlikeli bir süreci de beraberinde getirmektedir. 70 yıllık ABD-Türkiye ilişkileri tarihindeki en büyük kırılma noktasına doğru evrilmektedir. ” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarını başarı ile icra ettiğini vurgulayan Caşın, şöyle devam etti:

“ABD'nin PKK/YPG ile Türkiye karşıtı blokta yer alması, iki ülke siyasi tarihindeki en büyük siyasi ve askeri kırılma nedeni olabilir. İkili bir çatışmada, askeri açıdan dost ateşi ve personel kayıpları, iki ülke halkları nezdinde tamiri mümkün olmayan derin husumetler, ötekileştirme ve psikolojik çöküntüye sebep olabilir. ABD ve Türk ordusunun çatışma hali senaryosu, Türkiye'nin batı bloku ve NATO'dan kopmasına ve esasen eksen değiştirmesine sebebiyet verebilecek, belki de yakın tarihin en önemli gelişmelerine bir parabol teşkil edebilir.

Türkiye, yaşadığı jeopolitik denklemde yeri doldurulamayacak kadar önemli bir askeri, siyasal, ekonomik bir güçtür. Türk boğazlarını kontrol eden Karadeniz, Kafkasya ve doğu Akdeniz'i bir şekilde barış içerisinde koruyabilecek ve oyun değiştirecek, bölgede geniş tarihi, kültürel, sosyolojik parametrelere sahip küresel bir güçtür. ”

1950'lerden farklı olarak da Türkiye'nin, Rusya ile yakın bir ilişki içerisinde olduğunu ve İran ile de yakınlaştığını belirten Caşın, “Acaba bazı batılı kuvvetler ve İsrail, Türkiye'nin ABD ile NATO'daki bağını koparıp Rusya ile yakınlaşmasını sağlamak ve ötekileştirmek istemekte midir? Bu soru belki de Amerika tarafının düşüneceği en önemli sorulardan birisidir. ” dedi.

  • “Türkiye, kahraman bir orduya sahiptir “

Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, Türkiye Cumhuriyeti'nin, milli güvenlik ve bekasına yönelik her türlü hayati tehlike karşısında, gerektiğinde tek başına olsa dahi terörle savaşını sürdürebilecek kararlıkta ve yeterli askeri güce sahip olduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin, BM'nin kurucu üyesi olarak demokratik laik hukuk devleti sıfatıyla daima dünya barışına kalıcı destek verdiğini belirten Caşın, “Türkiye, BM barışı koruma harekatlarında Afganistan'dan Bosna'ya, Somali'den dünyanın her tarafına asker gönderebilen, kadim insanlık medeniyetinin bir üyesidir. Atatürk'ün çizdiği 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesine bağlı ve NATO'daki müttefikleriyle omuz omuza çarpışmış, en önemlisi ABD ile Kore'de komünist Çin ordularını büyük bir bozguna uğratmış kahraman bir orduya sahiptir. ” diye konuştu.

  • “ÖSO, legal bir Suriye ordusudur “

ABD'nin, ÖSO konusundaki açıklamasının son derece düşündürücü olduğuna işaret eden Caşın, ABD'nin ÖSO'yu tehdidinin, askeri ve savaş hukuku açısından önemli olduğunu belirtti.

“ÖSO'yu tehditle korkutmanın, TSK'yı zayıflatma maksadıyla yapıldığını düşünüyorum. ” diyen Caşın, halbuki ÖSO'nun, Obama zamanında Türkiye-ABD arasında varılan bir mutabakatla eğit-donat planı çerçevesinde oluşturulmuş Suriye halkının legal askerleri olduğunu ifade etti.

Caşın, “ABD, SDG ve yerel ortaklarına silah vermesi ve eğitmesi, Amerika'nın artık üçüncü aşamaya geçtiğini, Irak'ta olduğu gibi SDG'yi federal bir yapıya taşımak ve hukuken onları meşru kılmak suretiyle Cenevre sürecinde masaya oturtmayı ama en önemlisi ordulaşma suretiyle bir şekilde defakto devlet kurmayı amaçladığını, bu yeni devlet oluşumunun da artık son aşamasına gelindiğini söylemek mümkündür. Nitekim Amerika, Kosova'da da bu şekilde üsler kurmuş ve buradan çıkmamaktadır. ” diye konuştu.

Prof. Dr. Caşın, Amerika'nın, Kuzey Suriye'de kuracağı üslerle, bir taraftan İran, bir taraftan Irak, bir taraftan da Türkiye'yi kontrol edebilecek çok ciddi bir yerleşim mekanizması içinde olduğunu söylemenin mümkün olduğunu söyledi.

  • “Birkaç gün içinde bir operasyon başlatılacaktır “

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'ın Washington merkezli Atlantik Konseyinde, “ABD ile örgüt arasındaki ilişki 'daimi' bir ilişki değil ” şeklindeki açıklamasını da değerlendiren Prof. Dr. Caşın, şunları kaydetti:

“Jeffrey konuşmasında ayrıca YPG/PKK'nın, Suriye siyasal oluşumunun bir parçası olması gerektiğin, Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna düzenleyeceği askeri operasyon konusunda, Trump ve Erdoğan dahil, her seviyede ABD'li yetkililerle Türk mevkidaşları arasında temasların devam ettiğini de açıkladı.
Jeffrey'nin bu açıklamasının hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da Konya'da yaptığı konuşmada, 'Sayın Trump ile konuştuk, gitmezlerse biz göndeririz. Çünkü bizi rahatsız ediyorlar. Terör koridorları ile rahatsız ediyorlar. Madem ABD ile stratejik ortağız, o zaman gereğinin yapılması lazım' açıklaması yaptı. Ardı ardına yapılan bu açıklamalardan, iki ülkenin operasyon konusunda bir mutabakata varılabileceği tahmini yürütebiliriz. Dolayısıyla bu karşılıklı açıklamalardan hareketle Fırat'ın doğusuna ABD bilgisi dahilinde birkaç gün içinde bir operasyon başlatılacaktır. “