AB Komisyonundan İtalya'ya “bütçe” mektubu

ROMA (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomik ve Mali İşler Komiseri Pierre Moscovici, komisyonun İtalya’nın gelecek sene bütçe taslağına ilişkin görüşlerinin bulunduğu mektubu, İtalya Ekonomi Bakanı Giovanni Tria’ya verdi.

İtalya’nın başkenti Roma’da İtalya Ekonomi Bakanı Tria ile görüşen Moscovici, komisyon adına AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile kendisinin kaleme aldığı İtalya’nın gelecek sene bütçe taslağıyla ilgili mektubunu muhattabına iletti.

Mektupta, "İtalya’nın 2019 bütçe kanununun İstikrar Paktı tarihinde görülmemiş şekilde hedeflerden sapma gösterdiği" kaydedildi.

İtalya’nın bütçe taslağıyla yaklaşık yüzde 1 daha fazla açık vermesinin öngörüldüğünün belirtildiği mektupta, bunun da hedeflerden yüzde 1,5 oranında bir sapmaya neden olacağı bildirildi.

Bu durumun ciddi şekilde İstikrar Paktı’nın yükümlülüklerine uyulmamasına yol açtığının vurgulandığı mektupta, İtalyan hükümetinden 22 Ekim’e kadar eleştirilere yanıt vermesi istendi.

– "AB Komisyonuyla yapıcı diyalog sürdüreceğiz"

Görüşmelerinin ardından Moscovici ile düzenledikleri ortak basın toplantısında konuşan Ekonomi Bakanı Tria, bundan sonraki süreçte "yapıcı bir diyalog" sürdüreceklerini söyledi.

İtalya ve AB Komisyonunun konumlarını birbirine yaklaştırmayı umduğunu dile getiren Tria, şöyle konuştu:

"Ekonomik bütçemiz, büyümeyi artırmayı ve aynı zamanda borcun gayri safi yurtiçi hasılaya oranla düşürülmesini hedefliyor. Bu yüzden de bu hedeflere yardımcı olacak bir bütçeyi hayata geçirmek istiyoruz. Bunu Komisyona açıklayacağız, onların gözlemlerini dinleyeceğiz, onlar da bizim nedenlerimizi dinleyecekler. Ve bu yapıcı diyalog yolunda devam edeceğiz."

Yapıcı diyalogla ilgili gelen bir soruya Tria, şu ana kadar uygulanan stratejilerin kamu borcunu azaltmayı başaramadığını hatırlatarak, İtalya’nın yeni stratejisinin hem ülke hem de Avrupa için yararlı olduğunu söyledi.

– "Bütçe taslağı endişeye yol açıyor"

AB Komisyonu Ekonomik ve Mali İşler Komiseri Moscovici ise İtalya’nın kamu harcamalarını artırmasının ve gayri safi yurtiçi hasılaya oranla yüzde 2,4 oranında açık vermesinin hem Komisyon hem de üye ülkeler için endişe kaynağı olduğunu vurguladı.

Moscovici, "Öncelikle söylemek isterim ki İtalya, bu konuda diğer üye ülkelerle aynı şekilde muamele görüyor. Ortada ayrımcılık yok." dedi.

İtalya’nın bütçe önceliklerini seçmekte özgür olduğunu ve istediği alanda harcama yapabileceğini söyleyen Moscovici, ancak Komisyonun İtalya’ya bazı soruları olduğunu aktardı.

Moscovici, "Hükümet açıklanan bu yeni harcamalara nasıl kaynak bulacak, bunları kim ödeyecek? İtalya’nın önceliği olan borcun azaltılması için belirlenen strateji konusunda da açıklama istedim." ifadelerini kullandı.

Ayrıca bütçenin yasal sonuçları olacağını söyleyen Moscovici, İtalya’nın kamu borcunu azaltmak için geçmişte taahhütte bulunduğunu anımsattı.

Moscovici, İtalyan hükümetinin mektuba vereceği cevaba göre AB Komisyonunun bir karar alacağını kaydetti.

– "Yüzde 0,4’lük fark, eşi görülmemiş bir sapma olamaz"

Belçika’nın başkenti Brüksel’deki AB Liderler Zirvesi’nin ardından açıklama yapan İtalya Başbakanı Giuseppe Conte de İtalya’nın büyümesi gerektiğini vurguladı.

Piyasaların gergin olduğunu ancak İtalya’nın güçlü bir ekonomisi bulunduğunu belirten Conte, AB Komisyonuyla da diyaloğun sürdürülmesini umduğunu dile getirdi.

Komisyonun mektubuna atıfta bulunan Conte, yüzde 2,4’lük bütçe açığını sapma olarak değerlendirdiklerini ancak yeniden rekabet düzeyine getirme ve borçların yapılandırılmasıyla birlikte açığın zaten yüzde 2’ye ulaştığını söyledi.

Conte, "Yüzde 2 ile 2,4 arasındaki fark, eşi görülmemiş bir sapma olamaz." dedi.

– İtalya ile AB arasındaki "bütçe" krizi

İtalya'nın gelecek sene için bütçe açığının yaklaşık yüzde 1,6 seviyesinde olması hedefleniyordu ancak İtalyan hükümeti, uzun müzakereler sonucunda işsizlere sağlanacak vatandaşlık geliri (muhtaçlık aylığı), emeklilik yaşını tekrar düşürmeye yönelik reform, banka krizlerinden etkilenenlere yönelik yardım, vergi affı ve sabit vergi oranı gibi vaatlerini gerçekleştirmek adına bütçede fazladan yüzde 0,8 oranında açık verilmesini kararlaştırmıştı.

Hükümetin 15 Ekim’de AB Komisyonuna gönderdiği bütçe taslağında, gelecek yıl için gayrisafi yurt içi hasılaya oranla bütçe açığı hedefi yüzde 2,4 olmuştu. İtalya, bütçe açığının 2020 yılında yüzde 2,1'e, 2021'de ise yüzde 1,8'e düşürüleceğini açıklamıştı.

İtalya'nın bu bütçe planına AB kurumlarından ve üye ülkelerden olumsuz tepki ve eleştiriler gelmişti.

Yunanistan'dan sonra AB'de milli gelire göre en fazla kamu borcu bulunan ülkenin borcunu AB kuralları gereği azaltması gerekiyor. Yunanistan'ın kamu borcu gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 180'ine denk geliyor. Bu oran İtalya'da yüzde 130 seviyelerinde bulunuyor.

Advertisements

Gayriresmi AB liderler zirvesi

ROMA (AA) – İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Avrupa Birliğinin (AB) göçmen meselesinde ortak bir politika belirlemek konusunda ne kadar gecikirse, başının o kadar derde gireceğini ifade etti.

Avusturya'nın Salzburg kentinde düzenlenen gayriresmi AB liderler zirvesinin ardından basın toplantısı düzenleyen Conte, göçmenler konusunda hala bir anlaşmaya ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

AB üyesi ülkelere göçmen sorununun çözümünde çağrıda bulunan Conte, "Birbirimize göçmenler konusunda bir sonuca varmamız gerektiğini söyledik çünkü ne kadar geç kalırsak hepimizin başı o kadar zora girecek." diye konuştu.

Ağustos ayında Akdeniz sularında Afrikalı göçmenlerin Diciotti adlı gemi tarafından kurtarılması sonrası yaşanan gelişmeleri anımsatan Conte, yaşanan krizin "kazananı olmadığını" vurguladı.

Başbakan Conte, "Diciotti vakasında hepimiz kaybettik. Eğer Avrupa bir göç politikası olmasını istiyorsa, bu bir strateji belirlemesi, (sığınmacının iltica başvurusunu AB’ye giriş yaptığı ilk ülkede yapmasına ilişkin) Dublin prosedürünü gözden geçirmesi ve mümkün olan en kısa sürede dayanışma göstergesi olarak ortak idare mekanizmalarını benimsemesi anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

Göçmen meselesine ilişkin "gönüllü katkıların" hedefledikleri şey olmadığının altını çizen Conte, finansal katkının üzerinde çalıştıkları bakış açısını zayıflattığını vurguladı. Conte, bunun yerine teşvik edici ve caydırıcı mekanizmalar üzerinde çalışılması gerektiğini belirtti.

AB sınır koruma ajansı Frontex'in kapasitesinin artırılması talebine de değinen Conte, "Bu yatırımların Afrika'ya yönelmesini tercih ederim." dedi.

Geçen ay İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına ait Diciotti gemisinin kurtardığı göçmenler, AB ile İtalya arasında krize neden olmuştu. İtalya, 10 gün boyunca göçmenlerin karaya çıkmasına izin vermemişti.

AP seçimleri öncesi İtalyan sağından Macaristan sağına destek

ROMA (AA) – İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, 23-26 Mayıs 2019'da yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine atıfta bulunarak, “Eminim ki birkaç ay içinde (Macaristan Başbakanı) Viktor Orban’la birlikte kendimizi Avrupa’yı yönetirken bulacağız.” dedi.

İtalyan ANSA ajansının haberine göre, Salvini Avrupa Birliği (AB) Güvenlik ve Göç Toplantısı’na katılmak için bulunduğu Avusturya’nın başkenti Viyana’da gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

AP hakkında yaptırım prosedürü açılması çağrısı yapan raporu onaylayan Macaristan’a destek veren Salvini, gelecek sene yapılacak AP seçimlerine atıfla “Eminim ki birkaç ay içinde (Macaristan Başbakanı) Viktor Orban’la birlikte kendimizi Avrupa’yı yönetirken bulacağız. Macaristan hükümetine ve halkına yönelik yaptırımlar siyasi bir eylem, değişmeyi kabul etmeyen sol görüşlü Avrupa’nın bir çılgınlığı.” ifadelerini kullandı.

– “Almanya, Sophia Operasyonu ile ilgili yardım ederse anlaşmayı imzalarız”

Almanya ile ülkesi arasında göçmenlerin dönüşüne ilişkin muhtemel anlaşmaya da değinen Salvini, AB’nin Akdeniz'de insan kaçakçılığı ve düzensiz göçle mücadele için başlattığı "Sophia Operasyonu'nun” şartlarının revizyonuyla ilgili Almanya'nın yardım etmesi halinde anlaşmayı imzalayacaklarını söyledi.

Almanya’nın kabul edeceği her bir kurtarılan göçmen için bir tanesini geri gönderebileceklerini vurgulayan Salvini, “Almanya, bize Sophia misyonunun kurallarını değiştirmek konusunda yardım ederse, anlaşma imzalanacak. Çünkü Renzi hükümeti (önceki hükümetin büyük ortağı sol görüşlü Demokrat Parti’nin eski lideri Matteo Renzi) yüzünden, Sophia misyonuyla 45 bin kişi İtalya’da karaya çıktı. Anlaşmayı imzalamaya hazırım ama bizim için de faydalı olmalı.” dedi.

– “Malta görevlerini umursamıyor”

Ülkesi ile Malta arasındaki göçmen tartışmasından da bahseden Salvini, Malta’yı "göçmen kurtarma görevleriyle ilgili hiçbir şey yapmamak ve botları İtalyan sularına yönlendirmekle” suçladı.

İtalya'da aşırı sağ görüşlü Lig partisinin de lideri olan Salvini, “Malta sularında zor durumda olan birçok teknenin durumu görmezden gelinip, dayanışma göz ardı edilerek, teknelere İtalya’ya doğru eşlik ediliyor. Bu şekilde tekrar eden birçok vakada, görevlerini hiç de umursamayan bir üye devlet var.” şeklinde konuştu.

AB Göç, İçişleri ve Vatandaşlık Komiseri Dimitris Avramopulos ile göçmenlerin yola çıktığı Afrika ülkelerine ilişkin ortak misyonlar başlatacaklarını aktaran Salvini, göçmenlerin geri dönüşlerinin yükünü azaltmak için kurtarma işleminin ardından gemide kimliklerinin saptanabileceğini anlattı.

Salvini, böylece göçmenlerin direkt olarak ilgili anlaşmaların bulunduğu çıkış ülkelerine gönderilebileceğini kaydetti.

– “Rastgele alım gibi bir seçenek sunamayız”

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte de ülkenin kuzeyindeki Trieste’de katıldığı bir işçi sendikası toplantısında göçmenler konusunda açıklamada bulundu.

Göç meselesinin “rastgele alımlarla” çözülemeyeceğinin altını çizen Conte, “Kurtarma işlemini garanti ediyoruz ancak rastgele alım gibi bir seçenek sunamayız.” dedi.

Hakkı olanların sığınma başvurusu yapabileceğini belirten Conte, ancak gelecek kişinin topluma entegre olması gerektiğini söyledi. Conte, “Her seferinde ortada bir acil durum varmış gibi davranmaktan vazgeçmeliyiz çünkü bu şekilde herkes zarar görüyor.” diye konuştu.

“Irkçılığa neden olacak siyasi dilden kaçınılmalı”

ROMA (AA) – Birleşmiş Milletler'in (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, siyasette kullanılan dile ilişkin, "Herkese ırkçı davranışlar için alan oluşturacak siyasi dilden kaçınmaları çağrısını yapıyorum." dedi.

İtalyan ANSA ajansının haberine göre, İtalya ziyaretinin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Grandi, siyasetçilere ırkçılığı kışkırtıcı bir dil kullanmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Grandi, "Herkese ırkçı davranışlar için alan oluşturacak siyasi dilden kaçınmaları çağrısını yapıyorum. Kimseyi suçlamıyorum ama siyasi dil çok saldırgan bir hal aldı, sadece İtalya'da da değil. Bu durum, toplumun gerginlikleri göçmen ve sığınmacılar üzerine aktarması için bir gizli yatkınlık oluşturabilir." diye konuştu.

– "Libya geri dönüş için güvenli değil"

Akdeniz'de kurtarılan göçmenlerin Libya'ya dönmemesi gerektiğini de vurgulayan Grandi, Libya'nın güvenli olmadığını bildirdi.

Grandi, "Libya geri dönüşler için güvenli bir ülke değil. İnsanlar birçok toplama kampında berbat koşullar altındalar. Ben o kadar perişan ve acımasız şartları nadiren gördüm." ifadelerini kullandı.

Avrupa dayanışmasının da kendisini göstermediğini anlatan Grandi, Avrupa'da ortak bir karaya çıkma mekanizması bulunması gerektiğini kaydetti.

Grandi, ancak bu şekilde Diciotti (İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına ait Diciotti gemisinin kurtardığı göçmenlere 10 gün boyunca karaya çıkma izni verilmemesi) krizlerin önlenebileceğine işaret etti.

Filippo Grandi, İtalya'ya yaptığı ziyaret sırasında Başbakan Giuseppe Conte ve Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini ile görüştü.

Malta'dan İtalya'ya “yanlış açıklama” tepkisi

ROMA (AA) – Malta, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte'nin "Diciotti gemisinin kurtardığı göçmenlerin karaya çıkma işlemlerinden Malta’nın sorumlu olduğu" şeklindeki ifadesine karşılık, sorumluluğunun İtalya'da olduğu yanıtını verdi.

Malta Hükümet Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Conte’nin Cumhuriyet Senatosu'nda yaptığı "İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığına ait Diciotti gemisinin kurtardığı göçmenlerin karaya çıkma operasyonundan Malta’nın sorumlu olduğu" şeklindeki ifadelerine tepki gösterildi.

Conte'nin beyanlarının "yanlış" olduğu belirtilen açıklamada, "Malta hükümeti, uluslararası ve Avrupa Birliği (AB) kanunlarından doğan ilgili yükümlülükleri uyarınca İtalya'nın Diciotti olayında net bir şekilde karaya çıkmayla ilgili tüm sorumluluğu taşıdığının altını çizmektedir." ifadesine yer verildi.

Malta'nın hiçbir şekilde uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarından kaçmadığının vurgulandığı açıklamada, göçmenlerin bulunduğu tekneye yardım teklifinde bulunulduğu ancak bu teklifin reddedildiği bilgisi paylaşıldı.

– "Göçmenler gemiye alındığı an Ortak Avrupa İltica Sistemi devreye girer"

Malta'nın açık denizde bulunan bir tekneye zorla engel olamayacağının altının çizildiği açıklamada, Malta'nın sorumluluklarını yerine getirerek seyir halindeki tekneyi yakından takip ettiği kaydedildi.

Açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"İtalyan gemisi, kontrol ve yetkilerini uygulayarak tekneyi karasularının hemen dışında durdurdu, göçmenleri sahil güvenlik gemisine ve dolayısıyla İtalyan topraklarına aldı. Sonuç olarak, 1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi ve ilgili AB yasaları uyarınca tüm sorumluluk İtalya'ya aittir. Dublin Sözleşmesi de dahil olmak üzere Ortak Avrupa İltica Sistemi, kurtarılan kişiler gemiye alındığı anda devreye girmiştir."

– "Yanlış açıklamalar yapılmamalı"

Olayın bir arama kurtarma vakası olarak değerlendirilmesi halinde de Malta'nın arama kurtarma bölgesindeki herhangi bir faaliyetin yetkili otoriteler tarafından koordine edilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, en yakın güvenli limanda karaya çıkarma işleminin yapılması gerektiğine işaret edildi.

Bu vakada da en yakın güvenli limanın İtalya'nın güneybatısındaki Lampedusa Adası olduğunun aktarıldığı açıklamada, "İtalyan hükümeti, Lampedusa’yı güvenli olarak tanımlamıyorsa bir alternatif sağlama yükünü omuzlaması gerekir. Malta, uluslararası iş birliğinin devamı ve yanlış basın açıklamalarının yapılmaması konusundaki çağrısını yinelemektedir." ifadesi kullanıldı.

İtalya Başbakanı Conte, İtalyan parlamentosunun üst kanadı Cumhuriyet Senatosunda sabah yaptığı konuşmada, Sahil Güvenlik Komutanlığına ait Diciotti gemisi tarafından geçen ay kurtarılan göçmenlerin karaya çıkma operasyonunun Malta'nın sorumluluğunda olduğunu söylemişti.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, 10 gün boyunca yaklaşık 190 göçmenin karaya çıkmasına izin vermemiş, bu sebeple hakkında adam kaçırma suçundan soruşturma başlatılmıştı.

Olay, Arnavutluk'un 20, İrlanda'nın 20 ve Vatikan'ın da 100 göçmeni kabul edeceğini açıklamasının ardından geminin İtalya kıyılarına yanaşmasına izin verilmesiyle çözülmüştü.

İtalya'dan AB zirvesi açıklaması

ROMA (AA) – İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, 19-20 Eylül'de Avusturya'nın Salzburg kentinde toplanacak Avrupa Birliği (AB) Zirvesi'ne ilişkin, "İtalya, zirvede beklentilerini ve hassasiyetlerini açıkça ifade edecek. İtalya, bu zirveden bir gelişme sinyali gösterilmesini, Avrupa'nın karmaşık bir yazın ardından durumu ele almasını ve haziran ayında (göç konusunda) alınan ilgili kararları somutlaştırmasını bekliyor." dedi.

Başbakan Conte, başkent Roma'daki Başbakanlık Sarayı’nda Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ile görüştü.

Görüşmenin ardından açıklama yapan Conte, bu toplantının amacının 19-20 Eylül tarihlerinde Avusturya'nın Salzburg kentinde toplanacak AB Zirvesi öncesinde ortak çalışmaları geliştirmek olduğunu kaydetti.

Zirvede, göç ve Brexit (İngiltere'nin AB'den çıkması) olmak üzere iki ana konunun ele alınacağını söyleyen Conte, "İtalya da zirvede beklentilerini ve hassasiyetlerini açıkça ifade edecek. İtalya, bu zirveden bir gelişme sinyali gösterilmesini, Avrupa'nın karmaşık bir yazın ardından durumu ele almasını ve haziran ayında alınan ilgili kararları somutlaştırmasını bekliyor." diye konuştu.

Gayriresmi zirvelerde bağlayıcı kararların alınmadığına dikkati çeken Conte, yine de bu zirvenin ön kararlar ve sözleri güçlendireceğini ifade etti.

Avrupa Komisyonu'nun desteğiyle göçmenler için karaya çıkma, yeniden dağıtım ve ülkesine geri gönderme süreçlerinin idare edilmesinde istikrarlı ve etkili bir mekanizmanın kurulması gerektiğini belirten Conte, bu sayede Avrupa'nın "güvenilir, güvenli ve destekleyici" olacağını kaydetti.

İtalya'nın Cenova kentinde OHAL ilan edildi

ROMA (AA) – İtalya’nın kuzeybatısındaki Cenova kentinde Morandi Köprüsü’nün bir kısmının çökmesinin ardından, kentte 12 ay süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi.

Facia dolayısıyla kabineyi Cenova’da olağanüstü toplayan İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, toplantının ardından yaptığı açıklamada, çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği olay nedeniyle kentte bir yıl süreyle OHAL ilan edildiğini açıkladı.

Başbakan Conte, köprü ve bağlantı yollarının işletme ve bakım hakkını elinde bulunduran özel şirketi işaret ederek, "Autostrade şirketlerinin yetkilerini iptal etme işlemlerine başlayacağız." dedi.

– Ölü sayısı 39'a yükseldi

Köprünün çökmesiyle çok sayıda aracın düştüğü, bazı araçlar ve çevredeki binaların enkaz altında kaldığı olayda hayatını kaybeden kişi sayısı, 39’a yükseldi.

Ölen kişilerden üçünün 8, 12 ve 13 yaşında çocuklar olduğu, 5 kişinin kimliğinin belirlenemediği aktarıldı.

Faciada 12'si ağır olmak üzere 16 kişinin yaralandığı, kayıp kişilerin bulunduğu kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Öte yandan köprünün diğer bölümlerinde çökme riski bulunduğu ifade edildi. Cenova Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, civardaki 11 bina bu nedenle boşaltıldı ve 632 kişi tahliye edildi.

Olayın ardından Cenova'da iki, ülke çapında bir günlük yas ilan edildi.


– "Olay kaza değil"

Cenova Cumhuriyet Başsavcısı Francesco Cozzi, gazetecilere yaptığı açıklamada, olayın kaza olmadığını, insan hatasından kaynaklandığını söyledi.

Savcılığın, olayla ilgili "ihmalin neden olduğu felaket ve çok sayıda adam öldürme" suçundan soruşturma başlattığı öğrenildi.

– Olay

Cenova kentinde, dün A10 otoyolundaki Morandi Köprüsü'nün bir kısmı çökmüştü. Alışveriş merkezleri, fabrikalar, yerleşim yerleri, Cenova-Milano tren hattı ve Polcevera Nehri'nin üzerinden geçen köprüde yaşanan çökme sonucunda çok sayıda kişinin enkaz altında kaldığı bildirilmişti.

Başbakan Yardımcısı ve Ekonomik Kalkınma, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Luigi Di Maio ile Ulaştırma Bakanı Danilo Toninelli, olayla ilgili köprünün bakımını üstlenen "Autostrade per l'Italia" şirketini suçlamıştı. Şirketin yöneticilerine istifa çağrısında bulunan Toninelli, şirketin yetkilerinin feshi ve 150 milyon avroluk ceza yaptırımı uygulamak için gerekli işlemleri başlattıklarını açıklamıştı.

Şirket ise köprünün teknik yapısının kanunda öngörülen şekilde üç aylık periyotlarla kontrol edildiğini savunuyor.

Köprü alışveriş merkezleri, fabrikalar, bazı yerleşim yerleri, Cenova-Milano tren hattı ve Polcevera Nehri'nin üzerinden geçiyor.

İtalya Başbakanı Conte'den İran açıklaması

ROMA (AA) – İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, yürürlüğe giren ABD'nin İran'a yaptırımlarına ilişkin, İtalya'nın gerek duyulması halinde taahhütlerini güncellemeye hazır olduğunu bildirdi.

İtalyan ANSA ajansının haberine göre, Başbakan Conte İtalya’nın İran konusunda ABD’nin tutumunu göz önünde bulundurarak, "daha sert" bir pozisyon almaya hazır olduğu belirtti.

Conte, "Taahhütlerimizden kaçınmıyoruz ama daha sert bir yönde de olsa bunu güncellemeye hazırız. (ABD Başkanı Donald) Trump ile görüşmemizde, eğer Amerikan istihbaratından nükleerin yayılmasıyla ilgili şu ana kadar elde edilenden farklı bir görüntü çizen haberler geliyorsa, İtalya’nın meselenin özüne bakmaya hazır olduğu şeklindeki tutumunu ifade ettim." dedi.

Başbakan Conte, hükümetin ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların İtalyan şirketleri üzerindeki negatif etkilerini de en üst seviyede sınırlamak için harekete geçeceğini aktardı.

– "Ciddi, sert ve kesin olacağız"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ile ilişkilere de değinen Conte, İtalya’nın kendini "başı dik" bir şekilde ifade edeceğini vurguladı.

Ülkesinin, AB Komisyonu'ndan iyilik veya taviz istemediğini, sadece ilkelerin uygulanmasını beklediğini vurgulayan Conte, bütçe kanununa ilişkin, "Çıkarlarımızı savunacak ciddi ve cesur bir programla kendimizi sunacağız. Çok ciddi, sert ve kesin olacağız ama mantıksız duyarsız olmayacağız." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Brüksel'de

BRÜKSEL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ile baş başa görüştü.

Erdoğan, Belçika'nın başkenti Brüksel'de yapılan "NATO Zirvesi"nin ikinci gününde de ikili görüşmelerine devam etti.

Bu kapsamda liderlerin baş başa görüşmeleri için ayrılan bölümde Başkan Erdoğan, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ile ikili görüşme yaptı.

Görüşmeye, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi İbrahim Kalın da katıldı.

Görüşme 40 dakika sürdü.

“İtalya, ikincil göçmen akışını kabul edemez”

ROMA (AA) – İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk'a "İtalya'nın diğer Avrupa ülkelerinden 'ikincil göçmen akışını' kabul etmesinin düşünülemez olduğunu" iletti.

Başbakan Conte, başkent Roma'daki Başbakanlık Sarayı'nda Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ile çalışma yemeğinde bir araya geldi.

İtalyan ANSA ajansının hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, yaklaşık 2 saat süren görüşmede Conte, Tusk'a "İtalya'nın diğer Avrupa ülkelerinden ikincil göçmen akışını kabul etmesinin düşünülemez olduğunu" söyledi.

İtalya'nın göç akışına en fazla maruz kalan ülke olduğunu vurgulayan Conte, "İtalya'nın ikinci bir ülkeye gitmiş göçmenleri geri almasının düşünülemeyeceğini" dile getirdi.

Conte, sosyal medyadaki Twitter hesabından görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımda da "Bugün AB Konseyi Başkanı Tusk ile son derece yararlı bir toplantı gerçekleştirdik. Kendisine Brüksel'de AB zirvesi öncesinde yapılacak mini zirvede İtalya'nın tek başına mücadele ettiği 'birincil göç akışları' krizinin çözülmeden 'ikincil göç akışlarını' konuşmayacağımı ilettim." ifadesine yer verdi.

Dublin Sözleşmesi uyarınca sığınmacının iltica başvurusunu Avrupa Birliği'ne (AB) giriş yaptığı ilk ülkede yapması gerekiyor.

Eğer sığınmacı başka bir AB ülkesine giderse o ülke, sığınmacının haklarını ihlal etmeden kişiyi AB'ye ilk giriş yaptığı ülkeye gönderme hakkına sahip bulunuyor.

"İkincil göçmen akışı" kavramıyla başka bir AB ülkesine giden sığınmacıların İtalya'ya geri gönderilmesi kastediliyor.

AB ülkelerinin liderlerini Belçika'nın başkenti Brüksel'de 28-29 Haziran'da bir araya getirecek zirve öncesinde 24 Haziran Pazar günü sığınmacı konusunu görüşmek üzere "mini zirve" düzenlenecek. Mini zirveye İtalya, Fransa, Almanya, İspanya, Yunanistan, Bulgaristan, Avusturya ve Malta'nın katılması bekleniyor.