“AB, İngiliz Parlamentosunun eleştirilerine aynı şekilde yanıt vermeyecek”

             BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Brexit sürecine ilişkin, "İngiliz Parlamentosundan AB Komisyonu'na yapılan eleştirilere AB, aynı şekilde yanıt vermeyecek." dedi.

Juncker ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Liderler Zirvesi'nin ardından Brexit'e ilişkin açıklamada bulundu.

İngiliz Parlamentosundan AB'ye gelen eleştirilere yanı veren Juncker, "Sanırım ateşi düşürmemiz gerekiyor. İngiliz Parlamentosundan AB Komisyonu'na yapılan eleştirilere AB aynı şekilde yanıt vermeyecek ama şahsen ben vermek isterdim." ifadelerini kullandı.

Bugün sabah Liderler Zirvesi başlamadan önce İngiltere Başbakanı Theresa May ile görüşmesinin kameralara yansıyan kısmının "gergin" olduğu iddiaları üzerine Juncker, "Dans etmiyorduk." şeklinde esprili bir yanıt verdi.

Juncker, May'in dünkü basın toplantısında kendisini eleştirdiğini sandığını belirterek, "Basın toplantımda kullandığım 'belirsizlik' ifadesiyle May'e değil İngiltere'deki (Brexit) tartışmalarının genel durumuna atıfta bulundum. May'e karşı bir tutum içinde değildim." şeklinde konuştu.

  • "İngiliz Parlamentosunda AB'ye karşı derin bir güvensizlik var"

İngiltere Başbakanı Theresa May'in kendisinin iyi bir dostu olduğunu ve ona saygı duyduğunu belirten Juncker, "May, büyük cesaret sahibi ve işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Brexit'i ele alma biçimini destekliyorum. Şimdi tartışmamız gereken ise gelecekteki ilişkiler. İngiliz Parlamentosunda AB'ye karşı derin bir güvensizlik var. Bu, İngiltere ile gelecekteki ilişkilerimiz açısından iyi bir temel teşkil etmiyor." diye konuştu.

– "May'e bazı İngiliz parlamenterlerden fazla saygılıyız"

Tusk ise Brüksel'deki zirvede May ile AB liderleri görüşmesinde gergin bir atmosfer hakim olduğu yönündeki bazı haberlere ilişkin, "May'e hepimiz büyük bir saygıyla yaklaştık. İngiliz Başbakanın Brexit anlaşmasını onaylaması yönündeki çabalarını tekrar tekrar takdir edeceğiz. May'e bazı İngiliz parlamenterlerden daha büyük empati ve saygıyla muamelede bulunduk." şeklinde konuştu.

  • Sınır polisi anlaşmazlığı

Öte yandan AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Brüksel'in yasa dışı göçü azaltmak için 2020'ye kadar 10 bin kişilik sınır polis gücü kurma hedefine bazı üyelerin muhalefet ettiğine değinerek, "Özellikle sınırlardaki devletler dış sınırlarımızın güçlendirilmesine niyetleri bile yok. Bu nedenle önerilerimizi dikkate almayanlar bana bir daha 'dış sınırlarımızı güçlendirmeliyiz' demesin." ifadesini kullandı.

Theresa May'den AB'ye “tedbir maddesi” mesajı

LONDRA (AA) – İngiltere Başbakanı Theresa May, AB liderleri ile gerçekleştirdiği görüşmelerde Brexit anlaşmasındaki "tedbir maddesiyle" ilgili teminatlara gerek bulunduğu konusunda açık bir tutum sergilediğini söyledi.

Brüksel’deki AB liderler zirvesinin ardından düzenlediği basın toplantısında konuşan May, "Muhataplarımla bir dizi görüşme gerçekleştirdim ve Avam Kamarasında milletvekillerinin görüşlerini dinlemiş olarak 'tedbir maddesi' ile ilgili teminatlar gerektiği konusunda çok açık konuştum." dedi.

May, "Düzensiz bir Brexit hiç kimsenin çıkarına olmaz. Bu sorunu aşmanın hem İngiltere'nin hem de AB'nin yararına olacağını yineledim." diye konuştu.

AB’nin yayımladığı bildiride bazı konuların açıklığa kavuşturulduğunu belirten May, birliğin, "tedbir maddesinin" devreye girmesine gerek kalmadan gelecekteki ilişkiler konusunda hızla çalışma kararlılığını dile getirdiğine işaret etti.

May, bildiride, "tedbir maddesi" devreye girse bile bunun geçici olacağının vurgulandığına dikkat çekerek, metnin resmi niteliği dolayısıyla bu sözlerin hukuki bir statüsü de olduğunun altını çizdi.

Bu konuyu bugün muhataplarıyla ele aldığını kaydeden May, "Fakat milletvekilleri ilave teminatlar da isteyecektir." ifadesini kullandı.

AB tarafı gibi kendisinin de varılan Brexit anlaşmasının değişmeyeceğini düşündüğünü aktaran May, "Ancak bugün muhataplarımla görüşmelerim gösterdi ki bu konuda daha fazla açıklık ve tartışma mümkündür." ifadelerini kullandı.

  • "Tedbir maddesi"

İngiltere ile AB'nin kasım ayında vardığı Brexit anlaşmasının İngiliz parlamentosundaki oylanması milletvekillerinin "tedbir maddesi" ile ilgili kaygıları yüzünden ertelenmişti.

Madde, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere'nin parçası olan Kuzey İrlanda arasında Brexit sonrasında fiziki sınır oluşmasını engellemeyi amaçlıyor.

"Tedbir maddesi" ile İngiltere'nin bütünü, belirsiz bir süre için AB ile Gümrük Birliği içinde kalacak. İngiltere'nin tek yanlı olarak çekilemeyeceği bu düzenleme içinde ülkenin bazı AB kurallarına da tabi olmayı sürdürmesi gerekiyor. "Tedbir maddesinin" AB ile daha yakın bir ilişki içinde kalmasını öngördüğü Kuzey İrlanda ile İngiltere arasında mal dolaşımında ise "düzenleyici kontroller" yapılması yer alıyor.

İngiliz parlamentosunda bu maddeye muhalefet edenler tedbir maddesine ya zaman sınırı getirilmesini ya da İngiltere'nin bu düzenlemeden tek yanlı çekilebilmesini talep ediyor.

Londra'da Türk Filmleri Haftası

LONDRA (AA) – Türk sinemasının ses getirmiş eserleri Türk Filmleri Haftası kapsamında Londra'da izleyiciyle buluşuyor.

Londra Yunus Emre Enstitüsünün King's College Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği Türk Filmleri Haftası kapsamında Türk sinemasının son yıllarda en beğenilen 7 eseri yer alıyor.

King's College'ın Strand kampüsündeki farklı salonlarda gerçekleştirilen programda Mustafa Karadeniz'in "Çınar", Semih Kaplanoğlu'nun "Buğday", Esra Vesu Özçelik'in "Hicran ve Melek", Nuri Bilge Ceylan'ın "Kış Uykusu", Derviş Zaim'in "Rüya", Mustafa Kara'nın "Kalandar Soğuğu" ve Can Ulkay'ın "Ayla" filmleri bulunuyor.

Hafta kapsamında dün izleyiciyle buluşan Buğday filminin başrol oyuncularından Jean-Marc Barr, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yunus Emre Enstitüsünün davetinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İngilizce çekilen çok sayıda filmde rol aldığını, bunlar arasında Lars von Trier fimleri de olduğunu anımsatan Barr, "Buğday da sanırım İngilizce çekilen ilk Türk filmlerinden biri." dedi.

Bugün gösterilecek "Hicran ve Melek"in yönetmeni Özçelik de bunun kendisinin ilk uzun metraj filmi olduğunu belirterek, tamamlandığı 2015'ten bu yana aralarında Kanada, Hindistan ve İngiltere'nin de yer aldığı ülkelerden ödüllerle döndüğünü söyledi.

Özçelik filmin şimdi de Enstitünün etkinliklerinde dünya izleyicisiyle buluşmaya devam ettiğini vurguladı.

Türk Filmleri Haftasının 12 Aralık'taki açılışında gösterilen "Çınar"ın yönetmeni Mustafa Karadeniz de filmin kendi hayat hikayesinden yola çıktığını söyledi.

Yönetmen Karadeniz, Kars'ta bir dağ köyünde bir anne ile babanın, engelli çocuklarıyla verdiği mücadelenin anlatıldığı filmin ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görüldüğünü kaydetti.

Filmin Londra'da gördüğü ilgiden memnuniyetini dile getiren Karadeniz, "Seyirci bizi yalnız bırakmadı. Çok önemli insanlardan çok güzel reaksiyonlar aldık." ifadesini kullandı.

Film haftasının kapanışı 16 Aralık'ta "Kalandar Soğuğu" filmi ile yapılacak.

GRAFİKLİ – Avrupa'nın sabıkalı saldırganları

PARİS (AA) – Fransa, İngiltere ve Belçika'da son yıllarda terör saldırıları düzenleyenlerin birçoğunun sabıkasının bulunması, bu ülkelerdeki emniyet ve istihbarat birimlerinde güvenlik zafiyeti olduğuna ilişkin soruları gündeme getirdi.

Fransa'nın Strazburg kentinde 11 Aralık'ta Noel pazarına saldırarak 3 kişiyi öldürüp, 12 kişiyi yaralayan 29 yaşındaki Cherif Chekkat'in Fransa İç İstihbarat Biriminin (DGSİ) "Fiş S" olarak adlandırılan takip edilen kişiler arasında yer aldığı ortaya çıktı.

Daha önce hırsızlık ve tecavüz suçlarından Fransa, Almanya ve İsviçre'de 27 kez hüküm giydiği tespit edilen Cherif Chekkat'in kabarık suç dosyası, akıllara benzeri diğer saldırganları getirdi.

Fransa'nın başkenti Paris'te Ocak 2015'te Charlie Hebdo saldırılarını yapan Said ve Şerif Kuaçi kardeşlerin de adi suçtan sabıkaları bulunuyordu.

Şerif Kuaçi'nin 2005'te Suriye üzerinden Irak'a savaşmaya gitmeye çalışırken yakalandığı, 3 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldığı belirlenirken, kardeşi Said Kuaçi'nin adı da polis kayıtlarında ilk olarak 2010'da görüldü.

Aynı yılın kasım ayında Bataclan saldırısını düzenleyen Fuad Muhhammed-Aggad, Abdelhamid Abaaoud ve İsmail Ömer Mustafa da sabıkalıydı.

Mustafa, 2004-2010 yıllarında hırsızlık, kapkaç gibi adi suçlardan 8 kez hüküm giyerken, Aggad hakkında Türkiye güvenlik güçlerinin iki kez uyarıda bulunduğu, Suriye'ye giriş-çıkış yapan saldırganın isminin Fransa'da "polis güvenlik listesine" girdiği ortaya çıktı.

Terör saldırısının koordinatörü olarak anılan Abaaoud'un ise daha önce Belçika'nın başkenti Brüksel'de birkaç kez tutuklanıp hapis yattığı duyuruldu.

Fransa'da Kasım 2016'da iki polisin hayatını kaybetmesine neden olan Magnanville saldırısının faili Larossi Aballa'nın da saldırının ardından, 2013'te 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ortaya çıktı.

Temmuz 2016'da Nice saldırısında kalabalığın üzerine sürdüğü kamyonla 84 kişinin ölümüne yol açan Muhammed Lahoulej Bouhlel'in, tehditkar davranış, şiddet ve adi suçlar nedeniyle polis kayıtlarına girdiği tespit edildi.

Paris'te Nisan 2017'de Champs-Elysees saldırısının faili Karim Cheurfi hakkında çok sayıda hapis cezası ve gözaltı kararı bulunduğu ve 10 yıl hapis yattığı açıklandı.

  • Belçika

Fransa'nın komşusu Belçika'da durum farklı değil. Brüksel'de Mayıs 2014'te Yahudi Müzesi'ne saldırı düzenleyen Cezayirli Mehdi Nemmouche'in, daha önce hırsızlık, yaralama, soygun ve tehdit nedeniyle 8 kez hapis cezası aldığı belirtildi.

Brüksel'de 22 Mart 2016'da Zaventem Havaalanı ve Maalbeek metro istasyonunu hedef alan terör saldırılarının failleri Najim Laachraoui ile İbrahim ve Halid el Bakraoui kardeşlerde de durum farklı değil.

İbrahim el Bakraoui'nin şiddet uygulamaktan, kardeşi Halid'in de araba kaçırma ve banka soygunu gibi suçlardan sabıkası vardı. Ayrıca 32 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırıların failleri kardeşlerin polis tarafından bilindiğini ortaya çıktı.

Laachraoui hakkında da terör saldırılarından bir ay önce Belçika'da DEAŞ'a adam topladığı suçlamasıyla gıyabi tutuklama kararı alındığı belirtildi.

Brüksel Merkez Tren İstasyonu'nda 20 Haziran 2017'de güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilen saldırgan 36 yaşındaki Faslı Oussama Zariouh'un da daha önce cinsel istismar ve uyuşturucudan ceza aldığı açıklandı.

  • İngiltere

İngiltere'de de benzer bir durum söz konusu. Londra'da Mart 2017'de Westminster Köprüsü saldırısını gerçekleştiren Khalid Masood'un yüklü bir sabıka kaydı bulunduğu, failin 1983'te ve 2003'te tutuklandığı ortaya çıktı.

Londra Köprüsü'nde haziran ayında terör saldırısının üç faili arasında yer alan Khuram Shazad Butt'un da saldırıdan önce Londra'da artan terörizm tehdidine ilişkin yayımlanan bir belgeselde yer aldığı tespit edildi.

GRAFİKLİ – Theresa May güvenoyu aldı ama Brexit krizi sürüyor

LONDRA (AA) – İngiltere Başbakanı Theresa May, partisinin parlamento grubundaki güven oylaması krizini aştı ancak krize yol açan Brexit anlaşmasının geleceği belirsizliğini koruyor.

May dün yapılan oylamada, partisinin meclis grubunun güvenini aldı ancak güvensizlik oyu veren 117 milletvekili, İngiliz siyasetçinin en önemli projesi olan Brexit anlaşması için tehdit oluşturmaya devam ediyor.

May taraftarları, partinin 3'te 2'sinin "güven" ifade ettiğini öne çıkarırken, karşıtlar, İngiliz Başbakanın partisinin 3'te birinin güvenini yitirmiş olmasının altını çiziyor.

Parti tüzüğü gereği May hakkında parti içinde 12 ay boyunca güven oylaması istenemeyecek ancak bu May'in kuvvet kazandığı anlamına gelmiyor. Parlamentodaki dengeler ve oylamalar May için "hayati tehlike" niteliğini koruyacak.

May, geçen salı Brexit anlaşmasının parlamentoda oylanmasını başarı şansı görmediği için ertelemişti. Anlaşma, Kuzey İrlanda konusunda içerdiği "tedbir maddesi" nedeniyle hem parti içindeki sert Brexitçilerin, hem de May'in azınlık hükümetine dışarından destek veren Demokratik Birlik Partisinin (DUP) ret oyuyla karşılaşacaktı.

Tahminlere göre Kuzey İrlanda'daki aşırı sağ DUP'un 10 milletvekilinin yanı sıra 100 kadar muhalif milletvekili de muhalefet partileriyle hareket ederek anlaşmanın parlamentodan geçmesini engelleyecekti. May hakkındaki güven oylaması ile anlaşmaya karşı çıkan Muhafazakar Partililerin sayısının tahminlerin de ötesinde olduğu ortaya çıktı.

May geçen hafta parlamentoda yapılan kritik oylamalarda parti içi muhalefetin muhalefet partileri ile hareket etmesi yüzünden yenilgiye uğramıştı.

İngiltere'nin AB'den resmen ayrılacağı 29 Mart 2019'a yaklaşık 3 ay kaldıysa da parlamentodaki Brexit oylamasının ocaktan önce yapılması beklenmiyor.

  • Corbyn faktörü

Ana muhalefetteki İşçi Partisi yetkilileri, May hükümeti için parlamentoda da güven oylaması teklifini gündeme getirebileceklerini ifade ediyor.

Ancak Muhafazakar Parti içindeki sert Brexitçiler ile DUP'un, erken seçimle veya liderliğini Jeremy Corbyn'in yaptığı İşçi Partisinin hükümete gelmesiyle sonuçlanabilecek böyle bir oylamaya şu an için sıcak bakmadığı gözleniyor.

Paradoksal biçimde şu ana kadar May liderliğindeki Muhafazakar Partiyi bir arada tutan en önemli faktör "Corbyn tehlikesi" oldu.

İşçi Partisi liderliğine seçildiği ilk günden itibaren basının ve kendi partisi içindeki muhaliflerin baskısı altında tutulan ve devrilmeye çalışılan Corbyn, erken seçimde herkesi şaşırtan bir başarıyla yüzde 40 oy oranına ulaştı.

Theresa May, seçim sürecinde "ulusal güvenlik tehdidi" diye nitelendirdiği Corbyn'i, Brexit süreci için de en büyük tehdit olarak ilan etmiş bulunuyor. May, partisi içindeki sert Brexitçi milletvekillerine hitaplarında, "Corbyn riskine" işaret ediyor.

  • Muhaliflere vaatler

Başbakan May, muhalif milletvekillerine, AB'deki muhataplarıyla görüşerek "tedbir maddesi" konusunda "yasal ve siyasi güvenceler" alma sözü verdi.

May'in öncelikli amacı tedbir maddesine zaman tahdidi getirmek veya İngiltere'nin tedbir maddesinden tek yanlı çekilmesine imkan açmak olacak. Bunu başaramaması halinde ise May, tedbir maddesi yürürlüğe girmeden önce AB ile kapsamlı serbest ticaret anlaşması sağlamamayı vadediyor.

May'i güven oylamasıyla deviremeyen muhaliflerin partiden kopabileceği ve yeni bir parti kurabileceği belirtiliyor. Muhaliflerin ilk talebi May'in görevi bırakması, yeni liderin de anlaşmayı yeniden müzakere etmesi oldu. Bunlar, AB'nin yeniden müzakereyi reddetmesi durumunda da anlaşmasız ayrılınması ve Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde ticarete devam edilmesini savunuyor. Muhaliflere göre AB ile kapsamlı serbest ticaret anlaşmasına varmak, anlaşmasız ayrılığın ardından çok daha kolay olacak.

May de son dönemde yaptığı açıklamalarda "anlaşmasız ayrılık" halinde önlemler geliştirmesi için bürokrasiye talimat verdiğini vurguluyor.

Ancak bu seçeneğin İngiltere'ye maliyetinin vahim boyutlara ulaşabileceği görüşünde olanlar da var.

AB tarafından yapılan açıklamalarda ise varılan Brexit anlaşmasının "mümkün tek anlaşma" olduğu ve yeniden müzakere edilemeyeceği vurgulanıyor. AB, sadece İngiltere'nin dilediği bazı noktalara, metni değiştirmeksizin "açıklık" kazandırılabileceğine işaret ediyor.

  • Brexit karşıtı hareketler

Brexit anlaşması konusundaki krizin sürmesi halinde ülkenin AB'den ayrılmasının gecikmesi veya iptali de gündeme gelebilir.

İngiltere'de AB üyeliği konusunda yeni bir referandum yapılması için kampanya yürüten gruplar bulunuyor. Bunlara eski başbakanlardan Tony Blair gibi siyasetçiler ile Macar asıllı ABD'li işadamı George Soros da destek veriyor.

Önceki ay Londra'da düzenlenen Brexit karşıtı yürüyüşe yaklaşık 700 bin kişi katılmıştı.

Avrupa Adalet Divanının pazartesi günü açıkladığı kararda İngiltere'nin Brexit sürecini tek yanlı durdurabileceğine hükmetmesi, ülkedeki Brexit karşıtlarını cesaretlendirmişti.

AB yanlısı çevreler en azından Brexit anlaşmasının metninin halk oyuna sunulması gerektiğini savunuyor.

  • Başbakanlık karnesi zayıf

AB referandumu ertesinde istifa eden David Cameron'ın yerine parti içi seçimle başbakanlığı üstlenen May'in görev süresindeki karnesi de şansını yükseltmiyor.

Geçen yıl nisan ayında aldığı kararla gidilen erken seçimde tek başına iktidar çoğunluğunu kaybeden May'in otoritesi, aynı yıl peş peşe meydana gelen 5 terör saldırısı ve bir büyük yangın faciasıyla da aşındı. Toplamda 100'den fazla kişinin hayatını kaybettiği bu olaylarda, önceki 6 yılı İçişleri Bakanı olarak geçiren May'in doğrudan sorumluluğu olduğu değerlendirmesi yaygınlık kazandı.

Bu sicili Brexit konusunda kazanacağı başarıyla unutturma amacındaki May, azınlık hükümetine destek veren DUP'un kaprisleriyle de müzakerelerde dilediği ilerlemeyi kaydedemedi.

May'in 2 yıl 4 aylık iktidarında bir Savunma Bakanı, bir Başbakan Yardımcısı, bir İçişleri Bakanı, bir Dışişleri Bakanı, bir Çalışma Bakanı, bir Uluslararası Kalkınma Bakanı ile 2 Brexit Bakanının da bulunduğu 14 önemli istifa yaşanırken, bunlardan 10 doğrudan Brexit'e bağlı olarak gerçekleşti.

  • Kriz getiren anlaşma

May'in Brexit anlaşması, özellikle içerdiği "tedbir maddesi" nedeniyle İngiltere'de hiçbir kesimi memnun etmedi.

Madde, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere'nin parçası olan Kuzey İrlanda arasında Brexit sonrasında fiziki sınır oluşmasını engellemeyi amaçlıyor. 


"Tedbir maddesi" ile İngiltere'nin bütünü, belirsiz bir süre için AB ile Gümrük Birliği içinde kalacak. İngiltere'nin tek yanlı olarak çekilemeyeceği bu düzenleme içinde ülkenin bazı AB kurallarına da tabi olmayı sürdürmesi gerekiyor. "Tedbir maddesinin" AB ile daha yakın bir ilişki içinde kalmasını öngördüğü Kuzey İrlanda ile İngiltere arasında mal dolaşımında ise "düzenleyici kontroller" yapılması yer alıyor.


Anlaşmayla İngiltere'nin AB'nin uydu devletine dönüşeceğini ve Kuzey İrlanda'nın da ülkeden kademeli kopacağını savunan sert Brexit yanlıları, AB'nin tedbir maddesinin kaldırılmasını engelleyerek İngiltere'yi, Gümrük Birliği ve sonu belirsiz müzakerelere maruz bırakacağını iddia ediyor. Bu kesimlere göre AB üyesi ülkeler de tedbir maddesini İngiltere ile ikili sorunlarının müzakerelerinde koz olarak kullanmaya yönelebilecek.


Ilımlı Brexit yanlılarıyla AB'de kalma taraftarları ise anlaşmanın, İngiltere'yi üye sıfatıyla yönetiminde söz sahibi olduğu AB'nin pasif parçası haline getireceği eleştirisini yöneltiyor.

May'in anlaşması parlamentodan onay alırsa, İngiltere ile AB arasında ülkenin fiili üye olarak kalacağı 4 yıla kadar uzatılabilecek bir geçiş süreci öngörülüyor. Bu süre içinde tarafların İrlanda sorununa da çözüm getirecek kapsamlı bir ticaret anlaşmasına varamaması halinde tedbir maddesinin devreye girmesi gerekiyor.

AB Brexit'te “yeniden müzakereye” kapıları kapattı

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB), İngiltere'nin birlikten ayrılmasını düzenleyen Brexit anlaşmasının yeniden müzakereye açık olmadığını bildirdi.

AB Liderler Zirvesi ardından yayımlanan Brexit'e ilişkin sonuç bildirgesinde, üye devletlerin daha önce kabul edilen 585 sayfalık "ayrılık anlaşması"nın arkasında durduğu ve belgenin onaylanma sürecinin devam edeceği belirtildi.

Bildirgede, söz konusu anlaşmanın "yeniden müzakereye açık olmadığı"na dikkat çekilerek, "AB Konseyi, İngiltere ile gelecekte mümkün olan en üst seviyede iş birliği yapma arzusunu yineler. AB üyeleri, ayrılık anlaşmasının imzalanmasının hemen ardından hazırılıklara başlamaya hazırdır. Böylece, İngiltere'nin birlikten ayrılmasının ardından müzakerelere en kısa sürede başlanması güvence altına alınacaktır." ifadelerine yer verildi.

  • İngiltere ile Kuzey İrlanda arasında fiziki sınır

AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere'nin parçası olan Kuzey İrlanda arasında Brexit sonrasında fiziki sınır oluşmasını engellemeyi amaçlayan tedbir maddesiyle ilgili bildirgede, “AB Konseyi, tedbir maddesinin İrlanda adasında somut sınır uygulanmasına karşı ve Tek Pazar bütünlüğünü sağlamak için bir sigorta poliçesi olarak tasarlandığının altını çiziyor.” ifadesi kullanıldı.

Bildirgede, tedbir maddesinin başlatılmaması için AB'nin 31 Aralık 2020 sonrasındaki ilişkileri düzenleyecek farklı düzenlemeler içeren anlaşma üzerinde hızlı ve sıkı biçimde çalışmaya kararlı olduğuna dikkat çekilerek, "AB Konseyi, eğer tedbir maddesi başlatılırsa bu somut sınırın önlenmesini sağlayan müteakip bir anlaşma yapılıncaya kadar, geçici bir süre için uygulanacağının altını çiziyor. Böyle bir durumda, birlik tedbir maddesinin yerine geçecek müteakip anlaşmayı müzakere ve sonuçlandırmak için çaba gösterecek." ifadelerine yer verildi.

Brexit anlaşmasının "Tedbir maddesi"yle İngiltere'nin bütünü, belirsiz bir süre için AB ile Gümrük Birliği içinde kalacak. İngiltere'nin tek yanlı olarak çekilemeyeceği bu düzenleme içinde ülkenin bazı AB kurallarına da tabi olmayı sürdürmesi gerekiyor.

“Hükümeti yıl sonundan önce kurabileceğimizi ümit ediyorum”

LONDRA (AA) – Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri, ülkesinde yeni hükümetin yıl sonundan önce kurulacağına inandığını söyledi.

Londra’da düşünce kuruluşu Chatham House’da konuşan Hariri, yeni hükümet kurulmasına yönelik çalışmalarda "son 100 metreye" girdiklerini belirterek, "Yıl sonundan önce kurabileceğimizi ümit ediyorum." dedi.

Ekonomik krizin hükümetin kurulması için baskı oluşturduğunu vurgulayan Hariri, "Engellerin çoğunun aşıldığına inanıyorum. Sadece bir engel kaldı ama onu da aşabileceğimize inanıyorum." ifadesini kullandı.

  • Lübnan'daki hükümet kurma çalışmaları

Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 6 Mayıs'ta yapılan genel seçimlerin ardından Hariri'yi 24 Mayıs'ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirmişti ancak siyasi taraflar arasında başta bakanlıkların dağılımı olmak üzere yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ülkede aylardır hükümet kurulamıyor.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah geçen ay, "bağımsız Sünni vekillerin" olmadığı bir hükümete partisinin katılmayacağını bildirmişti.

Hariri ise Hizbullah'ı, hükümetin kurulmasını engellemekle suçlamıştı.

Lübnan'da mayıs ayında yapılan genel seçimlerde Şiilerin çoğunlukta olduğu bölgelerde Şii Emel Hareketi ve Hizbullah'ın desteğini alarak meclise giren 6 Sünni milletvekilinin yeni hükümette temsil edilmesi yönündeki ısrar hükümet kurma çalışmalarını kilitliyor.

Brexit, İngiltere'de konut sektörünü vurabilir

                  LONDRA (AA) - İngiltere'nin Avrupa Birliği’nden (AB) çıkış sürecine ilişkin belirsizliklerin, ülkenin konut piyasasını olumsuz etkilemesinin beklendiği bildirildi.</p>  <p>Royal Institution of Chartered Surveyors'tan (RICS) yapılan açıklamada, İngiltere’nin AB’den çıkış sürecine ilişkin belirsizliklerin yüksek olduğu, gelecek 3 yıl boyunca ülkede satılacak konut sayısı ve fiyatının azalmasının beklendiği kaydedildi. </p>  <p>İngiltere’de önceki döneme kıyasla artık daha az kişinin evini satışa çıkardığı belirtilen açıklamada, ülke genelinde evlerin satışa çıkarılmasından satışına kadar geçen sürenin ortalama 4 ay olduğu, bunun 2016’dan bu yana en uzun süreci oluşturduğu bildirildi.</p>  <p>RICS Başekonomisti Simon Rubinsohn, konuya ilişkin değerlendirmesinde, &quot;Araştırmalarımıza göre, devem eden belirsizlikler İngiliz konut sektörü üzerinde olumsuz etki yaratıyor. Daha büyük risk ise olumsuz gelişmelerin, konut planlarına da yayılarak ülkedeki konut krizinin çözümünü daha da zorlaştırması.&quot; ifadelerini kullandı. 

Şampiyonlar Ligi'ne İngiltere damgası

ANKARA (AA) – DOĞA KIRMIZIOĞLU – UEFA Şampiyonlar Ligi grup maçları sonunda en başarılı performansı, İngiltere temsilcileri sergiledi.

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonu Şampiyonlar Ligi'nde grup aşamasına 4 takımla başlayan İngiltere, fire vermeden son 16 turuna çıkmayı başardı.

İngiltere'nin ardından organizasyonda üst tura en fazla takım çıkaran ülkeler, Almanya ve İspanya oldu. Almanlar ve İspanyollar, 4'er takımla başladıkları Şampiyonlar Ligi macerasında birer fire verdi.

İtalya ve Fransa'nın iki takımla sürdüreceği "Devler Ligi"nde, Portekiz ve Hollanda birer temsilciyle kupa mücadelesi verecek.

  • İngiltere tüm takımlarıyla üst turda

İngiltere ekipleri Manchester City, Liverpool, Tottenham ve Manchester United, gruplarında ilk ikiye girerek Şampiyonlar Ligi'nde adlarını üst tura yazdırma başarısı gösterdi.

Grubunu lider tamamlayarak son 16 turuna kalan tek İngiltere ekibi Manchester City, 13 puan topladı. F Grubu'ndaki tek yenilgisini konuk ettiği İtalya temsilcisi Olympique Lyon'a 2-1 yenilerek alan Manchester City, en çarpıcı galibiyetini ise ağırladığı Ukrayna ekibi Shakhtar Donetsk'i 6-0 mağlup ederek elde etti.

Şampiyonlar Ligi'nde geçen sezonun finalisti Liverpool ise zorlandığı C Grubu'nda son maçını kazanarak adını üst tura yazdırdı. Paris Saint-Germain'in (PSG) lider tamamladığı grupta 9 puan toplayabilen Liverpool, averaj farkıyla aynı puana sahip İtalya ekibi Napoli'nin önünde son 16 turuna kaldı.

Liverpool gibi grubunda zorlanmasına rağmen ikincilik elde ederek son 16 takım arasına kalan diğer İngiltere temsilcisi ise Tottenham oldu. B Grubu'nu 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyetle 8 puanla tamamlayan Londra ekibi, averaj farkıyla İtalyan ekibi Inter'in üstünde yer alarak üst tura kaldı.

Manchester United ise H Grubu'nda İtalya ekibi Juventus'un ardından 10 puanla üst tura yükseldi. Portekizli teknik adam Jose Mourinho yönetiminde gol yollarında zorluk çeken kırmızı-siyahlı ekip, grubun ilk maçında deplasmanda Young Boys'u 3-0 yenmesinin dışında aldığı tüm galibiyetleri tek farklı skorlarla elde ederken, Juventus'a ve Valencia'ya yine tek farklı skorlarla kaybetti.

  • İspanyollar tek fire verdi

Real Madrid, Barcelona ve Atletico Madrid, Şampiyonlar Ligi'nde grup maçlarının ardından yoluna devam ederken, İspanyolların tek firesi Valencia oldu.

"Devler Ligi"nin yenilgi yüzü görmeyen takımları arasında yer alan Barcelona, B Grubu'nu 4 galibiyet ve 2 beraberliğin ardından yenilgisiz 14 puanla zirvede tamamladı. Sahasında oynadığı son 29 Şampiyonlar Ligi maçında yenilmeyerek bu alanda Bayern Münih'in rekorunu egale eden Katalanlar, Arjantinli yıldız oyuncusu Lionel Messi'nin 6 golünün yardımıyla grubu lider tamamlamakta zorlanmadı.

Son 3 organizasyonun şampiyonu Real Madrid ise 12 puanla G Grubu'nda liderliğe uzanırken, grubu son sırada tamamlayarak elenen Rusya temsilcisi CSKA Moskova'ya deplasmanda 1-0, evinde ise 3-0 mağlup olması, dikkati çekti.

A Grubu'nu 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 yenilginin ardından 13 puanla tamamlayan Atletico Madrid de lider Borussia Dortmund'un ardından averajla ikinci sırada yer alarak son 16 turuna yükseldi.

Üst tura çıkamayan tek İspanyol takımı Valencia ise H Grubu'nda topladığı 8 puanla üçüncülük elde etti ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılmaya hak kazandı.

  • Almanlar 3 takımla iddiasını sürdürdü

Organizasyon tarihinin en başarılı takımlarından Almanya temsilcisi Bayern Münih, E Grubu'nu 14 puanla namağlup zirvede tamamlayarak yoluna devam etti. Bavyera ekibi, puan kayıplarını Hollanda temsilcisi Ajax ile oynadığı iki maçta berabere kalarak aldı.

A Grubu lideri 13 puanlı Borussia Dortmund ise tek yenilgisini konuk olduğu Atletico Madrid'e 2-0 mağlup olarak alırken, son maçında Belçika ekibi Club Brugge ile golsüz berabere kalarak puan kaybı yaşadı.

Galatasaray'ın da yer aldığı D Grubu'nu 11 puanla ikinci sırada tamamlayan Schalke 04 ise tek yenilgisini, grup lideri Portekiz temsilcisi Porto karşısında alarak üst tura kaldı.

Üst tur vizesi alamayan tek Alman takımı Hoffenheim ise tarihinde ilk kez katıldığı organizasyonda G Grubu'nu 3 puanla son sırada tamamlayarak Avrupa arenasına veda etti.

  • İtalya ve Fransa, iki takımını gönderdi

Şampiyonlar Ligi gruplarında mücadele eden İtalya temsilcilerinden Juventus ve milli futbolcu Cengiz Ünder'in formasını giydiği Roma yoluna devam ederken, Napoli ve Inter ise Avrupa Ligi'ne kaldı.

Sezon başında kadrosunu Portekizli yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo ile takviye eden Juventus, H Grubu'nu 12 puanla tamamlayarak lider unvanıyla son 16'ya kaldı. Siyah-beyazlı ekip, konuk ettiği Manchester United'a 2-1, deplasmanda ise Young Boys'a aynı skorla yenilerek grupta iki maçını kaybetti.

Roma ise Real Madrid'in ardından 9 puanla G Grubu'nu ikinci sırada tamamlayarak üst tura çıktı. İtalya temsilcisi, gruptaki yenilgilerini lider Real Madrid ile oynadığı iki maçta ve Çekya ekibi Viktoria Plzen'e karşı aldı.

B Grubu'nda Inter 8, C Grubu'nda Napoli 9 puan toplayarak üst tur umutlarını son maça kadar taşımalarına rağmen üçüncülük elde etti ve yoluna Avrupa Ligi'nde devam etmeye hak kazandı.

PSG, C Grubu'nu 11 puanla lider tamamladı. Grubu son sırada tamamlayan Sırbistan'ın Kızılyıldız takımına iki maçta 10 gol atan (6-1, 1-4) Fransa ekibi, tek yenilgisini ise Liverpool karşısında yaşadı.

Olympique Lyon ise 5 beraberlik ve 1 galibiyetin ardından 8 puanla yenilgisiz tamamladığı F Grubu'nda ikinci olarak adını son 16 takım arasına yazdıran diğer Fransa temsilcisi unvanını elde etti.

Yıldız oyuncularını satmasının ardından ligde zorlu günler geçiren Monaco, bu sezonki kötü performansını Şampiyonlar Ligi'ne de taşıdı ve A Grubu'nu 1 puanla tamamlayarak Avrupa arenasına veda etti.

Şampiyonlar Ligi'ne son 16 turunda tek takımla devam edecek ülkelerden Hollanda ekibi Ajax, E Grubu'nu 3 galibiyet ve 3 beraberlikle namağlup tamamladı ve 12 puanla ikinci olarak üst tura yükseldi. D Grubu'nu 16 puanla namağlup lider tamamlayan Portekiz ekibi Porto ise tek puan kaybını Almanya ekibi Schalke 04 karşısında deplasmanda 1-1 berabere kalarak aldı.

  • Galatasaray Avrupa Ligi'nde devam edecek

Turnuvada bu sezon Türkiye'yi temsil eden tek takım Galatasaray, D Grubu'nu 4 puanla üçüncü sırada tamamlayarak Avrupa Lig'nde son 32 turuna kaldı. Evinde oynadığı maçlarda puanlar kazanan sarı-kırmızılı takım, grubu son sırada tamamlayan Lokomotiv Moskova'yı 3-0 mağlup ederken, Schalke 04 ile de golsüz berabere kaldı.

Ankara'daki diplomatik misyonlardan taziye mesajı

ANKARA (AA) – Başkentteki diplomatik misyonlar, Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren'in (YHT) kılavuz lokomotifle çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitirenler için başsağlığı mesajı yayımladı.

Ankara'da yaşanan tren kazasında hayatını kaybedenler için başkentteki diplomatik misyon şefleri, sosyal medya hesaplarından taziye mesajı yayımladı.

ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, "Bugün Ankara'da meydana gelen elim tren kazasında hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınlarına Amerika Birleşik Devletleri adına en içten taziyelerimizi sunuyoruz. Bu büyük acıyı paylaşıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.

İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott, sosyal medya hesabı üzerinden, başkentte meydana gelen tren kazasında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifa diledi.

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger de tren kazasında 7 kişinin hayatını kaybetmesi ve 40'ın üzerinde kişinin yaralanmasından büyük üzüntü duyduklarını dile getirdi. Berger, "AB Türkiye Delegasyonu olarak kazada hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Türkiye'ye en içten taziyelerimizi sunuyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz." ifadesini kullandı.

Pakistan'ın Ankara Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda tren kazasında hayatını kaybedenlere başsağlığı dilendi.

Paylaşımda, "Pakistan hükümeti ve halkı bugün Ankara'da meydana gelen trajik tren kazasında ölenler için başsağlığı diler ve yaralananların acil şifası için dua eder. Düşüncelerimiz ve dualarımız, Türkiye'nin kardeş halkıyla, kazanın kurbanlarıyla ve ölenlerin aileleriyle beraberdir." ifadelerine yer verildi.