Hava savunmada simülatör ihracatı

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Türk savunma sanayisi, son dönemde başarıyla sonuçlandırdığı simülatör ihracatlarına bir yenisini ekledi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarını karşılamanın yanında yurt dışı pazarlardaki etkinliğini artırmak için çaba gösteren savunma sanayisi şirketleri, farklı ürünlerle çeşitli coğrafyalarda sorumluluklar üstleniyor.

Simülasyon sistemleri ve bu sistemleri oluşturan yazılım ve donanım bileşenleri konularındaki araştırma geliştirme çalışmalarıyla özgün çözümler üreten Simsoft da sivil ve askeri sektörlere yönelik ürün ve hizmetler sunuyor.

Savunma sanayisindeki iş birliği faaliyetleri kapsamında 2014'te Bangladeş'ten üst düzey askeri heyetleri ağırlayan Simsoft, geçen sürede ortaya koyduğu kabiliyetlerle bu ülkenin ihtiyaçlarının karşılanmasında çeşitli görevler üstlendi.

Simsoft ile Bangladeş Silahlı Kuvvetleri arasında son olarak Zırhlı Personel Taşıyıcı Aracı Atış ve Sürüş Eğitim Simülatörü ile Hava Savunma Silahı Eğitim Simülatörü geliştirilmesi sözleşmeleri imzalandı.

Geliştirilen Hava Savunma Silahı Eğitim Simülatörü'nün eğitim ve kabul testleri başarıyla tamamlandı. Simülatörün Bangladeş'e nakli gerçekleştirildi.

  • 25 ayrı senaryo

Simülatör, hava savunma sisteminin taarruz platformlarına karşı etkili kullanımının öğrenilmesine olanak sağlıyor.

Kullanıma hazır 25 ayrı senaryo bulunan simülatöre yeni senaryolar da eklenebiliyor. Sabit kanat, döner kanat, seyir füzesi, insansız hava aracı, klasik bomba, roket, stand-off mühimmat gibi tehdit senaryolarına karşı eğitimler gerçekleştirilebiliyor.

Nişancılar, simülatör aracılığıyla komuta levyesinin kullanımı, iz gözetleme prensiplerinin sanal ortamda eğitiminin icra edilmesi, hedeflerin mesafeleri, mühimmatla kesişim noktaları ve benzeri bilgilerin tahmin edilmesi, hava savunma sisteminin taarruz platformlarına karşı etkili kullanımının öğrenilmesi, farklı ortamlarda silah sisteminin davranışının tatbik edilmesi konularında deneyim sahibi olacak.

Arazi editörü, senaryo editörü ve senaryo yönetim aracı gibi bileşenlerden oluşan simülatör, gerçek zamanlı arazi editörü, 20 kilometre uzunluğunda jenerik ve yüksek çözünürlükte detaylandırılmış geniş arazi alanı oluşturma yeteneği, 3 boyutlu arazilerin hızlıca üretilebilmesi için yükseltme, alçaltma ve benzeri işlem içeren kolay kullanım arayüzüyle gerçeğe olabildiğince yakın koşulların oluşmasına olanak sunuyor.

  • Farklı ortam ve çevresel şartlar

Görüntü sistemiyle insan animasyonları, özel efektler, patlama, duman, ateş, toz, gece görüş ve termal kamera, ortam şartları, yağmur, kar, sis, güneş, ay, yıldız gibi farklı ortamlar ve çevresel şartlar yaratılabiliyor.

Simülatörün senaryo editörü ise silah, araç, asker ve kritik bölge tanımlama, sahneye modelleme aracıyla hedef ekleme, 3 boyutlu modellerle hedef yeteneklerin eşleştirilmesi, hava platformları için özel rota oluşturma, diğer platformlar için jenerik rota oluşturma gibi yeteneklere sahip bulunuyor.

Kocaeli ihracatta tarihinin en iyi başlangıcını yaptı

KOCAELİ (AA) – ŞAHİN OKTAY – Sanayi ve liman kenti Kocaeli, 1,3 milyar dolarla tarihinin en yüksek ocak ayı ihracatını gerçekleştirdi.

Türk imalat sanayinin yüzde 13'ünü tek başına barındıran sanayi kenti Kocaeli, ihracatta 2019'a güçlü bir başlangıç yaptı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, kentin ihracatı yılın ilk ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artarak 1 milyar 312 milyon 543 bin dolara yükseldi.

Daha önce 2012'de 1 milyar 56 milyon 287 bin dolar, 2013'te 1 milyar 89 milyon 533 bin dolar, 2017'de 1 milyar 3 milyon 422 bin dolarlık dış satıma imza atarak, üç kez 1 milyar dolar ve üzeri ihracat rakamlarını gören kent, 2019'un ocak ayında sergilediği performansla tarihinin en iyi başlangıcını yapmış oldu.

İhracat liginde İstanbul'un ardından ikinci sırada yer alan Kocaeli, bu dönemde 149 ülkeyle 12 serbest bölgeye ürün sevkiyatı yaparken, genel ülke ihracatının yüzde 10,2'sini de tek başına karşıladı.

  • Otomotivde ihracat yüzde 50 arttı

Kent ihracatına en fazla katkı veren sektörlerin başında, Ford Otosan, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu'nun üretim tesislerinin yanı sıra çok sayıda tedarik sanayi firmasına ev sahipliği yapan otomotiv geliyor.

Geçen ay kent ihracatının yüzde 44'üne denk gelen 579 milyon 563 bin dolarlık kısım, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmalar tarafından yapıldı. Bu dönemde İstanbul'un ardından en fazla otomotiv ihracatı yapan il olan Kocaeli'nin sektördeki dış satım performansı geçen yıla göre yüzde 50 artış gösterdi.

Ülkenin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş'ın yıllık 11 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip İzmit Rafinerisi ile yıllık yaklaşık 4,5 milyon ton siyah ürün işlenen Fuel Oil Dönüşüm Tesisi'ne ev sahipliği yapan kentin ihracatında kimya sektörü ikinci oldu. Kentin kimyevi madde ve mamulleri ihracatı, bu dönemde yüzde 33'lük artışla 423 milyon 425 bin dolar olarak kayıtlara geçti.

Çelik sektörü 77 milyon 959 bin dolarla üçüncü sırada yer alırken, bunu 65 milyon 845 bin dolarla demir ve demir dışı metaller, 46 milyon 675 bin dolarla elektrik-elektronik, 36 milyon 969 bin dolarla iklimlendirme endüstrisi takip etti.

  • Lider ihraç pazarı Birleşik Krallık

Sanayi kentinin ocak ayında en fazla ihracat yaptığı ülke, 139 milyon 534 bin dolarla Brexit sürecindeki Birleşik Krallık oldu. Söz konusu dönemde bu ülkeye yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 64 arttı.

Dünyanın en büyük 5 ekonomisinden biri ve Avrupa Birliği'nin lokomotifi sayılan Almanya ise Kocaeli'nin bu dönemde en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke oldu. Almanya'ya yapılan dış satım ocak döneminde yüzde 35 artarak 112 milyon 425 bin dolara çıktı.

Kentten yapılan ihracatın 2018'in ocak ayına göre yüzde 19 arttığı İspanya, 101 milyon 986 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. Bu ülkeleri, 97 milyon 346 bin dolarla Slovenya, 92 milyon 117 bin dolarla İtalya takip etti.

Yılın ilk ayında Kocaeli'den en fazla ihracat yapılan 10 ülke ve geçen yıla göre değişim oranları şöyle:

Ülke 2018 (Bin Dolar) 2019 (Bin Dolar) Değişim (%)
Birleşik Krallık 84.946 139.534 64,2
Almanya 83.114 112.425 35,3
İspanya 85.826 101.986 18,8
Slovenya 46.669 97.346 108,6
İtalya 52.300 92.117 76,1
Fransa 65.794 64.416 -2,1
Mısır 56.345 63.338 12,4
Belçika 43.781 62.634 43
Hollanda 63.602 57.547 -9,5
ABD 30.876 50.200 62,6

“Türkiye, ihracatının 200 milyar doların üzerinde olduğunu görecek”

GAZİANTEP (AA) – AYSU BİÇER – Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, "Serbest bölgelerde yapılan ihracat, transit ticaret, mikro ihracat ve e-ticaret gibi kalemlerin de ihracat hesaplamalarına eklenmesiyle Türkiye, gerçek ihracatının 200 milyar doların üzerinde olduğunu rahatlıkla görecek." dedi.

Gülle, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Gaziantep'te, ihracat hesaplama yönteminde yapılan değişiklik, Türkiye'nin dış ticaret ajandasında önemli yere sahip Afrika ile yapılan ticaret, ABD yaptırımlarının Venezuela ile yapılan ticarete etkisi ve 2019'da Türkiye'nin stratejik hedeflerine yönelik, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın yeni yıl itibarıyla uygulamayı başlatmasının ardından özel ticaret sisteminden genel ticaret sistemine geçtiklerini hatırlatan Gülle, bundan sonraki süreçte dünyanın birçok ülkesinde kullanılan bu sistemin Türkiye'de de kullanılacağını söyledi.

Gülle, yeni sistemin ihracatın reel olarak ne kadar olduğunu ve nerelere gittiği konusunda kendilerine daha iyi fikir vereceğini anlatarak, "Hesaplama içerisinde serbest bölgelerde yapılan ihracat, transit ticaret, mikro ihracat ve e-ticaret gibi kalemlerin de ihracat hesaplamalarına eklenmesiyle Türkiye, gerçek ihracatının 200 milyar doların üzerinde olduğunu rahatlıkla görecek." diye konuştu.

  • "ABD yaptırımları Venezuela ile ticareti sınırlı düzeyde etkiler"

ABD'nin bazı ülkelere uyguladığı ekonomik yaptırımlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gülle, şöyle devam etti:

"Önümüzde ciddi bir İran örneği var. Biz bunun ihracatımızı nasıl etkilediğini biliyoruz. Türkiye komşuyla (İran) ticaret yapamaz konumda. Çok rahatlıkla dış ticaretimizi geliştirebileceğimiz halde elimizin, kolumuzun bağlı olduğunu görüyoruz. İran ile ilgili süreç bizi ciddi anlamda tutuyor. Çünkü İran'dan enerji alıyoruz, almak istiyoruz ve belki de daha fazla almak durumunda kalabiliriz. Biz bugün Türkiye'nin ürettiği her türlü ürünleri satabileceğimiz bir pazara, seçili ürünlerle ticaret yapıyoruz. İran'da durum böyleyse tabii bu Venezuela ile yaptığımız ihracat, ithalatı da etkileyecektir. ABD'nin Venezuela'ya uyguladığı yaptırımlar, Venezuela ile yaptığımız dış ticareti sınırlı düzeyde etkiler."

  • "Afrika'ya daha farklı bakmak lazım"

Son dönemde Türk ihracatçıların endişelendiren Afrika ülkelerinin kendi aralarında Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) kurma anlaşmasına konusuna da değinen Gülle, bu durumun uzun yıllardan beri kıtada aktif olarak faaliyette bulunan Türkiye'yi pek etkilemeyeceğini ancak yatırım anlamında farklı yöntemler geliştirebileceklerini ifade etti.

Gülle, konuyla ilgili şunları kaydetti:

"Türkiye ihracatının, 500 milyar dolarlık Afrika'nın ithalatından aldığı pay 15 milyar dolar. Yani yüzde 1,5 seviyesinde bir ihracatımız var. Dolayısıyla biz bunu artırmalıyız. Türkiye insani konularda kıtada yaptıklarıyla birçok ülkenin ilerisinde ancak bu avantajı karşılıklı ticarete henüz çeviremedik. Afrika'da serbest ticaret bölgesi kurulması bizi pek fazla etkilemez çünkü biz burayla ilgili yapılacak işleri yıllardan beri yapıyoruz. Bizim bundan sonraki süreçte Afrika'ya çok ciddi bir şekilde odaklanmamız, oraya bir çıkarma yapmamız gerekiyor. Biz kıtadaki sektörleri teker teker analiz ederek, bu ülkelerden ne alınır, ne satılır bunları çalışıyoruz. Afrika ile olan ticaretimizi en kısa sürede ikiye katlama arzusundayız. Eğer bunu yapabilirsek Afrika'daki mevcut durumda da ticaret yapabiliriz."

Dünyanın gruplaşıp, kutuplaştığını anlatan Gülle, "Bugün AB, Amerika,ve Afrika'da gördüğümüz bu gruplaşmalar dünya ticaretinde satışta ciddi bir şekilde satış tercih sebeplerinin oluşmasına neden olacak. Bu yüzden bundan sonraki süreçte buraya (Afrika) yatırım yaparken daha farklı bakmak lazım. Belki bu pazarlarda dışarıdan satarak değil de içeriden üreterek satma gibi bir yöntemi geliştirerek büyütebiliriz." şeklinde konuştu.

  • "Kanada pazarına yoğunlaşmalıyız"

Türkiye'nin hedef pazarlarını genelde dış ticaret açığı verilen ülkelerden oluştuğunu dile getiren Gülle, "2019'da Çin, Hindistan, Rusya ve Meksika pazarlarına odaklanmaya, bu pazarlarda yoğunlaşmaya ve strateji geliştirmeye devam edeceğiz. 2019'da en önemli söylemlerimizden biri 'ihracatta sürdürülebilirlik ve yenilik' olacak." diye konuştu.

Gülle, Türkiye'nin Kanada'nın ithalatından hiç pay almadığını da tespit ettiklerini bildirerek, "Kanada pazarında çok rekabet ettiğimiz Avrupa'da, Almanya'ya, Fransa'ya satıp pazar lideri olduğumuz kalemlerde Kanada'nın ithalatından hiç pay almadığımızı tespit ettik. Demek ki bu pazara daha çok yoğunlaşmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

İhracatta “sınır aşan” başarı

ANKARA (AA) – AYŞENUR SAĞLAM – Türkiye geçen yıl ihracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarken, ülkede üretilen ürünler Togo'dan Surinam'a, Eritre'den Mayotte'ye, Yeni Kaledonya'dan Belize'ye gibi adı pek duyulmayan, haritada dahi zor bulunan yerlere kadar ulaştı.

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu ile Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerinden yaptığı derlemeye göre, ülkenin ihracatı geçen yıl 168 milyar doları aşarken, bu satışların yaklaşık yüzde 50'si 10 ülkeye gerçekleştirildi. Belirlenemeyen ülke ve bölgelere yapılan ihracatın değeri 7,9 milyon dolar, serbest bölgelere yapılan ihracatın değeri 2,2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Türkiye'nin ihracatında Almanya, geçen yıl 16,1 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi 11,1 milyar dolarla İngiltere, 9,6 milyar dolarla İtalya, 8,3 milyar dolarla Irak, 8,3 milyar dolarla ABD, 7,7 milyar dolarla İspanya, 7,3 milyar dolarla Fransa, 4,8 milyar dolarla Hollanda, 3,9 milyar dolarla Belçika ve 3,9 milyar dolarla İsrail izledi. Bu 10 ülkeye yapılan ihracat 81,1 milyar doları buldu. 1 milyar dolar üzeri ihracat yapılan ülke sayısı 39'a yükseldi.

İhracatçı firma sayısının 83 bin 279 olarak belirlendiği 2018'de en çok ihracat yapılan sektörler arasında otomotiv endüstrisi, hazır giyim ve konfeksiyon, kimyevi maddeler ve mamulleri, çelik, elektrik ve elektronik ilk sıralarda yer aldı.

  • Adı duyulmamış 20 ülkeye 500 milyon dolarlık ihracat

    Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat 84 milyar dolarla toplam ihracatın yüzde 50'sini karşılarken, Türk ihracatçılarının mal sattığı ülkeler arasında Trinidad ve Tobago, Togo, Burkina Faso, Mauritius, Guyana, Namibya, Surinam, Seyşeller, Antigua ve Barbuda, Honduras, Gabon, Laos, Eritre, Mayotte, Yeni Kaledonya, Belize, Komorlar, Barbados, Cook Adaları, St. Kitts ve Nevis gibi adı az duyulmuş ülkeler de yer alıyor. Bu 20 ülkeye yapılan ihracatın tutarı yaklaşık 500 milyon doları buldu.

Karayip ülkeleri ve özellikle Güney Amerika'ya yakınlığı dolayısıyla bu pazarlara geçiş imkanı sunan Trinidad ve Tobago, coğrafi uzaklığına rağmen ihracat gerçekleştirilen ülkeler arasında yer aldı. Bu ülkeye geçen yıl 74,3 milyon dolarlık dış satım yapılırken, plastikten yapılma mamuller, demir çelik ürünleri, temizlik ve gıda ürünleri listenin başında geldi.

Afrika'nın "küçük incisi" Togo'nun geçen yıl Türkiye'den gerçekleştirdiği 73 milyon dolarlık ithalatta makarna, demir çelik ürünleri, çimento, tel kablolar, petrol yağları başı çekti.

Batı Afrika ülkelerinden Burkina Faso'ya 2017'de 28 milyon dolarlık ihracat yapılırken, bu rakam geçen yıl yüzde 90 artışla 53 milyon dolara yükseldi. İhraç edilen ürünler arasında tel kablolar, römorklar, kauçuktan lastikler, motorlu taşıtlar, kazanlar, makineler, halılar ve gıda ürünleri ilk sıralarda geldi.

Güney Amerika'da bulunan Guyana ise haritada yeri pek bilinmese de Türkiye'nin geçen yıl 25 milyon dolarlık ihracat yaptığı ülkeler arasında yer aldı. Bu tutarın 16 milyon dolarını demir ve çelik ihracatı karşılarken, elektrikli makine ve cihazlar, plastikler, halılar, çeşitli mamul eşya da ülkeye satılan ürünlerden oldu.

Traktör ihracatının yüzde 91'inde TürkTraktör imzası

İSTANBUL (AA) – TürkTraktör Genel Müdürü Aykut Özüner, traktör ihracatlarının 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 21 artarak son yılların en yüksek rakamına ulaştığını belirterek, "Türkiye'nin toplam traktör ihracatının yüzde 91'ini tek başımıza gerçekleştirdik." dedi.

TürkTraktör'ün 2018 finansal sonuçlarının açıklandığı toplantıda konuşan Özüner, şirketin 2019'da kuruluşunun 65. yılını kutladığını anımsattı.

Özüner, TürkTraktör'ün 65 yıldır gerçekleştirdikleriyle modern tarıma yön veren öncü bir şirket olduğunu ve her yıl başarılarına yenilerini eklediğini vurgulayarak, son 32 yılda pazarda 20 kez lider olmayı başardıklarını söyledi.

Şirketin 2018'deki çalışmalarıyla da Türkiye traktör pazarındaki kesintisiz liderliğini 12. yılına taşıdığını aktaran Özüner, "Yıl boyunca bantlarımızdan inen 34 bin 114 traktörle Türkiye'nin toplam traktör üretiminin yüzde 72'sini tek başımıza gerçekleştirdik. Kuruluşumuzdan bu yana fabrikalarımızda üretilen ve çiftçilerimizle buluşturduğumuz traktörlerimizin sayısı 900 bini geçti. Bu yıl ekipman pazarına da güçlü bir giriş yaparak TürkTraktör markalı 10'a yakın yeni zirai ekipmanla çiftçinin verimini artırmayı hedefledik." diye konuştu.

Özüner, TürkTraktör'ün Türkiye'de ilk traktör ihracatını gerçekleştiren şirket olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bugün 130'dan fazla ülkede ürünlerimiz kullanılıyor. Geçen yıl bir önceki yıla göre traktör ihracatımızı yüzde 21 artırarak son yılların en yüksek ihracat rakamlarına ulaştık ve Türkiye'nin toplam traktör ihracatının yüzde 91'ini tek başımıza gerçekleştirdik. Türkiye'nin markası olarak, yurt dışı pazarlarında gösterdiğimiz bu başarı ve ülke ekonomisine sağladığımız katkı, bizler için gerçekten de gurur vericidir. TürkTraktör olarak, ülke tarımı ve çiftçimizi hep daha ileriye taşıyacak yatırım ile çalışmalara odaklanıyoruz. Bu çalışmaların temelinde ise Ar-Ge yatıyor. Bizler de sektörün ilk Ar-Ge merkezinin de sahibi olarak, 2018'de bu alanda yeni bir yatırım daha yaparak Ankara'daki Ar-Ge merkezimize ek olarak İstanbul'da Ar-Ge inovasyon ve tasarım ofisimizi açtık."

  • "Müşterilerimizle yeni çözümlerimizi buluşturacağız"

Aykut Özüner, her sektörde sağlanmaya çalışılan verimlilik artışının, tarımda çok daha kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Bu yıl, çiftçilerin dijital tarıma adaptasyonu için yaptıkları öncü çalışmalar, geliştirdikleri ürün, çözüm ve hizmetlerle adlarından sıkça söz ettireceklerini belirten Özüner, "Yeni çözümlerimizi müşterilerimiz ile buluşturmak için heyecanlanıyoruz." dedi.

Özüner, finansmana erişimin çiftçiler için önemine dikkati çekerek, bu alanda oluşturdukları çözümlerle de sektörde öncü olmayı sürdürdüklerini kaydetti.

TürkTraktör Finans hizmetiyle bayileri üzerinden çiftçilere finansmana erişim için alternatif bir kanal yarattıklarını hatırlatan Özüner, "Bu yıl ise bu kanala sigorta ve kasko hizmetlerini de ekledik. 'Traktörüm Güvende' adını verdiğimiz platformla yine çiftçilerimiz için çok kolay bir hizmet kurgusu oluşturduk. Bayilerimizden traktör alan çiftçilerimiz, kasko ve trafik sigortası ihtiyaçlarını bu özel platform üzerinden hızlı ve rahat bir şekilde karşılayabilecekler." değerlendirmelerinde bulundu.

  • TürkTraktör, geçen yıl 240 milyon TL net kar elde etti

Verilen bilgiye göre, TürkTraktör, zorlu pazar koşullarına rağmen 2018'de toplam 34 bin 114 traktör ve 30 bin 914 motor üretti. Şirket bu sonuçlara göre, 2018'de Türkiye'nin toplam traktör üretiminin yüzde 72'sini tek başına gerçekleştirdi.

TürkTraktör, geçen yıl yurt içinde toplam 17 bin 655 traktör satışı yaparak pazardaki kesintisiz liderliğini 12. yılına taşıdı. Şirketin yurt dışı satışları ise geçen yıl yüzde 21 artarak 14 bin 502'ye yükseldi. Böylece TürkTraktör, hem son yılların en yüksek ihracat rakamına ulaştı hem de Türkiye'nin toplam traktör ihracatının yüzde 91'ine imza attı.

Geçen yılı 3 milyar 909 milyon TL toplam ciroyla kapatan TürkTraktör'ün, yurt dışı cirosu da yüzde 68 artarak 1 milyar 893 milyon oldu. Şirket, yurt dışı cirosunda elde ettiği bu sonuçla yeni bir rekor kırdı.

TürkTraktör’ün 2018'deki brüt karı 717 milyon TL, brüt kar marjı yüzde 18,3 düzeyinde gerçekleşirken, faaliyet karı 411 milyon TL ve Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar'ı (FAVÖK) 498 milyon TL oldu.

Aynı dönemde şirketin faaliyet kar marjı ve FAVÖK marjı ise sırasıyla yüzde 10,5 ve yüzde 12,7 düzeyinde hesaplanırken, net karı ise 240 milyon TL olarak kaydedildi.

Makine ihracatı ocakta 1,3 milyar doları geçti

İSTANBUL (AA) – Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, makine sektörünün ihracatı ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12 artarak 1,3 milyar doları aştı.

MAİB tarafından yapılan açıklamaya göre, geçen yıl 17,1 milyar dolar ihracatla ithalatı karşılama oranını yüzde 64'e yükselten makine sektörü, ocakta 1,3 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirdi. MAİB tarafından 22 alt sektör dahil edilerek hesaplanan bu rakam, geçen yılın ocak ayına göre yüzde 12 artışa işaret etti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, makine sektörünün gelişmiş ülkelerdeki marka gücünü yükselten çalışmalar yaptığını belirterek, bu yıl ihracatçıların yeni pazarlara erişimini artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

Türk makine sanayisinin ileri teknolojiye uygun üretim altyapısıyla gelişmiş ülke pazarlarında talep gören canlı bir sektör olduğunu vurgulayan Karavelioğlu, şunları kaydetti:

"2018'de ihracatını en fazla artıran sanayi gruplarından biri olan makine sektörü, bu yıl için belirlediğimiz 20 milyar dolar ihracat hedefine uygun olarak iyi bir başlangıç yaptı. Öte yandan ocakta faaliyetlerimiz hız kesmeden devam etti ve Almanya, ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlar oldu. Bununla beraber ihracat artış hızımız Cezayir, Polonya ve Fas gibi ülkelerde yüzde 20'leri geçti. Sanayinin tüm alt dallarında müşterilerimizin makine ihtiyacına yanıt verirken, Türk makine sektörünün pazar çeşitliliğini artırmayı amaçlıyoruz."

  • "Uluslararası tanıtım çalışmalarında hız kesmeyeceğiz"

Kutlu Karavelioğlu, birlik olarak uluslararası tanıtım çalışmaları kapsamında 5-8 Şubat'ta Almanya'nın Leipzig şehrinde tamamlanan INTEC fuarına katıldığını anımsattı.

Fuarla eş zamanlı olarak, 19 Türk firmasının iştirakıyla düzenlenen ticaret heyeti kapsamında Türk ve Alman firmalarının ikili görüşmeler yaptığını, Türkiye'nin makinecilerinin de Almanya'daki kuruluşlarla temaslarını artırdığını anlatan Karavelioğlu, "VEMAS, Fraunhofer Enstitüsü, IHK Chemnitz, tesis ve firma ziyaretleri ile Türk-Saksonya İşbirliği Forumu, etkinlik katılımları, ikili iş görüşmeleri, firma ve fuar ziyaretinin olduğu yoğun programlı bir heyet organizasyonu gerçekleştirdik." ifadelerini kullandı.

Karavelioğlu, ürünlerin kalitesini anlatmak ve müşterilerin talep ve ihtiyaçlarına ilk ağızdan yanıt vermenin marka çalışmalarının önemli bir boyutunu oluşturduğunu aktararak, katıldıkları organizasyonlarda geniş bir satın almacı grubuna sektörün gücünü anlattıklarını kaydetti.

Karavelioğlu, INTEC Leipzig'te Türkiye'nin yanı sıra 31 ülke daha olduğunu, tanıtım faaliyetlerinin sektörün yeni pazarlara açılması noktasında önemli bir fırsat yarattığını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Fuar kapsamında düzenlenen ticaret heyetinin verimli geçmesinden ve Almanya'da iş birliği yaptığımız kuruluşların Türk heyetine olan destek ve ilgisinden büyük mutluluk duyduk. Uluslararası rekabette daha güçlü olmak için, üretimdeki gücümüzü pazarlama alanında da göstermek mecburiyeti hissediyoruz. Haziranda Dusseldorf'ta bir heyet daha gerçekleştireceğiz. Almanya'daki muhataplarımızla yıl içinde Türkiye'de de bir araya gelmeyi sürdüreceğiz. Uluslararası tanıtım çalışmalarında hız kesmeden Meksika, Hindistan, Rusya ve Çin'de de heyet organizasyonu yapacağız. Çalışmalarımızın sektörümüzün performansına yaptığı katkıdan memnunuz."

Bayburt'ta işlenen taş 4 kıtaya ihraç ediliyor

BAYBURT (AA) – ABDULKADİR NİŞANCI – Bayburt taşının yanı sıra Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden çıkarılan doğal taşların işlenmesi amacıyla kurulan fabrikadan 4 kıtaya ihracat yapılıyor.

Kentteki doğal taş rezervlerinin tespiti için Bayburt Valiliği, Bayburt Ticaret ve Sanayi Odası ile Bayburt Belediyesi, 2005'de Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğüne (MTA) başvurdu. MTA ekiplerince yapılan çalışmada, ekonomik değere sahip 200 milyon metreküpe yakın işlenebilir doğal taş tespit edildi.

Bu doğal taşların ekonomiye kazandırılması için Bayburt Organize Sanayi Bölgesi'nde 2017 yılında ileri teknolojik altyapıyla Bayburt Doğal Taş Fabrikası kuruldu.

Bayburt başta olmak üzere birçok ilde çıkarılan doğal taşları işleyen fabrika, kısa sürede önemli başarı elde ederek Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika kıtasındaki 16 ülkeye doğal taş satışı gerçekleştirdi.

Bayburt Doğal Taş Fabrikası Genel Müdürü Nurullah Şentürk, AA muhabirine, Bayburt'un doğal taş rezervleri bakımından çok zengin yer altı kaynaklarına sahip olduğunu söyledi.

Bayburt Doğal Taş Fabrikası kurulmadan önce Bayburt bölgesinde çalışan ocak sayısının yalnızca 4 olduğunu belirten Şentürk, fabrikanın faaliyete geçmesinin ardından bu sayının 2018 yılı sonu itibarıyla 22'ye yükseldiğini aktardı.

Şentürk, Bayburt'taki doğal taş rezervinin yalnızca tüf taşı olarak bilindiğini ancak açılan fabrika sayesinde tüf taşından daha değerli doğal taş rezervlerinin olduğunun ortaya çıktığını ifade ederek, bunların, iyi oniks yatakları, iyi traverten yatakları, renkli taş dediğimiz müthiş mermer rezervleri olduğunu kaydetti.

Bayburt'ta önceki yıllarda çıkarılan doğal taşların satışının işlenmeden yapıldığına, bunun ekonomik anlamda büyük kayıp olduğuna işaret eden Şentürk, şöyle konuştu:

"Bayburt'ta daha önceki ocaklar ham madde olarak satış yapıyorlardı. Bu satışlar Çin ve Hindistan ağırlıklıydı. Bunun da ülkemize katma değer oranı çok düşüktü. Fabrika sayesinde plaka ve ebatlı ürüne geçtiğimiz için katma değeri artırdık. Yine istihdamı artırdık. Daha önce bu sektörde çalışan işçi sayısı Bayburt bölgesindeki ocaklar dahil 100 kişiyken şu anda 450 kişiye çıkmış oldu. Bu da fabrikanın sektöre sağladığı ayrı bir katkıdır."

Şentürk, Bayburt Doğal Taş Fabrikası'nın 2017'de kuruluşunun hemen ardından 3 ülkeye ihracat yaptığını, bu sayının zamanla artış gösterdiğini vurgulayarak, "2017 yılında 68 bin dolar civarında ihracatımız vardı. 2018 yılı sonu itibarıyla bu rakam 350 bin dolar seviyelerine çıktı. Bu da fabrikanın ihracatta iyi bir ivme yakaladığını gösteriyor. Ürün gönderdiğimiz firmaların hiçbirinden kesinti olmadı, üstüne yeni firmalar ekleyerek devam ettik." dedi.

  • 2019 hedefi 500 bin dolar

Şentürk, bu yılki hedeflerinin, ihracat rakamını 500 bin dolar seviyelerine çıkarmak olduğunu belirtti.

Geçen yıl 16 ülkeye ihracat yaptıklarına dikkati çeken Şentürk, "Bunlardan 11'i bizim direkt ihracat yaptığımız ülkeler. İhracat yaptığımız bu 11 ülkeden Amerika ve Avrupa piyasası daha çok ebatlı ürün, Orta Asya ve Afrika piyasası ise plaka ağırlıklı ürünler alıyor." ifadesini kullandı.

Şentürk, Bayburt Doğal Taş Fabrikası'nın kamu destekli bir kuruluş olduğunu, özel sektördeki diğer ocaklara her türlü desteği çok uygun şartlarda sunduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Bizim fason üretimimiz ucuz olduğu için diğer atölyelere de bu anlamda fayda sağlıyor. Onlar da kendi ham maddelerini buraya getirip kesimlerini ve satışlarını yapıyorlar. Yine onların satışlarına da ihracat ekibimizle teknik destek veriyoruz. Bu atölyelere pazar bulmaları, pazardaki satışları, gümrükleme ve ihracat nasıl yapılır gibi konularda temel eğitimler veriyoruz."

Kuru meyvede “Ortak Eylem Komisyonu” kurulacak

İZMİR (AA) – Ege İhracatçı Birlikleri'nden (EİB), Türkiye'nin üretim ve ihracatta lider olduğu kuru meyve sektöründe 3 milyar dolar ihracat hedefini yakalaması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu ortaklığında "Ortak Eylem Komisyonu" kurulacağı bildirildi.

EİB'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep ve Yönetim Kurulu üyeleri, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğünü ziyaret ederek sektörel sorunları görüştü.

Ticaret Bakanlığında İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir başkanlığında düzenlenen toplantıda kuru meyve sektöründe ihracatın arttırılması ile sorunlara çözüm önerileri ve ihracat hedeflerine ulaşılması için atılması gereken adımlar değerlendirildi.

  • Ortak Eylem Komisyonu

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celep, sektörün 2023 yılı için hedeflediği 3 milyon dolar ihracat hedefine ulaşılması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu ortaklığında Ortak Eylem Komisyonu oluşturulacağını bildirdi.

Celep, komisyonun kuru meyvelerde verim, kalite ve gıda güvenliğinin arttırılması konusunda çalışacağını, Türk kuru meyve sektörünün üretim ve ihracatına büyük katkılar sağlayacağını belirtti.

Tüketici bilincinin gelişmesiyle sağlıklı ve kaliteli ürün olarak ön plana çıkan kuru meyvelere her geçen gün talebin arttığına dikkati çeken Celep, "Ürünlerimizin dalından tüketiciye ulaştığı tüm aşamalarında üreticinin, ihracatçının ve bakanlıklarımızın üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getireceği ortamı hayata geçirmek istiyoruz. Bu sayede iç piyasada da ihracatta da son tüketici, ürünlerimizi gönül rahatlığıyla tüketirken bizler de ürünlerimizin ihraç edilen ülkelerden iade edilmesi riskini ortadan kaldırmış olacağız." ifadelerini kullandı.

  • 143 ülkeye kuru meyve ihraç edildi

Türkiye'nin kuru meyve ihracatı 2018 yılında yüzde 8,5 artışla 1 milyar 279 milyon dolardan, 1 milyar 388 milyon dolara yükseldi. Söz konusu ihracatın 870 milyon dolarlık dilimini Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği gerçekleştirdi.

Almanya, 178 milyon dolar ile en fazla kuru meyve ihraç edilen ülke oldu, İngiltere'ye 164 milyon dolarlık kuru meyve satıldı, İtalya ise 102 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.

Kuru meyve ihraç edilen ülkelerin sayısı 143 oldu.

Çiçekçilerin hedefi 2019'da 85 ülkeye ihracat

ANTALYA (AA) – HATİCE ÖZDEMİR TOSUN – Geçen yıl 100 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Türk kesme çiçek sektörü, bu yıl 85 ülkeye ulaşarak, 125 milyon dolar ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyor.

Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl kesme çiçek ihracatında 100 milyon dolara ulaştıklarını söyledi.

Bu rakamın kendileri için önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, "Uzun süredir ihracatımız 100 milyon doların altında seyrediyordu, çok şükür bu eşiği açtık. İnşallah bu yıl bu rakamı 125 milyon dolara ulaşacağız. Birlik olarak 500 milyon dolarlık ihracat hedefimiz var, inşallah her yıl artırarak en kısa zamanda bu hedefimize ulaşacağız." dedi.

Geçen yıl 450 milyon dal çiçek ihraç edildiğini aktaran Yılmaz, bu yıl ise 500 milyon dalın üzerinde bir ihracatı gerçekleştirmek istediklerini bildirdi.

En önemli pazarlarının Hollanda ve İngiltere olduğuna değinen Yılmaz, son yıllarda Özbekistan pazarında da önemli bir artış olduğuna dikkati çekti.

Yılmaz, Almanya, Azerbaycan ve Irak'a da yoğun ihracat söz konusu olduğuna işaret ederek, "77 ülkeye ihracat yapıyoruz ancak 85 ülkeye ulaşmak istiyoruz. Pazarımızı artırmak için ihracatçılar birlikleri olarak firmalarla hedef ülkeleri belirleyip, oralara gidiyoruz. İhracatçı ile ithalatçıyı buluşturuyor, iş bağlantıları yapıyoruz. Bu çalışmalarımız sayesinde hedeflediğimiz rakamlara ulaşacağız." diye konuştu.

  • "Dış mekan çiçekçilikte ihracata yoğunlaşmalıyız"

Türkiye'de 100'den fazla çeşit çiçek ürettiklerini ancak yoğun olarak karanfil ihracatını gerçekleştirdiklerini anlatan Yılmaz, kalite yönünden uluslararası arenada rekabet edebilecekleri birinci ürünün karanfil olduğunu söyledi.

İklimsel faktörler nedeniyle birçok çiçeği üretmelerine rağmen istenilen kalitede olmadığını ifade eden Yılmaz, iklim şartlarından dolayı Kolombiya, Ekvador ve Kenya'da üretilen gülün daha kaliteli olduğunu, bu ülkelerden dünyaya gül satışı yapıldığını aktardı.

Yılmaz, Türkiye'nin birçok yöresinde dış mekan açısından da çok kaliteli ürünlerin yetiştiğini belirterek, "Çok kaliteli ürünler var ama ihracat boyutunda ciddi bir atılım yok. Oradaki arkadaşlara da ihracatın önemini anlatmaya çalışıyoruz. Dış mekanda da istediğimiz oranda ihracat seviyesini yakalayabilirsek, 500 milyon dolarlık ihracat rakamına daha kısa sürede ulaşabiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Kesme çiçek sektörünün istihdam açısından da önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, sektörde 30 bin kişilik bir istihdam oluşturulduğunu, bu rakamın aileleriyle düşünüldüğü takdirde 300 bin kişiye ulaştığını sözlerine ekledi.

Almanya'nın ihracatı 2018’de rekor kırdı

BERLİN (AA) – Almanya'nın 2018 yılı ihracatı yüzde 3 artarak, 1 trilyon 317 miyar avro ile rekor kırdı.

Almanya Federal İstatistik Ofisinin (Destatis) yayınladığı geçici verilere göre, ülkede mevsimsellik ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat geçen yıl 1 trilyon 317 milyar avro, ithalat ise 1 trilyon 90 milyar avro oldu. Ülkenin dış ticaret fazlası ise 227 milyar 800 milyon avro seviyesinde gerçekleşti.

Ülkenin, 2018’de bir önceki yıla göre, mevsimsellikten ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracatı yüzde 3, ithalatı ise yüzde 5,7 arttı.

Almanya, 2017’de 1 trilyon 279 milyar avro ihracat yaparken, 1 trilyon 31 milyar avroluk ithalat yaparak rekor yenilemişti. Böylece geçen yıl 1 trilyon 317 milyar ihracat ve 1 trilyon 90 milyar ithalat ile dış ticarette yeni rekor kırıldı.

Almanya'nın geçen yıl yaptığı ihracatın 778,7 milyar avrosu Avrupa Birliği (AB) ülkelerine olurken, ithalatın 623 milyar avroluk kısmı AB’den gerçekleştirildi. 2017’ye göre AB ülkelerine yapılan ihracatta yüzde 3,8 artış yaşanırken, bu ülkelerden yapılan ithalattaki artış yüzde 6,3 oldu.

AB dışında kalan ülkelere 539,2 milyar avroluk ihracat, 467 milyar avroluk da ithalat gerçekleştirildi. Ülkenin bu kategorideki ihracatı 2017’ye kıyasla yüzde 1,9, ithalatı yüzde 5 artış kaydetti.

Ülkede, mevsimsellikten ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat aralıkta 112,3 milyar avro, ithalat 92,9 milyar avro oldu Mevsimsellikten ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat, aralıkta kasım ayına göre 1,5, ithalat da yüzde 1,2 artış kaydetti.

Almanya’nın Türkiye’ye ihracatı 2018 Ocak-Kasım döneminde yüzde 9,9 düşerek, 17 milyar 912 milyon avro oldu. Bu rakam geçen yıl geneli 19 milyar 887 olarak kayıtlara geçmişti.

Aynı dönemde Türkiye’nin Almanya’ya ihracatı yüzde 1,13 artarak 15 milyar 208 milyon avro oldu.

Öte yandan, Almanya'nın kasımda cari işlemler fazlası 2018 yılında 2017’ye göre 12 milyar avro azalarak 249,1 milyar avro olarak gerçekleşti.