Türk askerinden Kosova'da iftar programı

PRİZREN (AA) – Kosova'daki NATO Barış Gücü (KFOR) bünyesinde görev yapan Türk Temsil Heyeti Başkanlığı tarafından ülkenin güneybatısında bulunan Prizren şehrinde iftar programı düzenlendi.

Prizren'in Şadırvan meydanında düzenlenen iftar programına, Kosova Kamu Yönetimi Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Mahir Yağcılar, KDTP Milletvekili Fikrim Damka, Türk Temsil Heyeti Başkanı Albay Numan Baş, Türkiye'nin Prizren Başkonsolosluğu Muavini Cenk Şen katıldı.

300 kişilik iftar programı kapsamında Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneği sanatçıları tarafından ilahi dinletisi sunuldu.

Türk Temsil Heyeti Başkanlığı, ramazan ayı boyunca Kosova'nın farklı şehirlerinde bin 500 kişiye 7 iftar sofrası kuracak.

Turkish charity serves iftar to orphans in Bangladesh

                                By Mesut Ozcan</p>    <p>BANGLADESH (AA) - A Turkish charity on Wednesday served fast-breaking meals, or iftar, to orphans in Bangladesh’s Cox’s Bazar . </p>    <p>The Istanbul-based Humanitarian Relief Foundation (IHH) organized the dinner at the Dar Al Iman Orphanage in Cox’s Bazar.</p>    <p>Speaking at the event, Ahlul Islam, one of the teachers at the orphanage, said they are teaching holy Quran to 45 students.</p>    <p>The orphanage hosts Rohingya and Bangladeshi children.</p>    <p>The IHH has a total of nine orphanages in Bangladesh. Besides, it sponsors and aids 15 other orphanages in the country.</p>    <p>There are 1.3 million Rohingya Muslims living in the Kutupalong and Balukhali refugee camps in Bangladesh.</p>  <p> </p>  <p>*Writing by Gozde Bayar</p>  <p> 

AB Türkiye Delegasyonundan birçok ilde ramazan etkinliği

ANKARA (AA) – Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu, mayıs boyunca birçok ilde ramazan etkinlikleri gerçekleştirecek.

Delegasyondan yapılan yazılı açıklamaya göre, 9 Mayıs Avrupa Günü kutlamaları kapsamında, ramazan ayı boyunca AB Türkiye Delegasyonu ve 20 ilde Sanayi ve Ticaret Odaları bünyesinde faaliyet gösteren AB Bilgi Merkezleri çalışanları, iftar sofralarında halkla bir araya gelecek.

Antalya, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, İstanbul, Konya, Mersin, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon, Van, Denizli, Samsun ve Kayseri'de düzenlenecek iftar programlarına, sivil toplum örgütleri ve iş camiasının temsilcilerinin yanı sıra gençler, öğrenciler ve göçmenlerin katılması bekleniyor.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, yaptığı açıklamada, "Avrupa Günü kutlamaları bu yıl mübarek ramazan ayında yapılıyor. Bu vesileyle 18 ilde ramazan coşkusunu iftar sofralarında Müslümanlarla paylaşmak istedik." ifadesini kullandı.

  • Ankara'da ramazan eğlencesi çadırı

AB Türkiye Delegasyonu, 11-12 Mayıs'ta başkentte Çukurambar'daki Çankaya Belediyesi Uğur Mumcu Parkı'nda ramazan eğlenceleri çadırı kuracak.

İftar sonrası eğlencelerin geç saatlere kadar süreceği çadırda, ücretsiz eğlence ve ikramların yanı sıra Hacivat-Karagöz gösterileri, kukla gösterisi, sihirbaz şovu, palyaçolar, hokkabazlar, kanto gösterisi, orta oyunu ve meddah gösterileri düzenlenecek.

Çocuklar için de çeşitli animasyonlar, yüz boyama aktivitesi ve köpük şovunun yer aldığı faaliyetler gerçekleştirilecek. Gece boyunca çadırı ziyaret eden misafirlere horoz şeker, şerbet, macun, pamuk şekeri, mısır, çay ve kahve ikram edilecek.

  • İstanbul ve İzmir'de Avrupa Günü kutlamaları

Avrupa Günü kutlamaları çerçevesinde İstanbul'da düzenlenecek resepsiyonda ses sanatçısı Adrienne Haan sahne alacak. İzmir'de düzenlenecek resepsiyonun yanı sıra Gündoğdu Meydanı'nda 8-13 Mayıs'ta AB'nin Türkiye genelinde desteklediği projelerden örneklerin yer alacağı açık hava sergisinin açılışı yapılacak.

  • 9 Mayıs Avrupa Günü

AB'nin fikir tohumlarının dayandırıldığı, 9 Mayıs 1950'de Eski Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman tarafından yayımlanan Avrupa için bir vizyon ortaya koyan ve bu vizyonun hayata geçirilmesi için gereken kurumları tespit eden Schuman Bildirgesi'nin yıl dönümünde AB üye devletleri, aday ülkeler ve AB'nin mevcut olduğu ülkelerde Avrupa Günü kutlanıyor.

“Vatandaşlar iftar sonrasında rahatlıkla kan bağışlayabilir”

İSTANBUL (AA) – ELİF KÜÇÜK – Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Anabilim Dalı Kan Merkezleri Sorumlusu Prof. Dr. Pervin Topçuoğlu, "Kan bağışı yapmak orucu bozmaz. Kan bağışında bağışçının sağlığını korumak bağış merkezlerinin esas görevidir. İftar sonrası bağışçılar rahatlıkla kan bağışlayabilir. Sahur sonrası da eğer bağış yapacak kişi yorucu bir iş yapmayacaksa öğlene kadar bağış yapabilir." dedi.

Prof. Dr. Topçuoğlu, "6-12 Mayıs Kan Haftası" dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanın birçok bileşenden oluştuğunu ve kan bağışı yapan kişinin aynı anda 3 insana yarar sağladığını söyledi.

Bağışlanan bir torba kanın (yaklaşık 450 mililitre) kan bağış merkezlerinde 3 önemli kan bileşenine ayrıldığını aktaran Topçuoğlu, bu bileşenlerin alyuvarlar (eritrosit) ve trombosit (kan pulcuğu) süspansiyonları ile plazmadan oluştuğunu aktardı.

Prof. Dr. Topçuoğlu, her bileşenin vücutta önemli görevleri olduğunu ifade ederek, alyuvarların dokulara oksijen taşıyarak vücudun asit ve baz dengesini düzenlediğini, trombositlerin kanamanın durdurulmasında önemli bir kan hücresi olduğunu, kanın sıvı kısmı olan plazmanın ise çok sayıda protein yapısında maddeler içerdiğini ve bu proteinlerin vücudun beslenmesinde, bağışıklığın sağlanmasında ve kanamanın durdurulmasında görev yaptığını anlattı.

Bağış yaparak tedavi gören kanser hastasının, ameliyattaki hastanın, hatta kan ihtiyacı olan doğmamış bebeğin hayatının kurtarılabileceğini vurgulayan Topçuoğlu, kan bağışının bağışçı sağlığına da önemli yararları olduğuna dikkati çekti.

Düzenli bağış yapan kişilerin kanındaki kolesterol düzeyi ile kalp krizi riskinin azaldığını ve kan basıncının düştüğünü aktaran Topçuoğlu, "Bu kişilerde kanser gelişme riski azalır. Her bağış sonrası yaklaşık 650 kalori yakılır bu da kilo vermeye yardımcı olur. Kan bağışından sonra vücudumuzdaki kan yenilenir ve bu da daha sağlıklı olmamızı sağlar. Bağış yapan bireyde kısa bir sağlık kontrolü yapıldığı için bağışçı kendisinin sağlıklı olduğunu ve bulaşıcı bir hastalık taşımadığını bu sayede öğrenebilir." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Kan bağışıyla aynı anda 3 kişiye hayat veriyorsunuz"

Prof. Dr. Pervin Topçuoğlu, sağlıklı bir insanın yaklaşık 2 ila 3 ayda bir kan bağışı yapabileceğini hatırlatarak, "Sağlıklı bir erkek yılda 4-5 kez, sağlıklı bir kadın ise yılda 3-4 kez kan bağışı yapabilir. Ancak kanın özel bir bileşeni için bağış yapılıyorsa, örneğin trombosit bağışı gibi yılda 24 kez bağış yapılabilir." ifadelerini kullandı.

<p>Ramazanda uzun süren açlık ve susuzluk nedeniyle bağış sayısının azaldığını belirten Topçuoğlu, &quot;Kan bağışı yapmak orucu bozmaz. Kan bağışında bağışçının sağlığını korumak bağış merkezlerinin esas görevidir. İftar sonrası vatandaşlar rahatlıkla kan bağışlayabilir. Sahur sonrası da eğer bağış yapacak kişi yorucu bir iş yapmayacaksa öğlene kadar bağış yapabilir.&quot; dedi. </p>      <p>Kanın bir laboratuvarda ya da fabrikada üretilmediğini ve sadece bağış yoluyla sağlıklı bireylerden elde edilebildiğini hatırlatan Topçuoğlu, &quot;Kan bağışıyla aynı anda 3 kişiye hayat veriyorsunuz. Hem kendinizin sağlığı hem de başkasının sağlığı için kan vermekten çekinmeyiniz.&quot; ifadesini kullandı. 

HUZUR VE BEREKET AYI RAMAZAN “Tansiyonunuz kontrol altında değilse oruç için ısrarcı olmayın”

İSTANBUL (AA) – AYŞE BÜŞRA ERKEÇ – İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Birsel Kavaklı, ramazanda sahur yaptıktan hemen sonra uyumanın sindirim sistemi sorunlarına yol açabileceğini belirterek, "Özellikle reflüsü olan hastaların sahurdan en az 1 saat sonrası yatması ve yüksek yastık kullanması olası sorunların önüne geçebilmektedir." dedi.

Kavaklı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle kalp, tansiyon ve diyabet hastalarının ramazan ayının ilk günlerinde daha fazla dikkat etmesi gerektiğini, sağlıklı kişilerin de doğru beslenmesinin büyük önem taşıdığını dile getirerek, sağlıklı ve sorunsuz bir ramazan geçirmek için yaşam tarzı değişikliğinin önemli olduğunu vurguladı.

İlaç saatlerinin doktor bilgisi dışında değiştirilmemesi gerektiğini belirten Kavaklı, "Oruç bu yıl da uzun saatler boyunca tutulacak. Kronik rahatsızlığı olan kişiler olası sağlık sorunlarına karşı daha dikkatli olmalı." diye konuştu.

Hipertansiyon, diyabet, kalp, karaciğer ve böbrek hastalarının, epilepsi, migren, mide, duodenum ülseri, kanser gibi kronik rahatsızlığı bulunanların, oruç tutmak için doktoruyla görüşmesi gerektiğine dikkati çeken Kavaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İlaç kullanımı saatleri konusunda kişiler kendi isteğine bağlı olarak bir düzenleme yapmamalı. Kronik hastalığı bulunan ve düzenli ilaç kullanması gereken kişilerin oruç tutması, var olan hastalığın seyrini kötü etkileyebilir; hatta tedavisinin sonuçları olumsuz olabilir. Ayrıca sıcağa karşı önleminizi alın ramazan ayının sıcak havalara denk gelmesi oruç tutan kişileri daha da zorlayabilmektedir. Özellikle kronik hastalığı olup oruç tutanlar, sıcak havalarda gerekli olmadıkça dışarı çıkmamalı. Gün boyu sıvı alınamaması, sıcaklığın etkisiyle de sıvı kaybının artması kanın akışkanlığında değişimlere neden olarak hayati sorunlara yol açabilmektedir. Özellikle çok sıcak havalarda açık renkli, pamuklu, vücudu sarmayan bol kıyafetler tercih edilmelidir. Güneşe çıkılırken geniş kenarlı şapkalar kullanılmalı, baş ve boyun bölgesi sık sık soğuk su ile yıkanmalıdır."

  • "Reflü hastalarının yüksek yastık kullanması, sorunların önüne geçebilir"

Prof. Dr. Kavaklı, sahurdan sonra yatarken yüksek yastık tercih edilmesi gerektiğine işaret ederek, "Sahur yaptıktan hemen sonra uyunması sindirim sistemi sorunlarına yol açabilmektedir. Özellikle reflüsü olan hastaların sahurdan en az 1 saat sonrası yatması ve yüksek yastık kullanması olası sorunların önüne geçebilmektedir." ifadelerini kullandı.

Sahurda aşırı tuzlu, yağlı yiyecekler yerine lifli gıdaların tercih edilmesiyle hem tok kalındığını hem de reflü sorununun önüne geçildiğini anlatan Kavaklı, şöyle devam etti:

"Uykuya yenik düşmeyin ramazan ayında yanlış beslenme sonucu kan şekerinin çok çabuk düşmesi gün içinde uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Sahurda daha uzun süre tokluk sağlayacak ve kan şekerini dengeleyecek lifli gıdaların tercih edilmesi ve gün içinde kısa da olsa uyuyabilmek olumlu sonuçlar ortaya çıkarır. Sahurda tuzlu, yağlı, acılı ve baharatlı gıdaların fazla tüketilmesinin uykuyu olumsuz etkilediği unutulmamalıdır. Diğer bir önemli konu ise iftardan sonra yürüyüşün ihmal edilmemesidir."

Kavaklı, ramazan ayında genellikle sahurda kahvaltılık, iftarda ise daha zengin bir menü hazırlamanın önemli olduğunu belirterek, "Gün boyu süren açlığın etkisiyle boş mideye birden yüklenmek olumsuz sonuçlar yaratabilmektedir. Hem sahur hem iftarda dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Orucu hafif bir çorbayla açmak sindirim sisteminin harekete geçmesi için önemlidir. İftar ve sahur arasında ara öğünler tercih edilmelidir. İftar yemeğinden sonra hafif bir yürüyüşe çıkmak hem uyku düzeni hem de sindirim açısından oldukça olumludur." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Sağlam bir böbrek, uzun süren susuzluğa karşı vücudu dengelemektedir"

Böbreğin vücudun en önemli organlarından biri olduğunu ifade eden Kavaklı, "Sağlam bir böbrek uzun süren susuzluğa karşı vücudu dengelemektedir. Bu nedenle sağlıklı bir insanın uzun saatler oruç tutması problem oluşturmaz. Ancak böbrek hastaları için oruç tutmak çok riskli. Böbrek vücutta musluk dengesini sağlamakta ve gelen sıvıya göre vücuttan toksik maddelerin atılımını planlamaktadır. Ancak böbrek hastalarında bu düzenleme ortadan kalkmaktadır." dedi.

Prof. Dr. Kavaklı, böbrek, kan şekeri düşüklüğü, tansiyon ve kalp rahatsızlığı olan kişilerin doktor onayını aldıktan sonra oruç tutması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Böbrek sorunu olan ve böbrek taşına yatkın kişiler, iftardan sahura kadar bol sıvı alımına dikkat etmelidir. Böbrek rahatsızlığından sonra dikkat edilmesi gereken diğer konu da kan şekeri düşüklüğüdür ve kan şekeri düşüklüğü komaya sokabilir. Diyabet hastalarının oruç tutması gün içinde kan şekeri seviyesini tehlikeli bir biçimde düşürebilir. Özellikle insülin ve antidiyabetik ilaç kullananlar risk altındadır. Uzun süren susuzluğun da eklenmesiyle kan şekerinin ani düşmesi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Yüksek riskli diyabet hastalarında oruçla beraber ciddi kan şekeri düşüklüğü, diyabetik koma, susuzluk, tromboz, tansiyon düşmesi ve buna bağlı olarak bayılma, pıhtılaşma bozuklukları oluşabilir.

Tansiyonunuz kontrol altında değilse oruç için ısrarcı olmayın. Sağlıklı kişilerin bile tansiyon ayarlarına çok önem vermesi gerekirken, düzenli ilaç kullanan kalp ve yüksek tansiyon hastalar bu dönemde çok daha dikkatli olmalıdır. İdrar söktürücü ilaç kullanmayan, yüksek tansiyonu uzun süredir kontrol altında olan ve başka bir ek hastalığı da bulunmayan kişiler, genellikle ramazan ayında oruç tutabilir. Ancak yüksek tansiyonu henüz kontrol altına alınamamış hastaların oruç tutmaları önerilmemektedir. Tüm kalp hastaları, mutlaka doktorlarına danışarak, öneriler doğrultusunda hareket etmelidir."

Pakistan: Turkish aid body hosts iftar for orphans

             By Behlul Cetinkaya</p>    <p>ISLAMABAD (AA) - A Turkish aid agency provided iftars (fast-breaking meals) for 500 orphans in northern Pakistan on Tuesday.</p>    <p>Turkish Red Crescent organized the dinner at the Arjuman Faiz-ul Islam Orphanage in Rawalpindi, a city in the northwestern region of the Punjab province.

Speaking at the event, Ihsan Mustafa Yurdakul, Turkey’s Ambassador to Pakistan said: "It is very nice to start this Ramadan together."

Iftars are organized by Turkish Red Crescent every year, according to Yurdakul.

Ibrahim Carlos Camilo, the head of Turkish Red Crescent delegation in Pakistan, told Anadolu Agency that 500 orphans and needy families will be provided with iftars.

Turkish Red Crescent will distribute 2,000 packages of food in Pakistan this year and will also host iftars for disabled, orphans and widows during the Ramadan.

*Writing by Burak Bir

Türk Kızılaydan Yemen'de iftar

ADEN (AA) – Türk Kızılay, Yemen'in geçici başkenti Aden'deki El-Mehram Mülteci Kampında 500 kişiye iftar verdi.

Ramazan ayı boyunca devam edecek iftar programının ilk gününe Türk Kızılay Yemen Sorumlusu Mustafa Aydın, Kızılay Mali İşler Sorumlusu Murat Kaya ve Aden Aile Kalkınma Merkezi Başkanı Rukayye ez-Zehri de katıldı.

Türk Kızılay Yemen Sorumlusu Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hudeyde'deki çatışmalardan kaçarak Aden'deki El-Mehram kampına sığınan göçmenlere 500 kişilik iftar yemeği dağıtımı yapıldığını belirtti.

Aydın, iftar yemeği dağıtımının ramazan ay boyunca süreceğini aktardı.

Kızılay, ramazan ayının yaklaşması münasebetiyle geçtiğimiz günlerde de Yemen'in çeşitli kentlerinde ihtiyaç sahibi ailelere, iç göçmenlere ve öğrencilere 11 bin gıda kolisi dağıtımı yapmıştı.

Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor.

Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulundururken Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.

Ülke açlık, kolera, çatışma ve hava saldırıları sonucunda bedelini sivillerin ödediği büyük bir insanlık dramına sahne oluyor.

Turkish agency to help needy families in Gaza

              By Safiye Karabacak</p>  <p>GAZA CITY, Palestine (AA) - Turkish Cooperation and Coordination Agency (TIKA) will provide fast-breaking meals (iftar) during the Muslim holy month of Ramadan to 1,000 people in the Gaza Strip every day, it said Tuesday.

TIKA will also distribute thousands of food packages to needy residents of the village of Hajar al-Dik in the southeastern Gaza Strip.

Established in 1992, Turkey's government-run aid agency is responsible for implementing the country's developmental cooperation policies overseas.

*Writing by Gozde Bayar

HUZUR VE BEREKET AYI RAMAZAN – Saldırı altındaki İdlib'de ilk iftar

İDLİB(AA) – Suriye'deki Esed rejimi ve destekçilerinin son haftalardaki yoğun saldırıları altındaki milyonlarca sivil, ilk iftarını yaptı.

İç savaşın 8 yılı aşkın süredir devam ettiği Suriye'de, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi" içindeki yerleşimlerde yaşayan aileler, bu ramazanı da saldırların altında, evlerinden uzak karşıladı.

Son bir haftada 103 bin 539 sivil daha Esed rejimi ve destekçilerinin hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle evlerini terk ederek ilk iftarlarını Türkiye sınır hattındaki kamplarda yapmak zorunda kaldı.

Saldırıların altındaki kent bu ramazana göçler ve bombardımanlar altında girdi.

Türkiye sınırındaki bir kampa sığınan Hama'nın Kefrebude ilçesinden Subhiyye İzzeddin, Esed rejiminin saldırıları yüzünden göç etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Eşinin bombardımanda öldüğünü aktaran İzzeddin, "Bu kamplarda yaşamak zordur. Bazen borcumu kapatmak için başkalarından borç alırım." dedi.

Yaşadığı kampta ekmeğin bedava dağıtıldığını anlatan İzzeddin, şunları kaydetti:

"Köydeki evimizi hatırlayıp çok özlüyorum. Ama çocuklarım içim korkuyorum. En büyük sorun ramazan ayında gelir temin etmektir. Hiç kimse rahat değil. Bugün iftar yemeğimizde patates kızartması var. Allah'tan çocuklarıma iyi bir gelecek güzel bir hayat dilerim. Kamplarda hayat çok zor. Kırmızı eti alamıyoruz çok pahalı."

Bakan Kasapoğlu, ilk iftarını öğrencilerle yaptı

İSTANBUL (AA) – Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, ramazan ayının ilk iftarını, Ankara Cebeci Atatürk Kız Yurdu'ndaki öğrencilerle yaptı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğüne bağlı Ankara Atatürk Kız Yurdu'nun yemekhanesinde öğrencilerle beraber sıraya girip yemeğini alan Bakan Kasapoğlu, orucunu da gençlerle birlikte açtı.

Tek tek ilgilendiği öğrencilerle sohbet eden Mehmet Muharrem Kasapoğlu, iftar sonrası öğrencilere çay ve güllaç ikram etti. Bakan Kasapoğlu, öğrencilerle hatıra fotoğrafı da çektirdi.