Ürdün'ün BMGK'ye sevk edilmesi kararına iptal

LAHEY (AA) – Hollanda'nın Lahey kentinde, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) bağlı temyiz mahkemesi, Ürdün devletinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) sevk edilmesi kararını iptal etti.

Temyiz mahkemesi, mahkemeye taraf olan Ürdün'ün savaş suçu işlediği isnat edilen Sudan eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’i 2015 yılında tutuklamaması nedeniyle yükümlülüklerini yerine getirmediğini onayladı fakat bu yüzden BMGK'ye sevk edilmeyeceği kararını verdi.

Mahkeme, Ürdün’ün UCM ile istişarelerde bulunmadığı yönündeki elde edilen yanlış sonuçtan dolayı BMGK'ye sevk edilmesiyle ilgili alınan kararın haksız olduğunu bildirdi.

UCM, aralık 2017'de yaptığı yazılı açıklamada, Ürdün devletinin yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle BMGK'ye sevk edilmesi kararı alındığını bildirmişti.

Ömer el-Beşir'in Mart 2017'de Ürdün'de düzenlenen Arap Birliği Zirvesi'ne katılmak üzere ülkeye geldiği hatırlatılan açıklamada, el-Beşir'in tutuklanmasının ve mahkemeye teslim edilmesinin Ürdün'ün asli görevi olduğu ifade edilmişti.

Beşir, UCM tarafından, savaş ve insanlığa karşı suç işlemekle itham ediliyor. Mahkeme, Darfur'da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği çatışmalarda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle Beşir hakkında 2009 ve 2010'da iki tutuklama kararı çıkartmıştı.

Hollanda'da 2. Dünya Savaşı kurbanları anıldı

AMSTERDAM (AA) – Hollanda'da, 2'nci Dünya Savaşı'nda ve bugüne kadar ülke dışında farklı operasyonlarda hayatlarını kaybeden askerler törenlerle anıldı.

Başkent Amsterdam'daki Dam Meydanı'nda düzenlenen ulusal anma programına, Kral Willem Alexander, Kraliçe Maxima, Başbakan Mark Rutte ve siyasi parti liderlerinin yanı sıra binlerce kişi katıldı.

Meydandaki Ulusal Anıt'a çelenk koyan Kral Alexander, Kraliçe Maxima ve Başbakan Rutte, savaşlarda hayatlarını kaybedenler anısına 2 dakika saygı duruşunda bulundu.

Ülkenin diğer kentlerinde de aynı saatte anma törenleri düzenlendi.

Hollanda'da yarın, ülkenin Alman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü kutlanacak. Nazi birlikleri 10 Mayıs 1940'ta işgal ettikleri Hollanda'yı 5 Mayıs 1945'te terk etmişti.

Hollanda'da kahraman Türk berber hayat kurtardı

VLAARDİNGEN (AA) – Hollanda'da Türk kökenli berber, arabasıyla kanala düşen Hollandalıyı, gözünü kırpmadan suya atlayarak kurtardı.

Hollanda'nın Vlaardingen kentinde bir berber dükkanında çalışan Kırşehirli 25 yaşındaki Hacı Altıntaş, cuma günü çalıştığı esnada, dükkanın önünde arabasıyla kanala düşen 79 yaşındaki Hollandalıyı kurtarmak için tereddüt etmeden suya atladı.

Hollandalının hayatını kurtaran Altıntaş, ülkedeki yerel medya tarafından "kahraman" olarak haberleştirildi.

Arabasıyla kanala düşen Hollandalı olaydan bir gün sonra berber dükkanına gelerek Altıntaş'a teşekkür etti.

Altıntaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, berber dükkanının önünde bir olay olduğunu fark ettiğinde hemen dışarıya koştuğunu belirterek, "O an arabanın içinde kendi dedemi görüyor gibi oldum. Olay yerine gelenlerin adamı kurtarmak yerine telefonlarıyla çekim yaptıklarını gördüm. Ben de tereddüt etmeden cebimdeki eşyaları çıkardım ve adamı kurtarmak için suya atladım." diye konuştu.

Kanala düşen adamı kurtardıktan sonra eve gidip üstünü değiştirerek tekrar işine devam ettiğini kaydeden Altıntaş, "Olayın olduğu gün kanala düşen adamla görüşemedim. Bugün teşekkür etmek için berber dükkanına geldi ve 'o an nasıl bir panik içinde olduğumu anlatamam, benim hayatımı kurtardın' diyerek ağlamaya başladı." dedi.

Altıntaş, olay yerinde bulunan çok sayıda kişi arasından kanala atlayarak bir hayat kurtardığı için gurur duyduğunu dile getirdi.

UCM'de “Mavi Marmara Davası” duruşması

LAHEY (AA) – Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM), İsrail'in 2010 yılında Gazze Özgürlük Filosu'ndaki Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırıya ilişkin davanın duruşması yapıldı.

UCM Temyiz Mahkemesindeki duruşmaya, Mavi Marmara avukatlarının yanı sıra bazı şehit aileleri, filo organizasyonu temsilcileri ve bazı mağdurlar katıldı.

Mavi Marmara davasında mağdur avukatlarının ve UCM Savcılığının itirazlarının dinlendiği duruşmada, mahkemenin savcıları ile hakimleri arasında görüş farklılığı nedeniyle tartışmalar yaşandı.

Mavi Marmara avukatlarından Cihat Gökdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün yapılan duruşmanın çok önemli anlara sahne olduğunu ve savcılığın tutumuna üzüldüklerini belirterek, "UCM Savcılığı mağdurların yanında yer alması gerekirken adeta İsrail'in bir sözcüsü gibi davrandı ve bugüne kadar da böyle davranmıştı. Hakimler ise aksine bu davanın niçin açılması gerektiğini savunarak savcılığı ikna etmeye çalıştılar." dedi.

Gökdemir, duruşmadan çıkan neticenin, Mavi Marmara davasının açılacağını ve İsrail'in UCM'de mahkum edileceği olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

Başsavcının elindeki tezlerin kuvvetli olmadığını bildiği için duruşmaya katılmak yerine yardımcılarını gönderdiğine dikkat çeken Gökdemir, şunları kaydetti.

"Bizim savunmalarımıza hakimler hak vermiş olmalılar ki bütün dünyada tartışılmakta olan UCM'nin meşruiyetini, bugün hakimler burada bizzat kendileri dillendirdiler. Savcılık makamına dönüp 'Bu yargılamayı burada yapmayacaksak bu mahkemenin kurulmasının ne amacı var?' tarzında çok enteresan sorular yönelttiler. Savcılık makamı da amiyane tabirle topu çevirdi sadece. Elinde bu soruşturmayı açmamayı gerektirecek deliller olmadığı anlaşılmış oldu."

Gökdemir, savcılığın 15 Mayıs'ta soruşturmayı açıp açmayacağına karar vereceğini ve açmazsa hangi gerekçeler ile açmadığını sunması için bunun son tarih olduğuna işaret ederek, "Öyle görülüyor ki savcılık eğer soruşturmayı açmamakta direnirse mahkeme kendisine karşı bir yaptırım uygulayabilir. Biz de onun sonucunu merakla bekliyoruz." ifadesini kullandı.

Hakimlerin tezlerinin ve savcılığa yönelttiği soruların uluslararası hukuk anlamında ders niteliğinde olduğunu ifade eden Gökdemir, "Bu soruşturmanın tutanakları mutlaka uluslararası kamuoyuna yansıyacak ve o zaman durum daha net bir şekilde görülmüş olacaktır. Savcılık makamının elinde Mavi Marmara davasının soruşturmasını reddedebileceği çok da fazla bir şey yok." diye konuştu.

Gökdemir, UCM'deki davanın Türkiye'de çok fazla gündeme gelmese de bütün dünyada uluslararası hukuku takip edenler arasında hem bugünkü duruşmanın hem bundan önceki prosedürlerin tartışılır durumda olduğunu vurgulayarak gazetelerde, hukuk fakültelerinde neredeyse her gün bu davanın tartışıldığını ve bundan sonra da tartışılmaya devam edeceğini aktardı.

Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıda şehit olan 19 yaşındaki Furkan Doğan'ın babası Ahmet Doğan da bugün mahkemede hakimler ile savcılık arasında bir çekişmeyi izlediklerine söyledi.

Doğan, "Buradaki diğer duruşmalara giren avukatlarla görüştük ve UCM'nin son yıllarda çok politize olduğunu ve adaleti sağlamakta artık eskisi gibi olmadığını söylediler. Savcılık çok ısrarcı hatta o kadar ki İsrail'in avukatlarından daha öte İsrail'in yaptığını bugün itibarıyla savunduklarını gördük." dedi.

UCM'nin Mavi Marmara davasının görüleceği son yer olarak kaldığını vurgulayan Doğan, "Buradan da adaletin çıkmayacağını intiba edindik. Savcılık aslında suçlunun suçunu ispat etmesi gerekirken tam tersine suçluyu savunduğunu gördük ve soruşturma açılmasın diye uğraşıyor. Adalet bu dünyada olmasa bile ahirete kalacak gibi gözüküyor. En büyük adalet Allah'ın adaletidir. Rabb'im tüm şehitlerin şehadetini kabul etsin." diye konuştu.

Hollanda'da “Profesyoneller Gençlerle Buluşuyor” temalı söyleşi

ROTTERDAM (AA) – Hollanda'da Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosluğunda, başarı elde etmiş bir kişinin Türk gençleri ile bir araya getirildiği "Profesyoneller Gençlerle Buluşuyor" temalı söyleşi düzenlendi.

Etkinliğe, Birinci Futbol Ligi (Eredivisie) takımlarından Fortuna Sittard'ın sahibi ve başkanı Türk iş adamı Işıtan Gün katıldı.

Rotterdam Başkonsolosu Aytaç Yılmaz'ın sunuculuğunu yaptığı söyleşide Gün, anlattığı başarı hikayelerinin yanı sıra dinleyicilerin sorularını yanıtladı.

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, amacının Hollanda'da başarı elde etmiş kişileri Türk gençleri ile buluşturmak olduğunu belirterek, "Hedefimiz gençlerimizin ilk ağızdan başarılı insanların hikayelerini ve deneyimlerini dinlemelerini sağlamak ve interaktif bir şekilde onları diyaloğa sokmak." dedi.

Hedefe ulaştıklarını vurgulayan Yılmaz, "Konuğumuz yeni bir ülkede yeni bir sistemin içerisine girmesine rağmen yılmadan aşama aşama çok çalışarak inandığı doğruları takip ederek başarıya ulaşmış bir kişidir. Kendisi bugün bu mesajı verdi ve gençler de bunu aldı." ifadesini kullandı.

Yılmaz, söyleşinin çok güzel geçtiğini ifade ederek, "Bu programların devamını yapmayı öngörüyoruz. Farklı branşlarda tecrübelerini paylaşabilecek ve onlara rol model olabilecek bir kişiyi 2 ayda bir gençlerle buluşturmak istiyoruz." diye konuştu.

Yaklaşık 3 yıl önce Fortuna Sittard takımını satın alan Gün de 15 yıldır kötü yönetilen bir kulübü devraldıklarına işaret ederek, kulübün mali yapısını düzeltip doğru yönetim anlayışıyla sportif başarıyı elde ettiklerini söyledi.

Fortuna Sittard takımını birinci lige yükselterek bu sezon da orada kalmaya devam ettiklerine dikkati çeken Gün, kulübün taraftarlarıyla bir bütün olduğunu, zorunluluk olmamasına rağmen taraftar grubundan iki temsilciyi de yönetim kuruluna dahil ettiklerini dile getirdi.

Gün, Avrupa’da yaşayan Türklerin Türk Milli Takımı açısından önemli bir yetenek havuzu oluşturduğunu dile getirerek, iyi bir araştırma ile yetenekli gençlerin milli takıma kazandırılabileceğini kaydetti.

Hollanda'da Uluslararası Öğrenci Buluşması

ROTTERDAM (AA) – Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) tarafından "Doğudan Batıya Adil Bir Dünyaya" sloganıyla düzenlenen "12. Uluslararası Öğrenci Buluşması" Hollanda'da gerçekleştirildi.

Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, 51 ülke, 91 şehirde düzenlenen etkinlik kapsamında, öğrenciler Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Hollanda Gençlik Teşkilatının ev sahipliğinde Rotterdam kentindeki UID Hollanda Genel Merkezi'nde buluştu.

Toplantıya, UDEF'in Yurtdışı Çalışmalar Genel Koordinatörü Muhammed Malik Taylan, Avrupa ve Balkan Ülkeleri Koordinatörü Emre Eryılmaz, Kurumsal İlişkiler Koordinatörü Mehmet Enes Arıkan ile UID Hollanda Gençlik Başkanı Ahmet Turan Atmaca ve öğrenciler katıldı.

Taylan, toplantı sonrası AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu buluşmanın Hollanda'da ilk kez düzenlendiğini belirterek, konuklarına bu etkinliklerdeki faaliyetleri anlatmaya çalıştıklarını, bunun kendileri için güzel bir adım olduğunu söyledi.

Taylan, Hollanda'da eğitim gören uluslararası öğrencilerle daha farklı neler ortaya konulabileceğini ele aldıklarını ifade etti.

Öğrencilerle, UDEF'in genel sloganı olan "Biz bir milletiz" şuuruyla ilgilendiklerini dile getiren Taylan, "İnşallah önümüzdeki yıllarda Hollanda'da bu tür çalışmaları meydanlarda veya salonlarda farklı ülkelerden gelen uluslararası öğrenci kardeşlerimizle yapacağız. Hollanda halkına yönelik bir farkındalık ortaya koymayı hedefliyoruz." diye konuştu.

Hollanda’da 82 yaşındaki Türk'e kraliyet nişanı verildi

LAHEY (AA) – Hollanda'da 82 yaşındaki Zehra Türker'e uzun yıllar yaptığı gönüllü çalışmalardan dolayı kraliyet nişanı verildi.

Lahey kentindeki Diligentia tiyatro salonunda düzenlenen törende, 1997 yılından beri Hollanda'da farklı gönüllü çalışmalarda bulunan Türker, kraliyet nişanını Lahey Belediye Başkanı Pauline Krikke'nin elinden aldı.

Hollanda'da uzun yıllar farklı kentlerden topladığı yardımları, Türkiye'de farklı kurumlar aracılığıyla muhtaç olan kişilere ulaştıran Türker, yaptığı çalışmalarla iki ülke arasında köprü oldu.

Aslen Kırklarelili olan 1937 doğumlu Zehra Türker, AA muhabirine, kraliyet nişanını alması dolayısıyla mutlu olduğunu söyledi.

Uzun yıllardır Hollanda'da yaşadığını belirten Türker, "Milletimi çok sevdiğim için bu yardımları yaptım. Böyle bir ödül alacağımı beklemiyordum ama bu yaptığım iyiliklerin karşılığının bir gün ödüllendirileceğini biliyordum." dedi.

Farklı kentlerde ikamet eden bazı Türkler de yaptıkları gönüllü çalışmalarla kraliyet nişanını almayı hak etti.

Kral Willem Alexander’in doğum günü dolayısıyla 27 Nisan’da ülke genelinde düzenlenen Kral Günü kutlamaları kapsamında dağıtılan nişanı, şimdiye kadar farklı bölgelerde 100’den fazla Türk almaya hak kazandı.

Sembolik değeri olan nişanı bu yıl ülke genelinde bin 3’ü kadın olmak üzere 2 bin 864 kişinin aldığı açıklandı. Kraliyet nişanı almaya hak kazananların en yaşlısının 94, en gencinin ise 25 yaşında olduğu belirtildi.

“İşlem hatası” yüzünden 8 ay fazla hapis yattı

ROTTERDAM (AA) – Hollanda'da bir mahkumun, "işlem hatası" yüzünden yaklaşık 8 ay fazla hapis yattığı ortaya çıktı.

Hollanda medyasında yer alan haberlere göre, Rotterdam kentindeki De Schie Hapishanesi'nde kalan mahkumun cezasının infazı ile ilgili işlem yapılırken gözaltında kaldığı süre hesaba katılmadı.

12 Mart'ta fark edilen hata yüzünden söz konusu mahkum 236 gün fazla hapis yattı.

İşlem hatasını kendisini de fark etmeyen mahkumun cezaevinde fazladan yattığı her bir gün için 85 avro tazminat isteyebileceği belirtildi.

Hollanda'da “çiçeğin gücü” teması ile lale zamanı

KEUKENHOF (AA) – ABDULLAH AŞIRAN – Hollanda'da dünyanın en büyük lale bahçesi olarak bilinen ve ülke turizminin gözbebeği olarak nitelendirilen Keukenhof, bu yıl misafirlerini "çiçeğin gücü" temasıyla ağırlıyor.

Lisse kentindeki dünyanın en büyük çiçek bahçelerinden biri olan Keukenhof, bu yıl 70'inci kez kapılarını açtı.

Her sene farklı konseptlerle düzenlenen Keukenhof'un bu yılki teması, "çiçeğin gücü" olarak belirlendi. Çiçeğin gücü, parlak renkler, hippiler, barış ve müzik ile 70'li yılların atmosferini temsil ediyor.

Lalenin hemen hemen her türünün bulunduğu bahçe için hazırlıklar aylarca sürüyor.

Bahçe lalenin ömrünün kısalığı nedeniyle sadece nisan ve mayısta açık kalıyor.

Dünyanın en büyük lale bahçesi unvanına sahip, yaklaşık 32 hektar büyüklüğündeki bahçeye, bu yıl çoğunluğu lale olmak üzere 7 milyon çiçek ekildi.

En çok fotoğrafı çekilen yerlerden biri olan bahçede, temaya uygun farklı sergiler ve şovlar da düzenleniyor.

Kraliyet ailesinin büyük destek verdiği bahçeyi, mayıs ortasına kadar yaklaşık 100 ülkeden bir milyondan fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

Keukenhof'un resmi verilerine göre, yüzde 80'i yabancı turistlerden oluşan ziyaretçiler arasında Hollandalılardan sonra Almanlar, Fransızlar, İngilizler, Çinliler ve Amerikalılar ilk sıralarda yer alıyor.

1950'de kurulan Keukenhof'u ilk yıl 236 bin kişi ziyaret etmişti.

Keukenhof'un, aynı zamanda Hollandalı lale soğanı ve çiçek üreticilerinin ürünlerini sergilediği uluslararası platform özelliği de bulunuyor.

Ana vatanı Türkiye olmasına karşın Hollanda ile özdeşleşen lale, ülkenin ekonomisinde önemli yere sahip. Yılda 4 milyardan fazla lale soğanı üreten Hollandalılar, bunların yarıya yakınını ihraç ediyor.

“Ajax'ın masalı devam ediyor”

ROTTERDAM (AA) – Hollanda'nın Ajax takımının UEFA Şampiyonlar Ligi'nin çeyrek finalinde İtalya temsilcisi Juventus'u eleyerek yarı finale kalması, ülke basınında geniş yer aldı.

"Ajax Juventus'a karşı aldığı sihirli bir galibiyet ile son dörde kaldı" başlığını atan NRC gazetesi, Ajax'ın Real Madrid'den sonra şimdi de Juventus'u elediğini, güçlü bir ikinci yarı oyunu ile Hollanda takımlarının 14 yıllık yarı final hasretine son verdiğini yazdı.

Gerçekçi olmayanın Juventus Stadyumunda gerçekleştiğini belirten gazete, Ajax takımının 22 yıl önce elendiği Juventus'a karşı şimdi üstünlük göstererek Şampiyonlar Ligi'nin yarı finaline yükseldiğini aktardı.

"Ajax'ın masalı devam ediyor" başlığını atan De Volkskrant gazetesi de, "müthiş topluluk" takımı olarak adlandırdığı Ajax'ın Avrupa futbolundaki dengeleri alt üst ettiğini, takımın Torino'da bir savaş makinası gibi oynadığı dahi futbol ile Juventus'a karşı hakettiği galibiyeti aldığını belirtti.

Ajax'ın Madrid'de olduğu gibi Torino'da da galibiyet alarak inanılmazı başardığını kaydeden gazete, "Şampiyonlar Ligi'nin kralı" olan Cristiano Ronaldo'yu turnuvanın dışına attığını aktardı.

Kamu yayın kuruluşu NOS da, "Etkileyici Ajax 22 yıl sonra yeniden Şampiyonlar Ligi yarı finalinde" başlığı ile Ajax'ın Juventus'u yenerek Avrupa'yı yeniden etkilediğini yazdı.