Suudi Veliaht Prens Bin Selman'ın Hindistan ziyareti

RİYAD (AA) – Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, çıktığı Asya turu kapsamında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de Başbakan Narendra Modi ile bir araya geldi.

Görüşme sonrasında Bin Selman ve Modi tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, bölgesel istikrarın ve komşuluk ilişkilerinin korunması için Hindistan ve Pakistan arasındaki Yeni Delhi-İslamabad diyaloğunun yeniden başlaması konusunda görüş birliği sağlandığı bildirildi.

Taraflar, uluslararası ticaret güvenliğinin sağlanması ve iki ülkenin güvenlik ve refahı için hayati önem taşıyan deniz güvenliğinin pekiştirilmesi için Hint Okyanusu'na sahili olan ülkelerle hareket edilmesi gerekliliğine işaret etti.

Veliaht Prens'in Başbakan Modi ile görüşmesinde ayrıca ülkeye 100 milyar dolarlık yatırım sözü verdiği belirtildi. Bu meblağın 11 milyar dolarının, ülkenin batısında Umman Denizi kıyısındaki Maharaştra eyaletinde kurulacak dev petrokimya tesisi projesine harcanacağı, 89 milyar doların da çeşitli ekonomik iş birliği projelerinde değerlendirileceği ifade edildi.

Taraflar görüşmede turizm, iskan, finans ve yayıncılık alanlarında ikili iş birliği öngören 5 mutabakat zaptı imzaladı.

Pakistan ve Hindistan arasındaki gerilim, 14 Şubat'ta Keşmir'de yaşanan saldırıyla yeniden tırmanmıştı. Hindistan kontrolündeki Keşmir'de düzenlenen saldırıda 44 Hint askeri ölmüş, Hindistan saldırganların Pakistan tarafından desteklendiğini iddia etmişti. Pakistan ise bu iddiaları reddetmiş ve saldırıyı kınayan bir açıklama yapmıştı.

Bin Selman çıktığı Asya turu kapsamında Pakistan'ın ardından Hindistan'a geçmişti.

İNTERPA Konferansı Hindistan'da yapıldı

ANKARA (AA) – Başkanlığını Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak'ın yaptığı Uluslararası Polis Akademileri Birliğinin (INTERPA) 8. Konferansı "Siber Güvenlik ve Siber Suçlar ile Mücadele" başlığı altında Hindistan'ın Gujarat eyaletinde gerçekleştirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, 11-13 Şubat tarihleri arasında, Gujarat Adli Bilimler Üniversitesinde düzenlenen konferansta, 35 farklı ülkeden 90 katılımcı yer aldı.

Bu yıl "Siber Güvenlik ve Siber Suçlar ile Mücadele" başlığı altında yapılan INTERPA 8. Konferansı'nda konuşan Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak, konferansın önemine işaret ederek, ülkeleri ve akademileri tek bir platformda bir araya getirdiklerini aktardı.

Siber dünyanın bölgesel sınırları olmadığından ülkelerin bu konuda birlikte harekete geçmesi gerektiğini belirten Çolak, şu değerlendirmede bulundu:

"2017'de Katar'da gerçekleştirdiğimiz konferans 'Radikalleşme ve Aşırıcılık ile Mücadelede Yeni Trendler' konu başlığındaydı. Bu yıl ise siber güvenlik ve siber suçlarla mücadele konuları üzerine yoğunlaştık. Yıllar boyunca suçlular teknolojiyle donatılmaya ve desteklenmeye devam ettiler, bununla mücadelede emniyet kurumlarının daima bir adım önde olması kaçınılmaz bir gerçektir."

Türkiye'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün, tehlikeli projelerini devam ettirmek için polis ve yargı gibi çeşitli devlet kurumlarına sızma alanı olarak siber alanı ve interneti kullandıklarını da kaydeden Çolak, "Terör örgütleri interneti radikalleşme, tehdit ve korku yayma politikaları için kullanıyorlar. Planlarını gizlice iletmek için de kullanıyorlar." ifadesini kullandı.

Konferans, sunumlar, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.

GÜNCELLEME 3 – Cammu Keşmir'de paramilis konvoyuna saldırı

SRİNAGAR (AA) – Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesinde paramilis konvoyunu hedef alan bombalı saldırıda 44 asker öldü, 20 asker yaralandı.

Hindustan Times'ın haberinde, Srinagar kentine giden konvoyu hedef alan saldırıda 44 askerin hayatını kaybettiği, 20 askerin yaralandığı bildirildi.

Emniyet yetkilisi Muneer Ahmed Khan, patlamada bir otobüsün kullanılamaz hale geldiğini ve bundan başka en az 5 aracın hasar gördüğünü ifade etti.

Saldırının ardından asker ve polisin bölgeye sevk edildiğini söyleyen Khan, yaralıların hastaneye kaldırıldığını kaydetti.

Hindistan basınında yer alan haberlerde çok sayıda Merkezi Yedek Polis Gücü (CRPF) personelinin olduğu konvoyda 70 aracın bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

Yerel basındaki haberlerde saldırının sorumluluğunu Ceyş-i Muhammed Örgütünün üstlendiği belirtildi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi saldırıyla ilgili "alçakça ve korkakça" ifadesini kullandı.

Hint yetkililer, bunun, Cammu Keşmir'de son 30 yıldır düzenlenen en kanlı saldırı olduğunu ifade ediyor.

  • Keşmir sorunu

İngiltere 1947'de Hindistan'dan çekilirken prenslik şeklinde yönetilen Keşmir'i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.

Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde bulunuyor. Bölgenin yüzde 20'sine ise Çin hakim durumda. Hindistan ele geçirdiği bölgeleri "Cammu Keşmir" eyaleti adı altında kendine bağladı. Cammu Keşmir, halen Hindistan'da Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu tek eyalet özelliği taşıyor. Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e "Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)" ve "Gilgit Baltistan" olarak iki özerk bölge statüsü verdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngördü. Hindistan, halk oylamasına sıcak bakmazken Pakistan, BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasını istiyor.

GÜNCELLEME – Cammu Keşmir'de paramilis konvoyuna saldırı

SRİNAGAR (AA) – Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesinde paramilis konvoyunu hedef alan bombalı saldırıda 34 asker öldü.

Merkezi Yedek Polis Gücü (CRPF), BBC'ye yaptığı açıklamada, Srinagar kentine giden konvoyu hedef alan saldırıda 34 askerin hayatını kaybettiği bildirildi.

Emniyet yetkilisi Muneer Ahmed Khan ise konvoyun Pampore kasabasına ulaştığı sırada bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 35 askerin yaralandığını açıkladı.

Khan, patlamada bir otobüsün kullanılamaz hale geldiğini ve bundan başka en az 5 aracın hasar gördüğünü ifade etti.

Saldırının ardından asker ve polisin bölgeye sevk edildiğini söyleyen Khan, yaralıların hastaneye kaldırıldığını kaydetti.

Hindistan basınında yer alan haberlerde çok sayıda Merkezi Yedek Polis Gücü (CRPF) personelinin olduğu konvoyda 70 araç bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

Üst düzey güvenlik görevlisi, çok sayıda askerin ağır yaralı olması nedeniyle ölü sayısının artmasından endişe edildiğini kaydetti.

Yerel basındaki haberlerde saldırının sorumluluğunu Ceyş-i Muhammed Örgütü'nün üstlendiği belirtildi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi saldırıyla ilgili "alçakça ve korkakça" ifadesini kullandı.

  • Keşmir sorunu

İngiltere 1947'de Hindistan'dan çekilirken prenslik şeklinde yönetilen Keşmir'i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.

Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde. Bölgenin yüzde 20'sine ise Çin hakim. Hindistan ele geçirdiği bölgeleri "Cammu Keşmir" eyaleti adı altında kendine bağladı. Cammu Keşmir, halen Hindistan'da Müslüman nüfusun çoğunlukta bulunduğu tek eyalet durumunda. Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e "Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)" ve "Gilgit Baltistan" olarak 2 özerk bölge statüsü verdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngördü. Hindistan, halk oylamasına sıcak bakmazken Pakistan, BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasını istiyor.

“Pakistan, Keşmir'e desteği için Türkiye'ye minnettar”

ANKARA (AA) – Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Seccad Gazi, "Pakistan halkı, Türkiye halkına Keşmir'in haklı davasına verdiği kararlı desteği için minnettardır." dedi.

Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) iş birliğinde "Keşmir Dayanışma Günü" düzenlendi. Başkentte bir otelde düzenlenen etkinliğe Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler Genel Müdür Vekili Büyükelçi Hakan Tekin, Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Seccad Gazi, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı Recai Kutan, çok sayıda diplomatik misyon şefi, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ile davetliler katıldı.

Kur'an okunmasıyla başlayan etkinlikte konuşan Büyükelçi Gazi, Cammu ve Keşmir anlaşmazlığının Müslüman ümmetinin karşılaştığı en büyük mücadelelerden birisi olmaya devam ettiğini söyledi.

Gazi, Keşmirlilerin aşırı ve orantısız güç kullanımına, tecavüzlere ve cinsel saldırılara, işkenceye, gözaltında meydana gelen kayıplara, bitmeyen sokağa çıkma yasaklarına, ev hapsine ve toplu insanlık dışı ve aşağılayıcı cezalara katlanmaya devam ettiğini dile getirdi.

Türkiye'nin bu konudaki desteğine değinen Gazi, şunları söyledi:

"Pakistan halkı, dünyadaki Keşmirliler, Müslüman ümmetinin üyeleri ve dahası vicdanı olan herkes Türkiye halkına Keşmir halkının haklı davasına verdiği açık, kararlı ve benzersiz destek için gerçekten minnettardır. Türkiye, Cammu ve Keşmir üzerindeki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Temas Grubunun önemli bir üyesi olarak bu bakımdan önemli bir rol oynamaktadır. Sizin desteklerinizi hiçbir zaman unutmayacağız. İnşallah gösterilen bu çabalarla ve dualarınızla işgal altındaki Cammu ve Keşmir halkının kendi kaderlerini belirleme hakkını kullanma konusundaki düşlerinin gerçekleşeceği gün çok uzak değildir."

Karamollaoğlu ise her yıl hatırlanan "Keşmir" sorunu konusunda, "Artık İslam ümmeti, Keşmir'in bağımsızlık gününü kutlamalıdır." ifadesini kullandı.

Problemi hisseden ülkelerin bir araya gelerek fikir birliği etmesi gerektiğini kaydeden Karamollaoğlu, "Batı alemi bu problemi, Müslümanların bir problemi olduğu için çözmez." dedi. Karamollaoğlu şunları dile getirdi:

"Ümitsiz hiçbir dava yaşamaz. İnşallah bu toplantılar daha uzun zaman yapılmaz. Biz de Keşmir'in bağımsızlığını kutlarız. Bu konudaki sorumluluğumuzu unutmayalım. Bir mücadeleyi Filistinliler gibi bu kadar uzun süre devam ettirmek sebat gerektirir."

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç da İslam dünyasının "derlenip toparlanacağı" aşamada olduğunu söyledi.

"Niyazımız gayretli çalışmalarımızdır." ifadesini kullanan Malkoç, Türkiye'nin insan hakları ihlallerini gündeme taşıdığını belirterek, "İslam alemi zayıf ve güçsüz değildir, dağınıktır. Çünkü zulüm hiçbir zaman payidar olmaz. Adaletin sesi sonunda galip gelecektir." diye konuştu.

  • "İslam ümmetinin meselesi"

ESAM Genel Başkanı Kutan da yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin son iki yüzyılında Batı medeniyetinin hakimiyetinin yaşandığını savundu.

İslam coğrafyasının büyük bölümünün Batılılar tarafından işgal edildiğini ileri süren Kutan, "Bunun sebebi kaba kuvveti ve menfaati hak sebebi sayan anlayıştır." dedi.

Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir sorununun temelinde dış güçlerin "süreci kaşıması" olduğunu söyleyen Kutan, şöyle konuştu:

"Keşmir meselesi İslam ümmetinin meselesidir. Çözüm, Müslüman topluluklarının temsilcilerinin yeni adil bir dünya düzenini kurmalarıdır. Kendi inanç ve değer ölçülerimiz ve kendi medeniyetimizi ihya etmektir."

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, emperyalizmin, sömürdüğü ülkelerde kriz alanları bıraktığını kaydetti. Yalçın, on binlerce insanın ölümünün asıl kaynağının bu kriz alanları olduğunu ifade ederek, "Keşmir'in 70 yıllık yarası kanamaya devam etmektedir. Keşmir 'Azad' oluncaya kadar da sürecektir." diye konuştu.

Keşmir'in sesinin vicdanlarda aksetmediğini belirten Yalçın, "Adalet çağrılarına icabet etmek boynumuzun borcudur. Bizler Anadolu'da yedi düvele karşı mücadele verirken Pakistanlı kardeşlerimiz ilk yardım edenlerden olmuştur. Keşmir'e sahip çıkmak bir vefa meselemizdir." dedi.

Konuya ilişkin sinevizyon gösterilerinin yapıldığı programda davetliler ayrıca Pakistan mutfağından lezzetleri tatma fırsatı buldu.

Hindistan'daki domuz gribi salgını

ANKARA (AA) – Hindistan'da yıl başından bu yana domuz gribi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 312'ye çıktı.

Hindistan basınında yer alan haberlere göre, Sağlık Bakanlığı verileri, ülke genelinde yıl başından bu yana 9 bin 367 domuz gribi vakası görüldüğünü ortaya koydu.

Veriler, son bir haftada 86 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle domuz gribine bağlı hayatını kaybedenlerin sayısının 312'ye yükseldiğini gösterdi.

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüne bağlı en fazla ölümün gerçekleştiği Racastan eyaletinde bu yıl 2 bin 941 vakanın görüldüğü, bunlardan 107'sinin ölümle sonuçlandığı kaydedildi.

Verilere göre, bin 431 domuz gribi vakasının görüldüğü Gucerat eyaletinde ise hastalık nedeniyle 55 kişi yaşamını yitirdi.

Pencap, Madhya Pradeş ve Maharaştra, salgından en fazla etkilenen diğer eyaletler oldu.

Hindistan'da sahte içkiden ölenlerin sayısı 99'a yükseldi

ANKARA (AA) – Hindistan'da sahte içkiden hayatını kaybedenlerin sayısı 99'a çıktı.

Ülke basınında yer alan habere göre, polis yetkilileri, kuzey eyaletleri Uttar Pradeş ve Uttarakhand'da sahte içkiden 60 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısının 99'a yükseldiğini bildirdi.

Sahte içkiden zehirlenen çok sayıda kişinin hastanelerde tedavi altında olduğunu ifade eden yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe edildiğini belirtti.

Olayla ilgili 200 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.

72 yıldır çözülemeyen Keşmir sorunu

ANKARA (AA) – Pakistan'da düzenlenen "Keşmir Dayanışma Günü"yle, Hindistan ile 72 yıldır çözülemeyen Keşmir meselesinde hayatını kaybedenler anılıyor, bölge halkının kendi kaderini tayin etme hakkı destekleniyor.

İngiltere'nin 1947 yılında Hindistan ve Pakistan'dan çekilirken, prenslik şeklinde yönetilen Keşmir'i iki ülkeden biriyle birleşmesi konusunda serbest bırakmasıyla başlayan soruna 72'nci yılında hala çözüm bulunamadı.

Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan'la birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı ise karşı çıktı.

Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar ilk kez 1947 yılında savaştı. İki ülke arasında aynı nedenle 1965 ve 1999'da da savaş çıktı.

Pakistan, Hindistan'ın Keşmir halkının iradesini yok sayarak Cammu Keşmir'i işgal ettiğini savunuyor.

Hindistan ise Cammu Keşmir'in kendi toprağı olduğunu öne sürerken, Pakistan'ı da bölgedeki ayrılıkçılara destek vermekle suçluyor.

  • BM halk oylamasını öngörüyor, Hindistan karşı çıkıyor

Dağlık bir bölge olan Keşmir'in yüzde 45'e denk gelen orta kısımları Hindistan'ın, yüzde 35'e denk gelen kuzey ve batı kısımları Pakistan'ın kontrolünde bulunuyor.

Hindistan ele geçirdiği bölgeleri "Cammu Keşmir" eyaleti adı altında kendine bağladı. Cammu Keşmir, halen Hindistan'da Müslüman nüfusun çoğunlukta bulunduğu tek eyalet durumunda.

Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e "Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)" ve "Gilgit Baltistan" olarak 2 özerk bölge statüsü verdi.

Bölgenin yüzde 20'lik doğu kesimine ise Çin hakim konumda. Çin'in 1960'ta idaresi altına giren bölgeye "Aksai Çin" deniliyor.


Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngörüyor.

BM, 1948’'de Keşmir'’in Pakistan'a mı yoksa Hindistan’'a mı bağlanacağına bölge halkının karar vereceğine hükmetmişti ancak bu karar uygulanamamıştı.

Hindistan, çoğunluğun Müslüman olduğu bölgede, halkın olası bir halk oylamasında Hindistan'dan ayrılma yönünde oy kullanacağından endişe duyduğu için bu fikre sıcak bakmıyor.

Pakistan ise 1948'deki BM kararının uygulanmasını ve Keşmir’'in hangi ülkeye bağlanacağının referandumla belirlenmesini istiyor.

  • Çatışmalarda 100 bin kişi öldü, yüz binlercesi yerinden edildi

Cammu Keşmir'de bağımsızlığı ya da Pakistan'a katılmayı, bunun için referanduma gidilmesini isteyen pek çok siyasal ve silahlı hareket bulunuyor.

Bölgedeki direnişçi gruplar, 1989'dan bu yana bağımsız olmak ya da Pakistan'a bağlanmak için eylemler yapıyor.

Yaklaşık 14 milyonluk nüfusu bulunan Cammu Keşmir'de Hindistan, 700 bin civarında asker bulunduruyor ve bu şekilde bölge halkını kontrol altında tutmaya çalışıyor.

Direnişçi gruplar ve Hint askerleri arasında yaşanan çatışmalarda direnişçiler ve siviller hayatını kaybediyor, yaralananlar oluyor.

Bölgedeki eylem ve çatışmalarda şimdiye kadar direnişçi ve sivillerden oluşan yaklaşık 100 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

Cammu Keşmir'de devam eden çatışmalar nedeniyle yüz binlerce insanın da yerinden edildiği ve Hindistan'ın diğer bölgelerine gitmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

  • "Keşmir Dayanışma Günü"

Pakistan'da 1989'dan bu yana her yıl 5 Şubat'ta, 72 yıldır çözüme kavuşturulamayan Keşmir sorununa dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için "Keşmir Dayanışma Günü" düzenleniyor.

"Keşmir Dayanışma Günü"yle, Cammu Keşmir'de Hint yönetimi altında bulunan Keşmir halkıyla dayanışma gösterilmesi, kendi kaderlerini tayin etme hakkı için verdikleri mücadelenin desteklenmesi ve bölgedeki çatışmalarda hayatını kaybeden direnişçi ve sivillerin anılması hedefleniyor.

Türkiye ise konuya ilişkin BMGK'nin ilgili kararlarıyla uyumlu tutum sergiliyor.

BM kararları uyarınca Cammu Keşmir'de halkın kendi kaderini tayin hakkına sahip olması gerektiğini değerlendirilen Türkiye, sorunun diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtiyor.

Hindistan'daki domuz gribi salgını

ANKARA (AA) – Hindistan'da yıl başından bu yana domuz gribi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 226'ya çıktı.

Hindistan basınında yer alan haberlere göre, Sağlık Bakanlığı verileri, ülke genelinde yıl başından bu yana 6 bin 601 domuz gribi vakası görüldüğünü ve bunlardan 2 bin 30'unun son 7 gün içinde kaydedildiğini ortaya koydu.

Veriler, bir hafta 31 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle domuz gribine bağlı hayatını kaybedenlerin sayısının 226'ya yükseldiğini gösterdi.

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüne bağlı en fazla ölümün gerçekleştiği Racastan eyaletinde bu yıl 2 bin 263 vakanın görüldüğü, 85 kişinin öldüğü kaydedildi.

Delhi, Gucarat ve Haryana eyaletleri ise hastalıktan en fazla etkilenen diğer bölgeler oldu.

Delhi'de son bir haftada yeni 479 domuz gribi vakası görüldüğü bildirildi.

Afganistan-Pakistan sınırında 5,8 büyüklüğünde deprem

İSLAMABAD (AA) – Afganistan-Pakistan sınırında 5,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Pakistan Meteoroloji Müdürlüğü Ulusal Sismik İzleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, merkez üssü Afganistan-Pakistan sınırındaki Hindikuş dağları olan 5,8 büyüklüğündeki deprem yerin yaklaşık 208 kilometre altında oldu.

Yerel saatle 17.06'da yaşanan deprem ülkenin başkenti İslamabad'ın yanı sıra Afganistan sınırındaki Peşaver'den ülkenin en doğusundaki Lahor'a kadar geniş bir alanda hissedildi.

Hindistan medyası, depremin ülkenin kuzeyinde ve başkent Yeni Delhi bölgesinde de hissedildiğini yazdı.

Can ve mal kaybına ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

Pakistan'da gün içinde bir deprem de Karaçi kentinde 07.38'de olmuş ve şiddeti 2,9 olarak açıklanmıştı.