Kategoriler
Politika

Turkey slams EU for Libyan maritime pact remarks

By Davut Demircan

ANKARA (AA) – Turkey on Friday criticized a European Council decision rejecting last month’s Turkish-Libyan maritime pact.

“The European Union has no authority to decide maritime jurisdiction and the EU is not an international court, they cannot give a verdict on the legality of the Libyan agreement,” Foreign Ministry spokesman Hami Aksoy said in a statement.

He said the EU leaders in Brussels claiming the pact “violates the sovereign rights of third countries” is another example of EU hypocrisy toward Turkey.

“The EU was silent when the Greek Cypriot administration made an agreement, acting like regular state and representing the entire island even they had no authority with regional countries against Turkey and Turkish Cypriots in 2003, 2007, and 2010. The EU ignored Greece’s occupation of Libya’s continental shelf,” he added.

Aksoy stressed: “This attitude cannot discourage us from defending the rights and interests of our country and the Turkish Cypriots in the Eastern Mediterranean.”

Twenty-seven member of the EU gathered Friday in Brussels and agreed on a statement claiming Turkish-Libyan maritime pact “violates the sovereign rights of third countries.”

-Turkish-Libyan maritime pact

The pact was signed Nov. 27 and passed Turkey's parliament Dec. 5. It went into effect Dec. 8 after the two countries published it in their respective official gazettes.

The memorandum determining both countries' marine jurisdictions rejects unilateral and illegal activities by other regional countries and international firms and aims to protect the rights of both countries.

According to the U.S. Geological Survey, the Mediterranean region is estimated to hold millions of barrels of oil and trillions of cubic meters of natural gas worth hundreds of billions of dollars.

Turkey urged regional countries to take an equality-based approach, but its calls have largely fallen on deaf ears. Turkey continues its drilling and discovery operations in the region under the protection of the country's navy.

Since 2011, when longtime ruler Muammar Gaddafi was ousted and killed, Libya has seen the emergence of two rival seats of power: one in eastern Libya to which military commander Khalifa Haftar is affiliated and the Government of National Accord, which enjoys UN recognition.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Dışişleri Sözcüsü Aksoy'dan AB'ye “Libya mutabakatı” tepkisi:

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Avrupa Birliği'nin (AB) deniz yetki alanlarının belirlenmesine dair bir yetkisi olmadığını ve Libya mutabakatının hukuka uygunluğuna dair hüküm veremeyeceğini belirtti.

Aksoy, AB Konseyinin Türkiye ile ilgili ifadeleri hakkındaki soruya verdiği yazılı yanıtta, Konseyin aldığı kararla, "Üyelik dayanışması bahanesi altında, Rum/Yunan ikilisinin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine aykırı maksimalist ulusal tezlerinin sözcülüğünü yapmaya" devam ettiğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

AB'nin deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusunda herhangi bir yetkisi olmadığını, AB'nin bir uluslararası mahkeme de olmadığının da altını çizen Hami Aksoy, "AB, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında usulüne uygun olarak imzalanan bir muhtıranın hukuka uygunluğuna dair bir hüküm de veremez." değerlendirmesinde bulundu.

Aksoy, AB'nin çifte standart uyguladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) hiçbir yetkisi yokken, normal bir devletmiş ve (Kıbrıs) Ada'nın tamamını temsil ediyormuş gibi 2003, 2007 ve 2010'da bölge ülkeleriyle Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin hakları hilafına yaptığı anlaşmalara sessiz kalan ve Libya'nın kıta sahanlığı haklarının Yunanistan tarafından gasbedilmesine göz yuman AB'nin, bu kere bize karşı aldığı bu tavır, izlediği çifte standart politikasının yeni bir örneğidir. Bu tavır, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını savunmaktan bizi vazgeçiremeyecektir."

– Hakların muhafazası

Türkiye ile Libya'daki Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 27 Kasım'da "Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası" ile iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafazasını hedefleyen "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" imzalanmıştı.

Brüksel'de bir araya gelen AB'ye üye 27 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının üzerinde uzlaşmaya vardığı ortak bildirgede, Türkiye ile Libya arasındaki mutabakat muhtırasının "üçüncü ülkelerin egemen haklarını ihlal ettiği" iddia edilmişti.

Muhtıranın Deniz Hukuku'na aykırı olduğu savunularak, "Mutabakat üçüncü ülkeler için yasal sonuçlar doğurmaz" ifadesine yer verilmiş ve AB'nin "Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle tam dayanışma içinde" olduğunun altı çizilmişti.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

ETIAS to not apply to some Turkish passport holders

By Dilara Hamit

ANKARA (AA) – Turkey's Foreign Ministry said Tuesday that holders of Turkish service and special passports do not need approval from the European Union to travel to Schengen Zone countries.

Some media outlets have been reporting that holders of service and special passports will require electronic pre-approval within the framework of ETIAS before entering the Schengen area.

But Foreign Ministry spokesman Hami Aksoy said adoption of the European Travel Information and Authorization System (ETIAS), which was accepted in 2018 and will be implemented by 2022, will not be applied to Turkish citizens who have the right to enter the Schengen area without a visa and with their special and service passports as a result of initiatives the Foreign Ministry made with EU authorities.

"As a result of the initiatives made with the EU Commission, it has been confirmed once again that the ETIAS system will not be applied to citizens who are service and special passport holders," the statement added.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy'dan hizmet ve hususi pasaport açıklaması:

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Türk hizmet ve hususi pasaportlarının Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) dahilinde onay almaları gerekeceği yönündeki haberlere ilişkin, Avrupa Birliği (AB) komisyonu nezdinde girişim yapıldığını ve ETIAS'ın hizmet ve hususi pasaport hamili Türk vatandaşlarına uygulanmayacağının bir kez daha teyit edildiğini bildirdi.

Sözcü Aksoy, Türk hizmet ve hususi pasaportlarının ETIAS dahilinde onay almaları gerekeceği yönünde yayımlanan haberler hakkındaki soruya yazılı yanıt verdi.

Basında, Türk hizmet (gri renk) ve hususi (yeşil renk) pasaportlarının, Schengen alanına girmeden önce, ETIAS çerçevesinde elektronik olarak ön onay almaları gerekeceği yönünde haberlerin yayımlandığının görüldüğünü belirten Aksoy, "Esasen, 2018 yılında kabul edilen ve 2022 yılından itibaren uygulanmaya başlanacak olan ETIAS sisteminin Schengen bölgesine vizesiz girme hakkına sahip olan hizmet ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarımıza uygulanmaması, zamanında AB makamları nezdinde gerçekleştirdiğimiz girişimler neticesinde sağlanmıştı." ifadelerini kullandı.

Aksoy, benzer haberlerin son günlerde basında tekrar yer alması üzerine, AB Komisyonu nezdinde girişimde bulunduklarını vurgulayarak, "ETIAS sisteminin hizmet ve hususi pasaport hamili vatandaşlarımıza uygulanmayacağı bir kez daha teyit edilmiştir. Bu çerçevede, son dönemde basında çıkan aksi yöndeki haberlere itibar edilmemesi gerekmektedir." değerlendirmesini yaptı.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Türkiye'den Yunanistan Başbakanına “hayalperest ideolojiler” tepkisi

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in bir etkinlikte dile getirdiği iddialara sert tepki göstererek, "Yunan liderliğini hayalperest ideolojileri bir kenara bırakıp, dostluk ve iyi komşuluk ilkelerine sahip çıkmaya davet ediyoruz." dedi.

Sözcü Aksoy, Başbakan Miçotakis'in propaganda amaçlı ifadelerine yönelik bir soruya verdiği yazılı yanıtta, Miçotakis'in Türkiye'ye yönelik düşmanca ifadelerine tepki gösterdi.

Aksoy, "Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in 'Uluslararası Soykırım Suçu Konferansı' adı altında, 6-8 Aralık 2019 tarihlerinde Atina’da yaptığı konuşmada tarihimize ve bugüne yönelik mesnetsiz, yalan ve iftira dolu hasmane iddiaları reddediyoruz." ifadelerini kullandı.

Yunan liderliğinin Kurtuluş Savaşı'nda Ege denizine döküldüğünü unutamadığını belirten Aksoy, "Yunan liderliği, tarihiyle yüzleşmek istiyorsa, önce Yunan Ordusu'nun Anadolu'yu işgali sırasında işlediği savaş suçlarını tespit eden Müttefik ülkeler Tahkikat Komisyonu'nun raporu ile Türklere uyguladığı katliam ve mezalimlerden ötürü Yunanistan'ı tazminat ödemeye mahkum eden Lozan Antlaşması hükümlerine bakmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Aksoy, hayalperest ideolojiler yerine iyi komşuluk ilişkilerine dikkati çekerek, "Yunan liderliğini işgalci Yunan ordularına karşı mücadele vererek, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Ulu Önder Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday gösteren Yunanistan Başbakanı Venizelos'un yolundan giderek, hayalperest ideolojileri bir kenara bırakıp, dostluk ve iyi komşuluk ilkelerine sahip çıkmaya davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

‘Turkey has never forgotten Greek atrocities’

By Busra Nur Bilgic Cakmak

ANKARA (AA) – Turkey has never forgotten the atrocities committed by Greece against Turks, Foreign Ministry spokesperson Hami Aksoy said Friday.

“Greece systematically annihilated Turks and Muslims in the region during and after the period of independence from the Ottoman Empire,” Aksoy said regarding a statement made by Greek President Prokopis Pavlopoulos during his recent visit to Armenia.

“We witness that Greece continues to take side with the hostile circles against Turkey and support their baseless stance and allegations,” Aksoy said.

“We believe that favoring friendship and good neighborliness is the only way to promote peace, stability and welfare in our region.

“Even today, Greece continues its inhumane practices against its Turkish minorities, taking it as far as to punish Muftis with imprisonment for performing a Friday prayer,” he added.

Aksoy said that although Turkey is taking lessons of peace and fraternity rather than hostility from history, it is also “well aware of the said historical realities.”

He said Turkey’s position regarding the events of 1915 during the Ottoman Empire was clearly put forward by President Recep Tayyip Erdogan in his statement on April 23, 2014 while serving as prime minister, so no further explanation is needed on the matter.

Turkey's position on the events is that the deaths of Armenians in eastern Anatolia took place when some sided with invading Russians and revolted against Ottoman forces. A subsequent relocation of Armenians resulted in numerous casualties.

Turkey objects to the presentation of the incidents as "genocide" but describes the 1915 events as a tragedy in which both sides suffered casualties.

Ankara has repeatedly proposed the creation of a joint commission of historians from Turkey and Armenia plus international experts to examine the issue.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

UPDATE – Turkey: Baghdadi nemesis of humanity, Islam, Turkey

ADDS REMARKS FROM FOREIGN MINISTRY, CHANGES IN DECK, HEADLINE

By Rabia Iclal Turan

ANKARA (AA) – Abu Bakr al-Baghdadi, the ringleader of Daesh, or ISIS, is one of the biggest enemies of humanity, Islam and Turkey, Ankara said on Sunday.

"Turkey, being one of the most active members of the The Global Coalition Against DAESH, has engaged in hand to hand combat in the forefront of the fight against the terrorist organization founded by this terrorist and the wicked ideology that it represents," Foreign Ministry spokesman Hami Aksoy said in a written statement.

"Our struggle against terrorist organizations such as DAESH [ISIS] and PKK/PYD will continue uninterrupted also in the future," he added.

Abu Bakr al-Baghdadi, the man who led the Daesh terror organization as it swept up large swaths of Iraq and Syria, was killed in a U.S. night-time raid in northwestern Syria, U.S. President Donald Trump announced Sunday.

Trump thanked Turkey, Russia, Syria and Iraq for their cooperation in the raid, further saying Ankara was "terrific", and noting U.S. forces "flew over" some Turkish territory during the mission.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

'Baghdadi biggest enemy of Islam, Turkey'

By Rabia Iclal Turan

ANKARA (AA) – Abu Bakr al-Baghdadi, the ringleader of Daesh, or ISIS, is one of the biggest enemies of humanity, Islam and Turkey, Foreign Ministry spokesman Hami Aksoy said on Sunday.

"Turkey, as the most active member of the international coalition against Daesh, has been fighting in the front against the terror organization founded by him (Baghdadi) and the mindset it represents," Aksoy said in a written statement.

"Our fight against terrorist organizations, whether it is DAESH or PKK / PYD, will continue uninterrupted," he added.

Abu Bakr al-Baghdadi, the man who led the Daesh terror organization as it swept up large swaths of Iraq and Syria, was killed in a U.S. night-time raid in northwestern Syria, U.S. President Donald Trump announced Sunday.

Trump thanked Turkey, Russia, Syria and Iraq for their cooperation in the raid, further saying Ankara was "terrific", and noting U.S. forces "flew over" some Turkish territory during the mission.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Turkey rejects Amnesty International's claims on Syrians in Turkey

By Sibel Morrow

ANKARA (AA) – Turkey on Friday rejected the allegations by the Amnesty International that Syrians in Turkey were forcibly repatriated, threatened, and mistreated, calling the claims “unreal and fictional”.

"We reject the allegations in the report published today, October 25, by Amnesty International regarding Syrians under temporary protection in Turkey,” said Hami Aksoy, a spokesman for the Foreign Ministry.

Aksoy emphasized that Turkey hosts nearly 4 million displaced people, including more than 3.6 million Syrians, at a period when many countries were building walls at their borders and hiding behind barbed wire.

“While hosting these people in the best manner, we fully respect the principle of non-refoulement in line with our international obligations,” Aksoy said, adding that there was no change in Turkey’s approach.

“In this respect, claims in the report that Syrians are forcibly sent back, threatened and subjected to mistreatment are unreal and fictional.”

Aksoy pointed out that Turkish authorities were carrying out the process of safe and voluntary return of Syrians to their country in cooperation with the UN High Commissioner for Refugees (UNHCR) and non-governmental organizations.

Aksoy noted that around 365,000 Syrians voluntarily returned to areas cleared of terrorism by Turkey in Syria.

“Turkey reiterates at every occasion that the return of refugees should take place voluntarily and safely and that this process should be conducted in line with international law,” he said.

“We believe that if necessary humanitarian and physical infrastructure and security conditions are met in Syria, Syrians can return to their country,” he added.

On Oct. 9, Turkey launched Operation Peace Spring to eliminate terrorists from northern Syria east of the Euphrates River in order to secure Turkey’s borders, aid in the safe return of Syrian refugees and ensure Syria’s territorial integrity.

“We consider that the international community has an important responsibility in facilitating the process of safe and voluntary return of Syrians,” Aksoy said, stressing that Turkey would continue to take the necessary steps to improve the living conditions of Syrians.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Türkiye'den Uluslararası Af Örgütü'ne tepki

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "Ülkemizde bulunan geçici koruma altındaki Suriyelilere ilişkin olarak Uluslararası Af Örgütünce yayımlanan raporda yer verilen iddiaları reddediyoruz." dedi.

Sözcü Aksoy, konuya ilişkin soruya verdiği yazılı yanıtta, Türkiye'nin 3,6 milyondan fazlası Suriyeli olmak üzere, topraklarına sığınan 4 milyon civarında yerinden edilmiş kişiye ev sahipliği yapmaya devam ettiğini, çok sayıda ülkenin sınırlarına duvarlar ördüğü, tel örgülerin arkasına saklandığı bir dönemde kapılarını ihtiyaç sahiplerine açtığını belirtti.

Türkiye'nin yerinden edilmişlere en iyi şekilde ev sahipliği yaparken uluslararası yükümlülükler uyarınca "geri göndermeme" ilkesine titizlikle uyduğunu, bu yaklaşımında bir değişiklik bulunmadığını hatırlatan Aksoy, ülkede bulunan geçici koruma altındaki Suriyelilere ilişkin yayımlanan söz konusu raporda yer verilen iddiaları reddettiklerini bildirdi.

Aksoy, "Bu çerçevede, Suriyelilerin ülkelerine zorla geri gönderildiğine, tehdit edildiğine ve kötü muamele gördüğüne ilişkin olarak raporda yer verilen iddialar gerçek dışı ve hayal mahsulüdür." ifadelerini kullandı.

İlgili makamların Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü geri dönüşleri sürecini, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği halinde yürüttüğüne işaret eden Aksoy, Türkiye’nin Suriye’de terörden temizlediği bölgelere bugüne kadar Türkiye'den 365 bin civarında Suriyelinin gönüllü olarak geri döndüğünü de vurguladı.

Aksoy, Türkiye'nin mültecilerin geri dönüşlerinin gönüllü ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi, bu sürecin uluslararası hukuka uygun olarak yürütülmesi gerektiğini her fırsatta hatırlattığına değinerek, şunları kaydetti:

"Suriye’de gerekli insani ve fiziki altyapı ile güvenlik koşullarının sağlanması halinde, Suriyelilerin ülkelerine geri dönebileceğine inanıyoruz. Esasen Barış Pınarı Harekatı'nın amaçlarından biri de PKK/PYD/YPG terör örgütünün baskı ve zulmünden kaçan yüz binlerce Suriyelinin ülkelerine güvenli ve gönüllü dönüşlerini kolaylaştıracak koşulların sağlanacağı bir güvenli bölge oluşturulmasıdır. Suriyelilerin güvenli ve gönüllü geri dönüşleri sürecinin kolaylaştırılması konusunda uluslararası topluma da önemli sorumluluklar düştüğünü düşünüyoruz. Ülkemiz, Suriyelilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için gereken adımları atmaya devam edecektir."