İran'daki selde yardım ekibini taşıyan kayık alabora oldu

ANKARA (AA) – İran'ın kuzeydoğusunda sel felaketinden etkilenen Gülistan eyaletinde yardım ekibini taşıyan bir kayığın alabora olması sonucu ilk belirlemelere göre 2 kişi öldü, en az 3 kişi ise kaydoldu.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı ISNA'ya konuşan Gülistan eyaletine bağlı Gümüşan İlçesi Kaymakamı Emir Şir Tumac, sel felaketinden etkilenen halka yardım taşıyan ekibin bulunduğu bir kayığın dün gece saatlerinde alabora olduğunu söyledi.

Kayıkta tam olarak kaç kişi olduğunun henüz tespit edilemediğini aktaran Tumac, "Şu ana kadar 17 kişi kurtarıldı ancak ne yazık ki sudan 2 kişinin cesedi çıkarıldı. 3-4 kişi ise kayıp." dedi.

İran'ın kuzey, kuzeybatı, güney ve güneybatısında geçen haftadan bu yana süren şiddetli yağış, bazı ırmak ve derelerin önüne yapılan bent ve köprülerin yıkılmasına, yüzlerce evin sular altında kalmasına neden oldu. Ülkenin 25 eyaletinde meydana gelen sel felaketinde 23 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin bugün selden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Gülistan eyaletini ziyaret etmesi bekleniyor.

İran'ın kuzeyindeki 2 eyalet sele teslim oldu

ANKARA (AA) – İran'ın kuzeyinde bulunan Mazenderan ve Gülistan eyaletlerinde sel felaketi hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Ülkenin kuzeyinde geçen haftadan bu yana devam eden şiddetli yağış sonrası Mazenderan'da 12, Gülistan eyaletinde 3 kent selden etkilendi.

İran basınında yer alan haberlere göre sel, Mazenderan'da Sari, Simurg ve Kiyakola kenti ile Gülistan bölgesinde yer alan Akkale, Siminşehr ve Gümüşhan kentlerinde insanlık dramının yaşanmasına neden oldu.

Akkale'de 21 köy tamamen sular altında kaldı ve bölge halkına pirinç, su ve sıvı yağ yardımı yapıldı. Mazenderan'da ise 6 bin ev hasar görürken birçok tarım alanı kullanılamaz hale geldi.

Bölgede birçok köy sel suları nedeniyle tahliye edildi. Sel bölgesine sevk edilen arama kurtarma ekiplerinin yetersiz kalması halkın büyük tepkisine yol açtı ve camilerden anons yapılarak siviller yardıma çağrıldı.

Gülistan eyaletinde 25 köyün elektriği kesilirken, altyapıda ciddi hasarın meydana geldiği, bazı yol ve köprülerin çöktüğü belirtildi.

İran Milli Takım oyuncusu Serdar Azmun, yetkililerin sel felaketine kayıtsız kaldığını öne sürerek bölgeyi ziyaret etti ve halka moral verdi.

Azmun sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Tek bir yetkili görmedim, bölge halkı seferber olmuş durumda." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani sel felaketiyle ilgili yetkililerden ayrıntılı rapor isteyerek selzedelere acilen yardım yapılması talimatı verdi.

İçişleri Bakanı Abdulrıza Rahmani Fazli, incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gitti.

Öte yandan İranlı bazı milletvekilleri sosyal medyadan yaptıkları açıklamada Fazli'ye, Gülistan Eyaleti Valisi ile ilgili şikayetlerde bulunarak valinin kriz anında sorumlu olduğu bölgede bulunmamasını eleştirdi.

Sosyal medyada yer alan görüntülerde halk devlet yetkililerine tepki göstererek kendilerine yardım ulaştırılmadığını öne sürdü.

Sel felaketi, Mazenderan'da 3, Gülistan'da 2 kişinin ölümüne yol açmıştı.

İran'da sel felaketi 2 çocuğun ölümüne yol açtı

İSTANBUL (AA) – İran'ın kuzeyinde yer alan Gülistan eyaletinde meydana gelen sel felaketinde 2 çocuk hayatını kaybetti.

Gülistan Eyaleti Acil Durum Yönetim Merkezi Başkanı Ali Rıza Kemal Garibi, Gülistan'ın Minudeşt ve Kelale kentlerinde sel sularının getirdiği moloz yığınının altında kalan 2 çocuğun can verdiğini söyledi.

İran resmi ajansı İRNA'ya göre Garibi, sel felaketinde yaralanan 3'ü hamile 5 kişinin de tedavi altına alındığını belirtti.

Mazenderan eyaletinde de dün meydana gelen sel felaketinde otomobillerinde mahsur kalan 3 kişi yaşamını yitirmişti.

İran'ın kuzeyinde şiddetli yağışlar cumartesi gününden bu yana devam ediyor.

“İran'ın ilk operasyonel uydusu günlük bilgi aktaracak”

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, birkaç gün içinde uzaya fırlatacakları İran'ın ilk operasyonel uydusu Peyam'ın günlük bilgi aktaracağını söyledi.

Ülkenin kuzeydoğusundaki Gülistan eyaletini ziyaret eden Ruhani, Sünni Türkmen kenti Günbed-i Kabus'ta halka hitap etti.

Birkaç gün içinde kendi ürettikleri roketle uzaya yeni bir uydu göndereceklerini belirten Ruhani, "Peyam, İran'ın ilk operasyonel uydusudur. Görevi de karadaki günlük bilgileri aktarmaktır. Bu uydu ile hava durumunu takip edebilecek, kara ve ormanları izleyip bilgi alabileceğiz. Peyam uydusu günde 6 kere İran'ı turlayacak." diye konuştu.

Uydunun yerküreden 600 kilometre uzaklıktaki bir yörüngeye yerleştirileceğini dile getiren Ruhani, "Geçenlerde de uydu göndermiştik, ancak o araştırma amaçlıydı. İlk operasyonel uydumuz Peyam, bize günlük bilgileri kameralarla iletecek." bilgisini paylaştı.

  • Bölge ülkeleriyle ilişkiler

Ruhani, bölgesel ve uluslararası ilişkilere değindiği konuşmasında ABD'nin İran halkının gıda, ilaç ve diğer ihtiyaç malzemelerinin teminini zorlaştırmak istediğini, ancak "dost ve komşu ülkeler" Türkmenistan, Kazakistan, Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye, Irak, Basra Körfezi ülkeleri, Pakistan ve Afganistan ile iyi ilişkilere sahip olduklarını ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, aralarının iyi olmadığı bölge ülkeleriyle sorunları halletmeye hazır olduklarını bildirdi.

ABD'nin petrol, bankacılık, gemicilik ve diğer alanlarda uyguladığı yaptırımların çok ağır şartlar oluşturduğunu ancak bunlara karşı başarılı olacaklarını savunan Ruhani, "Düşmanın komplolarından korkmuyoruz, sorunları geride bırakacağız. ABD ve yandaşları İran'a diz çöktüremeyecek." ifadelerini kullandı.

İran'da Sünni imam suikast sonucu öldürüldü

TAHRAN (AA) – İran'ın kuzeydoğusundaki Gülistan eyaletine bağlı Finderesk bölgesindeki Rızaabad köyü Ehli Sünnet imami Mevlevi Abdulgafur Cemalzehi uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

İran devlet televizyonunun haberinde Cemalzehi'nin sabah namazından sonra evine dönerken kimliği belirlenemeyen kişilerce uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.

Cemalzehi'nin hocası Azadşehr kenti Ehli Sünnet cuma imamı Mevlevi Gürgiç, yayımladığı yazılı açıklamayla saldırıyı kınayarak bölgedeki Ehli Sünnet camiasını ve Cemalzehi'nin ailesi ile dostlarını sükunete davet etti

Gürgiç, güvenlik güçlerinden de saldırının faillerinin bir an önce yakalanıp cezalandırılmalarını istedi.

İran'ın kuzeydoğusundaki Gülistan eyaletinin yüzde 40'dan fazlası Sünnilerden oluşuyor.

Türkmen kadınların asırlardır terk etmediği “yalık” ve “annak” geleneği

GÜLİSTAN (AA) – MUHAMMET KURŞUN – İran'daki Türkmen kadınlarına özgü başörtüsü "yalık" ve evliliğin simgesi olarak kullanılan "annak" başlığı nesilden nesile aktarılarak kadim bir gelenek olarak yaşatılmaya devam ediyor.

"Yalık" ve "annak" İran'ın kuzey ve kuzeydoğusundaki eyaletlerde yaşayan Türkmenlerin kent ve köylerinde tüm kadınların üzerinde milli bir sembol olarak dikkatleri çekiyor.

– Türkmenlerin milli giysisi "yalık"

Türkmenlerin resmi milli giysilerinden kabul edilen "yalık" ve evliliğin göstergesi olarak takılan anlamı da annelik olan "annak", özgün nakış, desen ve motiflere sahip.

Başörtüsü olarak takılan yalık, baş tarafından bele kadar sarkıtılıyor ve genellikle iğneyle bağlanmadan iki ucu elle tutuluyor. Baş tacı olarak nitelendirilen annakın yüksekliği ve genişliği yöreden yöreye değişebiliyor.

Yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan bu gelenek günümüzde de Türkmen kadınları tarafından yaşatılıyor ve gencinden yaşlısına kadar tüm kadınlar bu milli giysiyi üzerinde özenle taşıyor.

AA muhabirine konuşan, İran Cumhurbaşkanlığı Turizm, El Sanatları ve Kültürel Miras Kurumu Başkan Yardımcısı Veli Teymuri, Türkmenlerin örf, adet, folklor ve yaşam tarzlarıyla İranlı bir kavim olmanın yanında kültürel asaletlerini de koruduklarını belirtti.

Teymuri, şu ifadelere yer verdi:

"Türkmenler kültür ve yaşam tarzlarıyla bu toprakların asil bir rengidir. Sahip oldukları kültürel asaletle yaşadılar ve bunu korudular. Her ne kadar diğer kavimlerle bir arada yaşasalar da kendi kültürel asaletlerini muhafaza ettiler."

İran Cumhurbaşkanlığı Turizm, El Sanatları ve Kültürel Miras Kurumu Günbed-i Kabus sorumlusu ve kendisi de bir Türkmen olan Meryem Ağatabey, Türkmen kadınlarının giyim tarzının İslami olduğunu belirterek, el dokuması başörtülerin gül motifleri ve iğne işlemeleriyle öne çıktığını söyledi.

Kendisinin de yalık ve annak taktığına ve bunun geleneksel bir giysi olduğuna vurgu yaparak, "Bu geleneğin bugüne kadar korunması ve şimdi de devam ettirilmesi bizi memnun ediyor. Civar eyaletler ve Kuzey Horasan'daki Türkmen kadınları da aynı şekilde giyer. Bu bizim milli başörtümüzdür." diye konuştu.

Türkmen kültüründe kırmızı ve sarı renklerinin çok önemli olduğuna ve başörtülerin kenarlarının bu renklerle süslendiğine dikkati çeken Ağatabey, tüm bunların bir hikayesi olduğunu anlattı.

Aradan geçen zamana rağmen kadim adeti yaşatmaya devam ettiklerini dile getiren Ağatabey, "Kentimizde çarked, kurte, batik ya da yalık dediğimiz eşarpların üretilmesi için 8 iş yeri açtık. Buralarda üretilen eşarpların Türkmen kentlerde iğneyle işleniyor ve satılıyor. Başörtülerimizin özgünlüğünü ve orijinalliğini koruyabilmek için yardımcı oluyoruz. Kumaşlar da komşu kentlerden ya da köylerden el dokuması olarak geliyor bize." bilgisini paylaştı.

Ağatabey Günbed-i Kabus'un Türkmenlerin halısıyla ün kazanmış bir şehir olduğuna dikkati çekerek, El Sanatları ve Kültürel Miras Kurumu olarak bu eserin Dünya Mirası listesine girmesi için farklı çalışmalar yürüttüklerini ve milli düzeyde kabul gören bu önemin uluslararası alanda da kayıt altına girmesi için çaba gösterdiklerini ifade etti.

Projelerden bir tanesinin de Türkmen kilim ve halılarındaki nakışlar, motifler ve bunların hikayesi olduğunu dile getiren Ağatabey, yaptıkları çalışmalarla şehirde ve köylerde el dokuma halısı üretiminin yeniden canlandığını kaydederek, halının Dünya Mirası listesine girmesi halinde asırlardır nesilden nesile aktarılarak sürdürülen işin emektarlarına yardımcı olabileceklerini söyledi.

– Bir başörtünün kenarlarını işlemek 1 hafta sürebiliyor

El halısı dokuyan ve başörtünün etrafındaki süsleri ören Hatice Emiri, eni ve boyu bir metre 40 santim olan bir başörtünün kenarlarındaki süsleri işlemek sabahtan geceye kadar çalışması ve seyrek dokuması halinde bir gün sürdüğünü ancak daha sık dokumak istediğinde ise bir haftasını aldığını anlattı.

Eşarpların İran'da üretildiğini ayrıca Türkiye ve diğer ülkelerden de ithal edildiğini aktaran Emiri, kumaşın üzerindeki tüm işlemlerini kendileri tarafından yapıldığı için Türkmen başörtüsü olarak bilindiğini kaydetti.

Emiri, el halısı da dokuduğunu ve 3 metrelik yün halının 1 ay, ipek olanın ise en az 1 yıl sürdüğünü vurgulayarak, ürünlerinin ziyaretçiler tarafından çok beğenildiğini ancak satışların son zamanlarda düştüğünü belirtti.

Nevruz tatili ve onu takip eden aylarda sattıkları mallarla yıllık kiralarını çıkardıklarını söyleyen Emiri, dokudukları halılardan Türkiye'ye de sattıklarını ancak fiyatların pahalı bulunduğunu aktararak bu durumun halının değerinin yeterince anlaşılmamasından kaynaklı olabileceğini dile getirdi.

İran'da İslam medeniyetinin altın devrine ait “Kabus Kümbeti”

GÜLİSTAN (AA) – MUHAMMET KURŞUN – İran'ın Türkmensahra bölgesinde Ziyari Hanedanlığı'ndan kalma en önemli tarihi yapı niteliğindeki Kabus Kümbeti, İslam medeniyetinin altın devrine ait bir anıt olarak asırlara meydan okuyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Kabus Kümbeti, Abbasi halifeliğine bağlı Ziyari Hanedanlığı Emiri Kabus bin Veşmgir'in talimatıyla 1006 yılında inşa edilmiş.

İran'ın Gülistan eyaletine bağlı Sünni Türkmen kenti Günbed-i Kabus'a adını veren bin yıllık kümbet, mimari özellikleri ve yapı malzemeleriyle dikkati çekiyor.

– Dünyanın en yüksek tuğla yapısı

Kırmızı tuğla taşı ve kireçten yapılan kümbet, yaklaşık 15 metrelik bir tepenin üzerinde 53 metre yüksekliğe sahip. Silindirik gövdesi 10 köşeli yıldız şeklinde tasarlanmış.

Başkent Tahran'a bağlı Rey şehrinde bulunan Tuğrul Kümbeti'yle benzerlik gösteren kule, geleneksel Selçuklu ve İslam mimarisinin özelliklerini taşıyor.

Dünyanın en yüksek tuğla yapısı kabul edilen ve 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan Kabus Kümbeti, yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekiyor.

– İslam medeniyetinin altın çağının bir eseri

Dünya Mirası Kabus Kümbeti Araştırma Merkezi Müdürü Abdulmecit Nurtekani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kümbetin İslam dünyasının altın çağına ait en önemli eserlerden biri olduğunu belirtti.

Nurtekani, "Kulenin inşasında kullanılan bilim ve teknoloji çok ileri bir seviyeye işaret ediyor. Mimarlık ve tarihi üzerine araştırma yapan uzmanlar, Kabus Kümbeti'ni İslam medeniyetinin altın çağının bir şaheseri olarak nitelendiriyor." diye konuştu.

Kulenin dilimlerinde kûfi yazıyla işlenmiş kitabelerde "Haza el-kasr el-ali" ifadesinin yer aldığına dikkati çeken Nurtekani, şunları anlattı:

"Kasr kelimesi kireç ile inşa edilen yapılar için kullanılıyor. Burada kümbetin ne kadar hikmetli bir bakış açısıyla inşa edildiğini görüyoruz. Mesela Bismillah lafzı doğu yönüne yazılmış ve aynı dilimin tepesinde pencere yer almaktadır. Bu çok derin bir anlayışın eseridir. Bunun yapım emrini veren yöneticinin de çok derin bir birikime ve geniş bir ufka sahip olduğunu anlıyoruz. Bu eser aynı zamanda tarihimizde ne kadar büyük bir medeniyete sahip olduğumuzu da göstermektedir."

Günbed-i Kabus Kaymakamı Abdulkadir Kerimi de kümbetin dünyanın tuğladan yapılmış en yüksek kulesi olduğunu ifade etti.

Tarihi kulenin daha çok yabancı turistlerin ilgisini çektiğini belirten Kerimi, 2012'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmasının ardından yerli ziyaretçilerin de arttığını söyledi.

Kerimi, Kabus Kümbeti'nin dışında Türkmen halısının da "en güzel, kaliteli ve kullanışlı el dokuma ürünü" olarak kabul edilmesi için çalışma yürüttüklerini kaydetti.

– Ziyariler kimdir ?

Adını kurucusu Merdavic’in babası Ziyar Verdanşah'tan alan Ziyariler, 927 yılından itibaren Hazar Denizi'nin güneydoğusunda varlık gösterdi.

Önceleri Abbasi halifeliği ve Gaznelilere bağlı mahalli bir hanedanlık olan Ziyariler, Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey'in (1037-1063) Taberistan (Mazenderan) ve Gürgan'ı hakimiyeti altına aldığı 1042'den itibaren Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na bağlı olarak hüküm sürmeye devam etti.

Ziyariler, 1090'da Hasan Sabbah'a bağlı İsmaililer tarafından ortadan kaldırıldı.

İslam tarihinde tıp ve felsefe alanındaki eserleriyle bilinen İbni Sina ile astronomi, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih konusunda birçok önemli çalışmaya imza atan El-Biruni, Ziyarilerin sarayında yetişmiştir.

Hazar Denizi'nin kıyısında geleneksel Türkmen pazarı

GÜLİSTAN (AA) – MUHAMMET KURŞUN – İran'ın Gülistan eyaletine bağlı Bender Türkmen (Türkmen Limanı) şehrinde yaşayan Türkmenler, ürettikleri el sanatı ürünlerini Hazar Denizi'nin kıyısındaki geleneksel çadır pazarda satıyor.

İran'ın kuzeyinde yer alan Bender Türkmen ve Günbed-i Kabus kentleri Gülistan eyaletinin 2 milyonluk nüfusunun yüzde 40'ını oluşturan Sünni Türkmenlerin en yoğun yaşadığı şehirler olarak ön plana çıkıyor.

Hazar Denizi kıyısında bir liman kenti olan Bender Türkmen, tarihi açıdan çok önemli bir ticaret güzergâhı üzerinde yer alıyor. Ancak Hazar Denizi'nin suyunun alçalması ve gemilerin artık buraya yanaşamaması nedeniyle liman eski hareketliliğini kaybetmiş durumda.

Limanın yanında kurulan geleneksel Türkmen pazarı ise yerli ve yabancı ziyaretçilerden ilgi görmeye devam ediyor.

Türkmen kadınların el emeği göz nuru ürünlerinin satıldığı pazarın ziyaretçileri özellikle tatil günlerinde artıyor.

Nemed adı verilen yolluklar, el dokuması halılar, tavşan derisi ve koyun yününden yapılan kalpaklar, Türkiye'den alınan başörtülerin etrafına örülen yöreye özgü süsler bölgedeki Türkmenlerin en çok rağbet gören ürünleri.

– "Kalpak Türkmenlerin resmi külahıdır"

AA muhabirine konuşan esnaf Ezim İri (38), Hazar Denizi'nin kenarında kurulan çadır pazarda İran'ın tüm bölgelerinden el sanatı ürünler sergilediklerini ancak kendi ürettikleri Türkmen kalpağı, kadınların başlarına örttüğü yalıklar, keçeden yapılan nemedler ve el dokuması halılara ağırlık verdiklerini söyledi.

Çadır pazarda en çok satılan ürünlerin el dokuma halılar ve yünden yapılan geleneksel Türkmen kalpağı olduğunu dile getiren Ezim İri, "Kalpak Türkmenlerin resmi külahıdır. Beyaz ve kırmızı renkleri üretiliyor. Daha çok düğün törenleri ve önemli günlerde takılıyor." bilgisini paylaştı.

– "Keçeden örülen rutubet düşmanı nemed"

Türkmen kadınların elinden çıkan "nemed" denilen yollukların da özellikle turistlerin ilgisini çektiğini kaydeden İri, şöyle konuştu:

"Keçeden örülen ve daha çok kış aylarında kullanılan nemed, rutubet düşmanı olarak biliniyor. Uzun ömürlü olan bu ürünün üzerine oturulduğunda da sağlık için çok faydalı olduğu anlatılıyor. Gelen ziyaretçiler bu üründen çok fazla alıp evlerine götürüyor. Özellikle de ileri yaştakiler buna çok ilgi gösteriyor."

Türkmen esnaf, İran'da son dönemdeki ekonomik kriz nedeniyle eskiye göre ziyaretçilerinin azaldığını ancak diğer şehirlerden ve ülkelerden gelen turistlerin Türkmen ürünlerine çok ilgi gösterdiğini dile getirdi. Ezim İri, buraya uğrayanların Türkmen çadırlarında geleneksel kıyafetlerle hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmediğini aktardı.

Bender Türkmen'de ayrıca at bakıcılığının kadim bir gelenek olarak devam ettiğini belirten İri, şehrin hemen karşısında yer alan ve havyarıyla meşhur Aşurade Adası'nın da bölgedeki uğrak yerlerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.

İran'da renkli Türkmen düğünü

GÜLİSTAN (AA) – İran'ın kuzeydoğusundaki Gülistan eyaletinde düzenlenen toplu nikah töreninde, geleneksel Türkmen düğünü renkli görüntüler oluşturdu.

İran Cumhurbaşkanlığı Turizm, El Sanatları ve Kültürel Miras Kurumu tarafından Gülistan eyaletine bağlı Gürgan kentinde düzenlenen toplu nikah töreninde, Türkmenlerin yanı sıra Sistani-Fars, Kehtul ve diğer etnik kesimlere mensup 25 çift dünya evine girdi.

Renkli görüntülere sahne olan toplu nikah merasiminde özellikle Türkmenlerin geleneksel düğünleri büyük ilgi gördü.

Türkmen damatlar başlarındaki yün kalpaklarla dikkati çekerken, Türkmen gelinlere ise nikahlarının kıyılmasının ardından evli olduklarını simgeleyen "annak" isimli başlık giydirildi.

Törende Türkmenlerin geleneksek kıyafetleri ve adetleri renkli görüntüler oluşturdu.

Bölge halkının yoğun ilgi gösterdiği toplu nikah merasimi, oynanan yöresel oyunlar ve farklı dillerde seslendirilen şarkılarla sona erdi.

İran'da Mevlit Kandili farklı şekillerde kutlanıyor

GÜLİSTAN (AA) – İran'ın kuzeydoğusundaki Gülistan eyaletinin merkezi Gürgan kentinde Mevlit Kandili münasebetiyle Kavimler Festivali düzenlendi.

İran Cumhurbaşkanlığı Turizm, El Sanatları ve Kültürel Miras Kurumu'nun düzenlediği etkinliğe Gülistan Valisi Menaf Haşimi ve yabancı ülkelerin misyon şefleri katıldı.

Sünni Türkmenlerin de yaşadığı Gürgan kentinde gerçekleştirilen festivalde ülkenin tüm etnik grupları yöresel kıyafetleriyle yer aldı.

Ülkenin muhtelif eyaletlerinden festivale katılan Türkmenler, Araplar, Kürtler, Farslar, Beluçlar, Gilekler ve Lorlar, festivalde ilahiler ve şarkılar söyledi.

Etkinlik alanında açılan stantlarda bölge halklarına özgü el yapımı ürünlerin satışı gerçekleştirildi. Türkmen Sahrası bölgesinden gelen Türkmenlerin el işi ürünlerinin sergilendiği stant katılımcılardan ilgi gördü.

İran'ın ekseriyetini oluşturan Şiilerin yaşadığı kentlerde Mevlit Kandili Sünni dünyasından farklı bir şekilde idrak ediliyor. Ülkede Ehli Sünnet mezhebine bağlı vatandaşların yaşadığı bölgelerde ise geniş katılımlı programlar tertip ediliyor. İran hükümeti, Mevlit Kandillerinde Kavimler Festivali organize ederek ülkenin etnik grupları arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor. Ayrıca Mevlit Kandili'ne denk gelen haftada başkent Tahran'da birçok İslam ülkesinden devlet yetkililerinin katılımıyla Vahdet Konferansı düzenleniyor.