Categories
Alaturka

Gübre çukuruna düşen ineği itfaiye kurtardı

DENİZLİ (AA) – Denizli'nin Honaz ilçesindeki bir besi çiftliğinde gübrelerin biriktirildiği foseptik çukuruna düşen inek, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

Alınan bilgiye göre, Avşinbey Mahallesi'nde Mehmet Ali Görel'e ait besi çiftliğindeki ineklerden birisi, bahçede hayvanların gübrelerinin toplandığı foseptik çukuruna düştü.

Görel, kendi imkanlarıyla ineği kurtarmayı başaramayınca itfaiye ekiplerinden yardım istedi.

Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı Honaz ve Kayalık şubesi itfaiye ekipleri, ineği düştüğü çukurdan çıkarmak için çalışma başlattı.

Özel kıyafet giyerek gübrelerin biriktirildiği çukura iş makinesinin kepçesi yardımıyla inen bir itfaiye eri, ineğe kemer bağladı. Yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından iş makinesi yardımıyla çukurdan çıkarılan inek, itfaiye ekiplerince yıkandıktan sonra sahibine teslim edildi.

Mehmet Ali Görel, ineğin canlı kurtulmasına yardımcı oldukları için itfaiye ekiplerine teşekkür etti.

Advertisements
Categories
Ekonomi

Üreticiye tarımsal destek sürüyor

ANKARA (AA) – MUSTAFA ÇALKAYA – Üreticilere mart sonuna kadar anaç koyun keçi desteği kapsamında 538,5 milyon lira, çoban desteği çerçevesinde 35 milyon lira ödeme yapılacak.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, tarımsal üretimi artırmak amacıyla üreticilere yemden tohuma, mazottan zirai ilaç girdilerine kadar birçok alanda destek veriliyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, dün itibarıyla bitkisel üretim destekleri kapsamında 1 milyar 432 milyon liranın ödenmeye başlandığını duyururken mart sonuna kadar anaç koyun keçi desteği ve çoban desteği kapsamında da ödeme yapılacak.

Anaç koyun keçi desteği kapsamında 187 bin yetiştiriciye 21,5 milyon anaç küçükbaş hayvan için 538,5 milyon lira ödenecek. Çoban desteği çerçevesinde 7 bin küçükbaş işletmesine işletme başına 5 bin lira olmak üzere 35 milyon lira verilecek.

Koyunculukta da sürü büyütme projeleri başlatılacak. Dişi kuzulardan damızlığa ayrılanlar için üreticisine kuzu başına 100 lira destek sağlanacak.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğu Anadolu Projesi'nde sağlanan başarı dolayısıyla proje süresini 2023'e kadar uzattı. Proje kapsamında ahır yapımında 385 bin liralık yatırımın yüzde 50'si hibe olarak verilecek. Hayvan alımında boğa için 5 bin lira, koç için 750 lira hibe verilecek.

  • Besicilere özel yem kredisi

Besicilik yapan kooperatif ortaklarının 2019'da Kurban Bayramı'na kadar geçecek süredeki besi yemi ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik uygun koşullarla kullandırılan Kurban Vadeli Yem Kredisi 31 Ağustos 2019'a kadar geçerli olacak.

Türkiye'nin dünyada söz sahibi olduğu bir başka sektör olan arıcılıkta da 15 liraya çıkarılan kovan desteği sürecek.

  • Faizsiz ve düşük faizli kredi

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri (Tarım Kredi) ortaklarının yem, motorin, fide, tohumluk, bitki besleme ürünleri, zirai ilaç girdileri için Hazine ve Maliye Bakanlığı destekli sübvansiyonlu krediler kapsamında faizsiz veya düşük faizli kredi imkanı sağlıyor. Söz konusu krediler kapsamında, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla süt üreticilerine yönelik olarak, süt bedeli ödeme dönemleri dikkate alınarak 60 güne kadar yem ihtiyaçları faizsiz karşılanıyor. Tarım Kredi ortaklarının 120 güne kadar motorin ihtiyaçlarına da faizsiz kredi veriliyor.

Faizsiz tohumluk kredisi kapsamında çiftçilerin tohumluk ihtiyaçları, 210 güne varan vadelerle ve faizsiz kooperatiflerce karşılanıyor. Bu kapsamda ortaklar, hububat, mısır, ayçiçeği ve benzeri tohumlukları kooperatiflerden temin edebiliyor ve özellikle yurt içinde üretilen tohumluklara verilen devlet desteğinden yararlanarak faizsiz kredi kullanabiliyor.

  • Seracılık destekleri

Son dönemde yaşanan doğal afetlerden olumsuz etkilenen seracılara yönelik hazırlanan paket kapsamında, yüzde 8,25 faizli, yatırımın yüzde 75'ini kapsayan, 2 yıla kadar ödemesiz 7 yıla kadar vadeli, 10 milyon liraya kadar olan yatırımlar için Hazine desteği verilecek.

Seracılıkta yurt içinde üretilen fide ve tohumluklara yönelik devlet destekleri kapsamında 180 güne kadar faizsiz fide kredisi sağlanıyor.

Categories
Ekonomi

Pakdemirli: “2018 yılı mazot ve gübre destekleme ödemelerine yarından itibaren başlanacak, çiftçilerimize toplamda 2,9 milyar lira ödeme yapılacak.”

Categories
Alaturka

Bahçesi için üretti artık ihraç ediyor

ANTALYA (AA) – MUSTAFA KURT – Antalya'da yaşayan ziraat mühendisi Ramazan Avcu, bahçesinde kullanmak için ürettiği gübreyi yurt dışına satmaya başladı.

Gazipaşa ilçesinde 30 dönümlük arazisinde muz ve sebze üreten 54 yaşındaki Avcu, bir süre önce ithal gübre kullanmamak için bahçesinde gübre üretim tesisi kurdu.

Ürettiği gübreyi bahçesinde kullanmaya başlayan Avcu, talep üzerine çevresindeki çiftçilere de satmaya başladı. Talebin artması üzerine gübre üretim tesisini genişleten Avcu, daha sonra hedef büyüterek yurt dışına açıldı.

İlk yurt dışı satışını İran'a gerçekleştiren Avcu'nun hedefi ise bin tonluk gübre ihracatını gerçekleştirmek.

– “2000 ve öncesi yıllarda gübre ithalatı fazlaydı ”

Avcu, AA muhabirine yaptığı açıklamada muz ve sebze yetiştirdiği 30 dönümlük alanda ithal yerine yerli gübre kullanma düşüncesinin kendisini üretmeye yönlendirdiğini anlattı.

İlk zamanlarda yaptığı üretimin sadece kendisine yettiğini vurgulayan Avcu, “Ancak daha sonra çevre il ve ilçelerden talepler geldi. Ben de hem tesisi büyüttüm hem de üretimi artırdım. 2000 ve öncesi yıllarda gübre ithalatı fazlaydı. Gübreler genelde Hollanda, İspanya, İtalya, İsrail ve Belçika'dan geliyordu. Ancak bugün kendimiz gübreyi fazlasıyla üretir hale geldik. Artık daha fazla üreterek, yurt dışına bağımlılığımızın azalmasına katkı sağlamaya çalışıyorum. ” dedi.

2000'de organik ve inorganik gübre lisansını alarak üretime başladığını hatırlatan Avcu, Türkiye'de organik gübre üretiminde ilk 65 üretici arasına girdiğine değindi.

  • Bitkisel atıkları yer altı havuzunda fermente ediyorum “

Avcu, Türkiye'de organik gübre üretiminin yeni yeni yaygınlaştığını ifade ederek, ülkenin organik gübre üretimi açısından önemli potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Organik gübreye olan talebin gittikçe arttığına işaret eden Avcu, bitkilerden sıvı organik gübre ürettiğini belirtti.

Ham madde olarak şeker pancarı ve maya fabrikası atıklarını topladığını anlatan Avcu, “Topladığım bitkisel atıkları 500 tonluk yer altı havuzunda bir hafta ile 30 gün arasında fermente ediyorum. Ardından tanklara çekerek değerlerini orantılıyorum. En son olarak da ambalajlayarak satışa sunuyorum. ” dedi.

İthal ürünlere göre yerli üretimin yüzde 50-70 arasında daha ucuz olduğunu söyleyen Avcu, yurt dışına da ürün gönderdiğini belirterek, “İlk ihracatı İran'a göndererek yaptım. Şimdi Azerbaycan ve Özbekistan ile görüşmelerim var. İlk etapta yurt dışına 500 ton gübre göndermeyi planlıyorum. ” diye konuştu.

  • “Hedefim, ihracatta bin tona ulaşmak “

Avcu, gübre üretiminde en iyiyi yakalamak ve dünya piyasasında yer almak için araştırma ve geliştirme çalışmalarında da bulunduğunu aktardı. Avcu, İç Anadolu'da nohut üzerine yapılan denemelerde dekar başına 180-220 kilogram alınan ürün miktarının 419 kilograma çıkarıldığını söyledi.

Yeni yasalarla kaçak üretimin çok azaldığını ifade eden Avcu, yerli üretimde önceliğin kalitede olması gerektiğini vurguladı. Avcu, yerli üretimin teşviklerle desteklenmesiyle daha ekonomik olacağını ve daha iyi ürün elde edebileceğini kaydederek, şöyle konuştu:

“Eskiden merdiven altı diye tabir edilen üretimler yapılıyordu. 2000 yılında belgelerimi aldım. Bakanlık denetimindeyim. Hedefim, ihracatta bin tona ulaşmak. Onu da yakalayacağım. Ayrıca yerli ürüne insanlarımız, çiftçilerimiz güvensin. “

Categories
Ekonomi

Tarımsal atıklar organik gübre olacak

İZMİR (AA) – EŞBER AYAYDIN – Ege ovalarında çiftçinin yakarak kurtulmaya çalıştığı tarımsal atıklardan organik gübre elde edilerek ülke ekonomisine katkıda bulunulacak.

İzmir'in Tire ilçesinde Caran Grup bünyesinde faaliyet gösteren Anadolu Çim Sanayi, üretimleri sırasında ortaya çıkan atıkların değerlendirilmesi için çalışma başlattı. Bu sırada bölgedeki konserve ve salça fabrikalarıyla çiftçilerin bu atıklar nedeniyle problem yaşadığını tespit eden firma, problemi fırsata dönüştürmek için harekete geçti.

Firma, Ar-Ge çalışmaları sonucu Tarımsal Araştırma ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) desteğiyle organik atıkları dönüştürerek toprağa faydalı hale getirmeyi amaçlayan “Yerel Tarımsal Kaynaklardan Biyoteknolojik Ürünlerin Geliştirilmesi ” projesini hazırladı.

Gelecek yıl hayata geçirilmesi planlanan projeyle toprak, organik atıklardan elde edilen gübre ve bilimsel yöntemlerle elde edilen faydalı mikroorganizmalarla zenginleştirilecek. Topraktaki hastalıkların iyileştirilmesiyle ürünlerinin kalitesi ve raf ömrü uzayacak. İthalatın önüne geçilerek çiftçilere zararlı kimyasal içermeyen toprak dostu organik gübre sunulacak.

Proje yürütücüsü ve Caran Kimya Genel Müdürü Birol Caran, AA muhabirine, organik gübre elde etmek için Tire Organize Sanayi bölgesinde 10 bin metrekarelik bir fabrika kurduklarını, ilk etapta günde 10 tondan başlayarak 50 tona kadar artan bir üretim hedeflediklerini söyledi.

Türkiye'nin topraklarının büyük bölümünün organik madde bakımından zayıf olduğunu, ürün yetiştirmek için kimyasal gübrelerin kullanıldığını anlatan Caran “Kimyasal gübre toprağa zarar veriyor. Ürün atıkları yakıldığında toprağı 5 santim kaybediyorsunuz. Bunun önüne geçmeliyiz. Organik atıklarımızı bu projeyle değerlendirmiş oluyoruz. ” dedi.

Projeyle kurmaya çalıştıkları sistemin dünyanın her yerinde uygulandığını aktaran Caran, “Bu organik atıkları biz toplayıp biyoreaktörde kontrollü bir şekilde kompost hale getireceğiz. Sonra bunu çiftçimize verebiliriz. Bu ürün tamamen organiktir, kimyasal hiçbir şey yoktur. ” diye konuştu.

Caran, organik madde bakımından fakir olan topraklarda mikroorganizmalarla zenginleştirilen organik gübre kullanıldığı takdirde toprağın kaybettiği mineralleri tekrar kazanacağını, böylece yetiştirilecek ürünlerin verim ve kalitesinin artacağını vurguladı.

  • “İhraç kalemi elde etmiş olacağız “

Birol Caran, tamamen yerli olan projelerinin istenirse Türkiye'nin değişik bölgelerinde de uygulanabileceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bizim dal atıklarını, hayvansal atıkları, hayvan terslerini Edirne'den İzmir'e getirmemiz mümkün değil. Biz tesisi kurduktan sonra bu bir örnek teşkil edip, Türkiye'nin her yerinde yayılacak. Şu anda organik olarak yurt dışından gelen bütün gübrelerin önüne geçmiş olacağız. Bununla ilgili İsrail'e gittiğimde İsrail'in en büyük gübre üreten 2. firmasıyla bu konuyu konuştuğumuzda şaşırdılar. Masada bana söyledikleri şuydu, 'siz olayı değiştireceksiniz. Çünkü Türkiye bizim en büyük pazarımız.' Türkiye kimyasal gübre kullanıyor ve büyük ölçüde İsrail'den alıyor. Siz tersine çevireceksiniz olayı. Bırakın Türkiye'deki toprağı iyileştirmeyi iyi bir ihraç kalemi de elde etmiş olacağız. ”

Organik gübreyi 2019 yılının ikinci yarısından sonra çiftçilerin kullanımına sunacakları bilgisini veren Caran, organik gübrenin fiyatının kimyasal gübrelere oranla daha uygun olacağını sözlerine ekledi.

Categories
Alaturka

Atık sular elektrik ve gübreye dönüşüyor

ŞANLIURFA (AA) – YASİN DİKME – Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen atık su arıtma tesisinde arıtılan su tarımsal alanda kullanılırken, atık sudan elde edilen çamur da gübre ve elektriğe dönüştürülüyor.

Akçamescit Mahallesi'nde yaklaşık 2 yıl önce 80 bin metrekare üzerinde kurulan tesiste solar çamur kurutma alanı, dinlenme alanı, ayrıştırma üniteleri, enerji üretme alanı ve çökeltme tankları bulunuyor.

Şanlıurfa'nın 3 merkez ilçesinin atık suları borularla bu tesise taşınıyor. Günlük 145 bin metreküp kapasiteli tesiste arıtılan su, borularla tarımsal alana gönderiliyor. Biyolojik atıklardan gübre elde edilen tesiste, arıtma sonucu ortaya çıkan gazdan da elektrik elde ediliyor.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, 2 yıl önce yapımına başlanan tesisin testlerinin yapıldığını ve faaliyete geçirdiklerini söyledi.

Merkez ilçelerin atık suyunu tesiste toplayacaklarını ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti:

“Tesisimiz 80 bin metrekare üzerinde kurulu. Yerel yönetimler anlamında bölgemizin en önemli yatırımlarından biridir. Çok kısa bir sürede hibe alarak bu projeyi tamamladık. Projemizin yüzde 75'i hibe yüzde 25'i ise belediyemizin kaynağıyla yaptık. Avrupa Birliği hibesiyle bu projeyi yaptık. Şanlıurfa için çok önemli olan bu doğa dostu, insan sağlığını tehdit eden tüm unsurları ortadan kaldıran bir proje. Hiçbir şeye yaramayan atık sudan enerji, gübre elde edilen ve tarımda kullanılacak temiz su elde edilen, yanı sıra milli ekonomiye katkı sağlayan bir projeyi hayata geçirdik. ”

Tesiste ilk başta 3 megavat kadar enerji üretileceğini, günlük 145 bin metreküp su arıtılacağını aktaran Çiftçi, şöyle devam etti:

“Tesiste solar kurutma sistemi ayrıştırma üniteleri, dinlenme havuzları ve enerji üretme tesisi bulunmakta. Öncelikle elde edilen enerjiyi tesiste kullanacağız. Bunun yanında elde edilecek gübre ve suyu bedelsiz bir şekilde vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız. Şanlıurfa'mız tarım kenti, bunu ilk başta Siverek, Bozova ve Akçakale ilçemizde hayata geçirdik. Oradaki üreticilerimize gübre dağıtıyoruz. Diğer ilçelerimizde çalışmalar devam ediyor. Üretilecek gübre çok tabii bir gübre, bitkinin gelişmesinde yapılan testlerde çok önem arz ediyor. Bitkinin verimli olabilmesi için çiftçimize önemli bir katkı vermiş olacağız. Çiftçimiz bu gübreyi almasa suni gübre alıp kullanacak. Bu da ek bir maliyet olacak. 13 ilçemizin atık suyunu bu şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Bizler bunu artırmak istiyoruz. Tarım şehri olarak her şeyi değerlendirerek ekonomiye katkı sunmaya çalışıyoruz. Enerjiyi, bilgiyi, bilimi kullanan mantıklı projeleri hizmete sunmaya devam ediyoruz. ”

Bütün testleri yapılan arıtma tesisinin, bir süre sonra tam kapasiteyle çalışacağı bildirildi.

– Su kullanımı çok önemli

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, Atatürk Barajı'ndan gelen suyun bölgede yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

Atık suyun arıtılıp tekrar değerlendirilmesinin dünyada son yıllarda önemli hale geldiğini vurgulayan Öztürkmen, şunları kaydetti:

“Çağımızda su çok kıymetli hale geldi. Şanlıurfa'da bu tür tesislerin hayata geçirilmiş olması mutluluk verici. Bu çalışmayla kötü su kullanımından kaynaklanan bölgede çoraklaşma ve tuzlulaşmanın önüne geçilmiş olunacak. Bunun yanında arıtılan su ile ovada daha fazla alan sulanmış olacak. Bununla birlikte çevre kirliliğinin önüne geçilmiş olunacak. Atık suların arıtılması geleceğimiz için önemli bir adım. ”

Atık sudan elde edilen gübrenin çok kıymetli olduğunu anlatan Öztürkmen, şunları kaydetti:

“Atık suyun çamurundan gübre üretimini başta İngiltere ile Avrupa'da birkaç ülke yapıyor. Atık sudan elde edilen çamur kurutulup kompost halinde çürütülerek tarımda kullanılıyor. Bu gübre büyük oranda mikro element katkılı, dolayısıyla toprakta hem fiziksel gelişmeyi hem de verimi artıyor. Bunu yaparken kontrollerin iyi yapılması gerekiyor. Bu tür tesislerin bölgede sayısının artırılması gerekiyor çünkü gelecekte Türkiye dahil olmak üzere dünyadaki birçok ülkede su krizi başlayacağını düşünüyoruz. Bu tesisler gelecek için çok önemli yatırımlardır. Doğal hayatı koruma adına, atık suların iyileştirilmesi adına çok güzel bir adım. Su gibi önemli değerlerin koruması anlamında atılacak her adım ve çalışma geleceğe atılmış bir temeldir. Çünkü gelecek toprak ve su çok önemli değerler olacak. ”

Categories
Alaturka

Bilinçsiz gübre kullanımı verim ve kaliteyi düşürüyor

KONYA (AA) – SAVAŞ GÜLER – Bilinçsiz gübre kullanımı, üründe verim ve kaliteyi olumsuz etkiliyor. Gübreleme öncesinde toprak analizi yaptırmayan üreticiler, hasat zamanında bekledikleri verimi elde edemedikleri gibi bilinçsiz gübreleme nedeniyle toprağın kalitesi de düşüyor.

Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Güneş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çiftçinin gübreleme öncesinde mutlaka toprak analizi yaptırması gerektiğini söyledi.

Her ürünün gübre ihtiyacının farklı olduğunu belirten Güneş, şöyle devam etti:

“Çiftçi hangi ürünü yetiştirirse yetiştirsin, birim alanda alınması gereken saf gübre miktarına dikkat etmeli. Örneğin, 7 ton patates verimi hedefleniyorsa bunun için ihtiyaç duyulan azot, potasyum, fosfor ve magnezyum oranının hesaplanması, hedeflenen ürünle toprak analizi karşılaştırılıp bir program hazırlanması gerekiyor. Her ürünün gübre ihtiyacının farklı olduğu unutulmamalı. ”

– “Gübre kullanımının artırılması lazım ”

Güneş, gübrenin tarımın en önemli girdilerinden biri olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye'de gübre kullanım oranı oldukça az. Hektar olarak değerlendirdiğimizde Hollanda'da 550, Almanya'da 240, Türkiye'de ise 98 kilogram gübre kullanılıyor. ” diye konuştu.

Bilinçli tarımsal faaliyet için üreticinin özellikle taban gübresi kullanımına ve toprak analizine önem vermesi gerektiğini belirten Güneş, şunları söyledi:

“Maalesef çiftçilerimizin çoğunluğu toprak analizini sadece destek almak için yaptırıyor. Bazıları evinin önünden toprak getiriyor. Bazıları toprak getirmeden analiz sonuçlarını almaya çalışıyor. Bunlardan vazgeçmeleri lazım. Çiftçi kaç ton verim hedefliyorsa, ziraat mühendisleri ile ona göre gübreleme programı hazırlayıp uygulaması gerekiyor. Çok veya az atmaktan ziyade doğru ürüne doğru zamanda gübre atmak önemli. Topraklarımız maalesef organik madde bakımından zengin değil. Avrupa'da bu oran yüzde 3 seviyesindeyken, ülkemizde yüzde 1'in altında. Dolayısıyla hem organik hem de kimyevi gübrelemeye özen göstermeliyiz. ”

Güney, Türkiye'de gübre kullanım miktarının yıllık yaklaşık 7 milyon ton civarında olduğuna dikkati çekerek, “Bunun 6,5 milyon tonu kimyevi gübredir. Kimyevi gübrelerin 3'te 2'sini azotlu gübreler oluşturuyor. Gübre kullanım oranının artırılması lazım. Gübre fiyatlarında ciddi artış var. Zaten az kullanıldığı için bu pazarın 2018 yılında yüzde 30 daralacağını düşünüyorum. Yüzde 90'ı dışarıdan gelen ve üzerinde dolar baskısı olan bir üründen bahsediyoruz. Azotlu gübre için doğalgaza ihtiyaç var. Ülkemizde üretilmesi oldukça maliyetli. ” dedi.

– “Desteğin daha da artırılmasını temenni ediyoruz ”

Tarım ve Orman Bakanlığınca gübre desteğinin yüzde 100 artırılmasından memnuniyet duyduklarını ancak bu desteğin özellikle İç Anadolu Bölgesi için yetersiz olduğunu dile getiren Güneş, şunları kaydetti:

“Bölgenin az yağış almasından dolayı hububat çiftçisi ekstra sulama yapıyor. Bakanlığımız 4 kuruş olan desteği 10 kuruşa çıkardı. Verilen destek Trakya ve Çukurova'daki çiftçiye yetebilir ancak İç Anadolu hububat üreticisine 25-30 kuruşluk destek verilmesi gerekiyor. Buğday ve arpa üreticisiyle ilgili önlemler alınmalı çünkü ekim alanları daralıyor. Çiftçi mısır ekimine yönelmeye başladı. Bu durum bir süre sonra mısırda da arz talep dengesini bozacaktır. Bakanlığımızın artırdığı fiyatlardan memnunuz ama daha da artırılmasını temenni ediyoruz. ”

Categories
Ekonomi

Hububatta gübre desteği müjdesi üreticiyi sevindirdi

DİYARBAKIR (AA) – AHMET KAPLAN – Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki çiftçilerin yüzü, birbiri ardına gelen destek haberleriyle gülüyor.

Akaryakıt giderlerinin yarısının devlet tarafından karşılanması, kimyevi gübrede yüzde 15'lere varan indirim ve arpa ile buğdayda 5 kuruş olan prim desteğinin önümüzdeki yıl 10 kuruş olarak ödeneceği açıklamalarının ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin önceki gün katıldığı Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Marmara Bölge Toplantısı'nda hububatta dönüm başına verilen gübre desteğinin 4 liradan 8 liraya yükseltileceğini söylemesi bölge çiftçisi için müjde oldu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi Mehmet Cevat Delil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çiftçinin üretmesi için önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirtti.

Delil, “Sayın Bakanımız 4 lira olan gübre desteğinin 8 liraya çıkarıldığını belirtti. Yüzde 100'lük artış çiftçimizi memnun etmiştir. Özellikle kuru tarımda çiftçiye verilen dönüm başına yaklaşık 40 lira olan desteğin 70 liraya çıkartılması neredeyse yüzde 100'e varan bir artış. Bu destekleri benimsiyor ve destekliyoruz. Bu destek olmazsa çiftçi üretemez. Biz mazot desteğinde de yüzde 100'lük artış beklemekteyiz. Mazot desteğinde de artış olursa çiftçimiz bir nebze de olsa rahatlayacak. Devletimize ve hükümetimize teşekkür ediyoruz. Bu desteklerin artırılmasını talep ediyoruz. ” dedi.

Çiftçi Aydın Aktaş da zor bir süreç yaşadıklarını, bu nedenle desteklerin önemli olduğunu söyledi.

Aktaş, gübre desteğindeki artış için Bakan Pakdemirli'ye teşekkür ederek, “Mazotta da aynı artışı bekliyoruz. Hükümet yetkililerine teşekkür ederiz. Verilen her destek çiftçiyi rahatlatıyor. ” dedi.

Çiftçi İhsan Özbay da hem kuru hem de sulu tarım yaptığını belirterek, “Çiftçiler olarak sıkıntılı bir süreç yaşadık. Sağ olsun hükümet desteklerle bizi biraz canlandırdı. ” ifadesini kullandı.

Özbay, “Mazottaki desteklemede de artış olursa memnun kalırız. Son süreçte hükümetin desteklerde yapmış olduğu artışlardan memnunuz. Teşekkür ediyoruz. ” diye konuştu.

Categories
Ekonomi

GÜBRETAŞ'tan Katar'a 10 milyon dolarlık ihracat hedefi

ANKARA (AA) – GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Poyraz ve Katarlı Al Baida Grubunun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Al-Misnad, distribütörlük anlaşmasına imza attı.

Poyraz, GÜBRETAŞ Ankara Bölge Birliği'nde, Katar Büyükelçisi Salim bin Mübarek el-Şafi'nin katılımıyla gerçekleşen imza töreninde yaptığı konuşmada, distribütörlük anlaşmasının iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının gelişmesi ve tarım açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi.

Türkiye'de bitki besleme sektörünün en geniş ürün çeşidi yelpazesine sahip GÜBRETAŞ'ın son yıllarda ihracata yöneldiğini belirten Poyraz, milli ekonomiye katma değer sağlamak için uluslararası alanda neler yapabileceklerini değerlendirdiklerini bildirdi.

Poyraz, GÜBRETAŞ'ın 10 yıl önce Türkiye'nin yurt dışındaki en büyük sanayi yatırımına imza attığını hatırlatarak, “2017'den itibaren ağırlık verdiği ihracat çalışmalarıyla sektördeki Ar-Ge birikimini katma değere dönüştürerek, yurt dışına gübre satmaya başlayan GÜBRETAŞ, bu çalışmalarla 1 yıl içinde 10'dan fazla ülkeye gübre ihracatı gerçekleştirdi. Al Baida şirketiyle satış hacmini, birkaç yıl içinde 10 milyon dolara ulaştırma hedefi koyduk. ” diye konuştu.

GÜBRETAŞ'ın Al Baida Grubu ile başlattığı ticari iş birliğinin sadece gübreyle sınırlı kalmamasını ve iki ülke tarım sektörlerinin farklı alanlarını da kapsayacak hızla büyüyen bir sinerjiye dönüşmesini arzu ettiklerini vurgulayan Poyraz, bu kapsamda Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile bitki koruma, gıda tedariki, sulama ve sera sistemleri, tohumculuk gibi alanlarda faaliyet gösteren diğer şirketlerle ilgili tarımsal iş birlikleri de gerçekleştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

– “GÜBRETAŞ bizim için önemli bir fırsat ”

Al Baida Grubunun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Al-Misnad da geçen yıl bölge ülkelerinin ambargosunun Katar'da gıda ve tarımın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini anlattı. Ambargo sırasında ülke olarak karşılaştıkları gıda sıkıntısıyla birlikte kendi tarımsal ürünlerini üretme kararı aldıklarına işaret eden Al-Misnad, “Bu dönemde tanıştığımız GÜBRETAŞ'ın, Türkiye tarımındaki köklü kurumsal tecrübesiyle oluşturduğu bitkiye özel gübreler önemli bir fırsat olarak karşımıza çıktı. Bu gübreleri kullanarak, Al Baida Grubuna ait 6 bin dönümlük arazide verimlilik ve kaliteyi artırmaya başladık. ” ifadesini kullandı.

GÜBRETAŞ ve Al Baida Grubu arasında yapılan distribütörlük anlaşması sayesinde, ürünlerin Katar'daki diğer tarım arazilerinde de kullanıldığını aktaran Al-Misnad, böylece ülkelerindeki tarımsal üretimin artmasına katkılar sağlayacaklarını söyledi.

Al-Misnad, şirket olarak ticari faaliyet gösterdikleri Umman ve Kuveyt'te de GÜBRETAŞ ürünlerinin satışını gerçekleştireceklerine dikkati çekerek, “Tarımsal üretim alanındaki bu iş birliğini kısa sürede büyüterek, Türkiye ile Katar arasındaki kardeşliğin ortak faydalar üretmesine katkı sağlayacak olmaktan mutluluk ve onur duyuyoruz. ” değerlendirmesinde bulundu.

Katar'ın Ankara Büyükelçisi Salim bin Mübarek el-Şafi'nin de anlaşmaya şahitlik etmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. GÜBRETAŞ ve Al Baida Grubu arasında yapılan distribütörlük anlaşmasının iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendireceğini vurgulayan el-Şafi, şirketlere çalışmalarında başarılar diledi.

Konuşmaların ardından, Poyraz ve Al-Misnad tarafından distribütörlük anlaşması imzalandı.

– GÜBRETAŞ ve Al Baida distribütörlük anlaşması

Al Baida Grubu ile başlatılan ticari ilişki kapsamında, halen Katar'da pazar oluşturma çalışmaları devam ediyor. Türkiye, yılın 9 aylık döneminde Katar'a 485 ton sıvı-toz gübre ihracı gerçekleştirdi. Katar'da GÜBRETAŞ ve Al Baida Grubu arasındaki ticari hacmin hızla artırılması ve birkaç yıl içinde 10 milyon dolarlık hedefe ulaştırılması hedefleniyor.

Categories
Ekonomi

Kuru kayısının “başkenti”nde ağaçlara sonbahar bakımı

MALATYA (AA) – ORHAN YOLDAŞ – Dünyanın kuru kayısı ihtiyacının yüzde 85'ini karşılayan Malatya'da, bu meyvelerin ağaçlarında sonbahar bakımı yapılıyor.

Türkiye'deki 17 milyon kayısı ağacından 8 milyonuna sahip Malatya'da, yaklaşık 50 bin aile geçimini bu üründen sağlıyor. “Dünyanın kayısı başkenti ” olarak anılan kentteki çoğu ailenin geçim kaynağı kayısı bahçelerinde, sonbaharın gelmesiyle hareketlilik yaşanıyor.

Eylül ayının sonlarında bahçelerdeki ağaçları hızar makinesi ve testere gibi aletlerle budamaya başlayan üreticiler, ağaçları yeniden yeşermeye başlayacakları ilkbahara hazırlıyor.

Geçen sezon yüksek rekolteye rağmen hastalıklardan kaynaklı kalite düşüklüğü nedeniyle ürününü düşük fiyata satmak zorunda kalan üreticiler, bu yıl da artan girdiler nedeniyle sıkıntılı günler geçiriyor.

Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üreticilerin yüksek verim alabilmesi için kayısı ağaçlarının bakımını düzenli şekilde yapması gerektiğini söyledi.

Solmaz, odaya bağlı ziraat danışmanlarıyla üreticileri ziyaret ederek, kayısı ağaçlarına sonbaharda yapılacak bakımla ilgili gerekli bilgiyi paylaştığını belirtti.

Sonbahar bakımı kapsamında, ağaçlarda budama çalışmalarının başladığına değinen Solmaz, yetersiz budamanın meyvenin kalitesini düşürdüğünü aktardı.

Girdi maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle üreticilerin ağaçlara yeterli bakımı yapamadığını savunan Solmaz, şu görüşleri dile getirdi:

“Son zamanlarda dolar bahane edilerek, yüzde 100'e kadar zam yapıldı. Üreticilerin alım gücü düştüğü için bazı üreticiler bahçelere kimyasal gübre atamayacak. Gübre olmayınca da ürünün kalitesi düşüyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yüzde 15 indirimin olacağını söyledi fakat bu indirim çiftçi için yeterli değil. Gübrede 100 liraya kadar bir sübvanse uygulanmalı. Bu destek üretime verildiği için ülke ekonomisine ve gelirine katkı sağlayacak. ”

– “Bazı üreticiler su bazlı boyaları kullanıyor ”

Yeşilyurt Ziraat Odası Tarım Danışmanı Mehmet Aslan da budama yapılacak ağacın kesilecek dallarının önceden belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Ağaçların verimliliğinin artması ve kaliteli ürün elde edilebilmesi için budama yapıldığını aktaran Aslan, şunları kaydetti:

“Budanacak ağacın altına girerek, 'şu dalları keseyim' demekle olmaz. Çünkü ağacın altında doğru karar veremezsiniz. Bu nedenle ağaca karşıdan bakarak, şekil budaması için kesilecek dallar belirlenmeli. Ayrıca aşırı budamadan kaçınılmalı. Kesilen dalların yerlerine aşı macunu sürülmeli. Her budanan ağaçtan sonra hastalık bulaşmaması için budama aletleri çamaşır suyuyla dezenfekte edilmeli. ”

Üreticilerin aşı macununun fiyatını yüksek bulduğu için kullanmadığını bildiren Aslan, “Aşı macunları pahalı olduğu için bazı üreticiler su bazlı boyaları kullanıyor. Biz aşı macununu tavsiye ediyoruz. ” diye konuştu.

– “Kayısı para etti ama girdi de arttı ”

Çiftçi Baki Özdemir ise geçen yıl rekolte yüksekliği, çil hastalığı ve işçi maliyetlerinden dolayı kar edemediklerini hatırlatarak, bu yıl hasat sezonunda kayısı fiyatlarının yükseldiğini kaydetti.

Fiyatların arttığını ancak girdi maliyetlerinin yükseldiğini dile getiren Özdemir, “Gübre fiyatı yaklaşık yüzde 90 arttı, mazot arttı. Kayısı para etti ama girdi de arttı. Geçen yıl kuru kayısının kilogramını ortalama 5 liradan sattık. Bu yıl kalitesine göre 9-11 liraya sattım. ” şeklinde konuştu.

Özdemir, çiftçilerin budama sonrası ağacı hastalık ve zararlılardan korumak için pahalı macun yerine daha ucuz olan plastik boyalardan kullandıklarını sözlerine ekledi.