Cezayir'de Buteflika karşıtı gösteriler devam ediyor

CEZAYİR (AA) – Cezayir'de yüz binlerce kişi Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın görevi bırakması talebiyle gösteri düzenledi.

Başkent Cezayir'in yanı sıra pek çok şehirde meydanları dolduran Cezayirliler Buteflika'nın istifasını istedi.

Başkentteki Merkez Postahane ve Maurice Audin meydanlarında toplanan binlerce kişi, mevcut sistemin sonunun geldiğini ifade eden "Son" yazılı dövizler taşıdı.

  • Fransa karşıtı sloganlar atıldı

Göstericilerin Buteflika'nın yanı sıra Fransa ve Başbakan Nureddin Bedevi ile Dışişleri Bakanı Ramtan Lamamra karşıtı sloganlar atması dikkati çekti.

  • Başkentte metro seferleri durduruldu

Başkentte yoğun güvenlik önlemleri alınırken, kentin farklı noktalarında metro seferleri durduruldu.

Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ulusal diyalog konferansı düzenleme taahhüdünü yineleyerek, halkın her kesiminin temsil edileceği konferansta ülkeye sıçrama yaptıracak kritik kararlar alınacağını ifade etmişti.

Buteflika, 11 Mart Pazartesi günü sürpriz bir kararla 18 Nisan'da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerini ertelediğini, adaylığını geri çektiğini ve hükümette kapsamlı değişiklikler yapılacağını duyurmuştu.

Cezayir'de 1999'da yönetime gelen ve 4 dönemdir görev yapan 82 yaşındaki Abdulaziz Buteflika'nın, sağlık sorunlarına rağmen bir kez daha aday olması, ülkesinde bir süredir protestolara neden oluyordu.

Cezayirliler söz konusu kararlarla "Buteflika'nın görev süresinin tarihi belirlenmeyen seçimlere kadar uzatıldığı" gerekçesiyle gösterilerini sürdürüyor.

İsrail askerleri Batı Şeria'da bir Filistinliyi yaraladı

NABLUS (AA) – İsrail askerlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'da yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ayrım Duvarı protestosuna müdahalesinde bir kişi yaralandı.

İsrail askerleri, Kefr Kaddum beldesinde düzenlenen protestoya plastik mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

AA muhabirine konuşan Kefr Kaddum Halk Direniş Komiteleri Koordinatörü Murad İştivi, İsrail askerlerinin, Filistinlilerin düzenlediği gösteriye müdahalesi sonucu bir gencin başından plastik mermiyle yaralandığını belirtti.

İştivi, onlarca kişinin de göz yaşartıcı gazdan etkilendiğini ifade ederek, İsrail askerlerinin olayları takip eden basın mensuplarına karşı da güç kullandığını söyledi.

Ayrım Duvarı ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri inşasına karşı her hafta cuma günü düzenlenen gösterilere İsrail askerleri gerçek ve plastik merminin yanı sıra göz yaşartıcı gaz ve bazen tazyikli atık suyla müdahale ediyor.

Filistin'de 2000 yılında patlak veren Aksa İntifadası'nın (2. İntifada) ardından İsrail yönetimi, 2002 yılında "güvenlik" gerekçesiyle Batı Şeria ile İsrail arasına Ayrım Duvarı inşasına başlamıştı. Ayrım Duvarı nedeniyle Batı Şeria'daki 3 milyona yakın Filistinli, işgal altındaki Doğu Kudüs'e ve İsrail'e geçemiyor.

İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'da 250'ye yakın yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden 400 binden fazla Yahudi yerleşimci, Batı Şeria'da işgal boyunduruğu altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda yer alan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.

Tunus'ta bağımsızlık yıl dönümünde “ulusal otorite” gösterisi

TUNUS (AA) – Tunus'un Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasının 63. yıl dönümünde "ulusal otoritenin hakim kılınması" talebiyle gösteri düzenlendi.

Başkent Tunus'taki Fransız Büyükelçiliği önünde toplanan göstericiler, ellerinde Tunus bayrakları ile bağımsızlık mücadelesinde şehit düşen direnişçilerin fotoğraflarını taşıdı.

Sömürge yönetimlerini kınayan göstericiler, aynı zamanda ülke yönetimine ulusal otoritenin hakim kılınması çağrısında bulundu.

Gösteri organizatörü Tunuslu aktivist Remzi el-Ulvi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkede "karar yapıcılar tarafından yağmalanan ulusal otoritenin geri kazanılması" gerektiğini belirterek, doğal kaynakların çıkarılması, işlenmesi ve dağıtılmasının tamamen millileştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ülkenin doğal kaynaklarının yağmalandığını, Fransız ve İtalyan balıkçıların kara sularını ihlal ederek deniz zenginliklerini çaldığını söyleyen Ulvi, Tunus yönetimine otoritesini geri kazanma çağrısı yaptı.

Tunus, Fransız işgali ve sömürgesine karşı verdiği mücadelenin ardından 20 Mart 1956'da bağımsızlığını kazandı.

Cezayir'de Buteflika karşıtı gösteriler devam ediyor

CEZAYİR (AA) – Cezayir'in çeşitli kentlerinde, öğrenci, doktor ve memurlar, Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın görevi bırakması talebiyle gösteriler düzenlendi.

Başkent Cezayir'deki Merkez Postahane Meydanı'nda bir araya gelen yüzlerce öğrenci "Uzatma ve ertelemeye hayır. Gitmesini istiyoruz" yazılı dövizler taşıdı.

Meydanın çevresinde yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ancak polislerin müdahale etmeyip uzaktan izlediği görüldü.

Başkentteki Mustafa Paşa Hastanesi'nin önünde toplanan doktorlar da aynı taleple eylem yaptı.

Cezayir medyasında çıkan haberlere göre, Buyira, Becaya ve Cicel kentlerinde de öğrenci ve belediye çalışanları Buteflika'nın görevi bırakması için gösteriler düzenledi.

Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika, dün yaptığı açıklamada, ulusal diyalog konferansını düzenleme taahhüdünü yineleyerek, halkın her kesiminin temsil edileceği konferansta yönetim sisteminin değişeceğini ve ülkeye sıçrama yaptıracak kritik kararlar alınacağını ifade etmişti.

Buteflika, 11 Mart Pazartesi günü sürpriz bir kararla 18 Nisan'da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerini ertelediğini, adaylığını geri çektiğini ve hükümette kapsamlı değişiklikler yapılacağını duyurmuştu.

Cezayir'de 1999'da yönetime gelen ve 4 dönemdir görev yapan 82 yaşındaki Abdulaziz Buteflika'nın, sağlık sorunlarına rağmen bir kez daha aday olması, ülkesinde bir süredir protestolara neden oluyordu. Cumhurbaşkanının adaylığını geri çektiğini açıklamasına rağmen gösteriler sona ermedi.

Gazze'de İsrail ablukası protesto edildi

GAZZE (AA) – Gazze'de, yıllardır süren İsrail ablukasının kaldırılması ve Gazze Şeridi'ne liman kurulması talebiyle gösteri düzenlendi.

Gazze Ablukasını Kırma Ulusal Hareketi tarafından kent sahilinde düzenlenen gösteriye katılanlar, Filistin bayraklarının yanı sıra "Gazze limanı insani bir hak", "Abluka insanlığa karşı bir suçtur" gibi ifadelerin yer aldığı dövizler taşıdı.

Büyük Dönüş ve Ablukayı Kırma Yürüyüşü Yüksek Ulusal Heyeti üyesi Yasir Halef gösteride yaptığı konuşmada, İsrail tarafından yıllardır uygulanan ablukanın toplu cezalandırma olduğunu ifade ederek, "İnsanlığa karşı bir suç olan bu adaletsiz abluka artık kabul edilemez." dedi.

İsrail tarafının, ayrıca "ateşkes anlaşmasını da yok saydığını" vurgulayan Halef, Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma ateşkese bağlı kalması için İsrail'e baskı yapmaları çağrısında bulundu.

Filistinliler, 30 Mart 2018'den bu yana abluka altındaki Gazze Şeridi'nin İsrail sınırında "Büyük Dönüş Yürüyüşü" adı altında barışçıl gösteriler düzenliyor.

İsrail askerleri ise "sürgün edildikleri topraklarına geri dönmeyi ve 2006'dan beri Gazze'ye uygulanan hukuksuz ablukanın kaldırılmasını" talep eden sivil halka gerçek mermilerle ateş açıyor.

GÜNCELLEME – Fransa'da sarı yelekliler yeniden sokaklarda

PARİS (AA) – Fransa'da sarı yelekliler, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin politikalarını protesto etmek için ülke genelinde yeniden sokağa çıkarken, polis Paris'te göstericilere biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti.

Akaryakıt zamlarına ve ekonomik koşullara tepki olarak 17 Kasım 2018'de başlayan ancak daha sonra Macron yönetimine karşıtlığa dönüşen sarı yeleklilerin gösterileri, 18. haftasında yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşti.

Eylemciler, Paris'in Champs-Elysees Caddesi'nde toplandı. Polis, taş ve şişe atan göstericilere biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti.

Caddede birkaç barikatı ateşe veren göstericiler, camlarını kırdıkları birçok mağaza ve restoranı yağmaladı. Eylemciler, ayrıca caddedeki birkaç ünlü markanın mağaza ve restoranını yaktı.

Eylemde, Champs-Elysees Caddesi çevresinde bir binanın zemin katında bulunan bankada yangın çıktı. Alevlerin üst katlara sıçradığı yangında ikisi polis 11 kişi hafif yaralandı. İtfaiye ekipleri olay yerine intikal etti.

Şiddet oranının geçen haftalara göre daha yüksek olduğu görülen başkentteki gösteride, 192 kişinin gözaltına alındığı ve 17'si polis 42 kişinin yaralandığı açıklandı.

  • "Kriz masası oluşturuldu"

Başbakan Edouard Philippe, yaptığı açıklamada, eylemlerdeki şiddet olaylarının kabul edilemez olduğunu belirterek, olayları çıkaranları destekleyenlerin de suçlu olduğunu söyledi.

İçişleri Bakanı Christophe Castaner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, eylemdeki şiddet olaylarını kınadı.

Valiliğe şiddet olaylarına en sert şekilde cevap verilmesi talimatı veren Castaner, Paris'teki gösteriye 7-8 bin kişi katıldığını belirterek, bunlardan 1500'ünü "aşırı şiddetli" kişiler olarak nitelendirdi.

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo da başkentteki şiddet olayları nedeniyle kriz masası oluşturulduğunu belirtti.

Diğer taraftan "iklim değişikliği sorununa karşı acil eyleme geçilmesini" isteyen binlerce kişi, birçok kuruluşun ortak çağrısıyla Trocadero Meydanı'ndan Opera Meydanı'na yürüdü.

Göstericiler, Opera Meydanı'nda kendilerini bekleyen sarı yeleklilerle Republique Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Ülkenin en büyük sendikalarından Genel İş Konfederasyonu (CGT) da gösteriye destek verdi.

Bordeaux, Toulouse, Rennes, Lyon ve Marsilya gibi kentlerde de gösteriler düzenlendi. Olayların çıktığı Toulouse'daki gösteride 7 kişi gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığının verilerine göre ülke çapındaki gösterilere 32 bin 300 kişi katıldı.

  • Protestolar

Hükümetin paylaştığı rakamlara göre, gösterilerde şimdiye kadar 11 kişi hayatını kaybetti, 2 binden fazla kişi yaralandı, 8 bin 400'den fazla kişi gözaltına alındı ve 2 bine yakın kişi hapis cezasına çarptırıldı.

Mediapart internet sitesinin haberinde ise sarı yeleklilerin eylemlerinde biber gazı kapsülünün isabet etmesi sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği, 5 kişinin elinin koptuğu, 21 kişinin gözünü kaybettiği belirtilmişti. Haberde 204 kişinin başından, 13 kişinin elinden, 41 kişinin gövdesinden, 68 kişinin bacaklarından ve 16 kişinin de belinden yaralandığı kaydedilmişti.

Ayrılıkçı Katalanlar Madrid'de gösteri yaptı

MADRİD (AA) – İspanya'nın doğusundaki Katalonya bölgesinin bağımsızlığını isteyen sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla, yargılanan ya da kaçak olan Katalan siyasetçilere destek vermek için başkent Madrid'de gösteri düzenlendi.

İlk defa Madrid'de organize edilen gösteri için Katalonya'dan 450 otobüs ve 10 hızlı trenle başkente gelen Katalanlar "Kendi geleceğine karar vermek suç değil. Demokrasi karar vermektir" pankartıyla yürüdü.

Madrid kent merkezindeki gösteriye Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Quim Torra ile bazı özerk yönetim hükümeti üyeleri de katıldı.

Galisya, Castilla y Leon, Endülüs, Bask ve Asturias gibi İspanya'nın diğer bölgelerinden de gösteriye destek için gelenler oldu.

Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Torra, gazetecilere yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"İspanya nerede hata yaptığına baksın. Demokrasi, sivil ve sosyal haklar, kendi geleceğine karar verme hakkı İspanya'nın bir parçası olmalı. Madrid'den bir kez daha siyasi tutuklularımızı, sürgündeki siyasetçilerimizi selamlıyor, onları kucaklıyoruz. Bu saçma bir davadır. Onların özgürlüğüne kavuşmalarına ve kendi geleceğine karar verme hakkımıza saygı gösterilip, tanınmasına kadar durmayacağız. Bizi durduramayacaklar."

Katalonya Özerk Parlamentosu Başkanı Roger Torrent de Yüksek Mahkeme'deki davanın "yalan temellere dayandığını, temel hak ve özgürlüklerin yargılandığını" öne sürerek, "Siyasi sorunlar sadece demokrasiyle, sandıkta çözülür. İspanyol devleti ile siyasi sorunu çözmenin tek yolu referandumdur." şeklinde konuştu.

Yaklaşık 50 bin Katalan'ın katıldığı ve aşırı sağ görüşlü grupların sosyal medyadan "tehdit içerikli" mesajlar gönderdiği gösteri için 500 polis görevlendirildi.

  • Katalonya'daki süreç

İspanya Anayasa Mahkemesince yasa dışı ilan edilmesine rağmen Katalonya'da 1 Ekim 2017 tarihinde yapılan bağımsızlık referandumu ve 27 Ekim 2017'de Katalonya parlamentosunda kabul edilen tek taraflı bağımsızlık deklarasyonu sonrasında eski Katalonya özerk yönetim hükümeti başkanı Carles Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi İspanya dışına kaçmıştı.

İspanya'da kalan sanık Katalan siyasetçilerden 9'u tutuklu, 3'ü de şartlı serbest olan 12'sinin Madrid'deki Yüksek Mahkeme'de yargılanmasına ise 12 Şubat'ta başlanmıştı.

Savcılık sanıklar hakkında "devlete karşı ayaklanma" suçundan 7 ila 25 yıl hapis talep ediyor. Davanın ilk duruşmalarında Savcı Javier Zaragoza, "Bu, İspanya demokrasisinin savunulduğu bir davadır. Bu dava demokrasinin zaferidir." görüşünü savunmuştu. Savcı Zaragoza'nın, "Katalonya'yı bağımsız bir devlet olarak yaratma süreci yasa dışıdır. Katalan halkının egemenliği yok, İspanyol halkının egemenliği vardır. Sanıklar devleti pes ettirmek istiyorlar." şeklindeki sözleri dikkati çekmişti.

Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı girişimlerde 25 yılla hakkında en fazla hapis cezası talep edilen eski Katalonya Hükümet Başkan Yardımcısı Oriol Junqueras ise kendisinin "siyasi tutuklu" davanın da "siyasi" olduğunu savunmuştu. Junqueras, "Yaptıklarımızın hiçbiri suç değil. Oy kullanmak suç değil, çünkü böyle bir şey ceza yasasında yok." demişti.

Hollanda'da Suriye gösterisi düzenlendi

AMSTERDAM (AA) – Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da, Suriye'deki iç savaşın 8. yılında gösteri düzenlendi.

Suriye Komitesince Dam Meydanı'nda düzenlenen gösteriye katılanlar, Esed rejimi karşıtı sloganlar attı ve Suriye'deki katliamların durdurulması çağrısında bulundu.

Özgür Suriye Ordusunu (ÖSO) simgeleyen bayraklar ve "İdlib'i bombalamayı durdur" pankartı ile "Korkuyorum", "Özgür Suriye", "Sayın insanlık neredesin?" ve "Putin, Esed savaş suçlusu" yazılı dövizler taşıyan göstericiler, Suriye'de yaşanan insanlık dramına dünyanın sessiz kalmasına tepki gösterdi.

Suriye'deki halk ayaklanması, Beşşar Esed rejiminin 15 Mart 2011'de Dera ilinde başlayan rejim karşıtı barışçıl gösterileri şiddetle bastırmasıyla iç savaşa dönüşmüştü.

8 yılını dolduran iç savaşta, yüz binlerce insan hayatını kaybetti, 5,5 milyondan fazla sivil hayatta kalabilmek için başka ülkelere sığındı.

Fransa'da sarı yeleklilerin gösterileri 4'üncü ayını doldurdu

PARİS (AA) – YUSUF ÖZCAN – Fransa’da akaryakıt zamlarına ve kötü ekonomik koşullara tepki olarak başlayan ancak daha sonra Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine karşı gösterilere dönüşen sarı yeleklilerin eylemleri 4 aydır devam ediyor.

Fransa'da haftalardır aralıksız süren sarı yeleklilerin eylemleri, son yılların en uzun süren gösterileri oldu. Sarı yelekliler, hükümetten protesto ettikleri koşulların düzeltilmesini ve halkın ekonomik sorunlarını çözebilecek adımların atılmasını bekliyor.

Ülkede son haftalarda eylemlere katılanların sayısının azalması dikkati çekti. Gösterilerin başladığı 17 Kasım 2018’de 290 bine yakın kişi sokaklara çıkarken, bu sayı geçen hafta yaklaşık 28 bin olarak tespit edildi.

Eylemciler bugün başta başkent Paris olmak üzere ülke çapında gösteriler düzenleyecek. Göstericiler, Macron ve hükümete karşı tepkilerini daha etkili şekilde dile getirebilmek için protestolara katılanların sayısını artırmayı ve hareketi yeniden canlandırmayı hedefliyor.

Sarı yeleklilerin liderlerinden Priscillia Ludosky ve Jerome Rodrigues ile avukatları François Boulo, gösterilere ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Ludosky, sarı yelekliler hareketinin büyüdüğünü ve 4 ayda önemli mesafeler katettiklerini belirterek, "Gösteriler devam edecek. Sokaklarda olduğumuzu göstermek önemli." dedi.

Hareketle beraber birçok derneğin oluştuğunu ve bazı çalışmalar yaptıklarını ifade eden Ludosky, şöyle devam etti:

"Gösterilerde aşırı biber gazı kullanımı ve polis şiddeti var. Birçok soruşturma devam ediyor. Özellikle polisin göstericilere orantısız şiddet uyguladığı durumlar söz konusu. Bu nedenle eylemlerde özgür hareket edemiyoruz. Hükümetin güçlü adımlar atması halinde insanlar eylem düzenleyerek değil, farklı şekillerde mücadele edebilir. Hükümetin yapması gereken ama yapmadığı birçok şey var."

Fransa'nın gösterilerde eylemcilere karşı uygulanan baskı ve şiddet nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM) tarafından uyarıldığını anımsatan Ludosky, "Fransa Cumhurbaşkanına "ülkemizin sorunlarıyla değil kendi ülkenin sorunlarıyla ilgilen" diyen bazı ülkeler oldu. Fransa'nın diğer ülkelere karşı bu tutumu dikkati çekiyor. Uluslararası toplumun gözleri Fransa'da." diye konuştu.

  • "4 ayda taleplerimize cevap vermek yerine baskı uygulandı"

Paris'teki bir gösteride biber gazı kapsülünün isabet etmesi sonucu bir gözünü kaybeden Rodrigues ise "Hükümet bizi dinleyene kadar gösteriler devam edecek. Hükümet, 4 ayda taleplerimize cevap vermek yerine bizi susturmak ve korkutmak için polisi kullanarak daha çok bize baskı uyguladı." dedi.

Ulusal Mecliste onaylanan ve eylemcilere karşı sert cezalar öngören yasa tasarısına da tepki gösteren Rodrigues, şöyle konuştu:

"Eylemcilere sert cezalar öngören yasa tasarısı bizim gösteri özgürlüğümüzü kısıtlayan bir tasarıdır. Bu tür yasaları hızlı bir şekilde oylayabiliyorlar ancak biz 4 aydır daha insani şartlarda yaşamak için taleplerimize cevap bekliyoruz."

  • "Venezuela ve Cezayir'e ders vermeye kalkan Macron halkına daha kötüsünü yapıyor"

Fransızları daha iyi temsil edebilen ve ekonomik olarak daha iyi şartlarda yaşamalarına imkan veren bir hükümet istediklerini belirten Rodrigues, hükümetin gösterilere katılanların sayısını düşük göstermeye çalıştığını ve paylaştığı rakamların doğru olmadığını savunarak, "Dünya, sarı yeleklilere yönelik şiddetten endişe duymalı. Venezuela ve Cezayir'e ders vermeye kalkan Macron, halkına daha kötüsünü yapıyor." ifadesini kullandı.

Halkın talepleri yerine gelinceye kadar gösterilerin süreceğini belirten sarı yeleklilerin avukatı Boulo ise "Sağır ve hiçbir şey dinlemek istemeyen bir hükümet var. Hükümet halkın itirazlarına ancak polis ve adli baskıyla cevap veriyor." diye konuştu.

Sarı yeleklilere karşı insan hakları ihlallerinin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Boulo, eylemcilere sert ceza öngören yasa tasarısını insanların özgürlüklerini kısıtlayan "faşist" bir tasarı olarak niteledi.

Sarı yeleklilere yönelik şiddete karşı BM ve Avrupa Birliği'ne Fransa'ya karşı harekete geçme çağrısı yapan Boulo, "17 Kasım'dan önce insanlar kendilerini güçsüz hissediyordu ancak 17 Kasım'da insanların zihinlerinde ihtilal gerçekleşti. İnsanlar eylemler yaptı ve ortak bir güç yarattı." diye konuştu.

  • Fransa'daki protestolarda 11 kişi hayatını kaybetti

Fransa’da akaryakıt zamlarına ve kötü ekonomik koşullara tepki olarak başlayan ancak daha sonra Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine karşı gösterilere dönüşen sarı yeleklilerin eylemleri 4'üncü ayını doldurdu.

Hükümetin paylaştığı rakamlara göre, gösterilerde şimdiye kadar 11 kişi hayatını kaybetti, 2 binden fazla kişi yaralandı, 8 bin 400'den fazla kişi gözaltına alındı ve 2 bine yakın kişi hapis cezasına çarptırıldı.

Mediapart internet sitesinin haberinde ise sarı yeleklilerin eylemlerinde biber gazı kapsülünün isabet etmesi sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği, 5 kişinin elinin koptuğu, 21 kişinin gözünü kaybettiği belirtilmişti. Haberde 204 kişinin başından, 13 kişinin elinden, 41 kişinin gövdesinden, 68 kişinin bacaklarından ve 16 kişinin de belinden yaralandığı kaydedilmişti.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic, Fransa'ya sarı yeleklilerin eylemlerinde insan haklarına daha saygılı olma, barışçıl gösteri özgürlüğüne aşırı kısıtlamalar getirmeme ve biber gazı kullanımını yasaklama çağrısında bulunmuştu.

Çanakkale semalarında motorlu yamaç paraşütü gösterisi

ÇANAKKALE (AA) – Çanakkale'de, Türk Hava Kurumu (THK) tarafından Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104. yıl dönümü dolayısıyla motorlu yamaç paraşütü gösterisi yapıldı.

Çanakkale semalarında motorlu yamaç paraşütü ile gösteri yapan pilotlar, Türk bayrağı ve Atatürk resimleri taşıdı.

Ayrıca gösteride, Çanakkale Valiliğince hazırlanan "Dirilişten Kurtuluşa Bir Duruştur Çanakkale" ve "Şehitlerimizi Rahmetle Anıyoruz" yazılı posterler de Çanakkale Boğazı üzerinde dalgalandı.

Kordon Boyu'nda dolaşanlar gösteriyi ilgiyle izledi, bazıları ise cep telefonlarıyla görüntüledi.

THK Çanakkale Şube Başkanı Mehmet Metin Sarf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, izleyenlerin etkinliği çok beğendiğini söyledi.

Kentte hava koşullarının uygun olmasıyla güzel bir gösteri sunduklarını belirten Sarf, "THK pilotlarımız Çanakkale semalarında özel olarak hazırladıkları beşli uçuş gösterisini sundular. Bu yıl pilotlarımız 'Dirilişten Kurtuluşa Bir Duruştur Çanakkale' yazılı posterleri de açarak bir gösteri hazırladılar. Havanın müsait olduğu günlerde ilçelerimizde de etkinliklerimiz yapılacak. Tüm halkımızı gösterilerimizi izlemeye davet ediyoruz." diye konuştu.