Atık varilleri soba yapıp ekonomiye kazandırıyor

ERZURUM (AA) – FIRAT ÖZDEMİR – Erzurum'da soba üreticisi Fehmi Tahtacı, atık varillerden soba üreterek hem ekonomiye hem geri dönüşüme katkı sağlıyor.

Kentte bir kamu kurumunda işçi olarak çalışan ve küçük yaşta babasından öğrendiği sobacılığı 20 yıl yapan Fehmi Tahtacı, işinden arda kalan zamanlarda ek gelir elde etmek amacıyla yeniden soba üretimine başladı.

Hafta sonları şehir merkezi ve ilçelerdeki farklı noktalarında atık hale gelen ve sanayide ya da farklı amaçlarla kullanılan metal atık varilleri toplayan Tahtacı, daha sonra bunları Yakutiye ilçesi Ayazpaşa Mahallesi'ndeki 20 metrekarelik dükkanına getiriyor.

Burada atık varillerden soba yaparak satan Tahtacı hem ek gelir sağlıyor hem de geri dönüşüme katkı sunuyor.

Fehmi Tahtacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sanayi ve üretimde kullanımının ardından atık hale gelen varilleri zahmetli bazı işlemlerin ardından sobaya dönüştürdüğünü söyledi.

Şehrin farklı noktalarında topladığı varilleri dükkanına getirdiğini ifade eden Tahtacı, şunları kaydetti:

"Topladığım varilleri soba yapmak için önce ölçülere göre kesiyorum ve kesilen kısımları kullanıcıya zarar vermemesi için katlayıp düzenliyorum. Ardından varile ayak ve dumanının çıkması için baca yapıyorum. Daha sonra kapak yaptığım varilleri son düzenleme ile sobaya dönüştürüyorum. Yapımı zahmetli olan sobalar, ev ve iş yerlerinin ısıtılmasının yanı sıra kırsal kesimlerdeki insanlarca ekmek yapımı ve süt pişirilmesinde kullanılıyor."

Tahtacı, unutulmaya yüz tutmuş mesleği sayesinde yanıcı ve boya maddelerinin taşınmasında kullanılıp atık hale gelen hurda ve çöp olan varilleri emek vererek vatandaşların ihtiyacını karşılanması için şekillendirdiğini ifade etti.

Atık varillerin sanayide 4-5 işlem sonrası ham madde olarak kullanılabileceğine işaret eden Tahtacı, şöyle konuştu:

"Ben atık varilleri eritme işlemi yapmadan tek işlemle kullanılır hale getiriyorum, bu şekilde variller atık olmayıp geri dönüşüm sağlanıyor. Hazırladığımız sobaları toptan olarak tanesi 60-70 liradan satıyorum, benden soba alan müşterilerim de karını koyarak tüketiciye satıyor. Atık varillerden soba ve suluk üretip geri dönüşüm yaparak milli gelire de katkıda bulunuyorum."

  • "Varilleri büyük emek ile geri dönüştürüyorum"

Fehmi Tahtacı, zahmetli bir iş yaptığını ifade ederek, "Bu varillere büyük uğraş ve emek vererek geri dönüşüm yapıyorum. Varillerden sobanın yanı sıra zaman zaman hayvanlar için suluk da yapıyorum. Günde ortalama 5 soba üretiyorum." dedi.

Kahvehanede oturmaktansa insanlara faydalı iş yaptığını anlatan Tahtacı, "Soba atıktan değil de sıfır malzemeden yapılırsa maliyet yüksek ve pahalı olur, alım gücü düşük olanlarca alınamazdı. Sobalarımız sıfır malzemeden yapılsaydı fiyatı 60-70 lira yerine 200 lira olurdu. Bu şekilde hem ekonomimize hem geri dönüşüme hem de vatandaşımıza katkımız oluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Tahta kasaları köy okulları için kitaplığa dönüştürdüler

KAHRAMANMARAŞ (AA) – ALİ ÖZTÜRK – Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde bir grup gönüllü genç, topladıkları tahta sebze meyve kasalarını onardıktan sonra rengarenk boyayıp, bunlarla kırsal mahalle okullarında kütüphane kuruyor.

Elbistan Gençlik Merkezi bünyesindeki gönüllü gençler, ilçedeki manavlardan topladıkları kullanılmayan tahta kasaları değişik renklere boyayarak kitaplık hazırlıyor. Gençler, bunlarla birlikte topladıkları kitapları kırsal mahallelerdeki okullara götürüp kütüphane oluşturuyor.

Gönüllüler, son olarak Keçemağara ve Geçit mahallelerinde kütüphanesi bulunmayan ilkokul ve ortaokullarda kitaplık kurdu.

Elbistan Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gençlik ve Spor Bakanlığının 2019'u "Gönüllülük Yılı" ilan ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık Projesi" kapsamında, gönüllülük esasıyla, kütüphanesi bulunmayan okullar için tahta kasalardan kitaplık yaptıklarını anlatan Yılmaz, "Bu sayede hem geri dönüşüm sağlıyoruz hem de ihtiyacı olan gençlerimizin kitap okumalarına vesile oluyoruz." dedi.

Projeye katılan gençlerden Şüheda Albayrak ise kitap okumanın önemine dikkati çekerek, "Köy okullarındaki öğrencilerin de okumanın öneminin farkına varmasını istediğimiz için böyle bir etkinlik yaptık." ifadesini kullandı.

  • "Çok sayıda kitap getirdiler"

Kütüphane kurulan Geçit İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Turabi Kılınç, gönüllülere verdikleri eğitim desteği için teşekkür ederek, "Gençlerimiz hem geri dönüşüme katkı sağladı hem de okulumuzda güzel bir kütüphane oluşturdu. Çok sayıda da kitap getirdiler." diye konuştu.

Geçit Ortaokulu öğrencisi Sıla İspir ise okulları cıvıl cıvıl bir kütüphaneye kavuştuğu için mutlu olduğunu belirtti.

Bundan sonra bol bol kitap okuyacağını dile getiren İspir, kendilerine bu imkanı veren ağabey ve ablalarına teşekkür etti.

Kırık cep telefonu ekranları ekonomiye kazandırılıyor

MALATYA (AA) – VOLKAN KAŞİK – İnönü Üniversitesi Malatya Teknopark'ta faaliyet gösteren iki girişimci, çöpe atılan kırık cep telefonu ekranlarının sağlam kalan katmanlarını birleştirerek yeni ekranlar üretiyor ve ekonomiye kazandırıyor.

Yurt dışında cep telefonu ekranı tamiratı ve üretimi konusunda faaliyet gösteren Yavuz ve Muhammed Emin Öncü, Türkiye'ye dönerek bu alanda çalışmaya başladı.

Yaklaşık 2 yıl önce kırık cep telefonu ekranlarının geri dönüşümünü sağlamaya yönelik hazırladıkları Ar-Ge projesi, Malatya Teknopark tarafından uygun görülerek yer tahsis edilen Yavuz ve Muhammed Emin Öncü, burada kurdukları atölyede çalışmalarını yürütüyor.

Çin'den getirdikleri makineleri kullanmak için Çinli ustalardan eğitim alan girişimciler, piyasadan topladıkları kırık telefon ekranlarını katmanlara ayırarak işe yarayan kısımlarını farklı bir ekrana monte edip çeşitli aşamalardan geçirdikten sonra geri dönüşümünü sağladı.

Piyasada yaklaşık bin liraya satın alınabilen akıllı telefon ekranını sağlam katmanları birleştirerek 300 liraya mal eden girişimciler, hem geri dönüşüme hem de ekonomiye katkıda bulunuyor.

Üç boyutlu yazıcılarla ekran kasaları ve bazı plastik aksamları da imkanlarıyla üretmeyi başaran girişimciler, yerli imkanlarla cep telefonu ekranı üretmeyi hedefliyor.

Firma sahiplerinden Yavuz Öncü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2014'ten bu yana cep telefonu sektöründe faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Bu alanda yurt dışında çalıştığını ve ardından Türkiye'ye döndüğünü dile getiren Öncü, cep telefonu ekranlarının geri dönüşümüyle ilgili Malatya Teknopark'ta kurdukları atölyenin benzerlerinin yurt dışında da olduğunu ifade etti.

Atölyelerinde kırık cep telefonu ekranlarını yenilediklerini belirten Öncü, "Kırık cep telefonu ekranlarını geri dönüşüme kazandırarak ülke ekonomisine katkıda bulunmak için çalışıyoruz. Ayrıca üç boyutlu yazıcılarla şu an ekran kasaları ve bazı plastik aksamlarını kendi imkanlarımızla üretmeyi başardık. Hedefimiz, cep telefonu ekranının bütün parçalarını yerli ve milli olarak kendimiz yapmak. İleriye dönük hedefimiz de yerli ve milli bir cep telefonu üretmek." dedi.

  • "Aşama aşama ilerlemeyi düşünüyoruz"

Girişimci Muhammed Emin Öncü de yaklaşık 2 yıldır İnönü Üniversitesi Malatya Teknopark'ta cep telefonu ekranlarının geri dönüşümü üzerine çalışmalar yürüttüklerini ve bu alanda önemli ilerleme kaydettiklerini söyledi.

Amaçlarının, yerli cep telefonu ekranı üretmek olduğunu dile getiren Öncü, çalışmalara kırık ekranları yenileyerek başladıklarını, bu kapsamda Çinlilerden eğitim alarak ekran kasaları ve bazı plastik aksamları da üretmeyi başardıklarını kaydetti.

Öncü, bu alanda kendilerini her geçen gün geliştirdiklerini anlatarak, şöyle devam etti:

"Teknopark'ta öncelikle kırık ekranları yenileyerek işe başladık. Daha sonra üniversiteden hocalarımızın da desteğini alarak ekranla ilgili küçük aparatlar üretmeye başladık. Şu an hızla ilerliyoruz. Sonuç olarak ekranın 3-4 aksamını üretiyoruz. Ekranda, LCD'nin üzerinde birkaç katman vardır. Paramparça olsa da bu katmanları, eğer LCD zarar görmemişse yenileyebiliyoruz. Bundan sonraki süreçte aşama aşama ilerlemeyi düşünüyoruz. En son aşama olarak da komple bir ekranı Malatya Teknokent olarak üretip piyasaya sunmak istiyoruz."

Türkiye'de yerli imkanlarla ekran üretimi yapılmadığını belirten Öncü, "Biz bunu başarıp, yurt dışı piyasasına sunmayı hedefliyoruz." dedi.

  • Ürün nasıl elde ediliyor

Muhammed Emin Öncü, belirli noktalardan toplanan kırık ekranların önce sınıflandırıldığını, ardından çerçevesini ekrandan söküldüğünü vurgulayarak, hasarlı ve sağlam katmanları da çeşitli cihazların yardımıyla birbirinden ayırdıklarını söyledi.

LCD üstünde kalan filmi ise makine yardımıyla aldıklarını aktaran Öncü, şunları kaydetti:

"Film ayrıldıktan sonra LCD ortaya çıkıyor. Üzerindeki lekeler ve yapışkanları da temizliyoruz. Temizlenen LCD'lerin üzerine hava filtreli bir odada yeniden film ekliyoruz. Filmin üzerine OCA adı verilen özel yapışkan bant yapıştırılıyor. Bu aşamadan sonra LCD ekranı 'kabarcık önleyici kazana' yerleştiriliyor. Ekran parlaklığının artırılması için LCD ile filmin birleştiği noktaya gümüş suyu sürülüyor. Gümüş suyu sürülmüş LCD'lerin üstüne cam basma makinesiyle üst cam basılıyor. Tekrardan oluşabilecek kabarcıklara karşı ekranlar yine kabarcık önleyici kazana yerleştiriliyor. Ekranın telefona yerleşebilmesi için makine yardımıyla çerçevesi takılıyor."

Öncü, Türkiye'de genelde kırık cep telefonu ekranlarının çöpe atıldığını anımsatarak, geliştirdikleri yöntemle çöpe atılan ekranlardan geri dönüşüm sağlayarak piyasada yaklaşık bin liraya alınan ekranı 300 liraya mal edebildiklerini sözlerine ekledi.

Türkiye, geri dönüşümde ilk sırada

               BRÜKSEL (AA) - Türkiye, 2018 yılında Avrupa Birliği'nden (AB) dönüştürülebilir atık ithal eden ülkeler arasında ilk sırayı aldı.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB ülkelerinin 2018 yılı dönüştürülebilir atık ithalat ve ihracat verilerini yayımladı.

Buna göre, AB üyesi 28 ülke, geçen yıl toplam 16,6 milyar avroluk atık ihracatı, 11,2 milyar avroluk atık ithalatı gerçekleştirdi.

AB ülkelerinin söz konusu dönemde atık ihracatı 41,4 milyon ton, atık ithalatı ise 13,1 milyon ton oldu.

AB ülkelerinden dönüştürülebilir atık ithal eden ülkeler arasında ilk sırayı Türkiye aldı.

Türkiye, 2018 yılında AB ülkelerinden yaklaşık 13 milyon ton dönüştürülebilir atık ithal etti. AB'den atık ithalatında Türkiye'yi en yakın 5,2 milyon tonla Çin, 4,7 milyon tonla Hindistan, 2,2 milyon tonla Pakistan ve 1,9 milyon tonla Endonezya izledi.

AB'nin atık ithal ettiği ülkelerin başında 3 milyon tonla Norveç yer aldı. Norveç'i, 2,5 milyon tonla İsviçre ve 2,1 milyon tonla ABD takip etti.

Atık malzemelerden yapılan ürünler öğrencileri mutlu ediyor

ADIYAMAN (AA) – Adıyaman'da geri dönüşüm kursuna katılan kadınların, atık malzemelerden yaptığı çanta, kalemlik gibi kırtasiye malzemeleri, kırsaldaki köy okullarına hediye ediliyor.

Adıyaman Üniversitesinden emekli olan Ayşe Uluyol'un girişimleriyle üniversite enstitü binasında açılan geri dönüşüm kursuna katılan 20 kadının, atık malzemelerden yaptığı kırtasiye malzemeleri, ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılıyor.

Ayşe Uluyol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geri dönüşüm kursunun yaklaşık dört yıldır devam ettiğini söyledi.

Kursta atık malzemelerden çok sayıda ürün yaptıklarını anlatan Uluyol, "Geri dönüşüme kazandırdığımız ürünlerle ilkokul öğrencilerini sevindiriyoruz. Adıyaman esnafından atık döşeme ve perde kumaşlarını toplayıp hediyelik eşyalar üretiyoruz. Bunlardan da öğrencilere kalemlik yapıyoruz. Atık kot kumaşlarından da defter kaplıyoruz." dedi.

Uluyol, geri dönüşümden ürettikleri ürünlerle açtıkları kermesten elde ettikleri geliri de ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine burs olarak verdiklerini belirterek, öğrencilerin mutluluğunun kendilerini de mutlu ettiğini ifade etti.

Kursa katılan Nejla Uluyol ise atık malzemeleri değerlendirerek öğrencileri sevindirmeyi amaçladıklarını bildirdi.

Taşımalı eğitim veren Yukarıkuşakkaya Ortaokulu 4. sınıf öğrencisi Ekin Koçak da kadınların desteğinden dolayı mutlu olduklarını kaydetti.

Hükümlülerin ürettiği bez çantalar pazarda dağıtıldı

ANKARA (AA) – Sıfır Atık Projesi ile naylon torba kullanımının azaltılmasına yönelik kampanyaya destek veren Adalet Bakanlığının işyurtlarında hükümlülerce üretilen bez torbalar, Keçiören Mecidiye semt pazarında alışveriş yapan vatandaşlara dağıtıldı.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne bağlı Açık Ceza İnfaz Kurumlarında işyurdu faaliyetleri kapsamında çalışan hükümlüler, Sıfır Atık Projesi'ne geri dönüşüm malzemelerinden bez çanta üreterek destek veriyor.

Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü bünyesindeki hükümlüler, 5 bin adet bez alışveriş çantası üretti.

Üretilen bez çantalar, Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı organizasyonu ile kamu yararına işlerde çalışan hükümlüler tarafından Ankara'nın Keçiören ilçesinde bulunan Mecidiye semt pazarında vatandaşlara dağıtıldı.

Adalet Bakanı Danışmanı İbrahim Bakırtaş, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün talimatıyla, naylon poşetlerin kullanımının azaltılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi adına işyurtlarında bez çanta üretimi yapıldığını dile getirdi.

Hükümlüler tarafından üretilen bez çantaların Ankara'nın yanı sıra İzmir ve İstanbul'da bulunan semt pazarlarında da aynı günde ücretsiz dağıtıldığını ifade eden Bakırtaş, geri dönüşümlü malzemelerden çanta üretiminin devam edeceğini vurguladı.

Engelliler tavadan saat, gazeteden sepet yapıyorlar

BURSA (AA) – ABDULKADİR GÜNYOL/MEHMET YAVUZ – Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir okulda "Sıfır Atık Projesi" çalışmalarına katılan engelli öğrenciler, soda şişesi ve tavayı saate, gazete kağıdını ise sepete dönüştürüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hayata geçirilen proje kapsamında atık malzemeler ekonomiye kazandırılıyor.

Mustafakemalpaşa ilçesinde faaliyet gösteren İbn-i Sina Özel Eğitim Mesleki Eğitim Okulunun hafif zihinsel engelli öğrencileri de projeye katılarak topladıkları atık malzemelerden hediyelik eşya yapıyor. Çalışmalar, Okul Müdürü Ahmet Memi tarafından koordine ediliyor.

Engelli öğrenciler, düzleştirilen soda şişelerine akrep, yelkovan, dişli ve diğer malzemeleri monte ederek masa saati üretiyor. Atık tavaları duvar saatine dönüştüren öğrenciler, ayrıca büktükleri gazete kağıtlarını ip gibi büküp uç uca ekleyip sepet örüyor.

Öğrencilerin yaptığı hediyelik eşyalar zaman zaman sergilenerek satışa sunuluyor. Ayrıca sipariş üzerine üretim yapılıyor. Elde edilen gelir ise okul aile birliğinin hesabına yatırılarak malzeme alımında kullanılıyor.

Mustafakemalpaşa Milli Eğitim Müdürü Mustafa Efe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemde çevre bilincinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıldığını hatırlattı.

Söz konusu okulda da sıfır atık ve çevreci yaklaşıma yönelik bazı faaliyetlerde bulunduklarını belirten Efe, "Şu anda İbn-i Sina Özel Eğitim Mesleki Eğitim Okulumuzda cam ve şişe atıklarının işlenmesi için bir atölyemiz var. Bu atölyede atıklar tekrar işlenerek kullanıma dönük çeşitli ürünler elde edilmektedir." dedi.

– "Bütün işlemleri başarılı bir şekilde sırasıyla yapabiliyorlar"

Okulun seramik ve cam tasarımı atölyesinde öğretmenlik yapan Yusuf Göktaş ise hafif zihinsel engelli öğrencilerin doğadan, herhangi bir işletmeden veya evden getirdikleri atık cam mamulleri hediyelik eşyaya dönüştürdüklerini söyledi.

Bu çalışmaların öğrencilerin gelişimlerine de katkı sağladığını vurgulayan Göktaş, "Bu öğrencilerin normal insanlardan hiçbir farkları yoktur. Normal örgün eğitimde birazcık geri kaldıkları için buraya gelmektedirler. Bütün işlemleri başarılı bir şekilde sırasıyla yapabiliyorlar." ifadelerini kullandı.

Okulda el sanatları şefi olarak görev yapan İskender Aynacı da proje başladığı günden bu yana çevreye daha duyarlı gençler yetiştirmek için evde kullanılan gazete, tava ve tencere gibi ürünlerden hediyelik eşyalar ürettiklerini aktardı. Aynacı, hem çevreyi kirletmemeyi hem de yeni ürünler ortaya çıkmasını sağlamayı hedeflediklerini anlattı.

11-B sınıfı öğrencilerinden Ergün Eker, okula Mustafakemalpaşa'ya bağlı bir kırsal mahalleden geldiği bilgisini verdi. Öğretmenleri ve arkadaşlarıyla tanıştıktan sonra atölyeleri gezdiğini dile getiren Eker, "Her şeyi burada öğrendim. Atölyede evden getirdiğimiz tavaları zımparalıyoruz, boyuyoruz ve saat haline getirip satıyoruz. Okulu bitirince fabrikada bir iş bulup çalışmak ve kendime yeni bir telefon veya araba almak istiyorum." diye konuştu.

İzmir'de geri dönüşüm tesisinde yangın

İZMİR (AA) – İzmir'in Menemen ilçesinde, geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın hasara neden oldu.

Alınan bilgiye göre, Ulukent Sanayi Bölgesi 10006 Sokak'taki naylon ve kağıt geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Kısa sürede büyüyen yangın, tesisin yanındaki otomotiv yedek parça, mobilya ve plastik tesislerine de sıçradı.

Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Menemen Kaymakamı Mustafa Özkaynak da olay yerine gelerek çalışmaları takip etti. Özkaynak, yangının kontrol altına alındığını, olayda can kaybı ya da yaralanmanın olmadığını söyledi.

Yangın hasara neden oldu.

ANALİZ – Plastik poşetlerin ücretlendirilmesiyle Türkiye kazanıyor

             İSTANBUL (AA) -ELİF NUROĞLU- Türkiye’de 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği gereğince, satış noktalarında plastik poşetlerin tüketicilere 25 kuruş karşılığında verilmesi uygulamasına başlandı. Bu yönetmelik uyarınca, kalınlığı 15 mikronun altında olan, gıdanın doğrudan temas ettiği ve hijyen için ihtiyaç duyulan birincil ambalaj poşetleri ücretsiz verilmeye devam ediliyor. Müşterinin ödediği 25 kuruşun 15 kuruşu devlete vergi olarak ödenirken, kalan 10 kuruş maliyeti karşılamak üzere marketlerin kazanç hanesine yazılıyor. Devlete ödenen verginin çevreyi koruma amaçlı kullanılması bekleniyor.</p>  <p>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu uygulamayla maksadın müşteriye parayla poşet satmak değil, plastik kullanımını azaltmak olduğunu defaatle vurguladı. 2018 ve 2019 yıllarının ilk 10 gündeki poşet kullanım oranını karşılaştırdığımızda, poşet kullanımının, fiyatlandırmayla birlikte yüzde 60-65 oranında azaldığı görülüyor. Bu oran 3 bin 500 ton plastiğin kullanılmamış olması anlamına geldiği için, çevremiz ve ekonomimiz açısından sevindirici. Demek ki 3 bin 500 ton plastik kullanmadan da gündelik işlerimizi yürütebiliyormuşuz. İktisadi açıdan bakıldığında bu durum, 3 bin 500 ton plastiğin üretimi için kullanılan petrolün ithaline de artık gerek kalmadığı ve onsuz da hayatımızı idame ettirebileceğimiz anlamına geliyor.</p>  <p>- Dünyadaki uygulamalar</p>  <p>Dünyada 60’tan fazla ülkede plastik poşetler konusunda ücretlendirme, tamamen yasaklama veya vergilendirme gibi uygulamalar mevcut. Her ne kadar Türkiye’deki uygulamanın ilk günlerinde vatandaşların alışması zor olsa ve tepkiler gelse de, gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde, gelişen ülkelerin de pek çoğunda plastik poşetlerin hayli zamandır ücretli olduğunu biliyoruz. Hatta bazı ülkelerde ücretli olması bile tatmin edici bulunmuyor; bu ülkelerde plastik poşetler doğrudan yasaklanmış durumda.</p>  <p>Avrupa Birliği üyesi 10 ülkede plastik poşet kullanımı vergilendirilirken, 14 ülkede ise ücretlendirme uygulanıyor. İtalya ve Litvanya’da plastik poşet kullanımı ülke genelinde yasak. Fransa’da tek kullanımlık naylon poşetler ülkenin bazı bölgelerinde yasak, bazı bölgelerde ücretle satılıyor. Hırvatistan, Slovenya ve Letonya ise Türkiye gibi 2019 yılında plastik poşetleri ücretlendirmeye başladı.</p>  <p>Türkiye’de kişi başına poşet kullanımı yıllık 440 iken bu rakam Danimarka ve Finlandiya’da 4 poşetle sınırlı. Türkiye’de ücretlendirme uygulamasıyla 2019 yılında kişi başına düşen poşet kullanımının 90’a, 2025 yılında ise 40’a inmesi hedefleniyor. Kişi başına yıllık 181 plastik poşet kullanılan Rusya’da ise plastik poşet kullanımı konusunda bir düzenleme bulunmuyor.</p>  <p>Uzun yıllar marketlerde poşetleri ücretlendiren Avusturya’da, 2020 yılı itibarıyla tek kullanımlık plastik poşetlerin tamamen yasaklanması yönünde karar alındı. Her ne kadar perakende sektörü bu kararın ertelenmesini istese de, plastik atıkların azaltılması ve ‘kullan at’ anlayışını kırma amacını güden hükümet, bu yasağı takvime uygun bir şekilde hayata geçirme konusunda kararlı.</p>  <p>- Plastiğin doğaya verdiği zarar</p>  <p>1970’lerden itibaren kullanımı çok yaygınlaşan plastiğin geri dönüşümü, yeniden üretilmesinden çok daha maliyetli olduğu için tercih edilmiyor. Plastik suda 400, toprakta ise 800 yılda yok olabiliyor. Türkiye’de her kesimden insan plastik kullanımına karşı olduğunu dillendirse de, plastik kullanımını caydırıcı bir önlem olan ücretlendirme konusu, siyaset üstü bir mevzu olarak maalesef algılanmadı. Doğaya inanılmaz ölçüde zarar veren, hava ve su kirliliğine sebep olan, küresel ısınmayı artıran, insan sağlığına olan olumsuz etkilerinin sadece bir kısmı bilinen plastik poşet konusu, Türkiye’de siyasi olarak algılandı ve olması gerektiği gibi uygar bir düzlemde tartışılamadı.</p>  <p>İktisat teorisine göre herhangi bir malın kullanımını azaltmanın yolu, vergilendirme veya ona yönelen talebi kısıtlayacak önlemler almaktan geçer. Çevreye ve insan sağlığına zarar veren uygulamaların azaltılması için caydırıcı vergiler konulur veya fiyatı artırılır ki insanlar o malzemeyi daha az kullansın. Bedava olduğu için hesapsızca ve gereğinden çok fazla kullanılan plastik poşetlerin ücretlendirilmesi de talebi azaltan, hatta keskin bir şekilde düşüren bir önlemdir.</p>  <p>- Türkiye’de en çok tartışılan iki konu</p>  <p>Türkiye’de plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulamasında iki mesele çok tartışıldı. Haklı olarak sorulan bu sorulardan ilki, poşet başına ödenen 25 kuruşun satıcıya bir rant getirip getirmeyeceğiydi. Satıcının payına düşen 10 kuruşun maliyetin üzerinde bir fiyat olması ve satıcıya kâr oluşturması bir ‘fırsattan istifade’ ortamı oluşturur ki bu, vatandaşın ve çevre için bu uygulamayı destekleyen herkesin inancını zayıflatır. Bu noktada sağlıklı bir maliyet analizi yapılarak poşetlerden satıcının kâr etmesinin tamamen önüne geçilmesi, çevre için daha az plastik tüketmeye hazırlanan Türk toplumunu çok rahatlatacaktır.</p>  <p>İkinci olarak tartışılan mevzu ise, 25 kuruşun devlete ödenen kısmı olan 15 kuruşun sadece çevre konusunda yapılacak harcamalar için kullanılıp kullanılmayacağı oldu. Herhangi bir ürün veya hizmetten alınan vergi veya ücretin yine aynı konuda iyileştirme ve bakım çalışmalarında kullanılması, devletlerin vergi politikasında sık başvurduğu bir yöntemdir. Bu yöntem kamuoyuna uygun bir dille aktarıldığı zaman, vatandaşlar o ürün için ödedikleri verginin hangi amaçla kullanılacağını bilir ve ona uygun bir pozisyon alırlar. Bu politika şeffaf bir şekilde uygulandığında, vergi veya ücret ödeyenlerin konuya olan yaklaşımı büyük ölçüde olumlu olur.</p>  <p>- Sıfır atık projesi</p>  <p>Plastik kullanımının azaltılması için poşetlerin ücretlendirilmesi, toplumun her kesimini etkileyen ve çevre konusunda toplumsal duyarlılık oluşturma kapasitesi taşıyan bir hamledir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çevre ve atıklar konusunu bütün olarak değerlendirdiğimizde, plastik kullanımının azaltılması büyük resmin küçük bir parçasıdır. Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın pilot uygulamalarını yaygınlaştırmaya başladığı Sıfır Atık Projesi’nin daha fazla yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında (evlerde, fabrikalarda, toplu olarak yaşanılan ve çalışılan yerlerde) ayrıştırılarak toplanması, hem Türkiye’nin ekonomisi hem de çevre koruması bakımından büyük önem arz ediyor. Ülke geneline yayıldığı takdirde 20 milyar lira tasarruf sağlayacak olan bu projeyle 100 bin kişiye de istihdam sağlanması öngörülüyor.</p>  <p>Türkiye’de atıkların ayrıştırılması konusundaki toplumsal bilinç özellikle okullar ve belediyeler sayesinde yaygınlaşsa da, altyapımızın çöpleri kaynağında ayrıştırmayı desteklemiyor olması en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Sadece ekonomik olarak değil, zihniyet olarak da yüksek gelirli ülkeler seviyesine çıkmak isteyen bir Türkiye’nin hâlâ büyük miktarlarda kağıt, cam veya organik atık gibi maddeleri çöplerde israf etmesi, ekonomiye geri kazandıramaması üzüntü verici.</p>  <p>- Büyük resimde küçük adım</p>  <p>Türk insanı kaynakların etkin kullanımı, geri dönüşüm ve evsel atıkların azaltılması konularında her geçen gün daha çok bilinçleniyor. Plastik poşetlerin ücretlendirilmesi, etkilerini orta ve uzun vadede hissedeceğimiz faydalı bir uygulama olacaktır. Petrol ithal eden bir ülke olan Türkiye ne kadar az plastik kullanırsa o kadar az petrol satın alacak ve insanların bilinçsizce kullandığı poşetler nedeniyle ekonomide oluşan gereksiz bir harcama kaleminde düşüş görülecektir. Ücretlendirilmeden önce sanki sıfır maliyeti varmış gibi herkesin gereğinden fazla alarak tükettiği plastik poşet, yerini uzun süre kullanılabilen bez torba ve filelere bırakmaya başladı.</p>  <p>Doğada yüzlerce yıl kalan ve hem bugünü hem de yarınımızı olumsuz şeklide etkileyen plastiğin kullanımını doğrudan azaltmayı hedefleyen bu uygulamanın ilk haftasında, Türkiye’de plastik poşet kullanımı çok büyük oranda azaldı. Ancak uygulamanın vatandaşlar tarafından daha çok sahiplenilmesi için bilgilendirme çalışmaları yaygınlaştırılmalı, kamu spotları yapılmalı ve bu uygulamanın çevre ve ekonomi adına sadece küçük bir adım olduğu vurgulanmalı. Diğer yandan poşetlerdeki ücretlendirmenin hiçbir ekonomik aktöre ekstra kazanç sağlamaması, sadece çevre konusunda yapılacak iyileştirmeleri finanse etmesi konusunda kararlılık gösterilmeli. Geri dönüşümün bir hayat tarzı olması için gerekli alt yapının belediyeler tarafından oluşturulması, sıfır (veya çok az) atık üretmenin vergi sistemiyle teşvik edilmesi, Türkiye’nin sürdürülebilir şekilde büyümesi açısından elzem ve hatta geç kalınmış bir adımdır.</p>  <p>[Türk-Alman Üniversitesi’nde İktisat Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. Elif Nuroğlu, uluslararası iktisat, yerçekimi modeli, ampirik uluslararası ticaret, ekonometrik modellemeler, ampirik makroekonomi, yapay sinir ağları ve fuzzy yaklaşımlar alanlarında çalışmaktadır]<br>

İzmir'de fabrika yangını

İZMİR (AA) – İzmir'in Menderes ilçesinde bir geri dönüşüm fabrikasında çıkan yangın hasara neden oldu.

Oğlananası mevkisi Atatürk Mahallesi Kısıkköy Mobilya Şehri içinde bir plastik geri dönüşüm fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Fabrikadan alevler yükseldiğini gören vatandaşlar, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede çevredeki fabrikalara sıçramadan söndürüldü.

Yangın nedeniyle fabrikada hasar oluştu.