Kruvaziyerin devleri Kuşadası’nda toplandı

AYDIN (AA) – Akdeniz Kruvaziyer Limanları Birliği MedCruise 54. Genel Kurulu Aydın'ın Kuşadası ilçesinde başladı.

İlçedeki bir otelde 10 Mayıs'a kadar sürecek kurulun açılışında konuşan Akdeniz Kruvaziyer Limanları Birliği MedCruise Başkanı Airam Diaz Pastor, Kuşadası'ndan aldıkları davet üzerine genel kurulu burada yaptıklarını aktardı.

Üyelerin tamamının genel kurulun burada yapılmasına olumlu baktığına işaret eden Pastor, "Çünkü Kuşadası tekrar geri dönüyor. Birçok gemi rotalarını Kuşadası’na çeviriyor. Toplantımızın Kuşadası’nda çok güzel geçeceğine inandığımız için daveti kabul edip geldik." diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Deniz Turizmi Daire Başkanı Elçin Şimşek Öncü de Türkiye'nin yeni bir yükseliş evresine girdiğini belirtti.

Ülkenin 2023 için 70 milyon turist hedefi olduğunu anımsatan Öncü, "Dünya Turizm Örgütü verilerine göre en çok turist çeken ülkeler arasında 8. sıradayız. Ama ilk etapta altıncılığa çıkmakta kararlıyız. Bu yükselişten kruvaziyer turizminin payını alacağını öngörüyoruz. Kritik üç yılı geride bıraktık. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 2015 yılı yolcu sayılarına ulaşacağımıza, hatta aşacağımıza inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Öncü, İstanbul’a aynı anda 5-6 geminin yanaşacağı bir liman kazandırılmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.

Global Ports Holding Üst Yöneticisi (CEO) Emre Sayın da genel kurulun Türkiye'de yapılmasından dolayı çok memnun olduklarını ifade etti.

Sayın, "Ülkemize gelen kruvaziyer şirketlerinin temsilcilerine Kuşadası, Bodrum ve İstanbul’u tanıtma olanağı bulduk. Bildiğiniz gibi geçen iki yıl kruvaziyer turizminde bir düşüş yaşanmıştı. 2019’da büyüme başladı. Asıl hedefimiz ise 2020 ve 2021’de hedefimizi tutturarak kruvaziyer turizmini tepe noktalara çıkartmak." dedi.

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de 30 milyar dolarlık bir sektör olan dünya kruvaziyer turizminden ülkenin ve Kuşadası’nın daha fazla pay alabilmesi için bir dizi sorunun çözülmesi gerektiğini anlattı.

Türkiye'de Kuşadası'nın kruvaziyerin başladığı nokta olduğunu vurgulayan Günel, şunları kaydetti:

"Son yıllarda yaşanan olumsuz olaylar sebebi ile kesintiye uğrayan kruvaziyer seferlerinin, başladığı noktaya geri dönmesini arzu ediyoruz. Günümüzde yılda 20 milyondan fazla turistin dolaşımda olduğu kruvaziyer turizminde Kuşadası’nın daha fazla pay alabilmesi için bu kentin belediye başkanı olarak diyorum ki, başta ben olmak üzere bu kentin her bir bireyi ile üstümüze düşen ne görev varsa yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı.

Programa, Kuşadası Kaymakamı Sadettin Yücel, Ege Port Genel Müdürü Aziz Güngör ile farklı ülkelerdeki kruvaziyer işletmelerinin yöneticileri katıldı.

TEKSİF 20. Olağan Genel Kurulu

ANKARA (AA) – Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Ülkeyi idare edenlere, siyasilerimize diyorum ki verdiğiniz sözün arkasında durun, emeklilikte yaşa takılanlar, kadroya girmeyenler, 5 ay 29 gün çalışanlarla ilgili sorunlarımızı çözün." diye konuştu.

Atalay, bir otelde düzenlenen Türkiye Tekstil Örme Giyim ve Deri Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) 20. Olağan Genel Kurulu'nun açılış konuşmasında, tekstille anılan Denizli'deki sigortalı işçi sayısının 587 bin olduğunu, örgütlülük oranının ise yüzde 6'da kaldığını söyledi.

Türkiye genelinde de sendikal örgütlülük oranının düşük olduğunu ifade eden Atalay, bu tablonun değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Taşeronlardan kadro dışında kalanların ve 5 ay 29 gün çalışanların çalışma sürelerine ilişkin sorunlarını dile getiren Atalay, "Ülkeyi idare edenlere, siyasilerimize diyorum ki verdiğiniz sözün arkasında durun, emeklilikte yaşa takılanlar, kadroya girmeyenler, 5 ay 29 gün çalışanlarla ilgili sorunlarımızı çözün." dedi.

Türk-İş içerisinde her partiden, her etnik kökenden çalışan bulunduğuna dikkati çeken Atalay, işçiler, çiftçiler, emekliler ve işsizlerin, bu ülkenin yüzde 70'ini temsil ettiğini söyledi.

Atalay, seçimler yapılacağı zaman, işçilerin sendika yöneticileriyle istişare yapıp oy vermesi gerektiğine işaret ederek, Mecliste işçi kökenli milletvekili sayısının az olmasını eleştirdi.

Türk-İş olarak yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Atalay, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin eleştirilerini de dile getirdi.

  • "Sendikalaşmanın önündeki bütün engeller kaldırılmalı"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da sendikalı işçi ve örgütlenme oranının her geçen gün düştüğünü, örgütlenmenin olmadığı bir ülkede demokrasiden söz edilemeyeceğini belirtti.

Türkiye'nin iş kazalarında Avrupa'da birinci, dünyada üçüncü durumda olduğunu dile getirerek, iş kazalarının neredeyse tamamına yakınının örgütlü olmayan sektörlerde, sendikalaşmanın olmadığı yerlerde gerçekleştiğini ifade etti.

İş kazalarının önlenmesindeki kesin çözümün sendikalar olduğunu belirten Ağbaba, şöyle konuştu:

"Türkiye'de kayıt dışı ekonomiyi, kayıt dışı istihdamı bitireceksek yapılacak bir şey var, sendikalaşmanın önündeki bütün engelleri kaldırmak. Eğer bunları yaparsak Türkiye bu utancı yaşamaz, Avrupa'da iş cinayetlerinde birinci olmaz. Türkiye bunu başarırsa kayıt dışı ekonomi diye bir şey kalmaz."

Kıdem tazminatıyla ilgili her bakan değiştiğinde bir çalışma yapıldığını savunan Ağbaba, kıdem tazminatının fona devredilmeye çalışıldığını ileri sürdü.

Fonlarda kesinti yapılan paraların başka alanlarda kullanıldığı iddiasında bulunan Ağbaba, "Eğer kıdem tazminatı fona devredilirse bir; toplu işten çıkarmalar olacak, iki; işçinin iş güvencesi elinden alınmış olacak. Bu tamamen bir kandırma, işçinin 82 yıl boyunca kazanmış olduğu hakkın yok edilmesi demektir. Buradan açıkça haykırıyoruz. Siz 'kırmızı çizgimizdir, genel grev kararımızdır' dediniz. CHP olarak kıdem tazminatı meselesinde sizinle, sizin önünüzde, sizin yanınızda kol kola olacağımızı, bu mücadelede sizi yalnız bırakmayacağımızı buradan ilan ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Ağbaba, özelleştirmeler konusuna da değinerek, özelleştirmelere karşı olduklarını dile getirdi.

  • "2015'ten bu yana 6 bin dolayında emekçi hayatını kaybetti"

TEKSİF Genel Başkanı Nazmi Irgat da iş kazalarına ilişkin "Bunlar kaza değil cinayettir." değerlendirmesinde bulundu.

Irgat, geçen yıl 2 bin 6, bu yılın 10 aylık bölümünde ise 1640 işçinin, iş kazalarında hayatını kaybettiğine dikkati çekerek, "Son Genel Kurulumuzu gerçekleştirdiğimiz 2015'ten yılından bu yana, ülkemizde, 6 bin dolayında emekçi kardeşimiz hayatını kaybetti. Bizler, alın terimizle çalışırken, ülkemiz için üretirken, bir de canımızdan olmak istemiyoruz." diye konuştu.

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun toplanacağını hatırlatan Irgat, "Bu komisyonda konfederasyonumuz Türk-İş adına, ben görev alıyorum. Aralık ayı itibarıyla görüşmelere başlayacağız. Ülkede enflasyon ve zamlar belliyken, böyle bir ortamda, enflasyonun altında kalan hiçbir zam teklifiyle bize kimse gelmesin." dedi

Kıdem tazminatının önemini dile getiren Irgat, "Türkiye'de Türk-İş olduğu sürece, kıdem tazminatı hakkımız var olacaktır. Elimizde kalan son hakkımız olan kıdem tazminatımıza dokundurmayacağız. Direneceğiz, kazanacağız, bunun için de ödenmesi gereken her türlü bedeli ödemeye hazırız." ifadelerini kullandı.

Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavrak'ın divan başkanlığı yaptığı Genel Kurul'da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e benzerliğiyle tanınan Göksel Kaya, Atatürk'ün İktisat Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmayı okudu.

THK 45. Olağan Genel Kurulu

ANKARA (AA) – Türk Hava Kurumu (THK) 45. Olağan Büyük Genel Kurulu yapıldı.

Ankara Green Park Otel'de gerçekleştirilen genel kurulda, Emekli Hava Pilot Tümgeneral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu başkanlık için aday oldu.

THK Genel Kurulu'ndaki toplam 494 delegeden 423'ü oy kullandı. Oylamada tek aday olan Nogaylaroğlu, 415 oyla seçilirken, 8 oy da geçersiz sayıldı.

TÜBA 53. Genel Kurulu

ANKARA (AA) – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye Bilimler Akademisinin (TÜBA) yasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, "Kurum için cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaracağız. İkinci konu bina. Arzumuz TÜBA'nın çok prestijli bir binasının olması. Bina konusu hükümetimizin gündeminde. Ben konuyu takibe devam edeceğim." dedi.

Özlü, TÜBA'nın Ankara Green Park Otel'de düzenlenen 53. Genel Kurulu'na katıldı.

TÜBA'nın, Türkiye için çok önemli ve değerli bir misyonu temsil ettiğini dile getiren Özlü, kurumun ülkeyi dünya bilim topluluğunun etkin ortağı yapma görevi olduğunu söyledi.

Özlü, özellikle yeni dönemde TÜBA'nın işlev ve sorumluluğunun artacağına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Yeni dönem her alanda olduğu gibi bilim ve teknolojide de şahlanacağımız bir dönem olacak. Bakanlık olarak, bütün imkan ve araçları Türkiye'nin bilim merkezi olabilmesi için seferber ettik. Yerli ve milli bilimsel birikimimizi, yerli ve milli teknolojinin mayalandığı bir kaynağa dönüştürmek için büyük gayret gösterdik. Yeni dönemde de bu çabalarımızın ve ortaya koyduğumuz somut projelerin meyvesini almaya inşallah devam edeceğiz. Ülkemizi, bilim insanlarımızla 'bilim merkezi, teknoloji üssü, ileri sanayi ülkesi' hedefine taşıyacağız."

– "TÜBA uluslararası sempozyumlar düzenlemeli"

Batı biliminin, yüzlerce yıl boyunca ülke medeniyetinden, coğrafyasından, ilim erbabından referans aldığını vurgulayan Özlü, Batı bilimine pusula olan Türk-İslam medeniyet çizgisini yeniden ayağa kaldırmanın, geleceği ilimle inşa etmenin ortak bir görev olduğunu dile getirdi.

Özlü, Türkiye'nin asırlık bilim tecrübesiyle dünyanın parmakla gösterilen bilim ve teknoloji üslerinden biri olacağını belirterek, ülkenin bilim insanı ve araştırmacılarıyla bilim ve teknoloji maratonunda en ön saflarda yerini alacağını bildirdi.

Bakan Özlü, şunları kaydetti:

"Geçen genel kurulda başkandan 3 şey istemiştim, bunlardan biri geldi, ikisi gelmedi. TÜBA'nın bir yasaya ihtiyacı var. Kurum için cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaracağız. İkinci konu bina. Arzumuz TÜBA'nın çok prestijli bir binasının olması. Bina konusu hükümetimizin gündeminde. Ben konuyu takibe devam edeceğim."

Özlü, kurumun bazı konularda uluslararası sempozyumlar düzenlemesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin bilimsel geleceği, Türkiye'nin sanayi devriminin sosyal etkileri, Türkiye ve dünyadaki bilimler akademilerinin çalışmaları ile eğitim alanlarına ilişkin uluslararası sempozyumlar gerçekleştirilmesinin önemine işaret eden Özlü, bu etkinlikleri kendisinin de destekleyeceğini bildirdi.

– TÜBA Başkanlığına 3 aday

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar da farklılıkların çatışma nedeni değil, zenginlik unsuru olarak görülmesine verdikleri önemi ifade ederek, "Ben ve mesai arkadaşlarım hiçbir zaman, düşünsel, inançsal ya da siyasal farklılıklara dayalı olarak hiçbir üyemize ya da bilim insanımıza ayrımcılık yapmamaya gayret ettik." dedi.

Acar, uzun vadeli stratejik bakışla TÜBA'nın kurumsallaştırılması konusunda çalıştıklarını söyledi. Türkiye'nin tüm bilim insanlarını kapsayan ulusal akademi olma bilinç ve sorumluluğuyla hareket ettiklerini vurgulayan Acar, bu konuda büyük gayret sarf ettiklerini belirtti.

Akademinin günlük tartışmaların dışında kalması için çaba gösterdiklerini dile getiren Acar, "Günlük tartışmaların dışında kalmaya gayret ettik. FETÖ, PKK ve benzeri piyon örgütler vasıtasıyla ülkemize, seçilmiş hükümete ve devletimize karşı yapılan her türlü kalkışmanın ve ihanetin her zaman karşısında olacağımızı belirttik." diye konuştu.

TÜBA Başkanlığı için asli üyelerden Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Prof. Dr. Taner Demirer aday oldu ve konuşmaların ardından seçim yapıldı.

Adayların akademi üyelerinden aldıkları oyların oranları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunulacak. TÜBA Başkanlığına atanacak isim, bakan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla belirlenerek Resmi Gazete'de yayımlanacak.

“Amerika yine hüsrana uğradı”

RİZE (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Filistinli sivillerin korunmasıyla ilgili Güvenlik Konseyi'nde ABD'nin veto ettiği karar tasarısı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 120 oyla kabul edildi. 8 ret, 45 çekimser. Amerika yine hüsrana uğradı." dedi.

Erdoğan, Rize'nin Güneysu İlçesindeki baba evinde, 24 TV, 360 ve Anadolu Yayıncılar Birliği'nin ortak canlı yayınına katıldı.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, "beyaz Türk" sözlerini değerlendiren Erdoğan, "Biz, ne beyaz ne zenci böyle bir şeyin içerisinde değiliz. Biz bu millete efendi değil, hizmetkar olmaya geldik. Eğer bu ülkede 'zenci Türklerden' bahsediliyorsa o biziz. Çünkü bizim yavrularımız okulların kapısından geri döndürüldü." diye konuştu.

Çocuklarının, ülkenin üniversitelerinde okutulmadığını, imam hatipten mezun olduklarını ancak katsayı engeline takıldıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sen şimdi neyi konuşuyorsun? Hangi zenci Türk? Senin böyle bir derdin oldu mu? Bizim böyle dertlerimiz oldu, biz bunları yaşadık. Bizim çocuklarımız, ülkemizde üniversite okuyamadılar, gittiler yurt dışında okudular. Kızlarım da oğlumun biri de yurt dışında okudu ve başarılı da oralarda ilim tahsis ettiler. Kızlarımın da oğlumun da hepsi, onlara konulan bu engel neyin engeliydi? Beyaz Türk olmadıkları için. Sen şimdi kalkıyorsun lafını yapıyorsun. Laf ola beri gele, yok böyle bir şey. Kalkıyorsun Erhan Afyoncu'ya takılıyorsun. Erhan Afyoncu kim, sen kim? Erhan Afyoncu'nun atılacak tırnağı olmazsın."

Erdoğan, 24 Haziran'ın sıradan bir oylama olmadığını belirterek, "Türkiye küllerinden çok farklı bir şekilde zaten doğruluyor. 16 aydır bu süreç devam ediyor, inşallah bu 24 Haziran'da da bu süreç aynı kararlılıkla devam edecek." diye konuştu.

Büyüme rakamlarını değerlendiren Erdoğan, "İşsizlikle mücadelede işsizler ordusunu ortadan kaldırıp da 1 milyonu aşkın işsizi iş sahibi yapmak, taşeronlar noktasında bu insanlara kadro vermek, bunlar büyümenin en önemli işaretleri." ifadelerini kullandı.

– BM'nin Filistin kararı

Gelen son dakika bilgisi üzerine, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda, Filistin halkı için koruma talep eden karar tasarısının kabul edilmesini değerlendiren Erdoğan, "Filistinli sivillerin korunmasıyla ilgili Güvenlik Konseyi'nde ABD'nin veto ettiği karar tasarısı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 120 oyla kabul edildi. 8 ret, 45 çekimser. Amerika yine hüsrana uğradı." dedi.

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

TBMM (AA) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Siz (CHP) her zaman kuyruğu kıstırıp kaçtınız zaten. Siz hiçbir zaman kahramanca F-16'ların karşısında dikilenlerden olmadınız, tankların karşısına çıkanlardan olmadınız. Sizler hatta Bağdat Caddesi'nde alkışlayanlardan oldunuz." dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Adıyaman'ın Samsat ilçesinde gece 03.34'te 5,1 şiddetinde deprem meydana geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çok şükür can kaybı yok, 13 yaralımız var. Ayakta tedavi gördüler. Maddi hasarlar da zaten giderilir." diye konuştu.

Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ile Sağlık Bakanı Ahmet Demircan'ın Adıyaman'a gideceğini, olayı yerinde inceleyeceklerini bildirdi.

Seçim kanunlarındaki değişiklik paketi başta olmak üzere, tatile girmeden yapılması gereken önemli çalışmalar bulunduğunu anlatan Erdoğan, bu çalışmaların süratle tamamlanmasının ardından seçim çevrelerine dağılarak, sahada gece gündüz çalışmaya başlayacaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın coşkuyla kutlandığını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Milli egemenliğimizin sevincini yaşadığımız bir günde, dün Meclis Genel Kurulunda şahit olduğumuz görüntüleri, yapılan tartışmaları asla tasvip etmediğimi burada bir kez daha ifade etmek isterim. Kendi hastalıklı siyasetlerini, ülkemizin bu önemli milli bayramını zehirlemek için kullananları buradan şiddetle kınıyorum. Milletimizin 15 Temmuz destanını önemsizleştirmek, kendisinin o gece darbecilerin açtığı yoldan kaçışını gizlemek isteyen zatın hezeyanları artık şehitlerimize saygısızlık boyutuna ulaşmıştır. Dün yalan yanlış her türlü ifadeleri orada kullananlara ben buradan gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum. 15 Temmuz gecesi saat 23.17. Ana muhalefetin başındaki zat Atatürk Havalimanı'nda ve orada tankların başındakilerle görüşmeler yapılıyor. Yapıldıktan sonra tanklar yolu açıyor ve ana muhalefetin başındaki Bay Kemal, oradan Bakırköy'e kaçıyor ve Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinde misafir ediliyor. Orada kahvesini yudumlarken, çayını içerken bir taraftan da gelişmeleri takip ediyor. Tabii biz daha sonra Marmaris'ten Atatürk Havalimanı'na geliyoruz.

Benim gelişimin nasıl olduğunu ve benim o havalimanına üstelik Enerji Bakanımız Berat Bey, eşim, kızım, torunlarım, onlarla beraber indiğimi… Dün orada (Genel Kurul) bir terbiyesiz vardı. Nasıl olduğunu nereden biliyorsun? Olayı yaşayan benim. İstanbul Emniyet Müdürü ile şöyle konuşmuşuz, şununla şöyle konuşmuşuz, ondan sonra da oraya bu şekilde inmişiz. İnsanda izan denilen bir şey olur, ahlak denilen bir şey olur. Saat 23.17'de sen Genel Başkanın ile oradasın, biz ise Marmaris'ten oraya uçağımızla geliyoruz ve o piste indiğimizde orada F-16'lar ve helikopterler halen uçuyor. İndikten sonra onbinler orada. Sen CHP'lileri kandırabilirsin ama o onbinleri kandıramazsın ve o onbinler bu olayın en yakın şahidi ama senin böyle bir derdin yok. Siz her zaman kuyruğu kıstırıp kaçtınız zaten. Hiçbir zaman siz kahramanca F-16'ların karşısında dikilenlerden olmadınız, tankların karşısına çıkanlardan olmadınız. Sizler hatta Bağdat Caddesi'nde alkışlayanlardan oldunuz."

– "Bay Kemal bunları biliyor musun?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün darbe girişimine karşı 16 saat süren operasyonu bizzat havalimanında yönettiğini belirterek, "Bay Kemal; sen neredeydin o saatlerde? Sen Bakırköy'deydin. Sen kahve yudumlarken biz Atatürk Havalimanı'nda bakan arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarım ve tüm o milli kahramanlarla beraber oradaydık." diye konuştu.

Ertesi gün operasyon bitene kadar havalimanında dimdik durduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bunun yanında Valimiz, aynı zamanda 1. Ordu Komutanı, şu anda Genelkurmay İkinci Başkanı, o da orada. Orada kendisine 'Çık bir basın toplantısı yap.' dedik. Genelkurmayı vekaleten orada Ümit Paşa'ya verdik. Bay Kemal bunları biliyor musun? Orada vekaleten Genelkurmay Başkanlığını şu andaki Genelkurmay İkinci Başkanımız Ümit Paşa'ya vermek suretiyle süreci yönettik." değerlendirmesini yaptı.

Bu sırada "AK gençlik hep burada, reisinin yanında" tezahüratına Erdoğan, "Gençler müsaade edin bunları anlatalım, bunlar önemli. Bunlar kim vurduya gitmesin. İyi öğrenin bunları." karşılığını verdi.

(Sürecek)

GRAFİKLİ – BM, ABD'nin Kudüs kararına karşı çıkmak için toplanıyor

ANKARA (AA) – ABD yönetiminin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararına karşı BM Genel Kurulunda bugün "Kudüs'ün statüsünü, özelliğini ya da demografik oluşumunu değiştirecek her türlü karar ve eylemin geçersiz sayılacağına dair" hazırlanan karar tasarısı oylanacak.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 6 Aralık'ta Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıdıklarını açıklamasının ardından Kudüs için Filistin'e destek girişimleri hızlandı.

ABD'nin kararından bir hafta sonra İstanbul'da bir araya gelen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleri, Doğu Kudüs'ü Filistin'in işgal altındaki başkenti olarak tanıdı.

Daha sonra Türkiye ve İslam ülkelerinin girişimiyle konu, BM zeminine taşındı. BM Güvenlik Konseyinin geçici üyesi Mısır, ABD yönetiminin kararının geçersiz sayılması için hazırlanan karar tasarısını konseye sundu. Ancak beklendiği üzere daimi üye ABD, tasarıyı veto etti. ABD'nin vetosu nedeniyle 15 üyeli konseyden tasarı lehine 14 oy çıkmasına rağmen karar alınamadı.

Bunun üzerine tasarı, BM Genel Kuruluna taşındı. Daha önce reddedilen karar tasarısı, yine Türkiye ve birçok İslam ülkesinin girişimleriyle 193 üyeli BM Genel Kuruluna sunuldu.

Bugün oylanacak tasarıya destek için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ile New York'a gitti. İki bakanın tasarının mümkün olan en çok lehte oyla kabul edilmesi için çalışmalarda bulunması bekleniyor.

Daha önce BM Güvenlik Konseyinde 14'e 1 reddedilen karar tasarısı için BM Genel Kurulu, Genel Kurulun dönem başkanı tarafından "acil özel oturuma" çağrıldı.

– Tasarı, ABD kararını geçersiz sayıyor

Karar tasarısında BM'de daha önce Filistin-İsrail meselesi ve Kudüs ile ilgili alınmış kararlar hatırlatılıyor ve kutsal şehir Kudüs'ün özel statüsü, özel olarak da kentin ruhani, dini ve kültürel boyutlarının muhafaza edilmesine duyulan ihtiyaç vurgulanıyor. Tasarıda, Kudüs'ün nihai statüsünün ilgili BM kararlarıyla uyum içinde yapılacak müzakerelerle çözümlenmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Tasarıdaki maddelerle ise kutsal şehir Kudüs'ün özelliğini, statüsünü ya da demografik oluşumunu değiştirmeye yönelik her türlü karar ve eylemin yasal etkisinin olmadığı, geçersiz sayıldığı ve BM'nin daha önceki kararlarıyla uyumlu şekilde geri alınması gerektiği belirtiliyor; bu çerçevede ABD'ye Kudüs'te diplomatik temsilcilik açmaktan kaçınması çağrısı yapılıyor.

Ayrıca tasarıda tüm ülkelerden Kudüs ile ilgili daha önceki BM kararlarına uymaları talep ediliyor ve bu kararlara karşı gelen herhangi bir eylem ya da önlemi tanımamaları isteniyor. İki devletli çözümü tehlikeye atacak eğilimlerin tersine çevrilmesi çağrısı yapılan tasarıda, Ortadoğu'da kalıcı, adil ve kapsamlı bir çözümü hedefleyen çabaların hızlandırılması, bunun yanı sıra 1967'de başlayan İsrail işgalinin sonlandırılması isteniyor.

– ABD ve İsrail'i baskı altına almak için önemli

Tasarıyı daha önce BM Güvenlik Konseyinde sadece ABD'nin veto etmiş olması, 193 üyeli Genel Kurulda hatırı sayılır bir çoğunluğun tasarı lehine oy kullanabileceği şeklinde yorumlanıyor.

Daha önce Güvenlik Konseyinde bazı üyelerin ABD'nin yanında duracağı tahminine rağmen kalan tüm üyelerin tasarı lehine oy kullanması bu ihtimali kuvvetlendiriyor.

BM Genel Kurulundan çıkacak kararın bağlayıcılığı bulunmuyor ancak ABD ve İsrail'e karşı önemli bir diplomatik hamle sayılıyor. Tasarının Genel Kuruldan ezici çoğunlukla geçmesi, uluslararası platformlarda ve dünya kamuoyunda ABD ve İsrail'i baskı altına almak için önemli bir girişim olarak değerlendiriliyor.

GRAFİKLİ – BM, ABD’nin Kudüs kararına karşı çıkmak için toplanıyor

ANKARA (AA) – ABD yönetiminin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararına karşı BM Genel Kurulunda bugün "Kudüs'ün statüsünü, özelliğini ya da demografik oluşumunu değiştirecek her türlü karar ve eylemin geçersiz sayılacağına dair" hazırlanan karar tasarısı oylanacak.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 6 Aralık'ta Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıdıklarını açıklamasının ardından Kudüs için Filistin'e destek girişimleri hızlandı.

ABD'nin kararından bir hafta sonra İstanbul'da bir araya gelen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleri, Doğu Kudüs'ü Filistin'in işgal altındaki başkenti olarak tanıdı.

Daha sonra Türkiye ve İslam ülkelerinin girişimiyle konu, BM zeminine taşındı. BM Güvenlik Konseyinin geçici üyesi Mısır, ABD yönetiminin kararının geçersiz sayılması için hazırlanan karar tasarısını konseye sundu. Ancak beklendiği üzere daimi üye ABD, tasarıyı veto etti. ABD'nin vetosu nedeniyle 15 üyeli konseyden tasarı lehine 14 oy çıkmasına rağmen karar alınamadı.

Bunun üzerine tasarı, BM Genel Kuruluna taşındı. Daha önce reddedilen karar tasarısı, yine Türkiye ve birçok İslam ülkesinin girişimleriyle 193 üyeli BM Genel Kuruluna sunuldu.

Bugün oylanacak tasarıya destek için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ile New York'a gitti. İki bakanın tasarının mümkün olan en çok lehte oyla kabul edilmesi için çalışmalarda bulunması bekleniyor.

Daha önce BM Güvenlik Konseyinde 14'e 1 reddedilen karar tasarısı için BM Genel Kurulu, Genel Kurulun dönem başkanı tarafından "acil özel oturuma" çağrıldı.

– Tasarı, ABD kararını geçersiz sayıyor

Karar tasarısında BM'de daha önce Filistin-İsrail meselesi ve Kudüs ile ilgili alınmış kararlar hatırlatılıyor ve kutsal şehir Kudüs'ün özel statüsü, özel olarak da kentin ruhani, dini ve kültürel boyutlarının muhafaza edilmesine duyulan ihtiyaç vurgulanıyor. Tasarıda, Kudüs'ün nihai statüsünün ilgili BM kararlarıyla uyum içinde yapılacak müzakerelerle çözümlenmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Tasarıdaki maddelerle ise kutsal şehir Kudüs'ün özelliğini, statüsünü ya da demografik oluşumunu değiştirmeye yönelik her türlü karar ve eylemin yasal etkisinin olmadığı, geçersiz sayıldığı ve BM'nin daha önceki kararlarıyla uyumlu şekilde geri alınması gerektiği belirtiliyor; bu çerçevede ABD'ye Kudüs'te diplomatik temsilcilik açmaktan kaçınması çağrısı yapılıyor.

Ayrıca tasarıda tüm ülkelerden Kudüs ile ilgili daha önceki BM kararlarına uymaları talep ediliyor ve bu kararlara karşı gelen herhangi bir eylem ya da önlemi tanımamaları isteniyor. İki devletli çözümü tehlikeye atacak eğilimlerin tersine çevrilmesi çağrısı yapılan tasarıda, Ortadoğu'da kalıcı, adil ve kapsamlı bir çözümü hedefleyen çabaların hızlandırılması, bunun yanı sıra 1967'de başlayan İsrail işgalinin sonlandırılması isteniyor.

– ABD ve İsrail'i baskı altına almak için önemli

Tasarıyı daha önce BM Güvenlik Konseyinde sadece ABD'nin veto etmiş olması, 193 üyeli Genel Kurulda hatırı sayılır bir çoğunluğun tasarı lehine oy kullanabileceği şeklinde yorumlanıyor.

Daha önce Güvenlik Konseyinde bazı üyelerin ABD'nin yanında duracağı tahminine rağmen kalan tüm üyelerin tasarı lehine oy kullanması bu ihtimali kuvvetlendiriyor.

BM Genel Kurulundan çıkacak kararın bağlayıcılığı bulunmuyor ancak ABD ve İsrail'e karşı önemli bir diplomatik hamle sayılıyor. Tasarının Genel Kuruldan ezici çoğunlukla geçmesi, uluslararası platformlarda ve dünya kamuoyunda ABD ve İsrail'i baskı altına almak için önemli bir girişim olarak değerlendiriliyor.

Çavuşoğlu, BM'deki Kudüs oylaması için New York'a gidecek

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ile Kudüs tasarısı BM Genel Kurulunda oylanmadan önce New York'a gidecek.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Çavuşoğlu, BM Güvenlik Konseyinde ABD'nin vetosu ile reddedilen Kudüs ile ilgili tasarının BM Genel Kuruluna taşınması sonrasında New York'a gitmeye hazırlanıyor.

Türkiye-Azerbaycan-İran Dışişleri Bakanları Toplantısı için Bakü'de bulunan Çavuşoğlu, akşam saatlerinde İstanbul'a gelecek. Burada Filistin Dışişleri Bakanı Maliki ile bir araya gelecek Çavuşoğlu, mevkidaşıyla New York'a gidecek.

Çavuşoğlu'nun BM'deki oylama öncesinde Filistin'e destek amacıyla görüşmelerde bulunması öngörülüyor. Bakan Çavuşoğlu'nun New York'a gitmeden basına açıklama yapması da bekleniyor.

BM Genel Kurulu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıması kararını geri çekmesi çağrısını içeren karar tasarısını perşembe günü oylaması planlanıyor. BM Güvenlik Konseyine Mısır'ın götürdüğü tasarı, 15 üyeli konseyde sadece ABD'nin vetosu ile reddedilmiş, tasarının BM Genel Kuruluna taşınması kararı alınmıştı.

Çavuşoğlu, BM’deki Kudüs oylaması için New York’a gidecek

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ile Kudüs tasarısı BM Genel Kurulunda oylanmadan önce New York'a gidecek.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Çavuşoğlu, BM Güvenlik Konseyinde ABD'nin vetosu ile reddedilen Kudüs ile ilgili tasarının BM Genel Kuruluna taşınması sonrasında New York'a gitmeye hazırlanıyor.

Türkiye-Azerbaycan-İran Dışişleri Bakanları Toplantısı için Bakü'de bulunan Çavuşoğlu, akşam saatlerinde İstanbul'a gelecek. Burada Filistin Dışişleri Bakanı Maliki ile bir araya gelecek Çavuşoğlu, mevkidaşıyla New York'a gidecek.

Çavuşoğlu'nun BM'deki oylama öncesinde Filistin'e destek amacıyla görüşmelerde bulunması öngörülüyor. Bakan Çavuşoğlu'nun New York'a gitmeden basına açıklama yapması da bekleniyor.

BM Genel Kurulu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıması kararını geri çekmesi çağrısını içeren karar tasarısını perşembe günü oylaması planlanıyor. BM Güvenlik Konseyine Mısır'ın götürdüğü tasarı, 15 üyeli konseyde sadece ABD'nin vetosu ile reddedilmiş, tasarının BM Genel Kuruluna taşınması kararı alınmıştı.