Categories
Kültür Sanat

“Beyaz Hüzün/Sarıkamış” filminin galası yapıldı

İSTANBUL (AA) – Yönetmenliğini Kenan Korkmaz'ın yaptığı, İsmail Bilgin'in aynı isimli romanından sinemaya uyarlanan "Beyaz Hüzün/Sarıkamış" filminin galası yapıldı.

Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki gala gösterimine filmin yapım ekibi, yönetmeni ve oyuncularının yanı sıra oyuncu Turgay Tanülkü, yönetmen Mesut Uçakan ve Nazif Tunç, yazar Kahraman Tazeoğlu ile Erzincan'daki çekimlerde görev alan köylüler de katıldı.

Gösterim öncesi AA muhabirine açıklama yapan filmin yönetmeni, oyuncusu ve senaristi Kenan Korkmaz, senaryonun yazımından bugüne gelen sürecin 5 yıla yakın olduğunu belirterek, "Zor bir dönemin zor bir filmini çektik. Amacım hep bir hikaye anlatmaktı. Ben büyük bir savaşın büyük komutanlarını, büyük meydan muharebelerini değil sıradan bir çavuşun öyküsünü anlatmayı tercih ettim. Yorucu bir film oldu ama şu an yaşadığımız keyif bütün sıkıntıları geride bırakıyor. Artık bu işin mutluluğunu seyirciyle paylaşmanın keyfi var." dedi.

Korkmaz, Sarıkamış Harekatı'nı anlatan bütün filmlerin çok değerli olduğunu vurgulayarak, bu filmin farkının yaşanılan tarihi olayları bir askerin gözüyle anlatması olduğunu söyledi.

Filmin oyuncularından Murat Yatman da filmin kaybolan bir manganın hikayesini ele aldığına işaret ederek, "Filmde bütün karakterlerin tek tek hikayesine değiniliyor. Zor bir çekim süreci geçirdik ama çok da güzeldi. Bazen 'Keşke şimdi orada olsak.' diyorum. Oradaki insanlarla duygusal bir bağ kurdum diyebilirim. Benim için oyunculuk, performans ve gişenin ötesinde bir film oldu bu." diye konuştu.

– "Erzincan'da da gala yapacağız"

Yapımcı Abdurrahman Korkmaz ise Sarıkamış Harekatı'nın şimdiye kadar askeri yönden anlatılmadığına dikkati çekerek, filmin savaştan çok insan hikayelerine odaklandığını dile getirdi.

Korkmaz, çekimlerin 2 yıl sürdüğünü ve gerçek mekanlarda yapıldığını aktararak, "Karın erken kalkması ya da geç yağması gibi nedenler çekim süresini uzattı. Figüran olarak bine yakın oyuncu oynattık. Yöre halkından gerçek kişileri diyaloglu oyuncu olarak kullandık. Galaya da Erzincan ve Bayburt'tan çok sayıda davetlimiz geldi. Gelemeyenler de oldu tabii onların gönlünü almak için Erzincan'da da gala yapacağız." ifadelerini kullandı.

Sarıkamış Platformu Başkanı ve senaryo danışmanı Recep Ergül de filmin bugüne kadar çekilmiş en iyi Sarıkamış filmi olduğunu savunarak, "Çanakkale ve Sarıkamış konusunda maalesef dişe dokunur, elle tutulur bir film yapamadık. Ancak bu film gerek İsmail Bilgin'in güçlü bir eserinin sinemaya aktarılması olduğu için gerekse tiyatro kökenli oyuncuların rol alması sebebiyle fevkalade oldu. Gişede başarılar diliyorum." dedi.

Sinemaseverleri toplumcu-gerçekçi bir filmin beklediğinin altını çizen Ergül, Türk halkının bu ve buna benzer filmlere ilgi gösterdiğini dile getirdi.

– Film hakkında

Senaryosunu ve yönetmenliğini Kenan Korkmaz'ın üstlendiği filmde, Kenan Korkmaz ile Murat Yatman, Duygu Poyraz, Suat Ergin ve Yavuz Gürbüz rol alıyor.

Film, Balkan Savaşı'nın ardından mangasıyla birlikte Sarıkamış'a hareket eden Abrek Çavuş'un hikayesini konu ediniyor.

Erzincan ve Bayburt'ta gerçekleşen çekimler, hava şartlarının zorluğu ve zaman zaman kar yağışının yetersizliği nedeniyle iki yılda tamamlandı.

Savaş tarihinin hüzünlü hikayelerinden birini anlatan "Beyaz Hüzün/Sarıkamış", 20 Aralık'ta vizyona girecek.

Categories
Kültür Sanat

“Mucize 2: Aşk”ın galası yapıldı

İSTANBUL (AA) – Mahsun Kırmızıgül'ün yazıp yönettiği "Mucize" serisinin devam filmi "Mucize 2: Aşk"ın galası yapıldı.

Uniq Hall'de sinema ve müzik dünyasından birçok ismin yoğun katılımıyla gerçekleşen galada gazetecilere açıklama yapan Kırmızıgül, çok heyecanlı olduğunu belirtti.

Üç buçuk yıllık maratonun kendisi için bugün sona erdiğini anlatan Kırmızıgül, bundan sonra sözün seyircide ve dostlarında olduğunu dile getirdi.

Kırmızıgül, iyi bir film ortaya çıkardıklarını söyleyerek, "Filmin montajında da çekimlerinde de bulundum. Başarılı bir film oldu. Umarım gişede de hak ettiği yeri alır." temennisinde bulundu.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü'ne de değinen Kırmızıgül, şunları kaydetti:

"Bu insanlar kusurlu, engelli, sakat veya özürlü değil. Bence bu insanlar özel insanlar. Biz ekip olarak bu insanların yanındayız. Zaten bu film de bizim için bir sosyal sorumluluk projesi. Sizler de diğer bütün filmlerimden ve Türk sinemasında bugüne kadar çekilen birçok filmden farklı bir yerde durduğunu izleyecek, göreceksiniz. Bazen yüreğiniz acıyacak, gözleriniz dolacak ama en önemlisi düşüneceksiniz. Biz bunu vadediyoruz."

– "Benim için çok büyük bir deneyim oldu"

Filmin başrol oyuncusu Mert Turak da zor ancak keyifli bir süreç yaşadıklarını belirterek, "Fikret Kuşkan, Erdal Özyağcılar, Ali Sürmeli, Ayda Aksel, Şenay Gürler ile birlikte, yani neredeyse Türk sinemasıyla çalışma fırsatı bulduğum ve Damla gibi rahat anlaşabildiğim bir partnerim olduğu için mutluyum. 140 kadar down sendromlu arkadaşımızla da çalıştık. Beraber oynadık. İnşallah emeklerimizin karşılığını alacağımızı düşünüyorum. Benim için çok büyük bir deneyim oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Fikret Kuşkan ise film ekibinin yanı sıra filme destek veren herkese teşekkür ederek, "Çok zorlu şartlarda, çok güzel bir şekilde bir araya geldik. Mahsun Bey'in yazmış olduğu ve devamını getirdiği bu filmde yer almaktan dolayı da büyük gurur duydum. Ayrıca ekibim adına da en alttan en üst departmana kadar gurur duyuyorum. Güzel ve başarılı bir film olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Erdal Özyağcılar da filmde "Sinemacı Bahattin" rolünü canlandırdığına işaret ederek, "Benim 28 seneden sonra bu ikinci filmim. Şaşırdım, kaldım. Çok güzel bir prodüksiyon. Sevgili Mahsun'un kafasından çıkardığı, yüreğiyle mayaladığı bir film. Bir devam filmi gibi değil, yani güzel ve çirkini, saf sevgiyle mucizelerin olduğunu anlatan bir film." dedi.

Şenay Gürler ise yaptıkları işe yürekten inandıklarını vurgulayarak, "Artık seyirci de inanırsa bence muhteşem bir şey olacak. İnandığımız bir işin içinde olmak zaten çok keyifliydi. İnsanlar çocuklarıyla birlikte bu filmi gelip izlesin. Buradaki saf sevgiyi, yardımlaşmayı, insanlar arasındaki ilişkiyi, 1960, 1970, 1980'lerde insanlar arasındaki sevgiyi görsünler istiyoruz." diye konuştu.

– "Mahsun'un sinemasını çok beğeniyorum"

Filmi izleyenler arasında yer alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da Mahsun Kırmızıgül'ü tebrik ederek, "Bugüne kadar çektiği filmleri izledim. Bir özelliği var, topraklarımızı hissettiren bir ruhu var ve iyi senaryolar, iyi oyuncularla Anadolu'yu, bizim insanımızı, bizim olaylarımızı anlatıyor. Bir filmin ders çıkarılan bir ruhu olunca ben daha çok benimsiyorum. O bakımdan değerli." değerlendirmesini yaptı.

Cem Yılmaz ise hayırlı olsun dileğinde bulunarak, "Mahsun'un çok uzun zamandır beklediğimiz filmi. Çok vefalı bir insan. Benim filmim vizyona girdiğinde çok desteğini gördüm. Onun için koşarak geldim." dedi.

Yılmaz Erdoğan da filmi başarılı bulduğunu dile getirerek, "Mahsun'un sinemasını çok beğeniyorum. Enteresan biri. Her filmde biraz daha gelişme kaydeden çok önemli işler yapıyor. Umarım gişede de başarılı olur." diye konuştu.

Galaya, aralarında Demet Akbağ, Hamdi Alkan, Edip Akbayram, Burak Kut, Manuş Baba, Funda Arar, Orhan Gencebay, Emel Müftüoğlu, Nurseli İdiz, İrem Helvacıoğlu, Murat Ünalmış, Eren Hacısalihoğlu ve Semiramis Pekkan'ın da bulunduğu birçok isim katıldı.

– Film 6 Aralık'ta sinemaseverlerle buluşacak

Boyut Film'den Murat Tokat'ın yapımcılığında çekilen film, Doğu'nun bir dağ köyünde yaşayan engelli Aziz ile görücü usulü evlenen Mızgin'in dramını ve yaşama tutunma hikayesini anlatıyor. Aziz ve Mızgin, film boyunca hayata tutunmayı, çalışmayı ve dostluğun önemini öğreniyor.

Dram türündeki film, 6 Aralık'ta sinemaseverlerle buluşacak.

Categories
Alaturka Gazetesi

“Cinayet Süsü” vizyon için gün sayıyor

İSTANBUL (AA) – Ali Atay'ın yönetmenliğini üstlendiği "Cinayet Süsü" filminin galası yapıldı.

Hillside City Club'da yapılan gösterime film ekibinin yanı sıra ünlü isimler katıldı.

"Limonata" ve "Ölümlü Dünya"nın ardından 3. kez yönetmen koltuğuna oturan Ali Atay, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Müthiş bir ekiple çok tatlı ve çok komik bir film yaptık. Benim 3. filmim ve aşırı derecede heyecanlıyım. Sonucu, insanların ne tepki vereceğini merak ediyorum. İnşallah düşündüğüm gibi olur." dedi.

Filmin başrol oyuncularından Binnur Kaya da filmin sonucunu heyecanla beklediklerini söyledi.

Kaya, çekimlerde çok eğlendiklerini ve en büyük dileğinin, ekipteki mutluluğun izleyiciye yansıması olduğunu dile getirdi.

Cengiz Bozkurt, çalışmaktan büyük zevk aldıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Güle oynaya çektiğimiz, hatta gülmekten çekemediğimiz bir film oldu. Bazı sahnelerde gülme krizinden ara vermek zorunda kaldık. İnşallah seyirci de aynı şeyleri hisseder. Biz çok güzel bir iş yaptığımızı düşünüyoruz. Film seyirciyle buluştuğu anda bu hislerimizin ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkacak. İnşallah biz doğru hissetmişizdir."

Feyyaz Yiğit ise çok önemli oyuncularla çalışma fırsatı yakaladığını, bu filmin kendisi için okul gibi olduğunu ifade etti.

Komedi ve polisiye türündeki filmin galasına film ekibinden Uğur Yücel, Mehmet Özgür ve Mert Denizmen de katıldı.

Taff Pictures'ın yapımcılığında hayata geçirilen "Cinayet Süsü"nün senaryosunda Ali Atay, Feyyaz Yiğit ve Aziz Kedi imzası bulunuyor.

Ülke tarihinin en gizemli cinayet vakasını çözmeye çalışan bir grup insanın yaşadıklarını merkeze alan filmin konusu şöyle:

"Başkomiser Emin, komiser Salih, komiser Asuman ve komiser yardımcısı Alaattin'den oluşan bir 'Cinayet Büro' ekibi, hiç alışık olmadıkları bir cinayet vakasına el koyar. Tuhaf cinayetler birbiri ardına gelirken, ekibin elinde delil de ipucu da yoktur. Sinirler gerilmeye, amirler rahatsız olmaya başlar. Olaylar arttıkça basının ve halkın ilgisinin de yoğunlaşmasıyla bu durum Emin ve arkadaşları üzerinde büyük bir baskı oluşturur. Sonunda Emniyet Genel Müdürü, ABD'den gelen 'suç uzmanı' Dizdar Koşu'yu, rehberlik etmesi için başkomiser Emin'in ekibine atar. Telaş, baskı ve çaresizlik altında ezilen Emin ve arkadaşları, Türkiye'nin gördüğü en tuhaf cinayet zincirini, olabilecek en ters köşe yöntemlerle çözmeye çalışmaktadır"

"Cinayet Süsü", 25 Ekim'de vizyona girecek.

Categories
Alaturka Gazetesi

“Dert Bende”nin galası yapıldı

İSTANBUL (AA) – Yönetmenliği ve senaristliğini Berat Özdoğan'ın üstlendiği "Dert Bende" filminin galası yapıldı.

Özdilek AVM'de gerçekleştirilen galaya, filmin oyuncularının yanı sıra sinema dünyasından birçok ünlü isim katıldı.

Galada gösterim öncesi basın mensuplarına açıklama yapan filmin yapımcısı ve aynı zamanda başrol oyuncusu Ümit Kantarcılar, heyecanlı olduklarını belirtti.

Kantarcılar, "Bu film uzun bir yol hikayesi. Bizler bu yolun yolcusuyuz. Beraber gülelim ve çok güzel anımız olsun, insanları da güldürelim, kendi mizahımızı anlatalım diye arkadaşlarımızla yola çıktık. İş, sonuç olarak buraya kadar geldi. Her şeyi cast direktörümüz ve yönetmenimizle birlikte beraber belirledik. İyi ki bu oyuncu kadrosuyla çalıştım. İnşallah bundan sonra da beraber çalışacağız." diye konuştu.

– "Benim için güzel bir tecrübe oldu"

Oyuncu Jessica May de ilk kez bir sinema filminde rol almaktan dolayı mutlu olduğunu söyleyerek, "Arkadaşlarımla güzel bir iş çıkardık. Tüm ekibe teşekkür ediyorum. Benim için güzel bir tecrübe oldu. Umarım gişemiz bol olur." dedi.

Onur Dilber ise güzel bir kadroyla çalıştıklarına işaret ederek, "Bir filmde iki kardeş gibi oynamak, gerçekten zor bir şey. Gerçek hayatta da o dostluğu kurabilmek gerekiyor. Ben o dostluğu kurabildiğimizi düşünüyorum. 'İyi ki içinde oldum.' dediğim bir işti." ifadelerini kullandı.

Yönetmen Berat Özdoğan ise filmin konusuna değinerek, "Hikaye iki arkadaşın üçüncü bir arkadaşları ile ilgili olan maceraları ve bir şeye inanıp, bir anda bir serüvene başlamaları aslında. Seyirciyi sürekli bir durum, komedi, macera hali bekliyor." diye konuştu.

Filmin oyuncu kadrosunda Kantarcılar'ın yanı sıra Jessica May, Ali Poyrazoğlu, Ahu Sungur, Onur Dilber, Nebil Sayın ve Sermet Yeşil yer alıyor.

Yaklaşık dört hafta boyunca İstanbul'un belirli noktalarında çekimleri gerçekleştirilen komedi türündeki yapım, yanlış bir evlilikten kurtarmak amacıyla arkadaşlarını kaçırmaya çalışan fakat işleri daha da karıştıran bir grubun trajikomik hikayesini konu alıyor.

Categories
Kültür Sanat

2. Uluslararası Gaziantep Opera ve Bale Festivali

GAZİANTEP (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürlüğünce düzenlenen “2'nci Uluslararası Gaziantep Opera ve Bale Festivali ” kapsamında gala konseri verildi.

Gaziantep Valiliği, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ve Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla ücretsiz gerçekleştirilen festival, GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'ndeki ana salonda sürüyor.

Etkinlikler kapsamında Arnavutluk Cumhuriyeti Ulusal Opera, Bale ve Halk Dansları Tiyatrosu solistleri, gala konseri verdi.

Yaklaşık 2 saat süren konsere sanatseverler büyük ilgi gösterdi.

  • Çocuk etkinlikleri başlıyor

Festival kapsamında ünlü Azerbaycan operasının önemli isimlerinden besteci Üzeyir Hacıbeyov'ın eseri “Arşın Mal Alan Opereti “, 22 Nisan akşamı sahnelenecek.

Librettosu da ünlü besteciye ait olan ve genç bir tüccarın kumaş satıcısı kılığında kapı kapı dolaşırken girdiği bir evdeki kıza aşık oluşunun hikayesini anlatan eserde, o dönemin kadın-erkek ilişkilerine büyüteç tutuluyor.

Festivalin son 3 gününde çocuklar için de temsil verilecek.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda çocuklar için “Sihirli Dünya ” isimli çocuk oyunu sahnelenecek.

Müzik düzenlemeleri Ahmet Kahyaoğlu'na, librettosu ve rejisi Haldun Özörten'e, koreografisi ise Hülya Şeren Nüfusçu'ya ait eseri, Samsun Devlet Opera ve Balesi sahneliyor.

Bir çocuğun rüyaya dalmasıyla başlayan eser, miniklere klasik müzik sanatını eğlenceli bir şekilde anlatıyor.

Orkestra sanatçılarının da sahne üstüne çıkarak enstrümanları miniklere tanıtacakları eser, 23 Nisan'da Şehitkamil Kültür Kongre Merkezi'nde, 24 ve 25 Nisan'da da Onat Kutlar Sahnesi'nde çocuklarla buluşacak.

Categories
Alaturka

Milletlerarası Mühendislik ve Hayat Bilimleri Kongresi

KASTAMONU (AA) – Kastamonu Üniversitesince (KÜ) düzenlenen “2. Milletlerarası Mühendislik ve Hayat Bilimleri Kongresi ” sona erdi.

Kongrenin sona ermesi dolayısıyla Tarihi Kurşunlu Han'da gala programı düzenlendi.

Kongre Koordinatörü Doç. Dr. Adem Yavuz Sönmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kongrede 12 ülkeden 230 akademisyen tarafından yaklaşık 250 sözlü ve yazılı tebliğ sunulduğunu söyledi.

Kongrede yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Sönmez, “Mühendislik, ziraat, veterinerlik, yaşam bilileri ve bağlı alanlarda tebliğler vardı. Bu tebliğler bilimsel bilginin paylaşılması açısından önemli araştırmalara temel teşkil edecek şekildeydi. Uluslararası bir çalışma olması nedeniyle genel bilimsel konuların hepsi tartışıldı. ” dedi.

Önümüzdeki yıl kongrenin farklı bir ülkede yapılacağını anlatan Sönmez, “Kongrenin ilki Kastamonu'da yapıldı. İkincisi yine bizde oldu. Önümüzdeki yıl ise Kastamonu Üniversitesi organizasyonunda Ukrayna'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. ” diye konuştu.

Sönmez, kongreye katılımın oldukça yoğun olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“2 yıldır bilim insanları teveccüh gösteriyor. Kastamonu Üniversitesinin bu konulara ev sahipliği yapmasından da ayrıca memnunuz. Kongre sonunda Kastamonu Üniversitesinin birçok üniversite ile ortak çalışma yürütmesi için kararlar alındı. Bunların başında özelikle teknoloji alanında önde gelen ülkelerden Japonya ve Malezya gibi ülkeler var. Rusya, Moldova ve Ukrayna gibi Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerde zirai ve balıkçılık alanında çalışmalarımız vardı. Bunların derinleştirilmesi kararı alındı. Filipinliler ile de hem zirai hem balıkçılık hem de ormancılık alanlarında ortak çalışma yapılması kararlaştırıldı. ”

Categories
Alaturka

“Kapı” filminin galası yapıldı

İSTANBUL (AA) – Başrollerini Kadir İnanır ve Vahide Perçin'in paylaştığı “Kapı ” filminin galası Kanyon AVM'de gerçekleştirildi.

Galada basın mensuplarına açıklamada bulunan Kadir İnanır, Türkiye'de film çekmenin zorluklarına değinerek, “Film çekmek maliyeti yüksek bir olay, bireysel sanatlar içerisinde (sinema) 7. sırada yer alan bir sanat dalı. Bugünün ekonomisinde Türkiye'de bir film üretmenin en düşük maliyeti bir milyon dolar. ” dedi.

Usta oyuncu, “Kapı ” filminin milyon dolarlar verilerek ortaya çıkan bir filmle karşılaştırılmaması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“İddia ediyorum ki Türkiye evrensel sinema değerlerini taşıyan çok özel bir film izleyecek. Eleştiri hakkı her zaman var ama bu tarz filmler, bir daha çekilemez. Karar verici seyircilerdir. Ticari olarak bir şansı yoktur ama salt sanat ya da uluslararası sanat değerlerini taşıyan bir filmi izleyecek kişi bence bu ülkede milyonlarca vardır. Buna inanıyoruz. ”

Vahide Perçin, filmin Midyatlı Süryani bir ailenin dramını ele aldığını belirterek, “Geçmişte bıraktıkları aralığı kapatmak için geri geliyorlar. Kapının peşine düşüyorlar ama aslında ailelerinin hikayesini tamamlamak için bu yola çıkıyorlar. ” diye konuştu.

Filmin çekimlerinin meşakkatli geçtiğini aktaran Perçin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bizim ülkemizde kendi sanatınızı biraz çile çekerek yapabiliyorsunuz ama biz Mardin'de de Almanya'da da çok güzel günler geçirdik, çok güzel dostluklar kurduk. Hayatımıza çok güzel bir çentik attık. Bu filmin böyle de bir kalıcılığı olacak bizim hayatımızda. Türk sinemasında da önemli bir yer tutacak. ”

Filmde konuk oyuncu olarak yer alan Menderes Samancılar, “Projenin acıların kapısını araladığını zannediyorum. Önemli olan da bu aralıktan hepimizin bakmasını sağlaması. ” ifadelerini kullandı.

Aybüke Pusat da usta oyuncularla bu filmde birlikte rol almaktan dolayı mutlu ve şanslı olduğunu dile getirdi.

  • Film hakkında

Mardinli bir ailenin hayat hikayesini ele alan filmin yönetmen koltuğunda “İlk Aşk “, “Mutlu Aile Defteri “, “Babam ” gibi yapımlara imza atan Nihat Durak oturuyor. Senaryosunu, Filiz Üstün Durak'ın kaleme aldığı filmin yapımını Durak Film gerçekleştirdi.

Müziklerinde Güldiyar Tanrıdağlı'nın imzası olan filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Timur Acar, Erdal Beşikçioğlu, Sermet Yeşil, Nilay Erdönmez ve Özgün Çoban yer aldı.

Film, 12 Nisan'da vizyona girecek.

Dram türündeki filmin konusu özetle şöyle:

“Yakup ve Şemsa üç çocukları ve torunlarıyla birlikte Berlin'de yaşayan Süryani bir ailedir ve yirmi beş yıl önce Mardin'den Berlin'e göç etmişlerdir. Yeni hayatlarının mutlu bir gününde Mardin'den bir telefon gelir. Bu sarsıcı telefon, 25 yıl önce kaybettikleri oğulları Mikhael ile ilgilidir ve ailenin tüm acıları tazelenir. Yakup ve Şemsa, onları yalnız bırakmak istemeyen torunları Nardin ile Mardin'e giderler. Bu seyahat hepsinin kişisel yolculuklarının da başlangıcı olacaktır. “

Categories
Alaturka

“Ali” filminin galası yapıldı

İSTANBUL (AA) – Gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkılarak çekilen “Ali ” adlı filmin galası, Kanyon AVM'de gerçekleştirildi.

Yönetmen Ramazan Özer, galada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, filmin başından bu yana her konuda gerçekçi olmaya özen gösterdiklerinin altını çizerek, “Senaryo oyuncularımıza gittiği andan itibaren hepsinin gözündeki gerçeklik konusunda etkilenmeyi gördüm ve bu anlamda herkes bu işe yüreğini verdi. ” dedi.

Filmin başrol oyuncularından Gürbey İleri de samimi bir film çektiklerini dile getirerek, “Hem kamera arkası hem de oyuncular olarak, normalde 1,5 ayda çekilecek bir filmi, 13 gün gibi kısa bir sürede çektik. Ekip arası uyumumuz çok iyiydi. Bunun için set ekibine çok teşekkür ediyorum. Her zaman enerjimizi çok yüksek tuttular. ” diye konuştu.

İleri, filmin konusuna da değinerek, şunları kaydetti:

“Film, kansere yakalanmış bir çocuğun yaşadığı çaresizliği anlatıyor. Umut var mı bu filmde ? Şöyle düşünüyorum ki, biz öylesine her şeyi çok çabuk tükettiğimiz bir devirde yaşıyoruz ki, karşı taraftan bir beklenti olmadan değer vermeyi unuttuk bence. Yani sevgiyi unuttuk. Filmimiz de seyircilere ailemizin değerini, sevdiklerimizi, sağlığımızın kıymetini bilmemizi tekrardan hatırlatacaktır. ”

  • “Filmin sonucuna seyirciler karar verecek “

Hakan Meriçliler de filmi galada ilk kez izleyeceğini söyleyerek, “Bu filmde olduğum her an çok keyifliydi. Böyle filmlerde sadece oynamak yetmez, çok daha başka unsurlar da gerekli. ” ifadelerini kullandı.

Köksal Engür de her türlü hikayenin beyaz perdeye aktarılması gerektiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Benim görüşüme göre bol bol film çekilmeli. Bu filmde Yeşilçam'a olan bir özlem konusu var. O zamanlar seyirciler çekilen her filme gidiyordu. Şimdi ise seçerek gidiyorlar. Bence filmlerin seçilmemesi, her tür filmin seyredilmesi lazım. Bu film de yaşanmış, gerçek bir hikaye. Filmin sonucuna da tabii ki seyirciler karar verecekler. ”

Gurbet Gurur Cantürk'ün senaryosunu kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Semra Dinçer, Karel Gültekin, Baran Şükrü Babacan, Tolga Canbeyli, Yiğit Alp Karadayı, Murat Prosçiler ve Seyhan Arman yer alıyor.

Çekimleri Amasra'da yapılan dram türündeki film, 22 Mart'ta vizyona girecek.

Categories
Kültür Sanat

Safranbolu'nun UNESCO'ya alınışının 25. yılı

KARABÜK (AA) – Safranbolu'nun UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınışının 25. yıl dönümü dolayısıyla, “2019 Karabük Kültür ve Sanat Buluşmaları ” kapsamında, TRT İç Yapımlar tarafından hazırlanan “Emanetim Safranbolu ” belgesel filminin galası ilçede gerçekleştirildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu'nda yapılan galada konuşan Karabük Valisi Fuat Gürel, Safranbolu'nun çok kıymetli bir yer olduğunu söyledi.

Safranbolu'nun dünyada ranta çevrilebilecek yerlerin başında geldiğini aktaran Gürel, burayı ranta çevirmeden olduğu gibi korunmanın çok önemli olduğunu vurguladı.

Burayı korumada emeği geçenlere teşekkür eden Gürel, “Şehirleri çok kötü kullanmaya başladık. Bulunduğumuz mekanları tüketmeye, kültürümüzü tüketmeye başladık. Safranbolu gibi korunan birkaç şehri ancak bunları gördükçe hayıflanmaya başladık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yüksek binalardan yakınırken özellikle Safranbolu ve Beypazarı'ndan bahsetti. Bu şehirleri artık yeniden kuramazsınız. Bu şehirleri geçmişte ecdadımız yaptı, yaşadılar ve bizlere emanet bıraktılar. ” diye konuştu.

Gürel, Safranbolu'nun özel korunmuş ender yerlerden biri olduğunu vurgulayarak, “Safranbolu'da yaşayan insanlar, aslında ecdadına sadık kalarak onların mirasını mirasyedi gibi değil, iyi bir evlat gibi koruyarak, gözünden sakınarak bugünlere ulaştırmış ve inşallah bundan sonraki torunlarımıza da ulaştırma yönünde çok büyük gayret içerisindeler. ” şeklinde konuştu.

TRT Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Yürekli de Safranbolu'nun çok güzel bir şehir olduğunu belirtti.

TRT'nin kamu yayıncısı olarak, Türkiye'deki güzellikleri ortaya çıkarmak için bulunduğunu vurgulayan Yürekli, “Bazen bu güzellikleri ortaya çıkarmak uzun uğraşlar istiyor, bazen de Safranbolu'da olduğu gibi kendini size gösteriyor. Herhangi bir özel çaba sarf etmenize gerek yok. Sadece onu iyi dizayn edeceksiniz, iyi kurgulayacaksınız, iyi montajlayacaksınız ve ekran da şehir de size bu yapının ortaya çıkmasında yardımcı olmuş olacak. ” değerlendirmesinde bulundu.

Yürekli, TRT'nin, ülkenin kadim tarihinden, milletin ruh ve gönül dünyasından beslendiğine değinerek, şunları kaydetti:

“Türk milletini tarih boyunca güçlü ve yıkılmaz kılan güçlerin başında dini ve manevi değerlerin geldiğini de bilerek hareket ediyor. Yapımlarını hazırlarken bu gerçek üzerine bina etmeye çalışıyor. Türk halkı, dünya tarihinde var olmaya başladığından beri bu değerleri her zaman korumuş ve gelecek nesillere aktarmıştır. Kadim kültürümüzün simgesi olan Safranbolu, Hititler, Frigler, Lidyalılar, Romalılar ve son olarak da biz Türklere ev sahipliği yapmıştır. İnşallah sonsuza kadar da bu topraklarda yaşamaya devam edeceğiz. ”

Konuşmaların ardından yönetmenliğini Nuh Bağcı'nın yaptığı “Emanetim Safranbolu ” belgesel filmi izlendi. Belgeselin ardından Vali Gürel, Genel Müdür Yardımcısı Yürekli'ye hediye verdi, Mülkiye Başmüfettişi İzzettin Küçük, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, CHP Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanvekili Fatih Ürkmezer ile AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mehmet Ceylan tarafından TRT Televizyon Dairesi Başkanı Ahmet Muhsin Yıldırım ve belgesel çekim ekibine hediyeler takdim edildi.

Categories
Alaturka

Yeşilçam Film Günleri'nin gala konserinde Cahit Berkay sahne aldı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ'nin üçüncüsünü düzenlediği “Yeşilçam Film Günleri “nin gala konserinde Cahit Berkay sahne aldı.

Beyoğlu Atlas Sineması'nda gerçekleştirilen konserde, Berkay'ın sevilen eserlerinin yanı sıra Barış Manço ve Cem Karaca'nın şarkıları da seslendirildi.

“Moğollar ” müzik grubunun kurucularından Berkay, hikayelerini de anlattığı “Selvi Boylum Al Yazmalım “, “Çiçek Abbas “, “Teşekkürler Büyük Anne ” ve “Hülya ” gibi eserlerini müzikseverlerin beğenisine sundu.

Konserde ayrıca Barış Manço'nun “Dağlar Dağlar ” ve Cem Karaca'nın “Resimdeki Gözyaşları ” şarkıları da Cem Karaca'nın oğlu Emrah Karaca tarafından seslendirildi.

  • “Sinemayla müziğin buluştuğu bir gece “

Konseri dinlemeye gelen Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner, AA muhabirine yaptığı açıklamada “Yeşilçam Film Günleri “nin geçen sene mart ayında Atlas Sineması'nda başladığını söyledi.

Yaz aylarında yazlık sinema şeklinde ikincisi yapılan etkinliklerin, mart ayı boyunca devam eden üçüncüsünün de büyük ilgi gördüğünü vurgulayan Kaptaner, “Atlas Sineması, İstiklal Caddesinde nostaljik bir sinema. Bize Yeşilçam'ın Yeşilçam olduğu 1960-1970'li yılları, Yeşilçam filmlerinin salonlarda izlendiği dönemi hatırlatıyor. ” değerlendirmesine bulundu.

Kaptaner, filmlerin iyileştirilip teknik kalitesi de yükseltilerek izleyiciye sunulduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bu akşam pek çok Yeşilçam filminin müziğine imza atmış Cahit Berkay ve Moğollar Grubu, çok sevilen Yeşilçam filmlerinden ve kendi bestelerinden örnekler paylaşıyor. Hem Moğollar'ı ve Cahit Berkay'ı hem de Yeşilçam filmlerini sevenlerin bir araya geldiği, yani sinemayla müziğin buluştuğu bir gece oldu. ”

“Yeşilçam Film Günleri ” kapsamında, 17 Mart'a kadar her cuma, cumartesi ve pazar günleri, Türk izleyicisinin gönlünde taht kurmuş Türk filmleri, yenilenmiş ve yüksek çözünürlüklü haliyle İstanbulluların beğenisine sunuluyor.