“Fransa, İran'ın açıklamasını endişeyle karşılıyor”

PARİS (AA) – Fransa, İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini kısmen durduracağına yönelik açıklamayı endişeyle karşıladıklarını, uluslararası güvenlik için önemli olan anlaşmanın tümüyle yerine getirilmesi için kararlı olduklarını bildirdi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini kısmen durduracağına yönelik açıklamasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, "Fransa, bu açıklamayı endişeyle karşılıyor. Fransa, uluslararası güvenlik için önemli olan (İran nükleer) anlaşmasını tümüyle yerine getirilmesi için kararlıdır." ifadesi kullanıldı.

Tarafların bu anlaşmanın yükümlülüklerini yerine getirilmesini engelleyecek her eylemden kaçınması gerektiği belirtilen açıklamada, "Fransa, İran’ı bu anlaşmadan doğan tüm nükleer yükümlülüklerini yerine getirmeye devam etmesini şiddetle çağırıyor." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, İran'a anlaşmayı ihlal edecek her adımdan kaçınması çağrısı yapılırken, Fransa'nın İran'ın açıklamalarına ilişkin Avrupalılarla irtibatta olduğu belirtildi.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, dün ABD'nin kısa süre önce aldığı yaptırım kararlarının ardından ülkesinin nükleer anlaşmadaki taahhütlerini kısmen durdurma kararı aldığını açıklamıştı.

Zarif, ''Nükleer anlaşmanın 26. ve 36. maddelerindeki taahhütleri durdurma kararımız, ABD'nin 4 Mayıs'ta aldığı yeni yaptırım kararı ile ilgilidir. Bu yaptırımlarla söz konusu maddelerin gerçekleşmesi mümkün değil. Amerikalıların İran nükleer anlaşmasına yapıcı yaklaşmadığı ve bu yaklaşımın devam edeceği açık." ifadesini kullanmıştı.

Sınıfın kapanmaması için koyunları okula kaydettirdiler

PARİS (AA) – Fransa'nın güneyindeki Grenoble kenti yakınlarındaki Crets-en-Belledonne kasabasında veliler, ilkokul sınıfının öğrenci azlığından kapanmasını önlemek için okula sembolik olarak 15 koyun kaydettirdi.

Yerel basında çıkan haberlere göre Crets-en-Belledonne'de ilkokul sınıfının öğrenci eksikliğinden kapanmaması için veliler Jules-Ferry İlkokuluna 15 koyun kaydettirdi.

Veliler, yeterli sayıda öğrenci olmadığı için söz konusu sınıfın gelecek öğretim yılında kapatılması kararına itiraz etti.

Sınıfın kapanması durumunda öğrencilerin diğer sınıflara dağıtılacağı ve sınıfların daha kalabalık olacağından endişe eden velilerin bu eylemle "eğer önemli olan sayı ise koyunlar da sembolik olarak öğrenci olabilir" mesajını vermek istediği belirtildi.

Crets-en-Belledonne Belediye Başkanı Jean-Louis Maret, öğrencilerden ve velilerden 15 koyunun doğum belgelerini alarak hayvanların okula "resmi" kayıtlarını yaptı.

Bir çiftçi ise sınıfın kapatılma kararını protesto etmek için okula 65 koyun getirdi.

Velilerden Gaelle Laval, basına yaptığı açıklamada "sınıfın kapanmaması gerekiyor. Bu şekilde yaparak mizah yoluyla insanları harekete geçirmek istedik." dedi.

Fransa'daki rehine operasyonu tamamlandı

PARİS (AA) – Fransa'nın güneyindeki Toulouse kenti yakınlarındaki Blagnac kasabasında silahlı bir kişinin kafede 4 kişiyi rehin alması üzerine başlatılan operasyon sona erdi.

Fransız basınında çıkan haberlere göre, Blagnac'da silahlı bir kişinin kafede 4 kişiyi rehin alması üzerine dün başlatılan operasyon tamamlandı.

Fransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 4 kişiyi rehin alan saldırganın yakalandığını açıkladı.

Haute Garonne Valiliğinden yapılan açıklamada da rehinelerin kurtarıldığı belirtildi.

Toulouse Savcısı Dominique Alzeari ise söz konusu saldırganın 17 yaşında olduğunu söyledi. Alzeari, rehinelerin sağlık durumlarının da iyi olduğunu ifade etti.

Blagnac'da dün yerel saatle 16.20 sularında silahlı ve kasklı bir kişi kafeye girmiş ve 4 kişiyi rehin almıştı. Güvenlik güçleri bunun üzerine operasyon başlatmıştı.

Fransa'da rehine operasyonu

PARİS (AA) – Fransa'nın güneyindeki Toulouse kenti yakınlarındaki Blagnac kasabasında silahlı bir kişinin kafede 4 kişiyi rehin aldığı bildirildi.

Polisten yapılan açıklamada, Blagnac'da silahlı bir kişinin kafede 4 kişiyi rehin aldığı belirtildi.

Güvenlik güçlerinin kafede başlattığı operasyonun sürdüğü, İçişleri Bakanı Christophe Castaner'in de olay yerine gideceği aktarıldı.

Fransız basınında yer alan haberlere göre, yerel saatle 16.20 sularında silahlı ve kasklı bir kişi kafeye girdi.

Bölgede yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı kaydedildi.

Avrupa, İsrail saldırısında şehit olan Gazzelileri görmedi

LONDRA (AA) – Avrupa ülkeleri, İsrail'in Gazze'de aralarında iki bebeğin de olduğu sivilleri şehit etmesine değinmeden son gerginlikte Hamas'ı suçlayıp Tel Aviv yönetimine destek verirken, Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nden bir gün sonra Anadolu Ajansı'nın (AA) ofisinin bombalamasını kınamadı.

Avrupa bir kez daha sivil ölümler karşısında İsrail'i desteklerken, şehit edilen Gazzelileri görmezden gelmeyi tercih etti. Tek kalemden çıkmış gibi olan açıklamalarda, "İsrail'in kendini savunma hakkına" vurgu yapılarak, Filistinlilerin şehit edilmesi meşrulaştırılmaya çalışıldı.

Basın özgürlüğüne büyük önem verdiğini iddia eden Avrupa ülkeleri, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nden bir gün sonra Gazze'deki AA ofisinin vurulmasına da tepki göstermedi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, yazılı açıklamasında, "Gazze'deki Filistinli militanların gelişigüzel roket atışları acilen sonlandırılmalı. AB, İsrail'in güvenliğini güçlü bir şekilde desteklediğini tekrar vurguluyor." ifadelerini kullandı.

İsrail'in hava saldırıları sonucu şehit olan ve yaralanan Filistinlilere değinmeyen Mogherini, roket atışlarının İsrail halkına "tarif edilemez" acılar yaşattığını belirtti.

  • İngiltere

    İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, son 48 saatte İsrail ve Gazze'de yaşananlar karşısında şok olduğunu belirterek, "Düşüncelerim, Hamas'ın ayrım gözetmeyen ve tiksindirici roket saldırılarıyla ölen ve etkilenen masum sivillerin aileleriyle." dedi. Hunt, ayrıca şehit edilen Filistinlilere açıklamasında yer vermemeyi tercih etti.

  • Almanya

Almanya Hükümet Sözcü Yardımcısı Ulrike Demmer, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıları kınamadı. Federal Basın toplantısında konuya ilişkin açıklamada bulunan Demmer, Hamas'ın füze atmasını kınayarak İsrail'in kendini savunma hakkı bulunduğunu ve orantılı cevap verebileceğini ifade etti. Demmer, İsrail'in yaptığının orantılı mı olduğu sorusuna, ''İsrail'in kendini savunma hakkı bulunuyor.'' cevabını verdi.

  • Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından, "Gazze'den yapılan (roket) atışları şiddetle kınıyorum ve etkilenen nüfusla dayanışma içerisindeyim." mesajını paylaştı.

Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Fransa, Gazze Şeridi'nden İsrail topraklarındaki yerleşim alanlarına atılan roketleri şiddetle kınıyor." ifadeleri kullanıldı.

  • Avusturya

Avusturya Hükümet Sözcüsü Peter Launsky-Tieffenthal, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Gazze’den yapılan roket saldırılarını sert bir şekilde kınıyoruz, İsrail'in kendini savunma hakkını savunuyoruz." ifadesini kullandı.

Launsky-Tieffenthal, Avusturya’nın İsrail ve halkının güvenliği için bu ülkeyi desteklemeyi sürdüreceğini kaydetti.

  • İspanya

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, cumartesi gününden bu yana sivil ölümlere neden olan Gazze ve İsrail'de yaşanan olayların büyük bir endişe ile takip edildiği belirtildi.

Gazze'deki İsrail saldırılara değinilmeyen açıklamada, İspanya hükümetinin Gazze'den yapılan roket saldırılarını "kabul edilmez" diye nitelendirerek kınaması dikkati çekti.

  • İtalya

İtalya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Gazze'deki gerginliği yeniden tırmandıran olayları endişe ve dikkatle takip edildiği" belirtildi.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarından bahsedilmeyen açıklamada, ayrıca İtalya Dışişleri Bakanı Enzo Moavero Milanesi'nin "İsrail topraklarına doğru yapılan roketli saldırıları kararlı bir şekilde kınadığı ve her devletin olduğu gibi İsrail'in de kendini savunma hakkı olduğunu vurguladığı" kaydedildi.

  • İki gün süren saldırılar

İsrail, Gazze'nin farklı noktalarında Hamas ve İslami Cihad'a ait olduğunu ileri sürdüğü 350 hedefe hava saldırısı düzenledi.

Saldırılarda Gazze'de 2'si hamile 3 kadın ile 2 bebeğin de aralarında bulunduğu 25 Filistinli şehit oldu, 150 Filistinli yaralandı.

Bölge sakinleri, İsrail güçlerinin aralarında AA'nın da olduğu basın kuruluşları ile apartmanlar, evler, sivil yapılar, demir atölyeleri ve tarım arazilerine çok şiddetli saldırlar düzenlediğini bunun yanı sıra bazı askeri noktaları da vurduğunu anlattı.

  • İsrail saldırılarında 18 bina ve müstakil ev tamamen yıkıldı

Gazze'deki Filistin Hükümeti Basın Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail saldırılarında 18 bina ve müstakil evin tamamen yıkıldığı, hedef alınan 10 evin hasar gördüğü, 58 apartman dairesinin kullanılamaz hale geldiği, 310 apartman dairesinin hasar gördüğü ve yüzlerce evin ise hafif hasar aldığı kaydedildi.

Şati Mülteci Kampı'ndaki Mustafa Camisi ile Zeytun ve Şücaiyye mahallelerinde 6 demir atölyesi hedef alınırken, Gazze, Han Yunus ve Refah kentlerindeki balıkçı limanlarının da vurulduğu aktarıldı.

  • AA ofisi ve 4 basın kuruluşunun olduğu bina yıkıldı

İsrail saldırılarında, içinde AA ofisinin yanı sıra 4 basın kuruluşunun daha bulunduğu bina da yıkıldı.

Tel Aviv yönetimi ise Gazze'den İsrail'e yaklaşık 690 roket atıldığını, bunlardan en az 240'ının "Demir Kubbe" hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Gazze'den atılan roketler nedeniyle İsrail tarafında 4 kişinin hayatını kaybettiği, 130 kişinin yaralandığı belirtildi. Söz konusu yaralılar arasında yaşadıkları korku ve panik nedeniyle hastaneye başvuranların da bulunduğu ifade ediliyor.

Fransa'da sarı yelekliler yeniden sokaklarda

PARİS (AA) – Fransa'da sarı yelekliler, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin politikalarını protesto etmek için ülke genelinde gösteriler düzenledi.

Akaryakıt zamlarına ve kötü ekonomik koşullara tepki olarak başlayan, daha sonra Macron yönetimine karşı gösterilere dönüşen sarı yeleklilerin eylemleri 25. haftasında da devam etti.

Bir grup sarı yelekli eylemci Paris'in 10. bölgesinde bulunan Lariboisiere Hastanesinden Nation Meydanı'na, bir diğer grup da başkentin 5. bölgesinden 13. bölgesine yürüdü. Göstericiler arasında sarı yeleklilerin liderlerinden Maxime Nicolle ve Eric Drouet de yer alırken, yürüyüş sırasında herhangi bir olay yaşanmadı.

Diğer yandan Charles de Gaulle Havalimanı'nda toplanan bazı sarı yelekli göstericiler de Charles de Gaulle ve Orly havalimanlarının özelleştirilmesine tepki gösterdi.

Polis, eylemcilerin Champs-Elysees Caddesi'nde ve 15 Nisan'da çıkan yangında büyük zarar gören Notre Dame Katedrali çevresinde gösteri yapmasını yasakladı.

Ülkenin batısındaki La Roche-sur-Yon kentinde yapılan eylemde polisle göstericiler arasında gerginlik yaşandı. Eylemciler, bir barikatı ateşe verdi. Polisin göstericilere biber gazı kullandığı eylemde çıkan olaylarda 2 kişinin yaralandığı belirtildi.

Toulouse, Montpellier, Lyon, Marsilya ve Montluçon kentlerinde de gösteriler düzenlendi.

Ülke çapındaki gösterilere İçişleri Bakanlığı verilerine göre 18 bin 900, sarı yeleklilere göre ise 40 bin 291 kişi katıldı.

  • Bin 400 yazar ve sanatçıdan sarı yeleklilere destek

Liberation gazetesinde yayımlanan açık mektupta imzası bulunan bin 400 sanatçı ve yazar, sarı yeleklilere destek verdi.

Mektupta sarı yeleklilerin daha fazla demokrasi ve adalet istediği belirtildi.

Eylemlerde 23 kişinin gözünü kaybetmesinin, 248 kişinin başından yaralanmasının, 5 kişinin elinin kopmasının Fransa Cumhuriyeti'ne yakışmadığı vurgulanan mektupta, "Tarihimizdeki çok önemli bir zaman diliminde (Fransız) hükümetin baskısı, manipülasyonu ve sorumsuzluklarına karşı öfkeleniyoruz." ifadeleri kullanıldı.

  • Protestolarda 11 kişi hayatını kaybetti

Sarı yeleklilerin gösterileri, 17 Kasım 2018'den bu yana devam ediyor.

Hükümetin açıkladığı verilere göre, gösterilerde şimdiye kadar 11 kişi hayatını kaybetti, 2 binden fazla kişi yaralandı. Eylemlerde 8 bin 400'den fazla kişi gözaltına alınırken, bine yakın göstericiye de hapis cezası verildi.

“ABD'nin muafiyetleri uzatmama kararını endişeyle not ettik”

               BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), Fransa, Almanya ve İngiltere, ABD'nin petrol konusunda İran'a yönelik yaptırımlarından muaf tutulan ülkelere yeni muafiyet hakkı vermemesine ve İran'ın sivil nükleer faaliyetlerini hedef alan yaptırımlarına tepki gösterdi.</p>    <p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, İran nükleer anlaşması ve ABD'nin yaptırım kararlarına ilişkin ortak açıklama yaptı.</p>    <p>ABD'nin, İran ile sivil nükleer çalışmalar kapsamında iş birliği yapan ülkelere tanıdığı yaptırım muafiyetini tam olarak uzatmadığı anımsatılan açıklamada, Amerika'nın İran'ın sivil nükleer faaliyetlerini hedef alan yaptırımlarından &quot;endişe&quot; duyulduğu belirtildi.</p>  <p>Nükleer alandaki yaptırımların kaldırılmasının İran anlaşmasının önemli bir unsuru olduğuna işaret edilerek, &quot;ABD'nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesinden ve uygulamaya başladığı yaptırımlardan derin üzüntü duyuyoruz.&quot; ifadesi kullanıldı.</p>  <p>Açıklamada, &quot;ABD'nin İran ile petrol ticaretinde muafiyetleri uzatmama kararını üzüntü ve endişeyle not ettik.&quot; ifadesine yer verildi.<br>

İran nükleer anlaşmasının amacına uygun biçimde devam ettiği, anlaşmanın Orta Doğu'da istikrar ve güvenliği artırdığı vurgulandı.

Nükleer anlaşmaya taraf ülkelerin İran ile finansal ilişkileri ve ticareti sürdürmeye bağlı oldukları belirtilen açıklamada, Avrupalı ortakların, İran ile meşru biçimde ticaretin devamını sağlamak için özel amaçlı mekanizma INSTEX'i faaliyete geçirmekte kararlı oldukları kaydedildi.

Almanya, Fransa ve İngiltere, ABD'nin yaptırımlarını bertaraf ederek İran ile ticaret yapmak amacıyla "Ticaret Borsalarını Destekleme Aracı-Instrument in Support of Trade Exchanges (INSTEX)" adlı bir ödeme mekanizması kurmuştu.

– Süreç

ABD yönetimi, nükleer anlaşmadan Mayıs 2018'de tek taraflı çekilerek İran'a yönelik yaptırımları geri getirmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığından dün yapılan yazılı açıklamada, doğal uranyum karşılığında zenginleştirilmiş uranyumun İran dışına çıkarılmasına yönelik faaliyetlerin de bundan sonra ABD yaptırımlarının kapsamına girebileceği ifade edilmişti. Açıklamada ayrıca, İran'ın mevcut sınırların ötesinde ürettiği "ağır su stokları"na da izin verilmeyeceği ve İran'a ağır su temin edilmemesi gerektiği belirtilmişti.

ABD, geçen günlerde de İran petrol yaptırımlarından muaf tutulan 8 ülkeye yeni muafiyet hakkı verilmeyeceğini açıklamıştı.

Almanya ve Fransa'dan batarya üretimi için 6 milyar avroluk yatırım

          BERLİN (AA) - Avrupa'da elektrikli arabalara yönelik batarya hücrelerinin üretimi için Fransa ve Almanya ortak hareket edecek ve 5-6 milyar avroluk yatırım yapacak.  </p>  <p>Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier ve Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire, elektrikli arabaların batarya hücrelerinin Avrupa'da üretimine yönelik ortak projenin detaylarını Paris’te kamuoyuna duyurdu.  </p>  <p>Projeye göre, 1 milyar 200 milyon avroluk kamu destekleri dahil 5-6 milyar avro arasında yatırım yapılacak. İlk başta Fransa’da 200 kişiyi istihdam edecek bir pilot tesis kurulacak. Daha sonra Almanya ve Fransa’da her biri bin 500 kişiyi istihdam edecek batarya üretim tesisleri faaliyete geçecek.</p>  <p>Almanya’da geri dönüşümden madenlerin işlenmesine kadar büyük ölçekli batarya hücrelerinin üretimi uzun zamandır kamuoyunda tartışılıyordu. </p>  <p>Fransız Bakan Le Maire, projeye en fazla 1 milyar 200 milyon avroluk kamu desteği sağlanacağı belirterek, Fransa, Belçika, Avusturya, Finlandiya ve Polonya gibi diğer Avrupa Birliği ülkelerinin de projede yer almak için istekli olduklarını bildirdi.  </p>  <p>Le Maire, söz konusu proje konusunda, “Bu, Avrupa bir araya geldiği zaman neler yapabileceğinin bir örneği olacak” ifadelerini kullandı.</p>  <p>Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier de projeye ilginin çok büyük olduğunu belirterek, Avrupa'nın büyük otomobil şirketleri dahil 35 şirketin projede yer almak için söz verdiklerini kaydetti.</p>  <p>Altmaier, üretilecek bataryaların “Made in Europe” damgasıyla ihraç edileceğine de işaret etti. </p>    <p>Paris ve Berlin'den yetkililer, son aylarda Avrupa’nın entegrasyonu konusunda sık sık bir araya gelirken, kıta Avrupa'sının iki gücünün altıncı nesil savaş uçağı için de birleşmesi dikkat çekmişti. 2 ülke, ABD Başkanı Donald Trump’ın tutarsız politikalarından sonra özellikle Avrupa’nın savunma politikasının geliştirilmesini öncelikleri arasına almıştı. 

Çin’den gelen rekabet Avrupalı liderler tarafından yakından takip edilirken, bu rekabetle baş edebilmek için Avrupa'nın "ortak sanayi politikası" çalışmalarını hızlandırması da dikkati çekiyor.

Elektrikli otomobil üretiminde katma değerin önemli bir kısmını oluşturan batarya hücresi tedariki, Avrupa sanayisi için büyük önem taşıyor. Elektrikli motorlar, petrol ile çalışan motorlara göre daha az parça bulunduruyor.

Son yıllarda otomobil endüstrisinde çığır açan teknolojilerin Çin ve ABD'den gelmesi Alman kamuoyunda tartışma konusu olurken, söz konusu bataryalarının dünyadaki en büyük üreticileri arasında ise Çinli CATL şirketi, Güney Kore merkezli LG Chem ve Samsung yer alıyor.

Avrupa’da elektrikli arabalar için batarya hücreleri üretiminine yönelik devlet yardımları için Avrupa Komisyonu'nun onayı gerekiyor. Batarya piyasasının 2025 yılına kadar 250 milyar avroya ulaşması öngörülüyor.

GRAFİKLİ – Ölümünün 500. yıl dönümünde İtalyan sanatçı ve bilim insanı: Da Vinci

MADRİD (AA) – ŞENHAN BOLELLİ – Avrupa kültürünün altın çağı olan Rönesans döneminin (15. ve 16. yüzyıl) önde gelen isimlerinden Leonardo da Vinci ölümünün 500. yıl dönümünde anılıyor.

İtalya'nın Floransa kenti yakınlarındaki Anchiano köyünde 15 Nisan 1452 tarihinde dünyaya gelen Da Vinci, en çok ressam kimliğiyle tanınsa da aynı zamanda astronom, matematikçi, heykeltıraş, filozof, mimar, mühendis ve bilim insanı olarak yaptığı çalışmalarla biliniyor.

Kariyerinin neredeyse tamamını İtalya'da yapan Da Vinci, daha sonra bu ülkede kendisine gereken değerin verilmediğini düşünerek, dönemin Fransa Kralı 1. Fransuva'nın davetiyle 64 yaşında Amboise'ye taşınmış ve hayatının son yıllarını buradaki Clos Luce Kalesi'nde geçirmişti.

Da Vinci, Fransa'ya giderken kendisinin en çok sevdiği 3 eserini (Mona Lisa, Kayalıklar Bakiresi, Meryem ve Çocuk İsa Azize Anna ile) yanında götürürken, bu eserler bugün Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergileniyor.

  • Mattarella ve Macron, Da Vinci için bir araya geliyor

    Bıraktığı eserleriyle evrensel bir deha olarak tüm dünyadan saygı gören Da Vinci, ikili diplomatik ilişkilerinin en zorlu olduğu bir dönemde İtalya ve Fransa Cumhurbaşkanlarını da bir araya getiriyor.

İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ölümünün 500. yıl dönümünde Leonardo da Vinci'nin Clos Luce Kalesi'ndeki mezarını birlikte ziyaret edecek. Burada düzenlenecek törende İtalyan mimar Renzo Piano ve Fransız astronot Thomas Pesquet de konuşma yapacak.

İlk olarak 2018'de yaşanan düzensiz göçmen olaylarıyla arası açılan Fransa ve İtalya ilişkileri, daha sonra İtalya'da hükümet ortağı 5 Yıldız Hareketi'nin Fransa'daki Sarı Yelekliler'in eylemlerine açık bir destek vermesiyle diplomatik krize dönüşmüştü.

Ayrıca İtalya'daki diğer hükümet ortağı Lig Partisinin milletvekilleri, kendisinden önceki sol hükümetin Paris'teki Louvre Müzesi'nin hazırladığı büyük sergi için Da Vinci'nin İtalya'daki tüm önemli eserlerini ödünç verme kararına da büyük tepki göstermişti.

Mattarella ve Macron, 2. Dünya Savaşı'nın ardından İtalya ve Fransa'nın en derin diplomatik krizini yaşadığı bir dönemde bir araya gelecek.

Öte yandan, Da Vinci'nin 500. ölüm yıl dönümü dolayısıyla başta Toscana bölgesi ve Floransa kenti olmak üzere İtalya genelinde de çeşitli kültürel etkinlikler yapılacak.

  • Da Vinci'nin en önemli eserleri

İtalyan ressamın "insanlık tarihinin en başarılı tablosu" olarak gösterilen en önemli eseri Mona Lisa olarak bilinir. Da Vinci, 1503 tarihinde "sfumato" tekniğiyle yaptığı 77×53 cm büyüklüğündeki tabloyu, yapım aşamasında hiç yanından ayırmayarak, gittiği her yere götürdü. Piramit ve geometrik şekillerin kullanılmasıyla oluşan tablodaki kadın yüzünün nasıl bir duygu ifadesi içerdiği halen tartışılıyor.

Milano Dükü Lodovico Sforza'nın talebi üzerine Da Vinci yaptığı "Son Akşam Yemeği" (1495-1498), Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesinde önce yediği son akşam yemeğini anlatır. Milano'daki Santa Maria delle Grazie Kilisesi'nde bulunan boyutu 4,5×8,8 metre olan dünyaca ünlü fresk, İsa'nın havarileriyle birlikte yemek yiyip, şarap içerken tasvir edilmesi sebebiyle Hristiyan dünyasında uzun yıllardır tartışma konusu olagelmiştir.

Da Vinci'nin "Beşaret" adlı tablosu İncil'den esinlenerek yapılan bir tablo olup, Cebrail meleğinin Meryem Ana'nın karşısında diz çökerek bir haberi müjdelemesini içerir. Tablo Floransa'daki Uffizi Galerisi'nde sergilenmektedir.

Anatomi alanında da çalışmalar yapan ve insan kadavralarını inceleyen Da Vinci, "Vitruvius Adamı" adını verdiği çizimiyle insan vücudunun oranlarını ön plana çıkarmıştır. 1492'de yapıldığı tahmin edilen çıplak erkek figürü olan Vitruvius Adamı Venedik kentindeki Akademi Galerisi'nde sergileniyor.

GÜNCELLEME – Fransa'da 1 Mayıs gösterilerinde olaylar çıktı

PARİS (AA) – Fransa'da 1 Mayıs dolayısıyla düzenlenen gösterilerde 335 kişi gözaltına alındı.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin politikalarını aylardır protesto eden sarı yelekliler ve sendikalar, 1 Mayıs etkinlikleri çerçevesinde başta başkent Paris olmak üzere birçok şehirde sokağa çıktı.

Paris'te Montparnasse Meydanı'nda toplanan eylemcilerin arasına maskeli bir grubun karışmasıyla yürüyüş başlamadan gerginlik yaşandı. Polis, maskeli gruba biber gazıyla müdahale etti.

Göstericiler daha sonra İtalya Meydanı'na kadar yürürken, polis burada taş ve şişe atan göstericilere biber gazıyla müdahale etti. Tekrar yürüyüşe geçen iler, 13'üncü bölgede bulunan Pitie Salpetriere Hastanesinin yakınlarında bir aracı ve bir banka şubesini ateşe vermeye çalıştı. Göstericiler, 13'üncü bölgenin karakolu önündeki barikatı yıkmaya çalıştı ve karakola taş attı.

Paris Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, başkentteki gösteride 330 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Eylemde ayrıca 14'ü polis 38 kişinin yaralandığı belirtildi.

Ülkenin en büyük sendikalarından Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) Genel Sekreteri Philippe Martinez, çıkan şiddet olayları nedeniyle Paris'teki gösteriden ayrıldı.

İçişleri Bakanı Christophe Castaner, yaralanan polisleri Pitie Salpetriere Hastanesinde ziyaret ettikten sonra basına yaptığı açıklamada, 1 Mayıs gösterilerinde şiddet olayları çıkmasından üzüntü duyduğunu söyledi.

Lyon'da yapılan eylemde polis, alışveriş merkezine yabancı cisimler atan eylemcilere biber gazıyla müdahale etti. Toulouse'daki gösteride çıkan olaylarda ise 2 kişinin gözaltına alındığı ifade edildi.

Besançon'da da 200 kadar sarı yelekli, kentteki bir karakola girmeye çalıştı. Montpellier'de polis, göstericilere karşı biber gazı kullandığı, eylemde 3 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Marsilya, Rouen, Montpellier, Bordeaux, Rennes, Nantes ve Grenoble gibi kentlerde de gösteriler düzenlendi.

Ülke genelindeki gösterilere İçişleri Bakanlığının verilerine göre 28 bini Paris'te olmak üzere 164 bin 500, CGT'ye göre ise 310 bin kişi katıldı. Paris'teki eylemde "Occurence" adlı kuruluşa göre 40 bin, CGT'ye göre ise 80 bin kişi yer aldı.

Paris'te 7 bin 400'den fazla polis görev yaptı.