Atiker Konyaspor'da Fenerbahçe maçı hazırlıkları

KONYA (AA) – Atiker Konyaspor, Spor Toto Süper Lig'in 22. haftasında 16 Şubat Cumartesi günü deplasmanda Fenerbahçe ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.

Kayacık Tesisleri'nde teknik direktör Aykut Kocaman yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, koşu ve ısınma hareketleriyle başladı.

Isınma ve çabukluk çalışması yapılan idman, 4 grupta oynanan 4'e 1 pas ve top kapma çalışması ile devam etti.

Antrenman, taktik çalışma ile tamamlandı.

Antrenmana tedavilerine devam edilen Ömer Ali Şahiner, Paolo Hurtado, Jens Jonsson ve Fallou Diagne katılmazken, Selim Ay ve Amir Hadziahmetovic ise takımdan ayrı çalıştı.

“Türk futbolu bu düzen içinde gitmemelidir”

İSTANBUL (AA) – Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, "Türk futbolu bu düzen içinde gitmemelidir." dedi.

Ülker Stadı'nda düzenlenen basın toplantısına başkan Ali Koç'un yanı sıra Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı.

Ali Koç, Süper Lig'de son haftalarda tepki çeken hakem kararları sebebiyle bu toplantıyı organize etmenin kendileri adına bir mecburiyet olduğunu ifade etti.

Toplantı, Fenerbahçe'nin Süper Lig'de oynadığı karşılaşmalarda verilen hakem kararlarıyla ilgili gösterilen bir video ile başladı.

Fenerbahçe'nin aleyhine verilen hakem kararlarını sorguladıklarında garip düşüncelere kapıldıklarını belirten Ali Koç, "Burada amacın bu düzenin parçası olmayacak, bu çarpık düzene dikkati çekecek, değiştirmeye çalışacak Fenerbahçe'yi ve yönetimini yaralamak, güçsüz kılmak, itibarsızlaştırmak suretiyle taraftarlarımızla aramızda olan kuvvetli bağları yıpratmak olduğunu düşünüyoruz. Çok iyi biliyorlar ki Fenerbahçe futbolda şu anda bulunduğu durumdan kafasını yukarıya kaldırdığında engellenemeyen bir yükseliş ve maratona başlayacaktır. Belki de bu yüzden bizimle dertleri var. Ne yaparlarsa yapsınlar biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Türk futbolu bu düzen içinde gitmemelidir. Bu düzen sürdürülebilir değildir, sürdüğü takdirde futbola faydasından çok zararı olacaktır." diye konuştu.

Süper Lig'de İstikbal Mobilya Kayserispor ile oynanan karşılaşmada verilen hakem kararlarına dikkati çeken Ali Koç, hakemin vücut dilinin doğru olmadığını belirtti.

Söz konusu karşılaşmada ilk yarı ile ikinci devrenin istatistiklerine vurgu yapan Ali Koç, "Birçok takım onlarca maçta hakem hataları yaşadı, sadece biz yaşamıyoruz. Bizim anlatacaklarımız çok daha derindir. Bunu yapmaya mecbur kalmaktan dolayı son derece üzgünüm. Özellikle ligin ilk yarısında aldığımız sonuçlarla içerisinde bulunduğumuz duruma bir kılıf arama durumunda değiliz. Gündem değiştirmek için de burada değiliz. Burada olmamızın sebebi 1-2 hakem hatası değil. Taraftarlarımız tatmin olsun, dostlar alışverişte görsün mealinde hiç değil. Biz günü kurtarmak için konuşan insanlar değiliz." ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe'ye karşı son dönemde sistematik bir yaklaşım gösterildiğini savunan Ali Koç, şöyle devam etti:

"Bu yapılanları, masum hakem hataları veya tesadüfi yanlışlar zinciri olarak izah etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu düşünüyorum. Söz konusu maçlardaki hakemler eş zamanlı bir şekilde muhakeme yetilerini yitiremeyeceklerine göre tüm bunlar ister istemez Fenerbahçe'mize karşı kasıtlı ve sistematik bir yaklaşımın olduğunu bizlere düşündürmektedir ve ilerleyen haftalar için son derece kaygılandırmaktadır. Durup dururken ortalığı yangın yerine vermediğimizi ifade etmek istiyoruz."

Türk futbolunun adaletten ve her takıma eşit mesafede olma anlayışından uzak şekilde yönetildiği algısının oluştuğunu belirten Ali Koç, "Türk futbolu 1990'lı yılların sonundan itibaren maalesef lobilerle yönetilen bir alan olmuştur. Bu lobiler, futbolu her zaman kendi etkisi altında tutmaya çalışmışlardır. Aradan geçen 29 yıllık sürede de etkileri nispeten eskisi kadar güçlü olmasa da uzantılarının hala çok ciddi boyutta işin içerisinde olduğunu açıkça ifade edebilirim." diye konuştu.

Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) oluşma şekli ve işleyişiyle Türk futboluna katma değer sağlamasının mümkün olmadığını öne süren Ali Koç, şunları kaydetti:

"Ülke futbolunu yöneten insanların her takıma eşit mesafede yaklaşmalarını, renk bağlılıklarını, kulüp kimliklerini bir kenara bırakıp bu görevi Türk futboluna katma değer katmak için kullanmaları gerektiğini defalarca dile getirdik. Kulüp referanslarıyla seçilmemeleri gerektiğine dikkati çektik. Yönetim kurulu ve kurullarına üye alma uygulaması, gelinen noktada bazı temsilcilerin ilkeli yaklaşımına karşın bazılarının ise kendi kulüp çıkarları için sonuna kadar çalışma yapmaları neticesinde tam anlamıyla bize göre işlevini yitirmiştir. Bu sistem bazı suistimaller oluşturmuştur. Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkarmayan bazı kişilerin günden güne tüm kararları, hakem atamalarının, hakemlere uygulanan terfi ve ceza sistemi içerisinde rol almayı görev edinmelerinin günlük işleyiş ve operasyonun bir parçası olarak işlevlerini sürdürmelerinin faydadan çok zarar getirdiğini görüyoruz."

Fenerbahçe Kulübü Başkanı, TFF Başkan Vekili Ali Dürüst'ün, federasyondan istifa ettikten 24 saat sonra görevine dönmesinin düşündürücü olduğunu dile getirdi. Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Futbolda adil rekabeti ve hakkaniyeti sağlamakta en önemli görevi görecek olan, ana görevi olan TFF, bu görevini yerine getirme anlamında yanlış yapılandırılmıştır, yapılandırılmaktadır. Merkez Hakem Kurulunun (MHK) oluşumuna ilişkin talimata göre MHK, TFF başkanının aday gösterdiği ve yönetim kurulunun onayladığı bir kurul olarak teşkil ediliyor. Oysa bu kurulun bizzat futbol ailesinin fertleri olan kulüplerce oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz, öneriyoruz. Bu önerimizin birçok spekülasyona son verebileceğine yürekten inanıyoruz. Kimseye minnet duygusu beslemelerine gerek olmadan kulüplere karşı eşit sorumluluk duygusunun söz konusu olması mümkün olacaktır. Bağımsız karar alması gereken bu kurulun baskı altında olmaması için fiziki konum olarak da federasyon tesislerinde bulunmaması gerektiğini öneriyor ve düşünüyoruz."

Hakemlere atama ve terfiler üzerinden uygulanan ödül ve ceza sistemlerine dikkati çeken Ali Koç, şöyle devam etti:

"Hakemlerimiz dışarıdan anlaşılamayacak, çok ince mesajları olan bir sistemle ödül ve ceza sistemi üzerinden yönlendirmeye açıktır. İstikbal Mobilya Kayserispor-Fenerbahçe maçının VAR hakemi Barış Şimşek'in VAR Koordinatörü olarak atanması buna örnektir. Kendisi pazartesi günü bile beklenmeden cumartesi günü atandı. Bu, Fenerbahçe'ye karşı bir meydan okuma mıdır ya da bizi cezalandırmanın ödüllendirilmesinin bir örneği midir, bunu, bu değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum. Hangi takımların lehine, kimin aleyhine ne yönde karar vermeleri gerektiğini mevcut sistemde hakemlere çok net mesaj olarak vermek mümkündür. Bu ödül ve ceza sisteminin, hakemleri dinlendirmenin veya atamaların, terfi etmelerin, VAR koordinatörü olarak ilan etmenin bir algoritması, sistemi yok. En azından bizim bildiğimiz kadarıyla yok."

Güven müessesini mümkün olduğunca tesis edebilecek, şüpheye mahal bırakmayacak yöntemlerin mevcut olduğunu vurgulayan Ali Koç, şunları ifade etti:

"Ben yaptım oldu zihniyeti yerine, liyakat bazlı, performans kriterlerine dayalı, mantıklı bir puanlama ve istatistikler üzerinden atamalar yapılabilse, bu bilgiler en şeffaf, herkese açık bir şekilde paylaşılsa güven müessesesi çok daha kuvvetli olur. Sporda adalet, eşitlik ve güven duygusunun sağlanmasının, fair play ve saygı ortamının tesis edilmesinin marka değeri açısından önemine defalarca işaret ettik. Kazansak da kaybetsek de bu konuya hep özen gösterdik. Kazanırken güzel, kaybederken çirkin yüzümüz olmadı. Her zaman tek yüzümüz oldu.

Hiçbir zaman gizli bir ajandamız olmadı. İmtiyaz istemedik. Hatalar yüzünden hakemlere düdük astırma gayretimiz olmadı. Federasyon ve kurullarını baskı altına almaya tenezzül dahi etmedik, baskı yapmadık. Tüm kulüplere sevgi ve saygıda kusur etmedik. Büyüyeceksek, gelişeceksek, düzeleceksek, adalet herkes için diyorsak, bunu Türk futbol ailesi olarak yapabileceğimize inandığımız için bu duruşu sergiledik. Türk futbolu ve kulüplerin her geçen gün marka değerinin azaldığını belirttik. Dolayısıyla futbolun tüm paydaşlarının, ortak aklın hemfikir olduğu adil bir ortam sağlanmadan Türk futboluna sağlıklı bir gelecek inşa etmek mümkün olmayacak. Türkiye, mevcut tabloyu hak etmiyor."

Ali Koç, gelinen noktada futbol üzerinden toplumda huzursuzluk, kutuplaşma, gerilim, güvensizlik ve mutsuzluk ortamı yaşandığını da belirterek, "2006 ve 2011'de bize yaşatılanlar benzer zihniyetlerin ürünüydü. Burada 2011'de yaşadığımız, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yaptığını kastetmiyorum. O yapıldıktan sonra bundan istifade etmeye çalışan futbolun içindeki zihniyetten bahsetmeye çalışıyorum. Burada hatırlamak zorunda oldukları Fenerbahçe tarihinin mücadelelerle dolu olduğudur. Kurulduğu günden itibaren her türlü saldırıya göğüs germeyi başaran, eski tarihte işgal güçlerine yeni tarihte FETÖ'ye boyun eğmeyen, fırsat vermeyen Fenerbahçe, koşullar ne olursa olsun her daim hakkını koruyacak kuvvet ve kudrete sahiptir." değerlendirmesinde bulundu.

Fenerbahçe'nin gücü ve kuvvetinin sahip olduğu camiadan geldiğini dile getiren Ali Koç, şunları kaydetti:

"Bu işler çocuk oyuncağı değil. Burada kocaman camiaların emeği, alın teri söz konusu. Ligleri takip eden milyonlarca taraftar, bu işe emek veren sporcular, teknik heyetler, yönetimler ve kocaman bir endüstri söz konusu. Futbol böyle 3-5 kişinin eline, lobisine oyuncak gibi bırakılacak, bu şekilde ucuz operasyon ve hesaplarla renklerin çıkarları gözetilerek yönetilecek bir alan değildir. Türk futbolu, keyfi işleyişine sahip, lobilerin etkisinde olan yapıdan derhal arındırılarak belirli bir sistemi, işleyişi ve şeffaflığı olan bir yapıya geçirilmelidir.

Yoksa MHK başkanı istifa etmiş, başkası gelmiş bunlar önemli meseleler değildir. Adil bir düzeni hep birlikte inşa etmezsek, giden MHK Başkanı gibi geleni de aynı odaklar belirleyecek ve yöneteceklerdir. Şu an içinde bulunduğumuz noktada çözüm, yapısal reformları gerçekleştirerek, taze bir kan ile çağın şartlarına uygun işleyen bir sistemi inşa etmektir. Bu sistem aksi takdirde sürdürülebilir değildir. Türk futbolu adaletsiz bir kuvvetin kontrolüyle yönetilmektedir. Bu anlamda önümüzdeki dönemde yapılacak federasyon seçimleri çok büyük bir önem arz etmektedir. Bu seçimler güven ortamının yok olduğu, vasatlığa itilmiş Türk futbolunun artık tepeden tırnağa yeniden yapılandırılması, kendini tekrar oluşturması ve geleceği için büyük fırsat teşkil etmektedir."

Kulüpler Birliği Vakfının bildirisine attıkları imzanın sonuna kadar arkasında olduklarını ifade eden Ali Koç, vakfın açıklamasının hakem hatalarıyla ilgili olmadığını dile getirdi.

Fenerbahçe Kulübü Başkanı, imzanın son derece bilinçli şekilde çarptırıldığını ve bu konuda "kurnazlık" yapıldığını aktardı.

Federasyon seçimlerini gelecekle ilgili bir fırsat olarak gördüklerini belirten Ali Koç, "Bu aşamada sistemin bir parçası olup olmayacağımızı kararlaştırmamız lazım. Tek aday mı çıkacak birden fazla aday mı bakacağız. Belki de hiç oy bile vermeyebiliriz." diye konuştu.

Ali Koç, Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'in Serdar Aziz ve Tolga Ciğerci transferlerinden dolayı Fenerbahçe Kulübüne teşekkür etmesiyle ilgili soruya, "Serdar ve Tolga konusunda başkana asıl biz teşekkür borçluyuz. Zira Serdar gibi 28 yaşında, milli ve çok karakterli, kendisinin istenmediğini öğrendikten sonra dik duruş sergileyen, tekliflere rağmen Fenerbahçe'yi isteyen bir oyuncunun gelmesine vesile olduğu için biz teşekkür ederiz. Bu şekilde başka oyuncular varsa, onlarla da seve seve ilgileniriz." cevabını verdi.

“Yıldırım Bey'in (Demirören) devam etmemesi gerekir”

İSTANBUL (AA) – Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, "iddaa" ihalesinin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören'in görevine devam etmemesi gerektiğini söyledi.

Ülker Stadı'nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Ali Koç, kamuoyunda "iddaa" olarak bilinen "Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının" özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılması için düzenlenen ihaleyle ilgili soruyu da cevapladı.

Bir basın mensubunun "İhalede en iyi teklifi veren Şans Girişim Ortak Girişimine Yıldırım Demirören'in de ortak olduğu söyleniyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine şunları kaydetti:

"Yıldırım Demirören, uzun yıllar hem kulüp başkanlığı hem de federasyon başkanlığı yapan biri. Çok tecrübeli bir isim. Başkanlık için doğru bir profildi. İhaleden sonra Yıldırım Bey'in devam etmemesi gerekir. Seçimlere birkaç ay kaldı ama bugünden itibaren devam etmemesi gerekiyor diye düşünüyorum. Dünyanın başka bir yerinde devam etmesi mümkün değildir."

Fenerbahçe, Atiker Konyaspor maçı hazırlıklarını sürdürdü

İSTANBUL (AA) – Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 22. haftasında 16 Şubat Cumartesi günü Atiker Konyaspor ile sahasında oynayacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.

Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör Ersun Yanal yönetimindeki idmanın salonda yapılan egzersiz hareketleriyle başladığı ifade edildi.

Daha sonra sahada gerçekleştirilen idmanda ısınma ve koordinasyon hareketlerinin ardından 5'e 2 top kapma ve pas çalışmasının yapıldığı belirtildi. Antrenmanın aktif dinlenmeye yönelik çalışmalarla sona erdiği aktarıldı.

Sarı-lacivertli ekip, hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayacak.

Basketbol: FIBA Kadınlar Avrupa Ligi

Salon: Metro Enerji

Hakemler: Geert Jacobs (Belçika), Tomislav Vovk (Hırvatistan), Andrada Csender (Romanya)

Fenerbahçe: Plum 20, Birsel Vardarlı Demirmen 2, Zandalasini 5, Vaughn 6, Verameyenka 12, Ayşe Cora 4, Hartley 12, Sottana, Stokes

TTT Riga: Basko 8, Brumermane 7, Peddy 14, Pulvere 7, Vitola 12, Kreslina 6, Slaughter 6, Eglite 2, Pilabere

  1. Periyot: 17-21

Devre: 25-36

  1. Periyot: 45-50

İSTANBUL (AA) – FIBA Kadınlar Avrupa Ligi B Grubu 13. haftasında Fenerbahçe, konuk ettiği Letonya temsilcisi TTT Riga'ya 62-61 mağlup oldu.

Fenerbahçe, bu sonuçla grupta 5. yenilgisini yaşadı. Grupta diğer maçta Perfumerias Avenida, deplasmanda Dinamo Kursk'a 69-51 kaybedince sarı-lacivertli ekip, adını çeyrek finale yazdırdı. Letonya temsilcisi ise 8. galibiyetini elde etti.

“Son 6 maçımızı kaybetmedik, performansımız çok iyi”

KONYA (AA) – Atiker Konyasporlu futbolcu Petar Filipovic, Spor Toto Süper Lig'in 22. haftasında Fenerbahçe ile yapacakları maçta, son haftalarda ortaya koydukları etkili performansı sergilemeyi hedeflediklerini söyledi.

Petar Filipovic, Kayacık Tesisleri'ndeki antrenmandan önce basın mensuplarına yaptığı açıklamada, geçen hafta Evkur Yeni Malatyaspor'la 1-1 berabere kaldıkları maçta rakibe gol pozisyonlarında çok fırsat vermediklerini belirterek, "Başarılı bir takımız. Başarımızın devam edeceğine inanıyorum." ifadesini kullandı.

Filipovic, Spor Toto Süper Lig'de hafta sonu Fenerbahçe ile yapacakları maça ilişkin de "Fenerbahçe ligimizin en güçlü ekiplerinden bir tanesi. Kendileri lige iyi başlamadılar ama şu anda çıkış içindeler ve çıkış arıyorlar. Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi son 32 turu ilk maçında Rusya temsilcisi Zenit ile oynadığı maçında da iyi bir performans sergiledi. Tabii biz de son 6 maçımızı kaybetmedik. Çok iyi bir performans sergiliyoruz. Fenerbahçe maçında da iyi bir performans sergileyip puan ya da puanlar almak istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

  • Antrenman

Atiker Konyaspor, Spor Toto Süper Lig'in 22. haftasında 16 Şubat Cumartesi günü deplasmanda Fenerbahçe ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.

Teknik direktör Aykut Kocaman yönetiminde gerçekleştirilen antrenman koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Pas çalışması ve topla oyunun ardından futbolcular, çift kale maç ile idmanı tamamladı.

Antrenmana, tedavilerine devam edilen Ömer Ali Şahiner, Paolo Hurtado, Jens Jonsson ve Fallou Diagne katılmadı.

Fenerbahçe'de Konyaspor maçı hazırlıkları

İSTANBUL (AA) – Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 22. haftasında 16 Şubat Cumartesi günü sahasında Atiker Konyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı.

Sarı-lacivertli kulübün internet sitesinden alınan bilgiye göre teknik direktör Ersun Yanal yönetiminde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde gerçekleştirilen antrenmanda, UEFA Avrupa Ligi'ndeki Zenit maçında ilk 11'de sahaya çıkan futbolcular yenilenme çalışması yaptı.

Diğer oyuncular salonda gerçekleştirilen egzersiz hareketlerinin ardından sahaya geçerken antrenman; koşu, ısınma ve koordinasyon hareketleriyle sürdü.

21 yaş altı takımın katılımıyla yapılan hücum ve defans organizasyonlarıyla devam eden antrenman, bireysel çalışmalarla sona erdi.

Sarı-lacivertliler, Atiker Konyaspor maçı hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Tolgay Arslan'ın kasığında kısmi yırtık

İSTANBUL (AA) – UEFA Avrupa Ligi'nde Zenit maçı öncesi ısınırken sakatlanan ve kasığında kısmi yırtık tespit edilen Fenerbahçeli futbolcu Tolgay Arslan'ın, Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasındaki Beşiktaş derbisine yetiştirilmeye çalışılacağı belirtildi.

Sarı-lacivertli kulüp yetkililerinden alınan bilgiye göre yapılan tetkikler sonucunda Tolgay'ın kasığında kısmi yırtık tespit edildi.

Tedavisine başlanan tecrübeli oyuncu, ligin 23. haftasındaki Beşiktaş derbisine yetiştirilmeye çalışılacak.

Tolgay Arslan, Süper Lig'in 22. haftasında 16 Şubat Cumartesi günü Atiker Konyaspor'la yapılacak maçta kırmızı kart cezalısı olduğu için forma giyemeyecekti.

Fenerbahçeli boksör, olimpiyat için kilo verip sıklet değiştirecek

İSTANBUL (AA) – ERKAN TİRYAKİ – Fenerbahçe'nin +81 kiloda dünya ikinciliği ve Avrupa üçüncülüğü bulunan 36 yaşındaki milli boksörü Şennur Demir, hayali olan 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nda yer alabilmek için 75 kiloya düşmeye çalışıyor.

Sarı-lacivertlilerin başarılı boksörü AA muhabirine yaptığı açıklamada, en büyük hayali olan olimpiyatlar için zorlu bir yola çıktığını belirtti.

Kariyerinde +81 kiloda büyük başarılar kazanan Şennur, bu sıklette olimpiyat olmadığı için 75 kiloya düşmek zorunda olduğunu aktardı.

Bunun çok zor bir şey olduğunu vurgulayan başarılı boksör, "Zor bu kiloya düşmek ama Fenerbahçe Kulübündeyim. Buradaki imkanlar ve hocalarımızın bize desteğiyle bizim bu hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum. Kilo kaybı yaşarken güç kaybı yaşamamak lazım. Her ay 250 gram ya da 500 gram düşerek gitmemiz lazım. Ekim ayındaki Dünya Şampiyonası'na kadar mutlaka 75 kiloya düşmeliyim." dedi.

Dünya şampiyonasında altın madalya almadan ve olimpiyat görmeden sporu bırakmak istemediğini vurgulayan Şennur Demir, şunları kaydetti:

"Bu yıl dünya şampiyonasında 75 kiloda mücadele edeceğim. Benim bulunduğum sıklet +81 kilo. Bu sıklette olimpiyat yok. Onun için Dünya Şampiyonası'nda 75 kiloda mücadele etmem lazım. Olimpiyatta madalya kazanmak istiyorum. Dünya ve Avrupa şampiyonası görüp madalyalar kazandım. Olimpiyata da gidip madalya kazanırsam ülkemi çok gururlandıracağım. Kendimi sürekli motive ediyorum. Olimpiyatlar bir sporcu için zirvedir. Boksta kadınlarda şu ana kadar olimpiyata giden bir sporcu yok. Oraya katılmak için değil, ülkeme madalya getirmek için gideceğim. Fenerbahçe sporcusu olarak Japonya'da hedefim İstiklal Marşı'mızı okutmak."

  • "Çocukluğumdan beri Fenerbahçe hayranıyım"

Şennur Demir, Bartın'da köyde büyüdüğünü ve çocukluğundan beri Fenerbahçe taraftarı olduğunu dile getirdi.

Fenerbahçe'nin hedeflerini görmesinde yardımcı olduğunu vurgulayan Şennur, sözlerini şöyle sürdürdü.

"Hedeflerinizde bir destekçiniz olması lazım, tek başınıza hedefe yürüyemezsiniz. Bu hedeflerde Fenerbahçe her zaman yanımda. Çocukluğumdan beri Fenerbahçe hayranıyım. Ben 1982'de köyde doğdum. Televizyonumuz yoktu. Fenerbahçe'nin maçlarını radyodan dinlerdim. Fenerbahçe'ye gelmeyi hayal bile edemezdik. Bartın'ın küçük bir yerinde köyde büyüdük. Sizi spora yönlendiren, yol gösteren birisi yok. 25 yaşından sonra spora başladım. Benim 25 yaşından sonra ufkum açıldı. Boksa başladıktan sonra bu branştaki en iyi kulüp olan Fenerbahçe'ye gelmeyi hep düşündüm. Fenerbahçe'ye gelmek için can atan bir insandım. Fenerbahçe'ye daha önce gelmiş olsaydım, hedeflerime daha emin adımlarla yürümüştüm. Belki de olimpiyatta madalyam bile vardı."

Çok ağır sakatlıklar geçirmesine rağmen asla pes etmediğini anlatan tecrübeli boksör, "2012, 2013, 2014'te çok ağır sakatlıklar yaşadım. Ön çapraz bağlarım koptu. Ameliyat oldum, 6 ay sonra yine ön çapraz bağım koptu. Ameliyattan 6 ay sonra Ankara'da bir şampiyonada el bileğimi kırdım. Artık bırakma noktasına geldim. Ailem ve arkadaşlarım, 'Bunda bir hayır vardır, bırak artık.' dedi. Ağabeyim çok destek verdi bırakmamam için. Bırakmadım. Bilek ameliyatından 3 ay sonra Türkiye Şampiyonası'na girdim. Finale kadar geldim ama yarı finalde de sol elimde bir parmağımı kırdım. Finalden önce sabaha kadar buz yaptım. Eldiveni zor giydim ama şampiyon oldum. Tekrar ameliyat oldum ve uluslararası başarılar gelmeye başladı." diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'la tanışma hikayesi

Şennur Demir, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la da tanışma hikayesini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davetiyle Ankara'da bir resepsiyona katıldığını belirten Şennur, "Ben sporcu olduğum için rahat bir insanım. Herkes çok şık giyinmiş, saçlarını makyajını yaptırmış. Ben ise eşofmanlarımla gittim. Köşede bir yerde bekliyordum, Cumhurbaşkanımız beni gördü. Yanına çağırdı. Kendisi, 'Sen sporcu musun' dedi. Boks yapıyorum dedim. Böyle bir konuşmamız geçti. Hediye olarak eldiven getirmiştim kendisine ama güvenlik gerekçesiyle içeri alınmamıştı. Bunu öğrenince eldivenleri istedi, 'Getirin eldivenleri, şampiyonla fotoğraf çektireyim.' dedi. Böyle güzel bir anımız oldu kendisiyle." diyerek sözlerini tamamladı.