Categories
Alaturka Gazetesi

ABD Türk F-35 uçaklarını satın alacak

WASHINGTON (AA) – ABD'nin 2020 mali yılı savunma bütçesinin Senato ve Temsilciler Meclisince hazırlanan ortak metinde, Türkiye'nin F-35A tipi savaş uçaklarının ABD Hava Kuvvetlerince satın alınması öngörülüyor.

2020 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası olarak bilinen savunma bütçesi, Kongrenin iki kanadının geçirdiği tasarıların birleştirilmesiyle son halini aldı.

Söz konusu bütçe, Senato ile Temsilciler Meclisinde değişiklik teklif edilmeden oylandıktan sonra yasalaşmak üzere ABD Başkanı Donald Trump'a sunulacak.

Buna göre, bütçe yasasının Konferans Raporun'da Savunma Bakanlığı (Pentagon) için 635 milyar doları temel harcama bütçesi, 71,5 milyar doları Denizaşırı Muhtemel Operasyonlar fonu, 23,1 milyar doları Enerji Bakanlığı bünyesinde yapılacak savunma harcamaları ve 8,1 milyar doları ise savunma bütçesi dışında yapılacak savunma harcamaları olmak üzere, toplam 738 milyar dolarlık bütçe tahsis edildi.

– ABD, Türkiye'nin F-35 uçaklarını alıyor

Yasanın Türkiye ile ilgili kısmında, Ankara'nın S-400 hava savunma sistemlerini alım işlemlerine devam ettiği gerekçesiyle Türkiye'ye F-35 uçaklarının teslim edilmemesi öngörülüyor. Aynı zamanda Türkiye'ye Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırım Yoluyla Mücadele (CAATSA) Yasası kapsamında yaptırım uygulanması gerektiği ifade ediliyor.

Bütçenin, "Ulusal Savunma Stratejisi Kapsamında Modernizasyon Programları" kısmında ise Türkiye'nin F-35 uçaklarına ilişkin bir detay yer alıyor.

Buna göre, "Türkiye tarafından sipariş edilen uçakların alımı için 440 milyon dolarlık" fon ayrılması öngörülüyor.

Bütçe raporunda, "Konferans üyeleri (Senato ve Temsilciler Meclisi Konferans komitesi), Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasını destekliyor. Bu nedenle Savunma Bakanlığı, Türkiye tarafından satın alınan tüm F-35 uçaklarının geri alınmasını destekliyor." ifadesine yer verildi.

Ayrıca F-35 üretim bantları olan Lot 12, 13 ve 14 kapsamında, Türkiye'nin siparişlerinin en üst seviyeye çıkarılarak üretime sokulup, ABD Hava Kuvvetleri için satın alınmasına yönelik ek fon sağlanması planlanıyor.

Türkiye'nin programdan çıkarılmasından dolayı ortaya çıkabilecek yedek parça açığı için de fon sağlanması öngörülen bütçe raporunda, "Savunma Bakanı'nın Türk F-35A uçakları satın alınmadan önce gerekli destek ekipmanının üretildiğini ve Türk F-35A uçaklarının ABD Hava Kuvvetleri F-35A filosuna entegre edilecek şekilde yapılandırıldığını teyit etmesini gerektiren bir hüküm eklenmesi öngörülüyor." ifadeleri kullanıldı.

– Rusya ortaklı TürkAkım'a yaptırım

Bütçede, Rus enerji ihracatına katkı sağlayan enerji boru hatlarının inşasında çalışan bazı gemi şirketlerine yaptırım uygulanması şartı da getiriliyor.

Raporda, "Bu yasanın kanunlaşmasından sonra 60 günde ve sonraki her 90 günde Dışişleri Bakanlığı, Hazine Bakanlığına danışarak, Kuzey Akımı 2 ve TürkAkım projeleri veya bu projelerin yerine inşa edilecek diğer projelerin inşası için deniz seviyesinden 100 fit ve üzeri derinliğe boru hattı döşeyen gemilerin tespitine ilişkin raporu, ilgili kongre komitelerine sunacaktır." değerlendirmesinde bulunuldu.

Bu projelere gemi sağlayan yabancı kişi ve kuruluşların da yaptırım için tespit edilmesi öngörülüyor.

– YPG/PKK yardımının miktarı belirtilmedi

Raporda dikkati çeken diğer bir detay ise Suriye'de "taramadan geçmiş gruplara verilen askeri yardımlara" ilişkin tespitler oldu. ABD, her yıl savunma bütçesinde "SDG" ismini kullanan YPG/PKK başta olmak üzere bazı gruplara 500 milyon dolar civarında askeri yardım fonu ayırıyordu.

2020 bütçe raporunda, DEAŞ ile mücadele kapsamında Irak için 645 milyon dolar askeri destek fonu ayrılırken, Suriye kısmında Savunma Bakanı'nın gerekli gördüğü miktar, yardım tipi ve verilecek grubu Kongre'ye yazılı bildirmesi gerektiğine işaret edilerek, spesifik bir miktar belirtilmedi.

Raporda, yardım verilecek grupları "DEAŞ'a karşı Suriye halkını koruyan", "DEAŞ'tan alınan toprakları koruyan", "ABD ve müttefiklerini DEAŞ, El Kaide ve ilişkili grupların tehditlerine karşı savunan" ve "DEAŞ'ın tutuklu mensuplarını tutan gruplar" şeklinde tanımlandı.

Yardımın sağlanmasına ilişkin ise Savunma Bakanı'nın normal zamanlarda 15 gün öncesinde, acil durumlarda ise 48 saat öncesinde Kongre'ye yazılı olarak yardımın miktarı, tipi, amacı ve verilecek grubun adının yanı sıra bu konuya müdahil olacak Amerikan kuvvetlerinin sayısı ve diğer gerekli bilgileri bildirmesi öngörülüyor.

Suriye'deki gruplara sağlanacak yardımların, hafif silahlardan oluşabileceği ve bu konuda geçmişteki sınırlamaların geçerli olduğu belirtilen raporda, Savunma Bakanı'nın bazı durumlarda muafiyet talebinde bulunabileceği de kaydediliyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

ABD'nin Avrupa Komutanından Türkiye açıklaması

WASHINGTON (AA) – ABD'nin Avrupa Kuvvetleri ve NATO Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Tod Wolters, Türkiye ile ABD arasındaki F-35 krizine ilişkin, "NATO Genel Sekreterinden de duyduğunuz üzere biz bir aileyiz. Bir ailede kardeşler, anne ve babalar arasında da anlaşmazlıklar olur. Askeri olarak bu küçük anlaşmazlığı yağmur gibi tanımlarım. Her sabah uyandığımızda yağmurda işimize devam etmenin yoluna bakarız." ifadelerini kullandı.

Orgeneral Wolters, ABD Savunma Bakanlığında (Pentagon) basın mensuplarına yönelik brifingde bölgesel konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile ABD'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda güvenli bölge kurma çabalarına ilişkin soruları yanıtlayan Wolters, iki ülkenin "güvenlik mekanizması alanı" olarak tanımlanan bölgede şu ana kadar karadan ve havadan toplam 9 devriye yaptığını belirtti.

Wolters, "Bu devriyeler, oldukça etkili oldu. Güvenlik mekanizması alanındaki siperlerin durumuna yönelik inceleme amacı taşıyor." diye konuştu.

Türkiye'nin NATO'da önemli rol oynadığına dikkati çeken Wolters, ABD ile Türkiye'nin Akçakale'de kurduğu Müşterek Harekat Merkezi'nin etkili şekilde çalıştığını ancak katedilmesi gereken uzun bir mesafenin olduğunu ifade etti.

Son birkaç yıldır NATO'da görev yaptığını anımsatan Wolters Türkiye ile ilişkilerine ilişkin şunları dile getirdi:

"İlişkilerimiz tıpkı eskiden olduğu gibi bugün de elle tutulur durumda. İlişkilerimizde son derece minnettar olduğumuz bir konu da şu ki, Türk mevkidaşlarımızla tatbikatlarda etkileştiğimizde bize silah arkadaşları gibi muamele ediyorlar. Gerçekten sizinle kan bağı varmış gibi davranıyorlar. Dolayısıyla askeri ilişkilerdeki güven eskiden olduğu gibi oldukça güçlü. Ben, hem Savunma Bakanı (Mark Esper) hem de Başkan (Donald Trump) tarafından hem NATO Komutanı hem de ABD'nin Avrupa Komutanı olarak bu güçlü ilişkiyi devam ettirmek için elimden geleni yapmakla görevlendirildim."

– F-35 krizi "Küçük bir anlaşmazlık"

Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasının NATO ittifakı üzerindeki etkisine ilişkin soru üzerine Wolter, bu konunun iki ülke ilişkilerindeki küçük bir anlaşmazlık olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"NATO Genel Sekreterinden de duyduğunuz üzere biz bir aileyiz. Bir ailede kardeşler, anne ve babalar var ve bunların arasında da anlaşmazlıklar olur. Askeri olarak bu küçük anlaşmazlığı yağmur gibi tanımlarım. Her sabah uyandığımızda yağmurda işimize devam etmenin yoluna bakarız. Açıkçası bu konu da üzerinde anlaşmazlık yaşadığımız bir konu ancak bir ayağı diğerinin önüne koyarak ileri yürümeye devam ediyoruz. Türkiye halen NATO'nun çok önemli bir ortağı. ABD'nin ve Türkiye'nin S-400'ler ile F-35'leri aynı yere koyma konusundaki duruşuna ilişkin neler olacağını göreceğiz. Bunlar aynı yerde olmamalı ve bu konuda ilerlemeye devam edeceğiz."

Categories
Politika

UPDATE – Opposition urges respect for Istanbul revote decision

UPDATE WITH MORE REMARKS BY MHP LEADER</p> <p>By Muhammet Emin Avundukluoglu </p> <p>ANKARA (AA) – A Turkish opposition leader on Wednesday called for respecting the Supreme Election Council’s (YSK) decision of a do-over election in Istanbul. </p> <p>Devlet Bahceli, head of Nationalist Movement Party (MHP), was speaking at his party’s parliamentary group meeting in the capital Ankara. </p> <p>Bahceli said his party &quot;surely&quot; respects the decision of the YSK, adding: &quot;We are waiting for everyone to pose the same attitude and same moral consistency.&quot; </p> <p>He said that the YSK registered the irregularity in Istanbul election in the March 31 local elections. </p> <p>&quot;All discussions are over. Everybody should respect YSK's decision, Bahceli added. </p> <p>On Monday, the YSK accepted the ruling Justice and Development (AK) Party's objection to the local election results in Istanbul with seven votes in favor and four against. </p> <p>It said the decision was taken as some ballot committee members who served during the elections were not civil servants as required by law. </p> <p>The YSK announced that a do-over election in Istanbul will be held on June 23.</p> <p>Touching upon the U.S.’s opposition to Turkey’s purchasing of Russian S-400 missile defense system, Bacheli said the relations between Washington and Ankara are “at the worst level”. </p> <p>&quot;Threatening Turkey with NATO membership and pressuring the country with the statements of economic sanctions is an act far beyond hostility. The U.S. has no right to do this,&quot; he added.</p> <p>Tensions between the U.S. and Turkey have worsened in recent months with Turkey set to begin receiving the advanced S-400 Russian surface-to-air missile system, which Washington says will jeopardize Turkey's role in the F-35 fighter jet program and could trigger congressional sanctions.

Categories
Alaturka

Turkey, US ties not related to just S-400, F-35: FM

By Serife Cetin, Yusuf Hatip and Ata Ufuk Seker</p> <p>BUDAPEST/BRUSSELS (AA) – Ankara does not have to cut ties with other countries when diverging opinions occur, Turkish Foreign Minister Cavusoglu said Friday.</p> <p>&quot;Turkey and the U.S. relations does not only consist of the S-400 [missile defense system] and F-35s [fighter jets],” he said at a joint news conference his Hungarian counterpart, Peter Szijjarto, in Hungary's capital. “These are of course important. There are regional and bilateral issues between Turkey and the U.S. such as the withdrawal of American troops from Syria.”</p> <p> Turkey wanted a missile defense system from a NATO ally, especially the U.S., but Washington does not want to sell to Ankara, he said, highlighting the serious dangers in the Turkish region.</p> <p>As a result, Turkey impressed the urgent need of an air defense system with other countries and the most appropriate proposal it received was from Russia, he said, following protracted efforts to purchase air defense systems Washington with no success.</p> <p>The process of S-400 have been completed, this is a done deal, he said.</p> <p>Cavusoglu contended that the Russian S-400 surface-to-air missile system will completely be under Turkey’s control, pushing back on claims by American officials that it will jeopardize Ankara’s role in the F-35 fighter jet program and could trigger American congressional sanctions. </p> <p>&quot;President Trump admits that Turkey bought the S-400 because, as he says, the U.S. could not sell the Patriot batteries to Turkey in the past,&quot; he said.</p> <p>- Turkey-Hungary relations</p> <p>Cavusoglu said Turkey and Hungary are establishing a joint working group on third-party countries. </p> <p>With Africa a priority of both countries, the group will first visit Uganda and Turkey and Hungary will work together in Africa on trade and investment.</p> <p>He said Hungary and Turkey do not go to other countries with a colonial approach. African countries need support and they want to extend their hands to African people by trade and investing, he said.</p> <p>Turkish President Recep Tayyip Erdogan would like to visit Hungary and attend social, cultural activities alongside a bilateral meeting, Cavusoglu said.</p> <p>*Writing by Burak Bir</p> <p>

Categories
Alaturka

Turkey first NATO member to sign for S-400s: Tech chief

By Emre Gurkan Abay

MOSCOW (AA) – Turkey is the first NATO country to sign a contract for the Russian S-400 missile defense system, the head of a Russian state-owned umbrella company for export-oriented defense and civilian industries said on Thursday.

Despite unprecedented pressure regarding the S-400 deal, Turkey continues holding a very direct and consistent position regarding implementation of all the contract provisions, Rostec Corporation's Sergey Chemezov told Anadolu Agency in Moscow.

The fact that Turkey does not yield to pressure from its partners demonstrates the independence of its foreign policy as pursued by country’s government and president, he added.

“We signed the contract for the S-400s in 2017, and before the end of this year, we plan to conclude all deliveries, ” Chemezov said, adding that the deal was significant for both Moscow and Ankara.

He also said Russia invited the prospect of cooperation with Turkey in the development of the next generation air defense system — the S-500 project.

“The S-500s are currently under development and will be a Russian state-of-the-art air defense system without equal throughout the world, ” he said emphasizing that both countries had the capacity to contribute to such a project.

  • Russia ready to replace F-35 with Su-57

Chemezov stressed that Russia was “ready to cooperate ” to sell Ankara Su-57 fighter jets if Turkey’s participation in the F-35 jet program with the U.S. fell through.

“These fifth-generation Russian fighter jets [Su-57] have outstanding qualities, and show promise for export, ” he said, adding that the jets were ready to be sold.

Asked about possible production in Turkey of the S-400 and Su-57, Chemezov said Russia would “gladly evaluate ” any Turkish suggestions for localization or transfer of technologies.

Emphasizing Turkey’s progress since the early 2000s to replace imports in its defense industry, he said the country was highly competent in producing rifle armaments, armored vehicles and unmanned aerial vehicles.

“We are ready to support Turkey’s desire to develop its own defense industry, ” added Chemezov.

  • Russian-Turkish civilian cooperation

Chemezov also added that Rostec wanted to establish “durable and long-term ” cooperation with Turkey in defense as well as in civilian technologies such as helicopter manufacturing.

He noted that Turkish aerospace corporation TUSAS/TAI produces various helicopter components which Russian firms could use and certify for use in Russian-made aircraft.

Russia is prepared to supply Turkey different types of helicopters, he said.

“In 2018, we signed a contract to supply Turkey with three Ka-32 helicopters to fight fires. Rostec intends to further develop cooperation in the field of fire aviation with Turkey, ” he said, estimating that the Turkish market of aerial fire-fighting craft comprised of 50-70 such helicopters.

He identified energy domain as area of promise for cooperation between Rostec and Turkey.

He said the Russian United Engine Corporation (UEC) — a Rostec subsidiary — was working on the implementation of joint programs for the development of a strategic partnership with Turkish pipeline operator Botas.

He cited two contracts with Turkey to supply and overhaul gas turbine engines in 2013 and 2014.

“In addition, we expect the signing of a third contract for routine maintenance of an energy facility in Sivas [central Turkey], ” Chemezov said.

He regretted that Russia-Turkey cooperation had yet to reach its “full potential ” and suggested the two countries develop joint projects in IT, medicine and aviation.

Chemezov also identified various environmental projects as possible areas of cooperation, including the “light city ” program, which replaces traditional outdoor lighting with smart energy-efficient, systems that adjust automatically depending on the time of year and day.

In IT, he said Turkey may be interested in various technologies including face recognition algorithm FindFace, which detects people's appearances in photos and videos, and conducts accurate high-speed database searches.

“The algorithm determines a person's gender, age and even emotions and searching a database of 1 billion photos takes less than half a second, ” said Chemezov, emphasizing that the technology had proven its effectiveness in a number of Russian cities including Moscow, as well as in the 2018 FIFA World Cup.

Chemezov applauded Turkey’s efforts to develop its own space program as one more potential area of broad cooperation between the two countries.

He noted that the Turkish Turksat-4A satellite had been launched by Russian company Rosoboronexport, under Rostec and said the company had ample opportunities that could be useful for Turkey.

Categories
Alaturka

“F-35 konusunda geri adım atmayacağız”

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “Biz F-35 programının parçasıyız. Ödemelerimizi tam olarak yapıyoruz. Pilotlarımız orada eğitim görüyor. Uçakların teslimatı başladı. Bu konuda geri adım atmayacağız. ” dedi.

Aksoy, Dışişleri Bakanlığında mutat basını bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde Müslümanları hedef alan bu terör saldırılarının İslamofobinin ulaştığı boyutun bir göstergesi olduğunu söyleyen Aksoy, “Yeni Zelanda hükümetinin bu saldırılar karşısında oradaki Müslümanlarla gösterdiği dayanışma gerçekten bazı Batılı ülkelere örnek olacak nitelikte. ” şeklinde konuştu.

Aksoy, söz konusu saldırıdan sonra Zirve dönem başkanı olarak Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatını (İİT) toplantıya çağırdığını hatırlattı. Sözcü Aksoy, toplantı sonunda kabul edilen nihai bildiri ile bölgesel ve uluslararası kuruluşların İslam düşmanlığı, tahammülsüzlükle mücadele için harekete geçmeye davet edildiğini söyledi.

Ayrıca 15 Mart'ın “İslamofobiye Karşı Uluslararası Dayanışma Günü ” kabul edilmesi çağrısında bulunulduğuna işaret eden Aksoy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da uluslararası camiayı yükselen hoşgörüsüzlük ve nefret suçlarına karşı etkili önlem almaya çağırdığını anımsattı.

Aksoy, Sri Lanka'da otellere ve kiliselere karşı düzenlenen saldırılarda yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesiyle terörün gaddar, insanlık dışı yüzünü bir kez daha gösterdiğine dikkati çekerek, “Bu hain saldırılar aşırıcılığa ve terörizme karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. ” dedi.

  • “ABD Ortadoğu'da çözümün değil, sorunun parçası “

ABD'nin Golan Tepeleri kararına ilişkin Aksoy, “ABD yönetimi maalesef bu kararıyla Ortadoğu'da çözümün değil, sorunun parçası olmaya yönelik tutumunu devam ettirdi. ” ifadesini kullandı.

Aksoy, bu adımın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) 1981'de kabul edilen karara karşı olduğuna dikkati çekerek, Türkiye dahil pek çok ülkeden bu karara tepkiler gelmesinin ABD'nin bu adımında yalnız kaldığını gösterdiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme kararında takvimin ne zaman ve ne şekilde işleyeceği konusunda hala belirsizlikler olduğunu söyleyen Aksoy, “ABD'nin Suriye'den tamamen çekilmeyeceği ve belli miktarda askerini burada bırakacağı anlaşılıyor. Ancak bunun sahada güç boşluğuna yol açmaması lazım. Bundan dan önemlisi terör örgütlerini cesaretlendirmemeli. ” ifadesini kullandı.

Aksoy, ABD ile Suriye'de güvenli bölge tesis edilmesine yönelik temasların devam ettiğini belirterek, bu kapsamda Şubat'tan bugüne 3 toplantı gerçekleştirildiğini kaydetti.

Türkiye'nin güvenli bölge konusundaki önceliklerine ilişkin ise Aksoy, “Öncelikle bu bölgenin kontrolü bizde olacak. PYD/YPG bölgeden çıkarılacak ve güvenli bölgenin derinliği ortalama 20 mil yani 32 kilometre civarında olacak. ” şeklinde konuştu.

  • Suriye'de güvenli bölge

Aksoy, Türk askerinin Suriye'de oluşturulması planlanan güvenli bölgede konuşlandırılması konusunda ABD ile uzlaşıya varılıp varılmadığı yönündeki bir soru üzerine, güvenli bölge konusunda teknik görüşmelerin sürdüğünü, şubattan bu yana üç defa görev gücü çalışmaları yapıldığını, bir sonraki görev gücü toplantısının nerede ve ne zaman yapılacağını dair çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

Aksoy, güvenli bölgenin kontrolünün Türkiye'de olması ve terör örgütü PYD/YPG'nin bölgeden çıkarılmasını konusunda Türkiye'nin tutumunun net olduğunu yineledi.

Aksoy, Türk-Amerikan ilişkilerinde sorunlu konuların ele alınması için Türkiye'den bir heyetin ABD'ye gideceği iddiaları hakkında ise “Resmi bir heyetin şu sıralarda ABD'yi ziyareti söz konusu değil. ” açıklamasını yaptı.

  • F-35'te geri adım yok

F-35 programı hakkında soruyu yanıtlayan Aksoy, “Biz F-35 programının parçasıyız. Ödemelerimizi tam olarak yapıyoruz. Pilotlarımız orada eğitim görüyor. Uçakların teslimatı başladı. Bu konuda geri adım atmayacağız. ” dedi.

Aksoy, ABD yönetiminin F-35 programını Türkiye'nin S-400 alımına bağlamaya çalıştığını belirterek, “Biz her seviyede bunun doğru olmadığını dile getiriyoruz. ” ifadesini kullandı.

Türkiye'nin S-400 konusunda ABD'ye yaptığı bir teknik komisyon kurulması teklifi sorulan Aksoy, şunları söyledi:

“Henüz buna bir cevap almadık. ABD tarafı S-400 konusunu F-35 programına, CAATSA yaptırımlarına ve Patriot satışına ilişkilendirmeye çalışıyor. ABD'li yetkilileri bizim S-400 alma nedenimizin acil ve kısa vadeli güvenlik ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik olduğunu söylüyoruz. Bu sistemin NATO sistemlerine zarar vermeyeceğini dile getiriyoruz. Bağımsız kullanacağımız söylüyoruz. Çalışma grubu teklifimiz de bu yüzden. “

Aksoy, “ABD'nin F-35 konusunu her vesileyle bir tehdit unsuru olarak dile getirmesi yakışık almıyor, müttefiklik ilişkilerimizle de uyuşmuyor. ” diye konuştu.

  • ABD'nin İran yaptırımları

ABD'nin İran yaptırımlarını değerlendiren Aksoy, yaptırımların bölgesel işbirliğine, İran halkına ve Türkiye'nin ticari ilişkilerine zarar verdiğini, konu hakkında ABD yönetimi ile temaslarının devam ettiğini söyledi. Aksoy, bu konuda Türkiye'nin Ticaret Bakanlığı nezdinde bir çalışma yaptığını belirtti.

Türkiye'nin yaptırımlardan muafiyetinin gelecek hafta bitmesinden sonra Tüpraş'ın İran'dan ham petrol almaya devam edip etmeyeceği sorusunu yanıtlayan Aksoy, Tüpraş'ın da konuyu yakından izlediğini, İran petrolünün Tüpraş rafinerisine uygun olduğunu aktardı.

Aksoy, “ABD ile görüşmelerimiz devam ediyor. Umarız önümüzdeki dönemde bir sonuca ulaşırız. ” dedi.

  • İdlib'te rejimin ihlalleri

Aksoy, İdlib'te sağlanan ateşkesin kalıcı olmasının Türkiye'nin önceliği olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

“Rejimin özellikle sivilleri hedef alan saldırıları başta olmak üzere İdlib'e yönelik provokasyonlarını devam ettirdiğini görüyoruz. Rusya ile İdlib'te sükunetin sağlanması konusunda hemfikiriz. Rejimin saldırıları karşısında bu doğrultudaki mesajlarımızı, beklentilerimizi Rus muhataplarımıza aktarıyoruz. ”

  • “Anayasa Komitesi dengeli ve muteber bir yapıya sahip olmalı “

Aksoy, Suriye ihtilafına ancak BMGK'nın 2254 sayılı kararı temelinde bir siyasi çözümle çözülebileceğine inandıklarını anlattı.

Bu kapsamda Anayasa Komitesi'nin kurulmasının önem taşıdığına işaret eden Aksoy, “Biz de Astana ortaklarımız İran ve Rusya'nın yanı sıra BM ile iş birliği içinde Anayasa Komitesi'nin kuruluşuna öncelik veriyoruz. Anayasa Komitesi dengeli ve muteber bir yapıya sahip olmalı. Zira bu sürecin meşruiyeti için elzem. ” ifadelerini kullandı.

Aksoy, 12-14 Mart'ta Brüksel'de düzenlenen 3. Brüksel Konferansı'nda Suriye'ye ve Suriyelileri ağırlayan bölge ülkelerine 7 milyar dolar yardım taahhütünde bulunulduğunu belirterek, bu yardımların en kısa zamanda sahaya aktarılması gerektiğini vurguladı.

Bugüne kadar Türkiye'deki Suriyeliler için 7 milyar dolar harcandığını anımsatan Aksoy, “Bu çabalarımıza karşılık 3. ülkelerin yardımlarının çok sınırlı olduğunu siz de biliyorsunuz. Adil yük ve sorumluluk paylaşımı çerçevesinde hareket etmek gerekiyor. ” dedi.

  • Türkiye-AB ilişkileri

Aksoy, Avrupa Parlamentosunun Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin askıya alınmasına ilişkin tavsiye niteliğindeki kararına dair, “Bu rapor AP'deki aşırı akımlar tarafından, gerçekleri yansıtmayan, ayrımcı ve popülist bir metin haline dönüştürüldü. Bu rapor, Türkiye-AB ilişkilerini kavrayamayan, ciddiyetten uzak bir rapor. ” şeklinde konuştu.

Sözcü Aksoy, “AP'den beklentimiz, Türkiye aleyhine tutum benimsemek yerine müzakere sürecinde önümüzdeki engelleri ortadan kaldırmayı teşvik etmesi. ” ifadesini kullandı.

Türkiye-AB Ortaklık Konseyi'nin 15 Mart'ta düzenlenen 54. toplantısında katılım müzakereleri, siyasi-ekonomik kriterler, vize muafiyeti, gümrük birliğinin işleyişi olmak üzere farklı konuların etraflıca ele alındığını kaydeden Aksoy, “Bu toplantı Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda karşılıklı iradenin sergilenmesi bakımından da önemli oldu. ” dedi.

Aksoy, Hollanda ile düzenlenen Wittenburg Konferansında terörle mücadele, Türkiye-AB ilişkileri, Hollanda'daki Türk toplumu, enerji gibi konular ele alındığını belirterek, “Hollanda ile ilişkilerimizi normalleştirme yönünde köklü adımlar atıyoruz. ” diye konuştu.

  • Çavuşoğlu Irak'a gidecek

Aksoy, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Irak'a yapacağı ziyaret hakkındaki soruyu yanıtladı. Çavuşoğlu'nun 28-29 Nisan'da Bağdat, Basra ve Erbil'i ziyaret edeceğini, ziyarette Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi, Irak Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hakim, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani ve yardımcısının yanı sıra IKBY Güvenlik Konseyi Başkanı ile görüşeceği bilgisini verdi.

Görüşmelerinde terörle mücadele, güvenlik ve ekonomi konularının ele alınacağını kaydeden Aksoy, Çavuşoğlu'nun Bağdat ve Erbil'de Türkmen toplumumun temsilcileriyle de görüşeceğini ve Türkiye'nin desteğini dile getireceğini aktardı.

  • Rusya ile ilişkiler

Sözcü Aksoy, Rusya ile ilişkilerin olumlu gündemle ilerlediğini belirterek, enerjiden turizme, ekonomiden kültüre kadar tüm alanlarda iş birliği yapmaya devam edildiğini söyledi. Aksoy, bu kapsamda Türkiye-Rusya Karşılıklı Kültür ve Turizm yılı çerçevesince çeşitli etkinlikler düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını anlattı.

  • “Danimarkalı parlamenterler İslamofobiye karşı adım atmalı “

Danimarka Parlamentosunda Türkiye aleyhine kabul edilen önergeye ilişkin Aksoy, “Aslında bu önergenin hiçbir temeli yok. Ülkemizi suçlayıcı, tek taraflı, gerçekleri yansıtmayan bir şekilde kaleme alınmış bu ifadeleri kesinlikle reddediyoruz. ” şeklinde konuştu.

Aksoy, özellikle dost ve müttefik ülkelerden bu tip saldırıların ikili ilişkilere zarar verdiğine dikkati çekerek, “Danimarkalı parlamenterler de popülist tavırlar yerine kendi ülkelerindeki yabancı düşmanlığı ve İslamofobiye karşı adım atmalılar. ” dedi.

  • Sudan ve Libya'daki gelişmeler

Aksoy, Sudan'daki geçiş sürecinde tüm kesimlerin ulusal uzlaşı çerçevesince hareket etmesini ve hızla tamamlanmasını beklediklerini bildirdi.

Bu süreçte Sudan halkının büyük olgunluk gösterdiğine dikkati çeken Aksoy, “Sivil hükümetin bir an önce oluşturulması ülkenin istikrarına tabii ki olumlu katkı yapacak. Biz de Sudan halkının yanında olmaya devam edeceğiz. ” ifadelerini kullandı.

Aksoy, Libya'da Trablus'a yönelik askeri hareketliliğin endişe verilci olduğunu belirterek, “Bu çatışmalar siyasi süreçte elde edilen kazanımları tehlikeye atıyor. Sivillerin zarar görmesine neden oluyor. ” şeklinde konuştu.

“Libya'da askeri yöntemlerle bir sonuca ulaşmak mümkün değil. ” diyen Aksoy, bu ülkede kalıcı barış ve istikrarın kapsayıcı bir siyasi çözümle elde edilebileceğini vurguladı.

  • ABD'nin Patriot teklifi

Söcü Aksoy, ABD ile Patriot alımı konusunda teknik görüşmelerin devam ettiğini belirterek, ABD'nin geç de olsa Türkiye'ye teklifler sunmaya başladığını söyledi. Aksoy, Patriot ile S400 konusunu bir arada ele almadıklarını kaydetti.

ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık görüşmeler yaptığını kaydeden Aksoy, “Bu görüşmelerde bu ziyaretler dile getiriliyor. Sanıyorum sıra ABD tarafında. ” dedi.

(Bitti)

Categories
Alaturka

ABD Kongresine sunulan rapor, F-35 projesindeki sorunları gün yüzüne çıkardı

WASHINGTON (AA) – ABD Hükümet Sorumluluklar Ofisi (GAO), parçalarda uyuşmazlık, tamiratta uzun süreli gecikmeler ve gerekli parçaların tedarik edilememesi gibi sebeplerden dolayı F-35 savaş uçaklarının planlanandan çok daha az test uçuşu yaptığını ortaya koydu.

F-35 projesi hakkında Kongreye bağımsız bir rapor hazırlayan ABD Hükümet Sorumluluklar Ofisi, 81 sayfalık raporunu kendi internet sitesinde yayımladı.

Raporda, “ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 1 trilyon doları aşan maliyetiyle ülkenin en pahalı silah sistemi olan F-35 gelişmiş savaş uçaklarının yaşadığı tedarik zinciri sorunlarını çözmeli. ” ifadeleri kullanıldı.

F-35'lerin yaklaşık 800 parçasını üreten Türkiye'nin F-35 programındaki geleceğinin tartışıldığı bir ortamda yayımlanan GAO raporu, programdaki yedek parça ve tedarik sorunlarını açık bir şekilde ortaya koydu.

  • Test uçuşlarının yüzde 30'unu gerçekleştiremedi

Gerekli parçaların tedarik edilememesi sebebiyle F-35'lerin 2018'in mayıs ve kasım ayları arasında planlanan test uçuşlarının yüzde 30’unu gerçekleştiremediği kaydedilen raporda, parçalarda uyuşmazlık ve tamiratta uzun süreli gecikmeler gibi sorunların da uçağın performansında aksaklıklar oluşturduğuna vurgu yapıldı.

Ayrıca, F-35'lerin yüzde 60'lık beklentiye rağmen tüm görevleri güvenli bir şekilde yerine getirme oranının yüzde 27'de kaldığı belirtilen raporda, “F-35 uçakları bir savaş uçağından beklenen performansın gerisinde kalıyor. Çoklu görevleri gerçekleştiremiyor veya gerektiği kadar uçamıyor. ” ifadesine yer verildi.

Öte yandan, F-35'lerin en az bir kere tüm görevleri yerine getirme oranının ise yüzde 75'lik beklentinin altında kalarak yüzde 52'lik bir oran elde ettiği belirtildi.

  • 4 bin 300 parçada tedarik sorunu

Raporda, F-35’lerin uçuş için ihtiyaç duyduğu 4 bin 300 parçanın tedarik edilmesi konusunda da sıkıntı yaşandığı, Pentagon’un bu sorunu aşmak için çaba sarfetmesine rağmen henüz tamamen başarılı olamadığı belirtildi.

Bununla beraber, daha önce satın alınan F-35'lerin konuşlandırmalarda ihtiyaç duyduğu destekleyici parçaların yüzde 44'ünün zaman içinde uçakta yapılan güncellemeler sebebiyle artık ihtiyaca cevap veremediğine dikkat çekildi.

Raporda ayrıca, “Pentagon'un, F-35 parçalarının ülkeler arası lojistik ağı olgunlaşmış değil. Denizaşırı F-35 müşterilerinin, uçakların onarımı için gerekli parçaları uzun süre bekledikleri gözlemlenmektedir. Lojistik ağı için ayrıntılı bir plan olmadan, Pentagon genişleyen bir filoyu desteklemeye hazır olmayabilir. ” değerlendirmesine yer verildi.

  • Yüksek yıllık maliyete vurgu

F-35 programına dair karşılaşılan sorunların ele alındığı raporun diğer bir bölümünde ise uçakların maliyetine atıfta bulunularak, Pentagon'un uçakların satın alınabilirliğine odaklanması gerektiği belirtildi.

Raporda, “ABD Hava ve Deniz Kuvvetleri, F-35 uçaklarının teçhizat desteği için gerekli yıllık maliyetin yüzde 24 ile yüzde 43 oranında azaltılması gerektiğini belirledi. ” ifadesine yer verildi.

  • “Alınan parçaların kaydı tutulmuyor “

Pentagon'un F-35 parçalarına dair gerekli önemi göstermediği belirtilen raporda, şu tespitlere yer verildi:

“F-35 yedek parçalarına milyarlarca dolar harcandı ancak satın alınan parçaların nerede olduklarına veya ne kadara mal olduklarına dair kayıtları yok. Örneğin, Pentagon, F-35'in ABD'ye ait olan parçaları hakkında bilgi içeren bir veri tabanı tutmuyor ve bunu yapabilmek için gerekli veriden yoksun. Pentagon, satın alınan F-35 parçalarını nasıl takip edeceğini açıkça tanımlayan bir politika olmadan, sahip olduğu F-35 yedek parçalarının nasıl yönetildiğine dair sınırlı bir bilgiye sahip olacaktır. ”

Eski ABD Savunma Bakanı James Mattis, F-35'ler ve Türkiye ile ilgili olarak geçen yıl Kongreye sunduğu raporunda, “Türkiye'nin programdan çıkarılması durumunda yedek parça ve tedarik zincirinin bozulabileceği ” uyarısında bulunmuştu.

Categories
Alaturka

UPDATE – Turkey makes 'serious investments' in F-35 project

UPDATES WITH MORE REMARKS FROM CAVUSOGLU, MELESCANU, CZAPUTOWICZ; CHANGES HEADLINE, DECK; EDITS THROUGHOUT

By Faruk Zorlu

ANKARA (AA) – Turkey is a partner of the project that developed the U.S. F-35 fighter jet and made “serious investments ” towards this effort, Turkey's foreign minister said on Friday.

“So far, Turkey spent roughly $1.2 billion on this project and produced [parts] in Turkey, ” Cavusoglu told a joint news conference with his Romanian and Polish counterparts Teodor Melescanu and Jacek Czaputowicz in the capital Ankara.

He added that four F-35s had already been delivered to Turkey and that the training of Turkish pilots at a U.S. base is ongoing.

The two F-35s were already delivered to Turkey in June and are currently at Luke Air Force Base in Arizona where Turkish pilots are being trained. The jets were scheduled to be transferred in November this year.

Earlier April, the Pentagon said it transferred one of Turkey's two additional F-35 jets to Luke Air Force Base in Arizona.

However, the tensions between the U.S. and Turkey have reached a fever pitch in recent months with Ankara set to begin receiving the advanced S-400 Russian surface-to-air missile system that Washington said will jeopardize Turkey's role in the F-35 fighter jet program and which could trigger congressional sanctions.

Additionally, earlier this month, U.S. Vice President Mike Pence said Turkey's purchase of the S-400 system could potentially pose a risk to NATO.

Cavusoglu stressed that Turkey took the concerns of the NATO alliance into account in relation to Ankara’s planned purchase of Russian S-400 missile defense systems.

“We need to take into consideration NATO's concerns [regarding S-400]. It is not true to say Turkey disregards them. We are always sensitive, ” he said.

“Our allies and NATO must also understand this very well. We need our air defense system urgently, ” added Cavusoglu.

He underlined that Turkey disagrees with claims that if it purchases the Russian systems, Moscow would be able to access F-35 systems and technology.

  • Unity and solidarity

Cavusoglu's remarks came after a trilateral meeting to assess the outcome of a NATO foreign ministers’ meeting Washington earlier this month to discuss defense and security cooperation.

Highlighting the threat posed by Russia to the security of Europe, particularly with its activity in the region of Black Sea, Czaputowicz, said his country supported “stepping up ” the military posture of NATO in the region.

“We [Turkey, Romania and Poland] also agreed that we have to demonstrate together at the NATO summit in London our unity and solidarity, ” Czaputowicz said.

Discussing military cooperation between Turkey, Poland and Romania, he added: “We already agreed [to hold] some meetings of leading companies from our three countries. ”

Meanwhile, Melescanu said one of Romania’s top priorities during its term presidency of the EU Council is to “accelerate and improve ” the relationship between Turkey and Brussels.

“When we speak about Turkey, we speak about a candidate country and key partner of the European Union in its entirety, ” he added.

Touching upon the security of the Atlantic, he said the western Balkans and southeastern Europe — particularly Turkey — was a region of strategic importance for Euro-Atlantic security.

“Our commitment to NATO's open-door policy contributes the fulfillment of this goal, ” Melescanu said.

Categories
Alaturka

UPDATE – Turkey is partner of F-35 technology: Presidential aide

UPDATES WITH MORE REMARKS FROM TURKEY'S PRESIDENTIAL SPOKESMAN

By Sibel Morrow

ANKARA (AA) – Turkey is not just a client of U.S. F-35 fighter jets but also its technology partner, Turkish presidential spokesman said on Thursday.

Speaking to the reporters following a Cabinet meeting in the capital Ankara, Ibrahim Kalin said: “Turkey is and will continue to be a partner of F-35 technology. We are not just a client or buyer of F-35s. ”

Tensions between the U.S. and Turkey have reached a fever pitch in recent months with Turkey set to begin receiving the advanced S-400 Russian surface-to-air missile system that Washington said will jeopardize Turkey's role in the F-35 fighter jet program and which could trigger congressional sanctions.

Turkey decided in 2017 to purchase the S-400 system following protracted efforts to purchase air defense systems from the U.S. with no success.

  • Proposed safe zone in Syria

Kalin also highlighted Turkey's concerns and expectations about Syria crisis.

“Turkey expects the U.S. pullout from Syria to continue and a safe zone to be established under Turkey's control, ” he stated.

Washington maintains nearly 2,000 troops in Syria following its announcement that only a few hundred would remain after withdrawal efforts of its forces.

In December, U.S. President Donald Trump suddenly announced the withdrawal of American troops from Syria, however, since then Washington has backtracked and said in February a few hundred troops would remain for peacekeeping efforts and to create the safe zone.

The U.S. has also mentioned that the safe zone would not include the YPG, the Syrian offshoot of the PKK terrorist organization.

Although the date set for the pullout has passed, the U.S. has yet to reduce its military presence in Syria.

Kalin said a “de facto ” safe zone has been established within the Turkey-Syria border through northern Manbij city of Syria.

Turkey's priority in Syria is “to make Idlib agreement permanent,” he stressed.

Following a meeting last September between Turkish President Recep Tayyip Erdogan and Putin, the two sides agreed to set up a demilitarized zone in Idlib, Syria.

Under the deal, opposition groups in Idlib are to remain in areas where they are already present, while Russia and Turkey conduct patrols to prevent renewed fighting.

“Our works continue intensely for an end to the war and the establishment of a constitutional commission, as well as ensuring a political transition process through elections, on the basis of Syria’s territorial integrity and unity,” Kalin said.

  • 'Dialogue with Syrian regime out of question'

    On Wednesday, Iran’s Foreign Minister Javad Zarif said he met with Syria’s Bashar al-Assad on Tuesday and will inform Turkish President Recep Tayyip Erdogan about the meeting.

    Asked whether any clear message came from Damascus to Ankara, Kalin said Zarif’s visit to Turkey after Syria may establish a ground for such comments, “but it is out of question for us to seek such a mediation”.

    Iran is a country Turkey cooperates with in Syria issue, but they are in dissidence over the future of Assad regime in Syria, Kalin said.

    “A contact or dialogue with regime is out of question, ” said Kalin. “When we need to send a message [to Syria], we do this via Iran and Russia. “

Categories
Alaturka

Turkey is partner of F-35 technology: Presidential aide

By Sibel Morrow</p> <p>ANKARA (AA) – Turkey is not just a client of U.S. F-35 fighter jets but also its technology partner, Turkish presidential spokesman said on Thursday.</p> <p>Speaking to the reporters following a Cabinet meeting in the capital Ankara, Ibrahim Kalin said: &quot;Turkey is and will continue to be a partner of F-35 technology. We are not just a client or buyer of F-35s.&quot;</p> <p>Tensions between the U.S. and Turkey have reached a fever pitch in recent months with Turkey set to begin receiving the advanced S-400 Russian surface-to-air missile system that Washington said will jeopardize Turkey's role in the F-35 fighter jet program and which could trigger congressional sanctions. </p> <p>Turkey decided in 2017 to purchase the S-400 system following protracted efforts to purchase air defense systems from the U.S. with no success.

– Proposed safe zone in Syria

Kalin also highlighted Turkey's concerns and expectations about Syria crisis.

“Turkey expects the U.S. pullout from Syria to continue and a safe zone to be established under Turkey's control, ” he stated.

Washington maintains nearly 2,000 troops in Syria following its announcement that only a few hundred would remain after withdrawal efforts of its forces.

In December, U.S. President Donald Trump suddenly announced the withdrawal of American troops from Syria, however, since then Washington has backtracked and said in February a few hundred troops would remain for peacekeeping efforts and to create the safe zone.

The U.S. has also mentioned that the safe zone would not include the YPG, the Syrian offshoot of the PKK terrorist organization.

Although the date set for the pullout has passed, the U.S. has yet to reduce its military presence in Syria.

Kalin said a “de facto ” safe zone has been established within the Turkey-Syria border through northern Manbij city of Syria.

Turkey's priority in Syria is “to make Idlib agreement permanent,” he stressed.

Following a meeting last September between Turkish President Recep Tayyip Erdogan and Putin, the two sides agreed to set up a demilitarized zone in Idlib, Syria.

Under the deal, opposition groups in Idlib are to remain in areas where they are already present, while Russia and Turkey conduct patrols to prevent renewed fighting.

“Our works continues intensely for an end to the war and the establishment of a constitutional commission, as well as ensuring a political transition process through elections, on the basis of Syria’s territorial integrity and unity,” Kalin said.