GÜNCELLEME – Evine balkondan girmeye çalışırken 7. kattan düşerek öldü

ADANA (AA) – Adana'da apartmanın 7. katındaki dairesine anahtarını içeride unuttuğu için balkondan girmeye çalışan genç kadın düşerek öldü.

Alınan bilgiye göre, merkez Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi'ndeki apartmanın 7. katından bir kadının düştüğü ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde 20 yaşındaki B.K'nin yaşamını yitirdiğini belirledi.

Genç kadının, anahtarını içeride unuttuğu için apartman boşluğundaki balkondan kendi dairesinin balkonuna geçmeye çalıştığı sırada düştüğü anlaşıldı.

Ekipler, olay sırasında B.K'nin yanında bulunduğu ileri sürülen erkek arkadaşı Oğuz G. ifade işlemleri için Fatih Polis Merkezi'ne götürdü.

– Kardeşleri anahtarı paspasın altına bırakmış

Bu arada, genç kadının olay sırasında evde uyuyan iki kardeşinin, B.K'nin eve girmesi için anahtarı paspasın altına bıraktığı belirlendi. Anne ve babası evde bulunmayan B.K'nin paspasın altında anahtar olduğunu bilmemesi nedeniyle eve balkondan girmeye çalıştığı öne sürüldü.

Adana Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edilen B.K'nin cenazesinin, Buruk Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.

Advertisements

Adana'daki şüpheli ölümde “şantaj” iddiası

ADANA (AA) – Adana'da, 55 yaşındaki çiftçinin başkasına ait evde ölü bulunmasıyla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı, 2'si serbest bırakıldı.

Alınan bilgiye göre, Bekir Ö'nün 28 Ekim'de merkez Çukurova ilçesi 100. Yıl Mahallesi'nde başkasına ait 12. kattaki apartman dairesinde ihbar üzerine olay yerine giden sağlık ekiplerince ölü halde bulunmasıyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında araştırma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, hayatını kaybeden çiftçi Bekir Ö'nün cep telefonundan 17 yaşındaki Y.K. ile buluşmak için mesajlaştığını tespit etti.

Bunun üzerine şüpheli Y.K. Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Olayla bağlantısı olduğu gerekçesiyle evi kiralayan Hayriye E. ile Doğan B, Emin Ö. ve Cihat E. de yakalandı.

Yapılan detaylı inceleme sonucu, şüphelilerin Y.K'ye Bekir Ö'nün telefon numarasını vererek arkadaşlık kurup Hayriye E'nin kiraladığı eve çağırmasını istediği öğrenildi.

Şüphelilerin, Y.K'nin bu teklifi kabul etmemesi üzerine ailesine zarar vermekle tehdit ettikleri, bu nedenle genç kızın isteklerini kabul edip Bekir Ö. ile görüşmeye başladığı öne sürüldü.

Daha sonra Y.K'nin Bekir Ö. ile buluşup birlikte eve gittikleri, burada saklanan diğer şüphelilerin bir anda ortaya çıkıp genç kızın ailesi olduklarını söyleyerek şantajla parasını almaya çalıştıkları ve bu sırada Bekir Ö'nün kalp krizi geçirdiği iddia edildi.

Bekir Ö'nün hareketsiz kalması üzerine de şüphelilerin evden ayrılıp başkasının adına kayıtlı cep telefonu hattından durumu sağlık ekiplerine bildirdikleri ileri sürüldü.

Şüpheliler Adana Adli Tıp Birimindeki sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkartılan şüphelilerden Y.K. adli kontrol şartıyla, Hayriye E. ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı, Doğan B, Emin Ö. ve Cihat E. ise tutuklandı.

Kastamonu'da ev yangını

KASTAMONU (AA) – Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde çıkan yangında 2 ev kullanılamaz hale geldi.

Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Dursun köyünde, Mehmet Aydın’a ait ahşap evde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Büyüyen yangın, Aydın'ın komşusu Ali Aydın’a ait ahşap eve de sıçradı.

Yangın sırasında köylüler de yangına ellerindeki bakraçlarla su taşıyarak, müdahale etmeye çalıştı.

Bozkurt Belediyesi, Abana Belediyesi ve Bozkurt Orman İşletme Müdürlüğü'ne ait itfaiye ekiplerinin müdahale ettiği yangın, yoğun çabanın ardından kontrol altına alındı.

Yangın sırasında köye gelen Bozkurt Kaymakamı Barbaros Akbulak’ta yetkililerden bilgi alarak, köylülere geçmiş olsun dileklerini iletti ve yangın sündürme çalışmalarını yerinde takip etti.

Yangında, 2 ev kullanılamaz hale geldi.

Aydın'da evin altında altın olduğu iddiası

AYDIN (AA) – Aydın'ın Koçarlı içesinde, evlerinin altında tonlarca altın olduğu yönünde çıkan haberlere ilişkin ev sahibi Hayriye Ünlü, iddiaları yalanlayarak, birinin oğluna şaka yaptığını, daha sonra konunun bu noktaya geldiğini söyledi.

Çeşmeköy Mahallesi'nde yaşayan Hayriye Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde "evinin altında altın olduğu" yönünde medyada haberler yer aldığını belirterek, bunun gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Gündeme gelen iddialar nedeniyle zor durumda kaldıklarını ve bunun gerçek olmadığını kimseye inandıramadıklarını dile getiren Ünlü, şu anda "gülünecek duruma düştüklerini ve rahatsızlık duyduklarını" vurguladı.

"Oturdukları yerde tonlarca altın bulunduğunun doğru olmadığını" yineleyen ve konuyu İlçe Jandarma Komutanlığına da bildirdiklerini aktaran Ünlü, şunları kaydetti:

"Yalan söylüyorlar. Biri oğluma şaka söylemiş, o şakayı da ardından böyle ilerlettiler. Her taraftan korku içerisindeyiz. Burada altın falan yok, biz bilmeyiz böyle şeyleri. Dağın dibinde oturuyoruz. Biri 500 bin lira vereceğim diye şaka yapmış. Kesinlikle öyle bir şey yok."

Adana'da üç çocuğun evde ölü bulunması

ADANA (AA) – Adana'da dün üç çocuğun ölü bulunduğu evden yaralı olarak hastaneye götürülen annenin tedavisi devam ediyor.

Adana Şehir Hastanesine getirildiğinde bilekleri kesik ve baygın halde olan Selma C'nin ayılınca sinir krizi geçirdiği öğrenildi.

Selma C'nin intihar etmeyi düşündüğünü ve geride kalmamaları için çocuklarını öldürüp kendi bileklerini kestiğini söylediği öne sürüldü.

Selma C'nin 12 yıl önce hayatını birleştirdiği Cabbar C'nin dayısının oğlu olduğu öğrenildi.

Çiftçilikle uğraşan ailenin ekonomik sorununun bulunmadığı, çiftin zaman zaman tartıştığı ancak olayın neden meydana geldiğinin halen net olarak bilinmediği belirtildi.

Olay günü çocukların çığlıklarını duyan komşuların dışarıda olan Cabbar C'ye durumu bildirdiği, bunun üzerine eve gelip komşularının yardımıyla kapıyı kırarak içeri giren babanın, çocuklarının cansız bedenini evin girişinde bulduğu bildirildi.

Öte yandan, jandarma ekiplerinin, olayın şokunu atlatamadığı için Cabbar C'nin henüz bilgisine başvuramadığı kaydedildi.

Bu arada, baba Cabbar C. yan yana defnedilen çocuklarının mezarlarını ziyaret etti.

Ayakta güçlükle durduğu gözlenen acılı baba gözyaşlarına hakim olamadı.

– Olay

Cabbar C, kapıyı kırarak girdiği Geçitli Mahallesi'ndeki tek katlı evinde çocukları Sema Nur (9), Mahmut (6) ve Mehmet Emin'in (11) cansız bedenleriyle karşılaşmıştı.

Evde yaralı halde bulunan anne Selma C. ise 112 Acil Servis ekibince hastaneye kaldırılmıştı.

Bıçakla öldürüldükleri belirlenen 3 kardeşin cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumundaki otopsinin ardından yakınları tarafından olayın yaşandığı mahalledeki mezarlıkta toprağa verilmişti.

Kayalığa inşa ettiği evde doğayla iç içe yaşıyor

BELA PALANKA (AA) – SANJA JANACKOVİC – Sırbistan'ın güneydoğusundaki Bela Palanka şehri yakınlarında, 12 metre yüksekliğindeki bir kayalığa inşa ettiği evde yaşayan Miroslav Pavlovic, 40 yıldır doğayla iç içe yaşamanın keyfini çıkarıyor.

Komşularının özenerek baktığı evi 40 yıl önce inşa eden 64 yaşındaki Pavlovic, ailesinden ayrılıp "kendi yuvasını" kurmaya karar verdiğinde doğru yer olarak çocukluğundan beri geldiği bu kayalığı seçti.

Çocuk yaşta bu kayalığa çıkıp civardaki dağları izleyen Pavlovic, bu kayalığa bir ev inşa etmenin o günlerden kalma bir hayal olduğunu söyledi.

AA muhabirine konuşan Pavlovic, henüz 20'li yaşlardayken biriktirdiği para ile burada kendi evini inşa etmek istediğini kaydederek "Ailemden ayrılmanın vakti gelmişti. Bu kayalığa yaptığım evin bir odası, çocukluğumda izlediğim dağları görüyor." dedi.

Okuma yazma bilmeyen Pavlovic, evinin her odasını ışık alacak şekilde inşa ettiğini anlatarak "Burada bir ev yapmak benim çocukluk hayalimdi." diye konuştu.

Pavlovic, en zor kısmının gerekli malzemeleri kayalığın tepesine çıkarmak olduğunu belirterek "Malzemeleri önce at arabasıyla kayalığın yakınlarına taşıdım. Ardından tanıdıklarımla tüm bu malzemeleri sırtımızda bu noktaya taşıdık." diye konuştu.

– "Doğayla iç içe olmayı seviyorum"

Kayalığın tepesindeki evinde doğayla iç içe olmayı sevdiğini söyleyen Pavlovic, uzun yıllar tek başına kaldığı bu eve şimdi kızı ve torunuyla geldiğini ve torunu ile burada vakit geçirmekten büyük keyif aldığını anlattı.

Evi inşa ederken doğaya ayak uydurduğunu ifade eden Pavlovic, "Ben doğa insanıyım. İnsanın güzel bir yaşam sürmesi için ihtiyacı olan şeyleri biliyorum. Güzel bir düzen ve güneşli bir ortam oluşturdum. Kimsenin akıl erdiremediği taktikler uyguladım. Çatıyı yaparken her odanın güneş alabileceği açıları yakalamaya çalıştım." ifadelerini kullandı.

Hayatı boyunca çatı, ağaç ev ve dağ evleri yapan Pavlovic, doğada çalışmayı çok sevdiğini ve başkalarının yapmayı kabul etmediği işleri yaptığını sözlerine ekledi.

İsrail Batı Şeria'da bir Filistinlinin evini yıktı

EL-HALİL (AA) – İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait bir evi "ruhsatsız olduğu" gerekçesiyle yıktı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail askerleri sabah saatlerinde El-Halil kentinin güneyindeki Ummuşşeyhan köyüne baskın düzenledi.

İsrail güçleri daha sonra köyde bulunan Mahmud Ebu Taha isimli Filistinlinin evini yıktı.

Üç yıl önce 140 metrekarelik alan üzerine inşa edilen evin boş olduğu belirtildi.

İsrail'in daha önce, Ebu Taha'ya evin C bölgesinde "ruhsatsız olarak inşa edildiği" gerekçesiyle yıkım tebligatı gönderdiği aktarıldı.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Yüzde 18'i kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e; yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e, "güvenliği" İsrail'e devredilmiş; yüzde 61'ini oluşturan "C bölgesi"nin ise "idari yönetimi ve güvenliği" İsrail'e bırakılmıştı.

İsrail yönetimi kendi kontrolünde olduğu gerekçesiyle çoğunlukla "C" bölgesinde Filistinlilerin yeni bina veya genişletme çalışması yapmasına izin vermiyor.

Kendini yaralayıp gasbedildiğini iddia etti

ADANA (AA) – Adana'da gasbedilerek yaralandığı iddiasıyla polisten yardım isteyen kişinin, asılsız ihbarda bulunduğu belirlendi.

Alınan bilgiye göre, merkez Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi'nde yaşayan Hikmet Ö. (63), polisi arayıp gasp sonucu yaralandığını belirtti.

Bunun üzerine polis ekiplerinin evine gidip görüştüğü Hikmet Ö. tanımadığı kişilerin kendisini bağlayarak bıçakla yaraladığını ve cebindeki 300 lirasını aldığını iddia etti.

Karın ve boğaz bölgesinden hafif yaralı olan Hikmet Ö, olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Başlatılan soruşturma kapsamında evin çevresindeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, olay saatinde apartmana kimsenin girmediğini belirledi.

Evi terk eden eşinin dönmesi için kendisine zarar verdiği iddia edilen Hikmet Ö'nün hastanede görüştüğü polislere, psikolojik sorunları olduğunu belirttiği öğrenildi.

Polis, asılsız beyanda bulunan Hikmet Ö. hakkında işlem başlattı.

Şanlıurfa'da inşaatta çökme: 3 yaralı

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde inşaatta meydana gelen çökme sonucu 3 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Saha Mahallesi'nde inşası süren tek katlı evde, beton döküldüğü sırada çökme meydana geldi.

Kazada inşaatta çalışan Sakıp Güneş ile Suriye uyruklu Hasan Cemro ve Muhammed El Garip yaralandı.

Yaralılar olay yerine sevk edilen 112 acil servis ekiplerince Birecik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Şehit evlatlarının hatıralarını özel odada saklıyorlar

KARAMAN (AA) – MEHMET ÇETİN – Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde kent merkezinde bir teröristin saldırısı sonucu yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 3 Ekim 2017 günü 22 yaşındayken şehit düşen Uzman Onbaşı Mehmet Kızılca'nın ailesi, hatırasını yaşatmak için evlerinin bir odasını oğullarına ayırdı.

Karaman'ın Ermenek ilçesine bağlı Güneyyurt beldesinde yaşayan Mustafa ve Fadime Kızılca çiftinin 3 çocuğundan biri olan Mehmet Kızılca, İzmir Foça Jandarma Komando Okulu Komutanlığı'nda yaklaşık 3 ay "Teröristle Mücadele Harekatı Kursu" aldıktan sonra 1 Ağustos 2017'de Silvan'da göreve başladı.

Birliğinden 2 Ekim'de izin alarak ilçe merkezine alışverişe giden Kızılca'nın üzerine bir terörist tarafından ateş açıldı. Ağır yaralanan Kızılca, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen 3 Ekim 2017 günü şehit oldu.

Memleketi Güneyyurt'a 4 Ekim'de getirilen şehit Kızılca'nın cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenaze töreninde şehidin babası Mustafa Kızılca'nın kendi acısını yüreğine gömerek, şehit oğlunun naaşı başında nöbet tutan askerin gözyaşlarını silmesi hafızalara kazındı.

Evlatlarının acısını ilk günkü gibi muhafaza eden Kızılca çifti, hatırasını yaşatmak için şehit oğullarının eşyalarını evlerinin özel olarak düzenledikleri bir odasında sergiliyor.

Şehidin annesi Fadime Kızılca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aradan bir yıl geçmesine rağmen acılarının çok taze olduğunu söyledi.

Oğlunun şehit olduğuna hala inanamadığını ifade eden anne Kızılca, "Oğlum şehit olalı bir sene oldu. Hala onun şehit olduğuna inanamıyorum. Sanki her an gelecek gibi. Devamlı rüyalarıma giriyor, 'anneciğim üzülme' diyor. Şehitlik gurur verici bir şey. Oğlumla gurur duyuyorum. Elbette çok acı veren, üzücü bir olay. Dayanmak çok zor. Fakat şehitlik herkese nasip olmaz. Allah vatanımızı, milletimizi korusun. Vatan sağ olsun." diye konuştu.

– Özel oda hazırladılar

Kızılca, evlerinin alt katında kiler olarak kullandıkları bir bölümü, oğlu şehit olmadan önce oda olarak düzenlemek istediklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Burayı zemin katta olduğu ve inip çıkmak kolay olur diye oda yapmak istedim. Hatta oğlumdan yardım istedim. Biraz yardım edersen burayı yaptıracağız dedim. Kendisi de bana 'Yaptırın, ben ne lazımsa yaparım' dedi. Fakat biz odanın inşaatına başlamadan şehit oldu. Şimdi burayı yaptırarak, onun odası haline getirdik. Eşyalarını burada saklıyoruz. Kendisi fotoğraf çektirmeyi çok severdi. Bulduğum fotoğraflarını çerçeveletip asıyorum. Gelip eşyalarını öpüyor, kokluyorum. Hala elbiselerinin üzerinde terinin kokusu var. Eşyalarını burada ömür boyu saklayıp, anılarını yaşatacağım. Çocuklarıma da vasiyet ediyorum. Bu oda devamlı böyle kalsın."

Gözyaşları içinde şehit oğlunun ilkokul fotoğrafını öpüp koklayan anne Kızılca, "Fotoğrafta alnına dökülen saçının birazı düzgün çıkmamış. Hemen fotoğrafı attı, gitti. 'Çirkin çıkmışım, ben bu fotoğrafı atacağım' dedi. Evlenir, evine asar, çocuklarına gösterir diye fotoğrafı sakladım. Şehit olunca bu fotoğrafta sevmediği yerleri fotoğrafçıya düzelttirdim. Kırışık yerlerini tamir ettirdim. Kendi evine asamadı ama odasına astım." diye konuştu.

– "Daha dün gibi ama bir yıl olmuş"

Baba Mustafa Kızılca da bir şehit babası olarak gururlu olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

"Diyecek bir şey yok. Daha dün gibi ama bir yıl olmuş. Elbette içimiz acıyor. Onu özlüyoruz. Devletimiz her zaman yanımızda olduğunu bize hissettirdi. Her zaman yanımızdalar. Şehitlik en yüksek mertebe. Bundan ötesi var mı? Oğlum vatan için şehit oldu. Vatan sağ olsun. Allah'ım yattığı yeri nur etsin. Bizi en acılı günlerimizde yalnız bırakmayan, bizlere destek olan, acımızı paylaşan devlet büyüklerimize ve tüm halkımıza teşekkür ediyorum."