Total'den elektrikli ve hibrit araçlar için yeni motor yağı

ANKARA (AA) – Total tarafından elektrikli ve hibrit araçlar için geliştirdiği yenilikçi soğutma ve yağlama ürün serisiyle elektrikli mobilite konusunda kilit rolünü sağlamlaştırdığı bildirildi.

Şirketten yapılan açıklamada, Total Ar-Ge ekiplerinin önemli çabaları sayesinde üretilen yeni ürünlerin motor türlerinin çeşitli bileşenlerinin soğutma ve yağlama ihtiyaçlarını karşılamak ve kullanım ömürleri boyunca en iyi durumda kalmalarını sağlamak üzere özel olarak geliştirildiği belirtildi.

Araç üreticileri için iki yeni ürün serisi bulunduğu ifade edilen açıklamada, bunların hafif ticari araçlar için Total Quartz EV Fluid ve arazi araçları, elektrikli otobüsler ve diğer elektrikli ağır ticari araçlar için Total Rubia EV Fluid olduğu kaydedildi.

Açıklamada, Total Madeni Yağlar tarafından pazara sunulan yeni ürün serisinin, şarj etme, depolama ve filo yönetimi için sunulan çok çeşitli ürün ve hizmetlere ek olarak, pazarın en yeni nesil segmentinde önemli bir yer aldığı vurgulandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Total Madeni Yağlardan Sorumlu Total Pazarlama ve Servisler Başkan Yardımcısı Philippe Charleux, "Araçlar üretim hattından çıkmadan önce dolumu yapılan bu yüksek performanslı sıvılar, araçlara servis ömürleri boyunca eşlik edecek. Parça üreticileri, otomobil üreticileri ve son kullanıcılar dahil tüm müşterilerimize fayda sağlayacaktır. Bu proje, teknik üstünlüğümüzün, elektromobilitenin geleceğine ilişkin öngörümüzün ve inovatif yetkinliğimizin güçlü bir göstergesidir." ifadelerini kullandı.

Rus şirketin 10 yıllık bütçede petrol için “50 dolar” hesabı

İSTANBUL (AA) – NURAN ERKUL KAYA – LUKOIL Batı Avrupa Bölgesi Üst Yöneticisi Bulat Subaev, petrol fiyatlarında yaşanan dramatik düşüşün birçok şirketi zarara uğrattığını belirterek, "Petrolde fahiş fiyatlar da işletme üzerinde olumsuz etki yaratıyor. Fiyat, piyasaya istikrar kazandırmalı ve piyasayı öngörülebilir kılmalı." dedi.

Subaev, bu nedenle baz senaryolarında gelecek 10 yılın bütçesini, petrolün varilini 50 dolar üzerinden hesaplayarak planladıklarını dile getirerek. "Bu tabii ki en karlı olduğumuz fiyat değil ama birçok tarafın üzerinde hemfikir olduğu bir fiyat ve gelecek 10 yılda 100 dolar senaryosunu hiç düşünmedik bile." ifadesini kullandı.

AA muhabirine, petrol fiyatları, Avrupa ve Türkiye'deki akaryakıt piyasası ile elektrikli araçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Subaev, Türkiye ve Avrupa'daki akaryakıt istasyonlarını karşılaştırmanın çok güç olduğunu söyledi.

Subaev, aradaki temel farkın iş modeli olduğunu belirterek, Belçika'da istasyonların şirket modelinde olmakla birlikte bayi tarafından işletildiğini, Türkiye'de ise bayinin istasyonun hem sahibi hem de işletmecisi olduğunu aktardı.

Türkiye'deki akaryakıt istasyonlarında kaliteli hizmet tedariğinin dünyanın her yerinden çok daha iyi bilindiğine dikkati çeken Subaev, şöyle konuştu:

"Türkiye'deki istasyonlar hem geniş, ferah hem de göze hitap ediyor. Yerel pazar, müşterileri memnun etmeye büyük önem veriyor. Türkiye'de 13 bin civarında istasyon ve 100 kadar dağıtım şirketi bulunuyor, dolayısıyla piyasa oldukça rekabetçi. Yakıt şirketleri, rekabet edebilmek adına istasyonlarda yeni hizmetler ve ürünler sunmaya gayret ediyor. Türk müşterilerimiz için akaryakıt istasyonu seçimlerini etkileyen en önemli unsur, istasyonun konumu ve sunduğu ürün kalitesi. Belçika'da durum biraz farklı, sadakatin temel unsurunu fiyatlar belirliyor. Türkiye'de, yakıt fiyatları sıkı bir şekilde düzenlendiği için rakamlarla sözüm ona 'oynamak' mümkün değil."

– "Türkiye'deki istasyonlar en iyiler arasında"

Subaev, Benelüks'te çalışan sayısının asgari düzeyde olduğu tam otomatik terminal ve akaryakıt istasyonları bulunduğunu ve sıkı yönetmelikler sebebiyle yakıt ürünlerinde kalite standartlarının çok yüksek olduğunu dile getirdi.

"Türkiye'deki akaryakıt istasyonları hizmet bakımından Avrupa'nın en iyileri arasında." diyen Subaev, Benelüks'teki istasyonların ise verim, otomasyon ve yakıt kalitesi bakımından en iyiler arasında yer aldığını söyledi.

Subaev, LUKOIL olarak her iki bölgede de yüksek kurumsal standartlarını devreye soktuklarını ifade ederek, aktif oldukları 10 Avrupa ülkesinde ham petrol ve petrol ürünleri arz eden başlıca tedarikçilerden biri durumunda bulunduklarını bildirdi.

– "Fiyat piyasayı öngörülebilir kılmalı"

Subaev, petrol fiyatlarını değerlendirirken, fiyatlarda birkaç yıl önce meydana gelen düşüşün endüstri genelinde sürpriz bir etki yarattığını ve çok sayıda şirketin büyük zarara uğradığını söyledi.

LUKOIL'in bu krizin üstesinden gelmesinin kısmen de olsa işletmelerindeki çeşitliliğe bağlı olduğunu belirten Subaev, şöyle devam etti:

"Öte yandan, petrolde fahiş fiyatlar da işletme üzerinde benzer şekilde olumsuz etki yaratıyor. Örneğin, fiyatın 100 doların üzerinde olması ve oldukça değişken kalması işe yaramaz. Bunun yerine fiyat piyasaya istikrar kazandırmalı ve piyasayı öngörülebilir kılmalı. Bu yüzden baz senaryomuzda gelecek 10 yılın bütçesini, petrolün varilini 50 dolar üzerinden planladık. Bu tabii ki en karlı olduğumuz fiyat değil ama birçok tarafın üzerinde hemfikir olduğu bir fiyat ve gelecek 10 yılda 100 dolar senaryosunu hiç düşünmedik bile. Tabii ki bu parametrelerde gelişmelere göre düzenlemeler yapılabilir ama şu anda öngörümüz bu yönde."

– "Elektrikli araçlara geçişte de yakıt ihtiyacı olacak"

Avrupa'da Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin kısa vadede içten yanmalı yeni araçların kullanımına yasak getirebileceği yönünde açıklamalar yapıldığını anımsatan Subaev, bunun 2030'dan önce gerçekleşmesini öngörmediklerini söyledi.

Subaev, alternatif güçle çalışan araçların satışında artış yaşanacağını fakat bunların pazara girmesi zaman alacağından, geçiş sürecinde likit yakıtlara olan ihtiyacın süreceğini ifade etti.

LUKOIL olarak özellikle AB ülkelerinde bu araçların yaygınlaşmasını için gösterilen siyasi iradeyi ve eğilimi dikkate aldıklarını belirten Subaev, şunları kaydetti:

"Avrupa Birliği'nin 2021'e kıyasla 2030'da kara yolu taşımacılığından kaynaklanan emisyonu yüzde 35 azaltma hedefini belirlemesi, yüksek bir ihtimal olarak görülüyor. Bu, 2020 ile 2030 yılları arasında satılan 3 yeni araçtan birinin çoğunlukla alternatif kaynaklarla, elektrikle çalışacağı veya hibrit özellikte olacağı anlamına geliyor. Bu eğilimin farkındayız ancak likit yakıtlar, bu tarihten sonra bile karışımın bir parçası olmaya devam edecek."

Enerjisa Enerji Eşarj'ı satın aldı

İSTANBUL (AA) – Enerjisa Enerji tarafından, şarj istasyonları satışı ve şarj istasyonu ağı kurulumu alanında faaliyet gösteren Elektrikli Araçlar Şarj Sistemleri AŞ (Eşarj) hisselerinin büyük çoğunluğunun satın alındığı bildirildi.

Şirketten yapılan açıklamada, otomotiv endüstrisinde devrim yaratan elektrikli otomobil satışlarının dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla arttığı belirtilerek, elektrikli araçların gelişimine paralel olarak şarj istasyonlarına olan ihtiyacın da arttığı vurgulandı.

Artan şarj ihtiyacını gören Enerjisa Enerji'nin Elektrikli Araçlar Şarj Sistemleri AŞ’nin hisselerinin büyük çoğunluğunu satın alarak şirketin hakim hissedarı olduğu belirtilen açıklamada, bu satın almayla Enerjisa Enerji'nin elektrik sektöründe dağıtım ve satıştaki liderliğinin yanı sıra bu alanda da yenilikçi ve öncü rol üstlenerek endüstrinin dönüşümünde aktif rol oynamayı hedeflediği kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerjisa Enerji Üst Yöneticisi Kıvanç Zaimler, bu satın almanın Enerjisa Enerji’nin elektrik sektörüne 360 derece bakış açısının çok önemli somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Çevre dostu elektrikli araçların yaygınlaşmasının Türkiye açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Zaimler, şunları kaydetti:

“Elektrikli araçların yaygınlaşması ve bu sektörün gelişimi için de ülke genelinde yaygın şarj istasyonu ağına büyük ihtiyaç var. Enerjisa olarak büyüme politikalarımızı her zaman sürdürülebilir ve çevre dostu ürün ve hizmetlerle güçlendirmeyi hedefledik. Bununla birlikte elektrik endüstrisinin her alanında müşterilerimize hizmet sunmak ve onlara böyle yenilikçi çözümler üretmeyi de hedeflerimiz arasına ekledik. Eşarj’ın satın alınması da enerji sektörüne bakışımızın somut bir göstergesidir. Eşarj’ın inovatif iş modeli ile Enerjisa’nın bilgi ve deneyimini birleştirerek Türkiye’nin çevik ve yenilikçi enerji şirketi olarak insanımızın hayatına dokunan çözümler üreterek yolumuza devam edeceğiz.”

Türkiye’de 2008 yılında faaliyete geçen Eşarj, şarj istasyonları satışı ve şarj istasyonu ağı kurulumu alanında faaliyet gösteriyor. Eşarj’ın bugün itibariyle Türkiye’de 80 şarj istasyonu ve bin müşterisi bulunuyor.

GM, elektrikli araçlarda Çin'i zirvede görüyor

HOUSTON (AA) – ABD'li uluslararası otomotiv üreticisi General Motors (GM) Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mary Barra, Çin'i elektrik araç piyasasında en büyük pazar olarak gördüğünü söyledi.

ABD'nin Teksas eyaletinin Houston kentinde düzenlenen IHS Markit CERAWeek 2018 Enerji Konferansı'nın üçüncü gününde konuşan Barra, küresel otomotiv pazarını ve elektrik araç piyasasını değerlendirdi.

Barra, ulaşım sektöründe devrim yaşandığını belirterek, GM'nin "tam elektrik, sıfır emisyon" planı hakkında bilgi verdi.

Geçen sene dünya genelinde 1,2 milyon elektrik otomobil satışının gerçekleştiğini bildiren Barra, 2023 itibarıyla GM'nin otomotiv piyasasına en az 20 elektrikli otomobil modeli sürmeyi planladığını ifade etti.

Barra, Çin'de elektrikli araçların satışının hızla arttığını vurgulayarak, "Çin, en fazla elektrikli aracın kullanıldığı pazar olacak. Çin pazarı çok güçlü biçimde büyüyor. Bizim de orada insanların taleplerini ölçen ve doğru teknolojileri yakalamaya çalışan iş ortaklığımız var." dedi.

Öte yandan, Barra, Çin'de elektrik üretiminin yüzde 65'inin hala kömüre bağımlı olmasını önemli bir engel olarak gösterdi.

ABD'nin elektrik üretiminin de yüzde 30'unun kömürden geldiğine işaret eden Barra, ülkenin mevcut vergi sisteminin elektrikli otomobilleri cazip hale getirdiğini de ifade etti.

Barra, küresel otomotiv sektöründe 5 yıl içinde daha fazla elektrikli ve sürücüsüz araç teknolojisine sahip araçlar bulunacağını öngördüğünü kaydetti.

Dünyanın en büyük otomobil pazarı Çin'de 2016'da 28 milyon yeni araç satılırken bunların sadece yüzde 1'i elektrikli araçtı.

Çin'de 2020'de elektrikli araç satışının 2 milyona yükselmesi tahmin edilirken, elektrikli araçların otomotiv sektörü içindeki payının 2025'te yüzde 20'ye ulaşması öngörülüyor.

TBMM’de bu hafta

TBMM (AA) – COŞKUN ERGÜL – Meclis, siyasi partilerin seçim ittifakına ilişkin AK Parti ve MHP'nin ortak kanun teklifi ile "torba tasarı" için yoğun mesai yapacak.

TBMM Genel Kurulunda, 96 maddelik, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı görüşülecek.

Tasarıya göre, apartman ve konutunda ürettiği elektriği şirketlere satanlar vergiden muaf esnaf kapsamına alınacak.

Net asgari ücretlilere, maaşının geçen ay net asgari ücretin altında kalması halinde asgari geçim indirimi sağlanacak.

Tasarıyla, elektrikli araçlar teşvik ediliyor. Elektrik motorlu otomobil, minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, arazi taşıtı ile motosikletler, muadil araçların yüzde 25'i oranında vergilendirilecek.

İzinsiz maden ocağı açan, üreten veya faaliyetleri durdurulmuş maden sahasında üretim faaliyetinde bulunanlara 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Tasarıyla, Türk sporu ve amatör spor kulüpleri destekleniyor, sporculara ödenen ücretlerden kesilen gelir vergisi tutarlarının tamamı, ödemeyi yapan kulüp ve şirketlere iade edilecek. Bu tutarlar; amatör sporcuların, bunların çalıştırıcılarının ve diğer spor elemanlarının ücretlerinde kullanılacak.

1 Ocak 2018-31 Aralık 2020 döneminde işe eleman alan işverenlere, 12 ay süreyle gelir vergisi stopajı, damga vergisi ve sosyal güvenlik primi desteği teşviki sağlanacak.

Terör eyleminin ortaya çıkarılması ve bertaraf edilmesinde yardımcı olanlardan hayatını kaybeden sivillerin yakınlarına ikinci istihdam hakkı verilecek.

Kendisine ait bir konutu olmayanlar, ilk ve tek konut satın almaları halinde desteklenecek. Konut hesabı sisteminin yüzde 20 olan devlet katkısı yüzde 25'e çıkarılacak.

16 yaş ve üzerindeki aracını hurdaya ayırarak yeni araç alanlara, 10 bin liraya kadar ÖTV teşviki getiriliyor.

Çeyiz hesabında devlet katkısı oranı yüzde 20'den yüzde 25'e, azami katkı da 5 bin liradan 7 bin 500 liraya çıkartılacak.

İçerik veya yer sağlayıcısı yurt dışında bulunan kuruluşların, internet ortamındaki yayınlarına devam edebilmeleri için RTÜK'ten yayın lisansı, bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de yayın iletim yetkisi alması zorunlu olacak.

– Seçim ittifakına ilişkin kanun teklifi

TBMM Anayasa Komisyonu, siyasi partilerin seçim ittifakına ilişkin, AK Parti Grup Başkanı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, MHP Grup Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli ile 6 milletvekilinin imzasını taşıyan kanun teklifini alt komisyon raporu üzerinden yarın görüşecek.

Teklifin tümü, 27 Şubat Salı günkü toplantıda kabul edilmiş ve gönderildiği alt komisyonca aynen benimsenmişti.

Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine göre, siyasi partiler, ittifak yaparak seçime katılabilecek. İttifak yapan partiler ittifak protokolünü YSK'ya teslim edecek.

Siyasi partilerin seçimlerde başka bir siyasi partiyi destekleme kararı almalarını yasaklayan hüküm kaldırılacak.

Oy pusulasında siyasi partilerin ittifak protokolünde belirledikleri ittifak unvanı yazılacak. İttifakın unvanı belirlenmemiş ise oy pusulasında yalnızca "ittifak" ibaresi yer alacak.

İttifak yapan partilerin aldıkları geçerli oyların toplamının yüzde 10’u geçmesi halinde, bu partilerin her biri barajı geçmiş olacak.

Seçimlere katılma yeterliliği taşıyan siyasi partinin seçime katılmaması halinde, bu partinin üyesi başka bir siyasi partiden aday gösterilebilecek.

Kolluk güçleri, sadece sandık kurulu başkanı veya üyelerden birinin çağrısı üzerine değil, seçmenlerin ihbarı üzerine de sandık çevresine gelebilecek.

Seçimin güvenliğini sağlamakla görevli kolluk güçleri hariç, resmi üniforma ve silah taşıyan kişiler, sandığın konulduğu bina, yapı ve bunların müştemilatına giremeyecek.

Üzerinde sandık kurulu mührü bulunmamasına rağmen, "Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu" filigranı, amblemi ve ilçe seçim kurulu mührü bulunan zarflar ile üzerinde leke veya çizik bulunsa dahi bunun özel işaret koymak amacıyla yapıldığı kesin olarak anlaşılamayan zarflar geçerli sayılacak.

Teklif, komisyon görüşmelerinin tamamlanması halinde, Genel Kurul gündemine gelecek.

– KDV Tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 6 Mart Salı günü yapacağı toplantıda, Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısını ele alacak.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, göç ve uyum raporunu görüşmek için 7 Mart Çarşamba günü toplanacak.

TBMM Madde Bağımlılığı Araştırma Komisyonu, 6 Mart günü toplanacak. Toplantıda, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ile Sosyal Rehabilitasyon Derneği ve Konya Bağımsız Yaşam Derneği sunum yapacak.

Bağcılık sektörü ve üzüm üreticilerinin sorunlarının araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu da çalışmalarına devam edecek.

“Torba tasarı” Plan ve Bütçe Komisyonu’nda

TBMM (AA) – Maliye Bakanı Naci Ağbal, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na "motor gücü" tanımını koyarak, vergileme ölçütleri arasına motor gücünü de eklediklerini belirterek, "Kanunda, böyle bir tanım ve elektrikli araçlarda da motor silindir hacmi olmadığı için bu vergiyi alma konusunda boşluk var. Hem kanundaki boşluğu düzenliyoruz hem de elektrikli araçlardan, muadili olan araçların vergisinin dörtte biri oranında vergi alınmasını öngörüyoruz." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde (KHK) Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.

Maliye Bakanı Ağbal, tasarının, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na, 'motor gücü' tanımının eklenmesini ve elektrikli araçlardan muadillerinin yüzde 25’i oranında vergi alınmasını öngören maddeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nda motor silindir hacmine bağlı bir vergileme sistemi olduğunu, tasarıyla, kanuna "motor gücü" tanımı eklediklerini belirten Ağbal, şöyle konuştu:

"Bu tanımı eklemekle, vergileme ölçütleri arasına motor gücünü de ekliyoruz. Kanunda, böyle bir tanım ve elektrikli araçlarda da motor silindir hacmi olmadığı için, motorlu taşıtlar vergisi alma ile ilgili bir boşluk var. Böylece hem kanundaki bu boşluğu düzenliyoruz hem de elektrikli araçlar bakımından teşvik edici, destekleyici şekilde, muadili olan araçların motorlu taşıtlar vergisinin dörtte biri oranında motorlu taşıtlar vergisi alınmasını öngörüyoruz.

Bu düzenleme, Türkiye'de elektrikli araçların satışına, üretimine destek veren yeni bir düzenleme. Bundan önce de Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda, elektrikli ve hibrit araçların ülkede üretimini ve satışını desteklemek amacıyla, Özel Tüketim Vergisi oranlarını diğer muadil olan araçlardan çok daha düşük belirlemiştik. Aynı yaklaşımı Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde de sürdürüyoruz. Eğer muadil olan aracın Motorlu Taşıtlar Vergisi 2 bin lira ise elektrikli araç için 500 lira vergi alınacak."

Ağbal, elektrikli araçlardan hiç vergi alınmaması yönünde talepler olduğunu ifade ederek, "Biz bu vergide yüzde 75 oranında indirim yapmak suretiyle önemli bir teşviği vermiş oluyoruz." dedi.

– "452 tane elektrikli otomobil var"

Türkiye'de 452 elektrikli otomobil olduğunu söyleyen Ağbal, "Elektrikli otobüs veya kamyon için böyle bir sorun yok. Çünkü bu araçların vergilendirilmesinde motor silindir hacmi vergileme ölçütü değil. Onlar için vergileme ölçütü istiap haddi, koltuk sayısı. Biz kanundaki boşluğu doldurmuş oluyoruz." diye konuştu.

Naci Ağbal, şunları kaydetti:

"Sektörün şu konuda talebi var; bence üzerinde çalışmamız lazım. Araçlarda, motor silindir hacminin yanına motor gücünü de vergileme ölçütü olarak koymakta fayda var. Çünkü, burada esas olan, motor silindir hacmi teknolojinin geldiği nokta itibariyle, vergide ödeme gücü ilkesini çok kavramıyor.

Türkiye'de satılan araçların, sanıyorum yüzde 96'sı 1.600 cc araçlar. Neden? Çünkü bizim vergileme sistemimiz, ithal edilen araçlar da dahil olmak üzere hep Türkiye'ye 1.600 cc araç gelmesine teşvik ediyor. Çünkü, motor silindir hacmi arttıkça vergileme artıyor. Onun için birçok firma 1.600 cc motora sahip ama beygir gücü çok daha yüksek araçları piyasaya sokarak rekabette avantaj elde etmeye çalışıyor."

– "Vergi olmayan bir şeye vergi koyuyor değiliz"

Naci Ağbal, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer'in, "Elektrikli araçlardan şu anda vergi alınmıyor. Bu düzenleme ile aslında vergi getiriliyor." eleştirisine şu yanıtı verdi:

"Vergi alınmadığı için değil, vergilemeye imkan veren kanuni düzenleme olmadığı için kanunda boşluk var. Elektrikli otobüs, münibüs ve kamyondan vergi alıyoruz. O araçlardaki vergileme ölçütü, aracın motor silindir hacmine, gücüne, elektrik olup olmadığına bakmıyor. İstiap haddi ve koltuk sayısına göre vergilendiriliyor. Burada vergi olmayan bir şeye vergi koyuyor değiliz. Teknolojinin değişimine bağlı olarak, vergileme ölçütü olarak belirlenen bir unsurun ölçüt olarak fiilen uygulanamamasının doğurduğu boşluğu dolduruyoruz. Bunu yaparken de aynı oranda motorlu taşıtlar vergisi almak yerine yüzde 75 oranında indirimli vergi alınmasını öngörüyoruz."

Tesla'nın hızlı şarj istasyonlarını Gersan kuracak

ANKARA (AA) – EBRU ŞENGÜL – Gersan Elektrik Ticaret ve Sanayi AŞ Satış ve Pazarlama Müdürü Mustafa Serdar Şalcı, elektrikli otomobil üreticisi ve enerji depolama şirketi Tesla ile vardıkları anlaşmayla bu şirketin hızlı elektrikli şarj istasyonu Supercharger ürünlerinin montajını yapacaklarını belirterek, "Daha sonra gerek Tesla şarj ürünlerinin üretilmesi, gerekse kendi ürünlerimizin Tesla araçlarına daha uyumlu hale getirilmesinin koordinasyonu için temaslarımız sürecek ve bunlar da ayrı anlaşmalar kapsamında ele alınacak." dedi.

Şalcı, Gersan Elektrik Ticaret ve Sanayi AŞ ile Tesla Motors Netherlands B.V. arasında geçen ay imzalandığı açıklanan gizlilik anlaşmasına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, başlangıçta işbirliğinin Tesla'nın hızlı elektrikli şarj istasyonu Supercharger orijinal ürünlerinin Türkiye'de montajını ve devreye alınmasını kapsadığını söyledi.

Tesla Supercharger ürünlerinin montajı sırasında söz konusu teknoloji konusunda bilgi sahibi olacaklarını belirten Şalcı, şöyle konuştu:

"Tesla'nın hızlı elektrikli şarj istasyonu Supercharger ürünlerinin montajı ve devreye alınması hizmeti vermek üzere, bu şirketle bir gizlilik anlaşması imzaladık. Bu kapsamda, müşterilerimizin sahip olduğu veya olacağı Tesla Supercharger ürünlerinin montajı veya devreye alınması gibi faaliyetlerde bulunabileceğiz. Şu an için süreçle ilgili sadece montaj kısmında yer alıyoruz. Ancak deneyim kazandıkça, daha sonra gerek Tesla şarj ürünlerinin üretilmesi, gerekse kendi ürünlerimizin Tesla araçlarına daha uyumlu hale getirilmesinin koordinasyonu için temaslarımız sürecek ve bunlar da ayrı anlaşmalar kapsamında ele alınacak."

– Hedef 200 kilometrede bir şarj imkanı"

Tesla ile anlaşmaları çerçevesinde yürütülen fizibilite çalışmalarında, söz konusu şarj istasyonlarının tüm Türkiye genelinde kurulmasını planladıklarını aktaran Şalcı, elektrikli araç kullanıcılarının herhangi bir bölge sınırı olmaksızın tüm ülkede araçlarıyla seyredebilmesini sağlamayı hedeflediklerini bildirdi.

Ayrıca konut, AVM, kamusal alanlar ve otoparklar gibi yerlerdeki fiziki ilerlemeleri yakından izlediklerini ve gelişmelere uyumlu olarak elektrikli araçlar için şarj ürünleri sağlamaya çalıştıklarını anlatan Şalcı, "Özellikle şehirlerarası yollarda en fazla 200 kilometrede bir hızlı şarjın ulaşılabilir olmasını planlıyoruz." dedi.

Şalcı, hedefleri doğrultusunda bu yıl içinde bilişim de dahil olmak üzere yatırım planlarını gerçekleştireceklerini belirterek, "Şarj istasyonlarına hemen her noktada ulaşımı mümkün kılmak için şirket olarak veya ortak yapılabilecek çalışmalar var. Bunun için ilk etapta 10 milyon liralık yatırımla bir projeksiyon gerçekleştirilebilir. Sonrasında ilave yatırımlarla şarj istasyonlarının kapasite ve hızlarını arttırabilmek mümkün." değerlendirmesinde bulundu.

– "Yerli otomobile katkı sağlayabiliriz"

Enerji depolama konusunda da çalışmalar yapmak istediklerini ve ayrıca yerli elektrikli araç projesine katkı sağlayabileceklerine işaret eden Şalcı, şöyle devam etti:

"Bu projeye doğrudan veya dolaylı olarak bir katkımız olacak. Çünkü bu yerli bir proje olduğu için yerli imkan ve teknolojileri kullanmak öncelikli olacaktır. Bu anlamda (yerli otomobil projesi) biz gerek altyapı, gerekse otomobil içerisindeki yazılım sistemlerine entegrasyon olarak katkı sağlamayı planlıyoruz. Tek başına otomobil ayrı bir teknoloji, bunun yürüyebilmesini ve daim olmasını sağlayabilecek şarj teknolojisi ayrı bir teknoloji. Bu anlamda biz gerek baz istasyonları anlamında katkı sağlamayı gerekse bu şarj istasyonlarının otomobillerle uyumu gibi bilişimsel katkılarımızın olacağından eminiz."

Gersan'ın ürettiği veya Tesla da dahil olmak üzere pek çok marka elektrikli araca uyumlu olan şarj istasyonlarını talep gelen ülkelere tedarik ettiklerini vurgulayan Şalcı, yıllık üretim kapasitelerinin özellikle Zonguldak'taki şarj fabrikası sayesinde ciddi oranda yükseldiğini kaydetti.

Şalcı, ana ihracat noktalarının konunun gündemde olması sebebiyle Avrupa pazarı olduğunu belirterek, gelecek dönemde daha yüksek güçte şarj istasyonları kurmayı ve sonrasında kablosuz şarj istasyonlarını geliştirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Aytemiz istasyonlarına “hızlı şarj” ünitesi

ANKARA (AA) – Akaryakıt markası Aytemiz, trafikteki elektrikli araçların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla akaryakıt istasyonlarına "hızlı şarj" ünitesi kuracağını duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamada, Aytemiz istasyonlarının otomotiv endüstrisindeki değişim ve dönüşüme ayak uydurarak sayıları her geçen gün artan elektrikli araçlar için “hızlı şarj” üniteleri ile hizmet vermeye başlayacağı bildirildi.

İlk uygulamanın Bursa'da otoyol üzerinde başlatılacağı belirtilen açıklamada, söz konusu istasyonda kurulacak hızlı şarj ünitesiyle hem elektrikli hem de hibrit araçların şarj edilebilmesine imkân sağlanacağı vurgulandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Aytemiz Genel Müdürü Ahmet Eke, Türkiye’de sayıları 2016 yılında 2 bin adede yaklaşan ve 2017 yılında bir önceki yıla oranla satışları yüzde 50 büyüyen elektrikli araçların, ileriki dönemde de pazardaki mevcudiyetini artıracağını kaydetti.

Özellikle şehirlerarası yollarda hızlı şarj ünitelerine talebin artacağını vurgulayan Eke, Aytemiz olarak dizel, benzin ve LPG satışının yanı sıra elektrikli araçlar için Eşarj Elektrikli Araçlar Şarj Sistemleri AŞ ile iş birliğine gittiklerini ve böylece elektrik enerjisini de alternatif yakıt olarak istasyonlarında satışa sunacaklarını aktardı.

Otomotiv sektöründeki dönüşüme hazırlandıklarını ifade eden Eke, "Doğan Enerji ile elde ettiğimiz know-how ve rekabet avantajı sayesinde sektörümüzün geleceğine bugünden hazırız. Aytemiz olarak elektrikli araç kullanıcılarından gelecek geri bildirimlerle istasyonlarda yapacağımız yatırımlara yön vereceğiz. Bursa’nın ardından, kısa bir süre içerisinde İstanbul’da, hem Anadolu hem de Avrupa yakasında gerekli noktalarda daha merkezi istasyonlarımızda hızlı şarj ünitesine yer vereceğiz. Bugün bir istasyon ile başlattığımız bu hizmeti, elektrikli araçların en sık kullanabileceği karayollarını temel alarak, bu güzergâhlardaki Aytemiz istasyonları vasıtası ile uzun vadede belli bir oran çerçevesinde yaymayı hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Eke, elektrikli araç sahiplerinin hızlı şarj noktası bulunduran Aytemiz istasyonlarında sadece 25 dakikada neredeyse bataryalarının tamamını doldurabileceğini, aynı anda 2 araca hizmet verebilen cihazlardan günde yaklaşık 75 civarında aracın yararlanabileceğini aktardı.

Eşarj Genel Müdürü Alper Barut ise hızlı şarj ünitesi bulunan istasyonların lokasyonu ve uygunluk durumunun Eşarj'ın web sitesi esarj.com ve Eşarj mobil uygulaması üzerinden görülebileceğini kaydetti.

“Elektrikli araç sayısının artması dizeli etkilemez”

ANKARA (AA) – HÜSEYİN ERDOĞAN – BP Rafinaj ve Pazarlama Grubu Üst Yöneticisi Tufan Erginbilgiç, gelecek 20 yılda elektrikli araçların dünya genelindeki toplam araç sayısının ancak yüzde 5’ine denk gelebileceğini belirterek, “Elektrikli araç sayısının artması, motorin tüketimi ve dizel araçların alım satımını etkilemez.” dedi.

Erbilgiç, son dönemde kullanımı artmaya başlayan elektrikli araçlarla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Şu an ellerinde dizel araç kullanımının azalacağına yönelik bir verinin bulunmadığına işaret eden Tufan Erbilgiç, gelecek dönemde küresel piyasada dizel araç sayısının artacağını söyledi.

Erginbilgiç, dünya genelinde elektrikli araç kullanımına yönelik eğilimin de arttığını dile getirerek, “Bu uzun dönemli bir eğilim. Elektrikli araçlarda bir takım konuların hala çözülmesi gerekir. Çok pahalı, uzun mesafe gidemiyor, şarj ederken çok uzun zaman alıyor. Ayrıca elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması için akü teknolojisinin daha da gelişmesi lazım. Bunlarda uzun dönemli süreçler.” ifadelerini kullandı.

– “Türkiye’nin etkilemesini beklemiyorum”

Tufan Erginbilgiç, dünyada kamyonlar dahil şu an 1,2 milyar araç bulunduğunu anımsatarak, bu rakamın gelecek 20 yılda yaklaşık 2’ye katlanarak 2,3 milyara ulaşacağının öngörüldüğünü belirtti.

Mevcut durumda dünya genelinde trafikte 2 milyon elektrikli aracın bulunduğunu aktaran Erginbilgiç, 2037’ye kadar bu rakamın ancak 100 milyona çıkabileceğini ifade etti.

Tufan Erginbilgiç, bu rakamın toplam araç sayısının yaklaşık yüzde 5’ine denk geleceğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Elektrikli araç sayısının artması, motorin tüketimi ve dizel araçların alım satımını etkilemez. Motorin tüketiminin sadece yüzde 15’i otomobillere gidiyor. Dizel araçların bir çoğu ağır vasıta kamyonlar. Şu ana kadar kimse bunlar için bir akü teknolojisi geliştiremedi. Türkiye’de otomobillerin yakıt tüketimi genelde benzin. Türkiye’yi yakın zamanda çok fazla etkilemesini beklemiyorum. Şu anki teknolojiyle elektrikli araçlarla uzun bir seyahate çıkmak istediğinizde, aracı bir yere bırakıp şarj olmasını beklemeniz gerekiyor. İnsanların zaman problemi giderek büyüyor ve bunun teknolojisinin gelişmesi lazım. Ben elektrikli araçların gelişeceğine eminim fakat şimdiki teknolojiyle olacak şey değil.”

Uluslararası Enerji Ajansının “Küresel Elektrikli Araç Görünümü 2017 Raporu”na göre, dünya genelinde elektrikli araç sayısı, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 60 artarak 2 milyona ulaştı.

Rapora göre, dünya çapında elektrikli araç sayısının 2020’e kadar 20 milyon, 2025’e kadar ise 70 milyona çıkabileceği öngörülüyor.

Elektrikli araç EPDK gündeminde

ADANA (AA) – MUHSİN BARIŞ TİRYAKİOĞLU – Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca (EPDK) elektrikli araçların daha etkin kullanılması sürecinde şarj edilme, faturalandırma gibi işlemlerin düzenlenmesine yönelik çalışmalara başlandı.

AA muhabirinin EPDK yetkililerinden aldığı bilgiye göre, ulaşım sektörüne farklı ve daha hesaplı bir alternatif oluşturacak elektrikli araçlar için düzenlemeye yönelik çalışmalar hızlandı.

Düzenleyici kurum, elektrikli araçların şarj edilebilmesi, kullanılan elektriğin faturalandırılması ekseninde çalışmalar yaparken, konunun teknik ve ekonomik uygulamasında ortaya çıkabilecek aksaklıklara karşı da önlemler alıyor.

Söz konusu aksaklıklara ilişkin olarak ise geçmişte kuruma sunulan Ar-Ge çalışmalarındaki veriler inceleniyor.

– Kamuoyu ve sektörün görüşleri alınacak

Elektrikli araçların şebekeye olan teknik etkileriyle şarj istasyonlarında oluşacak faturalama işlemleri hakkında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde bir noktaya gelinirken, insanların daha etkin bir şekilde evden, sokaktan ve işinden araçlarını şarj edebileceği sistem arayışı sürüyor. Sistem, mevcut elektrik şebekesi altyapısıyla araçların şarj edilebilmesi esasını baz alıyor.

EPDK, bu konudaki çalışmalarını hızlı bir bir şekilde görüşe açarak, kamuoyu ve sektör ile tüm paydaşlardan elde edilecek fikir ve öneriler doğrultusunda elektrikli araçların kullanımına ilişkin kuralları netleştirecek.

– Elektrikli araç şarj istasyonu için öneriler

Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) kurucusu Berkan Bayram, bu yıl otomotiv firmalarının yeni modelleri arasına elektrikli ve hibrid araçları da eklediğini söyledi.

Model yelpazesinde yaşanan artışın gelecek yıl üretime de yansıyacağını belirten Bayram, “Elektrikli ve hibrid araç satışlarının artması ve yollarda daha fazla görünür olması, şarj istasyonlarının da doğrudan artacağı anlamına gelir.” diye konuştu.

Bayram, bu istasyonların yaygınlaşabilmesi için yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

“Otoban üstü hızlı şarj noktaları belirlenmeli, AVM veya iş merkezleri gibi bölgelerdeki istasyonlar artırılmalı, şehir içi trafik yoğunluğuna uygun bölgelerde hızlı şarj noktaları oluşturulmalı, pilot bölgeler seçilerek buralardaki akaryakıt istasyonlarında şarj noktaları zorunlu kılınmalı, filo ve kiralık araçlara özel şarj istasyonları kurulmalı, online faturalama ve izleme bilgi altyapısı geliştirilmeli, istasyonların kurulumunu ve tüketiciler için sıfır emisyonlu ulaşımı tercih etmelerinden dolayı teşvik mekanizması işletilmelidir.”

Bayram, şarj istasyonlarında bu yollarla kaydedilebilecek bir sayı artışının, ülkedeki elektrikli ulaşım sektörüne hız katacağını da sözlerine ekledi.