Elektrikte önleyici bakımın bütçesi 3,5 milyar lira

                 ANKARA (AA) - NURAN ERKUL KAYA - Elektrik dağıtımında hizmet kalitesinin uluslararası standartlara getirilmesi amacıyla şebekede yapılacak önleyici bakım çalışmaları için 3,5 milyar liralık bütçe ihtiyacı olduğu hesaplanıyor. 

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından 1 Mayıs'ta düzenlenen 12. Sektör Toplantısı'nda sektör paydaşları bir araya geldi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, elektrik dağıtım sektörü üçüncü tarife döneminde sorumlu olduğu yatırımın 5,17 milyar liralık kısmını bu yıl yapacak.

Yatırımlar daha çok şebekenin yenilenmesi, trafo kapasitesinin artırılması, sayaç değişimi gibi sahada yapılması zorunlu ve rutin işlemleri kapsayacak.

Müşteri memnuniyetinin ve hizmet kalitesinin maksimum seviyeye çıkarılması için önleyici bakım yatırımlarına hız verilecek. Böylece, elektrik dağıtımında şebekede herhangi bir arıza meydana gelmeden gerekli bakımlar yapılacak.

Önleyici bakım çalışmalarının uluslararası standartlarda yapılması ve kalitenin artırılması için şebekenin 2 yıl içinde tamamen gözden geçirilmesi gerekecek. Bu kapsamda yapılacak çalışmalar için 3,5 milyar liralık bütçe ihtiyacı ortaya çıkacak.

Teknik konularda uzlaşan sektör paydaşları bir ay içinde yatırım takvimi ve finansman ihtiyacının nasıl karşılanacağına ilişkin alt başlıkları değerlendirecek.

Öte yandan dolar kurundaki dalgalanma ve faizdeki artış sebebiyle, yapılacak önleyici bakım yatırımlarının şirketlerin bütçesine ilave yük getirebileceği ifade ediliyor.

Elektrik dağıtımına 2 yılda 8,75 milyar lira yatırım yapılacak

AFYONKARAHİSAR (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, elektrik dağıtımına ilişkin, "İnşallah bu yıl ve önümüzdeki yıl toplam 8,75 milyar liralık bir yatırım daha gerçekleştirerek hedeflerimize ulaşacağız." dedi.

Bakan Dönmez, Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) 12. Sektör Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, enerji piyasalarının liberalleşmesi ve rekabete dayalı bir enerji piyasasının oluşturulması için son yıllarda önemli adımlar attıklarını söyledi.

Rekabetin, tüketiciye uygun maliyetli enerji arzı, standardı her gün daha da yukarı çekilen hizmet kalitesi ve her anlamda müşteri memnuniyetinin artırılması anlamına geldiğini dile getiren Dönmez, rekabetin aynı zamanda işverenler için daha fazla yatırım ve işlerini büyütme imkanı, çalışanlar için daha fazla istihdam, kamu için ek finansal getiri demek olduğunu kaydetti.

Dönmez, Türkiye'de dünya standartlarında hizmet sunulması için hem iletim hem de dağıtım altyapısının yenilenmesi amacıyla 2016-2020 döneminde 18 milyar lirası özel sektör, 12 milyar lirası kamu olmak üzere 30 milyar liralık yatırım bütçesi belirlendiğini anımsattı.

Dağıtım sektöründe "insan odaklı hizmetin" sorumluluğun ötesinde bir zorunluluk olduğunu aktaran Dönmez, dağıtım sektörünün hizmet kalitesinin her geçen yıl daha da arttığını aktardı.

Dönmez, dağıtım şirketlerine hizmet kalitesinin artırılması için çok net hedefler ve başarı kriterleri belirlediklerini ve bu kapsamda anketler düzenlediklerini anlattı.

Böylece, dağıtım şirketlerine karneleri aslında vatandaşların verdiğine dikkati çeken Dönmez, "Son 3 yılda toplam 12,3 milyar lira yatırım yaptık. 3 yıllık planlanan gerçekleşme hedefimiz yüzde 55 idi. Bu oranda son 3 yıllık gerçekleşme hedefimizde yüzde 63'ü yakaladık. İnşallah bu yıl ve önümüzdeki yıl toplam 8,75 milyar liralık bir yatırım daha gerçekleştirerek hedeflerimize ulaşacağız. İletim tarafında yüzde 119 gerçekleşmeyle, 2018'de yaklaşık 3,4 milyar lira yatırımı hayata geçirdik. İnşallah 2019’da da 2 milyar bir yatırım daha öngörüyoruz." diye konuştu.

  • "Çok memnunum" diyenlerin oranında artış

Dönmez, tüm bu yatırımların müşteri memnuniyeti için yapıldığını dile getirerek, gerçekleştirdikleri müşteri memnuniyeti anketine ilişkin şu verileri paylaştı:

"Müşteri memnuniyet oranını geçen yıla göre koruduk. Bizler için sevindirici olan bir başka durum da sunulan hizmetten 'çok memnunum' diyenlerin oranının geçen yıla göre artmasıdır. Genel memnuniyet oranı yüzde 64,8. Yine de alacağımız daha uzun bir yol var. Bu oran bizim için yeterli mi? Elbette hayır. Bu alanda hızlı ve pozitif bir ilerleme için yürütülen çalışmaların bir an önce kurumsallaşarak, şirket kültürü haline gelmesi gerekiyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da araştırmanın en parlak sonuçları çağrı merkezlerinin sunduğu hizmetin kalitesinde. Burada neredeyse yüzde 100’lere varan memnuniyet oranlarına ulaştık. 2017’de yüzde 99,21 olan 'ulaşılabilirlik seviyesi' yüzde 99,69’a ulaştı. 2017’de yüzde 89,06 olan 'servis seviyesi' 2018’de yüzde 91,69’a, 2017’de yüzde 96,35 olan 'cevaplama oranı' ise yüzde 97,26’ya yükseldi. Kesintilerin azalması için bir 'Arıza Çalıştayı' gerçekleştirdik. Burada 5 kök neden var. Bunlar, bakım eksikliği, hava muhalefeti ve dışsal etkiler, malzeme, teçhizattan kaynaklı arızalar ile işçilik ve montaj hataları, üçüncü şahıslara ait dağıtım tesislerinden dağıtım şebekesine yansıyan arızalar ve şebekeye verilen hasarlar."

Diğer yandan ankette en önemli başlıklardan birinin denetimler olduğunu belirten Dönmez, her dağıtım şirketinin en az bir kere denetlendiğini aktardı.

Dönmez, denetimler sonucu Ocak 2017'den bu yana dağıtım şirketlerine 46 milyon lira, görevli tedarik şirketlerine 5,5 milyon lira idari para cezası uygulandığını ifade ederek, "Vatandaşlarımız rehabilitasyon kaynaklı kesintilerin günlük hayatında nasıl bir iyileşme sağlayacağının farkında olmalı. Vatandaşlarımıza daha iyi ve daha kaliteli hizmet sunmak için Türkiye’nin mevcut 30-40 yıllık altyapısını yenilediğimizi anlatmak zorundayız. Zorundayız çünkü vatandaşlarımız yapılan yatırımı bildikçe kesintilerin altyapı temelli olmadığının daha fazla farkında olacak." diye konuştu.

Ayrıca, vatandaşa bilgi vermeden hiçbir şirketin elektrik kesintisine gidemeyeceğinin altını çizen Dönmez, bu tür bir hareketin de gerekli cezai işlemle karşılaşacağını söyledi.

– Aydınlatma

Dönmez, vatandaşların en önem verdiği konulardan birinin aydınlatma olduğunu ve arızalı aydınlatma armatürlerinin bildirilmesi için bir "Aydınlatma Mobil Takip Uygulaması" kullanıldığını aktardı.

Bugüne kadar 70 bin şikayet alındığını ve yüzde 99,4'ünün giderildiğini belirten Dönmez, işlemlerin kolaylaşması için elektrik aboneliği, fesih ve borç sorgulama işlemlerini "e-Devlet" üzerinden yapabildiğini dile getirdi.

Bazı tedarik şirketleri her üç hizmeti de elektronik ortam üzerinden sunarken bazı şirketlerin henüz bir ya da iki hizmeti e-Devlet üzerinden sunduğunu ifade eden Dönmez, "Kalanların da sisteme hızla entegre edilmesi için çalışmalar sürüyor. İnşallah en kısa sürede bütün şirketlerimiz her üç hizmeti de e-devlet üzerinden tam zamanlı olarak sunmuş olacak." dedi.

– İhtiyaç sahibi ailelere için iki ayda 260 milyon lira tahsisat

Dönmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "ihtiyaç sahibi ailelere elektrik desteği" kapsamında mart ve nisan aylarında 130'ar milyon olmak üzere toplam 260 milyon liralık tahsisat yaptıklarını açıkladı.

Çiftçiler için de tarımsal sulama tarife grubunun kapsamını genişlettiklerini hatırlatan Dönmez, hayvancılıkla uğraşan ve seralarda üretim yapan abonelere toplamda 500 milyon liralık dolaylı destek sağlanmış olacağını bildirdi.

  • Dağıtım bedelini bilmeyenlerin oranı yüzde 60'larda

Dönmez, gerçekleştirdikleri anket kapsamında tüketicilere dağıtım bedelini bilip bilmedikleri yönünde soru yönelttiklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Araştırma sonuçlarımıza göre vatandaşlarımızın yüzde 42’si dağıtım bedelini halen elektrik faturasının dağıtılması, yüzde 38’i ise sayaçların okunması bedeli olarak biliyor. Bu konuya daha fazla eğilmemiz ve vatandaşlarımızı bu konuda doğru bilgilendirmemiz çok önemli. Kamuoyunda sanıldığının aksine dağıtım bedeli sayaç okuma bedeli değildir. Ayrıca sayaç okuma bedeli adı altında herhangi bir ücret alınmamaktadır. Dağıtım bedeli elektriğin sorunsuz bir şekilde yurdun her yerine ulaşması için alınan bedelin genel adıdır. Elektriğin bizlere ulaşması büyük bir altyapı yatırımını da gerektirir. İletim ve dağıtım faaliyetleri için her yıl ortalama 17,5 milyar lira şebeke işletmesi ve 9,5 milyar lira da şebeke tesisi ve diğer yatırımlar olmak üzere toplamda 27 milyar liralık harcama yapılıyor. Öte yandan dağıtım bedelinin enerji bedeline oranı Avrupa Birliği’nde yüzde 51 iken bizde bu rakam yüzde 35’tir. 42 milyon aboneye ulaşmak için iletim ve dağıtımda bugün 120 bin personel çalışıyor. 1 milyon 460 kilometrelik gelişmiş bir şebeke ağına sahibiz. Bu dünyanın etrafını 37 kez dolaşabilecek bir ağ anlamına geliyor. Böylesine güçlü bir altyapı tek bir şey için var. O da elektriğin sorunsuz, kaliteli ve sürekli bir şekilde evlerimize, okullarımıza, sanayi tesislerimize, hastanelerimize, kısacası yurdun her yerine ulaşması, hayatın kesintisiz bir şekilde devam etmesi içindir."

Elektrikte kayıp kaçak oranının da ciddi bir oranda azaldığını anlatan Dönmez, enerji verimliliğinin doğru anlatılması gerektiğinin de altını çizdi.

Dönmez, henüz evlerde veya işyerlerinde enerji verimliliği sağlayacak uygulama ya da satın almalarda bulunup bulunulmadığı sorusuna olumsuz yanıt verenlerin oranının yüzde 81 olduğuna işaret ederek, "Enerji verimliliğinin kısa dönemli bir gider kalemi değil aksine getirileriyle hem aile bütçesini hem de ülke bütçesini rahatlatan uzun vadeli ve karlılığı yüksek bir ticari yatırım aracı olarak anlatmalıyız." ifadelerini kullandı.

EPDK kurul kararları

İSTANBUL (AA) – Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinin devrine rıza gösterilmesi halinde, tesislerin sahipleri veya temsilci tarafından belirlenen bedeller üzerinden anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenecek ve devir bedeli tarife yılı içinde defaten ödenecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) konuya ilişkin kararı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, söz konusu tesisin bulunduğu yerlere ilişkin kamu yararı, irtifak hakkı tesisi veya devir kararının ya da orman kesin ön izin belgesinin alınmamış olması halinde, geri ödeme bu kararların alındığı yılı takip eden yıl içinde yapılacak. Bu durumda devir bedeli devre konu tesisin dağıtım şirketi tarafından kullanılmaya başlandığı tarihten ilgili kararın veya resmi izinlerin alındığı tarihe kadar tüketici fiyat endeksi oranında güncellenecek.

Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinin devrine rıza gösterilmesi halinde, tesislerinin sahipleri veya temsilci tarafından belirlenen bedeller üzerinden anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenecek ve devir işlemlerinin tamamlanması durumunda devir bedeli tarife yılı içinde defaten ödenecek.

Öte yandan, EPDK'nin "Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esasları"na ilişkin kararı da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Elektrik dağıtım sektöründe nitelikli iş gücü artacak

İSTANBUL (AA) – Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen, sektörde üç yeni mesleğe daha belge zorunluluğu getirildiğini belirterek, “Bu belgelerin alınmasıyla iş sağlığı ve güvenliği bilincinin, nitelikli iş gücünün ve yapılan işin kalitesinin artması sağlanacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Çeçen, yaptığı yazılı açıklamada, Resmi Gazete’de 11 kasımda yayımlanan "Mesleki Yeterlilik Kurumu Mesleki Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ" kapsamında Elektrik Dağıtım Şebekesi İşletme Bakım Görevlisi, Röle Görevlisi ve Elektrik Dağıtımı SCADA Operatörü mesleklerine belge zorunluluğu getirildiğini hatırlattı.

Serhat Çeçen, Avrupa Birliği “VOC-TEST Merkezleri II. Hibe Programı” kapsamında kurulan ELDER İktisadi İşletmesi – Mesleki Yeterlilik Personel Belgelendirme Merkezi’nin (ELDER MYM) Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşu olduğunu ifade etti.

Dağıtım sektöründe insan gücünün nitelikli hale getirilmesi ve hizmet kalitesinin uluslararası standartlara ulaşması amacıyla MYK ile imzaladıkları bir protokolleri bulunduğunu ve kapsamlarındaki 10 meslekle ilgili yoğun sınav başvuruları için hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Çeçen, şunları kaydetti:

"Sektörde icra edilen meslekler tehlikeli ve çok tehlikeli olması sebebiyle teknisyen/tekniker diplomalar çalışmak için gerekli ama yeterli değil. Mesleki yeterlilik belgesi kişinin yaptığı işte tam anlamıyla yetkin olduğunu kanıtlıyor. Sahada çalışmak üzere işe alınan teknisyen ve teknikerlerin en az 9-12 aylık bir iş başı eğitim sürecinden geçiyor. Bu yüzden, üç yeni mesleğe daha belge zorunluluğu getirilmesi sektör adına sevindirici bir gelişme. Bu belgelerin alınmasıyla iş sağlığı ve güvenliği bilincinin, nitelikli iş gücünün ve yapılan işin kalitesinin artması sağlanacak. Belge zorunluluğu sayesinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile teknik eğitimlerine ağırlık verilecek. Dolayısıyla sahada iş sağlığı ve güvenliği bilinci ile nitelikli iş gücünün sürekliliği sağlanırken, yapılan işin kalitesi de yükselmiş olacak. Mesleki yeterlilik belgesi, kişinin yaptığı işte tam anlamıyla yetkin olduğunu kanıtlıyor."

Bu arada, MYK sınavına başvuran adayların, başarılı bulunup belge almaya hak kazanmaları halinde, sınav ücretinin bir bölümü ise işsizlik fonundan karşılanıyor.

ADM ve GDZ Elektrik Dağıtım'a “Yılın İnsan Kaynakları” ödülü

İSTANBUL (AA) – ADM ve GDZ Elektrik Dağıtım şirketleri, tüm insan kaynakları iş süreçlerini yeniden tasarlayıp dijitalleştirerek gerçekleştirdiği yönetim sistemi SAP NOW İstanbul'da "Yılın İnsan Kaynakları" ödülüne layık görüldü.

Şirketten konuya ilişkin yapılan açıklamada, elektrik dağıtım sektöründe dönüşümün tüm hızıyla sürdüğü ve özellikle insan kaynaklarında evrensel standartları benimsemeye yönelik çalışmaların kazandığı kaydedildi.

Bu kapsamda dijitalleşme ile iş süreçlerinin de sadeleşmesinin sağlandığı belirtilen açıklamada, ADM ve GDZ Elektrik Dağıtım şirketinin Türkiye'nin en önemli teknoloji etkinliklerinden biri olan SAP NOW İstanbul'da "Yılın İnsan Kaynakları" ödülüne layık görüldüğü ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen ADM ve GDZ Elektrik Dağıtım İcra Kurulu Başkanı Uğur Yüksel, tüm çalışanlar şirket hedeflerini benimsediğinde performansın arttığına dikkati çekti.

ADM ve GDZ elektrik dağıtım olarak iş süreçlerini sadeleştirerek dijitalleşme süreçlerini en iyi şekilde uyguladıklarını belirten Yüksel, şunları kaydetti:

"İş süreçlerini etkin biçimde yöneten, uygulamada mükemmelliği yakalayan bir kurum olma hedefine hızla ilerliyoruz. Fark yaratan teknoloji uygulamaları, elde edilen fayda, maliyet, hız ve sağlanan katma değer gibi kriterleri gözeterek çalışıyoruz. Şirket içindeki tüm süreçleri bir araya getiren ve birlikte ilerlemesini sağlayan bir çözüm olduğu için tercih edilen SAP Success Factors ile 'Performans Yönetim Sistemi'nin süreç ve iş akışlarını dijitale dönüştürerek kurguladık. ADM ve GDZ Elektrik dağıtım şirketleri, tüm insan kaynakları iş süreçlerini yeniden tasarlayıp dijitalleştirerek bu başarıya imza attı."

Şirketlerin sektörlerindeki global standartlarla kendilerini kıyaslama fırsatı yakaladığına da değinen Yüksel, dijital çözümler ile tüm çalışanların, şirket hedeflerini benimsemesini ve istenen organizasyonel sonuçların elde edilmesinin sağlanacağını vurguladı.

Elektrik dağıtımına 5,9 milyar liralık yatırım

ANKARA (AA) – MUHSİN BARIŞ TİRYAKİOĞLU – Türkiye'de geçen yıl elektrik dağıtım şirketlerinin abonelerine daha kaliteli hizmet götürmek amacıyla yaptığı yatırım miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 10,6 artarak 5 milyar 929 milyon liraya ulaştı.

AA muhabirinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de geçen yıl sonu itibarıyla elektrik tüketicilerinin sayısı yüzde 3,5 artışla 42,5 milyon oldu.

Dağıtım bölgeleri bazında en fazla elektrik tüketicisine sahip şirket 5 milyonla Boğaziçi EDAŞ oldu. Bunu, 4,2 milyon tüketiciyle Başkent EDAŞ, 3,8 milyonla Toroslar EDAŞ izledi.

Türkiye'deki 21 elektrik dağıtım şirketi müşterilerine daha kaliteli hizmet sağlamak amacıyla yaptığı yatırım miktarını, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 10,6 artışla 5 milyar 929 milyon liraya çıkardı.

Söz konusu yatırımların 4 milyar 774 milyon lirası şebeke için harcandı. Kalan miktar ise çevre, güvenlik, şebeke işletim sistemi yatırımları, sayaç yatırımları ile ve diğer yatırımlarda kullanıldı.

– En yüksek yatırım Toroslar EDAŞ'tan

Geçen yıl elektrik dağıtım sektörüne en yüksek yatırım yapan şirket, 703 milyon lira ile Toroslar EDAŞ oldu. Bu şirketi, 606 milyon lira ile Başkent EDAŞ ve 424 milyon lira ile Osmangazi EDAŞ izledi.

Geçen yıl müşteri başına elektrik kesintinin en az yaşandığı bölge de sırasıyla İstanbul Anadolu Yakası EDAŞ, Başkent EDAŞ ve Uludağ EDAŞ oldu.

Müşteri başına ortalama en fazla elektrik kesintisinin yaşandığı ilk üç bölge ise Vangölü EDAŞ, Sakarya EDAŞ ve Dicle EDAŞ olarak sıralandı.

Elektrik kayıp kaçak oranlarına bakıldığında en yüksek oranının yüzde 64,8 ile Dicle EDAŞ bölgesinde olduğu belirlendi. Bunu, yüzde 53,3 kayıp kaçak oranı ile Vangölü EDAŞ ve yüzde 24,5 ile Aras EDAŞ bölgesi izledi.

Türkiye'de elektrik dağıtım hizmeti 2014'ten bu yana özel sektör tarafından yürütülüyor. Şirketler yatırımlarını EPDK'nın tarifelendirme sistemi çerçevesinde gerçekleştiriyor.

TANAP, 12 Haziran'da hizmete alınıyor

BURSA (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, yüzyılın projesi olarak nitelendirilen Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı'nın (TANAP) açılışının yaklaştığını belirterek, "İşte, yüzyılın projesi olarak nitelediğimiz, bugünlerde son aşamasına geldiğimiz ve bugün aslında tarih müjdesini de vereceğimiz TANAP'ı 12 Haziran'da Sayın Cumhurbaşkanımız, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile birlikte birçok önemli devlet başkanı ve üst düzey bakanların da katılımıyla hizmete alıyoruz." dedi.

Albayrak, Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) 11. Sektör Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti iktidarı olarak 15 yıldır "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ilkesiyle vatandaşın huzur ve refahını yükseltmeye, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmayı varlık gayesi edindiklerini ve elektrik dağıtım alanında da milletin hak ettiği en iyi hizmeti nasıl verebileceklerini düşünerek bir yol haritasını uygulamaya koyduklarını anımsattı.

Bu kapsamda vatandaş memnuniyetini her başarının üzerinde gördüklerini ifade eden Albayrak, vatandaşlardan alınacak her teşekkür ve bunu takip edecek her hayır duasının kendilerinin en büyük motivasyonu olduğunu söyledi.

Albayrak, bu motivasyonla 2018'de çok daha güçlü bir enerji politikası hedeflediklerini dile getirerek, "Mill Enerji ve Maden Politikası kapsamında çok büyük bir ivme yakaladık ve bu ivmenin düşmemesi için de büyük bir mesai ortaya koyuyoruz. İşte, yüzyılın projesi olarak nitelediğimiz, bugünlerde son aşamasına geldiğimiz ve bugün aslında tarih müjdesini de vereceğimiz TANAP'ı 12 Haziran'da Sayın Cumhurbaşkanımız, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile birlikte birçok önemli devlet başkanı ve üst düzey bakanların da katılımıyla hizmete alıyoruz." ifadelerini kullandı.

Avrupa'nın Nabucco projesini yıllarca konuştuğu halde bir adım yol alamadığını anımsatan Albayrak, şunları kaydetti:

"Türkiye-Azerbaycan iş birliğiyle bu güçlü yatırım artık hayata geçiyor. Peki nasıl? İşte istikrar, işte güçlü liderlik ve işte vizyon. Türkiye, bu üçünü sadece bölge coğrafyasında değil dünyada da sayılı rol modelliği olan ülkelerinden biri olmasıyla birlikte, onlarca yıllık bu hayal gerçek oldu. İnşallah 12 Haziran'da tüm paydaşlarımızın katılımıyla hayata geçecek. İnşallah, 25 Haziran sabahı Türkiye'nin hedeflerine ulaşmak için kurguladığı bütün projeleri hayata geçirmek için yeni bir başlangıç dönemi olacak çünkü bizim enerjide, sadece enerjide değil tüm sektörel alanlarda yeni bir hikaye yazacağımız, yeni bir dönem başlıyor. Daha çok gideceğimiz yol var. Yıl sonunda Türkiye'nin ilk yerli entegre güneş fabrikası yerli ve milli güneş panellerinin üretimine başlıyor. Rüzgar türbini fabrikamızın bu yıl temelini atıyoruz ve en kısa sürede o da türbinleri üretmeye başlıyor. Yaz bitmeden Akdeniz'de ilk derin ve sığ deniz olmak üzere tek tek sondajlarımız başlıyor. Off-shore (deniz üstü) Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalemizi inşallah bu yıl içerisinde hayata geçireceğiz. Güneşte depolamayla ilgili yeni bir sürecin uygulaması başlıyor. Sadece rüzgar türbini, güneş paneli değil depolama, batarya teknolojilerinde de Türkiye Ar-Ge anlamında da ilerliyor. Ülkemizi enerji teknolojilerinin bölgesel olduğu kadar bir noktada küresel bir üs haline getirmek, ülkemizin enerji bağımlılığını minimuma indirmek için, daha kaliteli enerji sağlamak için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz."

(Sürecek)

“Kredibilitesi olan abonenin” elektriği kesilmeyecek

KARS (AA) – Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili İsmail Ergüneş, müşterileri elektrik faturası ödeme alışkanlıklarına göre A'dan E'ye kadar gruplandırdıklarını belirterek, "Böylece müşterilerimiz için bir kredibilite oluşturduk. Geçen yıl A-B grubu için elektrik kesmeyi kaldırdık. Bu durumlarda elektriği kesmek yerine, kısa mesaj veya çağrı merkezinden arayarak müşteriyi bilgilendiriyoruz. 2017’deki kesme adedimiz 2016’ya göre yüzde 21 civarında düştü." dedi.

Ergüneş, Limak Enerji bünyesindeki Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ'nin (UEDAŞ) Kars'ta en büyük işveren olarak faaliyet gösterdiği Uludağ-Akdeniz çağrı merkezindeki çalışmalar ve şirketin faaliyetlerine ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Söz konusu çağrı merkezinde UEDAŞ'ın 250 çalışanı olduğunu belirten Ergüneş, müşteri memnuniyetini artırmak için kurulan çağrı merkezinin aynı zamanda bir operasyon merkezi haline de geldiğini söyledi.

Ergüneş, şirket olarak elektrikteki tüm süreçleri dijitalleştirme, tüm ekipleri mobilize hale getirme ve hizmetlerin tamamını uzaktan verebilir duruma getirmeyi hedeflediklerini ve bu çerçevede tüm süreçleri dijitalleştirdiklerini anlattı.

Çağrı merkezinde arıza kayıtlarının alınmasından sayaç değişim taleplerine kadar her türlü işlemin yapılabildiğini aktaran Ergüneş, şöyle konuştu:

"Bir dağıtım şirketinin müşteri hizmetleri anlamında verdiği tüm hizmetleri dijital ortamda verebilecek altyapıyı kuruyoruz. Eskiden bir sayaç arızanız varsa bununla ilgili işletmeye dilekçe vermeniz gerekiyordu. Artık diyoruz ki 'bunu çağrı merkezine bildirin, biz sesli olarak beyanınızı alıyoruz' ve ardından saha ekibine randevu oluşturuyoruz. Aldığımız randevu ile saha ekibini müşteriye gönderiyoruz, sayacı inceleniyor, arızalıysa değiştiriliyor. Daha önce sayaç arızalıysa müşterinin işletmeye gelmesi gerekiyordu. Bunun yanında faturasını istiyordu, evine ulaşmadığını söylüyordu ve almak için işletmeye gelmesi gerekiyordu. Şimdi bir tıkla mail ile faturasını gönderiyoruz."

– Müşterilere kredibilitesine göre gruplandırma

Ergüneş, müşterilerini fatura ödeme alışkanlıklarına göre A'dan E'ye kadar gruplandırdıklarını ve müşteriler için bir kredibilite oluşturduklarını kaydetti.

A-B gruplarında faturasını neredeyse hiç aksatmamış müşterilerin yer aldığını vurgulayan Ergüneş, şöyle devam etti:

"C grubunda, son bir yılda kesinti sonrası ödemesini yapanlar bulunuyor. Geçen yıl A-B grubu için elektrik kesmeyi kaldırdık. Bu durumlarda elektriği kesmek yerine kısa mesaj veya çağrı merkezinden arayarak müşteriyi bilgilendiriyoruz. 2017’deki kesme adedimiz 2016’ya göre yüzde 21 civarında düştü. Bu yıl, söz konusu uygulamaya C grubunu da dahil ediyoruz. Bizim şu anda A-B grubunda yaklaşık 2 milyon 200 bin mesken müşterimiz var. Diğer yandan, E grubunda yıl içinde 5-6 defa kesinti yaptığımız, elektrik kesilince ödemesini yapanlar var. Yani müşterilerimizi tanımamız gerektiğini düşünerek böyle bir gruplandırma yaptık. Ayrıca, müşterilere elektrik faturalarını ödeme günlerini belirleyebilecekleri imkan sağladık. Tüketici ayda bir fatura ve ödeme gününü de kendisi seçmek istiyor. Biz A-E grubuna bakmadan müşterilerin taleplerini kabul ediyoruz ama belirlediği tarihte ödemezse onun o talebini kaldırıyoruz ki bu da genellikle ihlal edilmiyor."

– "Dağıtım bedeli reel olarak geriliyor"

Kayıp-kaçak konusuna da değinen Ergüneş, UEDAŞ olarak kayıp-kaçakta yüzde 6'yı yakaladıklarını ve 2018'in en düşük kayıp-kaçak oranının kendi bölgelerinde olduğunu anımsattı.

Türkiye'de bu oranı yakalayan 5-6 dağıtım şirketi bulunduğunu aktaran Ergüneş, "Bu şirketler teknik kayıp ve kayıp-kaçak oranı açısından batı Avrupa ortalamalarını yakalamış durumda. Hatta biz UEDAŞ olarak bunun daha da altında oranları yakalamayı başarmış durumdayız. Aras, Van Gölü ve Dicle EDAŞ bölgelerini çıkardığımızda kayıp-kaçak oranı ülke genelinde OECD ortalamasında, bu üç bölgeyle birlikte ise yüzde 15." dedi.

Ergüneş, elektrik dağıtımında özelleştirmeler sonrasında ciddi yatırımlar yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin büyüyen elektrik kapasitesi daha fazla iletim ve dağıtım altyapısı kurulmasını gerektiriyor. Bu da daha fazla yatırım demek. Dolayısıyla hizmet bedelinin de doğal olarak bu maliyetleri yansıtması gerekiyor. Dağıtım şirketleri olarak 2016-2020 döneminde 18 milyar lira yatırım yapıyoruz, önceki dönemde 10 milyar lira yaptık. Bu kadar yatırım yapılmış olmasına rağmen dağıtım bedeli artmıyor hatta reel olarak daha aşağıda. Yani enflasyonu dikkate alıp reel artışı hesapladığınızda bırakın artışı, dağıtım bedelinde azalış var. Tüm dünya örneklerine baktığınızda özelleştirme sonrasında enerji fiyatları yükselmiştir. Elektrik fiyatları da 4,5 dolar/cent seviyesine indi. Bu neredeyse 4-5 yıl öncesinin fiyatı. Şu anda dağıtım bedelinin fatura içindeki payı yüzde 25 civarında ama bunun içinde dört kalem var, iletim bedeli de buna dahil. 100 liralık faturada 25 liralar civarındaki dağıtım bedeli müşteriyi eskiden olmadığı kadar rahatsız ediyor ama iletim de çok ciddi bir maliyet unsuru. Bu şekilde faturalar sadeleşti, şu anda Türkiye'deki elektrik faturaları çok şeffaf. Hem elektrik istenildiği zaman olsun hem en temiz enerji üretilsin, tüm santrallerimiz çevreye karşı yatırımlarını yapsın, santraller özelleştirmelerde en yüksek bedelleri görsün, iletim ve dağıtım altyapısı yapılsın. Tüm bunların sonunda elektrik fiyatı hiç artmasın, işte şu anda Türkiye'de bu yaşanıyor. Ancak, yatırımcının da hakkının ve hukukunun korunması gerektiğini düşünüyorum."

Ergüneş, elektrik dağıtımında bugün gelinen noktada müşteri memnuniyetinde ciddi yükseliş görüldüğünü belirterek, "Eskiden çıkarttığımız hatalı fatura sayısı, kesme açmadan gelen şikayetler, aydınlatmadan gelen şikayetlerde ciddi düzelmeler var. Bir de bunların hepsinin üstüne kamuya, bu kadar sorunlu bir yapıya rağmen özelleştirmelerle 13,5 milyar dolar gelir sağlandı. Üstelik Türkiye’de özelleştirme, fiyat artışlarına sebep olmamıştır. Bence bu anlamda, Türkiye’nin en başarılı olduğu yer, enerji reformudur. Bundan daha büyük bir reform yok." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin otomotiv sanayi merkezi Bursa başta olmak üzere, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da toplam 2,9 milyon aboneye hizmet veren Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ, enerji dağıtımında gerek müşteri sayısı gerekse arz miktarı bakımından pazar payının yüzde 9’uyla sektörün 4. büyük şirketi konumunda bulunuyor.

Enerjide halka arz 1 milyar doları aşacak

İSTANBUL (AA) – NURAN ERKUL KAYA – Enerji sektöründe 4 yıl aranın ardından bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek halka arz işlemlerinin büyüklüğünün 1 milyar doları aşması bekleniyor.

AA muhabirinin araştırma ve danışmanlık şirketlerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye enerji sektöründe ilk kez bu büyüklükte bir halka arz işlemi gerçekleştirilecek.

Bu yıl içinde Enerjisa Enerji AŞ, Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ ve Aksa Doğalgaz Dağıtım AŞ'nin halka açılması planlanıyor.

Bu şirketlerden elektrik dağıtım ve satış alanında faaliyet gösteren Enerjisa Enerji AŞ'de, Alman enerji şirketi E.ON ve Sabancı Holding'in yüzde 50'şer payı bulunuyor. Geçen yıl 15 Kasım'da Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) başvuruda bulunan şirketin, şubat ayında halka arz işlemlerinin tamamlanması bekleniyor.

Halka arz edilecek yüzde 18 oranındaki Enerjisa Enerji AŞ hisselerinin nominal değeri 212,59 milyon lira seviyesinde bulunurken, ek satış kapsamındaki yüzde 2'lik hissenin de satılması halinde halka arz edilecek payların nominal değeri toplam 236,21 milyon lira olacak.

Söz konusu halka arz işleminin 390-470 milyon dolar arasında bir seviyede gerçekleşeceği hesaplanıyor.

– Doğalgaz dağıtımda ilk kez yapılacak

Geçen yıl 24 Eylül'de halka arz için SPK'ya başvuran Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ'nin de bu yılın ilk yarısında halka açılması planlanıyor.

Torunlar Enerji bünyesinde bulunan şirketin yüzde 25 payına denk gelen 175 milyon lira değerindeki hissesinin halka arz edilmesi bekleniyor. Söz konusu halka arzın işleminin 250-300 milyon doları bulacağı hesaplanıyor.

İşlem tamamlandığında, şirket Türkiye'de halka açılan ilk doğalgaz dağıtım şirketi olacak.

Aksa Doğalgaz Dağıtım AŞ'nin de yüzde 30'luk hissesinin halka açılması planlanıyor. 2018 sonunda tamamlanması beklenen halka arz işleminin, 450-900 milyon dolar bandında gerçekleşeceği hesaplanıyor.

Böylece, 2018'de enerji sektöründeki halka arzlarda işlem büyüklüğünün 1-1,6 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

– "Ortak satışı yapılması planlanıyor"

Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık şirketi KPMG Türkiye Enerji Sektör Lideri Ümit Bilirgen, enerji sektöründe şirket satın alma ve birleşme işlemleri yoluyla yatırım yapmakta zorlanan şirketlerin halka arz yöntemiyle hisse satışı yapma niyetinde olduğunu belirtti.

Bu yıl halka arzı planlanan üç enerji şirketinin, düzenli varlık tabanı uygulamasıyla güvenilir ve öngörülebilir gelir elde eden elektrik ve gaz şirketleri olduğunu dile getiren Bilirgen, şunları kaydetti:

"Bu durum riski sevmeyen yatırımcı gruplarının bu varlıklara ilgi göstermesini sağlayacaktır. Ayrıca üç halka arzda da ortak satışı yapılması planlanıyor, yani halka arz edilecek şirketlerin değil onlara sahip olan ortakların sermaye yapılarının güçlendirilmesi hedefleniyor. 2017'de başarıyla gerçekleştirilen halka arzlar enerji sektörü halka arzları için umut oldu fakat bu büyüklük ve gelir yapısına sahip varlıkların halka arzı Türkiye'de ilk defa yapılacak. Sonuçları enerji sektörü için yön gösterici olacak."

Türkiye'de şu ana kadar enerji sektöründe halka arz edilen 10 şirket bulunuyor.

3. Enerjide Ar-Ge Çalıştayı

ANKARA (AA) – Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, elektrik ve doğalgaz dağıtım sektöründe Ar-Ge kültürünün oluşmasına önem verdiklerini belirterek, "Kayıp kaçak sorununu asgari seviyeye düşürmek için Ar-Ge çalışmalarına daha fazla yoğunlaşmak gerekiyor. Uzaktan izleme ve kontrol sistemlerinin her dağıtım şirketi için etkin hale getirilmesi, şebeke planlamasının kayıp kaçağı asgari düzeye indirecek şekilde organize edilmesi, master planların gerekirse üniversitelerle birlikte hazırlanması büyük önem arz ediyor." dedi.

Yılmaz, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) koordinatörlüğünde Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) ve Türkiye Doğalgaz Dağıtıcıları Birliği Derneği (GAZBİR) tarafından düzenlenen 3. Enerjide Ar-Ge Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada, dünyada Ar-Ge'ye önem veren kamu ve özel şirketlerin rakiplerine fark attığını söyledi.

Kalkınmış ülkelerin Ar-Ge harcamalarına daha fazla kaynak ayırdığını ifade eden Yılmaz, bu yüzden Ar-Ge çalışmalarının rekabet ortamı içinde işletmeler için adete bir varlık mücadelesi olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, uzun vadede teknolojik olarak ilerlemenin en etkili yolunun teknoloji üretilmesi olduğunun altını çizerek, "Bu yüzden Ar-Ge faaliyetlerinden taviz vermek, özellikle de enerji sektörümüz için gerçekçi bir yaklaşım değil. Kurum olarak Ar-Ge alanında atılan her adımı, yapılan her harcamayı Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırım olarak görüyoruz. Enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerimiz bünyesinde Ar-Ge kültürünün oluşmasına büyük önem veriyoruz." diye konuştu.

– "Şirketlerden daha verimli Ar-Ge projeleri bekliyoruz"

Türkiye'nin gelişmesiyle doğru orantılı olarak elektrik ve doğalgaz şebekesinin de daha iyi bir seviyeye geleceğine işaret eden Yılmaz, elektrik ve gaz iletim-dağıtım şirketlerinin uluslararası kalite standartlarına ulaştırılması, yerlilik oranlarının artırılması, kayıp ve maliyetlerin düşürülmesi gibi hedefler doğrultusunda Ar-Ge bütçeleri tahsis ettiklerini ifade etti.

Yılmaz, daha fazla Ar-Ge bütçesi istenmesini anlamsız bulduğunu, öncelikle verilen bütçelerin bitirilmesi gerektiğini söyledi.

Şirketlere verilen hedefler doğrultusunda önemli yol alındığını kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:

"Elektrik dağıtım sektörü ile ilgili Ar-Ge projelerini ele aldığımızda sistemin gelişmesi için kaçınılmaz olan akıllı şebeke uygulamalarına dönük pilot projeleri ön sıralarda görüyoruz. Ülkemiz için ve tabi elektrik sektörümüz için kayıp kaçak konusunun büyük bir sorun. Kayıp kaçakla mücadelede son yıllarda önemli bir gelişme gösterdik ama daha hızlı yol almak için dağıtım şirketlerine büyük görev düşüyor. Kayıp kaçak sorununu asgari seviyeye düşürmek için Ar-Ge çalışmalarına daha fazla yoğunlaşmak gerekiyor. Uzaktan izleme ve kontrol sistemlerinin her dağıtım şirketi için etkin hale getirilmesi, şebeke planlamasının kayıp kaçağı asgari düzeye indirecek şekilde organize edilmesi, master planların gerekirse üniversitelerle birlikte hazırlanması büyük önem arz ediyor."

Yılmaz, 2014'ten bu yana kabul edilen Ar-Ge projelerinin maliyetinin 111 milyon lirayı aştığını ve şirketlerden daha verimli sonuçlar sağlayacak düzeyde Ar-Ge projeleri beklediklerini dile getirdi.

– "Ar-Ge harcamalarının 120 milyon lirayı buldu"

ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen de sektörde tüketici memnuniyetinin kendileri için öncelikli olduğunu söyledi.

Sürdürülebilir kullanıcı memnuniyetini sağlamanın yolunun ulaşılabilir, çözüm odaklı ve hızlı olmaktan geçtiğini ifade eden Çeçen, bu durumun kendilerini teknolojiyi daha kapsamlı kullanmaya ve Ar-Ge yatırımlarına yönlendirdiğini aktardı.

Çeçen, elektrik dağıtımında 2011'den bu yana 369 Ar-Ge projesi başvurusu olduğunu, bu projelerin 137'sinin kabul edildiğini ve 32'sinin tamamlandığını dile getirdi.

Toplam Ar-Ge harcamalarının 120 milyon lirayı bulduğunu aktaran Çeçen, "Ayrıca, bu dönem teknoloji yatırımlarına 2 milyar liralık bir kaynak ayırdık. 2016-2020 tarife döneminde elektrik dağıtım sektörü olarak 20 milyar liraya yakın yatırım yapacağız. Bunun 203 milyon lirasını Ar-Ge yatırımları oluşturuyor. Bugün geldiğimiz noktada iki yılda bu yatırımların yüzde 50'sini gerçekleştirdik." dedi.

– Telefondan elektrik tüketim değerleri görülebilecek

Çeçen, ELDER olarak Avrupa Birliği "Ufuk 2020" programından hibe almaya hak kazanmış olan "Smarter EMC2 ve Peakapp" olmak üzere iki proje yürüttüklerini kaydetti.

Toplam 4 milyon avro bütçeyle 2015'te başlayan ve bu yıl tamamlanacak Smarter EMC2 projesinde amaçlarının yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik şebekesine verimli ve doğru bir şekilde entegre edilmesi olduğunu anlatan Çeçen, şöyle konuştu:

"Geçen yıl başladığımız ve toplam 2 milyon avro bütçeli Peakapp projesinde enerji altyapısının daha iyi kullanılmasını sağlamayı, tüketicileri enerji verimliliğine teşvik etmeyi ve özellikle yüksek tüketimin azaltılmasını amaç edindik. Bunu da sosyal medya ve online oyun platformu entegrasyonlu akıllı telefon uygulamasıyla gerçekleştireceğiz. 2019'da tamamlanacağını öngördüğümüz Peakapp ile kullanıcılarımız telefonlarından elektrik tüketim değerlerini görüp diğer tükecicilerle kıyaslayabilirken tasarruf fırsatlarını da görebilecekler. Diğer taraftan anlık kişiselleştirilmiş enerji verimliliği püf noktaları ve teklifler yollayan uygulama tasarrufu oyunuyla kullanıcılara eğlenerek öğrenme imkanı sunulacak."