Tırın hurdaya döndüğü kazadan yara almadan kurtuldu

DÜZCE (AA) – Düzce'nin Akçakoca ilçesinde, tırın hurdaya döndüğü kazada sürücü yara almadan kurtuldu.

Alınan bilgiye göre, D-010 Düzce-Zonguldak Batı Karadeniz Bağlantı Yolu'nun Akkaya köyü mevkisinde Abdulkadir Y. (55) idaresindeki 34 NT 7018 plakalı tır ile İsa S'nin (35) kullandığı 14 AAH 439 plakalı tıra arkadan çarptı.

Çarpmanın etkisiyle hurdaya dönen tırdan sürücü yara almadan çıktı.

Kaza nedeniyle bir süre aksayan trafik akışı, araçların olay yerinden kaldırılmasının ardından normale döndü.

Advertisements

Akçakoca kıyılarında hamsi bereketi

DÜZCE (AA) – Düzce'nin Akçakoca ilçesi açıklarında ava çıkan balıkçılar, bol miktarda hamsiyle limana döndü.

Karadeniz'e açılan balıkçılar, İstanbul-Karasu açıklarında peşine düştükleri hamsiyi Akçakoca açıklarında yakaladı. 3 tekne ile yaklaşık 3 saatte 2 bin kasa hamsi avlayan balıkçılar, sofralara ulaştırılmak üzere hamsiyi limanda aracılara teslim etti.

Liman içerisinde gırgır ve trol teknelerinde bulunan hamsileri kamyonlara boşaltan balıkçılar, tekrar Karadeniz'e açıldı.

Bol miktarda hamsi avlayan teknenin kaptanı İsmail Karayel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Akerto isimli tekneleri ile Karadeniz'de hamsi peşinde koştuklarını söyledi.

Bol miktarda hamsi avladıklarını ve teknenin içini hamsiyle doldurduklarını anlatan Karayel, şöyle konuştu:

"Bu akşam bereketimiz iyiydi. Genele baktığımızda çok hamsi gözükmüyor ama bu akşam güzel bir avcılık yaptık. Bundan sonrası için umutlarımız da iyiden yana. 3 tekne olarak avlanıp 2 bin kasa hamsi tuttuk. 3 avcı teknesi bu işi başardı."

Karayel, balıkçıların "Hamsi olmayacak" gibi bir tedirginliği olduğunu kaydederek, "Şu an tüm balıkçılar hamsi beklentisinden tedirgin. Olmayacak diye bir tedirginliğimiz var, şu ana kadar bu hamsi çok daha bol olmalıydı." dedi.

Batı Karadeniz'de hamsi sezonu bereketli başladı

DÜZCE (AA) – Batı Karadeniz'in önemli limanlarından Akçakoca'da denize açılan balıkçılar, bol miktarda hamsi avlamanın mutluluğunu yaşıyor.

Bereketli geçen palamut sezonunun bitmesinin ardından hamsi avına çıkan balıkçıların yüzü, avladıkları bol miktarda hamsiyle gülüyor.

Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Karakaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hamsi avına çıkan balıkçıların limana yanaştığını söyledi.

Hamsi avcılığının devamının geleceğini ifade eden Karakaş, "Balıkçılar dün akşam itibarıyla parça parça Akçakoca Limanı'ndan çıkmaya başladı. Gırgırlar 300-400 kasayla limana yanaşmaya başladı. Teknelerden alınan hamsi, boşaltılıp piyasaya sunulmaya başlandı. Şu anda aldığımız haberlere göre, hamsinin devamı gelecek. Diğer teknelerin de bölgemizde hamsi avcılığı başladı. Yarın daha iyi olacağını tahmin ediyorum." diye konuştu.

– "Bir tekne 5-6 ton hamsiyle limana dönüyor"

Karakaş, balıkçıların limana bol hamsiyle döndüğünü aktararak, "Normalde teknelerde 200, 300 ve 400 kutu şeklinde geliyor. Bu da günlük 5-6 ton hamsiye tekabül ediyor. Bu da piyasayı karşılamakta. İnşallah hamsi çıktıkça, avcılık yapıldıkça fiyatlar da daha da düşecektir. Hamsinin ilerleyen günlerde 7 liraya kadar düşeceğini tahmin ediyorum." ifadelerini kullandı.

Limanda araçlara yüklenen hamsi, satışa sunulmak üzere iç bölgelere gönderiliyor.

Düzce Üniversitesi'nde yangın

DÜZCE (AA) – Düzce Üniversitesi'nde (DÜ) meydana gelen yangın nedeniyle maddi hasar oluştu.

Alınan bilgiye göre, DÜ Konuralp Yerleşkesi'nde bulunan Orman Fakültesi'nin sekreterlik bölümünde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Fakültede ders çalışan öğrenciler, durumu fark ederek itfaiye ekiplerine haber verdi.

İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangını kontrol altına alarak soğutma çalışması yaptı. Bu sırada fakültede bulunan öğrenciler de fakülte dışına çıkarak çalışmaları izledi.

İtfaiye ekiplerinin, yangının fotokopi makinesinden kaynaklandığını tahmin ettiği belirtildi.

Düzce depreminde hayatını kaybedenler anıldı

DÜZCE (AA) – Düzce'de 12 Kasım 1999'da meydana gelen depremde hayatını kaybedenler anıldı.

Ellerinde fenerler ile ''Depremi unutmadık, unutturmayacağız'' yazan dövizler taşıyan Düzce Depremzedeler Derneği (DEPDER) üyeleri ile vatandaşlardan oluşan grup, Atatürk Anıtı'na yürüdü.

Katılımcılar, depremin yaşandığı saat 18.57'de, yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulundu.

DEPDER Başkanı Ayşegül Şenol Can, 12 Kasım ve 17 Ağustos depremlerinin Düzce'den çok şey aldığını söyledi.

Depremde hayatını kaybedenleri saygıyla andıklarını belirten Can, şöyle konuştu:

"7,2 büyüklüğündeki depremin üzerinden 19 yıl geçti. İki depremde bin 20 insanımızı kaybettik. Depremde hayatını kaybedenleri saygıyla anıyoruz, yakınlarına sabır diliyoruz. Bugün burada depremden çıkardığımız dersleri konuşmak için toplandık. Depremi unutmadık, unutmayacağız. Deprem, biz unuttuğumuz zaman afete dönüşür. Deprem öncesinde afet bilincinin aşılanması ve tedbirlerin alınması gerekiyor."

Anadolu Otoyolu'nun Düzce gişeleri açıldı

DÜZCE (AA) – Anadolu Otoyolu'nun Düzce gişeleri hizmete açıldı.

Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü ve Düzce Belediyesi iş birliğiyle sürdürülen yol yapım çalışmaları tamamlanarak otoyol gişeleri devreye girdi.

Gişelerde incelemelerde bulunan Düzce Valisi Zülkif Dağlı, Anadolu Otoyolu'nun Düzce gişelerinde çalışmaların tamamlandığını söyledi.

Düzce'nin direkt Anadolu Otoyolu bağlantısında çalışmaların bittiğini anlatan Dağlı, "Özellikle şehirler arası taşımacılık ve organize sanayi bölgelerinin ulaşımını rahatlatacak olan Düzce gişeleri, 12 Kasım depreminin yıl dönümünde vatandaşların hizmetine sunuldu. Burası, bizim yaklaşık 1,5 yıldır beklediğimiz çalışmanın sonucudur. Dün gece itibarıyla burada trafik işlemeye başladı, OSB'lerimiz rahat etti. Bu çok önemli bir kazanım oldu Düzce için. Ufak tefek eksikler olabilir, bunlar zamanla tamamlanacaktır. Önümüzdeki süreçte de Gölyaka gişeleri de tadilatı tamamlanarak hizmete açılacak." diye konuştu.

Dağlı, konuşmasının ardından çalışanlara kolaylıklar dileyerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programa, Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Deniz, AK Parti İl Başkanı Hikmet Keskin ve Beyköy Belediye Başkanı Osman Kılıç da katıldı.

Depremin izleri fotoğraf karelerinde

DÜZCE (AA) – Merhum gazeteci Mehmet Kıdıman'ın 17 Ağustos 1999 Marmara ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerinin ardından çektiği fotoğrafların yer aldığı sergi izlenime sunuldu.

Anıtpark Meydanı'nda düzenlenen sergide, merhum gazeteci Mehmet Kıdıman'ın çektiği fotoğraf ve gazete kupürleri yer alıyor.

Serginin açılışı, merhum gazetecinin oğulları Ali ve Arif Kıdıman ile vatandaşlar tarafından yapıldı.

Arif Kıdıman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının depremlerde çektiği fotoğrafların ve biriktirdiği gazete kupürlerinin her yıl sergilediğini söyledi.

Depremin unutulmaması gerektiğini belirten Kıdıman, "Amacımız acıları tazelemek değil, geleceğe ışık tutmak çünkü depremler hayatımızda hep olacak. Farklı bir nesil yetişiyor, onlara ışık tutma hedefindeyiz. Ömrümüz ve gücümüz yettiği sürece bu sergiyi 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin yıl dönümlerinde açacağız. Bu sergi babamızdan bize mirastır, onu her zaman yaşatacağız." diye konuştu.

Diyabete dikkati çekmek için çöp topladılar

DÜZCE (AA) – Düzce Çocuk ve Genç Diyabetliler Derneği üyeleri, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü etkinlikleri kapsamında, çöp toplayarak diyabet farkındalık yürüyüşü yaptı.

Karabük, Zonguldak, Sakarya, Bolu ve Kocaeli'nde yaşayan diyabet hastası çocukların da aralarında olduğu dernek üyeleri, Düzce Kent Park'ta bir araya geldi.

Ellerinde "Diyabetten değil, bilgisizlikten kork", "Diyabetin farkında ol" ve "Diyabetiz her yerdeyiz" yazılı pankartlar bulunan gruptakiler, Anıtpark Meydanı'na kadar çöp toplayarak yürüyüş yaptı.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, diyabetlilerin Düzce'de toplandığını ve farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi.

Diyabetlilerin çevrelerini temiz tuttuğunu dile getiren Arslanoğlu, şöyle konuştu:

"Öncelikle aileler buluşması yaptık, Karabük, Bolu ve diğer illerden katılım oldu. Çevremizi temizliyoruz. Çocuklarımızla birlikte çöp topluyoruz. Diyabetliler, hem kendi hayatını düzene sokan hem de çevreye duyarlı bireyler olarak yetişiyor. Sürekli iletişim ve dayanışma halindeler. Bu yıl çevre temizliği etkinliği ve ardından diyabet farkındalık yürüyüşü yapmayı düşündük."

Arslanoğlu, diyabetlilerin çevreye duyarlı bireyler olduğunu vurgulayarak, "Diyabet ve birçok kronik hastalık aslında çevrenin bozulmasıyla başlıyor. Çevre ve hava kirliliği, sağlıksız yaşam koşulları bu hastalıkları tetikleyen durumlardır. Bundan dolayı çift mesaj vermek istedik." ifadelerini kullandı.

“Batı Karadeniz'de kısa vadede deprem beklemiyoruz”

DÜZCE (AA) – TAYYİB HOŞBAŞ – Düzce Üniversitesi (DÜ) Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ali Ateş, Batı Karadeniz'de kısa vadede deprem beklemediklerini belirterek, "Bundan sonra deprem olacaksa bu bölgede doğuya doğru kayacaktır, Bolu Dağı Tüneli çıkışındaki bölgeye kayacaktır. Bundan sonraki depremleri o tarafta bekliyoruz." dedi.

DÜ'de 2 yıl önce kurulan merkezin müdürü Ateş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de yaşanan büyük depremlerin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda gerçekleştiğini söyledi.

Ateş, bu fay hattında yaşanan depremlerin de batıdan doğuya doğru seyrettiğini kaydetti.

Deprem araştırmaları alanında 12 yıldır çalışma yaptığını, merkezin ise Batı Karadeniz özelinde çalışarak tüm Türkiye'ye hizmet verdiğini anlatan Ateş, "Bu bölgeden Kuzey Anadolu Fay Hattı geçmektedir. Bu hat, Marmara açıklarından başlayıp Van'dan İran'a uzanır, geniş ve uzun bir hattır. Arada parçacıklar vardır, bir bütün içerisinde bazı noktalara ayrılır, ana hat üzerindedir. Türkiye'deki depremlerin çoğunluğu da bu hat üzerinde meydana gelmektedir." diye konuştu.

Batı Karadeniz'in de aktif bir bölgenin üzerinde olduğuna dikkati çeken Ateş, şöyle devam etti:

"İbn-i Haldun'un dediği gibi 'Coğrafya kaderdir.' Maalesef bu bölge, dünyanın en aktif kuşağı üzerindedir. Genelde Türkiye'de oluşan depremlerin çoğunluğu Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda olmuştur. 1967'de Adapazarı ve Akyazı depremi, 1944'te Burdur depremi, 1957'de Abant depremi, 1944'te Gerede depremi, 1944 ve 1999'da Düzce depremi, 1943'te Adapazarı-Hendek depremi olmuş. Demek ki bu bölge deprem etkisinde olan bir bölgedir. Bunun sebebi de bölgenin tektonik yapısıdır. Bu hareketlilik devam edecektir."

– "Fay hattında hareketlilik devam ediyor"

Fay hattında hareketliliğin devam ettiğini dile getiren Ateş, "Bölgede hareketlilik devam ettiği sürece bu sarsıntı ve depremleri yaşayacağız. Bazen merkezimizde, bazen sağ ve solumuzda olacak ama hep bu bölgede olacak. Şöyle bir şey düşünülmesin; 'Bir yerde deprem oldu, bitti. Bir daha oraya deprem gelmeyecek.' Bu izlenim çok yanlış. Bir yerde deprem olmuşsa o bölgede kesinlikle bir daha deprem olacaktır. Bunun bir dönüşüm periyodu var. Bu enerji biriktiği zaman o bölgede aynı şekilde deprem olacaktır." ifadelerini kullandı.

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Düzce kesiminde çatallaştığının izlendiğini aktaran Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"12 Kasım 1999 depremi, Düzce fay hattı üzerinde oluştu. Dolayısıyla bu fay hattının uzunluğu önemli bir belirleyicidir. Bu fay, takriben 70 kilometre uzunluğundadır. Bir önceki depremde 35-40 kilometre uzunluğundaki parçası kırıldı. Demek ki tek parçadan oluşmuyor, bundan sonraki parçada birikmiş bir potansiyel enerji var. Bu enerji belli bir zaman sonra boşalacak, boşalmak zorunda. Bunun sürecini bilmiyoruz ancak şunu biliyoruz; bundan sonra deprem olacaksa bu bölgede doğuya doğru kayacaktır, yani Bolu kesimine doğru kayıp o civarda olacaktır, Bolu Dağı Tüneli çıkışındaki bölgeye kayacaktır. Bundan sonraki depremleri o tarafta bekliyoruz. Orada birikmiş bir enerji var. Kısa vadede bir enerji boşalması olacağını düşünmüyorum ama olursa hazır olan, birikmiş olan enerji doğuya doğru kayacaktır."

– "Kurallara uymalıyız"

Doç. Dr. Ali Ateş, insanların depremle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Problemden kaçmak çözüm değil, deprem bilincinin oluşması, deprem eğitimlerinin alınması, güvenliğin önce evden başlaması lazım. Mühendislik hizmeti almış, yönetmeliğe ve projesi depreme uygun yapılmış binalar gibi kurallara uymalıyız. Depremle yaşamayı ve depreme dayanıklı yapılar tasarlamayı öğrenmemiz ve bu işi sürdürmemiz lazım." şeklinde konuştu.

Düzce depremin izlerini 19 yılda sildi

DÜZCE (AA) – ÖMER ÜRER – Merkez üssü Kocaeli Gölcük olan 17 Ağustos 1999 depremiyle sarsılan, daha sonra 12 Kasım 1999 depremiyle binalarının yüzde 60'ı kullanılamaz hale gelen ve altyapısı çöken Düzce, uygulanan teşvik yasasıyla ekonomisini, binalara getirilen kat sınırı ve yapım sonrası denetlemeyle güvenli yapılar, eğitimler ve altyapı ile de deprem bilinci geliştirmeyi başardı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 1999 yılında benzeri az görülmüş şekilde 3 ayda iki büyük deprem yaşanan Düzce'de, bine yakın vatandaş hayatını kaybetti. Yaşanan bu acı dolu depremlerde kentte bulunan konutların yüzde 82'si, iş yerlerinin yüzde 87'si hasar gördü.

Büyük hasar gören ve acı kayıplar yaşanan kentte, aradan geçen 19 yılda, aynı acıların tekrar yaşanmaması için birçok önlem alındı.

Birinci derece deprem bölgesi olan ve fay hattı üzerinde yer alan Düzce'de, insanlar deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrendi. Kentte, yüksek kat kriterleri belirlenerek, yeni yapılanmanın bu şartlara uygun hale gelmesi için titiz çalışmalar yürütüldü.

Yapıların sağlamlığıyla can güvenliğini sağlayan kent, teşvik yasasıyla birçok yatırım alarak ekonomik anlamda da gelişti.

– "Bu durumdan kaçınmamız mümkün değil"

Düzce Valisi Zülkif Dağlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin iki büyük felaketi art arda yaşadığını ve büyük kayıplar verildiğini anımsattı.

"Depremin ardından Düzce'nin il olmasıyla hızlı bir toparlanma sürecine girildi." diyen Dağlı, Düzce'de sanayi ve yapılaşmayla depremin izlerini en kısa sürede silmek üzere, prefabrikelerden kurtulma aşamasıyla kamu-özel anlamında çalışmaların tamamlandığını söyledi.

Büyük bir özveriyle bugünlere gelindiğini aktaran Dağlı, "Düzce, yaşadığı depremlerle bir deprem algısı kazandı. Halkımızda bu duyarlılık var, çocuklarımızda, gençlerimizde, depremi yaşayan-yaşamayan herkeste böyle bir algı oluştu. İşin en önemli kısmı, iyi bir yapılaşmadan geçiyor. Yapılaşmada zeminin sert olması gerekiyor, çok katlı yapılardan da kaçınılması gerekiyor." diye konuştu.

Kentin depremden sonra teşvik kapsamına alınması dolayısıyla hızlı bir şekilde ilerleme katettiğine vurgu yapan Vali Dağlı, 1. ve 2. organize sanayi bölgelerinde şu an yer kalmadığını anımsattı.

Düzce'nin, işsizi olmayan ve istihdamın en iyi olduğu yerlerden birisi konumuna geldiğine işaret eden Dağlı, "Bu gurur verici bir durumdur. Ayrıca ilimizin sanayiye katkısının fazla olduğunu düşünüyoruz. Biz deprem bölgesindeyiz. Bu durumdan kaçınmamız mümkün değil, bu anlamda tedbirlerimizi almak zorundayız. Bu tedbirler, yapılaşmadan, çocukların eğitiminden ve evde bulunan eşyaların sabitlenmesinden başlıyor. İnşallah bu duyarlılığı hep birlikte oluşturacağız." dedi.

– "Depreme hazırlıklı binalar yapmak istiyoruz"

Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay da depremin ardından bilincin arttığını ve halkın sağlam binalar yapıp güvenli bir yaşam anlamında bilinçlendiğini belirtti.

Depremin ardından birtakım tedbir ve uygulamaların yerel yönetimler olarak yürürlüğüne alındığını anlatan Başkan Ay, şunları kaydetti:

"Yönetmelikler ve kurallar bir araya geldiğinde daha kaliteli, daha sağlam, statiği daha güçlü olan binalar yapmaktayız. Şu an belediye olarak Düzce ovasında 4 kata kadar izin veriyoruz, sert zemini olan yüksek kesimlerde ise 8 kata izin veriyoruz. Düzce bir fay hattı üzerinde, o yüzden biz daima depreme hazırlıklı binalar yapmak istiyoruz. Belediyemiz bu anlamda çalışmalarını sürdürüyor. Devlet güçlü olunca millet de güçlü oluyor."

– "Şu an devasa yatırımların eşiğindeyiz"

Düzce Ticaret Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Tuncay Şahin ise depremin ardından son hükümetin yaptığı proje ve teşviklerin kentin gelişimine çok büyük katkı sağladığından bahsetti.

"12 Kasım'dan sonra devletimiz, tüm imkanlarını seferber etmiş ve ilimizi yeniden inşa ederek vatandaşlarımızın mağduriyetini kısa sürede çözmüştür." diyen Şahin, şöyle devam etti:

"Sadece barınma ihtiyaçlarını karşılamakla kalınmamış, Düzce'nin il statüsüne kavuşturulması sayesinde kamu yatırımlarının önü açılmıştır. 5184 sayılı Teşvik Kanunu, ilde büyük yatırımlara öncülük etti. Düzce, kamu ve özel yatırımlar sayesinde göç alan bir il konumuna geldi. Şu an devasa yatırımların eşiğindeyiz."

Şahin, kamu ve özel kuruluşların büyük mücadeleleriyle Düzce’den depremin izlerinin silindiğini sözlerine ekledi.