Categories
Alaturka Gazetesi

Adana'da şehre domuz indi

ADANA (AA) – Adana'da aç kaldığı tahmin edilen bir yaban domuzu, şehre indi.

Merkez Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi Süleyman Demirel Bulvarı'nda bir domuz olduğunu görenler durumu polise bildirdi.

Ardından çevredekilerin bir süre kovaladığı domuz, Güzelyalı Mahallesi 81188 Sokak'ta bir apartmanın otoparkındaki araçların arasına gizlendi.

Olay yerine gelen ve vatandaşlara zarar görmemeleri için uyarılarda bulunan polis, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürlüğü yetkililerine bildirdi.

Bu sırada mahalle sakinleri de domuzun kaçmaması için otoparkın giriş çıkışında önlem aldı.

Olay yerine gelen doğa koruma yetkilisi, hayvanın saldırgan olduğunu belirterek çevredekilerin uzaklaşmasını istedi.

Ekipler ve mahalleli tarafından yaklaşık iki saat süren çalışmanın ardından kontrollü bir şekilde bulunduğu yerden çıkması sağlanan yaban domuzu, daha sonra arazide gözden kayboldu.

Domuzu görünce durumu polise bildiren Barış Çakı, gazetecilere, "İlk gördüğümde köpek zannettim. Sonra dikkatli bakınca domuz olduğunu fark ettim. Sabah saatlerinde çocuklar okula gidiyor. Onlara da zarar verebilir düşüncesiyle polisi aradım." dedi.

Categories
Alaturka

Domuz saldırısına uğrayan çoban yaralandı

ERZİNCAN (AA) – Erzincan'da, koyunlarını otlatırken domuz saldırısına uğrayan çoban ağır yaralandı.

Kemah ilçesi Calgı köyü yakınlarında bulunan Karasu Nehri kıyısında koyunlarını otlatan, Afganistan uyruklu çoban Abdulhafız Ziyayi (24), aniden karşısına çıkan domuzun saldırısına uğradı.

Saldırı sonucu sırtından ağır yaralanan Ziyayi, yakındaki çalıların içine atlayarak domuzdan uzaklaştı.

Durumu fark eden bir vatandaş, köylülerden yardım istedi.

Olay yerine gelen köylüler, yaralı çobanı Kemah Devlet Hastanesine götürdü.

Ziyayi, buradaki müdahalenin ardından Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi.

Categories
Alaturka

Domuz beyni kesimden saatler sonra kısmen tepki verdi

NEW YORK (AA) – Amerikalı bilim adamları, kesim işleminden saatler sonra domuzların beyinlerini kısmen canlandırdı.

Yale Tıp Fakültesi'nde görevli uzmanlar, kesimhaneden aldıkları 32 domuzun beynini, kesim işleminden 4 saat sonra geliştirdikleri bir sisteme bağladı.

Domuz beyinlerine 6 saat boyunca, sentetik kan içeren özel ve onarıcı sıvı kokteylinin ritmik pompalandığı, bu sürenin sonunda hücre ölümünde azalma, damarlarda iyileşme ve beyin hücreleri arasında iletişimi sağlayan bağlantılarda kısmi hareketlilik gözlendi.

Beyinlerin ayrıca, damarların genişlemesini sağlayan bir ilaca normal tepki verdiği, oksijeni, neredeyse normal bir beynin kullandığı miktarda harcadığı tespit edildi.

Bilim adamları, çalışmanın amacının bilinci yerine getirmek olmadığının, domuz beyinlerinde farkındalık anlamına gelen geniş çaplı elektriksel aktiviteye rastlanmadığının altını çizdi.

Sonuçları Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, ölümden uzun süre sonra belirli beyin fonksiyonlarının canlandırılıp canlandırılmayacağının keşfinin hedeflendiği kaydedildi.

Bilim adamlarının bundan sonraki aşamada, özel sıvının 6 saatten uzun süre pompalanması durumunda beyin fonksiyonlarında değişim yaşanıp yaşanmayacağını araştırmayı planladığı belirtildi.

Araştırma ekibinden nörobilim uzmanı Profesör Nenad Sestan, “Beyinde hücre ölümü, düşündüğümüzden daha uzun bir zaman aralığında meydana geliyor. Gösterdiğimiz şey, hücre ölümünün aşamalı, kademeli bir süreç olduğu ve bu süreçlerin bir bölümünün ötelenebileceği, korunabileceği, hatta tersine çevrilebileceği… ” ifadelerini kullandı.

Ölümün tanımı konusunda soru işaretlerine yol açması beklenen çalışmanın, alzaymır ve inme gibi hastalıklara yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Categories
Alaturka

Muğla'da ayıların arı kovanlarını parçalaması

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Ula ilçesinde ayılar ve domuzlar, bölgede arıcılık yapan çok sayıda çiftçinin kovanına zarar verdi.

Sakin Kent Akyaka Mahallesi'nde dün ayıların bir çiftçiye ait bal kovanlarını parçalamasının ardından bugün de aynı bölgede başka çiftçilerin kovanları, ayı ve domuzların saldırısına uğradı.

Kovanlardan aldıkları balları yiyerek, petekleri etrafa atan hayvanlar, çok sayıda kovana da zarar vererek bölgeden ayrıldı. İkinci saldırı, dünkü olayın ardından alana foto kapan yerleştiren Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği ekipleri tarafından görüntülendi.

Bölgede bulunan arıcılar, etrafa saçılan kovanlar ile kırılmış halde bulunan petekleri toplayarak, kovanları ayı ve domuzlardan korumak için alanı ışıklandırarak kovanlara kelepçe ve zincir taktı.

Kovanları zarar gören çiftçilerden Burak Şanlı, 800 kovan ile Antalya'dan Muğla'ya geldiğini belirterek, 10 gündür bölgede bulunan kovanların bir çoğunun ayılar tarafından parçalandığını söyledi.

Kendisine ait 50 kovanın da zarar gördüğünü anlatan Şanlı, kovanlarını ayı ve domuz saldırılarından korumak için nöbet tutmaya başladıklarını dile getirdi.

Categories
Alaturka

Bosnalı Sırpların provokasyonları gerginliği tırmandırıyor

SARAYBOSNA (AA) – KAYHAN GÜL – Bosna Hersek'te yaşayan aşırı milliyetçi Sırpların son bir haftada yaptığı provokasyonlar, ülkedeki gerginliği tırmandırdı.

Gerek Ortodoksların Noel Bayramı arifesinde ülkenin doğusundaki Srebrenitsa'da yaşananlar gerekse anayasaya aykırı olmasına rağmen 9 Ocak'ta Sırp Cumhuriyeti Günü'nün kutlanması, başta Boşnaklar olmak üzere ülkedeki vatansever kesimin tepkisine neden oldu.

Aşırı milliyetçi Sırpların ilk provokasyonu, Noel Bayramı arifesinde yaşandı. Kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişiler, 1995'te yaşanan Srebrenitsa soykırımında katledilen kurbanların defnedildiği Potoçari Anıt Mezarlığı'nın önüne domuz parçaları bıraktı.

Eylemin Noel gibi önemli bir dini bayram öncesi yapılması dikkati çekerken, soykırım kurbanlarına yönelik bu davranış, Boşnakların büyük tepkisine yol açtı.

Ülkedeki en büyük Boşnak partisi Demokratik Eylem Partisi (SDA) yazılı açıklama ile savaşta yakınlarını kaybedenlerin gururunu inciten “bu çirkin eylemi ” en sert şekilde kınadı.

Sırpların, Srebrenitsa'daki soykırımı sürekli olarak inkar ettiği hatırlatılan açıklamada, soykırımın inkar edildiği bir ortamda bu tarz olayların yaşanmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekildi.

  • Srebrenitsa'da Çetnik şarkıları eşliğinde konvoy

“Büyük Sırbistan ” ideolojisinin savunucusu Çetniklerin fikirlerini bugün de destekleyen bu aşırı milliyetçi Sırpların ikinci provokasyonu da Srebrenitsa'da yaşandı.

Noel'i “kutlamak ” için şehir merkezinde araç konvoyu düzenleyen bir grup Sırp, Srebrenitsa'daki soykırımda en sevdiklerini kaybedenlere inat, Çetnik şarkıları söyleyerek, şehirdeki Müslüman Boşnakları korkutmaya, kışkırtmaya çalıştı.

Ülkedeki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin (RS) ve Sırbistan'ın bayraklarını taşıyan grubun görüntüleri kısa sürede sosyal paylaşım sitelerine düşerken, aynı gün içinde ikinci kez yapılan provokasyon, sert tepkiye neden oldu. Yaşananlara ilişkin “bu tam bir terör ” ve “etnik temizlik politikaları sürüyor ” gibi yorumlar yapıldı.

  • Drina “Sırp nehri “

RS başkanlığı yaptığı dönemde de ayrılıkçı söylemleri ile bilinen ve RS entitesi için birçok kez “devlet ” ifadesini kullanmaktan çekinmeyen Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin yeni Sırp üyesi Milorad Dodik'in Bosna Hersek ile Sırbistan arasında kalan Drina Nehri hakkındaki söyledikleri de tansiyonu artıran gelişmelerden biri oldu.

Sırbistan'daki Toplumsal İstikrar Merkezine demeç veren Sırp siyasetçi, gazetecinin “Eğer aradaki ebedi sınır Drina Nehri, önünüzde duran bardakta olsa ne yapardınız? ” sorusuna, “şerefinize ” diyerek ve bardaktaki suyu içerek karşılık verdi. Bu hareketi ile yetinmeyen ve elinde olsa sınırı ortadan kaldıracağı mesajı veren Dodik, bununla da yetinmeyip Drina hakkında “Sırp nehri ” ifadesini de kullanmaktan çekinmedi.

SDA'dan yapılan açıklamada, Dodik'in kullandığı söylemlerin istikrar fırsatlarına ve Bosna Hersek'in kalkınmasına zarar verdiği vurgulanırken, Dodik'in son açıklamasıyla da “20. yüzyılda Drina Nehri'ni tek suçları Sırp olmamak olan masum insanların toplu mezarı haline getiren büyük devlet ideolojisi bataklığında derine battığı ” kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Bosna Hersek'te Boşnak, Hırvat ya da Sırp değil, Bosna Hersek nehirleri olduğu belirtilirken, “Bunlardan biri de Drina'dır. Bu nehir, bir asırdır Bosna Hersek ile Sırbistan arasındaki sınırdır ve öyle de kalacaktır. ” ifadeleri yer aldı.

  • Anayasaya aykırı RS Günü

RS'nin kurulduğu 9 Ocak'ın anayasaya aykırı olmasına rağmen bu yıl da törenlerle kutlanması, gerginliği artıran bir diğer adım oldu.

Bosna Hersek Anayasası Mahkemesinin RS entitesindeki diğer milletlere yönelik ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle “anayasaya aykırı ” bulduğu RS Günü, Sırp nüfusun yoğun yaşadığı Banja Luka şehrinde yapılan törenlerle kutlandı.

Ülkedeki Boşnaklar ise RS'nin kurulduğu 9 Ocak 1992 tarihini, ülkede soykırımın ve katliamların başladığı tarih olarak kabul ederken, 9 Ocak'ın Sırplar tarafından bayram gibi kutlanmasına karşı çıkıyor. Savaş mağdurları dernekleri de 9 Ocak'ı Vatanseverlik Günü olarak ilan ederken, bu günde kaybettikleri yakınları yad edip, Sırp askerlerin savaşta işlediği suçlara dikkati çekiyor.

Savaşın Kadın Mağdurları Derneği Başkanı Bakira Hasecic, Bosna'da 1992-1995 yıllarında yaşananları herkesin çok iyi bildiğini vurgulayarak, savaşta tecavüze uğramış binlerce kadından yalnızca biri olduğunu hatırlattı.

Hasecic, seçilmiş Boşnak, Hırvat ve Sırp siyasilerin artık bu yaşananlara “dur ” demesi ve Bosna Hersek'teki soykırımın inkar edilmesini yasaklayan bir kanun çıkarılması gerektiğini söyledi.

Boşnak Hareketi Başkanı Sejfudin Tokic de faşizmin hiçbir şeklini kabul etmeyeceklerini belirterek, “Ayrılıkçı söylemleri, Bosna Hersek devletinin yıkılmasını ve Boşnaklar üzerinde yeni bir soykırımı destekleyen politikalar da buna dahil. ” ifadelerini kullandı.

Banja Luka'da, “Hitler'den sonra Avrupa'daki en büyük zulmü ” kutlamak için toplanan insanlara da seslenen Tokic, “Onlar Bosna Hersek'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yıkmak istiyor. Boşnak halkı olarak bizler, devletimizi savunmak noktasında 1992'den daha hazırız. ” dedi.

  • Dodik'in “bayrak oyunu “

Öte yandan ayrılıkçı söylemleriyle sürekli tepki çeken Sırp lider Dodik, Devlet Başkanlığı Konseyinin Sırp üyeliğine seçildiği günden beri yaptıklarıyla da gerginliği artırıyor.

İlgili bayrak kanununa aykırı olmasına rağmen, Devlet Başkanlığının resmi salonuna RS bayrağı koyan Dodik, bu hareketiyle de provokasyona neden oldu. Bayrak oyunu ile gündemde uzun süren kalan Dodik, RS bayrağı konmadığı için Barışı Uygulama Konseyi (PIC) toplantısını terk edip, Devlet Başkanlığı Konseyinin diğer iki üyesi ile yapacağı toplantıyı da erteledi.

Dodik'in göstermelik bayrak hamlesini, koalisyon görüşmelerinde istediğini elde etmek ve kendisi ile partisinin bu süreçte es geçilemeyeceğini göstermek için yaptığı ifade ediliyor.

Dengelerin çok hassas ve savaşın acılarının hala taze olduğu ülkede son dönemde yaşanan bu tür provokasyonlar, özellikle Boşnak-Sırp ilişkilerini olumsuz etkiliyor. Geleceğe dair endişeleri bulunan birçok genç ise “kurtuluşu ” başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine göç etmekte arıyor.

Categories
Alaturka

Srebrenitsa'daki Potoçari Anıt Mezarlığı'na çirkin saldırı

SREBRENİTSA (AA) – Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da, 1995'te yaşanan soykırımda katledilenlerin gömüldüğü Potoçari Anıt Mezarlığı'nın kapısına kimliği belirsiz kişilerce "domuz parçaları" bırakıldı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa'da yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen ve en az 8 bin 372 Boşnak sivilin katledildiği Srebrenitsa soykırımında hayatını kaybedenlerin mezarlarının bulunduğu alana yapılan çirkin davranış büyük tepki topladı.

Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı merhum Aliya İzetbegoviç'in kurduğu Demokratik Eylem Partisinden (SDA) yapılan yazılı açıklamada, yaşananlar şiddetle kınanarak sorumluların bir an önce bulunması istendi.

Yaşananların savaşta hayatını kaybeden kurban yakınlarının gururunu incittiği ifade edilen açıklamada, “Yönetim, bir yerde soykırım yapıldığını sürekli inkar ediyorsa o yerde bu tarz olayların yaşanması kaçınılmazdır. ” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Srebrenitsa'nın Bosna Hersek'in üç unsurundan biri olan Sırp Cumhuriyeti (RS) sınırları içerisinde kaldığı anımsatılarak yaşananlardan RS yönetiminin sorumlu olduğu vurgulandı.

Uluslararası ve ulusal kurumlara, Srebrenitsalı kurban yakınları ile dayanışma çağrısında bulunulan açıklamada, “Böyle bir davranışı ancak ahlakı bozuk kişiler yapabilir. Susacağımızı düşünmesinler. Soykırım gerçeklerini anlatmaya ve kurban yakınlarının haklarını korumaya devam edeceğiz. ” vurgusu yapıldı.

  • Srebrenitsa'da ne oldu?

Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birlikleri tarafından işgal edilmesinin ardından Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan Boşnak siviller Sırplara teslim edildi.

Kadın ve çocukların Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmasına izin veren Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak sivili ormanlık alanlarda, fabrikalarda ve depolarda katletti. Katledilen Boşnaklar, toplu mezarlara gömüldü.

Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor.

Categories
Alaturka

Havuza düşen domuzu itfaiye kurtardı

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesinde sulama havuzuna düşen domuz, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

Bir domuzun Gölköy Mahallesi'ndeki bir bahçede bulunan sulama havuzuna düştüğü ihbarını alan itfaiye ekipleri bölgeye gitti.

İtfaiyenin kement yöntemiyle iple bacağından yakaladığı domuz, havuzdan çıkarılarak doğaya bırakıldı.

Kurtarma çalışması, vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

Categories
Kültür Sanat

“Yaban domuzları Bodrum'un özgür yaşamına ayak uydurdu”

MUĞLA (AA) – ALİ BALLI – Turizm cenneti Muğla'nın Bodrum ilçesinde, hemen hemen her gün sokaklara inerek yiyecek arayan yaban domuzları, artık insanlarla iç içe yaşar hale geldi.

Muğla'nın Bodrum ilçesinde son zamanlarda, beyaz boyalı ve mavi kapılı Bodrum evlerinin bulunduğu dar sokaklarda gezinen domuz sürüleriyle karşılaşmak sıradan bir hale dönüştü.

Domuzlar gece-gündüz demeden özellikle Konacık, Bitez ve Cumhuriyet mahallelerindeki yerleşim yerlerinde yiyecek arıyor.

Domuzlarla hemen her gün karşılaşan bazı vatandaşlar ise artık onlarla birlikte iç içe bir yaşam sürer hale geldiklerini de ifade ediyor.

– “Kolay yiyecek bulma yoluna gittiler ”

Bodrum Avcılar Kulübü Derneği Başkan Yardımcısı ve av turizmi acente yetkilisi Ethem Yavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde caddelerde görünen yaban domuzlarının iyice medyatik hale geldiğini söyledi.

Yaban domuzlarının 14 ila 16 yıl boyunca sürüler halinde dişilerinin liderliğinde dolaştığını belirten Yavaş, “Bu yabani hayvanların şehre inme nedenleri maalesef, yaşam alanlarının daralmasından kaynaklanıyor. Bizler bu alanları çok daralttık. Yiyecek bulmakta sıkıntı çektikleri ve kolay yiyecek bulma yoluna gittikleri için, insanların atıklarını tüketir hale geldiler. ” dedi.

Domuzların şehir merkezine inmesinin bazı insanları rahatsız ettiğine dikkati çeken Yavaş, domuzların rahatsız edilmediği ve üzerlerine gidilmediği sürece zararsız hayvanlar olduğunu vurguladı.

– “Yanlarında çok küçük yavrular varsa uzak durun “

Yaban domuzlarının tek dertlerinin yiyecek bulmak olduğunu aktaran Yavaş, şöyle konuştu:

“Bu hayvanların yiyecek bulmaktan başka bir amaçları yok. Göründükleri yerler genelde çöp konteynerlerinin yanlarıdır. Bu çöpleri sık sık devirip zarar verdikleri için de insanlar evsel atıklarını genelde çöp konteynerlerinin yanına, yere bırakırlar. Dolayısıyla bu hayvanlarla evlerimizin önünde sık sık karşılaşıyoruz. Domuzlar genelde ekim sonu ve kasım gibi üremeye başlarlar. Hamilelik süreleri de üç ay üç hafta üç gündür. Yaz başında doğumlarını yaparlar. Dişiler genelde yavrularını korumak amacıyla saldırılarda bulunabiliyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli unsur bu. Yanlarında çok küçük yavrular varsa uzak durmakta fayda var. ”

Domuzları sokakta görenlerin üzerine gitmemesi gerektiğini anlatan Yavaş, hareketsiz kalmakta ve araçtan inip fotoğraf çekmeye çalışmamakta fayda olduğunu dile getirdi.

Yabani hayvanlar olduğu için domuzların genelde akşam avlandığına işaret eden Yavaş, “Domuzlar gece avlanır, gündüzleri de yiyeceğe yakın olan ormanlık bölgelerde sürüler halinde konaklarlar. Domuzlar hem etçil hem de otçuldur. Ne olursa olsun tarıma ve insanlara bağımlılar. Şu anda kış meyvelerinin de olgunlaşma zamanı, şu sıralar şehirlerden biraz daha uzak duracaklarını düşünüyorum. ” diye konuştu.

– “Tohumların toprağa karışmasını sağlayan yegane hayvan ”

Bazı site sakinlerinin kendilerini arayarak yardım talebinde bulunduklarını ifade eden Yavaş, şunları söyledi:

“Bizi arayıp bu hayvanları avlamamız gerektiğini söylüyorlar. Ancak bizim yerleşim alanlarında av yapmamız mümkün değil. Bunun önlemlerini almak bizim elimizde. Yiyeceklerimizi sokağa bırakmak yerine onların kolay ulaşılamayacağı yerlere bırakılması lazım. Domuzların doğaya çok faydası var. Çam ağaçlarının kozalaklarının toprağa karışmasında, etraftaki her türlü bitkinin üremesinde çok faydası var. Tohumların toprağa karışmasını sağlayan yegane hayvanlardır. Bugün cebinizdeki paranın tümünü harcasanız, işçi tutup çalıştırsanız domuzların toprakla buluşturduğu tohumu yerleştiremezsiniz. O yüzden, bitkilerin gelişmesinin yegane sebebi domuzlardır. Yaban domuzlarıyla yaşamayı öğrenmek bize daha çok fayda sağlar. Yok etmektense onlarla birlikte yaşamayı öğrenelim ve yabani hayvanlar olduklarını da unutmayalım. ”

Yavaş, Almanya, Danimarka, İsveç, İspanya ve Norveç gibi ülkelerden misafirlere av turizmi hizmeti verdiklerini de kaydetti.

– “Onlar da Bodrum'a ayak uydurdu ”

Domuz sürüsüyle sürekli karşılaşan Cumhuriyet Mahallesi sakinlerinden Bodrum Avcılar Kulübü Derneği üyesi Süleyman Yıldırım da artık bu hayvanlarla yaşamaya alışmaya başladıklarını söyledi.

Domuzların yaşam alanlarına insanların müdahale ettiğini ileri süren Yıldırım, “Hayvanların yiyecek alanları daraldığı için evsel atıklara geliyorlar. Şu ana kadar insanlara bir zararı görülmedi. Onlar da Bodrum'un özgür yaşamına ayak uydurdular. Ya da biz onlara ayak uydurduk. Onları görmeye artık alıştık. ” diye konuştu.

Domuz sürüsüyle sokakta karşılaşan ve uzun süre onları izleyen Konacık Mahallesi sakinlerinden Fikret Kuru ise bu hayvanların dağlarda yiyecek bulamadıkları için sokağa indiklerini, bu durumda onlara yaşam alanı bırakılması gerektiğini dile getirdi.

– “Eskiden çok korkardık ”

Daha önce domuzlara bu kadar yaklaşmaya korktuklarını anlatan Kuru, “Bu hayvanlar artık insanlara çok alışmışlar. Biz eskiden çocukluğumuzda bu hayvanları dağlarda gördüğümüzde çok korkardık. Ama artık onlar da insanlara alışmışlar. Babam bunları avlardı, biz de tırmandığımız ağaçlardan seyrederdik. Şimdi aramızda geziyorlar. ” dedi.

– Sürek avı başlatılacak

Bu arada Bodrum İlçe Tarım Müdürlüğü, Milli Parklar Şefliği, Orman İşletme Şefliği ve Bodrum Avcılar Kulübü Derneğince ortak bir koordinasyon kurulu oluşturularak, gelen şikayetler doğrultusunda önceden belirlenen bazı alanlarda sürek avı başlatılacağı belirtildi.

Öte yandan, yaban domuzlarının sert burunları aynı zamanda adeta bir pulluk işlevi görüyor. Bu hayvanlar, sert burunlarıyla toprağı eşeleyerek hava almasını sağlamalarıyla biliniyor. Ayrıca birçok ağaç tohumunu adeta toprağa ekerek ormanların gelişmesinde önemli rol oynuyor.

Categories
Alaturka

Bodrum'da domuz sürüsü kent merkezine indi

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesinde, aç kalan domuz sürüsü ilçe merkezinde tedirginliğe yol açtı.

Konacık Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı'nda görülen 30'a yakın yaban domuzu, karayolu kenarından şehir merkezine doğru hareket etti. Domuzların, çevredeki bazı süpermarketlerle evlerin bulunduğu alanlarda ve araçların etrafında yiyecek aradığını görenler tedirgin oldu.

Bazı kişiler, caddede toplu dolaşan domuzları evlerinden getirdikleri yiyeceklerle beslemeye çalıştı. Domuzlar bir süre sonra arazide gözden kayboldu.

Categories
Alaturka

Kente inen yaban domuzlarını elleriyle besledi

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesinde bir kişi, şehir merkezine inen yaban domuzlarını elleriyle beslediği anları cep telefonuyla görüntüledi.

Torba Mahallesi'nde bir grup yaban domuzunun şehir merkezine indiğini ve yiyecek aradığını fark eden Mert Algın, eline ekmek ve simit alarak domuzların bulunduğu alana gitti.

Toplu halde hareket eden domuzların yanına gelen Algın, elindeki simit ve ekmekleri yakın mesafeden domuzlara yedirdi.

Algın, 10'a yakın yaban domuzunu beslediği anları ise cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.