Ekonomistler yaklaşık 3 yılın ardından cari fazla bekliyor

İSTANBUL (AA) – MURAT BİRİNCİ – Ekonomistler, 11 Ekim'de açıklanacak cari işlemler hesabının yaklaşık 3 yılın ardından ilk kez fazla vermesini bekliyor.

Dış ticaret açığının ağustosta belirgin gerilemesinin ardından, gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 11 Ekim'de açıklayacağı ödemeler dengesi istatistiklerine çevrildi.

Ekonomistler, dış ticaret açığı verisinin açıklanmasının ardından ağustos dönemi cari işlemler hesabının fazla vermesini bekliyor.

Dış ticaret açığı geçen ay 2 milyar 422 milyon dolarla 2017'nin aynı ayına kıyasla yüzde 59 düşüşe işaret etti. Son 12 aylık dış ticaret açığı da temmuzdaki 83 milyar 758 milyon dolardan 80 milyar 266 milyon dolara geriledi.

Temmuz döneminde 1 milyar 751 milyon dolar açık veren cari işlemler hesabının, ağustosta cari fazla vermesi tahmin ediliyor. Cari fazla en son Eylül 2015 döneminde verilmişti.

– "Dengelenme hareketi güçlendi"

AA Finans Analisti ve Ekonomist Haluk Bürümcekçi, dış ticaret açığının ağustosta 2,42 milyar dolar ile geçen yılın aynı ayına göre belirgin altında gerçekleştiğini söyledi.

Son 12 aylık dış ticaret açığının 80,3 milyar dolarla belirgin gerilediğine dikkati çeken Bürümcekçi, "Yeni Ekonomi Programı'nda (YEP) dış ticaret açığının bu yılı 66 milyar dolar düzeyinde kapatacağı öngörülüyor. Bunun gerçekleşmesi için yılın kalan döneminde dış ticaret açığının yıldan yıla yüzde 45 civarında gerilemesi gerekecek." ifadelerini kullandı.

Bürümcekçi, altın ticaretinde uzun bir aradan sonra net ihracatçı konuma gelindiğini, 2017'de altın dış ticareti dengesinin 10 milyar dolar açık verdiğini, bu yıl ilk 8 ayında toplam açığın 7,7 milyar dolar olduğunu dile getirdi.

Enerji ithalatının artış eğilimini koruduğunu belirten Bürümcekçi, şunları kaydetti:

"Ağustosta önceki yılın aynı ayına göre enerji ithalatındaki artış 0,3 milyar dolar oldu. Böylece son 12 aylık enerji ithalatı da 42 milyar dolara yükselmiş oldu. Enerji ve altın dışı yıllık açık ise dördüncü aydır üst üste gerileyerek 30,9 milyar dolara indi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriler, trend göstergesi olan üç aylık ortalama dış ticaret açığının yıllıklandırılmış değerinin 53,8 milyar dolar düzeyine iyileştiğini yansıtarak, manşet verilerin de yansıtmaya başladığı dengelenme hareketinin devamını gösterdi. Bu gösterge için tarihi zirve ise 110 milyar dolar ile 2011 yılında gözlenmişti. Bu yılın zirvesi ise 98,1 milyar dolar ile şubat ayında görülmüştü. Dış ticaret açığının trend değeri, dengelenme hareketinin güçlendiğini yansıttı."

– "Cari fazla görülebilir"

Ekonomist Bürümcekçi, ihracatçı birliklerinin öncü verileri incelendiğinde eylül ayı TİM ihracatının (altın hariç) iş günü fazlası nedeni ile yıllık bazda yüzde 25 civarında artış gösterebileceğini söyledi.

Ancak, enerji ithalatının olumsuz etkisinin gözlenmeye devam edebileceğini belirten Bürümcekçi, "Buna karşılık, altın ticareti kaynaklı baz etkisi lehte bulunmaktadır. Daha net bir görünümü 1 Ekim'de açıklanacak gümrük verilerinden edinmeyi bekliyoruz." dedi.

Bürümcekçi, ağustos ayı cari işlemler dengesine ilişkin şu öngörülerde bulundu:

"Dış ticaret verisinden sonra, ağustos ayında cari denge 2,5 milyar dolar fazla verebilir diye düşünmekteyiz. Geçen yılın aynı ayında cari denge 922 milyon dolar açık vermişti. Bu şekilde gelirse, son 12 aylık cari açık 51,1 milyar dolar seviyesine gerileyecek. YEP'te yüzde 3,8 büyüme beklentisi ile 36 milyar dolar cari açık öngörülmüştü."

– "Çekirdek açık geriliyor"

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı da yıllık dış ticaret açığının, büyümedeki yavaşlama sinyalleri eşliğinde ithalattaki azalmanın devam etmesi ve 1 milyar dolar seviyesine yaklaşan altın ihracatı ile temmuz sonundaki 83,8 milyar dolar seviyesinden 80,3 milyar dolar seviyesine gerilediğini dile getirdi.

Yıllık dış ticaret açığının düşüş trendini sürdüreceğini ve 2018'i 68,5 milyar dolar seviyesinde bitireceğini tahmin ettiklerini söyleyen Tokalı, 2019 sonuna ilişkin beklentisinin ise 65,5 milyar dolar olduğunu belirtti.

Altın ve enerji hariç dış açığındaki azalmanın temmuz ayının ardından ağustosta da belirgin bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Tokalı, "İkinci yarıda beklenen yavaşlamanın da etkisiyle çekirdek açık geçen yılın ortasındaki 26,5 milyar dolar seviyesine daha da yaklaşabilir." dedi.

– "Dış açıktaki gerileme son üç aydır sürüyor"

İş Portföy Makroekonomik Araştırma Bölüm Yönetmeni Hande Şekerci ise ağustos ayında dış ticaret açığında yıldan yıla 3,5 milyar dolarlık düşüş gerçekleştiğini belirtti.

Dış açıktaki gerilemenin son üç aydır sürdüğünü ifade eden Şekerci, "Burada hem iktisadi faaliyetteki dengelenme, hem de altın ithalatında normalleşme etkili oluyor. Ekonomideki yavaşlama dış açıktaki düşüşün önümüzdeki dönemde de devam edeceğine ve diğer ekonomik verilere de sirayet edeceğine işaret ediyor. Örneğin ağustos ayında cari fazla verebileceğimizi düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Şekerci, öncü verilerin 12 ay birikimli cari açığın temmuz ayındaki 54,5 milyar dolardan ağustos ayında 50 milyar dolar civarına düşebileceğini gösterdiğini söyledi.

Yılın kalanında ise iktisadi aktivitedeki yavaşlamayla birlikte cari açıkta daha belirgin düşüşlerin kaydedilmesinin mümkün olabileceğini kaydeden Şekerci, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sanayi üretiminde ise temmuz ayında yıllık bazda yüzde 7,9'luk sürpriz bir büyüme oranı görmüştük. Bu büyümenin Türk lirasındaki değer kaybının ihracat odaklı sektörlere verdiği destek ve turizm sektöründeki hızlı toparlanma ile gerçekleştiğini değerlendiriyoruz. Ağustos ayında ise sanayi üretimi hem altın ve enerji dışı ithalattaki görece zayıf seyrin, hem de bayram tatilinin yarattığı iş günü kaybının etkisiyle daha yavaş bir büyüme gösterebilir."

“İhracat eylülde tekrar hızlı artış eğilimine girecek”

ANKARA (AA) – Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ağustosta dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 58 daralarak son 9 yılın en düşük düzeyi olan 2 milyar 487 milyon dolara gerilediğini bildirerek, "İhracatımızın ithalatımızı karşılama oranı da yüzde 83,3'e yükselerek yine son 9 yılın en yüksek seviyesinde gerçekleşti." ifadesini kullandı.

Pekcan, yaptığı açıklamayla, Ticaret Bakanlığının ağustos ayı dış ticaret, ticaret, esnaf ve kooperatiflere ilişkin geçici idari verilerini değerlendirdi.

Ağustosta ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 azalarak 12 milyar 389 milyon dolara gerilediğini, ithalatın ise yüzde 22,4 azalarak 14 milyar 875 milyon dolar olarak gerçekleştiğini bildiren Pekcan, "Böylece, ağustosta dış ticaret açığımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 58 düzeyinde daralarak son 9 yılın en düşük düzeyi olan 2 milyar 487 milyon dolara gerilemiştir. Aynı dönemde ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı da yüzde 83,3'e yükselerek yine son 9 yılın en yüksek seviyesinde gerçekleşti." değerlendirmesinde bulundu.

Pekcan, ihracattaki yüzde 6,5'lik düşüşte Kurban Bayramı'nın ağustos ayına denk gelmesi nedeniyle takvim etkisinin rol oynadığına dikkati çekerken, şöyle devam etti:

"Ağustos ayındaki ivme düşüklüğünün çok büyük kısmı bayram tatiline denk gelen 4 iş günü kaybından kaynaklandı. Eylül ayında söz konusu takvim etkisinin telafi edilerek, ihracatın tekrar hızlı artış eğilimine gireceğini göreceğiz. Yılın ocak-ağustos dönemi dikkate alındığında ise ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 artarken ithalatımız ise yüzde 5,7 artış göstermiştir. 12 aylık dönemler itibarıyla ise ihracatımız ağustos ayının sonunda 162,4 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Bu yılın ağustos ayında en çok ihraç edilen 'motorlu kara taşıtları' faslını (1 milyar 294 milyon dolar), 'kıymetli veya yarı kıymetli taşlar' (1 milyar 187milyon dolar) ve 'kazanlar, makinalar' (1 milyar 166milyon dolar) ihracatı takip ederken, ocak-ağustos döneminde ise en çok ihracat 17 milyar 431 milyon dolar ile 'motorlu kara taşıtları' faslından gerçekleşti."

Ağustosta en fazla ihracat yapılan ilk 3 ülkenin sırasıyla 1 milyar 129 milyon dolarla Almanya, 912 milyon dolarla İngiltere ve 650 milyon dolarla Irak olduğuna işaret eden Pekcan, en fazla ithalat yapılan ilk üç ülkenin ise 1 milyar 589 milyon dolarla Rusya, 1 milyar 447 milyon dolarla Çin ve 1 milyar 280 milyon dolarla Almanya olarak kayıtlara geçtiğini bildirdi.

– "İhracat hedefine yürümeye devam edeceğiz"

Pekcan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle beraber hem iç ticaret hem de dış ticarete yönelik belirlenecek politika, stratejileri ve çözümlerin adresi olan Ticaret Bakanlığınca 81 milyonun tamamına hizmet sunabilmek için çalışmaların büyük bir gayretle sürdürüldüğünü vurgulayarak, dünyanın küresel ticaret savaşlarıyla beraber içinden geçtiği belirsizlik ortamından ülkenin en az düzeyde etkilenmesi için çalışmaları devam ettirdiklerine işaret etti.

Sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle sorunlara sonuç odaklı yaklaşarak, kapsamlı çözümler sunduklarını aktaran Pekcan, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede ülkemizde ticaretin her alanının masaya yatırıldığı ve bir ilk olarak karşımıza çıkan 'İstişare Kurulu' çalışmalarına da başladı. Ticaret Bakanlığı, Cumhurbaşkanımızca duyurulan 100 Günlük Eylem Programı çerçevesinde bir yandan yeni hedef ülke stratejileri oluşturmaya başlarken, bir yandan da bürokraside sadeleştirme, dijitalleşme, yeni nesil serbest bölgeler gibi eylemlerle ticarette yeni bir anlayışın temellerini atmaktadır. Bunun yanında da yeni dönemde yüksek katma değerli, teknolojiye, tasarıma ve markalaşmaya dayalı ihracatın teşvik edilmesini ve böylece ülkemizi yüksek gelirli ülkeler sınıfına çıkarmayı hedefliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz çalışmaların sonuçlarını yakında almaya başlayacağız. Dünya ticaretindeki küresel korumacılık eğilimlerine rağmen ihracatta hedeflerimize emin yürümeye devam ederek istihdam ve büyümeyi güçlü şekilde destekleyeceğiz."

Türkiye'nin Çin ile dış ticaret açığına formül arayışı

ANKARA (AA) – BAHATTİN GÖNÜLTAŞ – ABD'nin Çin ile olan ticaret açığını 350 milyar dolardan 100 milyar dolara düşürmeye yönelik adımları, Türkiye'nin geçen yıl Çin'e karşı yaklaşık 20,4 milyar doları bulan açığını gündeme getirdi.

Bazı akademisyenler, söz konusu ticaret açığının kapatılmasında Çin yönetiminin tavrının önemli olduğunu, bu açığın sermaye tarafında dengelenebileceğini belirtiyor. Çinli sermayedarların Türkiye'ye yatırımlarını artırmasının önem taşıdığını vurgulayan akademisyenler, bu sayede daha çok Türk ürününün Çin'e satılabileceğinin altını çiziyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'nin Çin ile ticaret hacmi 2007 yılında 14 milyar 274 milyon dolar iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 84 artarak 26 milyar 307 milyon dolara yükseldi. Bu artışta ithalat etkili oldu. Türkiye'nin, geçen yıl Çin'den yaptığı ithalat 23 milyar 371 milyon doları aştı, ihracatı ise 2 milyar 936 milyon dolarda kaldı. Böylece, Türkiye'nin Çin'e yönelik ticaret açığı 20 milyar 435 milyon doları buldu.

Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, AA muhabirine, Türkiye'nin Çin'e karşı ticaret açığını kapatmak için atması gereken adımları anlattı.

Türkiye'nin odaklanması gereken iki konu bulunduğunu belirten Atlı, "Birincisi, bu açığı bugünden yarına kapatmamız mümkün olmasa da ihracatımızı mümkün olduğunca artırabiliriz. İkincisi, devam eden ticaret açığını sermaye tarafında dengeleyebilir, başka bir deyişle ülkemize daha fazla Çin yatırımı çekebiliriz." dedi.

Atlı, ihracatı artırmak için Çin'e, "Bizden daha fazla mal alın." demenin gerçekçi olmadığına işaret ederek, "Biz öncelikle hangi ürünlerin Çin pazarında potansiyelinin bulunduğunu tespit etmeli ve bu ürünlere yönelik planlı, stratejik çalışmalar yapmalıyız. Ayrıca, sadece mal ticareti değil, hizmet ticaretine de bakmalı ve burada özellikle turizm konusuna ağırlık vermeliyiz." diye konuştu.

Çin'den daha fazla yatırım çekmede "Kuşak ve Yol Projesi"nin önem taşıdığına dikkati çeken Atlı, şöyle konuştu:

"Türkiye'ye özellikle altyapı alanında yatırım yapmak Çin'in de çıkarlarına uyan bir konu. Ortak fayda çerçevesinde yatırımlar artırılabilir. Çin zaten yeşil ışığı yakmış durumda. Önemli olan yatırımlar için uygun ve cazip bir zemin yaratmak. Tabii ki Çin ile olan ticaret açığımızı azaltmak bize yarar sağlayacaktır ancak bu ülkeden yapılan ithalat aslında ekonomimize zarar vermiyor. Tam tersine Çin ile rekabet, Türkiye'de birçok sektörün kendisini yenilemesini, katma değerini artırmasını sağladı. Örneğin tekstil sektörü. Yakın geçmişe kadar düşük maliyetle fason üretim yapan bu sektörümüz, Çin ile rekabet nedeniyle kendisini yeniledi, tasarım ve markalaşma üzerinden katma değerini artırarak dış pazarlarda konumlandı, konumlanıyor."

– "Ara mallarda dışa bağımlılık azaltılmalı"

Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevim Akdemir de Türkiye'nin özellikle sanayi ürünleri ve ara mallarda Çin'den ithalatının yoğun olduğunu belirterek, "Özellikle ithal ara mallarında dışa bağımlılığın azaltılması gerekiyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin dış ticaret açığını azaltması için Endüstri 4.0 dönüşümünün önem taşıdığına dikkati çeken Akdemir, şunları kaydetti:

"Dünyanın gelişmiş ülkeleri yeni bir üretim ve verimlilik artışı sağlayacak, rekabet gücünü artıracak bir üretim sürecinin içine girmişlerdir. Çin de bu ülkelerden biri. Akıllı üretim teknolojisi sürecine doğru bir evrimleşmeyi 4. Sanayi Devrimi sağlayacaktır. Gelecekte üretim ve verimlilik artışı, rekabet üstünlüğü bu teknolojik gelişmeyi uygulamaya bağlıdır. Üretim, dağılım, pazarlama ve yönetimde bu teknoloji yoğun olarak kullanılacaktır. Bu bağlamda, yapay zeka sistemlerini geliştirecek ve bunların bilgi aktarımını sağlayacak internet araçları ve akıllı sistemlerle çalışabilecek tasarımcı, yazılımcı, uygulayıcı uzmanlara ihtiyaç vardır. Bu nedenle eğitim sisteminin bu alanlara odaklanması gerekmektedir. Geçen yıl itibarıyla 70'ten fazla Çin-Alman komisyonu bu teknolojik devrim üzerinde ortak proje yürütmektedir. ABD ise Microsoft, Apple, Amazon gibi şirketler ve Silikon Vadisi çalışanlarıyla 4. Sanayi Devrimi çalışmalarını sürdürmektedir. Bu amaçla ülkemizin bir yol haritası oluşturarak, seçilecek alanlarda ortak projeler geliştirmesi, bu devrimin dışında kalmaması önem arz etmektedir."

“NAFTA hakkında dikkatli olmamız lazım”

HOUSTON (AA) – ABD'nin Teksas eyaletinden Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn, ülkesinin Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) müzakerelerinde dikkatli davranması gerektiğini söyledi.

ABD'nin Teksas eyaletinin Houston kentinde düzenlenen IHS Markit CERAWeek 2018 Enerji Konferansı'nın son gününde konuşan Cornyn, yeniden müzakere edilen NAFTA görüşmeleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

John Cornyn, ABD Başkanı Donald Trump'ın dış ticaret açığını düşürmek için NAFTA'nın yeniden müzakere edilmesini talep ettiğine işaret ederek, Trump'ın bazı ticaret ilişkilerinin ABD'ye zarar verdiğini düşünmekte haklı olduğunu savundu.

NAFTA'nın yeniden müzakere edilmesi konusunda açık olduğunu ancak ABD'nin anlaşamadan çekilmemesi gerektiğini belirten Cornyn, "NAFTA müzakerelerinde dikkatli olmamız lazım. Çelik ve alüminyuma getirilen ek vergiler gibi birçok ülkeyi aynı kefeye koymamalıyız." ifadelerini kullandı.

Senatör Cornyn, ABD'nin bütün eyaletleri içinde kendi eyaleti Teksas'ın en yüksek ihracat hacmine sahip olduğunun altını çizerek, bu ihracatın büyük bölümünün ABD'nin güney komşusu Meksika'ya yöneldiğini vurguladı.

Teksas eyaletinde birçok kişinin ve kurumun NAFTA'nın yeniden müzakere edilmesinden endişe duyduğunu dile getiren Cornyn, ABD'de 5 milyon kişilik istihdamın Meksika'yla olan ticarete, 8 milyon kişilik istihdamın da Kanada'yla olan ticarete bağlı olduğu bilgisini verdi.

– "Trump'a iyi tavsiyeler verilmeli"

John Cornyn, ABD'de herkesin "serbest ve adil ticaret" istediğini kaydederek, "Başkan Trump'ı ticaret anlaşmalarının ticaret açığını arttırmadığı konusunda ikna etmemiz gerekiyor. Bu konuda kendisine iyi tavsiyeler verilmeli." yorumunu yaptı.

Donald Trump'ın ülkede regülasyonları azaltarak ve kurumlar vergisi oranını düşürerek ekonomiye katkıda bulunmaya çalıştığına dikkati çeken Cornyn, NAFTA'nın koşullarının değiştirilmesi durumunda söz konusu ekonomik katkıların da yok olacağı konusunda Trump'ın bilgilendirildiğini aktardı.

Vergi oranlarının düşürülmesi sayesinde ABD'de yatırımların artacağına işaret eden John Cornyn, sıkılaşan iş gücü piyasasında maaşların artacağına ve ülke ekonomisine olumlu katkı yapacağına inandığını da sözlerine ekledi.

Dış ticaret açığının üçte ikisi 3 ülke kaynaklı

ANKARA (AA) – BAHATTİN GÖNÜLTAŞ – ABD Başkanı Donald Trump'ın ticarette korumacı politikaları sonrası gözler ülkelerin dış ticaret dengelerine çevrildi, Türkiye'nin geçen yılki 76,7 milyar dolarlık dış ticaret açığının yaklaşık yüzde 60'lık bölümünü, 3 ülke oluşturdu.

AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgilere göre Türkiye, geçen yıl 157 milyar 55 milyon dolarlık ihracata karşılık, 233 milyar 792 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Böylece Türkiye'nin dış ticaret açığı 76 milyar 736 milyon dolar oldu.

Türkiye'nin dış ticaret açığı bakımından 3 ülke dikkati çekti. Çin, 20,4 milyar dolar ve yüzde 27'lik payla en fazla açık verilen ülke oldu. Bu ülkeyi, Rusya ve Almanya izledi. Dış ticaret açığı Rusya ile 16,8 milyar dolar (yüzde 22 pay), Almanya ile 6,2 milyar doları (yüzde 8 pay) buldu. Söz konusu 3 ülkeyle yapılan dış ticarette toplam açık tutarı 43,4 milyar dolar olarak hesaplandı. Bir başka ifadeyle Türkiye'nin dış ticaret açığının yaklaşık yüzde 60'ı bu ülkelerden kaynaklandı.

Bu ülkeleri, 6'şar milyar dolarla Güney Kore ve İsviçre, 5,5 milyar dolarla Hindistan, 4,2 milyar dolarla İran, 3,9 milyar dolarla Japonya, 3,3 milyar dolarla ABD ve 2,9 milyar dolarla Malezya takip etti.

– Dış ticaret fazlası verilen ülkeler

Geçen yıl Türkiye'nin en çok dış ticaret fazlası verdiği ülke 7,5 milyar dolarla Irak oldu. Bu ülkeyi, 3,6 milyar dolarla Birleşik Arap Emirlikleri, 3,1 milyar dolarla Birleşik Krallık izledi.

Bu ülkeleri, 1,9 milyar dolarla İsrail, 1,3 milyar dolarla Suriye, 1'er milyar dolarla Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 994 milyon dolarla Gürcistan, 946 milyon dolarla Cezayir ve 777 milyon dolarla Slovenya takip etti.

Yunanistan’da dış ticaret açığı azaldı

ATİNA (AA) – Yunanistan’ın dış ticaret açığı, haziran ayında yükselen ihracatın etkisiyle daraldı.

Yunanistan İstatistik Kurumunun verilerine göre, ülkede dış ticaret açığı haziranda yıllık bazda yüzde 0,9 oranında azalarak 1 milyar 498 milyon avro olarak gerçekleşti.

Dış ticaret açığının daralmasında yüzde 11,8 oranında artarak 2 milyar 379 milyon avroya yükselen ihracat etkili oldu.

Söz konusu dönemde, 3 milyar 877 milyona avroya ulaşan ithalat miktarı ise, yıllık bazda yüzde 6,5 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk altı aylık döneminde ise, dış ticaret açığında yüzde 20,7 oranında artış gösterdi. Yunanistan’da Ocak-Haziran döneminde dış ticaret açığı 11 milyar 595 milyon avro olarak gerçekleşti.

Yunanistan’ın ticaret açığı yüzde 89 arttı

ATİNA (AA) – Yunanistan’ın ticaret açığı, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 88,9 artışla 1 milyar 344 milyon avro olarak gerçekleşti.

Yunanistan İstatistik Kurumunun (ELSTAT) açıkladığı verilere göre, ülkede temmuz ayında ithalat yüzde 18,2 artış gösterirken, ihracat yüzde 3,4 azaldı.

Temmuz ayında ithalat 3 milyar 593 milyon avroya yükselirken, toplam ihracatın değeri 2 milyar 249 milyon avroya geriledi. Böylece geçen yıl temmuzda 711 milyon avro olan ticaret açığı, yüzde 88,9 artışla 1 milyar 344 milyon avro olarak gerçekleşti.

Bu yılın ocak-temmuz döneminde ise ticaret açığı yıllık bazda yüzde 9,7 artarak 10 milyar 958 milyon avroya yükseldi.

Aynı dönemde ithalat 25 milyar 207 milyon ile yüzde 0,5 azalırken ihracat yüzde 7,2 düşüşle 14 milyar 429 milyon avro oldu.

Kırgızistan’ın dış ticaret hacmi 5 ayda yüzde 14 geriledi

BİŞKEK (AA) – Kırgızistan’ın dış ticaret hacmi, bu yılın ilk 5 ayında 2015’in aynı dönemine göre yüzde 13,9 geriledi.

Kırgızistan Milli İstatistik Kurumunun dış ticaret verilerine göre, geçen yılın ocak-mayıs döneminde 2 milyar 254 milyon 300 bin dolar olan ülkenin dış ticaret hacmi, 2016’nın aynı döneminde yüzde 13,9 azalışla 1 milyar 941 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2016’nın ilk 5 ayında geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 29,3 azalarak 427 milyon 200 bin dolar, ithalat ise yüzde 8,2 düşüşle 1 milyar 513 milyon 800 bin dolar oldu.

Ocak-mayıs döneminde dünyada 123 ülke ile ticaret yapan Kırgızistan’ın ithalatı Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerle yüzde 22,5 azalmasına karşın BDT dışındaki ülkelerle 10.2 oranında arttı.

2015 yılının ocak-mayıs döneminde 1 milyar 45 milyon 300 bin dolar düzeyinde olan dış ticaret açığı, bu yılın aynı döneminde yüzde 4 artışla 1 milyar 86 bin 700 ABD doları olarak hesaplandı. Bu dönemde ülkenin dış ticaretinde ihracat yüzde 22, ithalat ise yüzde 78 pay aldı.

Kırgızistan’ın en çok ticaret yaptığı ülkeler Rusya, Kazakistan ve Belarus’un kurduğu Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) olurken, Birliğin dışında Kırgızistan’ın en çok ticaret yaptığı ülkeler Çin ve Türkiye olarak sıralandı.

Kırgızistan’ın bu yılın ilk 5 ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke ise İsveç oldu. Kırgızistan, bu ülkeye 124 milyon 700 bin dolarlık altın ihracatı yaptı. İsveç’i,10 milyon 500 bin dolarlık sebze ve meyve, 6 milyon 600 bin dolarlık uçak yakıtı, 4 milyon 200 bin dolarlık pamuk ile Türkiye izledi.