Donanma Komutanlığı'ndaki darbe girişimi davası

KOCAELİ (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin davada dosyaları ayrılan 6'sı tutuklu, 13'ü firari 35 sanığın yargılandığı davanın duruşması başladı.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıkların tamamı ile bazı tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı adına Avukat Halit Çokan da duruşmada hazır bulundu.

Polis ve jandarma ekiplerinin duruşma salonu çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı davayı takip etmek isteyenler, arama noktalarından geçirilerek salona alındı.

Gazeteciler kendilerine ayrılan bölümde duruşmayı takip ederken, salona, ses ve görüntü kaydı yapabilen cihazlar alınmadı.

Duruşma, Cumhuriyet Savcısı Bülent Elmas'ın 15 Nisan'da açıkladığı mütalaaya karşı sanıkların savunmasıyla sürüyor.

  • Mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın açıkladığı mütalaada, tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma ve eski Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe'nin de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında, "anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Mütalaada, 5 sanığın "terör örgütüne üye olmak", bir sanığın da firari darbeci amirallerin saklanmasına yardım etmek suçundan cezalandırılması talep edildi.

İki sanığın, hakkındaki tüm suçlamalardan beraatine karar verilmesi istenen mütalaada, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın da aralarında bulunduğu tüm firari sanıklarla bu dosyada yargılanan diğer 8 sanık olmak üzere 21 sanığın dosyasının, kovuşturma ve dijital inceleme işlemleri tamamlanamadığı için ayrılması talebinde bulunuldu.

  • İddianameden

İddianamede, firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıldan 36 yıl altışar ay, diğer sanıklar hakkında da 7 yıl altışar aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Darbe girişimi davalarında sona doğru

ANKARA (AA) – KEMAL KARADAĞ – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davadan 254'ü mahkeme heyetleri tarafından karara bağlandı, 35'inde ise sanıkların yargılanmasına devam ediliyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından cumhuriyet başsavcılıkları tarafından 100 binin üzerinde soruşturma yürütüldü.

Soruşturmaların tamamlanması sonrasında darbecilerin hakim karşısına çıkarılması amacıyla açılan 289 davadan bugüne kadar 254'ü karara bağlandı.

Sona eren davalarda, bin 959'u ömür boyu olmak üzere 3 bin 101 sanık hakkında mahkumiyete hükmedildi.

Yargılamaları tamamlanan davalarda 995 sanık ağırlaştırılmış müebbete çarptırıldı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar arasında eski 58 general, 651 subay, 137 astsubay, 49 uzman çavuş, 4 polis memuru da yer aldı.

  • 35 dava sürüyor

Eski 15 general, 325 subay, 99 astsubayın da aralarında bulunduğu sanıklardan 957'sine müebbet hapis cezası veren mahkemeler, bin 149 kişi hakkında 1 yıl 2 ay ila 20 yıl arasında değişen hapis cezalarına hükmetti.

Mahkeme heyetleri, tamamlanan davalarda bazı sanıkların da beraatini kararlaştırdı. Davalardan 35'inde ise yargılamalar sürüyor. Bu davalardan 5'i İstanbul, 18'i ise Ankara'da görülüyor.

Genelkurmay çatı davası

ANKARA (AA) – FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin, aralarında sözde yurtta sulh konseyi üyelerinin de yer aldığı 224 kişinin yargılanmasına devam edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen duruşmada, İstanbul'daki darbe faaliyetlerini yöneten, sözde yurtta sulh konseyi üyelerinden dönemin 2. Zırhlı Tugay Komutanı eski tuğgeneral Özkan Aydoğdu, esasa ilişkin savunmasını yaptı.

Üzerine atılı suçları işlemediği iddiasında bulunan Aydoğdu, 15 Temmuz'dan önce Türkiye ve çevresinde yaşanan olaylardan ötürü başta Suriye'ye yönelik olmak üzere bazı askeri tedbirlerin alındığını beyan etti.

Olay günü yaşananları da bu kapsamda değerlendirdiğini ileri süren Aydoğdu, darbeye yönelik bir faaliyetinin bulunmadığını savundu.

Soruşturma aşamasıda verdiği itiraf niteliğindeki ifadelerini inkar eden Aydoğdu, darbe girişiminden sonra alınan ilk ifadesinde kullandığı, "13 Temmuz günü saat 14.30 sıralarında Albay Uzay Şahin, 19.00 sıralarında Albay Muzaffer Düzenli gelmiş ve bilgi aktarımında bulunmuştu. TSK bir bütün olarak emir komuta birliği içerisinde sıkıyönetimle yönetime el konularak… Bana yapmam gerekenleri söylediler. Yani kısaca albayın bana söyledikleri ile 15 Temmuz sıkıyönetim ilanı ile ilgili gelen yazılı metin aynı şeylerdi." sözlerini kabul etmediğini belirtti.

Darbeye yönelik eylemleri nedeniyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ile "nitelikli kasten öldürme'' suçlarından 88 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatan Aydoğdu, sözde yurtta sulh konseyi üyesi olduğu iddiasıyla aynı suçlamaların Genelkurmay çatı davasında da kendisine yöneltildiğini ifade ederek, mevcut davadan beraatini istedi.

Aydoğdu, sözde yurtta sulh konseyi üyesi olmadığını ve diğer konsey üyeleriyle bir iletişiminin de bulunmadığını savundu.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

Donanma Komutanlığındaki darbe girişimi davası

KOCAELİ (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin davada hükümle dosyaları ayrılan 6'sı tutuklu, 13'ü firari 35 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında sanıklar esasa ilişkin savunma yaptı.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları ve sanık yakınları katıldı.

Davaya müdahil olan Cumhurbaşkanlığı adına Avukat Halit Çokan da duruşmada hazır bulundu. Duruşmayı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle vatandaşlar da takip etti.

Duruşmada, yakalandığı Kazakistan'dan iade edildikten sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanan, Donanma Komutanlığı'ndaki rütbelilerden sorumlu "mahrem abi" olduğu iddiasıyla hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan cezalandırılması istenen tutuklu sanık Zabit Kişi, esasa ilişkin savunma yaptı.

Kişi, savunmasında, 1996 yılında üniversiteden mezun olduğunu belirterek, bu tarihten 2015 yılına kadar özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştığını söyledi.

Bunun örgüt üyesi olmasına delil sayılamayacağını savunan Kişi, "Hakkımdaki suçlamaları reddediyorum. Aydın kod adını kullanıp üst düzey sivil mahrem abi olduğum iddiasına yönelik darbe girişimi sürecinde hakkımda isnat edilecek bir delil yok. Yasa dışı faaliyet yürüten kimseyle alakam olmadı. Kod adı kullanmadım. Mahrem abi ve örgüt üyesi değilim." diye konuştu.

  • "Hayat ucuz olduğu için yurt dışına gittim"

Kişi, kendisinin kardeşleriyle görüşmesinin doğal olduğunu aktararak, şöyle konuştu:

"Çalıştığım kurumun Bank Asya'yla anlaşması olduğu için ve faizsiz bankacılık yapıldığı için hesap açtım. Kimsenin talimatıyla bu bankayla işim olmadı. Başka bankalarda da hesabım bulunmaktadır. Hakkımda diğer bir iddia ise darbe girişimi sonrası kaçan amirallerin sakladığı evin benim talimatımla tutulduğudur. Bahsedilen evle benim evim arasında 45-50 kilometre mesafe var. Böyle bir emrim olsa bana yakın olan bir yeri söylerdim. Ara ara da o eve gitmem gerekirdi ki böyle bir şey yok. Eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren ve eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, Mustafa Zümre'nin kiraladığı evde Bekir kod adlı kişinin kendileriyle ilgilendiğini söyledi. Bu konudaki tanık beyanlarını kabul etmiyorum."

ByLock kullandığı iddialarını da reddeden Kişi'ye Mahkeme Başkanı Yusuf Sevimli, "Kazakistan'a ne için gittin? Daha önce o bölgeye gitmiş miydin?" sorusunu yöneltti.

Kişi, önce Kırgızistan'a gittiğini belirterek, "Kazakistan'a gidecekken yakalandım. Daha önce Kazakistan'a gitmemiştim. Vizesiz olmasından ve hayatın ucuz olmasından dolayı o bölgeye gitmek istedim. Ben gittikten sonra ailem de oraya geldi. Darbe girişimiyle alakam yok." dedi.

Duruşmada darbeciler tarafından gözaltına alınan amiralleri İstanbul'a götüren askeri cezaevi nakil aracının şoförü tutuksuz sanık eski uzman çavuş Mustafa Dikme, darbeci firari amiralleri kiraladığı evde sakladığı iddia edilen üniversite öğrencisi tutuksuz sanık İclal Altın ile diğer bir tutuksuz sanık eski Donanma Komutanlığı Lojistik Destek Gemileri Komodoru Kurmay Albay Bahadır Gündoğdu esasa ilişkin savunmalarını yaptı.

Söz verilen sanıklar tahliyelerini ve beraatlerini talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanıklardan Dikme ve Gündoğdu hakkında uygulanan adli kontrol tedbirini aksatmadıkları, savunmaları da alındığından bu tedbirin kaldırılmasına, diğer tutuksuz sanık Altın'ın ise yurt dışına çıkış yasağının öğrenim hayatı için arz ettiği önem ve savunmasını yapmasından dolayı kaldırılmasına karar verdi.

Heyet, diğer sanıkların dinlenilmesi için duruşmayı 8 Mayıs'a erteledi.

  • Mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın açıkladığı mütalaada, tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma ve eski Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe'nin de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında, "Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Mütalaada, 5 sanığın "terör örgütüne üye olmak", bir sanığın da firari darbeci amirallerin saklanmasına yardım etmek suçundan cezalandırılmasını talep edildi.

İki sanığın, hakkındaki tüm suçlamalardan beraatine karar verilmesi istenen mütalaada, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın da aralarında bulunduğu tüm firari sanıklar ile bu dosyada yargılanan diğer 8 sanık olmak üzere 21 sanığın dosyasının, kovuşturma ve dijital inceleme işlemleri tamamlanamadığı için tefrik edilmesi talebinde bulunuldu.

  • İddianameden

İddianamede, firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıldan 36 yıl altışar ay, diğer sanıklar hakkında da 7 yıl 6 aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Donanma Komutanlığı'ndaki darbe girişimi davası kararına onama

KOCAELİ (AA) – Kocaeli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin yerel mahkemenin 44 sanık hakkındaki mahkumiyet ve 8 sanık hakkındaki beraat kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onandı.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016'da, Donanma Komutanlığındaki eylemlerle ilgili 23 sanığın "ağırlaştırılmış müebbet", 13'ünün "müebbet", 8 sanığı ise çeşitli suçlardan 5 yıl ila 17 yıl arasında değişen sürelerle hapisle cezalandırılması ve 9'unun beraati yönündeki kararına ilişkin istinaf başvurusu karara bağlandı.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin 44 sanık hakkındaki mahkumiyet ve 8 sanık hakkındaki beraat kararını onadı ve tutuklu sanıkların bu halinin devamına hükmetti.

Sanık Birkan Özkan hakkında ise "Anayasayı ihlal", "silahlı terör örgütüne üye olmak ve yönetmek" ile "kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik istinaf istemlerinin
incelenmesi için dosyasının ayrılmasına ve yeniden incelenmesine karar verildi.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, sanıklardan eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem ve eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan'ın, "hürriyeti tahdit" suçlarından beraat, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi''nce aynı suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almaları nedeniyle yerel mahkemenin burada açılan davanın reddi ile bu kişilerin dosyalarının Ankara'ya gönderilmesi kararını da onadı.

Kararın gerekçesinde, ilk derece mahkemesinin verdiği hükmün esas ve usul yönünden hukuka aykırılığının bulunmadığı belirtildi.

Yargılama aşamasında herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından ise değerlendirmenin yerinde olduğu vurgulanan kararda, eylemin doğru nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tanımına uyduğu kaydedildi.

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, bu nedenle sanıkların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği aktarılan kararda, Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararının yerinde olduğu ifade edildi.

Kararda, sanıklar Ali Kocamanoğlu, Hayrettin İmren ve Nazmi Ekici hakkında "Askeri Ceza
Kanunununa muhalefet" suçundan verilen hükümler yönünden CMK'nın 284/1 ve 286/1
maddeleri gereğince "kesin", diğer hükümlere ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine ve düzelterek esastan
reddine dair kararlara karşı ise 15 gün içerisinde CMK'nin 286 ve devamı maddeleri
uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde "temyiz" kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği bildirildi.

  • Davanın geçmişi

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinde "Donanma Komutanlığındaki hareketlilik", "Donanmaya bağlı gemilerin seyre açılması", "Cengiz Topel Deniz Hava Üs Komutanlığı" ve "Mahrem imamlar" başlığı altında görülen davanın ilk duruşması, 11 Eylül 2017'de yapıldı.

Davada şimdiye kadar müşteki olan, darbe girişimi sırasında TCG Yavuz Gemisi'nde alıkonulan dönemin Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele ve Komodor Kurmay Albay Levent Kerim Uça, darbeci askerlerin emrine uymadıkları için darbecilerin talimatıyla gözaltına alınan dönemin Harp Filosu Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım ve eski Donanma Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal ile 100'den fazla kişi "tanık" olarak dinlenildi.

  • Mütalaada 51 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebi

Cumhuriyet savcısı Bülent Elmas, 17 Temmuz 2018'de 55 sanıkla ilgili esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Mütalaada, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren ve eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici ile kurmay albayların da aralarında bulunduğu 51 sanık hakkında, "Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Veysel Kösele ile Komodor Levent Kerim Uça'nın derdest edildiği TCG Yavuz Gemisi Komutanı eski Kurmay Yarbay Sezai Özgür Öztürk ve 15 personeli ile İstanbul Moda açıklarında top atışı yapılan TCG Kemalreis Gemisi Komutanı Yarbay Arif Çırtlık, TCG Turgutreis Gemisi 2. Komutanı Kurmay Yarbay Ali Kocamanoğlu, TCG Salihreis Gemisi 2. Komutanı Sami Tulgar, TCG Oruçreis Gemisi 2. Komutanı Özgür Gencer, bu suçtan cezalandırılmaları istenen sanıklar arasında yer aldı.

Sanıklardan eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem ve eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan'ın, "hürriyeti tahdit" suçlarından beraati istenen mütalaada, bu kişilerin dosyalarının, Ankara'ya gönderilmesi öngörüldü.

Eski Tuğamiral Hayrettin İmren'in "mahrem abisi" olduğu iddia edilen Aytekin Tekin ile eski Genelkurmay Konsept Teşkilat ve Harbe Hazırlık Daire Başkanı Gürel Kaynak'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan cezalandırılması istenen mütalaada, firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ve tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu 35 sanığın dosyasının, delil toplama süreci ve kamera kayıtları incelemesinin henüz tamamlanmaması dolayısıyla ayrılması talebinde bulunuldu.

  • Mahkemenin esasa ilişkin kararı

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince 25 Ekim 2018'de karara bağlanan dava kapsamında, 23 sanığın "ağırlaştırılmış müebbet", 13'ünün "müebbet", 8 sanığı ise çeşitli suçlardan 5 yıl ila 17 yıl arasında değişen sürelerle hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi.

Mahkeme, sanıklardan eski tuğamiral Hayrettin İmren'e "Anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile "hürriyeti tahdit" suçundan toplam 93 yıl, aynı suçlardan eski tuğamiral Nazmi Ekici'yi ağırlaştırılmış müebbet ile 27 yıl, 13 sanık hakkında ise müebbet hapis cezası verdi.

"Anayasayı ihlal" ve "hürriyeti tahdit" suçlarından eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Kurmay Albay Muharrem Aslan ağırlaştırılmış müebbet ve 75 yıl, eski 5. Muhrip Filotillası Komodoru Kurmay Albay Önder Öngör ağırlaştırılmış müebbet ve 8 yıl, İmren'in eski emir astsubayı İsmet Coşkun ağırlaştırılmış müebbet ve 45 yıl, eski Yüzbaşı Harun İlaslan ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıl, eski Güvenlik Tabur Komutanlığı Fiziki Güvenlik Subayı Üsteğmen Ahmet Aykut Şevik ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıl, eski TCG Yavuz Gemisinin Komutanı Kurmay Yarbay Sezayi Özgür Öztürk ağırlaştırılmış müebbet ve 62 yıl 3 ay, 2. Komutanı Kurmay Yarbay Meftun Metin ağırlaştırılmış müebbet ve 52 yıl 6 ay, Harekat Subayı Kurmay Binbaşı Fatih Dalkıran ağırlaştırılmış müebbet ve 42 yıl 9 ay, Savaş Harekat Merkezi Subayı Üsteğmen Ömer Faruk Avcı ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl, Silah Elektronik Subayı Teğmen Murad Hüdavendigar Bozik ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıl 3 ay hapse mahkum edildi.

Eski Harp Filosu Komutanlığı Kurmay Başkanı Murat Erdem, eski Harekat Başkanı Kurmay Albay Mustafa Bardakçı, eski TCG Turgutreis Gemisi 2. Komutanı Kurmay Yarbay Ali Kocamanoğlu, TCG Kemalreis Savaş Gemisi Komutan Vekili Kurmay Yarbay Arif Çırtlık, eski TCG Salihreis Gemisi 2. Komutanı Sami Tulgar ile "mahrem imamlar" Oktay Aygün, Yakup Dalkılıç, Ümit Kol, Emrah Çoban, Mehmet Sarı, Enver Kılıç da "Anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.

Mahkeme heyeti, ayrıca tutuksuz 7 sanığın delil yetersizliğinden beraatine, 2 sanığa da ceza verilmesine yer oladığına hükmetti.

Heyet, sanıklardan eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem ve eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan'ın, "hürriyeti tahdit" suçlarından beraatına, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi''nce aynı suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almaları nedeniyle burada açılan davanın reddine karar vererek, bu kişilerin dosyalarının Ankara'ya gönderilmesini kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti ayrıca firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ve tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu 35 sanığın dosyasının, delil toplama süreci ve kamera kayıtları incelemesinin henüz tamamlanmaması nedeniyle ayrılmasına karar verdi.

  • İddianameden

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 1 numaralı şüpheli olduğu iddianamede, eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan, eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay, eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma, eski Genelkurmay Konsept Teşkilat ve Harbe Hazırlık Daire Başkanı Gürel Kaynak, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Muharrem Aslan, eski Harp Filosu Komutanlığı Kurmay Başkanı Murat Erdem ile Donanma Komutanlığında görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18 sivil ve 1 asker öğretmenin de aralarında yer aldığı 90 sanık yer aldı.

İddianamede, terör örgütü elebaşı Gülen hakkında, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

Şüpheli askerlerle irtibatlı olan, onları darbe toplantılarına götüren ve kaçtıkları dönemde saklayan, Donanma Komutanlığında görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18'i sivil, 1'i asker öğretmen ile Donanma Komutanlığında darbe girişimini yönettiği belirtilen tutuklu sanıklar Hakan Üstem, Hayrettin İmren, Ömer Faruk Harmancık, Nazmi Ekici, Süleyman Yarayan, Tezcan Kızılelma, Gürel Kaynak, Muharrem Aslan ve Murat Erdem ile firari sanık Ayhan Bay hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl altışar aya kadar hapis cezası istenen iddianamede, diğer sanıkların ise ağırlaştırılmış müebbet ile 7 yıl 6 aydan 29'ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Donanma Komutanlığındaki darbe girişimi davası

KOCAELİ (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada dosyaları ayrılan 6'sı tutuklu, 13'ü firari 35 sanığın yargılandığı davanın duruşması başladı.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince, Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklarla avukatları ve yakınları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı adına avukat Halit Çokan'ın da hazır bulunduğu duruşmayı, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar da takip ediyor.

Polis ve jandarma ekiplerinin duruşma salonu çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı davayı takip etmek isteyen vatandaşlar, X-Ray cihazları ve arama noktalarından geçirilerek salona alındı.

Akredite edilen gazeteciler de kendilerine ayrılan bölümde duruşmayı takip ederken, salona, ses ve görüntü kaydı yapabilen cihazlar alınmadı.

Duruşma, cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın 15 Nisan'da açıkladığı mütalaaya karşı sanıkların savunmasıyla sürüyor.

  • Mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın açıkladığı mütalaada, tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma ve eski Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe'nin de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında, "Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Mütalaada, 5 sanığın "terör örgütüne üye olmak", bir sanığın da firari darbeci amirallerin saklanmasına yardım etmek suçundan cezalandırılmasını talep edildi.

İki sanığın, hakkındaki tüm suçlamalardan beraatine karar verilmesi istenen mütalaada, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın da aralarında bulunduğu tüm firari sanıklar ile bu dosyada yargılanan diğer 8 sanık olmak üzere 21 sanığın dosyasının, kovuşturma ve dijital inceleme işlemleri tamamlanamadığı için tefrik edilmesi talebinde bulunuldu.

  • İddianameden

İddianamede, firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıldan 36 yıl altışar ay, diğer sanıklar hakkında da 7 yıl 6 aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapis cezası isteniyor.

“Venezuela'ya yönelik baskı ve ambargo siyaseti sürecek”

ANKARA (AA) – SİNAN DOĞAN – Venezuela'daki darbe girişimine yönelik son gelişmeleri değerlendiren uzmanlar, ABD'nin askeri müdahale seçeneğinin zayıf bir ihtimal olduğunu ancak Venezuela'ya yönelik baskı ve ambargo siyasetinin devam edeceğini belirtti.

Venezuela'daki süreçle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Latin Amerika uzmanı Hüsamettin Aslan, "ABD, Venezuela'ya yönelik darbe girişimini, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu destekleyen halkın ve ordunun tavrını ölçmek için yapmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Darbeye karşı ilk açıklamaların Savunma Bakanlığından, eski ordu mensubu ve eski Meclis Başkanı Diosdado Cabello'dan geldiğine dikkati çeken Aslan, "İdeolojik anlamda sağlam bir duruş sergilense de Maduro, toplumsal desteğini her geçen gün yitiriyor." dedi.

Maduro'nun geleceğinin sadece muhalifler değil, kendi taraftarları tarafından da tartışılmaya başlandığını söyleyen Aslan, Maduro'nun 21'inci darbe girişimini de atlattığını ancak bunun, krizin bittiği anlamına gelmediğini belirtti.

Venezuela'nın geleceğiyle ilgili dört senaryo yazılabileceğine dikkati çeken Aslan, bunları şöyle sıraladı:

"Birincisi, Maduro'nun görevini 2025 yılına kadar sürdürmesi. İkincisi, Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido'nun ve muhaliflerin silahlı silahsız veya para karşılığında istihbaratçı ya da askerleri kendi safına çekerek yönetimi devralması. Üçüncüsü, Venezuela Silahlı Kuvvetlerinin bir askeri darbe yaparak Guaido-Maduro tercihinden kurtulması. Son olarak da Sosyalist Partinin içerisinden bir figürün Maduro'nun yerini alarak yumuşak bir geçişin sağlanmasıdır."

  • "ABD Latin NATO'su oluşturabilir"

Aslan, Washington yönetiminin, menfaatleri garanti altına alındığı sürece yöneticilerin solcu, sağcı, demokrat, diktatör veya asker olmasına önem vermeyeceğini belirtti

ABD'nin Brezilya ve Kolombiya ordularını Venezuela'ya müdahale etmek amacıyla kullanarak "Latin NATO'su" oluşturabileceği yorumunu yapan Aslan, "Washington, Orta Doğu ve Afrika'da yaptığı gibi silahlı kolektif bir güç oluşturabilir." dedi.

  • "Darbe teşebbüsü Maduro'yu Rusya'nın kucağına itti"

Uluslararası İlişkiler uzmanı Doç. Dr. Mehmet Özkan da darbenin engellenmesine rağmen Maduro'nun bu süreçten gücünü kaybederek çıktığını söyledi.

ABD'nin desteklediği darbe girişimine Özel Kuvvetler Komutanının destek verdiğini anımsatan Özkan, "Bu, Maduro'nun ordunun tam desteğine sahip olmadığının göstergesidir. Bundan sonra Rusya'nın desteğine daha fazla ihtiyaç duyan bir Maduro var. Bu darbe teşebbüsü Maduro'ya zaman kazandırdı ancak Rusya'nın kucağına daha fazla itti. Maduro, 30 Nisan'a göre bugün daha zayıf." diye konuştu.

  • "Venezuela'daki kriz her geçen gün daha da derinleşiyor"

    ABD'nin yakın coğrafyasında Suriye ve Libya benzeri bir ülke istememesi nedeniyle askeri müdahalede bulunmayacağını belirten Özkan, ancak mecbur kalması durumunda sınırlı müdahalede bulunabileceğini kaydetti.

Özkan, "ABD, Maduro hükümetini devirmek için her türlü ekonomik ve siyasi baskı mekanizmalarını artıracaktır. Venezuela'daki kriz her geçen gün daha da derinleşiyor." ifadesini kullandı.

  • "ABD'nin Maduro’ya karşı kullanabileceği araçlardan biri bertaraf edildi"

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Veysel Kurt ise askeri darbe girişiminin başarısız olmasının Maduro'nun elini güçlendirdiği yorumunda bulundu.

Venezuela'da olası bir iktidar değişimi için ordu içerisinden Maduro'ya yönelik kullanılabilecek en önemli unsurlardan askeri darbe girişiminin bertaraf edildiğine dikkati çeken Kurt, "Bundan sonra ordu içinden herhangi bir fraksiyonun darbe girişimine kalkışması oldukça zordur." diye konuştu.

Kurt, ABD'nin doğrudan kendi gücünü kullanarak aktif müdahaleden kaçınan bir politika izlediğini kaydederek, ABD'nin Venezuela'ya doğrudan müdahale etmesinin kolay olmadığını dile getirdi.

ABD'li Müslüman vekilden Venezuela'daki darbe girişimine tepki

NEW YORK (AA) – ABD Kongresinin başörtülü ilk Müslüman üyesi Ilhan Omar, "Venezuela'daki durum vahim ve Trump yönetimi bunu daha da kötüleştiriyor. Savaşı değil, diplomasiyi desteklemeliyiz." dedi.

Omar, Venezuela'daki darbe girişimine Twitter hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi.

ABD'nin daha önceki müdahalelerinde yaptığı gibi savaş karşıtlarını "diktatör destekçisi" ve "özgürlük karşıtı" olarak etiketlediğini belirten Omar, "Bu tiyatro metnini Irak'ta gördük. Venezuela'daki durum vahim ve Trump yönetimi bunu daha da kötüleştiriyor. Savaşı değil, diplomasiyi desteklemeliyiz." mesajını paylaştı.

  • Pence'den Omar'ın dünkü açıklamalarına tepki

Öte yandan, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Omar'ın dün ABD'yi Nicolas Maduro yönetimine "zorbalık" yapmakla suçlayarak, "ABD Venezuela'daki yıkıma öncülük ediyor." ifadesini kullanmasına tepki gösterdi.

Omar'ın söz konusu ifadelerinin yer aldığı videoyu Twitter'dan paylaşan Pence, "Venezuelalılar baskıcı bir diktatöre karşı özgürlüklerini savunmak için sokağa çıkarken, Demokrat Kongre üyesi Ilhan Omar sosyalizmi özgürlüğe tercih ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Pence, Trump yönetiminin "özgürlük aşığı" Venezuela halkının yanında durduğunu savundu.

  • Venezuela'daki darbe girişimi

Venezuela'da 23 Ocak'ta kendini devlet başkanı ilan eden Meclis Başkanı Juan Guaido, salı günü sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yayımladığı 3 dakikalık bir videoyla halka ve askerlere sokağa çıkma çağrısı yapmıştı.

Guaido, Caracas'taki La Carlota Hava Üssü yakınında, etrafında bir grup askerle çektiği videoyu Twitter hesabından yayımlamıştı. Başkent Caracas'ta bazı askeri birliklerin yolları kestiği, bazı yollarda da askeri araçların görüldüğü belirtilmişti.

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez ise darbe girişimine karşı koyacaklarını belirterek, "Biz silahlı kuvvetler olarak anayasal düzeni savunmaya yemin ettik. Hain darbe girişimi karşısında teyakkuzdayız. Askeri birliklerde olağan dışı bir durum söz konusu değil, herkes komutanların emrindedir." açıklamasını yapmıştı.

ABD yönetimi ise Guadio ve taraftarlarının darbe girişimine tam destek veren açıklamalar yapmıştı.

Jandarma Genel Komutanlığı darbe davası

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı'ndaki eylemlere ilişkin 245 kişinin yargılandığı davada, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, Mahkeme Başkanı Abdullah Köksal, sanıkların dijital dava dosyasına gelen evrakları okudu.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde ise aylık tutukluluk incelemesi kapsamında sanık ve avukatlarının tahliyeye yönelik talepleri alındı.

Ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tahliye taleplerini reddederek, tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

Duruşmaya 13 Mayıs Pazartesi devam edilecek.

  • 245 sanık yargılanıyor

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığının Beştepe'deki Karargahı'ndaki eylemlere ilişkin 245 kişinin yargılandığı davaya, 6 Kasım 2017'de başlandı.

Bugüne kadar görülen duruşmalarda, sanıkların ilk savunması, 15 Temmuz'da şehit olanların yakınları, gaziler ve darbecilerce alıkonulanlar ile tanık beyanları alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1090 sayfalık iddianamede, sanıkların, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs", "silahlı terör örgütü üyesi olmak", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması", "kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs", "askeri komutanlıkların gasbı", "kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma", "silahlı terör örgütü yöneticisi olmak" ve "sağlık görevlisinin suçu haber vermemesi" suçlarından cezalandırılmaları talep ediliyor.

Akıncı Üssü davası

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 kişinin yargılandığı davada sanıklar, savcının esasa ilişkin mütalaasına karşı savunma yaptı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler Okulundan (MEBS) sanık kursiyer teğmen Lale Işık, savunmasında, silahlı terör örgütü üyesi olmadığını savundu.

Hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Işık, 15 Temmuz akşamında WhatsApp grubuna üstleri tarafından Akıncı Üssü'ne çağrıldıklarına yönelik mesaj geldiğini, ne için gittikleri hakkında ise kendilerine bilgi verilmediğini öne sürdü.

Kız arkadaşının kına gecesindeyken görev emri geldiği için Akıncı Üssü'ne gittiğini belirten Işık, "Silahlı terör örgütü üyesi değilim, darbe girişiminden haberim yoktu. O gece silah da kullanmadım." iddiasını paylaştı.

Darbe faaliyetine karışmadığını ileri süren Işık, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

  • "Bulunduğumuz yerden gitmek istediğimizi söyledik"

Sanık kursiyer teğmen Mehmet Özçete de FETÖ üyesi olmadığını iddia etti.

O gece Akıncı Üssü'ne çağrıldıklarını ama sebebinin söylenmediğini savunan Özçete, şu ifadeleri kullandı:

"Üsse çağrılıp, illegal bir faaliyete alet edildiğimizi anladığımız andan itibaren, okuldaki üstlerimizin emirleri doğrultusunda hareket ettik. Sadece ve sadece onların talimatına uyduk. Olayın illegal olduğunu öğrendiğimizde derhal bulunduğumuz yerden gitmek istediğimizi söyledik. Bunu söyleyince de çok sert bir tepki aldık. İki arkadaşımız sabaha doğru kaçmaya çalıştı. Biz de yakaladığımız ilk fırsatta, bir saatlik yürüyüş sonrasında derhal üssü terk ettik. Nizamiye çıkışındaki polislerin yanına gittik."

Özçete, olay günü Akıncı Üssü'nü, bir kursiyerden beklenmeyen çabayla ve emre uymayıp risk alarak terk ettiğini, bunun da masumiyetinin bir kanıtı olarak görülmesini istedi.

Darbe faaliyetine karışmadığını öne süren Özçete de tahliyesi ve beraatini talep etti.

  • "O gece götürüldüğümüz yerde bekledik"

Sanık kursiyer teğmen İsmail Küçükberber ise 15 Temmuz akşamı saat 22.00'ye doğru bölük komutanı tarafından göreve çağrıldığını söyledi.

"Genelkurmay Başkanı'na saldırıda bulunulduğuna" dair bir şeyler konuşulduğunu iddia eden Küçükberber, "Televizyonda da terör alarmı verildiği şeklinde haberler gördüm. Terör saldırısı olabileceği düşüncesiyle hareket ettim. Teçhizatları aldık ve araçla komutanımızı takip ettik. 4'üncü Ana Jet Üssü'ne giriş yaptık, daha sonra bizi neresi olduğunu bilmediğimiz bir yerde gruplara ayırdılar." diye konuştu.

Birliğe girerken oradaki personel tarafından uyarılmadığını savunan Küçükberber, şunları kaydetti:

"Bilmediğim, bana tebliğ edilmeyen yasağı çiğnemekle suçlanmam mümkün değil. O gece herhangi bir fiilimiz olmadı, götürüldüğümüz yerde bekledik. Gece boyunca Metin Bilgici ve Eren Çalışkan ifadelerinde 141. Filo'ya gelmediklerini söylediler. Ben Akıncı'dayken ne Eren Çalışkan'ı ne de Metin Bilgici'yi gördüm. Bölük astsubayımızın mesajından sonra sabah olmasını ve arkadaşlarımızla buluşup, oradan çıkmaya çalıştığımı defalarca anlattım."

Duruşmaya, öğle arası verildi.