Eski Interpol Başkanının eşi Fransa'dan sığınma istedi

ANKARA (AA) – Çin'de eylül ayında gözaltına alınan eski Interpol Başkanı Mıng Hongvey'in eşi Grace Mıng'in Fransa'dan sığınma talebinde bulunduğu bildirildi.

BBC'nin haberine göre, Interpol'un merkezinin bulunduğu Lyon kentinde yaşayan Grace Mıng, kendisi ve 7 yaşındaki ikiz çocukları için Fransa'dan sığınma istedi.

Grace Mıng, France Inter radyosuna yaptığı açıklamada, kaçırılmaktan korktuğunu belirterek, "Tuhaf telefonlar alıyorum. Arabama bile hasar verildi." dedi.

Çinli bir kadın ile erkeğin kendisini kaldığı otele kadar takip ettiklerini de dile getiren Mıng, güvenlik sebebiyle basına yüzünü göstermiyor.

Interpol'den geçen ekim başında yapılan açıklamada, Interpol Başkanı seçilmeden önce Çin Komünist Partisi'nde önemli görevler üstlenen Mıng Hongvey'in ülkesini ziyaret etmek üzere 29 Eylül'de Fransa'dan ayrıldığı ve bu tarihten beri kendisinden haber alınamadığı bildirilmişti.

Çin Komünist Partisi Merkezi Disiplin ve Denetleme Komisyonu birkaç gün sonra Çin Kamu Güvenliği Bakan Yardımcısı da olan Mıng hakkında yasaları ihlal ettiği şüphesiyle soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.

Interpol, Çin'in soruşturma duyurusunun ardından, Mıng'ın istifa ettiğini açıklamıştı.

Kasım 2016'da Interpol Başkanı seçilen Mıng'ın 2020'ye kadar görevde kalması bekleniyordu.

Çin'in Doğu Türkistan politikalarına tepki

KASTAMONU (AA) – Kastamonu İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Derneği tarafından, Çin'in Doğu Türkistan politikalarına tepki gösterildi.

Dernek başkanı Mücahit Dağdelenoğlu, Nasrullah Meydanı'nda yaptığı basın açıklamasında, Çin'in eğitim kamplarında birçok masum insanın zulüm gördüğünü söyledi.

Çin'in, Müslüman Doğu Türkistan halklarına karşı uyguladığı asimilasyon ve yıldırma politikalarını uzun seneler tüm dünyanın gündeminden sakladığını anlatan Dağdelenoğlu, "Çin'in 'eğitim kampı' olarak adlandırdığı toplama kamplarında 1 ile 3 milyon arası insanın bulunduğu tahmin edilmektedir. 'Tahmin edilmektedir' diyoruz, çünkü Çin bu konuda hiçbir açıklama yapmamaktadır." dedi.

Çin'in bütün Uygurları "suçlu" olarak kabul ettiğini belirten Mücahit Dağdelenoğlu, kamplardan çıkmayı başaranların ifadelerine göre toplama kamplarında işkence yapıldığını ifade etti.

İşkencelerin zihinsel ve fiziksel bozukluklara sebep olduğunu aktaran Dağdelenoğlu, "Çoğu zaman da ölümle sonuçlanmaktadır. Bazı insan hakları örgütlerinin bilgilerine göre, Doğu Türkistan'da Çin yönetimi tarafından kurulan 16 toplama kampı bulunmaktadır." diye konuştu.

Basın açıklamasına, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Çin'de eski Komünist Parti yetkilisi idam edildi

ANKARA (AA) – Çin'de, "uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığından" suçlu bulunan eski Komünist Parti yetkilisi idam edildi.

BBC'nin haberine göre, Komünist Partinin geçmişte Guangdong'a bağlı Boşe köyü sorumlusu olan Say Dongcia, 2016'da uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığının yanı sıra suçluları saklamaktan idama mahkum edildi.

Aralık 2013'te Çin elit paramilis güçlerinin düzenlediği operasyonda yakalanan ve Çin basınında "köyün babası" olarak anılan Say'ın cezasının infaz edildiği belirtildi.

Yetkililer, operasyonun düzenlediği dönemde Boşe köyünde ailelerin yüzde 20'sinin uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığı yaptığını belirtiyor.

Yaklaşık 3 bin güvenlik görevlisinin katıldığı operasyonda, 3 ton kristal metamfetamin ile 500 kilogram ketamin ele geçirilmiş, Say dahil 180'den fazla kişi yakalanmıştı.

Bakan Albayrak'tan Çin ve Güney Kore mesajı

ANTALYA (AA) – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Küresel finansal enstrüman çeşitliliğini artırma noktasında çok yakında Japon yeni cinsinden Samuray bono ihracıyla alakalı görüşmelere başladık. İnşallah bunu da hayata geçireceğiz." dedi.

Albayrak, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen "Adım Adım Ekonomi Antalya" toplantısında konuştu.

Bir yıllık tahvil faizi ocak ayı başında yüzde 27 seviyesindeyken ayın 15'indeki ihalede yüzde 18,98'lere düştüğünü belirten Albayrak, "Bu senetlerin ikinci el piyasasının özellikle gösterge, kağıt denilen iki yıllık devlet tahvil faiz oranı dün 18,22'ye düştü. Bu çok ciddi bir iyileşmedir. Yeterli mi? değil. Daha üç ay önce ne konuşuluyordu, 40-50'ler. 40'lar, 30'lar, 20'ler, 10'lara düştük ama yetmez, çünkü üretici, iş dünyası maliyet daha da düşürülsün istiyor. İnşallah bunu tek haneli rakamlara, daha da iyi olacak şekilde kararlı bir şekilde düşürmeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Bakan Albayrak, bu iyileşmelerin iş dünyasından esnafa sanayiciye kadar herkes tarafından hissedilmeye başlandığını, daha da fazla hissedileceğini dile getirdi.

"Bunun yanında, küresel finansal enstrüman çeşitliliğini artırma noktasında çok yakında Japon yeni cinsinden Samuray bono ihracıyla alakalı görüşmelere başladık. İnşallah bunu da hayata geçireceğiz." diyen Albayrak, şöyle devam etti:

"Sağlıklı, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için Yeni Ekonomi Programı'nda (YEP) önümüzdeki birkaç yıl potansiyel büyümemizin biraz altında büyüme beklentisi ortaya koyduk. Bu anlamda ilk önceliğimizi ekonomideki kırılganlıkları bertaraf etmek hedefi olarak ortaya koyduk. Bölgesel, küresel ne olursa olsun öyle güçlü bir bilançoya, ekonomiye sahip olmamız lazım ki kırılganlıkları bertaraf edelim. Ne yaşanırsa yaşansın Türkiye'nin bu süreçlerden minimum etkilenecek noktaya gelmesi için işte ülkemizin üretim kapasitesinin, iş gücü verimliliğinin artırılmasına ve gelir dağılımının daha da iyileştirilmesine yönelik birçok politika ve tedbiri ortaya koyduk. İş gücü niteliğinin artırılması ve üretim yöntemlerinin küresel teknolojik gelişmelere uyumlu hale getirilmesi, böylece toplam faktör verimliliği artışı sağlanmasını öncelikli noktalardan biri olarak görüyoruz."

YEP'in temel ilkelerden birinin değişim olduğuna işaret eden Albayrak, "Ülkemizin üretim ve ihracat yelpazesinde yüksek katma değerli ürünlerin payının artırılması yönünde bir yapılandırma sürecine başladık. İşte bu değişim idealiyle resme baktığımızda bugün sanayicimizin, KOBİ'mizin, esnafımızın finansal yapılarını daha da güçlü kılmak en öncelikli alanlardan biri." diye konuştu.

  • "Antalya dinamo şehir"

Albayrak, Antalya'nın bu hedefler noktasında dinamo şehirlerden biri olduğunu, özellikle turizmde dünyanın en önemli şehirleri arasında yer aldığını ifade etti.

Kentin özellikle gelişmiş seracılık imkanlarıyla hem Türkiye'nin hem de dış dünyanın tarımsal ürün ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük rol oynadığına dikkati çeken Albayrak, şunları söyledi:

"Başta Antalya olmak üzere bölge için çok önemli bir yer tutan seracılıkla ilgili kapasite ve altyapıların gelişim ve dönüşümünü sağlayacak çok önemli bir çalışmayı da bu hafta gıda komitesi toplantımızda başlattık ve çok yakın bir dönemde açıklayacağız. Antalya başta olmak üzere Akdeniz, Ege, diğer bölgelerimizde seracılıkta çok daha büyük bir sıçramaya sebebiyet verecek bir süreci başlatacağız."

Bakan Albayrak, "2019 yılı her alanda, ağustos ve eylül aylarındaki dalgalanmaların sebep olduğu tahribatın etkilerinin giderildiği, dengelenmenin tüm bileşenleriyle kendisini çok daha güçlü bir şekilde hissettirdiği bir yıl olacak. Bu yıl, uluslararası alandaki görünürlüğümüzü ekonomi diplomasi noktasında ortaya koyduğumuz etkinliğin daha da güçlendiği bir yıl olacak. Özellikle, ihracat hedeflerimize ulaşmak için pazar ve ürün çeşitliliğini artırarak, ithal ara madde bağımlılığını azaltma ve katma değeri yüksek ürün üretimini artırmak için sanayi ve ticaret iş birliklerini daha da güçlendirdiğimiz bir dönem olacak." dedi.

  • Çin ve Güney Kore ile ticaret

Albayrak, Türkiye'nin Çin ve Güney Kore ile ticari ilişkilerine değinirken de şunları kaydetti:

"Bakıyoruz Çin, Güney Kore gibi ülkelerle ticaret hacmi iç açıcı değil. Kazan kazan gidiyor olması lazım ama bakıyoruz Türkiye'nin aleyhine bir resim var. O zaman bu resim bundan sonra böyle gitmeyecek, gitmemeli. Ya kazan kazan birlikte kazanacağız ya da başka adımlar atacağız. Sadece bu iki örnekten bahsetmiyorum ama özellikle bu iki ülke örneğinde olduğu gibi Türkiye artık ihracat ve katma değer noktasında kazan kazan bir ticari iş birliği ortaya koymak durumunda. On yıllardır süren bir kazan kazan ilişkisini artık bundan sonra tüm pazarlarda Türkiye'nin üretim ve istihdam potansiyeli, kaliteli ürün çeşitliliği noktasında her alanda dünyayla rekabet edebilir sanayisiyle KOBİ'siyle esnafıyla bu noktaya taşıyacağız.

Bunun yanında Avrupa, Türkiye için birinci öncelik olmaya devam edecek. AB ile ticari, ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi güçlendirmek için çok daha rasyonel, kararlı ve güçlü iş birliği adımları atacağız ve atmayı arzuluyoruz, karşılıklı kazan kazan ilişkisini daha ileriye taşıyacağız."

(Bitti)

Kırgızistan'da “Çin” protestosu

BİŞKEK (AA) – Kırgızistan'da bir grup, ülkede artan Çin etkisinin engellenmesi için eylem yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınındaki meydanda toplanan 200 kişilik grup, Çin'i protesto etti.

Ülkede "Çin etkisinin" arttığını ileri süren göstericiler, Kırgızistan'ın Çin'e olan ekonomik bağımlılığının giderek arttığını söyledi.

Göstericiler, hükümetten, ülkedeki Çinli işçi sayısının azaltılmasını, Kırgız kızların Çinlilerle evlenmesinin önlenmesini, kaçak Çinl işçileri çalıştıran işletmelerin ortaya çıkarılması ve Çin'den alınan kredilerin kontrol edilmesini talep etti.

Gösterilerini sonlandırmaları için eylemcileri uyaran polis, trafik akışını engelledikleri gerekçesiyle bazı göstericileri gözaltına aldı.

Kırgızistan hükümeti, ülkede yaklaşık 12 bin Çin vatandaşına oturma izni verildiğini ve bunlardan yaklaşık 9,5 binin çalışma iznine sahip olduğunu açıklamıştı.

Çin’den ABD’nin “çip tasarısına” tepki

PEKİN (AA) – Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’li senatörlerin ülkelerininin yasalarını çiğneyen Çinli teknoloji firmalarına ABD malı çip ve komponent satışını engellemeyi amaçlayan tasarı hazırlığına tepki gösterdi.

Bakanlık Sözcüsü Hua Çunying başkent Pekin’de düzenlediği günlük basın toplantısında ABDli senatörlerin teknoloji devi Huawei başta olmak üzere ABD yasalarını çiğneyen Çinli teknoloji firmalarına ABD malı çip ve komponent satışını engelleyen tasarına teklifine ilişkin, "ABD tarafından birilerinin aşırı derece saldırganlık ve öz güven yoksunluğu gösterisi" ifadelerini kullandı.

"Tüm dünyanın ABD'nin gerçek niyetinin devlet mekanizmalarını kullanarak Çin'in yüksek teknoloji şirketlerini engellemek ve baskı altına almak olduğunu açıkça gördüğünü" belirten Hua, "ABD'nin ilgili senatörlerini Çin şirketlerine baskı yapmayı bırakmaya, ilgili tasarın yasalaşmasını durdurmaya ve karşılıklı güven ve iş birliğine faydalı işler yapmaya çağırıyoruz.” diye konuştu.

ABD’de Cumhuriyetçi ve Demokrat bir grup senatör dün başta Huawei ve ZTE olmak üzere ABD yasalarını ihlal eden Çinli firmalara komponent satışını yasaklamayı hedefleyen bir tasarı sunmuştu.

Tasarı yasalaşması halinde ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu Çinli firmaların ABD menşeili çip ve elektronik komponent alımını yasaklayabilecek.

Huawei’in kurucusu Rın Cıngfey, salı günü yaptığı açıklamada şirketinin Çin tarafından casusluk için kullandığı iddialarını reddetmişti.

Tasarının, Huawei’in kurucusu Rın’ın kızı Mıng Vancou’un Kanada’da tutuklanarak, şartlı serbest bırakılması ile Çin’de idama mahkum edilen Kanada vatandaşı Robert Llyod Schellenberg nedeniyle Çin ve Kanada’nın ilişkilerinin gerildiği bir döneme denk gelmesi dikkati çekti.

Çin ve ABD’nin ticari müzakereleri devam edecek

PEKİN (AA) – Çin Ticaret Bakanlığı, Başbakan Yardımcısı Liu Hı’nın ticari müzakereleri yürütmek üzere ABD’ye gideceğini açıkladı.

Bakanlık Sözcüsü Gao Fıng, başkent Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, Merkezi Maliye ve Ekonomi Liderlik Grubu Ofisi Direktörü ve Başbakan Yardımcısı Liu Hı'nın 30-31 Ocak'ta ABD’ye giderek, ticari sorunlara yönelik müzakereleri yürüteceğini belirtti.

Ziyaretin ABD tarafının davetiyle gerçekleştiğini kaydeden Gao, iki tarafın, müzakerelerle Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Başkanı Donald Trump’ın “önemli fikir birliklerini” ortaklaşa teşvik edeceğini ifade etti.

Çin ve ABD’den üst düzey heyetler Pekin’de 7-9 Ocak tarihlerinde ticari müzakereler için bir araya gelmiş, önceden iki gün olarak planlanan ve iki tarafın ortak kararıyla bir gün daha uzayan müzakereler sonrasında somut bir sonuç açıklanmamıştı.

Söz konusu müzakerelerin Çin-ABD ticari müzakerelerinin karşılıklı endişelerin çözümü için bir zemin oluşturduğu vurgusu yapılırken, iki tarafın heyetlerinin ikili ticaret ve ortak endişe konularının yapısı hakkında kapsamlı, derinlemesine ve detaylı fikir alışverişinde bulundukları kaydedilmişti.

Bakan yardımcıları seviyesinde ayarlanan müzakerelere Çin Başbakan Yadımcısı Liu ve Ticaret Bakanı Cong Şan'ın eşlik ettiği basına yansımış ve bu durum Çin'in müzakerelere yönelik "samimiyeti" olarak yorumlanmıştı.

ABD Başkanı Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi, Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında yaptıkları görüşmede, ülkeleri arasında bir süredir devam eden "ticaret savaşı"nın yeni tarifelerle büyümesini önleyecek 90 günlük "ateşkes" üzerinde mutabık kalmıştı.


Washington yönetiminin 200 milyar dolarlık Çin ürününe uyguladığı gümrük vergisi oranını 1 Ocak 2019 itibarıyla yüzde 10'dan yüzde 25'e yükseltme kararını askıya almasını sağlayacak "ateşkes", tarafların birbirlerine karşı yeni gümrük vergileri getirmelerinin de önüne geçmişti.


Çin de buna karşılık ABD'den ithal edilen otomotiv ve otomotiv yedek parçalarına getirdiği vergileri düşürdüğünü açıklamıştı.

Sri Lanka dış borçlarını ödeyebilmek için Çin'den kredi istedi

COLOMBO (AA) – Güney Asya ülkesi Sri Lanka'da hükümetin, bu yıl yapılacak dış borç ödemeleri için Çin'den kredi istediği belirtildi.

Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada, Bank of China'dan 300 milyon dolar kredi almak üzere görüşmeler yürütüleceği ifade edildi.

Bakanlığın, 3 yıl vadeli olması planlanan kredi için yapılacak görüşmeleri yürütmek üzere 3 kişilik bir heyet görevlendirdiği bildirildi.

Yaklaşık 21 milyon nüfusa sahip ada ülkesinin bu yıl içinde 5,9 milyar dolar dış borç ödemesi gerektiği, bu borçların yüzde 40'ının vadesinin yılın ilk 3 ayında dolacağı kaydedildi.

  • Dış borcun büyük bölümü Çin'e

Sri Lanka'nın dış borç yükümlülüklerinin büyük bölümünü yine Çin'den alınan krediler oluşturuyor. Pekin yönetimi, İpek Yolu ve Kuşağı Projesi kapsamında ülkede önemli liman, havaalanı ve otoyol projelerine yatırım yapıyor.

Devlet Başkanı Maithripala Sirisena, önceki hükümetleri, gereksiz altyapı projeleriyle ülkeyi Çin finansmanına bağımlı hale getirmekle eleştirmiş ancak ekonomik baskılar nedeniyle bu projeleri sürdürmek zorunda kalmıştı.

Sri Lanka, liman inşaatı projesi için Çin'den aldığı 1,4 milyar dolar tutarındaki krediyi geri ödeyemediği için 2017'de stratejik limanını Çin hükümetine borcuna karşılık olarak 99 yıllığına kiralamayı kabul etmişti.

NASA Ay misyonu için Çin'den yardım talep etmiş

ANKARA (AA) – Çinli gökbilimciler Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı'nın (NASA) Ay'ın karanlık yüzüne yapacağı sefer için Çin'in yardımına başvurduğunu açıkladı.

"South China Morning Post" gazetesinde yer alan habere göre, Çin'in Ay misyonunun Baş Bilim İnsanı Vu Veyrın, NASA uzmanlarının ayın karanlık yüzüne iniş yapan Çang'ı-4 uzay aracını ve Çüeçiao aktarım uydusunu ABD'nin Ay'ın karanlık yüzüne yapacağı seferde kullanmak için talepte bulunduğunu belirtti.

NASA uzmanlarının söz konusu talebi birkaç yıl önce uluslararası konferansta kendilerine ilettiğini vurgulayan Vu, uzmanların Çüeçiao aktarım uydusunun operasyon süresinin uzatılmasını ve Çang'ı-4 uzay aracı üzerine NASA'ya ait bir işaretçi cihaz yerleştirilmesini istediğini aktardı.

Vu, Amerikaların söz konusu donanımları Ay'ın karanlık yüzüne düzenleyecekleri kendi seferlerinin detaylarını planlamak amacıyla kullanmak istediklerini bildirdi.

ABD yasaları Çin ile uzay alanındaki iş birliği yapılmasını yasaklıyor. Olası teknik iş birliği için ABD Kongresi'nin onayı gerekiyor.

Çang'ı-4 insansız keşif aracı 3 Ocak'ta Ay'ın karanlık tarafına yumuşak iniş yapmıştı.

Ay'a gönderilen tohumlar filizlendi

ANKARA (AA) – Çin'in ay başında Ay'ın karanlık yüzüne inen keşif aracı Çang'ı-4'ün, Dünya'nın uydusuna götürdüğü tohumlar filizlendi.

Komünist Parti'nin yayın organı Halkın Günlüğü gazetesinin Çin Ulusal Uzay İdaresi'ne dayandırdığı habere göre, Çang'ı-4'ün Ay'a götürdüğü pamuk tohumları filiz verdi.

Gazete, pamuk filizlerinin görüntüsünü Twitter üzerinden paylaştı ve "İnsanoğlunun Ay'daki ilk biyolojik deneyi tamamlandı" ifadesini kullandı.

Keşif aracında suni bir ortamın yaratıldığı kapalı kutunun içinde bulunan tohumların, Dünya'daki kontrol merkezinden sulama komutu gittikten sonra filizlendiği belirtildi.

Çang'ı-4, Ay'a pamuğun yanı sıra patates tohumu, maya ve meyve sineği yumurtaları içeren toprak götürmüştü.

Astronotlar yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (UUİ) bitki yetiştiriyor ancak Ay'da bugüne kadar böyle bir deney yapılmamıştı. Deney, astronotların yer alacağı uzun süreli uzay keşifleri açısından önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.

Şinhua ajansı da Çang'ı-4'ün bugüne kadar Dünya'ya 170 kadar fotoğraf gönderdiğini duyurdu.

İnsansız keşif aracı Çang'ı-4, 3 Ocak'ta Ay'ın dünyadan görünmeyen karanlık yüzüne inmişti. Çang'ı-4'ün Ay'ın karanlık yüzeyinde yapacağı incelemeler, derin uzay araştırmaları için dönüm noktası olarak görülüyor.

Ay, radyo sinyallerinin karanlık tarafa erişimini engellediği için o bölgeyle dünya arasında doğrudan iletişim kurulamıyor. Çin Ulusal Uzay İdaresi, bu engeli ortadan kaldırmak ve Çang'ı-4 ile iletişim kurabilmek için Çüeçiao İletişim Uydusu'nu mayıs ayında dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki İkinci Lagrangian (L2) noktasında bulunan yörüngeye göndermişti.