Okçuluk: Dünya Kupası

ANKARA (AA) – Okçulukta Çin'de düzenlenen Dünya Kupası 2. ayak yarışmaları başladı.

Şanghay kentindeki organizasyonda sıralama atışları gerçekleştirildi. Makaralı yay kadınlar kategorisinde yarışan Yeşim Bostan, sıralama atışlarını 702 puanla 2. sırada tamamladı.

Organizasyonda eleme müsabakalarına ise yarın geçilecek.

Dünya Kupası'nın 2. ayağında 38 ülkeden 295 sporcu mücadele ediyor. Türkiye, 12 Mayıs Pazar günü sona erecek organizasyona 14 sporcuyla katılıyor.

Milli takımda yer alan sporcular şunlar:

Klasik yay erkekler: Mete Gazoz, Samet Ak, Fatih Bozlar, Erdal Meriç Dal

Klasik yay kadınlar: Yasemin Ecem Anagöz, Aybüke Aktuna, Gülnaz Büşranur Çoşkun, Sevcan Derin

Makaralı yay erkekler: Evren Çağıran, Süleyman Araz, Muhammed Yetim

Makaralı yay kadınlar: Yeşim Bostan, Gizem Elmaağaçlı, İpek Tomruk

Almanya’dan ABD ve Çin’e “ticaret ihtilaflarını giderin” çağrısı

BERLİN (AA) – Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, Almanya’nın dünyanın iki büyük ekonomisi olan ABD ile Çin arasındaki ticaret ihtilaflarının sona erdirilmesini istediğini belirterek, “Bu ticaret ihtilaflarının giderilebileceğini umuyoruz. Çünkü hiçbiri için olumlu bir sonucu yok.” dedi.

Altmaier, Berlin’de bir konferansta, basın mensuplarının ABD ile Çin arasındaki ticaret ihtilaflarına yönelik sorusu üzerine, açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, cuma akşamı 200 milyar dolarlık Çin ürününe uygulanan yüzde 10'luk gümrük vergisi oranının yüzde 25'e çıkarılacağını açıklaması ile ilgili olarak Altmaier, “tarafların tek taraflı kararları uygulamada dikkatli olması gerekir.” diye konuştu.

  <p>Peter Altmaier, Almanya’nın, dünyanın iki büyük ekonomisi olan ABD ile Çin arasındaki ticaret ihtilaflarının sona erdirilmesini istediğini  belirterek, “ABD ile Çin arasındaki ticaret ihtilaflarının çözülebileceğini umuyoruz. Çünkü hiçbiri için olumlu bir sonucu yok.&quot; ifadelerini kullandı.

Dünyanın kurallara dayalı bir ticaret düzenine ve açık piyasaya ihtiyacı olduğunu belirten Altmaier, "Tüm ülkelerdeki şirketler için eşit şartlı faaliyet alanlarına ihtiyacımız var.” diye konuştu.

  • Trump'un açıklamaları endişe ile izleniyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ile ticaret görüşmelerine ilişkin güven sarsıcı açıklamaları Almanya’da endişe ile izleniyor. Trump’ın amacının Çin’in bir an önce özellikle teknoloji konusunda anlaşmayı imzalamasını sağlamak olduğu ifade edilirken, Avrupa Birliği’nin ABD ile herhangi bir ticaret görüşmesinde nasıl bir hareket tarzı izleyeceğine ilişkin soru işaretleri artıyor. Washington, Brüksel’e tarım sektörünü açması için baskı yaparken, Brüksel ise bunu reddediyor.

Avrupa’da ABD Başkanı Trump’ın kendi ajandası için dünyaya baskı uyguladığı yorumları yapılırken, AB’nin ABD’ye karşı nasıl bir strateji geliştirmesi gerektiği konusu tartışılıyor.

– ABD ve Çin ihtilafı her alanda sürecek

Öte yandan, Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü’ne göre (IfW), Trump’ın ek gümrük vergileri ABD’de tüketicilere zarar verecek

Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü Başkanı Gabriel Felbermayr, yaptığı açıklamada, ABD-Çin arasındaki ihtilafların gelecek on yılda dünya siyasetine egemen olacağını belirterek, “Ve her seviyede olacak, sadece ticarette değil, aynı zamanda askeri olarak da olabilir. Bu dünya hakimiyeti ile ilgili” dedi.

Felbermayr, Avrupa’nın da ABD ve Çin’in gelecek on yıldaki bu çatışması için hazırlıklı olması gerektiğini belirterek, küresel ticarette Avrupa’nın kendi menfaati için çok daha fazlasını yapabileceğine işaret etti.

ABD'den Çin ürünlerine yeni ek vergi

WASHINGTON (AA) – ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü 200 milyar dolarlık Çin ürününe uygulanan yüzde 10'luk gümrük vergisi oranının yüzde 25'e çıkarılacağını açıkladı.

Trump, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Çin, 10 aydır ABD'ye 50 milyar dolar değerindeki yüksek teknoloji ürünlerinde yüzde 25, 200 milyar dolar değerindeki diğer ürünlerinde ise yüzde 10 gümrük vergisi ödüyor." ifadelerini kullandı.

Amerikan ekonomisinde son zamanlarda görülen iyileşmenin, Çin'den alınan bu ek vergilerle sağlandığına dikkati çeken Trump, şunları kaydetti:

"Bu yüzde 10 da cuma günü yüzde 25'e çıkacak. Çin'den gelen 325 milyar dolar değerindeki diğer ürünler halen vergilendirilmiyor ancak yakında yüzde 25 olacak. ABD'ye ödenen vergilerin, Çin tarafından karşılanması sayesinde ürün fiyatları üzerinde çok az etkisi oldu. Çin ile Ticaret Anlaşması devam ediyor ancak tekrar müzakere etmek istemeleri nedeniyle çok yavaş ilerliyor."

Trump, daha önce de yeni ticari anlaşma sağlanmadığı sürece 200 milyar dolarlık Çin ürününe uygulanan yüzde 10'luk gümrük vergisi oranını yüzde 25'e çıkaracağını açıklamıştı.

Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 1 Aralık'ta Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nde bir araya gelmiş, ülkeleri arasında bir süredir devam eden "ticaret savaşı"nın, yeni tarifelerle büyümesini önleyecek 90 günlük "ateşkes" üzerinde mutabık kalmıştı.


Ateşkes kapsamında ABD ve Çin'den üst düzey heyetler, Pekin'de 7-9 Ocak tarihlerinde ticari müzakereler için bir araya gelmiş, önceden iki gün olarak planlanan ve iki tarafın ortak kararıyla bir gün daha uzayan müzakereler sonrasında somut bir sonuç çıkmamıştı.

Irak ve Çin arasındaki ticaret hacmi 30 milyar dolara çıktı

BAĞDAT (AA) – Irak ve Çin arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 30 milyar dolara ulaştı.

Çin'in Bağdat Büyükelçisi Chen Weiqing, Irak'ın resmi gazetesi Es-Sabah'a verdiği demeçte, iki ülke arasındaki ticaret hacminin bir önceki yıla göre 2018'de yüzde 33 artarak 30 milyar dolara çıktığını ifade etti.

Büyükelçi Chen, Irak ve Çin arasındaki ithalat ve ihracatın 2017'de 22,5 milyar dolar olduğunu belirtti.

Bağdat ve Pekin arasında son yıllarda başta ekonomi olmak üzere birçok alanda karşılıklı dönüşümler meydana geldiğini dile getiren Chen, elçiliğin yıllık ortalama 20 bin Iraklıya vize verdiğini de söyledi.

Arakan sorunu ekonomik çıkarların kıskacında

ANKARA (AA) – Kanada Arakan Kalkınma İnisiyatifi (CRDI) Yönetim Kurulu Üyesi Yuriko Cowper-Smith, dünya ülkelerinin bölgedeki ekonomik çıkarları nedeniyle Arakanlı Müslümanlara yönelik katliamlara ve insan hakları ihlallerine sessiz kalmayı tercih ettiğini belirtti.

Konuyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Cowper-Smith, Çin, Hindistan, Rusya, İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin Myanmar hükümeti ile kurduğu stratejik ekonomik ilişkiler nedeniyle Arakan'da yaşananları uluslararası gündeme taşımak istemediğini ifade etti.

Bölgenin iki ekonomik gücü Hindistan ve Çin'in Myanmar'da stratejik ekonomik çıkarları olduğuna dikkati çeken Cowper-Smith, "Myanmar hükümeti yakın zaman önce Pekin yönetimi ile Çin-Myanmar Ekonomik Koridoru (CMEC) projesi için anlaşmaya vardı. Proje, Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifinin parçası olacak." dedi.

Çin'in Yunnan eyaletinden başlayıp Myanmar'ın Mandalay ve Yangon kentlerinden geçecek kara yolu projesinin Arakan eyaleti kıyısındaki Kyaukphyu Özel Ekonomik Bölgesine (SEZ) ulaştığını kaydeden Cowper-Smith, "Ne Hindistan ne de Çin herhangi bir uluslararası müdahaleyle statükoyu bozmak istiyor." ifadesini kullandı.

Cowper-Smith, Çin'in bölgeyle bu stratejik bağının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) aracılığıyla bir çözüme ulaşılmasını olanaksız kıldığını vurguladı.

Suudi Arabistan gibi nüfusunun çoğunluğu Müslüman bir ülkenin bile Myanmar hükümetiyle stratejik ekonomik ilişkileri olduğuna dikkati çeken Cowper-Smith, bu durumun Riyad yönetiminin Myanmar'a karşı tavır almasını engellediğinin altını çizdi.

Cowper-Smith, küresel İslamofobik iklimin ve terör korkusunun yanı sıra uluslararası gözlemcilerin Arakan eyaletine erişiminin olmamasının da yaşananları dünya kamuoyunun gündeminden uzaklaştırdığına işaret etti.

  • Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Arakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve işyeri ateşe verilmişti.

Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemlerini başlatmıştı.

BM'ye göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 745 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Bangladeş, ülkedeki Arakanlı mültecilerin yurtlarına dönüşü için Myanmar ile vardığı anlaşmayı uygulamaktan vazgeçerken, uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti ise Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmedi.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

“Umarım daha fazla Türk genci Çince öğrenir”

ANKARA (AA) – Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Deng Li, Türkiye ve Çin'in yükselişte olan ekonomileri olduğunu belirterek, "Umarım her geçen gün daha fazla Türk genci Çince öğrenmeye başlar ve iki ülke arasındaki iş birliğini pekiştirebilmek için katkıda bulunmaya devam eder." dedi.

"18. Çince Köprüsü Üniversite Öğrenciler Arası Çince Yeterlilik Yarışması"nın Türkiye elemesi Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve ODTÜ Konfüçyus Merkezinin ev sahipliğinde ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlendi.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçiliğinin ana sponsorluğunu üstlendiği yarışmanın açılışında konuşan Büyükelçi Deng, yarışmaya katılmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Akademisyen ve öğretmenlerin çok önemli bir dava için çalıştığına değinen Deng, "Çinde bir atasözü var, 'Öğretmenler insanlık ruhunun mimarıdır.' Burada bulunan bütün öğretmenlere şükranlarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.

Türkiye ve Çin'in yükselişte olan ekonomileri olduğunu dile getiren Deng, şunları kaydetti:

"Umarım her geçen gün daha fazla Türk genci Çince öğrenmeye başlar ve iki ülke arasındaki iş birliğini pekiştirebilmek için katkıda bulunmaya devam eder. İnanıyorum Çin ve Türkiye arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi bu sürece katılanların hayallerini gerçekleştirebilmesi için de çok anlamlı olacaktır."

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök ise yarışmanın dünya çapında, büyük bir etkinlik olduğunu belirterek, programa ev sahipliği yapmaktan memnun olduğunu vurguladı.

Farklı üniversitelerin Konfüçyüs Merkezleri ve Çin Dili ve Edebiyatı bölümlerinde eğitim gören 20 öğrencinin katıldığı yarışmanın Türkiye elemesinde birinciliği İstanbul Üniversitesinden Okan Karaaslan kazanırken, Ankara Üniversitesinden İrem Songül Alagöz ikinci oldu.

Birinci olan öğrenci Çin'deki final yarışmasına katılacak, ikinci de etkinliği izlemek için Çin'e davet edilecek.

Uygurlar üzerinde mobil denetim iddiası

ANKARA (AA) – Çinli otoritelerin, Sincan Uygur Özerk bölgesinde Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik yasa dışı gözetleme ve keyfi tutuklama faaliyetleri için mobil bir uygulama kullandığı bildirildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) yayınladığı raporda, Çinli polislerin Uygurlar üzerinde baskı ve denetimi artırdığına dair yeni kanıtlar sunuldu.

Çin polisinin, Sincan Uygur Özerk bölgesinde Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıkları yasa dışı izleme faaliyetleri çerçevesinde kullandığı mobil uygulamayla bireylerin boy ve kilolarından göz taramalarına kadar kişisel bilgilerini topladığı belirtildi.

Raporda, yetkililerin, uygulama çerçevesinde özellikle 36 davranış biçimini yakından takip ettiği, bunlara, kişinin komşularıyla iletişim kurmaması, ön kapıyı kullanmaması, akıllı telefon sahibi olmaması, camilere bağış yapması ve standart dışı elektrik tüketmesinin dahil olduğu kaydedildi.

Kişisel verilerin yanı sıra şüpheli görülen kişi, araç ve olayların takibinin sağlaması için uygulamadan faydalanıldığı ifade edildi.

Görevlilerin aynı zamanda kişilerin WhatsApp, LINE, Telegram gibi 51 şüpheli uygulamayı kullanıp kullanmadığını da kontrol ettiği vurgulandı.

Raporda, bölgede yaşayanların, aile fertlerinin WhatsApp ya da Virtual Private Network (VPN) gibi uygulamaları yüklemiş oldukları için gözaltına alındığını aktardığına da işaret edildi.

HRW, bir süre önce yayımladığı raporda, son 2 yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda kişinin "önleyici polisiye tedbiri" adı altında suçsuz yere alıkonulduğuna ve siyasi açıdan tehlikeli değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı bulunmaksızın "siyasi eğitim merkezleri" denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği iddialarına yer vermişti.

ABD 2018 İnsan Hakları Raporu'nda Çin yönetiminin Uygur Türklerine uyguladığı baskıya değinilmişti. Raporda, 800 bin ila 2 milyon Uygur, Kazak ve diğer Müslüman gruplardan bireylerin, Çin tarafından tutuklanarak kamplara konulduğu, özellikle Sincan bölgesindekilerin uluslararası hukuka aykırı şekilde "zalimce, insanlık dışı ve aşağılayıcı" muamele veya işkenceye maruz kaldıkları belirtilmişti.

BMGK, JeM örgütünün lideri Mesud Azhar'ı yaptırım listesine aldı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Hindistan ile Pakistan arasındaki gerginliğin tırmanmasına neden olan Cammu Keşmir bölgesindeki saldırıları düzenlediği iddia edilen Ceyş-i Muhammed (JeM) örgütünün lideri Mesud Azhar'ı BM'nin küresel yaptırım listesine ekledi.

ABD, İngiltere ve Fransa, BM Güvenlik Konseyinin DEAŞ ve el-Kaide Yaptırım Komitesi'nden, JeM örgütünün lideri Mesud Azhar'ın yaptırım listesine alınmasını, mal varlığının dondurulmasını, kendisine silah ambargosu ve seyahat yasağı uygulanmasını talep etti.

Bu talebe uzun süre karşı çıkan Çin'in itirazından vazgeçmesi üzerine BM Güvenlik Konseyinin DEAŞ ve el-Kaide Yaptırım Komitesi, Azhar'ı BM'nin küresel yaptırım listesine aldı.

Çin, JeM lideri Azhar'ın 2016 ve 2017 yıllarında yaptırım listesine alınmasını engellemişti. JeM ise 2001 yılında BM Güvenlik Konseyi yaptırım listesine girmişti.

  • Hindistan-Pakistan gerilimi

Hindistan ile Pakistan arasındaki son gerilim, Keşmir'in Hindistan idaresindeki kısmında 14 Şubat'ta polis teşkilatına bağlı milis gücüne yapılan, 44 kişinin öldüğü bombalı saldırıyla başlamıştı.

Yeni Delhi yönetimi, saldırıyla ilgili olarak Pakistan'ı suçlamış, saldırıyı kınayan Pakistan ise suçlamayı reddetmişti.

  • Keşmir sorunu

İngiltere, 1947'de Hindistan'dan çekilirken prenslik şeklinde yönetilen Keşmir'i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Müslüman Keşmir halkı karara karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.

Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde. Bölgenin yüzde 20'sine ise Çin hakim. Hindistan, ele geçirdiği bölgeleri "Cammu Keşmir" eyaleti adı altında kendine bağladı. Cammu Keşmir, halen Hindistan'da Müslüman nüfusun çoğunlukta bulunduğu tek eyalet durumunda. Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e "Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)" ve "Gilgit Baltistan" olarak iki özerk bölge statüsü verdi.

BMGK, 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngördü. Hindistan halk oylamasına sıcak bakmazken, Pakistan BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.

FIBA Kongresi, ağustos ayında Pekin'de toplanacak

ANKARA (AA) – Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Kongresi, 29-30 Ağustos 2019 tarihlerinde Çin'de düzenlenecek.

Türkiye Basketbol Federasyonundan yapılan açıklamada, 29-30 Ağustos tarihlerinde Çin'in başkenti Pekin'de gerçekleştirilecek 21. kongrede, 213 ulusal federasyonu temsil eden delegelerin bir araya geleceği belirtildi.

Etkinlikte, dünya basketbol yönetim organının tüm hedeflerine ulaşma konusunda kaydettiği ilerleme ve yürütülen işler hakkında delegelere bilgi verilecek.

Kongrede, FIBA'nın başkan, sayman ve 13 merkez kurul üyeliği için de seçimler yapılacak.

Mısır ve Çin arasında kredi anlaşması

KAHİRE (AA) – Çin ve Mısır arasında Kahire'nin doğusunda yapımı süren yeni idari başkentte merkezi iş bölgesi inşasında kullanılmak üzere toplam 3 milyar dolarlık kredi anlaşmasının ilk dilimi için imzalar atıldı.

Mısır İskan Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, yeni idari başkentte merkezi iş bölgesi kurulması için kullandırılacak 3 milyar dolarlık kredinin 834 milyon dolarlık ilk dilimi için anlaşmaya varıldı.

Projeye finans sağlayacak Çinli bankalar ile Mısır arasında yapılan kredi anlaşmasının imza töreninde, İskan Bakanı Asım el-Cezzar da hazır bulundu.

İmzası atılan kredinin, yeni idari başkentte 7 gökdelenin proje ve inşasında kullanılacağı kaydedildi.

Bakan Cezzar, çeşitli amaçlarla toplam 20 gökdelen inşasının planlandığını, bunlardan birinin ise 385 metre yüksekliğiyle Afrika'nın en yüksek gökdeleni olacağını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi döneminde, Kahire'nin doğusunda ve Süveyş Kanalı yakınında inşasına başlanan yeni idari başkentin, 6,5 milyon nüfusu barındıracağı belirtiliyor.