Kartal'da çöken bina

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İstanbul Kartal'da çöken ve 21 kişinin hayatını kaybettiği binaya, şu anda Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı olan Mehmet Sekmen'in Kartal Belediye Başkanı olduğu 1994 yılında 3 kat ilave inşaat izni verildiğini öne sürerek, "Facianın davetiyesi, Kartal Belediyesinin 1998'de aldığı emlak vergisiyle başlamıştır." dedi.

Altay, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Kartal'daki Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Daha büyük acıların yaşanmaması için kendisini değerlendirme yapmak zorunda hissettiğini belirten Altay, "Bu, büyük bir acıdır; 'kaza' desen kaza değil, 'doğal afet' desen doğal afet değil. Bu kesinlikle bir ihmal, görev kusuru, umursamazlık ve duyarsızlıktır. Bunun sorumlularının hem siyaseten hem de adli olarak hesap vermeleri gerekir." diye konuştu.

Hikmet Yeşilyurt'a ait binanın 1992'de yapıldığını, zemin dahil 5 kat üzerinden ruhsatlandırıldığını söyleyen Altay, dönemin belediye başkanının da SHP'den seçilen Mehmet Ali Büklü olduğunu ifade etti.

Altay, 1994'te ise günümüzdeki Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'in göreve gelerek, binaya 3 kat daha izin verdiğini iddia etti. Binaya ait Kartal Belediyesi Emlak Vergisi Bildirimi'ni paylaşan Altay, binanın, 1998'de kaçak 3 kat ilave edilerek tamamlandığını ve emlak vergisine tabi tutulduğunu dile getirdi. Engin Altay, "Kartal'da göz göre göre kaçak olarak 3 kat ilave edilen binadan, dönemin belediye başkanı emlak vergisi almaya başlar. Dolayısıyla gayri yasal bir binaya yasal bir zırh büründürür. Böylece facianın da zemini hazırlanmış olur." dedi.

6 Haziran 2018'de İmar Barışı'na dayanak olmak üzere Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği bir yönetmeliğin yayınlandığını hatırlatan Altay, yönetmeliğin 9. maddesiyle devletin sorumluluğu üstünden attığını savundu. CHP Grup Başkanvekili Altay, "Böylece, umarım bir daha gerçekleşmez ama olabilecek bir sürü facianın sorumluluğu vatandaşa yönetmelik marifetiyle yükleniyor." diye konuştu.

  • "Şimdi domates, biber kuyruklarını yaşayacağız"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Altay, tanzim satış uygulamasına ilişkin soru üzerine, "İki kilo domatesten fazla alınamıyorsa 8 kişilik bir ailenin bir akşam menemen yapma şansı bile yok." ifadesini kullandı.

Engin Altay, 1978-1979'da Türkiye'de tanzim satışların olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

"Tanzim satışlar sigara, çimento, benzin, sıvı yağ, zeytinyağı hatta un satarlardı. Neden? Adeta karneye bağlar gibi bu millet geçmişte sigara, çimento, benzin, akaryakıt aldı. O günden bugüne işlerine geldiği zaman 'Nereden nereye' diye hamaset yapanların, tank palet fabrikasını özelleştirip domates ve patatesi devletleştirdiklerine tanıklık ediyoruz. Bu, milletin aklıyla alay etmektir. Benim tabirimle kendi içinde dumur, millet için kambur olmuş sözde Cumhur İttifakı'nın milletin sırtında kalacağı süre 48 günden aşağı düşmüştür. Millet, aklıyla alay edenleri, sırtına kambur olanları 31 Mart'ta doğrulup atacaktır. Eskiden tüp kuyrukları vardı şimdi Türkiye'de domates, biber kuyruklarını yaşayacağız. Bir hükümetin geldiği nokta bakımından son derece düşündürücü ve acı bir durumdur."

"Türkiye'de sizce beka sorunu var mı?" sorusuna Altay, "Türkiye'nin beka sorununu gündeme getirirsen, adama '17 senedir bu ülkeyi kim yönetiyordu?' diye sorarlar. 17 yıldır olmayan beka sorunu eğer bugün var ise ki bizce öyle bir sorun yok, bir tek müsebbibi vardır; Recep Tayyip Erdoğan ve yardımcısı Devlet Bahçeli'dir." karşılığını verdi.

  • "Rahatsızlıklarını dile getirmesi doğal"

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin'in, "Aday belirleme sürecinde liyakat ilkesi bir kenara bırakıldı." sözüne ilişkin değerlendirmesi sorulan Altay, Tekin'in açıklamasını dikkatle okuduğunu, katıldığı hususların olduğunu belirtti.

Gürsel Tekin'in, "sıkı bir CHP'li" olduğuna işaret eden Altay, şöyle konuştu:

"Rahatsızlıklarını dile getirmesi artık doğal. Bizim partide herkes, her aklına geleni medya üzerinden konuşuyor. Her şeye rağmen Gürsel Tekin'in açıklamasının bütününe baktığımızda bu seçimlerde CHP'nin başarısı için elinden geleni yapacağını söylemek suretiyle bir CHP'li olduğunu göstermiştir. Gürsel Tekin'in ortaya koyduğu eleştirilere katılan çok sayıda CHP'li bulabilirsiniz ama her seçim döneminde, aday belirleme sürecinde partinin tamamını da memnun etme imkanı hiç kimse için olmaz. Tablo bundan ibarettir."

  • "Aday değiştirmek onları kurtarmaz"

Cumhur İttifakı'nda seçime kadar bazı adayların değiştirilebileceğine ilişkin iddiaların hatırlatılarak, "Millet İttifakı'nda da böyle bir durum var mı?" sorusu üzerine Altay, şunları kaydetti:

"Dumur ve kambur ittifakı adayları yeniden gözden geçirmeyi düşünüyorsa bizim adayları yeniden gözden geçirmemize gerek yok demektir. Bizim İYİ Parti ile yaptığımız ittifakı, iş birliğini gözden geçirmemizi gerektiren bir hal yok demektir. Çünkü millet CHP-İYİ Parti iş birliğine sahip çıkıyor. Bunu görüyoruz. Dumur ve kambur ittifakı bakımından da korku dağları sarmış, adayları değil genel başkanlarını değiştirseler, bütün kadrolarını değiştirseler sonuç değişmeyecektir.

Ankara seçimi şu anda sonucu belli olan bir seçimdir. Eğer bir aday değişecekse şu anda sonucu belli olan Ankara, Adana, Mersin, Antalya, Eskişehir, İzmir… İstanbul'da kafa kafayayız. Ankara zaten tamam, şubat ayının sonuna doğru İstanbul'u da CHP'nin aldığını herkes tayin ve tespit edecek."

Kahramanmaraş'ta CHP'nin aday tanıtım toplantısı

KAHRAMANMARAŞ (AA) – CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Bu millet, dünyanın gözünü diktiği bu topraklarda bin yıldır bir arada yaşıyorsa ve bu topraklarda gözü olanlara bu toprakları dar ediyorsa bunu milli birliğimize, beraberliğimize borçluyuz." dedi.

Altay, partisince Kahramanmaraş'ta düzenlenen belediye başkan adayı tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, Millet İttifakı'nın en güzel, en pürüzsüz ve en sorunsuz vücut bulduğu yerin Kahramanmaraş olduğunu belirtti.

Türkiye'nin değişik illerinde ufak tefek pürüzler bulunduğunu dile getiren Altay, şimdi yerel siyaset zamanı olduğunu, çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Kimin ne yaptığını milletin gördüğüne ifade eden Altay, "Milleti ben siyasetçi bakımından bir MR cihazına benzetirim. Millet bir MR cihazıdır. Siyasetçi içine girdiği zaman içini dışını, niyetini, enini boyunu her şeyini görür." dedi.

Ayrılıkları bir fenalık ve olumsuzluk olarak görmemek gerektiğini vurgulayan Altay, ayrılıkların zenginlik gibi görülmesi halinde ise Kahramanmaraş olarak, Türkiye olarak hep birlikte huzur, refah ve mutluluğa kavuşulacağını dile getirdi.

Siyasetin 3 amacının bulunduğunu bunun da milletin huzuru, refahı ve mutluluğu olduğunu vurgulayan Altay, şunları kaydetti:

"Siyasette bu üçü varsa siyaset görevini yapıyor demektir. Bu yoksa siyaset mekanizmasında sıkıntı var demektir. Aynı bayrağın altında, aynı geminin içinde, aynı kadere inanmış 82 milyonuz. 82 milyona yönelik siyasi partilerin görüşleri, düşünceleri ve Türkiye'ye çizdikleri istikametler farklı olabilir. Ama inançları siyasetin malzemesi yapmak ayıptır, günahtır. Etnik aidiyeti siyasetin malzemesi yapmak ayıptır. Yerliliği ve milliliği siyasetin malzemesi yapmak ayıptır. Doğru değildir. Milleti ayrıştırmak günahtır. Bu millet, dünyanın gözünü diktiği bu topraklarda bin yıldır bir arada yaşıyorsa ve bu topraklarda gözü olanlara bu toprakları dar ediyorsa bunu milli birliğimize, beraberliğimize borçluyuz."

Altay, bu coğrafyada ve bu vilayette yaşayan herkesi aynı bayrağın altında, aynı geminin içinde, ayın kaderin yolcuları görerek siyasetlerine devam edeceklerini söyledi.

Millet İttifakı'nın Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Öztunç ve ilçe adaylarının konuşmasının ardından, adayların tanıtımı yapıldı.

TBMM Genel Kurulu toplandı

  TBMM (AA) - MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Uygur Türkleri büyük baskı altında yaşıyor. Uygur Türkleri'nin milli şuur direnci yok edilmeye çalışılıyor. Bu kardeşlerimizin talepleri sadece ve sadece insan haklarının garanti altına alınmasıdır. Başka bir talepleri yoktur." dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar Başkanlığında toplandı.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç ve MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan gündem dışı söz aldı.

Gündem dışı konuşmaların ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Doğu Türkistan'daki Uygurlar'a yönelik insan hakları ihlallerine değindi. Uygur Türkleri'nin karşı işlenen işkencelerin devam ettiğini belirterek, "Uygur Türkleri büyük baskı altında yaşıyor. Uygur Türkleri'nin milli şuur direnci yok edilmeye çalışılıyor. Bu kardeşlerimizin talepleri sadece ve sadece insan haklarının garanti alına alınmasıdır. Başka bir talepleri yoktur." diye konuştu.

Akçay, ABD bayrağıyla Uygur Türkleri'nin hak arayışının doğru olmadığını vurgulayarak, konunun ABD ile Çin arasındaki bir enstrümana dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, sahte seçmen kayıtlarına ilişkin iddiaların araştırılması gerektiğine işaret ederek, kamuoyuna yansıyan bilgilerin seçimin meşruiyetini tartışmaya açtığını savundu.

Bilgen, "Bir daireye yüzlerce kişinin kaydedilmesi veya seçmen kaydının silinmesi kabul edilemez bir durumdur. Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması demokrasinin gereğidir." dedi.

Suriye konusunda bilgi kirliliğinin yaşandığını anlatan Bilgen, dış politikanın partilerüstü bir politika ile ele alınması çağrısında bulundu. Kamuoyunun şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bilgen, "Cumhurbaşkanlığı kaynakları ile Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalar taban tabana zıt açıklamalardır. Hükümetin partizan bir yaklaşım içine girmeden hareket etmesi gerekiyor." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Atatürk'ün Annesi Zübeyde Hanım'ı rahmetle anarak, Atatürk'ün sadece Anadolu insanı için değil, bütün insanlık için mücadelesi ile bir emsal teşkil ettiğini kaydetti.

Ergin Altay, Kıbrıs davasının önderlerinden Dr. Fazıl Küçük'ü de rahmetle andı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, fırıncıların ciddi sorunlar ile karşı karşıya kaldığına işaret ederek, fırıncıların ekmek maliyetinin ortaya konularak yeni bir fiyatlandırmaya gidilmesini istediğini, elektrik, su veya başka kalemlerde üretim maliyetini düşürecek bir katkı sağlanması gerektiğini aktardı.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Gazi Mustafa Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ı, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve ünlü şair Nazım Hikmet'i rahmetle andı.

Özkan, Nazım Hikmet'in yaşamı boyunca büyük acılar yaşadığını ifade ederek, "Nazım Hikmet ana vatanından uzakta yaşamak zorunda kalmış, vatan özlemi ile gözlerini yummuştur. AK Parti olarak 17 yıl boyunca birçok anayasal düzenlemeye imza attık. 'Nazım Hikmetler ana vatanından ayrı düşmesin, bir nebze de olsa acıları dinsin' diye anayasal düzenlemeleri gerçekleştirdik." diye konuştu.

Meclis'e yeni dokunulmazlık dosyaları sevk edildi

TBMM (AA) – COŞKUN ERGÜL – CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın da aralarında bulunduğu 9 milletvekiline ait dokunulmazlık dosyaları TBMM Başkanlığına sunuldu.

Altay'ın yanı sıra TBMM Anayasa ve Adalet Karma Komisyonuna sevk edilen Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi düzenlenen milletvekilleri şöyle:

"CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu ve CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır. "

Son gelen 9 fezleke ile Meclis'e ulaşan dosya sayısı ise 140 oldu.

Bu arada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç'un aralarında bulunduğu bazı milletvekillerine ait 70 dokunulmazlık dosyası ise daha önce TBMM Başkanlığına sunulmuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay:

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Sokağa terörü, teröristi, terör örgütünü çağıran, davet eden alçak namert, şerefsizdir. Ancak hak, hukuk ve adalet için en demokratik anayasal talebini kullanmak için sokağa çıkan herkesi terörize edenler de namerttir, alçaktır." dedi.

Altay, Mecliste düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "Teröristlerle el ele kol kola gezme." ifadelerini anımsattı.

Erdoğan için "Bu zatın konusu artık siyasetin değil, psikiyatristin konusudur. Mitomani ve Koprolali tedavisi görmesi lazım. Tedavi görmediği için hastalığı depreşmiş." iddiasında bulunan Altay, "Erdoğan'ı sokak korkusu, sokak paranoyası, sokak sendromu sarmış. Gezi ve Kılıçdaroğlu kabusu ile ruh sağlığı bozulmuş. Siyasetin dilini kirletmek sıradan günlük ve olmazsa olmazı olmuş. Kamplaşmadan, kutuplaşmadan ve ötekileştirmeden medet alan Erdoğan, 31 Martta hiç şüphesiz milletten de gerekli dersi alacaktır." diye konuştu.

Altay, vatandaşların sokağa davet edilmesinin, devlete baş kaldırma olarak görülemeyeceğini, bu yaklaşımın demokrasi ile yönetilen ülkelerde görülmediğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin iç barışına sağlayacağı bir katkısı kalmadığını savundu.

"HDP'lilerin, PKK terör örgütü elebaşı Öcalan için 'sayın' demeye çekinirken, Erdoğan'ın Öcalan'a 'sayın' diye hitap ettiğini" ileri süren Altay, şöyle konuştu:

"Cumhuriyet tarihinde işine geldi mi her türlü terör örgütü ile en mahrem ilişkileri kuran siyasetçi Recep Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan'ın, konjonktürel olarak DAEŞ, FETÖ ve PKK ile mahrem ilişkileri hep olmuştur. Teröristlerle düşüp kalkan birini arıyorsa kendine bakacak. Türkiye'yi tehdit eden üç büyük terör örgütü ile de şu veya bu şekilde geçmişte ilişkisi olan tek siyasetçi Erdoğan'dır. Habur, Oslo, İmralı, Kandil ve Dolmabahçe dahil PKK ile beş ayrı noktada direkt teması olan AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'dır."

  • "Sokaktan diktatörler korkar"

Sokak eylemlerinin demokrasi ve özgürlük olduğunu belirten Altay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hain 15 Temmuz'u bertaraf eden sokağın gücüdür. O'nu FETÖ'cülere karşı kurtaran sokaktır. Sokağa terörü, teröristi, terör örgütünü çağıran, davet eden alçaktır, namerttir, şerefsizdir. Ancak hak hukuk adalet için en demokratik anayasal talebini kullanmak için sokağa çıkan herkesi terörize ve kriminalize edenler de namerttir. Sokak haktır, hürriyettir. Sokaktan diktatörler korkar. Demokrasilerin çalıştığı ülkelerde yöneticiler hiç sokaktan korkar mı? Demokrasi tepki ve protesto rejimidir. Ama demokrasiyi protesto ve tepki rejimi olarak değil de kendile biat, itaat ve ibadet olarak algılayan bir lider ülkeyi yönetiyorsa o lider ve etrafının sokaktan korkması normaldir."

Engin Altay, zamlara karşı da insanların taleplerini sokakta kullanması kadar doğal bir şey olamayacağını ifade ederek, "Sokakları terörize etmekten bazen terör örgütleri sorumlu olduğu gibi bazen de istihbarat örgütleri sorumludur. Yıkmak, kırmak dökmek meşru değildir. Devletin güvenlik kuvvetleri bu noktada elbette gereğini yaparlar. Ama 'hak, adalet ve ekmek' diyen insanlara devletin güvenlik kuvvetleri sadece o sokağı en elverişli şekilde kullanmak için yardımcı olmak zorundalar." diye konuştu.

  • "Gezi çevre hakkı hassasiyeti ile başladı"

Gezi olaylarının masum bir çevre hakkı olarak görülmesi gerektiğini savunan Altay, "Sandıkta yapacaklarımız var, sokakta yapacaklarımız var. Gezi doğa ve çevre hassasiyeti ile başlayan çok iyi niyetli doğa hakkı koruma girişimi iken senin emniyete, adliyeye, orduya çöreklendirdiğin FETÖ teröristleri yangın yerine döndürdü." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'una iki farklı terör örgütü tarafından suikast girişimi yapıldığına dikkati çeken Altay, şunları söyledi:

"Terör ile kol kola olan bir insana iki ayrı terör örgütü suikast girişiminde bulunmaz. Türkiye'de yakın tarihte terör örgütleri tarafından suikast girişiminde bulunulan bir tek genel başkan vardır, o a Kılıçdaroğlu'dur. Artvin'de PKK terör örgütü tarafından, adalet yürüyüşünde Kocaeli'de IŞİD terör örgütü tarafından suikast girişim planlandı. Kimlerin terör örgütleri ile kol kola gezdiği burdan çıkarılabilir. Bu gerilim kutuplaşma ve kamplaşma politikası sana bir şey sağlamaz. O çok güvendiğin yüzde 50'nin yarısı da senin öfken ve üslubundan rahatsız."

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Diyanet İşleri Başkanı'nın bu hadsizliğine yönelik olarak, Mecliste grubu bulunan ve bulunmayan siyasi parti mensuplarının bir kınama bildirisi yayımlamasını teklif ediyoruz." dedi.

TBMM Genel Kurulunda gündem dışı konuşmaların ardından, grup başkanvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, dün Düzce'de 12 Kasım 1999'da meydana gelen depremin yıl dönümü olduğunu belirterek, depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Süngü Tepe Üs Bölgesi'nde kaza sonucu meydana gelen patlamada şehit olan askerlere Allah'tan rahmet dileyen, yaralılara geçmiş olsun dileklerini sunan Türkkan, "Kurşun sıkmadan bu tip kazalarla ya da ihmallerle şehit vermemiz canımızı daha fazla yakıyor. Tunceli'de donarak, Hakkari'de yanarak şehit olmak kaderimiz olmamalıdır." diye konuştu.

Yemen'de yaşananlara dikkati çeken Türkkan, 1,8 milyon çocuğun ileri derecede kötü beslenmeye maruz kaldığını ve bu çocuklardan 400 bininin hayati risk taşıdığını, 18 milyon insanın açlık içerisinde yardıma muhtaç, 5 milyondan fazla insanın da açlıktan ölme riski ile karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Yemen'de açlık çeken çocukların fotoğraflarını gösteren Türkkan, "Bu çocuklar açlıktan ölüyor. Bu fotoğraflar felaketin boyutlarını gözler önüne seriyor." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekilli Muhammed Levent Bülbül de Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Süngü Tepe Üs Bölgesi'nde kaza sonucu meydana gelen patlamada ve 11 Kasım'da Şırnak'ta şehit olan askerlere Allah'tan rahmet diledi. Bülbül, Hakkari'de meydana gelen patlamaya ilişkin, "Bu, elim ve vahim hadisenin meydana gelmesinde herhangi bir ihmal veya yanlışlık söz konusuysa bunların acilen tespit edilerek, ihmali olanlar hakkında gereğinin yapılmasını istiyoruz." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın, yazar Kadir Mısıroğlu'nu ziyaret etmesine tepki gösteren Bülbül, "Biz, ziyaretin bu şekilde bir takvime denk getirilmesini manidar bulmaktayız ve iyi niyetle değerlendirmemekteyiz. Sayın Genel Başkanımızın ifade ettiği gibi kendisinin bu meseleyle ilgili gereğini yapmasını acilen beklemekteyiz." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Yemen'de çocukların ilaçsızlıktan, açlıktan, temiz suya ulaşamamadan dolayı hastalıktan her gün ölüme mahkum olmasının bütün insanlığın ayıbı olduğunu, hiçbir neden ve gerekçenin oradaki bir tek masumun bile ölüme terk edilmesini asla meşrulaştırmayacağını ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Türkiye'de her gün yeni şehit haberleri ile toplumsal bir trajediye dönüşen sorun karşısında Meclisin, hala ve sadece taziye yerine çevrilmiş olmasını ve bu sorunun çözümüne yönelik adımların atılmamasını da üzüntüyle karşıladığını söyledi.

Altay, Hakkari'de kaza sonucu meydana gelen patlamada şehit olan askerlerin nasıl hayatını kaybettiğine ilişkin kamu vicdanını rahatlatacak bir açıklama yapılamadığını ve açıklamaların inandırıcılığının olmadığını savundu. Şehitlere Allah'tan rahmet dileyen Altay, "TBMM'nin bir taziye yeri olmadığının ve bu sorunu kökünden çözecek tedbirleri alacak tek kurum olduğunun da altını özenle çizmek istiyorum." dedi.

– "Türkiye bir infial yaşıyor"

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın, Kadir Mısıroğlu'nu ziyaret etmesine tepki gösteren Altay, şöyle devam etti:

"Türkiye bir infial yaşıyor. Bugün Sayın Meral Akşener, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu partilerinin tabanını ve kamuoyu vicdanını temsilen yaptıkları konuşmalarda, Diyanet İşleri Başkanı'nın yaptığı kepazeliğe tepkilerini ortaya koydu. Esasen bu tepki sayın genel başkanların sadece bireysel olarak kendilerine ait değildir. Bu üç partiye oy veren yaklaşık 22 milyon vatandaşımızın duygularına tercüman olmaktır. Ben inanıyorum ki HDP ve AK Parti'ye oy veren milyonlarca seçmen de bu yaşanan kepazelikten rahatsızdır. HDP ve AK Parti'nin sayın yöneticilerinin de toplumda adeta infial yaratan edepsizlik karşısında Diyanet İşleri Başkanı'nın bu aymazlığı karşısında, bu siyasi partilerin görüşlerini ve yaklaşımlarını ortaya koymalarını bekliyorum.

Diyanet İşleri Başkanının, bu hadsizliğine yönelik olarak Mecliste grubu bulunan ve bulunmayan siyasi parti mensuplarının bir kınama bildirisi yayımlamasını teklif ediyoruz. Bu Meclisin üyesi olmaya yaraşır bir hareket ve tutum bu milletin hakkıdır."

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise 10 Kasım münasebetiyle cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, ebediyete irtihalinin yıl dönümünde saygıyla yad etti.

Akbaşoğlu, 12 Kasım 1999'da Düzce depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara ve Hakkari Şemdinli'de şehit olan askerlere Allah'tan rahmet diledi. Akbaşoğlu, terörle mücadelede gece gündüz kahramanca mücadele eden bütün güvenlik güçlerini selamlayarak, kendilerine üstün başarılar diledi.

Akbaşoğlu, Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin bu hafta TBMM Genel Kurulunda görüşülmesini teklif edeceklerini söyledi.

Konuşmaların ardından yeniden söz alan HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Diyanet İşleri Başkanlığının yapısıyla ilgili esastan eleştirileri olan bir parti olduklarını, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın ziyaretini son derece yanlış bulduklarını ifade etti.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, "Milli bilincin uyanmasına vesile olan Andımızın bir an evvel okullarımızda, öğrencilerimize tekrar okutulmasının en doğru karar olacağını düşünüyorum." dedi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, Genel Kurul'da partilerin grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Meclisin, geçen hafta fındık üreticilerinin sorunları konusunda iyi bir sınav vermediğini savundu.

Fındık üreticisinin hayal kırıklığı yaşadığını söyleyen Altay, vatandaşların bu konuda halen Meclisten beklentilerinin sürdüğünü dile getirdi. Altay, AK Parti'li yetkililerin, konuya ilişkin ortak komisyon kurulması konusunda söz verdiklerini hatırlattı.

Demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunun unutulmaması gerektiğine işaret eden Altay, şunları kaydetti:

"Böyle baktığımız zaman 708. haftasına giren Cumartesi Anneleri'nin Galatasaray meydanındaki bu eylemleri, hak arayışlarına yürütme organının, Galatasaray meydanını kapatarak tepki göstermesi aynı zamanda demokrasiye tahammülsüzlüğün açık bir örneğidir. Bir hak arayışını, bir hak gasbı yoluyla engellemektir. Cumartesi Anneleri masum, meşru bir hak arayışındalar. Bu konuda Meclisimizin, bütün partilerle birlikte yüksek duyarlılığını da talep etmekteyiz."

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise incir, üzüm ve fındığın, Türkiye'nin stratejik tarım ürünleri arasında bulunduğunu belirtti.

Fındık üreticisinin problemlerine, dertlerine vakıf olduklarını dile getiren Zengin, "Bunları bir bütün olarak değerlendirerek Türkiye kamuoyunda artık bunu bir mesele olmaktan çıkarmak istiyoruz. Tek başına değil diğer ürünlerle birlikte değerlendireceğimiz konusunda bir söz verdik." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, geçtiğimiz günlerde Danıştay 8. Dairesi'nin, Öğrenci Andı'nı kaldıran kararı hukuka aykırı bulduğunu ve iptal ettiğini dile getirdi.

Bunun yerinde bir karar olduğunu, kararı desteklediklerini söyleyen Usta, temyiz yolu açık olmakla birlikte, kararın bir an önce Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanması gerektiğini belirtti.

Özellikle Papaz Brunson'un serbest bırakılıp yurt dışına gidişinde "bağımsız yargı" diyenlerin, bu konuda da aynı tepkiyi vermesinin tutarlılık açısından doğru olacağını ifade eden Usta, şöyle konuştu:

"Andımız etnik bir ifade değil, milli kültür ve milli kimliğin inkar edilemez duruşu ve dile gelişidir. Ayrıca hiç kimsenin Andımız ile İstiklal Marşı'nı karşı karşıya getirmemesi lazım. Bunlar birbirinin alternatifi değildir. İstiklal Marşı başımızın üzerindedir ve istiklalimizin mührüdür. Yine Türklük ve İslam'ı karşı karşıya getirmek son derece yanlıştır. Bunu yapmak, bu büyük millete büyük bir ihanet olacaktır."

Türklüğün, "üst kimlik" olduğunu, hiçbir zaman etnik bir unsur olmadığını söyleyen Usta, şunları kaydetti:

"Hep 'tek milletiz' diyoruz, bu milletin ortak bir adı olması lazım. Adı olmayan bir millet olabilir mi? Bu milletin adı Türk milletidir. Türk milleti ayrıştırıcı bir unsur değildir. 'Türk'üm' demek ırkçılık da değildir. Bunu böyle görmek lazım. Türk milleti, bu milletin ortak adıdır. Elbette etnisite anlamında başka kişiler olabilir, bunların hepsinin ortak adı Türk milletidir. Bizim Türk milleti anlayışımız budur. Bu anlamda milli bilincin uyanmasına vesile olan Andımızın bir an evvel okullarımızda, öğrencilerimize tekrar okutulmasının en doğru karar olacağını düşünüyorum."

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen de şüpheli asker ölümleriyle ilgili ailelerin kurduğu dernekler olduğunu, bu ailelerin, çocuklarının gerçek ölüm nedenlerini bilmek istediğini aktardı.

SMA hastalarının taleplerine de değinen Bilgen, "İnsanlar Sağlık Bakanlığının önünde birkaç gündür oturma eylemi yapıyorlar. Yalnızca Anayasa'da güvence altına alınmış olan sağlık hakkının bir parçası olan tedavi hakkının gereğini bekliyorlar." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu da Doğu Türkistan ile ilgili hassasiyetlerini dile getirdi.

Bu konuda Meclisin daha ciddi ve etkin bir irade ortaya koyma mecburiyeti bulunduğunu belirten Ağıralioğlu, "Bu, Meclisimizin izzet ve şeref borcudur." ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulu

TBMM (AA) – MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Savaş yıllarında karaborsacılık yapanlarla fiyat etiketlerini şişirenler aynı zihniyetin ürünleridir. Ekonomideki yangın sönme eğilimine girmişken, döviz kuru yavaş yavaş dizginlenirken keyfi zam yapanların tespit edilip, deşifre edilmesi gerektiği kanaatindeyiz." dedi.

TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, Genel Kurul'da partilerin grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bugün açıklanan Eylül ayı enflasyon oranıyla yıllık enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini belirtti.

Enflasyon oranındaki gelişmeler okunurken dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Vatandaşlarımızın günlük hayatındaki önemli ürünlerde ciddi fiyat artışları gerçekleşmiştir. Vatandaşlarımız geçim derdindeyken fırsatçılar haksız kazanç sağlama peşine düşmüşlerdir. Savaş yıllarında karaborsacılık yapanlarla fiyat etiketlerini şişirenler aynı zihniyetin ürünleridir. Ekonomideki yangın sönme eğilimine girmişken, döviz kuru yavaş yavaş dizginlenirken keyfi zam yapanların tespit edilip, deşifre edilmesi gerektiği kanaatindeyiz."

Ekonomik gelişmelerin yalnızca rakamlardan, piyasalardan ibaret olmadığını bildiren Akçay, "Ekonomiyi vatandaşlarımızdan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki tüm sorunları aşmanın ilk adımı bu konuda da millet ve devlet birliği, beraberliğidir." diye konuştu.

– "3 yıllık programın boyası 10 günde döküldü"

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, enflasyon oranının son 15 yılın zirvesinde olduğunu kaydetti.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın 10 gün önce Yeni Ekonomi Programı'nı açıkladığına değinen Altay, "3 yıllık programın boyası 10 günde döküldü. Hazine ve Maliye Bakanı'nın tekrar janjanlı bir toplantı yaparak bu ekonomik kepazelikle ilgili bilgi vermesi lazım. Krizin stokçulardan kaynaklandığını düşünüyor ve söylüyorsak bu pişkinliktir, bu milletin aklıyla alay etmektir." ifadesini kullandı.

Altay, emeklilikte yaşa takılanlar ve 3600 ek göstergeye ilişkin düzenlemelerin, Meclisin bu ay yapacağı iki önemli iş olduğunu vurguladı.

– "Herkesin hukuk düzenine saygı duyması gerekir"

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan da Türk siyasi tarihinin 50 yıllık geçmişine bakıldığında Meclis çatısı altında görev yapan cumhurbaşkanı ve başbakanların, başkanlık sistemini istediğini, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni ülkeye ve millete hizmet için vazgeçilmez bir yönetim modeli olarak belirttiğini aktardı.

Sistemin, millet tarafından ülkeye kazandırılan yönetim modeliyle işlediğini anlatan Özkan, Türkiye'de anayasal bir hukuk düzeni bulunduğunu, herkesin hukuk düzenine saygı duyması gerektiğini kaydetti.

– "Camiler kamu kurumu, din görevlileri de kamu görevlisi değil"

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, Camiler ve Din Görevlileri Haftası ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Diyanet İşleri Başkanlığını, "100 bine yakın cami, 100 binin üzerinde personeli olan bir kurum" olarak nitelendiren Bilgen, şöyle konuştu:

"Camiler herhangi bir kamu kurumu değil, din görevlileri de kamu görevlisi değildir. Sonuçta bir amaç için yalnızca yasalarla tarif edilen amaçlar değil, aynı zamanda manevi bir amaç için görevlilerdir. Camilerin ve din görevlilerinin birinci sorumluluğu, toplumda kötülüğün azalmasına ilişkin bir işlev görmeleridir. Bugün bunu söyleyebilecek durumda mıyız? Diyanet İşleri Başkanlığı, din görevlileri, ilahiyat fakülteleri bunu söyleyebiliyor mu? Hayır. O yüzden konunun yalnızca rakamsal bir tartışma olmaktan çıkıp niteliği, işlevi, rolüyle ilgili bir tartışmayı yapmalıyız."

– "Sayıştay raporlarını Meclis'te görüşmemiz gerekiyor"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da bazı bütçe harcamalarının Sayıştay denetiminden çıkarıldığını belirterek, konunun takipçisi olacaklarını vurguladı.

Dün Meclis'te Sayıştay Başkanlığının gönderdiği bazı denetim raporlarının dağıtıldığını anlatan Türkkan, şunları söyledi:

"Bu raporları Genel Kurul gündemine almıyorsunuz. Raporların içinde görüşülmeye değer hiçbir şey yok mu? Raporların Türk milletine maliyetini biliyor musunuz? Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş'ın yaptığı açıklamaya göre, TBMM'ye 2015'te 75 rapor sunulmuş. Sayıştay'ın 2015 Bütçesi ise yaklaşık 186 milyon lira. Sayıştay bu bütçeyle Meclise 75 rapor teslim etmiş. Bir Sayıştay raporunun bedeli yaklaşık 2,5 milyon lira. 2017'deki bu raporun maliyeti ise 1,5 milyon lira. Maliyetleri bu kadar yüksek olan Sayıştay raporlarını Meclis'te görüşmemiz gerekiyor."

CHP Grup Başkanvekili Altay'ın kabulü

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Avrupa Komisyonu Dış ilişkiler Ortadoğu Direktörü Robert Krengel'i kabul etti.

CHP Grup Yönetim Kurulu Toplantı Salonu'ndaki kabul, görüntü alınmasının ardından basına kapalı devam etti.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı İnce Batı Trakya'ya gitti

EDİRNE (AA) – CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Yunanistan ve Bulgaristan'daki ziyaretleri için İpsala Sınır Kapısı'ndan geçti.

İnce, beraberindeki CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, CHP Edirne Milletvekili Erdin Bircan, Küçükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan'la İpsala Sınır Kapısı'na geldi.

Muharrem İnce'yi burada partililer ve CHP İpsala İlçe Başkanı Ahmet Uğraş Uybaş karşıladı. Partililerle fotoğraf çektiren İnce'ye, İpsala pirinci ve çiçek hediye edildi. Bir süre partililerle konuşan İnce, Kırcaali'de iftara katılacağını ve ziyaretlerde bulunacağını söyledi.

İnce, partililerinden seçimler için çalışmalarını isteyerek, yüksek oy oranı beklediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, İpsala Sınır Kapısı'nda pasaport işlemleri yapıldığı sırada VIP Salonu'nda beraberindekilerle sohbet etti.

Sınır kapısı çalışanlarıyla da konuşan İnce, İpsala Gümrük Müdürü Ali İhsan Bilgetürk'e de iyi çalışmalar diledi.

İnce, Batı Trakya'da Türkiye'nin Gümülcine Başkonsolosluğu, Gümülcine Türk Gençler Birliği, Gümülcine Türk Öğretmenler Birliği ziyaretlerinde bulunacak. Buradan Bulgaristan'ın Kırcaali kentine geçecek olan Muharrem İnce, burada iftara katılacak.