Categories
Alaturka Gazetesi

Doğal sit alanları koruma ve kullanma koşulları belirlendi

ANKARA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak tescil edilen doğal sit alanları için koruma ve kullanma koşulları belirlendi.

Resmi Gazete'de yayımlanan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonunun Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları
 İlke Kararı'na göre, söz konusu alanlar, "kesin korunacak hassas alan", "nitelikli doğal koruma alanı", "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" olarak sınıflandırıldı.

Kesin korunacak hassas alanlar, ulusal ve uluslararası öneme sahip tür, habitat ve ekosistemleri bünyesinde barındıran, biyolojik, jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri açısından ekosistem hizmetlerine katkı sağlayan, insan faaliyetleri sonucu bozulma veya tahrip olma riski yüksek olan, bitki örtüsü, topografya ve siluetin korunması ve gelecek nesillere aktarılması gereken ve Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen kara, su ve deniz alanları olarak belirlendi.

Bu alanlarda, doğal afet durumunda gerekli acil müdahalelerde bulunulabilecek, madencilik faaliyeti yapılamayacak, taş, toprak, kum alınamayacak, ayrıca toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı gibi malzemeler dökülemeyecek.

Kesin korunacak hassas alanlarda koşulları, kapsamı, süresi Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonlarınca belirlenmek şartıyla bilimsel amaçlı araştırma, eğitim ve izleme faaliyetlerine, bilimsel kazı, ortaya çıkarma ve koruma çalışmalarına, alanların korunmasına ve ıslah edilmesine yönelik bilimsel rapor sonucu teklif edilen projeler yapılmasına, güvenlik, uyarı ve bilgilendirme amaçlı levha ve işaretler konulmasına izin verilecek.

Yine aynı şartlarda orman yangın yolu açılmasına, ormanların bakım ve onarımı, orman zararlıları ile mücadele edilmesi amacıyla çalışmalar yürütülebilecek, anıt ağaç, grup tescilli ağaçlar ile tescili bulunmayan ağaçların ilgili kurumdan alınacak teknik rapor doğrultusunda bakımı gerçekleştirilebilecek. Ayrıca söz konusu alanlarda ekolojik dengenin devamlılığı ve tozlaşmanın sağlanabilmesini destekleyen arıcılık faaliyetleri yapılabilecek, kuş gözlem kulesi kurulabilecek, bakanlıkça gerekli görüldüğü takdirde bakım çalışmaları ve çevre temizliği yapılabilecek.

– Nitelikli doğal koruma alanı

Nitelikli doğal koruma alanı, doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modem yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanları olarak tanımlandı.

Bu şekilde tescili yapılmadan önce mevcut bulunan ve bu ilke kararı kapsamında yenisine izin verilemeyen mevzuata uygun yapılar, ekonomik ömrünü tamamlayıncaya kadar kullanılabilecek.

Nitelikli doğal koruma alanlarında madencilik faaliyeti yapılamayacak, taş, toprak, kum alınamayacak, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı gibi malzeme dökülemeyecek.

Bu alanlarda, koşulları, kapsamı, süresi Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları tarafından belirlenmek koşulu ve faaliyetin niteliğine göre geçiş dönemi koruma koşulları ve kullanım şartları veya koruma amaçlı imar planlarıyla şu faaliyetlere izin verilebilecek:

"- Kesin Korunacak Hassas Alanlarda izin verilebilen faaliyetler bu alanlarda da yapılabilecek.

– Entegre tarım ve hayvancılık uygulamaları hariç, barınma amaçlı olmamak ve diğer kurum görüşlerindeki sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla tarım ve hayvancılık faaliyetlerine izin verilebilecek.

– Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetler sürdürülebilecek.

– Koruma amaçlı imar planı yapılması koşulu ile alanın ve çevrenin özelliklerinden kaynaklanan faaliyetlerin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik iskele, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi inşa edilebilecek.

– Günübirlik alanlar, A tipi hariç mesire alanları ile kıyı mevzuatına uygun olarak park ve rekreaktif alanlar yapılabilecek.

– Doğal kaynak suyunun kullanımına ve kaynak tuzlasına yönelik uygulamalar, ekolojik dengeye etkisine ilişkin ÇED izin Denetim Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün görüşleri doğrultusunda yapılabilecek.

– Herhangi bir yapılaşmaya gidilmeden Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve Denetimi Esas ve Usulleri ile İlgili Yönetmelik çerçevesinde avlak sahası ayrılabilecek.

– Zorunluluk halinde atık su arıtma tesisi, atık su deşarjı, kanalizasyon şebekesi, içme suyu temini, jeotermal suyun çıkartılması ve iletim hattı, enerji nakil hattı, trafo, şalt sahası, iletişim hattı, ulaşım hattı, açık otopark, teleferik ve telesiyej inşa edilebilecek.

– İmar planı yapılmasına gerek duyulmayan denize girme, güneşlenme ve amatör su sporları gibi faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla sabit olmayan duş, gölgelik, soyunma kabini, büfe, tuvalet, su sporları için kullanılan malzemelerin depolanabileceği sökülür takılır nitelikte yapılar ve ahşap iskele ile koruma amaçlı imar planı yapılması koşuluyla iskele yapılabilecek.

– Sulama amaçlı baraj ve göletlerde Tarım ve Orman Bakanlığından izin alınarak su ürünleri faaliyetlerine izin verilebilecek.

– Şehitlik ve mezarlık alanları açılabilecek.

– Koruma amaçlı imar planı veya geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına uygun olarak süs bitkisi, tıbbi ve aromatik bitki, fidan üretilebilecek. "

– Kamping alanlarına düzenleme

Nitelikli doğal koruma alanlarında, kadastral yola cepheli parsellerde koruma amaçlı imar planı yapılması veya imar planlarında fonksiyon ayrılması koşuluyla Turizm Tesislerinin Belgelendirmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik çerçevesinde ve vaziyet planı doğrultusunda kamping alanları düzenlenebilecek.

Kamping alanları 10 bin metrekarenin altında olamayacak. Kampçı ünitesi başına en az 200 metrekare birim alan hesaplanacak. Kamping alanının büyüklüğüne bakılmaksızın 150 kampçı ünitesinden fazla yapılamayacak. Bungalovlar kampçı ünite sayısının en fazla yüzde 20’'si kadar ve bölge dokusuna uygun malzemeden yapılacak. Bungalovların taban alanı 45 metrekareyi, yüksekliği ise 4,5 metreyi aşmayacak.

– Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı

Barındırdığı siluet, jeolojik ve ekolojik değerlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla alanın potansiyeli ve kullanım özellikleri göz önünde bulundurularak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetlere, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlar, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak belirlendi.

Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren tampon bölgeler olan sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları, düşük yoğunluklu yerleşim yerleri olarak planlanabilecek. Sit kararı öncesi alınan ruhsatlı yapılar mevcudiyetini koruyacak.

Kentsel yerleşik alanlarda ve kentsel dönüşüm alanlarında yoğunluk, yapılacak koruma amaçlı imar planlarında belirlenebilecek.

Bu alanlarda sanayi tesislerine izin verilmeyecek ancak mevcut ruhsatlı sanayi tesisleri, gerekli çevresel tedbiri almak koşulu ile kullanılabilecek.

Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında, kesin korunacak hassas alanlar ile nitelikli doğal koruma alanlarındaki faaliyetlere ek olarak şunlara da izin verilecek:

"- Teknik rapor ile tespit edilmiş zorunlu haller dışında delme-patlatma yöntemlerinin kullanılmaması, habitat bölünmesi ile flora, fauna kaybının en aza indirilerek ekolojik koridor oluşturacak tedbirlerin alınması, bölgeye ilişkin olarak ekolojik etki değerlendirme raporu hazırlanması koşulları ve ilgili yönetmelikler ve mevzuata uygunluğun sağlanması şartlarıyla madencilik faaliyetleri yapılabilecek.

– Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak kum, çakıl, taş, maden gibi malzemeler alınabilecek. Bu amaçla ocak açılabilecek ancak bozulan alanların doğaya yeniden kazandırılması amaçlı toprak dökümü hariç toprak, cüruf, çöp, hafriyat, sanayi artığı dökülemeyecek.

– Koruma amaçlı imar planına uygun olması koşuluyla turizm tesisleri, yat limanı, tekne imal ve çekek yeri ve 1. sınıf hariç düzenli depolama tesisi yapılabilecek.

– Tarım ve hayvancılık faaliyetlerine koruma amaçlı imar planı veya geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına uygun olmak ve diğer kurum görüşlerindeki sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla izin verilebilecek."

Öte yandan bu ilke kararıyla 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı yürürlükten kaldırıldı.

Advertisements
Categories
Alaturka Gazetesi

GRAFİKLİ – BÜTÇE MARATONUNDA ÖNE ÇIKANLAR: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 3 yılda “Sıfır Atık” sistemlerinin kurulumunu tamamlayacak

ANKARA (AA) – AYŞE ŞENSOY BOZTEPE/ZEHRA AYDIN TURAPOĞLU – Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, ülke genelinde 2023 yılına kadar Sıfır Atık Sistemi'nin kurulumu tamamlanacak.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2020 bütçesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Komisyonda yapılan sunumlarla Bakanlığın 2019'daki çalışmaları ve yeni dönem hedefleri aktarıldı.

Bakanlık tarafından bugüne kadar deprem, fırtına, sel, taşkın ve heyelan gibi doğal afetler ile çevre kirliliği, iklim değişikliği ve şehircilik konularında birçok yeni önlem ve uygulama hayata geçirildi. Bu kapsamda, Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı, Kentsel Dönüşüm Eylem Planı, Mekansal Strateji Planı ve İklim Değişikliği Eylem Planı gibi çevre ve şehirlerin geleceğine ilişkin süreçler başlatıldı.

Tapudaki yeniliklerle farklı yerlerde bulunan tarafların tapu devrini kolaylıkla yapabilmesi sağlandı. Tapulardaki hisse hatalarına son verildi. Vatandaşların fotoğrafları alınmadan tapuda işlem yapabilmeleri sağlanarak, işlem süresi hızlandırıldı. Tapuda hatalı blok ve bağımsız bölüm numaralarının kolayca düzeltilmesinin önü açıldı.

Arazi ve arsa düzenlemesinde Düzenleme Ortaklık Payı oranı (DOP) yüzde 45'e çıkarıldı. Payın alınamadığı durumlarda eşitlik ilkesi gözetilerek, DOP miktarının bedele dönüştürülmesi sağlandı. Vatandaşların rızası doğrultusunda, hisseli parsellerdeki mülkiyet sorunları, müstakil parsele dönüştürülerek çözüldü. Vatandaşların daha kolay seracılık yapabilmesinin önü açıldı.

Bakanlık, tehlike arz eden metruk yapıların ortadan kaldırılmasını sağladı. Mülkiyeti sorunlu alanlar çözüme kavuşturuldu. Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmaması ve atıl bırakılmaması için gerekli düzenlemeler hayata geçirildi.

2B alanlarında hakkından yararlanamayan vatandaşların mağduriyetleri giderildi.

– Kentsel dönüşümde tek taraflı fesih dönemi başladı

Kentsel dönüşümde artık müteahhidin üçüncü kişilere borcundan dolayı vatandaşların taşınmaz mülklerine haciz ve tedbir uygulanmaması sağlandı. Projelerin yarım kalmaması için tek taraflı fesih dönemi başladı. İstanbul Kartal ve Kağıthane örneklerinde olduğu gibi kendiliğinden çöken veya afetler sebebiyle ağır hasar gören riskli yapıların bulunduğu alanlarda dönüşüm uygulamalarını Bakanlığın resen yapması sağlandı.

Çevre Kanunu'nda yapılan değişiklikle, plastik poşetlerin ücretli temin edilmesi yönünde düzenleme yapıldı. Sıfır Atık Projesi kapsamında başta yönetmeliğin yayınlanması olmak üzere deniz çöplerinin temizlenmesine ilişkin düzenlemeler hayata geçirildi.

2012'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla kentsel dönüşüm seferberliği başlatıldı. Bu kapsamda, 53 ilde ilan edilen 240 riskli alanda başlayan çalışmalar sürüyor. 48 ilde yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere yaklaşık 46 bin hektar Rezerv Yapı Alanları belirlendi. Ülke genelinde 1 milyon 330 bin konut dönüştürüldü, 5 milyondan fazla vatandaşın can ve mal güvenliği sağlandı.

Kentsel dönüşüm projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık 13 milyar lira kaynak kullanıldı. Kentsel Dönüşüm Strateji Belgeleri'ni hazırlamaları ve acil dönüşmesi gereken alanları belirlemeleri için 81 valiliğe genelge gönderildi.

Bakanlık, acilen dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutun en fazla 5 yılda dönüştürülmesi gerektiğini belirledi. Bu kapsamda 12 Eylül 2019'da 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı açıklandı.

– Bu yıl iki ayrı indirim kampanyası yapıldı

Meydanların yeniden tarihi kimliklerine kavuşturulması amacıyla, Ankara Hergelen Meydanı, Konya Mevlana Meydanı, Niğde Kaleiçi, Erzurum Hacı Cuma, Kastamonu Nasrullah Cami ve çevresi, Afyon Mısri ve İmaret Cami ile çevresi, Kayseri Kaleiçi'nde proje başlatıldı. Diyarbakır, Sivas, Tokat, Amasya ve Giresun'da çalışmalar sürüyor.

İstanbul'un farklı yerlerindeki sanayilerin Arnavutköy'e, Konya Eski Sanayi ve Karatay Sanayisi'nin şehir dışına taşınması için harekete geçildi. Ülkenin tamamında yeni modern sanayi alanları üretilmeye başlandı.

Bakanlık, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Hakkari'de planlama, uygulama, altyapı ve üstyapı çalışmaları kapsamında 25 bin 115 konut, 21 okul, 16 cami, 12 taziyeevi, 15 park ve bin 670 kilometre altyapı hizmetinin yapımı, yöresel mimari değerleri öne alan tasarımlarla tamamladı. Hak sahibi ailelere konut ve iş yerlerinin anahtar teslimleri yapıldı. Teslimlere devam ediliyor.

TOKİ ile 2003-2019 yıllarında yaklaşık 160 milyar lira yatırımla 853 bin konut üretildi. 2019 yılı için kentsel dönüşüm ve sosyal konutlar dahil olmak üzere tüm projelere yaklaşık 16 milyarlık yatırım yapıldı. Bu yılın 10 ayında toplam 31 bin yeni konutun satışı gerçekleştirildi, 42 bin 161 konut vatandaşlara teslim edildi.

TOKİ'den aldığı konutun borcunu erken kapatıp tapusunu almak isteyen vatandaşlar için bu yıl iki ayrı indirim kampanyası düzenlendi. 2 bin 14 şehit ailesi ile görev mağduru vatandaşlara 243 milyon liralık faizsiz konut kredisi kullandırıldı. Bu rakam ekim itibarıyla toplamda 24 bin 537 aileye olmak üzere 1 milyar 212 milyon liraya ulaştı.

– 264 yapı denetim kuruluşunun belgesi iptal edildi

Bakanlık tarafından, 2003'ten bugüne kadar 16 yılda, yapım, proje, onarım, güçlendirme, zemin etüdü gibi işler kapsamında 14 milyar lira tutarında kamu binası projesi yürütüldü, 4 bin 933 iş bitirildi. Bu yıl da yapım, proje ve etüt gibi 271 milyon değerinde 43 iş bitirildi, 3 milyar değerindeki 124 iş ise devam ediyor.

Yapı Denetim Kanunu kapsamında, ülke genelinde 389 bin işe ait olmak üzere toplam 739 milyon metrekare inşaat alanının denetimi yapılıyor. Bu kapsamda, 30 bin 204 mimar ve mühendis, denetçi olarak belgelendirildi. Belgelendirilen aktif bin 707 yapı denetim kuruluşu ve 319 laboratuvar da faal olarak vazifelerine devam ediyor.

Bakanlık, bugüne kadar özel sektöre ait 62 bin 84 şantiyenin denetimini gerçekleştirdi, bunun sonucunda 264 yapı denetim kuruluşunun belgesi iptal edildi.

25 Aralık 2018'den itibaren Elektronik Beton İzleme Sistemi kapsamında çip uygulamasına geçildi. Bugüne kadar 44 bin 429 inşaattan 2 milyon 604 bin 996 taze beton numunesi alındı ve deneye tabi tutuldu.

– İmar Barışı'na 10 milyon 300 bin bağımsız birimin başvurusu yapıldı

Kaçak yapılaşmayla mücadele amacıyla başlatılan ve İmar Barışı olarak bilinen uygulama kapsamında, bugüne kadar 10 milyon 300 bin bağımsız birimin müracaatı yapıldı, yaklaşık 24 milyar lira yapı kayıt belgesi bedeli tahsil edildi.

İmar Barışı'nın uygulamasında muhtemel suistimallerin önüne geçebilmek amacıyla şimdiye kadar bin 106 Bakanlık personeline denetçi belgesi verildi.

Ülke genelinde İmar Barışı'na aykırı 21 bin kaçak yapı tespit edildi. Bunlardan 3 bin 295'inin yıkımı gerçekleştirildi.

İçerisinde Ayder, Uzungöl, Kapadokya, Salda ve Bodrum'un da olduğu kıyılarda, koylarda, korunan alanlarda toplam 3 bin 956 kaçak yapı tespit edildi. Bu yapıların bin 428'i için suç duyurusunda bulunuldu, 423'ü yıkıldı. Yeni denetçilerle çalışmalar devam ediyor.

İlk defa 2017'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TBMM ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez binasında hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi, bugün 25 bin kurum binasında uygulanmaya başlandı. Bugüne kadar 4 milyon tonun üzerinde değerlendirilebilir atık toplanarak geri dönüşüme kazandırıldı.

Uygulamanın tam anlamıyla hayata geçirilmesiyle birlikte yıllık 20 milyar liralık ekonomik kazanç, 100 bin vatandaşa doğrudan istihdam sağlanacak.

– Poşet kullanımında yüzde 77 azalma oldu

Sıfır Atık Projesi kapsamında 1 Ocak'tan itibaren plastik poşetler ücretlendirdi. Poşet kullanımındaki azalma 2019'un ilk 9 ayında yüzde 77 oldu. Sıfır Atık Mavi Hareketi kapsamında 2002 yılında 151 olan mavi bayraklı plaj sayısı 463'e çıkarıldı. 2002'de belediye nüfusunun sadece yüzde 35'ine atık su arıtma hizmeti veriliyorken, bu sayı 2018'de yüzde 87'ye, 2019'da ise yüzde 89'a çıkarıldı.

Yerel yönetimlerin çevre yatırımları için son 16 yılda, araç destekleri de dahil 13 bin 816 projeye 2 milyar 310 milyon lira nakdi yardım yapıldı. 2019'da ise çöp toplama ve yol süpürme aracı, vidanjör, arazöz gibi 582 araç ile bisiklet ve yürüyüş yolu, atık su arıtma ve katı atık tesisi gibi 659 proje için toplam 527 milyon lira destek sağlandı.

2002'de 15 olan katı atık düzenli depolama tesisi sayısı, 2019 Ekim itibarıyla 88'e çıkarıldı. Bu tesislerle, bin 160 belediyede nüfusun yüzde 79'una, yani 62,3 milyon vatandaşa hizmet veriliyor.

2002 yılından bugüne kadar 62 bin 490 tesise Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) onayı verildi. Bugüne kadar 29 bin 116 tesise, Çevre İzin ve Lisans Belgesi düzenlendi. Çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla 2019'un ilk 9 ayında 35 bin 461 tesiste çevre denetimi gerçekleştirildi.

– Web-tapu sistemi hayata geçirildi

Parsellerin durumunu gösteren Mekansal Gayrimenkul Sistemi kuruldu. Bu sayede tapuda kayıtlı 57 milyon 852 bin 904 parselin sisteme entegrasyonu sağlandı.

Vatandaşların, tapu ve kadastro müdürlüklerine gitmeden işlem başvurusu yapabilmesi için web-tapu sistemi hayata geçirildi.

QR kodlu yeni tapu senetleri ile vatandaşların QR kodunu telefonlarına okutarak taşınmazın ada, parsel ve harita bilgilerine erişimi sağlandı.

Tarafların farklı tapu müdürlüklerinde veya yurt dışında bulunmaları halinde işlem yapmaları mümkün hale getirildi. Yabancıların Türkiye'de yapacakları yatırımları teşvik etmek, yatırım kararlarını alırken doğru yatırıma yönlendirmek amacıyla 6 dilde hizmet verecek Yabancı Bilgi Portalı projesini başlatıldı.

– Yeni dönem hedefleri

Bakanlık tarafından bugüne kadar yapılan çalışmalara ek birçok önemli yeni proje başlatıldı ve hedefler belirlendi.

Bu kapsamda, Sıfır Atık Projesi ile çevre korunacak, geri dönüşümle 20 milyarlık tasarruf ve 100 bin istihdam sağlanacak.

Yüzde 9,6 olan doğal koruma alanı büyüklüğü yüzde 17'ye, Millet Bahçesi ve ekolojik koridorlarla kişi başına düşen yeşil alan miktarı 15 metrekareye çıkarılacak.

Enerji verimli, sıfır atık uyumlu ve akıllı bina teknolojileriyle modern kamu binaları yapılacak.

Şeffaf, katılımcı ve kolaylaştırıcı çalışma prensibiyle, imar planlamasında istikrar sağlanacak. Şehirlerin ihtiyacı olan Coğrafi Bilgi Sistemleri geliştirilecek, hizmet kalitesi artırılarak dijital dönüşüm tamamlanacak.

Yurt dışı finansman kaynakları etkin ve verimli kullanılarak şehirlerin altyapı problemleri çözülecek.

– Akıllı şehir uygulamaları hayata geçirilecek

Belirlenen hedefler kapsamında, akıllı şehir uygulamaları hayata geçirilecek. Bakanlık bu kapsamda 2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Strateji ve Eylem Planı hazırladı.

Kırsal yerleşmelerde örnek mimari projeler uygulanacak.

Türkiye'yi 2023'te coğrafi bilgi endüstrisini kurmuş, yerli ve milli teknolojisini ihraç eden, küresel rekabette öncü konuma getirmek için çalışmalar yapılacak.

Tarım, hayvancılık ve teşvik kapsamındaki yatırımlar hazine arazileriyle desteklenecek.

2023 yılında katı atık hizmeti almayan şehir ve belediye kalmayacak, atık suların tamamı arıtılacak.

Bisiklet ve yürüyüş yolu ağı oluşturulacak. Çevre etiketi sistemiyle ihracatta avantajlı duruma geçilecek.

TOKİ ile 5 yılda 250 bin sosyal konut üretimi sağlanacak. 5 yılda 150 bin vatandaşın hazineyle olan mülkiyet sorunu çözülecek.

Belirlenen hedefler çerçevesinde, şehirlerin altyapı yatırımlarına 5 yılda 30 milyar lira kaynak sağlanacak, kirlilikle mücadelede tüm deniz ve havzalardaki kritik alanlar online izlenecek, mavi bayraklı plaj sayısında dünya birincisi olma yolunda ilerlenecek ve korunan doğal alanların yüzölçümü 133 bin kilometrekareye çıkarılacak.

– Riskli alanlarda oturanlar için 15 bin konut üretilecek

Bakanlık, Karadeniz'de yaşanan sel ve heyelanlardan sonra kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda, riskli alanlarda oturan vatandaşlar için 15 bin konut TOKİ eliyle üretilecek.

Şehir merkezlerinde bulunan ahırların, şehir dışına taşınması için harekete geçildi. Pilot il olarak Ağrı belirlendi. İlk etapta 416 ahır, toplamda bin 301 ahır şehir dışına taşınacak.

Özellikle dar gelirli vatandaşlar için üretilen projelerin de etkisiyle birinci el konut satışında TOKİ'nin payı 2017 yılında yüzde 7,5 iken, bu rakam 2019'da yüzde 11'e yükseldi. Halen 317 şantiyede, yaklaşık 83 bin konut ve ilave sosyal donatıların inşası sürüyor. 17 yıl içinde, 23 bin 916 derslikli bin 86 okul, 40 bin 120 yatak kapasiteli 266 hastane, 72 bin öğrenci kapasiteli yurt/pansiyon, 993 iş yeri, 228 kamu hizmet binası, 19 stadyum ve 14 bin 808 sosyal donatı alanı inşa edildi.

– İkinci 50 bin sosyal konut kampanyası 2020'de başlayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 5 Mart'ta "Yatay Mimariyle Yükselen Türkiye" sloganıyla 67 ilde 140 projeyle başlatılan 50 bin sosyal konut hamlesine yönelik, 638 bin vatandaş başvuru yaptı. 50 bin konutun 22 bin 380'i için ihale süreçleri tamamlandı, inşaat süreçleri başladı. Kalan konutların ihaleleri de en kısa sürede tamamlanarak, inşa süreçleri başlatılacak.

Bakanlık tarafından, ikinci "50 bin sosyal konut kampanyası" da 2020 yılı içinde başlatılacak.

Kamu binalarıyla ilgili "Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Projesi" ile yeni çalışma başlatılacak. Proje kapsamında, Bakanlık yaklaşık 700 kamu binasında önce enerji etütleri yaptıracak, ardından enerji verimliliğine yönelik uygulamaları hayata geçirecek.

Sadece kamu binalarında değil diğer binalarda da Enerji Kimlik Belgesi uygulaması güncellendi. Enerji Kimlik Belgesi denetimleri Türkiye'nin her noktasında başlatıldı. Bina sahiplerine ve uygulayıcılara rehberlik edecek kılavuzlar hazırlandı.

Bugüne kadar yapılan denetimlerle 22 milyon vatandaşa depreme dayanıklı konutlarda oturma imkanı sağlandı. Devam eden inşaatlar tamamlandığında, nüfusun yaklaşık yüzde 45'ine, 35 milyona ulaşılacak.

Mekansal Strateji Planı 2020 yılında tamamlanacak ve kamuoyuyla paylaşılacak. Bununla şehirlerin gelecek 50 ve 100 yılı planlanacak.

– 2020'de denetçi sayısı 3 bine çıkarılacak

İmar Barışı'nın uygulamasında muhtemel suistimallerin önüne geçebilmek amacıyla 2020'de 3 bin Bakanlık personeline denetçi belgesi verilecek.

Ülke genelinde 2023'e kadar Sıfır Atık Sistemi'nin kurulumu tamamlanacak. Bugün yüzde 13 seviyesinde olan evsel atık geri kazanım oranı, 2023'te en az yüzde 35 seviyesine çıkarılacak. Bakanlık, 2023 yılında tüm vatandaşları katı atık düzenli depolama hizmetine kavuşturmayı hedefliyor.

Türkiye'nin dünya üçüncüsü olduğu Sıfır Atık Mavi Hareketi kapsamında hedef dünya birinciliği. 2023'te bütün atık suların arıtılarak doğaya deşarj edilmesi hedefleniyor.

Gelecek yıl yabancıların Türkiye'de taşınmaz edinmesini kolaylaştırmak için de 10 farklı ülkede 12 tapu temsilciliği açılacak.

Categories
Alaturka Gazetesi

Yapı denetim kuruluşlarının elektronik ortamda belirlenmesine yeni düzenleme

ANKARA (AA) – Yapı Sahipleri ile Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi İmzalayacak Yapı Denetim Kuruluşlarının elektronik ortamda belirlenmesine ilişkin usul ve esaslara dair tebliğde düzenlemeye gidildi. Buna göre, yapı denetim kuruluşunun görevlendirilmesi, yapı denetim kuruluşunun, o yapı için gerekli denetim elemanlarını görevlendirmesine ilişkin süreler, toplam yapı inşaat alanının büyüklüğüne göre belirlenecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan "Yapı Sahipleri ile Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi İmzalayacak Yapı Denetim Kuruluşlarının Elektronik Ortamda Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" Resmi Gazete'de bugün yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğde, Bakanlıkça yapı denetim kuruluşunun görevlendirilmesi ve yapı denetimi hizmet sözleşmesinin yapı sahibinden veya kuruluştan kaynaklanan nedenlerle imzalanmamasına ilişkin tanınan sürelerde, toplam yapı inşaat alanının büyüklüğüne göre düzenlemeye gidildi.

Buna göre, Bakanlıkça yapı denetim kuruluşunun elektronik ortamda görevlendirilmesini müteakip, toplam yapı inşaat alanı 50 bin metrekareye (dahil) kadar olan yapılarda 15 gün, diğer yapılarda 20 gün içinde yapı denetimi hizmet sözleşmesinin, yapı denetim kuruluşundan veya yapı sahibinden kaynaklanan nedenlerle imzalanmaması, yapı sahibinin veya yapı denetim kuruluşunun talebi doğrultusunda, teyidinin yapılmasının ardından yapı denetim kuruluşunun o iş için görevlendirilmesi kaldırılacak.

Ancak küme yapı içerisinde kalan bir yapının, yapı denetim kuruluşundan kaynaklanan nedenlerle sözleşmesinin imzalanmadığının tespiti halinde ise yapı denetim kuruluşu, bu durumdaki her bir yapı için fiilin gerçekleşmesini müteakip 60 gün süreyle sıralamadan çıkarılacak.

Ayrıca, tebliğde yapılan değişiklikle elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşunun, o yapı için gerekli denetim elemanlarının görevlendirilmesine ilişkin sürelerde de düzenlemeye gidildi.

Buna göre, daha önce elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşu, "10 gün" içerisinde o yapı için gerekli denetim elemanlarını görevlendirmemesi halinde hak kaybına uğrarken, yapılan düzenleme ile gerekli denetim elemanlarını, "toplam yapı inşaat alanı 50 bin metrekareye (dahil) kadar olan yapılarda 10 gün, diğer yapılarda 15 gün" içinde görevlendirmemesi ve yapının sorumluluğunu üstlenmemesi durumunda bu hakkını kaybedecek.

Ayrıca Bakanlıkça yapı için bu maddede belirtilen esaslar dahilinde yeniden elektronik ortamda görevlendirme yapılarak, sıralamadan 60 gün süreyle çıkarılacak. Bu kapsamda sıradan çıkarılma süreleri Endüstri Bölgeleri, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Organize Sanayi Bölgeleri, Serbest Bölgeler ve Sanayi Siteleri onaylı sınırı içerisindeki yapılarda gerçekleşen fiiller için yüzde 50 artırılacak.

Ayrıca sıradan çıkarılma işlemleri, bunu gerektiren eylemin gerçekleştiği tarihi takip eden 60 gün veya 60 günün yüzde 50 artırılması sonucu bulunan süre boyunca uygulanacak.

Küme yapıda yer alan yapı veya yapılara ilişkin bilgilerdeki yanlışlık nedeniyle yanlış görevlendirme yapılması ve yapı ruhsatının alınmasından önce bu durumun anlaşılması halinde ise Bakanlıkça yapı denetim kuruluşunun o iş veya işler için görevlendirilmesi kaldırılacak. Ayrıca söz konusu işin veya işlerin puanı yapı denetim kuruluşunun üzerinden düşülecek.

Bu durumun, yapı ruhsatı alındıktan sonra anlaşılması halinde ise yapıda yanlış görevlendirilme yapılmasının devamına neden olan sorumluluğu için yapı denetim kuruluşu, Bakanlıkça tespiti müteakip 60 gün süreyle sıralamadan çıkarılacak.

Mevcut yapı veya yapılara ilave olarak aynı alanda inşa edilecek istinat duvarı, havuz ve benzeri eklentilere ilişkin görevlendirmeler için bu eklentilere ilişkin belirlemeler ilgili idarece yapılacak.

Elektronik ortamda görevlendirme yapılacak eklentinin, denetimi farklı yapı denetim kuruluşları tarafından yürütülen birden fazla yapı veya küme yapıya ait olması halinde, öncelikli hak, yapılardaki veya küme yapılardaki görevlendirme sıralaması ilk olandan sonrakine doğru verilecek.

Yapının denetiminin, yapı denetim kuruluşu veya kuruluşlarının o iş nedeniyle yeni iş almaktan men cezası alması veya başka bir nedenle üstlenilememesi halinde ise Bakanlıkça elektronik ortamda yeni bir yapı denetim kuruluşu belirlenecek.

Tebliğde ayrıca yürürlüğe girdiği tarihte hakkında uygulanmakta olan sıradan çıkarılma işlemi devam eden yapı denetim kuruluşları için söz konusu sıradan çıkarılma süreleri konusunda bu Tebliğin yapı denetim kuruluşu lehine olan hükümleri uygulanacak.

İlgili fıkra yürürlüğe girmeden önce Bakanlıkça elektronik ortamda görevlendirmesi yapılan ve yürürlüğe girdiği tarihte yapı denetim kuruluşuna o iş için verilen denetim elemanı görevlendirme süresi sona ermemiş ise bu işler yayımlanan tebliğe göre tamamlanacak. Ancak bu durumdaki işlerden Endüstri Bölgeleri, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Organize Sanayi Bölgeleri, Serbest Bölgeler ve Sanayi Siteleri onaylı sınırı içerisindeki yapılarda gerçekleşen fiiller için yapılacak sıradan çıkarılma işlemlerinde yüzde 50 artırım uygulanmayacak.

Categories
Alaturka Gazetesi

Çevre Kanunu'na uymayan tesislere 101 milyon lira ceza

ANKARA (AA) – AYŞE ŞENSOY BOZTEPE – Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, Türkiye genelinde 9 ayda yapılan çevre denetimlerinde 5 bin 13 tesise 101 milyon 308 bin 331 lira idari para cezası kesildi.

AA muhabirinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, ülke genelinde faaliyetlerin/tesislerin çevre mevzuatında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirip getirilmediklerini tespit etmek, mevzuata uygunluğunu sağlamak ve çevre üzerindeki etkilerini izlemek amacıyla Bakanlık tarafından denetimler yapılıyor.

Denetimler sonunda Çevre Kanunu'na aykırı faaliyette bulunan tesislere idari para cezası ve faaliyet durdurma yaptırımları uygulanıyor.

Bu kapsamda Türkiye genelinde ocak-eylül döneminde Bakanlık ve il müdürlükleri tarafından 33 bin 837 tesis çevre denetiminden geçirildi.

Denetimler sonucu kanuna aykırı faaliyette bulunan 5 bin 13 tesise toplam 101 milyon 308 bin 331 lira idari para cezası uygulandı, çevre kirliliği oluşturan 183 işletmenin de faaliyeti durduruldu.

– Atık denetimlerinde 40 milyon lira ceza

Tesislere en fazla gürültü konusunda denetim yapıldı. Gürültü kirliliğinden kaynaklı denetim sayısı 2 bin 884 olarak kayıtlara geçti, bu sayıyı 652 ile egzoz denetimi takip etti.

İdari para cezası miktarına göre Türkiye genelinde en çok ceza 40 milyon 302 bin 704 lira ile atık konusunda verildi.

– En fazla ceza verilen il Ankara

Verilen cezaların illere göre dağılımında 9 ayda en çok ceza kesilen il 21 milyon 897 bin 618 lira ile Ankara oldu.

Başkentte ceza rakamının ilk sırada olmasının sebepleri arasında atık, gürültü ve egzoz kirliliği yer aldı.

Ankara'yı 9 milyon 489 bin 239 lira ile İstanbul, 6 milyon 768 bin 980 lira ile İzmir, 6 milyon 30 bin 72 lira ile Tekirdağ ve 5 milyon 916 bin 63 lira ile Bilecik takip etti.

Categories
Alaturka Gazetesi

“Hasar tespiti tecrübe ve donanım isteyen bir iş”

İSTANBUL (AA) – SEMRA ORKAN – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Afet Koordinasyon Daire Başkanı Yusuf Sertaç Teksin, talepler üzerine ön hasar tespiti yaptıklarını belirterek, "Bunu yaparken tabletlerimizdeki özel yazılımdan faydalanıyoruz. Ayrıca çekiçle kolon ve kirişleri kırarak, kontrol ediyoruz. Hasar tespiti çok kolay bir iş değil, tecrübe ve donanım isteyen bir iştir. 3 bin 500 kadar teknik personelimiz var, bunların hepsi eğitimli ve donanımlıdır." dedi.

Marmara Denizinde, Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul genelinde hasarlı binalarda denetimlerini sürdürüyor.

AA ekibi, uzmanların Beyoğlu'ndaki 4 katlı ve 18 daireden oluşan bir apartmanın hasar tespitini adım adım takip etti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Afet Koordinasyon Daire Başkanı Yusuf Sertaç Teksin başkanlığındaki ekip, önce 4 katlı binanın bodrum katında bulanan tekstil atölyesinde incelemede bulundu.

Ekipler, çekiçle kolonlara vurduğunda büyük parçalar halinde kopmalar oldu. Kopan beton parçalarının atındaki harcın içinde midye kabukları ve paslanmış demirler ortaya çıktı. Deniz kumundan oluşan harcın, demirlerin paslanmasına neden olduğu görüldü. Binanın beton yapısı hakkında bilgi edinmek için çekilen fotoğraflar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından oluşturulan hasar tespit ana merkezine gönderildi. Ağır hasarlı olduğu tespit edilen ve daha önce boşaltılan binanın girişleri yetkililerce mühürlendi.

Binada yapılan incelemenin ardından hasar tespit çalışmaları hakkında bilgi veren Teksin, geçen hafta meydana gelen depremin ardından İstanbul'un bir çok semtinden kendilerine ihbar geldiğini aktararak, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un talimatıyla 34 ilden bakanlığa bağlı 340 teknik personelin İstanbul'a geldiğini ve incelemelerde bulunduğunu söyledi.

Hasar tespiti konusunda bir ön inceleme yaptıklarını vurgulayan Teksin, "Vatandaşların talepleri doğrultusunda 2 ya da 3 kişilik ekiplerden oluşan mühendis arkadaşlarımızla ön hasar tespiti yapıyoruz. Bunu yaparken tabletlerimizdeki özel yazılımdan faydalanıyoruz. Ayrıca çekiçle kolon ve kirişleri kırarak, kontrol ediyoruz. Hasar tespiti çok kolay bir iş değil, tecrübe ve donanım isteyen bir iştir. 3 bin 500 kadar teknik personelimiz var, bunların hepsi eğitimli ve donanımlıdır." diye konuştu.

– Hasarın yerinde tespiti önemli

Hasar tespitinin ne anlam ifade ettiğinin iyi anlaşılması gerektiğine işaret eden Teksin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hasar tespiti yapının görmüş olduğu hasarın yerinde tespitidir. Bu bir performans değerlendirmesi asla değildir. Bir sonraki depreme ya da artçı bir depreme dayanıklı olup olmadığını ifade etmez. İstanbul'da birçok binamız maalesef çok sıkıntılı. Ön hasar çalışmalarında acil yıkılacak binaları, ağır hasarlı ve az hasarlı binaları tespit ediyoruz. Eğer acil yıkılacak bina ise vatandaş, AFAD tarafından tahliye ediliyor. Bizler bunun yapılıp yapılmayacağına karar veriyoruz. Bizim için önemli olan vatandaşın can güvenliğidir. Onu tesis ettikten sonra devlet gereken yardımı yapıyor, ağır hasarlı binalar devlet tarafından yıkılıyor. Tabi bu sırada devlet vatandaşına her aşamada sahip çıkıyor. Ne yapıyor? Her şeyden önce yeni bir konut için kredi yardımı yapıyor. Mesela kırsal kesimde devlet kendi evini yapmak isteyene düşük faizle kredi veriyor. Devletin yaptığı konutlarda üst yapı maliyetiyle vatandaşı borçlandırıyor. Bu da çok küçük bir borçlandırma, 20 yıllık ve faizsiz kredi veriyor. Devlet vatandaşına yeni bir konut verene kadar süreç asla bitmiyor."

Teksin, İstanbul'da konutların durumlarının çok iyi olmadığını belirterek, "Özellikle 1998 deprem yönetmeliğine tabi olmayan eski binaların maalesef bir çoğu sağlıksız, 30- 40 yıllık binalarda deniz kumu kullanılmış, demirler, işçilik proje gibi bir çok şey sıkıntılı yürümüş. Zaten bugün yaşadığımız gerçek bunu bir aynası. Normalde, böyle 5,8'lik bir depremde bu şekilde hasarların binalarda oluşmaması gerekiyor. Deniz kumu, midye kabukları görüyoruz harçlarda. 16-18 milimetrelik demir 8 milimetreye düşüyor. Deniz kumu demirde korozyona neden oluyor. Eski binalarda düz demir kullanılıyordu oysa bugün nervürlü demir ve hazır beton kullanılmak zorunluluğu var. Ayırca binaların 2001'den itibaren devreye giren yapı denetim sistemine tabi olma zorunluluğu da var. 2001'den sonraki binalar eski binalara göre daha sağlıklı diyebiliriz ama yüzde yüz emin olamayız." değerlendirmesinde bulundu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak, Türkiye genelinde binaları incelemeye devam ettiklerini vurgulayan Teksin, "Allah daha büyük afetlerden ülkemizi korusun, biz de daha güçlü binalarla bu afetlere hazırlık olmalıyız." dedi.

Categories
Alaturka Gazetesi

İstanbul'daki deprem

ANKARA (AA) – İstanbul'da meydana gelen depremin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan hasar tespit çalışmalarında, toplam 77 yapıda ağır hasar tespit edildi.

Alınan bilgiye göre, 26 Eylül'de Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremin ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerince il genelinde hasar tespit çalışmaları yapıldı.

Ekipler, çalışmalar kapsamında bugüne kadar kamu yapıları, konut ve iş yerlerinde incelemelerde bulundu.

Kamu binalarında yapılan incelemelerde 7'si hastane, 49'u okul, 9'u idari bina olmak üzere 65 hasarsız, 1'i hastane, 4'ü okul, 4'ü de idari bina olmak üzere 9 ağır hasarlı bina tespit edildi.

Öte yandan 68 kamu yapısında incelemeler devam ediyor.

– 68 ağır hasarlı bina tespit edildi

Bakanlık tarafından konut ve iş yerlerinde yapılan hasar tespit çalışmaları kapsamında ise 3 bin 102 bağımsız birim incelendi.

İncelemeler neticesinde bin 987 hasarsız, 610 az hasarlı, 68 de ağır hasarlı bina tespit edildi.

Depremin ardından yıkık bina olmazken, 437 yapı da deprem öncesi riskli olduğu için kapsam dışı sayıldı.

Categories
Alaturka Gazetesi

GRAFİKLİ- Riskli yapılar için dört aşamalı süreç

ANKARA (AA) – Muhtemel bir afette içinde yaşayanların can güvenliğinin olmadığı riskli yapılarla ilgili süreç, "tespit başvurusu", "risk tespiti", "riskli yapıların yıktırılması" ve "yıkım sonrası uygulama" başlıklarındaki 4 ana aşamada tamamlanıyor.

İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem, binaların depreme karşı dayanıklılığı ve riskli yapıların tespit edilmesine yönelik işlemlerin nasıl yürütüldüğü sorusunu da akıllara getirdi. Deprem, sel, heyelan gibi afetlerde içinde yaşayanların can güvenliğinin olmadığı yapılar olarak adlandırılan "riskli yapılar"ın tespit edilmesine yönelik işlemler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının internet sitesinde tüm detaylarıyla anlatılıyor. Riskli yapılarla ilgili süreç, her birinde farklı işlemlerin yer aldığı 4 ana aşamadan oluşuyor.

Buna göre, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapıların her şeyden önce malikleri tarafından tespit ettirilmesi gerekiyor.

– İlk adım lisanslı kurum ve kuruluşlara başvuru

Vatandaşlar yapıları için Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara "riskli yapı tespiti" yaptırılabiliyor. Lisanslandırılmış kurum ve kuruluşların listesine de Bakanlığın internet sitesinden ulaşmak mümkün.

Riskli yapı tespiti işlemleri için maliklerden biri veya kanuni temsilcisinin dilekçe, güncel tapu durum belgesi ve kimlik belgesinin fotokopisi ile söz konusu kurum ve kuruluşlara başvurması yeterli.

– Riskli tespit edilen yapılar

Yapılan incelemeler sonucunda riskli olduğu tespit edilen yapılar, tespiti yapan kurum ve kuruluşlar tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildiriliyor.

İl müdürlüklerince yapıyla ilgili raporlar tekrar inceleniyor. Eksik veya yanlış hususların bulunması halinde raporlar ilgilisine iade edilirken uygun bulunan tespitlere yönelik şerh bildirimi, ilgili tapu müdürlüğüne iletiliyor.

Bu sürecin ardından ilgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde hak sahiplerine tebliğ ediliyor.

Bu tebligatta riskli yapının bulunduğu yerdeki müdürlüğe dilekçe ile itiraz edilebileceği, aksi takdirde tebligat tarihinden itibaren idarece 60 günden az olmamak üzere belirlenen süre içinde yapının yıktırılması gerektiği de belirtiliyor.

Riskli yapının tespitine yönelik itirazlar da üniversitelerden bildirilen dört üye ile ikisi inşaat mühendisi ve biri jeoloji veya jeofizik mühendisi olmak üzere Bakanlık teşkilatında görev yapan üç üyenin yer aldığı teknik heyet tarafından inceleniyor.

Riskli yapı olarak tapu kütüğüne kaydedilen taşınmazların maliklerine, 60 günden az olmamak üzere süre verilerek riskli yapıların yıktırılması isteniyor.

– Yapının yıkılması süreci

Riskli yapıların 60 günlük süre içinde maliklerince yıktırılıp yıktırılmadığı, idarece mahallinde kontrol ediliyor. Riskli yapı, malikleri tarafından yıktırılmamışsa yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek 30 günden az olmak üzere ek süre tanınıyor.

Bu süre sonunda da riskli yapıların maliklerince yıktırılmaması halinde, riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulması ilgili kurum ve kuruluşlardan isteniyor.

Riskli yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ile yıktırma işlemleri, mülki amirler tarafından sağlanacak kolluk kuvveti desteği ile idarece yapılıyor veya yaptırılıyor.

Yıktırılamayan yapılar Bakanlıkça veya il müdürlüklerince yıkılıyor veya yıktırılıyor. Bu yıktırmanın masraflarından malikler hisseleri oranında sorumlu oluyor.

– Yıkım sonrası işlemleri

Riskli yapıların bulunduğu parsellerde, yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın ve yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin, parsellerin birleştirilmesi, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılması, yeniden bina yaptırılması, payların satışı gibi işlemler bazında yeniden değerlendirme yapılıyor.

Bu süreçte bütün maliklerce oy birliği ile karar verilememiş olması durumunda anlaşma sağlanamayan maliklere ait taşınmazların değeri Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettiriliyor ve bu değer de gözetilerek oy birliği ile anlaşmaya çalışılıyor.

Oy birliği ile anlaşma sağlanamaması halinde yapılacak uygulamalara sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar veriliyor.

En az üçte iki çoğunluk ile alınacak kararlar ve anlaşma şartları il müdürlüğüne bildiriliyor. Alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları, arsa payı değeri üzerinden anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılıyor. Satış işlemlerinin sonlanmasıyla birlikte uygulamaya geçiliyor.

Riskli yapısı yıkılan vatandaşlara yeni yapılacak konutlar için faiz desteği, kira yardımı, harç muafiyeti gibi kolaylıklar tanınıyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

Vatandaşlara “riskli yapı tespiti” imkanı

ANKARA (AA) – Yapılarının deprem, sel gibi muhtemel bir afette riskli olup olmadığını öğrenmek isteyen vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara riskli yapı tespiti yaptırabiliyor.

İstanbul'da bugün art arda meydana gelen depremlerin ardından gözler riskli yapılara çevrildi.

Bu kapsamda vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca riskli yapıların tespiti için yetki verilen kuruluşlar aracılığıyla oturduğu binanın veya herhangi bir yapının riskli olup olmadığını öğrenebiliyor.

"6306 Sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yapıların Tespiti için Yetki Verilen Kurum ve Kuruluşlar"ın listesine Bakanlığa bağlı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün web sayfası üzerinden ulaşılabiliyor.

Sayfada, lisanslı kuruluşların adres ve telefon bilgileri de yer alıyor.

– Müracaat için bir kişi yeterli oluyor

Riskli yapı tespiti için yapı maliki veya kanuni temsilcisinin dilekçe, güncel tapu durum belgesi ve kimlik belgesinin fotokopisi ile Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum veya kuruluşlara başvuru yapması gerekiyor.

Yapılan incelemede riskli olduğu belirlenen yapılar, tespiti yapan kurum ve kuruluşlar tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne veya yetki verilmesi halinde idareye bildiriliyor.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri veya idareler raporları inceliyor, eksik veya yanlış hususların bulunması halinde raporlar ilgilisine iade ediliyor.

Uygun bulunan tespitlere ilişkin şerh bildirimi ilgili tapu müdürlüğüne iletiliyor, "riskli yapı" şerhi işlenerek ev sahiplerine tebligat gönderiliyor.

Hak sahibi, yapının riskli tespit edilmesinin ardından tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde riskli yapı tespitine karşı müdürlüğe itiraz dilekçesi verilebiliyor.

İtirazlar, üniversitelerden dört üye ile Bakanlık teşkilatında görev yapan ikisi inşaat mühendisi, biri de jeoloji veya jeofizik mühendisi olmak üzere yedi kişilik teknik heyet tarafından inceleniyor.

Eğer riskli olduğu kabul edilirse bina 60 gün içinde içinde yıkılıyor, bina riskli değilse şerh kaldırılıyor.

Daha sonra ilgili kurum ve malikler arasında anlaşma ve yeniden yapım sürecine gidiliyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

Çiftçilere 200 milyon metrekare Hazine arazisi kiraya verilecek

ANKARA (AA) – ZEHRA AYDIN TURAPOĞLU – Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, tarımsal yerli üretim için 200 milyon metrekare Hazine arazisi çiftçilere kiraya verilecek.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, Türkiye'deki tarımsal faaliyetleri desteklemek, yerli üretim potansiyeli bulunan tarım ürünlerinin yetiştirilmesini teşvik etmek için Hazine taşınmazlarından daha aktif yararlanmaya yönelik projeler geliştiriliyor.

Bu kapsamda, Hazineye ait tarım arazilerinin ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden doğrudan kullanıcılarına kiralanması için Bakan Murat Kurum'un talimatıyla geçen yıl mayıs ayında başlatılan, yaklaşık 218 bin çiftçiyi kapsayan uygulamaya 180 bin çiftçi başvuruda bulundu.

Türkiye genelinde uygulamaya en çok başvuru 14 binle Adana'dan geldi. Hatay'dan 10 bin 200, Konya'dan 8 bin 900, İzmir'den 8 bin 73, Muğla'dan ise 7 bin 830 çiftçi uygulamaya başvurdu.

Gerekli şartları taşıyan 45 bin çiftçiye 497 milyon metrekare taşınmaz kiralaya verildi. Diğer başvuruların ise değerlendirme süreci devam ediyor.

Uygulama kapsamında geliştirilen projeyle şimdiye kadar 46 ilde, 23 milyon metrekare Hazine taşınmazı ilana çıkarıldı. Bu taşınmazların 13 milyon metrekarelik kısmı lavanta, gül, adaçayı, kekik gibi bitkilerin yetiştirilmesi amacıyla kiralandı. En çok Balıkesir, Kütahya, Bursa ve Antalya'daki çiftçiler başvurdu.

Tıbbi ve aromatik bitkilere ek olarak bu sene aronya, frenk inciri, hodan otu, ıtır, kızılcık, laden, maviyemiş, moringa türleri de teşvik kapsamına alındı. Teşviklerle 139 çeşit bitki türünün yerli üretiminin arttırılması hedefleniyor.

Yerli üretimi arttırmak için geçen yıl ceviz, badem, Antep fıstığı, zeytin başta olmak üzere ağaçlandırma amacıyla, 9,7 milyon metrekare yüzölçümlü Hazine taşınmazı ilana çıkarıldı. 2,5 milyon metrekaresinin kiralaması tamamlandı.

Bakanlık tarafından geçen ay başlatılan yeni bir projeyle de Hazine taşınmazları üzerinde seracılık dahil tarımsal üretimde bulunmak isteyen tarımsal amaçlı kooperatifler, tarım satış kooperatifleri ve tarımsal üretici birlikleri ile bunların üst kuruluşlarına taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde biri üzerinden 20 yıla kadar kiralama imkanı getirildi.

Başta ceviz, badem olmak üzere ağaçlandırma ve tıbbı, aromatik ve süs bitkileri yetiştiriciliği ile hayvancılık amaçlı kiralanmak üzere Bakanlık tarafından 2023 yılına kadar 200 milyon metrekare Hazine taşınmazı ilana çıkarılacak.

Categories
Alaturka Gazetesi

GRAFİKLİ – TOKİ'nin indirim kampanyası yarın başlıyor

ANKARA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının borcunu erken ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik indirim kampanyasına başvurular yarın başlıyor.

TOKİ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yıl ikincisi düzenlenen kampanyada alıcılara peşin ödemelerde yüzde 22 indirim yapılacak.

Kampanyadan bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlar da yararlanabilecek. Bu kişiler, borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 22 indirim kampanyasından faydalanabilecek.

– Son başvuru tarihi 18 Ekim

Kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları, yarından itibaren 18 Ekim'e kadar ilgili bankaya başvurabilecek. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak.

İndirim uygulaması kapsamında bulunan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının, başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerekiyor.

Kampanyadan, satışları 2018 Haziran sonuna kadar yapılmış ve geri ödeme taksidi 2018 Haziran sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri sahipleri yararlanacak. Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dahil edilmedi.

Kampanyadan faydalanmak isteyenler, Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabilecek.