“Casusluk”tan gözaltına alınan Fransız yetkili görevden uzaklaştırıldı

PARİS (AA) – Fransa'da Senato, Kuzey Kore için "casusluk yaptığı" iddiasıyla gözaltına alınan üst düzey memuru geçici olarak görevden aldı.

Senatodan yapılan yazılı açıklamada, mart ayından bu yana yürütülen soruşturma kapsamında, "milletin temel çıkarlarına zarar verebilecek yabancı bir ülkeye bilgi toplayıp teslim ettiği" şüphesiyle gözaltına alınan üst düzey memur Benoit Quennedey'in geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı duyuruldu.

Açıklamada, Senato Başkanı Gerard Larcher'in, Quennedey'in Senatodaki bürosunun aranmasına izin verdiği ve görevine ilişkin yaptığı olası hatalar ve suçların araştırılmasını talep ettiği aktarıldı.

Yargıdan bir yetkili, Fransız Senatosunda üst düzey bir memurun, mart ayından bu yana yürütülen soruşturma kapsamında, "milletin temel çıkarlarına zarar verebilecek yabancı bir ülkeye bilgi toplayıp teslim ettiği" şüphesiyle gözaltına alındığını belirtmişti.

Yetkili, gözaltına alınan Benoit Quennedey'in Kuzey Kore için casusluk yaptığından şüphelenildiğini bildirmişti.

Quennedey'in, soruşturmayı yürüten Fransa İç İstihbarat Birimi (DGSİ) tarafından sorgulandığı ve evinin arandığı kaydedilmişti.

Delga yayınevinin internet sitesinden yapılan açıklamada, Quennedey'in, Fransız-Kore Dostluk Derneği Başkanı olarak, son yıllarda birçok kez Kuzey Kore'yi ziyaret ettiği ve Kuzey Kore hakkında kitap yazdığı aktarılmıştı.

Fransız yetkiliye “casusluk şüphesiyle” gözaltı

PARIS (AA) – Fransız Senatosunun bir çalışanı, Kuzey Kore için "casusluk yaptığı" gerekçesiyle gözaltına alındı.

Bir yargı yetkilisi, Fransız Senatosunda üst düzey bir memurun, mart ayından bu yana yürütülen soruşturma kapsamında, "milletin temel çıkarlarına zarar verebilecek yabancı bir ülkeye bilgi toplayıp teslim ettiği" şüphesiyle gözaltına alındığını belirtti.

Yetkili, gözaltına alınan Benoit Quennedey isimli kişinin Kuzey Kore için casusluk yaptığından şüphelenildiğini doğruladı.

Quennedey'in, soruşturmayı yürüten Fransa İç İstihbarat Birimi (DGSİ) tarafından sorgulandığı ve evinin arandığı kaydedildi.

Delga yayınevinin internet sitesinden yapılan açıklamada, Quennedey'in, Fransız-Kore Dostluk Derneği Başkanı olarak son yıllarda birçok kez Kuzey Kore'yi ziyaret ettiği ve Kuzey Kore hakkında kitap yazdığı aktarıldı.

İran'da casuslukla suçlanan çevrecilere destek kampanyası

TAHRAN (AA) – İran'da akademisyen, sanatçı ve aktivistlerden oluşan bir grup, "casusluk" iddiasıyla tutuklu bulunan 8 çevreciye destek için imza topladı.

İran'ın resmi ajansı IRNA'nın haberine göre, toplumun önde gelen isimleri topladıkları 1100 imza ile Yargı Erki Başkanı Sadık Laricani'ye bir mektup yazarak tutuklu çevre aktivistlerinin adil yargılanmasını talep etti.

Tutuklu çevrecilerin kendilerini İran'ın doğasına adadıklarını belirten imzacılar, bu kişilerin casusluk yapmadığına dair her türlü şahitliği yapacaklarını bildirdi.

IRNA'nın haberinde, İran İstihbarat Bakanlığı'nın tutuklu kişilerin casus olmadığıyla ilgili görüş bildirdiğine, ancak aradan geçen zamanda haklarındaki iddiaların gittikçe ağırlaştığına vurgu yapıldı.

İran'da sene başında birçok çevre aktivisti ülkenin değişik eyaletlerinde tutuklanmış ve haklarında "çevre projelerini istihbarat toplamak amacıyla kılıf olarak kullandıkları" suçlamasıyla dava açılmıştı.

Bu süreçte İran ve Kanada vatandaşı çevre aktivisti Kavus Seyyid İmami'nin Tahran'daki Evin Hapishanesi'nde hayatını kaybettiği bildirilmişti. Sosyoloji alanında akademisyenlik yapan Seyyid İmami, İran'ın nadir bulunan hayvanlarını korumak için faaliyetlerde bulunan Pers Vahşi Yaşam Mirası Vakfı'nın müdürlüğünü de yürütüyordu.

Hâlihazırda 8 aktivist casusluk ve bozgunculuk suçlamalarıyla yargılanıyor. İran'da bu tür suçlamalarda idama kadar varan cezalar veriliyor.

İran'da 2 kişiye idam cezası

İSTANBUL (AA) – İran Yargı Erki Sözcüsü Gulamhüseyin Muhsin Ejei, yolsuzluk davaları için kurulan özel mahkemenin 2 kişiye daha idam cezası verdiğini söyledi.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Ejei, Tahran'da kurulan özel mahkemenin yolsuzluk suçlamalarından 2 kişiye daha idam ve 35 milyon tümen para cezası verdiğini duyurdu.

Ejei, hükümlerin infaz edilebilmesi için Yüksek Divan Mahkemesi tarafından onaylanması gerektiğini ifade etti.

İran Yargı Erki Sözcüsü Ejei, daha önceki açıklamasında, eylül ayında ülkenin gündemini uzun süredir meşgul eden yolsuzluk davalarıyla ilgili olarak başkent Tahran'da kurulan özel mahkemenin yolsuzluk suçlamalarından 3 kişiye idam, 32 kişiye 10 yıldan 20 yıla kadar değişen hapis cezaları verdiğini bildirmişti.

– Casusluk suçuna 10 yıl ceza

Öte yandan sahte içki üretme ve dağıtımını yapma suçlamasıyla 18 kişinin gözaltına alındığını dile getiren Ejei, Dışişleri Bakanlığı'nda çalışan Kemal Emirbik'in casusluk suçlamasıyla 10 yıl hapis ve 270 bin dolar para cezasına çarptırıldığını kaydetti.

Bahreynli muhaliflerin “Katar'a casusluk” davası

MANAMA (AA) – Bahreyn'de Yüksek İstinaf Mahkemesi, Katar adına casusluk yapmakla suçlanan, feshedilen El-Vifak Hareketi yöneticisi 3 muhalif hakkında verilen beraat kararını bozarak, hükmü müebbet hapis cezasına çevirdi.

Bahreyn resmi ajansı BNA'nın haberine göre, Yüksek İstinaf Mahkemesi, muhalif Vifak Hareketi Genel Sekreteri Ali Selman Ali Ahmed, Hasan Ali Cuma Sultan ve Ali Mehdi Ali el-Esved hakkındaki beraat kararını kesin deliller olması nedeniyle bozdu. Mahkeme, söz konusu kişileri müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Karara itiraz yolunun açık olduğu öğrenildi.

Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi haziran ayında görülen duruşmada sanıklar hakkında beraat kararı vermişti.

Vifak Hareketi Genel Sekreteri Ali Selman Ali Ahmed, 28 Aralık 2014'te "güç kullanarak siyasi rejimi değiştirmeye teşvik etme suçlamasıyla 4 yıl hapse mahkum edilmişti.

Söz konusu 3 sanık Kasım 2017'de Katar adına casusluğun da yer aldığı bazı suçlamalarla ceza mahkemesine sevk edilmişti.

Katar Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu iddiaları reddetmişti.

Suriyeli sanığa terör örgütü propagandasından 2 yıl 3 ay hapis

TRABZON (AA) – Trabzon'da, terör örgütü THKP-C propagandası yaptığı iddia edilen Suriye uyruklu sanık, 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu yargılanan Mohamad Mohamad, Bolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.

Cumhuriyet savcısının mütalaasını okuyan mahkeme heyeti başkanı, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği ve uluslararası casusluk suçlarından yargılandığını belirtti.

Sanığın THKP-C örgütü elebaşı Mihraç Ural ile telefon görüşmelerinin yanı sıra dijital materyallerde PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, Fetullahçı Terör Örgütü elebaşı Fetullah Gülen'e ait resimler ve bazı silahlı kişilerin görüntülerine ulaşıldığını anlatan heyet başkanı, Ural'ı Twitter üzerinden takip ettiğinin de belirlendiğini aktardı.

Sanığın e-posta adresine Ural'ın paylaşımlarını takip ettiğine dair bildirimler geldiği, cep telefonundaki sosyal medya hesaplarından da bu kişinin isminin geçtiği yazışmalar yaptığını bildiren mahkeme başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine propaganda yaptığı ve silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinin iddia edildiğini kaydetti.

Mohamad ise savunmasında, hakkındaki suçlamaları reddederek, beraatini istedi.

Mahkeme heyeti, terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği gerekçesiyle 2 yıl 3 ay hapis cezası verdiği sanığın uluslararası casusluk ve silahlı terör örgütü üyeliği suçlarından ise beraatine hükmetti.

Heyet, sanığın tutuklu bulunduğu süreyi göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.

Halep doğumlu Mohamad, THKP-C ile irtibatlı olduğu, iş adamı görünümünde propaganda yaparak taraftar topladığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine örgüte bilgi sızdırdığı iddiasıyla 2017 yılı Mart ayında gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

İsrail baskıcı rejimlere casusluk ekipmanı tedarik ediyor

KUDÜS (AA) – İsrail, baskıcı rejimlerle yönetilen birçok ülkeye, risk olarak gördükleri muhaliflerini izlemeleri için casusluk ekipmanları ve yazılımları satıyor.

İsrail merkezli Haaretz gazetesinde yer alan bir araştırmaya göre, aralarında demokratik olmayan baskıcı rejimlerle yönetilenlerin de olduğu birçok ülke, kendilerine risk olarak gördükleri kişiler ve muhalifleri hakkında e-mail ve gizli dinleme yoluyla bilgi toplamak için İsrail ile çalışıyor.

İsrailli şirketlerin açık bir şekilde kötüye kullanıldığının bilinmesine rağmen, bu ekipman ve yazılımları satmaya devam ettiği belirtilen haberde, İsrail yasalarının söz konusu ekipmanların yabancı hükümetlere satılmasını yasaklamadığı, ihracat belgelerinin ise İsrail Savunma Bakanlığı tarafından onaylandığı kaydedildi.

Haberde Mozambik'teki kaçırma olayları, Botswana'da yasa dışı balıkçılığa ve Nijerya'da terör örgütü Boko Haram'a karşı mücadelede İsrailli Verint Systems Şirketine başvurulduğu aktarıldı.

İsrail'in dünya genelindeki şirketlerinin güvenlik kalemlerindeki satışlarına uyguladığı gizliliğe dikkat çekilen haberde, Savunma Bakanlığı'nın satışlar konusunda bilgilerin gizliliğine önem verdiği, hatta İsrail Meclisi Dışişleri ve Savunma Komitesinin bile İsrail'in savunma ihracatının detaylarını inceleyemediği belirtildi.

Gazetenin yürüttüğü araştırmaya göre, İsrail, demokratik olmayan ülkelere bu cihaz ve yazılımları satmaktan geri kalmıyor. Öte yandan söz konusu ürünlerin sivillerin hak ihlalinde kullanılıp kullanılmadığını bilmek mümkün değil.

Herzilya kentinde bulunan NSO şirketinin ürettiği "Pegasus" uygulamasını öne çıkaran haberde, Forbes'in 2016'da cep telefonlarının neredeyse sınırsız gözetimine izin verilen Pegasus'u "dünyanın en güçlü mobil casus yazılım uygulaması" olarak nitelemesine dikkat çekildi.

Çin'de üretilen bilgisayar ekipmanlarına casus çipler yerleştirildiği iddiası

NEW YORK (AA) – Çin’de üretilen bilgisayar ekipmanlarına ABD'nin teknoloji sırlarını çalmak için "minik casus çipler" eklendiği iddia edildi.

The Bloomberg News’in haberine göre, pirinç büyüklüğündeki çiplerin yerleştirildiği bilgisayarların, Amazon ve Apple başta olmak ABD firmalarında ve kamu kurumlarında kullanıldığı belirtildi.

Habere göre, hala devam eden 3 yıllık gizli bir araştırmada Çinlilerin, bilgisayar donanımlarına yazılımdan daha etkili ve tespiti zor şekilde “gizli bir giriş kapısı” oluşturmayı başardıkları ifade edildi.

İsmini vermek isteyemeyen bir Amerikalı yetkili, Çin Halk Kurtuluş Ordusuna ait bir birimin, ABD merkezli Super Micro Computer Inc. için Çin’de üretilen ekipmanlara casus çipleri yerleştirmeye müdahil olduğunu savundu.

Super Micro’nun Savunma Bakanlığı bilgi merkezleri, CIA’nın insansız hava aracı operasyonları ve donanma savaş gemilerinin yerleşik ağları için parçalar ürettiği açıklandı.

Amazon’un, yazılım şirketi Elemental’ı satın almasıyla problemin keşfedildiği bildirildi. Şirketin, Kaliforniya merkezli Super Micro tarafından sağlanan ekipmanları güvenlik incelemesinden geçirmeye başladığı ifade edildi.

Casus mini çiplerin, Apple, Amazon'un web hizmetleri ve benzer şirketler tarafından işletilen veri merkezlerinde kullanılan bilgisayar anakartları için tasarlandığı kaydedildi.

Çıkan haber üzerine Apple ve Amazon, hiçbir zaman ekipmanlara yerleştirilmiş “kötü amaçlı çiplere” rastlamadıklarını belirtti. Super Micro da casusluk olayı hakkında bilgisi olmadığını açıkladı.

İran'da casusluk suçlaması

İSTANBUL (AA) – İran'ın Meşhed kentinde ismi açıklanmayan bir kişi casusluk suçlamasıyla 7 yıl hapse çarptırıldı.

İran'ın resmi ajansı IRNA'ya konuşan Horasan Başsavcı Yardımcısı Hasan Haydari, "Yabancı istihbarat servislerine casusluk yapan bir kişi 7 yıl hapse çarptırıldı." dedi.

Haydari, adını açıklamadığı kişinin 60 yaşında olduğunu kaydetti.

İsmi açıklanmayan şahsın hangi ülke ya da kim adına nasıl bir casusluk yürüttüğüne ilişkin ise bilgi verilmedi.

Macaristan'da AP milletvekiline casusluk davası

BUDAPEŞTE (AA) – Macaristan'da Rusya adına casusluk yaptığı iddia edilen Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Bela Kovacs hakkında açılan davanın görülmesine başlandı.

Macaristan ana muhalefet partisi Jobbik'in eski üyesi, AP Milletvekili Kovacs, Avrupa Birliği (AB) kurumlarının aleyhine casusluk yapmak, AB bütçesini zarara uğratmak ve sahte evrak düzenlemek suçlamalarından hakim karşısına çıktı.

Mayıs 2010'dan bu yana AP milletvekili olan Kovacs, mahkeme çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ''Benim vicdanım rahat. Sonunda dava başladı ve gerçeğin ortaya çıkmasını umuyorum.'' dedi.

Kovacs'ın avukatı İstvan Szikinger ise davada kararın gelecek yıl çıkmasının beklendiğini söyledi.

Budapeşte Başsavcılığı, Kovacs'ın Rusya için casusluk yaptığı iddiasının yanı sıra 3 kişi ile imzaladığı stajyer sözleşmesiyle AP bütçesini zarara uğrattığı iddiasıyla 2014'te AP'den dokunulmazlığının kaldırılmasını talep etmişti.

AP de 14 Ekim 2015'te Macaristan Başsavcılığının talebi üzerine Kovacs'ın dokunulmazlığını kaldırmıştı.

2012-2014 yıllarında Rus diplomatlarla sık sık temas kurduğu ve ayda bir Moskova'yı ziyaret ettiği ileri sürülen Kovacs, Aralık ayında Jobbik'ten istifa etmişti.