“EBRD, güçlü şekilde Türkiye'ye odaklanmaya devam ediyor”

LONDRA (AA) – GÖKHAN KURTARAN – Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Bölgesel Başekonomisti Roger Kelly, öncü göstergelerin, Türkiye ekonomisinde sıkıntılı dönemin bu yılın ilk çeyreğinde en dip seviyeyi görmüş olabileceğine ve gelecek aylarda artışın yaşanabileceğine işaret ettiğini söyledi.

Kelly, EBRD'nin, güçlü şekilde Türkiye'ye odaklanmaya devam ettiğini belirterek, "Bankanın şu anda yatırım yaptığı 38 ekonomideki portföyü içerisinde en büyük pay Türkiye'nin." dedi.

Roger Kelly, Türkiye ekonomisine ve EBRD'nin Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Öncü göstergelerin, Türkiye ekonomisinde sıkıntılı dönemin bu yılın ilk çeyreğinde en dip seviyeyi görmüş olabileceğine ve gelecek aylarda artışın yaşanabileceğine işaret ettiğini belirten Kelly, "Bu, bir ölçüde kamu bankalarının öncülüğünde yaşanan güçlü kredi büyümesinden kaynaklanabilir. Toplamda ekonomik iyileşmenin kademeli olması olası…" ifadelerini kullandı.

EBRD'nin Türkiye'ye yatırımları konusundaki kararlılığının devam ettiğini vurgulayan Kelly, "EBRD, güçlü şekilde Türkiye'ye odaklanmaya devam ediyor. Bankanın şu anda yatırım yaptığı 38 ekonomideki portföyü içerisinde en büyük pay Türkiye'nin. Türkiye'nin dikkate değer şekilde genç ve dinamik bir nüfusa sahip olması, Asya ve Avrupa arasındaki jeostratejik konumu, ülkenin uzun vadeli yatırımcılar açısından güçlü bir potansiyeli olduğu anlamına geliyor." değerlendirmesinde bulundu.

– "Ekonominin 2020 yılında yüzde 2,5 büyümesini bekliyoruz"

EBRD'nin Türkiye projeksiyonlarına da değinen Kelly, "Pozitif yada negatifi şokların olmaması durumunda ekonominin 2019 yılında yüzde 1 daralmasını, 2020 yılında ise yüzde 2,5 büyümesini bekliyoruz." dedi.

Yatırımcıların bazı yerel politik ve jeopolitik risklerin çözümlendiğini görmek istediğini ifade eden Kelly, "Yatırımcıların bankacılık sektöründeki varlık kalitesinin şeffaflığı ve rezervlerin seviyesi gibi belli konularda devam eden endişeleri var. Bu endişeler liranın oynaklığını artırıyor ve (ileride) ekonomide aşağı yönlü riskler oluşturabilir." şeklinde konuştu.

Kelly, bu konularda endişeleri giderici adımların atılması halinde yatırımcı güveninin yeniden artabileceğini, ekonominin daha hızlı bir şekilde iyileşebileceğini söyledi.

<p><br>
  • "Önemli olan ekonominin sürdürülebilir oranlarda büyümesi"

Roger Kelly, Türkiye'de halihazırda enflasyonun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) hedeflediği seviyenin üzerinde seyrettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu, özel sektörün döviz cinsinden borçlanmaya bağlanmasına, ekonominin dışsal hassasiyetinin artmasına ve dolarizasyonun devamına neden oluyor. Buna sürdürülebilir sıkı para politikası ile cevap verilmesi gerekiyor. Bu, tabii büyüme oranlarına ket vuracaktır. Fakat burada Türkiye için önemli olan ekonominin sürdürülebilir oranlarda büyümesi."

Türkiye'ye yönelik sermaye hareketlerine de değinen Kelly, "Ekonomi, ağırlıklı olarak dış sermayeye bağımlı. Fakat Türkiye, küresel likiditenin görece bol olmasından dolayı şanslı. Küresel sermaye koşulları iyi seyrederken, Türkiye sermaye açısından çekici bir destinasyon durumunda. Bunun için ön koşul, istikrarlı ve öngörülebilir bir politika ortamının olması… Otoritelerin, bunun başarılmasını sağlamak için çalışması önemli." diye konuştu.

Kelly, TL'deki değer kaybının turizm sektörünün canlanmasına yardımcı olduğunu belirterek, "Önümüzdeki dönemde bu alandaki dış talep Türkiye'nin ekonomik aktivitesinde artan şekilde rol oynayacak." dedi.

Alman hükümeti bu yıl için büyüme tahminini yüzde 0,5’e düşürdü

BERLİN (AA) - Almanya'da hükümet, bu yıl için daha önce yüzde 1 olarak açıklanan resmi büyüme beklentisini Brexit ve küresel ticaret ihtilaflarından dolayı aşağı yönlü revize etti.</p>  <p>Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, Alman hükümeti tarafından yayınlanan ekonomik büyüme raporuna ilişkin başkent Berlin’de basın toplantısı düzenledi.</p>  <p>Bu yıl için daha önce yüzde 1 olarak açıklanan resmi büyüme beklentisinin yüzde 0,5’e düşürüldüğünü ifade eden Altmaier, büyümenin 2020’de toparlanarak yüzde 1,5’e yükselmesinin beklendiğini kaydetti.</p>  <p>Altmaier, Brexit konusunda belirsizlik, ABD-Çin ve Avrupa arasındaki küresel ticaret ihtilafları, otomobil sektörünün mevzuatındaki emisyon değişiklikleri ve nehirlerdeki su seviyesinin düşük seyretmesini büyüme tahmininde aşağı yönlü revizyona sebep olarak gösterdi.

– Alman ekonomisi gizemli kalmaya devam ediyor

Ekonomik büyüme raporunda, ülkede enflasyonun bu yıl yüzde 1,5 ve önümüzdeki yıl yüzde 1,8 olarak gerçekleşmesinin beklendiği yer aldı.

Küresel ticaret ihtilaflarına rağmen ihracatın bu yıl yüzde 2, 2020’de yüzde 1,8 büyümesi öngörülen raporda, ithalatın da sırasıyla yüzde 3,8 ve yüzde 4 artacağı tahmini yapıldı.

Uzmanlar, Almanya’da gittikçe yaşlanan nüfus ile ileri teknolojilere ve altyapıya yatırımların eksik olmasını yapısal zorluklar olarak gösterirken, Alman ekonomisinin gizemli kalmaya devam ettiğine işaret ediyorlar.

Artan küresel belirsizlik ve küresel yavaşlamanın sanayi şirketlerinin ihracat rakamlarında da etkisi görülürken, uzmanlar, hizmet şirketlerinin satışlarının yüksek kalmasının Alman ekonomisindeki iç faktörlerin güçlü olmasından kaynaklandığı değerlendirmesini yapıyorlar.

Ifo İş Döngüsü Araştırma ve Ekonomik Tahmin Müdürü Timo Wollmershaeuser, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Alman otomotiv sektöründen kaynaklanan ekonomik zayıflık sürecinin gelecek yıla kadar devam edeceğini belirterek, buna küresel ekonomideki belirsizliklerin, Brexit, İtalya'nın durumu ve ABD'nin ticaret politikalarındaki karışıklıklarını eklendiğini ifade etti.

Alman Sanayi Federasyonu (BDI) Başkanı Joachim Lang da büyümenin aşağı yönlü revize edilmesine ilişkin değerlemesinde, “Federal Hükümet daha fazla zaman kaybetmemeli.” dedi. Ekonomide iyi zamanların sona erdiğini belirten Lang, “Şimdi, hükümet iklimin koruması için yatırım teşvikleri oluşturmalı ve gerçek bir vergi reformu yapmalı. Politikacılar daha fazla zaman kaybedemez.” değerlendirmesinde bulundu.

Lang, sanayi üretiminin bu yıl durgun seyretmesinin beklendiğine işaret ederek, küresel ticaretteki zayıflığın, ticaret ihtilaflarının ve İngiltere ile Avrupa Birliği arasında gelecekteki ilişkinin ne olacağı yönünde belirsizliklerin ihracata yönelik sektörde büyük bir baskı oluşturduğunu kaydetti.

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) verilerine göre, ülkede, ağırlıklı olarak otomobil üreticilerinin yeni emisyon testlerine geçişte zorlanmalarından dolayı geçen yıl ekonomik büyüme yavaşlayarak yüzde 1,5 olarak gerçekleşmişti.

“Çin'in eski büyüme patikasına geri döndüğünü söylemek için erken”

İSTANBUL (AA) – BELGİN YAKIŞAN MUTLU – Nordea Markets Asya Başekonomisti Amy Yuan Zhuang, Çin'in ilk çeyrekte yüzde 6,4 ile piyasa beklentilerinin üzerinde büyümesinin ardından ülke ekonomisi için makro tablonun çok daha parlak göründüğünü belirterek, "Buna rağmen ekonominin eski büyüme patikasına tam olarak ikna edici bir şekilde geri döndüğünü ilan etmek için henüz çok erken." dedi.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin'de açıklanan büyüme verileri, ülkenin ilk çeyrekte yüzde 6,4'lük gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) artışı yakaladığını ortaya koydu. Söz konusu veri piyasa beklentileri olan yüzde 6,3'ü aşarken, ABD ile devam eden ticaret görüşmelerinin ortasında piyasalarda iyimserliği beraberinde getirdi.

Bu yılın ekonomi haberlerinde en sık bahsedilen riskler arasında "küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması" bulunuyor. Dünyanın üretim makinesi olarak nitelendirilen Çin ise gerek yakaladığı GSYH artışı, gerekse de ülkeler arası ticareti dinamitleme gibi özellikleri ile küresel büyüme açısından lokomotif ülkelerin başında geliyor.

Bu nedenle Çin'de açıklanan ilk çeyrek verilerinin, küresel büyümeye ilişkin endişelerin yatışmasını sağlayabileceğinden bahsedilirken, uzmanlar büyümedeki toparlanma eğiliminin yeni belirdiğini, bunun istikrar kazandığını görmek için daha fazla veriye ve hükümetin teşviklerinin devamına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

– "Çin'de büyüme ivmesi henüz yeni belirdi"

Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Nordea Markets Asya Başekonomisti Amy Yuan Zhuang, piyasa beklentilerinden iyi gelen büyüme verilerinin Çin ekonomisinde istikrara işaret ettiğini aktararak, ancak ekonominin eski büyüme patikasına döndüğünü belirtmek için çok erken olduğunu söyledi.

Hükümetin artan teşvikleri sayesinde ilk çeyrek büyüme rakamlarında istikrar işaretlerinin belirmeye başladığını anlatan Zhuang, şunları kaydetti:

"Yıllık bazda bakıldığında, Çin ekonomisi ocak-mart döneminde hem beklentilerin üzerinde hem de 2018'in son çeyreğindeki rakamlara paralel bir büyüme kaydetti. Ancak çeyreklik bazda büyüme rakamları bize farklı bir perspektif sunuyor. 2018'in son çeyreğinde yüzde 1,5 düzeyinde olan bir önceki çeyreğe göre büyüme, bu yılın ocak-mart döneminde yüzde 1,4 ile daha düşük düzeyde gerçekleşti. Bu da Çin'de büyüme ivmesinin gerçekten de bu yılın başında belirdiğini gösteriyor.

Sanayi üretimi, sabit sermaye yatırımları ve perakende satışlar gibi diğer büyüme parametrelerinin tamamı da mart ayı beklentilerini aştı. Tüm bunlar doğrultusunda bakıldığında, Çin ekonomisi için makro tablo çok daha parlak görünürken, bu durumun ülke büyümesine ilişkin endişelerin azalmasına yardımcı olabileceğini düşünüyoruz. Bütün bunlara rağmen, ekonominin tam olarak ikna edici bir geri dönüşünü ilan etmek için henüz çok erken."

Zhuang, yetkililerin mevcut politika desteklerini ve "bekle-gör" yaklaşımını korumasının muhtemel olduğunu vurgulayarak, ABD ile ticaret görüşmeleri devam ederken büyümede yeni bir dip noktasının görülmesinin en son istenen şey olacağını ifade etti.

– "Global büyüme kaygılarının öne çıktığı dönemde Çin'in performansı olumlu"

Deniz Yatırım Stratejisti Orkun Gödek de Çin ekonomik büyümesinin ilk çeyrekte beklentileri aşarak sürpriz yaptığını söyledi.

Sanayi karları ve perakende satışlar verileri ile desteklenen Çin büyümesinin, Kasım 2018'den bu yana kamu eliyle alınan önlemlerin çalıştığını teyit ettiğini aktaran Gödek, şunları kaydetti:

"300 milyar dolarlık vergi indirim paketi, indirilen munzam karşılık oranları ve 6 trilyon Çin yuanı kamu bankaları üzerinden ulaşılan kredi rakamı büyümenin ivmelendirici kalemleri olarak dikkat çekiyor. Global büyüme kaygılarının öne çıktığı ve zaman zaman fiyatlamalara dahil olduğu 2019 ilk çeyrekte Çin’in büyüme performansı olarak beklentilerin üzerinde kalmayı başarmasını nitelik-gerçekleşme tartışmasına girmeden olumlu okuyoruz. Bir sonraki soru işareti, Avro Bölgesi'nin içerisinde olduğu zayıf ortamdan yılın ikinci yarısında ne ölçekte çıkmayı başarabileceği."

Çin ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 6,4 büyüdü

İSTANBUL (AA) – Çin ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde 2018'in aynı dönemine göre yüzde 6,4 büyüme kaydetti.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu'ndan yapılan açıklamaya göre, ülkede, bu yılın ilk çeyreğinde gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,4 oldu. Söz konusu verideki artış, bir önceki çeyreğe kıyasla da yüzde 1,4 düzeyinde gerçekleşti.

Ekonomistler, Çin ekonomisinde büyümenin yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,3 düzeyinde gerçekleşmesini bekliyordu. Öte yandan Çin ekonomisi geçen yılı yüzde 6,6 büyüme oranı ile tamamlamıştı.

Açıklamada, ekonominin küresel belirsizlikler ile yapısal sorunların yol açtığı aşağı yönlü ekonomik baskılardan etkilendiğine işaret edilerek, reform ve kalkınma çabalarının sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.

– En yüksek büyüme hizmetlerde

Bu arada Çin resmi haber ajansı Şinhua'da yer alan habere göre, ilk çeyrekte yüzde 7 ile en yüksek büyümenin görüldüğü sektör hizmetler oldu. Sektörün GSYH içindeki payı da yüzde 57,3'e ulaştı.

Bu dönemde sanayi sektöründe yüzde 6,1 ve tarımda yüzde 2,7 büyüme kaydedildi. Büyüme artışının yüzde 65,1'i ise tüketimdeki artıştan kaynaklandı.

Analistler büyüme verilerinin piyasa öngörülerinin üzerinde geldiğini belirterek, ticaret müzakereleri devam ederken sanayi sektörü ve artan tüketici harcamalarının büyüme rakamlarını desteklediğini bildirdi.

Buna karşın ilk çeyrek büyümesinin geçen yılki yüzde 6,6'lık oranın altında kaldığına işaret eden analistler, Çin'in sürdürülebilir büyüme patikasına döndüğünü belirtmek için erken olduğunu, ivmenin korunması için daha fazla politika desteği gerektiğini kaydetti.

“Alman ekonomisinin dinamizmi düşük ama yükseliş eğiliminde”

    BERLİN (AA) - Almanya'da ekonominin daha az dinamik ancak hala yükseliş eğilimde olduğu bildirildi.</p>  <p>Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Alman ekonomisine yönelik aylık raporunu yayınladı. Buna göre, Alman ekonomisi karışık seyir göstermeye devam ediyor.</p>  <p>Bakanlığın raporunda, hizmet ve inşaat sektörünün iyi performans göstermeye devam ettiği belirtilerek, “Sanayi sektörü yavaşlayan küresel ekonomisi nedeniyle zayıf bir dönemden geçiyor.&quot; ifadesine yer verildi. </p>      <p>Hem küresel sanayi üretimi hem de küresel ticaretin geçen yılın sonunda düşüşe geçtiğinin hatırlatıldığı raporda, sanayi üretiminde düşüşün bu yılın ocak ayında devam ettiği kaydedildi.</p>  <p>Raporda, ocak ayında küresel ticarette hafif bir toparlanma olmasına rağmen geçen yılki seviyenin altında kaldığına vurgu yapılarak  küresel İmalat Sanayi PMI’sinin bu yılın mart ayında haziran 2016’dan bu yana en düşük düzeyde gerçekleştiği hatırlatıldı.</p>  <p>Almanya’da mali politikaların desteklediği hane halkı gelirlerin arttığı, bunun da ülkede tüketim harcamalarını desteklediğinin aktarıldığı raporda, &quot;İstihdam artmaya devam ederken işsizlik azalıyor. İstihdam oluşturmada ivme, vasıflı işçi açığının artması nedeniyle biraz yavaşlaması da ihtimal dahilinde.” değerlendirmesine yer verildi.</p>      <p>Öte yandan Der Spiegel dergisi, bugün yayınladığı bir haberde, Alman hükümetinin, küresel ticaret ihtilafları sonrasında yaşanan zayıf ihracat nedeniyle, ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 1'den 0,5'e düşüreceğini iddia etti. Alman hükümetinin büyümeye yönelik yeni tahminini çarşamba günü açıklaması bekleniyor.</p>        <p>Daha önce, Almanya'nın önde gelen beş ekonomik düşünce kuruluşu, ülkede bu yıla ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüme tahminini, Brexit ve küresel politik risklerin artmasından dolayı düşürerek yüzde 1,9'dan 0,8’ye revize etmişti.</p>  <p>Alman hükümetine ekonomik danışmanlık yapan Ekonomi Bilirkişi Kurulu da (SVR), zayıflayan küresel ekonomik büyüme göz önüne alındığında, ticarette korumacı önlemlerin artarak karmaşıklaşmasının Almanya'yı resesyona itme potansiyeline sahip olduğu uyarısını yapmıştı.

Brexit belirsizliği, ABD-Çin ticaret ilişkileri, otomobil sektöründeki yavaşlama ve yumuşak küresel talep ihracata dayalı Alman ekonomisini etkilemeye devam ediyor.

İngiliz ekonomisi şubat ayında beklentinin üzerinde büyüdü

LONDRA (AA) – İngiltere’de şubat ayında ekonomi yıllık bazda yüzde 0,3 büyüme kaydetti.

İngiliz Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, ülkede, şubat ayında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) yıllık bazda yüzde 0,2 olan beklentinin üzerine çıkarak yüzde 0,3 artış gösterdi. İngiltere'de GSYH aylık bazda ise yüzde 0,2 büyüme kaydetti.

Ülkede şubat ayında yıllık imalat sanayi üretimi ise yüzde 0,6 daralma beklentisine rağmen yüzde 0,6 büyüme gösterdi.

İngiltere’de şubat ayında aylık bazda imalat sanayi üretimi de yüzde 0,2 olan beklentiyi aşarak yüzde 0,9 büyüme gösterdi.

ONS açıklamasında, ülkedeki imalatçıların İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) çıkış (Brexit) takviminin yaklaşması nedeniyle faaliyetlerinin zamanlamasını değiştirdiğini, bunun da şubat ayı verilerine yansıdığını bildirdi.

Büyüme verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan ONS GSYH Ekonomisti Rob Kent Smith, İngiliz ekonomisinin şubat ayında beklentilerin üzerinde büyüme göstermesine rağmen, büyümenin halen ılımlı seviyede olduğunu vurguladı.

Smith, “Hizmet sektörü ve bilgi teknolojilerindeki güçlü performans ekonomi için itici güç oldu. İmalat sektörü ise geçen yılın sonunda görülen zayıf seviyelerden toparlanmaya başladı.” değerlendirmesinde bulundu.

Pantheon Macroeconomics Ekonomisti Samuel Tombs ise imalat sektöründe depolama ihtiyacının artması nedeniyle üretimin de yükseldiğini belirterek, imalat üretimindeki artışın bu yılın ikinci çeyreğinde hız kesmesinin beklendiğini vurguladı.

Turkish Cargo büyümesini sürdürüyor

İSTANBUL (AA) – Türk Hava Yolları'nın (THY) markası Turkish Cargo, ocak ve şubatta küresel pazarda yaşanan daralmaya rağmen taşınan kargo tonajını yüzde 9,6 oranında artırdı.

THY Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre, dünyanın en büyük taşınma operasyonunun planlandığı 2019 yılı içerisinde büyümeye devam eden Turkish Cargo, hava kargo pazarının yüzde 5,8 oranında daralma gösterdiği ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) raporlarına göre talebin yüzde 5,7 oranında düştüğü ocak ve şubat ayı verilerine göre yüzde 9,6 tonaj artışı sağlayarak World Air Cargo Data (WACD) listesinde 7. sıraya yükseldi.

Turkish Cargo, bu artışla yılın ilk iki ayında satılan tonaj bazındaki pazar payını, geçen yılın aynı dönemine oranla 0,6 puan artırarak yüzde 4,3'e, kümüle pazar payını ise 0,4 puanlık artışla yüzde 4,1'e yükselterek sürdürülebilir bir büyüme elde etti.

Taşınma operasyonuyla birlikte "Dual Hub" olarak Atatürk ve İstanbul havalimanlarından operasyonlarını sürdürecek Turkish Cargo, İstanbul Havalimanı'nın tüm fazları tamamlandığında, 300 bin metrekare kapalı alana sahip kargo terminalinde yıllık 4 milyon ton kargo elleçleme kapasitesine sahip olacak.

THY'nin kargo taşıma kapasitesi ile 124 ülkede 307 destinasyona ulaşan ve buna ek olarak kargo uçağı filosu ile 86 noktaya direkt kargo uçuşu gerçekleştiren Turkish Cargo, mevcut altyapısı ve gerçekleştirdiği yatırımlarla hizmet kalitesini her geçen gün yükseltiyor.

  • "12. sıradan 7'nciliğe yükseldik"

Açıklamada görüşlerine yer verilen THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, Turkish Cargo'nun, küresel hava kargo pazarındaki yükselişinin aralıksız sürdürmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti.

Aycı, 2019 yılının ilk iki ayında yakaladıkları bu başarının da sürpriz olduğunun söylenemeyeceğini kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Biz bu şaşırtıcı başarıları iki yıldır yaşıyoruz. Son iki yıl içerisinde Avrupa ve Uzak Doğu'dan beş büyük global hava kargo markasını geride bırakarak, 12. sıradan 7'nciliğe yükseldik. Özellikle pazardaki talebin daraldığı ve sektörü kara kara düşündüren rakamların dolaştığı ortamda, bu başarı Turkish Cargo'nun geleceğini daha da aydınlatıyor. Ortaya koyduğumuz kararlılık ve hava kargo pazarındaki büyüme stratejimiz ile Turkish Cargo, dünyanın en iyi 5 hava kargo markası arasında yer alacak. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."

THY Basın Müşaviri Yahya Üstün de Twitter paylaşımında "Hedefe ulaşmak için inancınız tamsa fırtınalar sizi yıldıramaz. Turkish Cargo, küresel hava kargo pazarında talebin yüzde 5,7 düştüğü şubat ayında yüzde 9,6 tonaj artışı başarısı yakaladı. Pazarın duraksadığı dönemde biz hedefimize uçmaya devam ediyoruz."

Alman düşünce kuruluşları, ülkenin büyüme tahminini düşürdü

BERLİN (AA) – Almanya'nın önde gelen beş ekonomik düşünce kuruluşu, ülkede bu yıla ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüme tahminini, Brexit ve küresel politik risklerin artmasından dolayı düşürerek yüzde 1,9'dan 0,8’ye revize etti.

Ekonomi Araştırma Enstitüsü’nün (Ifo) de içinde yer aldığı beş ekonomik düşünce kuruluşu ülke ekonomisine ilişkin sonbaharda paylaştığı 2019-2020'yi kapsayan büyüme tahminlerini aşağı yönlü güncelledi. Beş ekonomik düşünce kuruluşundan yapılan ortak açıklamaya göre, bu yıl için Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüme tahmini yüzde 1,9'dan 0,8’ye düşürüldü, 2020 büyüme beklentisi ise yüzde 1,8’de sabit bırakıldı.

Ekonomik büyümenin ivme kaybetmesine rağmen istihdam edilen kişi sayısının gelecek yıl 45 milyon 300 binden, önümüzdeki yıl 45 milyon 500 bine yükseleceğini öngören beş düşünce kuruluşu, Avrupa'nın en büyük ekonomisinde işsizliğin yüzde 4,6’a gerileyeceği, yıllık enflasyonun da bu yıl yüzde 1,5 ve gelecek yılda yüzde 1,8’e yükseleceği tahmininde bulundu.

Ortak açıklamada, İngiltere'nin AB'den herhangi bir anlaşma yapmadan ayrılması durumunda, Almanya ekonomisi için yapılan bu büyüme tahminlerinin önemli ölçüde aşağı yönlü olacağı uyarısı da yaptı.

Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsü IWH) Başkan Yardımcısı Oliver Holtemöller, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Alman ekonomisinin uzun vadeli büyümesinin sona erdiğini belirterek, ülke ekonomisinin resesyona girme ihtimalinin düşük kaldığını kaydetti.

Avro Bölgesi'nde yüzde 0,2’lik büyüme beklentisi

<p>BERLİN (AA) - Avrupa'nın önemli ekonomi ve istatistik kurumları, Avro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin bu yıl düşük kalacağını belirterek, bölge ekonomisinin yılın birinci çeyreğinde yüzde 0,2, ikinci ve üçüncü çeyreğinde yüzde 0,3 büyüyeceği tahmininde bulundu.</p>  <p>Alman Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından İsviçre Ekonomik Enstitüsü (KOF) ve İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü (ISTAT) iş birliğiyle Avro Bölgesi’nin ekonomik görünümüne ilişkin hazırlanan rapor yayımlandı.</p>  <p>Raporda, Avro Bölgesi ekonomisinde zayıflığın görünmeye başlandığı belirtilerek, yılın birinci çeyreğinde yüzde 0,2, ikinci ve üçüncü çeyreğinde yüzde 0,3 büyüme beklendiği kaydedildi. </p>  <p>- &quot;Araştırmacılar sert Brexit’i risk olarak görüyor&quot;</p>  <p>Enflasyon tahminlerine de yer verilen raporda, enflasyonun, 2019'un ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 1,4, ve üçüncü çeyreğinde yüzde 1,2 beklenirken, 2019 genelinde ise enflasyonun yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği kaydedildi.</p>  <p>Ekonomik görünüme yönelik risklere de yer verilen raporda, “Ticaret ihtilaflarının artması, sert Brexit ve küresel ekonominin genel olarak zayıflaması Avrupa Bölgesi için risk tahminlerimiz içinde yer alıyor.” değerlendirmesinde bulunuldu. </p>  <p>İş gücü piyasasının güçlü kaldığına işaret edilen raporda, geçen yılın son çeyreğinde Avro Bölgesi’nde istihdamın yüzde 0,3 arttığına ve bölgede işsizlik oranının da yüzde 7,8’e düşerek 2008’den sonraki en düşük seviyesine gerilediğine ve çalışanların ücretlerinin önemli ölçüde yükseldiğine vurgu yapıldı. Bu gelişmelerin, hanehalkından gelecek talepleri destekleyeceğine işaret edildi.  </p><br>

Mühendisler, Almanya için büyüme tahminini düşürdü

  BERLİN (AA) - Alman Mühendisler Derneği (VDMA), Almanya ekonomisine yönelik 2019 yılı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdü. 

Almanya ekonomisinin bel kemiği olan sanayi üretimini temsil eden VDMA, Almanya ekonomisinin bu yıl için büyüme tahminini artan ekonomik belirsizliklerden dolayı aşağı yönlü revize etti. Dernek, Almanya ekonomisine yönelik geçen yıl eylül ayında yüzde 2 olarak paylaştığı 2019 yılı GSYH büyüme tahminini yüzde 1’e düşürdü.

Aşağı yönlü revizeye sebep olarak da “ticaret ihtilafları” ve “yavaşlayan küresel ekonomi” gösterildi.

VDMA Başkanı Carl Martin Welcker, hem yurt içinde ve hem de yurt dışında işlerin ivme kaybettiğini belirterek, "Önemli pazarlardaki politik nedenlerle ortaya çıkan riskler etkilerini gösteriyor ve yakın zamanda çözüm görünmüyor." dedi.