Voleybol: Efeler Ligi

Salon: İnegöl

Hakemler: İsmail Yıldırım, Yasin Okumuş

İnegöl Belediyespor: Hüseyin Koç, Marshall, Cansın Hacıbekiroğlu, Walle, Cacic, Cüneyt Dağcı (Burak Hazırol, Berkay Bayraktar, Berkan Bozan, Efe Er, Berkant Hazırcı)

İkbal Afyon Belediye Yüntaş: Muhammed Ertuğrul, Niels, Luke, Fatih Cihan, Caner Çiçekoğlu, Stankovic (Çağatay Durmuş, Beytullah Hatipoğlu, Gökhan Çatal, Berk Özbek, Mehmet Hacıoğlu, Burak Hascan)

Setler: 25-18, 23-25, 23-25,19-25

Süre: 114 Dakika (26, 29, 33, 26)

BURSA (AA) – Voleybol Efeler Ligi'nin 2. haftasında İkbal Afyon Belediye Yüntaş, deplasmanda İnegöl Belediyespor'u 3-1 yendi.

Advertisements

Spor Tırmanış Küçükler ve Gençler Lider Balkan Şampiyonası

BURSA (AA) – Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) tarafından düzenlenen Spor Tırmanış Küçükler ve Gençler Lider Balkan Şampiyonası, Bursa'da başladı.

Merkez Nilüfer ilçesindeki Görükle Spor Tırmanış Duvarı'nda gerçekleştirilen şampiyonaya, Türkiye'nin yanı sıra Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya'dan 50'nin üzerinde sporcu katıldı.

TDF Başkanı Prof. Dr. Ersan Başar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şampiyonanın 2 gün süreceğini belirterek, "Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Türkiye olmak üzere 4 ülkeden 50'den fazla sporcu katılıyor. Özellikle genç sporcular var. Gençlerin diğer ülkelerle yarışması bizim için çok önemli bir imkan. Sporcular, gençler çok heyecanlı." diye konuştu.

Balkan Şampiyonası, yarın sona erecek.

“Keles bebekleri” ORKÖY desteğiyle büyüyecek

BURSA (AA) – SERGEN SEZGİN – Bursa'nın Keles ilçesine bağlı kırsal Sorgun Mahallesi'nde kadınların el emeğiyle yapılan, Yörük kadınının giyim kültürünü yansıtan ve "Keles bebekleri" olarak anılan örgü bebeklerin üretimi, Orman Genel Müdürlüğü Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Daire Başkanlığının desteğiyle artırılacak.

Bölgedeki kadınların önemli gelir kaynaklarından biri haline gelen bebeklerin üretimi için ORKÖY tarafından Sorgun'daki 12 haneye yüzde 20'si hibe olmak üzere toplam 132 bin lira kredi desteği sağlandı.

Sorgunlu kadınların Halk Eğitim Merkezi atölyesi ile evlerinde yaptıkları, büyük, orta ve küçük olmak üzere 3 boyda ürettikleri bebekler, 60 ila 180 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor.

ORKÖY'ün kredi desteğiyle dikiş makineleri yenilenen, kumaş ve iplikleri alınan kadınların el emeği göz nuru örgü bebekleri, Türkiye'nin dört bir yanından ilgi görüyor.

– "Köyümüzden göçü engelliyor"

Keles bebeği ustası Ayşe Durak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evde hobi amaçlı yaptığı bebeği teklif gelince atölyede üretmeye başladıklarını söyledi.

Senelerdir yöresel ve kültürel değerleri bu bebeklerle tanıttıklarını anlatan Durak, ürünlere Türkiye'nin her tarafından yoğun talep geldiğini vurguladı.

Durak, bebeklerin tamamının el yapımı olduğunu belirterek, "Buradaki bebekleri köylü kadınlar yapıyor. Onlar için farklılık oluyor bu iş. Hem evlerine ekmek götürüyorlar hem de dokuma ve iş öğreniyorlar. Çok memnunlar." ifadelerini kullandı.

Zamanla makinelerinin eskidiğini bunun da kendilerini zorladığını ifade eden Durak, "Makinelerimiz çok eskimişti zorlanıyorduk onları yeniledik. Biz bebek yaptıkça ekonomik olarak ayakta kalıyoruz. Bu da köyümüzden göçü engelliyor." dedi.

– "Bu tür çalışmalar yaparak masrafların üstesinden geliyoruz"

Köylü kadınlardan Sıdıka Güneş (65) de 1993 yılında Keles bebeği yapmaya başladığını hatırlattı.

"Niye kocamızın eline bakalım, niye biz emeğimizle para kazanmayalım?" diyerek bu işe girdiklerini anlatan Güneş, kırsal yerlerde sadece erkeğin çalışmasının yanlış olduğunu ifade etti.

Güneş, bebekleri severek yaptıklarını dile getirerek, şunları aktardı:

"Köylülerimiz çocuk okutuyor. Bu da onlar için masraf. Bu tür çalışmalar yaparak masrafların üstesinden geliyoruz. Bizim yaşımız geçti ama gençlerimiz geliyor arkadan. Zamanında bu bebekleri yapmak meşakkatliydi. Belki bu teknoloji o zaman olsaydı bu kadar köyümüz göç vermez, herkesin eli ekmek tutardı. Şimdi bu desteklerle inşallah göç olmayacak hane sayımız azalmayacak."

Oyak-Renault $115M plant's foundation laid in Turkey

By Cem San

BURSA, Turkey (AA) – The foundation of Turkish-French joint automotive manufacturer Oyak-Renault's high-pressure aluminum injection molding plant was laid in Turkey's industrial province of Bursa on Friday.

In the plant — worth €100 million ($115 million) — aluminum engine block will be produced for the company's high-tech new generation engines for hybrid vehicles, Turkey's Industry and Technology Minister Mustafa Varank said in the groundbreaking ceremony, in Bursa.

"The plant investment was made under the project-based Incentive System," Varank noted.

He said the products made in the plant would be exported. "It [the plant] will contribute to employment and exports, it will also reduce the current deficit of Turkey by $2.3 billion annually," he added.

Within the scope of engine blocks' production, necessary parts will be provided by domestic manufacturers and suppliers, Varank stressed.

Nicolas Maure, senior vice president of Renault, said the plant was the first step of the company's future investment plans in Turkey.

The company renewed its partnership with Oyak for the next 27 years, Maure noted.

Oyak-Renault, founded in 1969, produces 360,000 cars and 750,000 engines, and some automotive parts, annually.

Renault'un Bursa'ya 100 milyon avroluk yatırımı

BURSA (AA) – Oyak Yönetim Kurulu Başkanı emekli Tümgeneral Mehmet Taş, 1969 yılında Renault grubuyla başlattıkları iş birliğinin Türk otomotiv endüstrisinin gelişmesine önemli bir güç kattığını söyledi.

Taş, Bursa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (OSB) Oyak Renault Otomobil Fabrikaları AŞ bünyesinde inşa edilecek Türkiye'nin ilk Yüksek Basınçlı Alüminyum Enjeksiyon Fabrikası temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük tamamlayıcı mesleki emeklilik fonu Ordu Yardımlaşma Kurumu ve dünya otomotiv endüstrisinin en büyük oyuncularından Renault grubunun, Türkiye ekonomisinin otomotiv sanayi alanında sürdürdüğü yarım asırlık ortaklığının bugün önemli bir yatırımla daha güçlendiğini ifade etti.

Taş, kuruluş çalışmaları 1950 yılında başlayan ve 1 Mart 1961'te 205 sayılı Kanun'la oluşturulan Ordu Yardımlaşma Kurumunun, özerk, kurumsal, şeffaf yönetim ve denetim yapısı, yetkin, profesyonel yöneticileriyle 57 yıldır kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının kendi tasarruflarına dayalı mesleki emeklilik fonu olarak 350 bin üyesine ek sosyal güvence sağladığını dile getirdi.

Kurumun yarattığı bu tasarrufların, Türk ekonomisinin önemli sektörlerinde yatırıma dönüştürülerek ekonomiye değer üretildiğini belirten Taş, şöyle konuştu:

"İşte bu anlayışla 1969 yılında Renault grubuyla başlattığımız iş birliği, Türk otomotiv endüstrisinin gelişmesine önemli bir güç katmıştır. 50 yıldır süren bu ortaklığımız yükselen bir ivmeyle devam etmektedir. Bu yıl içinde imzalanan genel anlaşmayla taraflar, katma değer üreten bu iş birliğini 27 yıl daha devam ettirme kararı almıştır. Bu karar, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve Renault grupları arasında uyumlu ve verimli iş birliğinin bir göstergesi ve daha da önemlisi ülkemize duyulan güvenin bir sonucudur. Bugün burada temelini atacağımız heyecan verici Yüksek Basınçlı Alüminyum Enjeksiyon Fabrikası'nın, ülkemiz için de önemli bir yatırım olduğunu değerlendiriyorum."

– "Otomotiv sektörü Oyak grubu için çok büyük önem arz etmektedir"

Oyak Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem de son 10 yılda ortaklarıyla birlikte, 1 milyar avrodan fazla yatırımı Türk ekonomisine kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.

Erdem, 12 yıldır üst üste ihracat şampiyonu olan otomotiv sektörünün, Oyak Renault fabrikalarında üretilen araçlarla Türkiye'deki üretimin yüzde 30'undan fazlasını sağladığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bu yatırım Oyak ve Renault grubunun ülkemize duyduğu güvenin en büyük göstergesidir. Otomotiv sektörü Oyak grubu için çok büyük önem arz etmektedir. Bu yeni yatırımımızla teknoloji ve inovasyon alanında, Türk ekonomisinin geleceğine duyduğumuz güveni pekiştirecek adımlar atıyoruz. Ordu Yardımlaşma Kurumu olarak kurulduğumuz 1961'den itibaren 30 binden fazla çalışanımız, yaratmış olduğumuz katma değerle ülkemizin sanayisinin öncü kurumu olmaktan büyük onur ve gurur duyuyoruz. Huzurlarınızda Oyak ve Renault olarak yatırımlara devam edeceğimizi, Türkiye'ye ve geleceğine güvendiğimizi, teknoloji ve inovasyon alanında üzerimize düşeni yapacağımızı ve sizleri de bu gelişmelerden her zaman haberdar edeceğimizi gurur ve onurla bildirmek istiyorum."

Törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, Bursa Valisi İzzettin Küçük, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Renault Grubu Avrasya Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Nicolas Maure, Groupe Renault Dünya Başkan Yardımcısı ve İcra Kurulu Başkanı Thierry Bollore, OYAK Renault Genel Müdürü Antoine Aoun, OYAK Renault Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cem Aysel, Renault Mais Genel Müdürü Berk Çağdaş,Türk-İş Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, bazı milletvekilleri ve davetliler katıldı.

Bursalı avukat Baykal, belediye başkan aday adayı oldu

BURSA (AA) – Bursa'da, avukat Deniz Baykal, 2019'da yapılacak yerel seçimlerde CHP'den Mudanya ilçe belediye başkan aday adayı oldu.

Baykal, CHP Mudanya İlçe Başkanlığında diğer aday adaylarıyla düzenlediği basın toplantısında, belediyeciliğin sadece yöneticilik değil, kentteki insanları mutlu etmek olduğunu belirtti.

Toplantının Mudanya ilçesi için vizyonlarını açıklamak amacıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Baykal, "Dedik ki 'Başka bir Mudanya mümkün.' Belediye başkanlığı, halkın huzurunu, mutluluğunu, sağlığını sağlamaktır. Belediyecilikten benim kastettiğim şey, yaşamı güzelleştirmektir. Mudanya deniz kenarında bir şehir olmasına rağmen, inanın maalesef denizin nimetlerinden faydalanabilen bir kent değil." diye konuştu.

Baykal, Mudanya'nın CHP'li Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın bir önceki yerel seçimde partisinin Büyükşehir Belediye Başkan adayından daha az oy oranına ulaştığı halde seçildiğini hatırlattı.

Türkiye'nin bir önceki yerel seçimlerin yapıldığı 2014'teki Türkiye olmadığını anlatan Baykal şunları söyledi:

"Geldiğimiz siyasi süreçte bir Cumhur İttifakı ve bir Millet İttifakı var. Kimse bunu gözden kaçırmasın. AK Parti ve MHP bugün ortak aday çıkarma arayışı içinde. Eğer iki parti birleşip burada bir aday çıkarmak isterse, oy oranları yüzde 55'leri buluyor. Biz yüzde 41'lerde kalıyoruz. Ben hem avukatım hem de ara bulucuyum. Mudanya'ya ara bulmaya geliyorum. Mudanya'da eski kırgınlıkları küskünlükleri yok ederek, arayı bulacağız."

Baykal, daha sonra ilçenin çeşitli sorunlarına ilişkin hazırladığı projeleri tanıttı.

Turizmciler Bursa'da buluştu

BURSA (AA) – Bursa Valiliği himayesinde düzenlenen "3. Bursa Turizm Zirvesi" ile Network Fuarcılık tarafından organize edilen "1. Bursa Turizm Fuarı" başladı.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen programın açılışında, etkinliğin verimli geçmesi temennisinde bulundu.

Alpaslan, Bursa'nın tarih, turizm, kültür, ticaret ve sanayi kenti olduğunu belirterek yapılan fuar ve zirvenin kent turizmi ve ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.

Türkiye'nin turizm potansiyelinin daha üst seviyelere çıkarılması için çalıştıklarını vurgulayan Alpaslan, "Ülkenin turizmden aldığı payı çok daha üst düzeylere çıkarmak istiyoruz. Bu çerçevede Bursa bizim için önemli çalışma alanlarından biri olacak. Bu değeri çok işi kullanmamız lazım." dedi.

Alpaslan, Uludağ ile ilgili geçmişten gelen kronik sorunların aşılması için atılması gereken adımlar olduğuna işaret ederek "Birden fazla kurum ve yapının orada otorite sahibi olması nedeniyle birçok şey yapılamıyor. Uludağ'da tüm otoritenin Kültür ve Turizm Bakanlığında olmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor. Kış turizm merkezimizin çok daha etkin olması için adımları atacağız." diye konuştu.

– "Bursa çok fazla günübirlik turizmin merkezi oldu"

Bursa Valisi İzzettin Küçük, kentte bu yaz turizmin iyi geçtiğini, otellerdeki doluluk oranının yüzde 90-95 seviyelerine ulaştığını anlattı.

Küçük, şu anda da doluluk oranının yüzde 60-65 civarında olduğunu aktararak "2 milyon 800 bin civarında turist geldi ama ortalama 1,7 gün konaklama yapıldı. Bu rakam Bursa için az. Bursa çok fazla günübirlik turizmin merkezi oldu. Elbette gelsinler, herkes gelsin, hepsi hoş gelsin sefalar getirsin ama 1,7 gün sayısı çok az." değerlendirmesini yaptı.

Bursa'nın eskiden "kaplıcalar şehri" olduğunu dile getiren Küçük, "Maalesef o sıfatı, o algısı düştü. Onun yerine başka iller geçti. Biz bu hususta ilerlemek istiyoruz. Bursa'nın turizm sınıfını, kategorisini daha üst lige çıkaracaksak muhakkak bu geçirilen gün sayısını artırmalıyız." dedi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da turizmle ilgili daha yoğun çalışılmasının gerekliliğini ifade ederek "Bursa için turizmin bir zenginlik haline dönüşeceğine inanıyoruz. Bu konuda ciddi bir altyapımız var. Yeter ki birlik ve beraberlik içerisinde hedefe yürüyelim. Bu manada tüm imkanlar Bursa turizmi için seferber edildi." diye konuştu.

– "Gelirleri artırmanın yolu turizmi 12 aya ve tüm bölgelere yaymaktan geçiyor"

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türk turizminin çok başarılı bir dönemden geçtiğini söyledi.

Bağlıkaya, geçen yıl toparlanma süreci yaşandığına, bu yıl da hem toplam gelirde hem de ziyaretçi sayısında tarihi rekor beklediklerine işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Geleceğe dönük tüm projeksiyonlar, Türk turizminde ziyaretçi sayısı ve kişi başı ortalama gelirdeki büyümenin önümüzdeki dönemde de artacağı yönünde. Gelirleri artırmanın yolu, çağın koşullarını dikkate alan etkili tanıtım stratejileri geliştirmekten, turizmin çeşitlendirilmesinden, turizmin 12 aya yayılmasından ve Türkiye geneline yayılmasından geçiyor. Ülkemiz gastronomi, sağlık, kültür, spor, doğa, macera ve kış turizmi gibi birçok farklı turizm çeşidini sunabilecek zenginliğe sahip. Türkiye'nin kitle turizminde sergilediği başarıyı tüm bu turizm çeşitlerinde de sergilemesi gerekiyor."

– "Turizm sektörünü düzenleyecek yasa gerekli"

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Başkanı Osman Ayık da özellikle kaçak konaklamalarla ilgili sektörün yeni bir düzenlemeye ihtiyacını olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

"Belgelendirmeler mutlaka tek elden yapılmalı. Turizm sektörünü düzenleyecek, derleyecek yasa gerekli. Türkiye hedefleri büyük olan bir ülke. Biz bütün hazırlıklarımızı sadece bu yıllar değil önümüzdeki yıllar için yapmalıyız. Türkiye adımlarını doğru attığı taktirde bölgesindeki büyümelerden en iyi payı alacak destinasyonlardan biridir."

Konuşmaların ardından zirvenin ve fuarın açılışı gerçekleştirildi.

4 gün sürecek zirve ve fuarın açılışına, Türkiye Aşçılar Federasyonu Zeki Açıköz, Turist Rehberleri Birliği Başkanı Zeki Apalı, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Akçakaya ile çok sayıda turizmci katıldı.

Başıboş köpeklerin saldırdığı çocuk yaralandı

BURSA (AA) – Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde, okul çıkışı evine giden 12 yaşındaki ortaokul öğrencisi, başıboş köpeklerin saldırısı sonucu yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Şehit Piyade Er Nezir Akgün Ortaokulu 7 sınıf öğrencisi Abdülmetin Fidan (12), dün Vatan Mahallesi Fidanlık Sokak'ta okul çıkışı evine giderken başıboş köpeklerin saldırısına uğradı.

Köpekler tarafından ısırılan Fidan, yaralandı.

Babasıyla beraber Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine giden Fidan'a, burada tetanoz ve kuduz aşıları yapıldı, 5 gün rapor verildi.

Öte yandan olay anı, bir binanın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, 3 köpekten kaçan Abdülmetin Fidan'ın yere düştükten sonra köpekler tarafından ısırılması görülüyor.

Çocuğun babası Abdullah Fidan, AA muhabirine, okuldan çıkan çocuklara köpeklerin saldırdığını söyledi.

Oğlunun koşarak bir sitenin içerisine kaçtığını anlatan Fidan, "Köpekler oğlumu kovalayarak arkasından geliyor. Saldırıyorlar, çocuk düşüyor. Oğlumu birkaç yerinden kalbinin üstünden, bacağından ve kolundan defalarca ısırmışlar. Dünden beri büyük üzüntü içerisindeyiz." dedi.

Fidan, daha sonra oğluyla beraber hastaneye gittiklerini dile getirerek, "Oğluma tetanoz, kuduz aşısı yaptılar. Köpeklerin sahibinden aşı kartlarını istedim. Aşı kartlarının tarihi de geçmiş. Üç doz daha kuduz aşısı yapılacak. Köpeklerin 10 gün müşahede altında tutulması lazım. Şimdi karakola gelip şikayetçi oldum, inşallah başka kimsenin canı yanmaz. Ben istiyorum ki o köpekler bir daha kimseye saldırmasın. Bunun önleminin alınması gerekiyor." diye konuştu.

Abdülmetin Fidan da eve geleceği sırada köpeklerin saldırısına uğradığını belirtti.

Fidan, köpeklerin bir anda önüne çıktığını ifade ederek, "Herkes köpekleri görünce kaçtı, ben de kaçtım. Köpekler beni yakaladı, yere düştüm. Kendimi biraz savundum, daha sonra kaçtılar. Ben de koşarak eve geldim. Babamla hastaneye gittik. Şimdi korkudan dışarı çıkamıyorum, köpeklerden korkuyorum. Dışarı çıkıp arkadaşlarımla oyun oynayamıyorum. Yerimde başka birisi de olabilirdi. Buna bir çözüm bulunması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Bursa'da Kayapa Sanayi Bölgesi'ndeki yangın

BURSA (AA) – Bursa'da Kayapa Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın söndürüldü.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Başkanı Ali Uğur'a ait fabrikada, dün saat 21.00 sıralarında başlayan ve zaman zaman patlamaların meydana geldiği yangın, çok sayıda itfaiye ile İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Nilüfer Arama Kurtarma (NAK) ile AKUT ekiplerinin yaklaşık 13 saatlik çalışmasının ardından söndürüldü.

Yangında, 6 bin metrekarelik kapalı alana sahip fabrika kullanılamaz hale geldi. 20 itfaiye aracı, 15 tanker ve 3 iş makinesi, bölgedeki soğutma çalışmalarına devam ediyor.

Tüketicilerden “döviz düştü fiyatları indirin” çağrısı

BURSA (AA) – SİNAN BALCIKOCA – Tüketici örgütü temsilcileri, dövizdeki yükseliş gerekçe gösterilerek zam yapılan hizmet ve ürünlerde, kurlardaki geriye gidişe bağlı indirim yapılmasını istedi.

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen 2-3 ay içinde döviz kurundaki dalgalanma nedeniyle satıcı ve sağlayıcıların fiyatlarını, yeni duruma göre ayarlayarak artırdığını söyledi.

Yılmaz, zamların açık ve gizli şekilde yapıldığını vurgulayarak, bu arada fırsatçılar ve stokçuların da bir şekilde bu durumu lehlerine çevirmeye çalıştığını ifade etti.

Devletin bu konuda denetimlerinin sürdüğünü ve çalışmaları takdir ettiklerini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"Şimdi ise yeni bir durumla karşı karşıyayız. 7 liranın üzerine çıkan dolar 5,5 liraya doğru gerilemeye başladı. Tüketiciler olarak merak ediyoruz; zam için pozisyon alan satıcı ve sağlayıcılar, dövizin düşmesiyle indirime gidecekler mi, gitmeyecekler mi? Şu an tüketicilerimizin acil beklentisi bu konuda. Bu ağır zam yükünün hafifletilip, hafifletilmeyeceği ve bunun bir nebze de olsa tüketicinin sırtından alınıp alınmayacağı konusunu tüketici dikkatle izlemektedir."

– Tüketiciler sosyal medyada indirim istiyor

Yılmaz, dövizdeki düşüşün tüketiciler tarafından yakından izlendiğini ve sosyal medyada en fazla konuşulan konuların başında geldiğini vurgulayarak, "Tüketiciler net bir şekilde indirim bekliyor. Dövizdeki bu düşüşün tüketici fiyatlarına yansımasını istiyor." dedi.

Tüketicinin en temel ihtiyaçları olan ekmek, su, elektrik, doğal gazı da içine alan tüm ürünlerin fiyatında geriye gidişin olması gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Sonuç itibarıyla piyasaya sunulan tüm mal ve hizmetler üzerinden zam görmüş olan kalemlerde bir indirim olup olmayacağı konusunda tüketici dikkatli olarak piyasayı izlemektedir." ifadesini kullandı.

Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da dövizdeki dalgalanmayı fırsat bilen stokçuların ve fırsatçıların, halkın temel gıda ürünleri üzerinden rant sağlamak için fiyatlarla oynadığını vurguladı.

Haziranda üretilerek market rafına konulan domates salçasının fiyatının, ağustosta 'domatese zam geldi' diye 5,45 liradan 11,99 liraya yükseldiğini belirterek, "Yani dolarla nasıl bir alakası oldu da domates salçasının fiyatı iki katından fazla arttı. Bundan 4 ay önce üretilen salçanın fiyatındaki artışın hiçbir makul sebebi olamaz. Bu, olsa olsa vurgunculuktur." dedi.

Ağaoğlu, su fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Suyu Amerika'daki dereden mi doldurup getiriyorlar. Doğa, dağda kendiliğinden çıkan suyun nasıl bir maliyet artışı olabilir? Damacana plastik ham maddesinden yapılıyor, 'ham madde fiyatı arttı' mazereti ne derece mantıklı. Bunlar tüketici aklıyla alay mı ediyorlar. Bu damacanalar en az 20-30 defa kullanılıyor. Damacananın maliyetindeki artışın 20'de birini koysalar belki bir izahı olabilir. Bunlar suyun fiyatını yüzde 70'e varan oranda artırdılar."

Döviz kurundaki düşüşün sürdüğünü dile getiren Ağaoğlu, "Dolar 5,7'nin altına düştü. Tüm temel ihtiyaç ürünlerinde fiyatlar aşağıya indirilmelidir. Böylelikle kur vurguncularının da ellerindeki koz alınmış olacaktır. Akaryakıt, doğal gaz, elektrik, şebeke sularında da indirim olmalı. Yerli muz bir anda 5 liradan 12,99'a, limon 4 liradan 12 liraya çıkarılarak sözde indirimle 10 liradan etiketlendirildi. Dövizi gerekçe gösterip yüzde 100'ün üzerinde artış yapanlar bu noktada acaba ne yapacaklar, bekliyoruz, izliyoruz." diye konuştu.