Zabıtadan “hassas” denetim

EDİRNE (AA) – Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Bulgar ve Yunan turistlerin çoğunlukla yemek yediği tava ciğerci ve köftecileri "hassas terazi" ile denetledi.

Edirne Belediyesi zabıta komiseri ve beraberindeki ekipler, Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen turistlerin çoğunlukla yemek yediği köfteci ve tava ciğercilerde ürünlerin gramajlarını, fiyatlarını ve menülerini denetledi. Kentteki tüm ciğerci ve köftecilerdeki denetimlerde zabıta ekipleri garsonun turiste verdiği tava ciğeri, sunum anında hassas teraziyle tarttı.

Edirne Belediyesi Zabıta Komiseri Savaş Çerkez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Edirne'nin haftanın her günü çok sayıda yerli ve yabancı turist ağırladığını söyledi.

Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen yabancı turistlerin de tava ciğer ve köfteyi tüketmeyi sevdiğini belirten Çerkez, "Mevcut tarifeye göre ciğer ve köftenin porsiyonu 150 gram ve 22'şer liraya satılıyor. Denetimlerde yanımızdaki hassas teraziyle garson turiste tava ciğeri ya da köfteyi sunacağı anda ürünü tarttık. Tava ciğer ve köfte porsiyonları 180 ila 200 gram aralığında çıktı." diye konuştu.

Fiyat listelerini de denetlediklerini aktaran Çerkez, şunları kaydetti:

"Fiyat listelerinin gözle görülür yerde, masalarda olmasını kontrol ettik. Turist geldiğinde ne yiyeceğinin fiyatını görmeli. Kazıklanacağı endişesine kapılmamalı, gözle görülür bir yere KDV dahil fiyatların okunacak şekilde olmasını istedik. Birkaç noksanlık vardı, bu iş yerlerini uyardık ancak genel itibarıyla denetimler iyi sonuçlandı. Herhangi bir cezai işlem uygulanmadı. Listelerle ilgili eksiklikleri olanlara tamamlamaları için uyarılarda bulunuldu. Esnaf, tava ciğer ve köfteyi mevcut tarifedeki gramajından fazla bol bol koyuyor.

Porsiyonlar 200 gramdan aşağıya değil. Mevcut tarifede 150 gram ama esnaf bol kepçe. Tava ciğer ve köfte tarifeye göre 150 gram, 22'şer lira satışları. Önemli olan nokta şu okunabilir ve görülebilir yerlerde olması, turist geldiğinde neyi kaç paraya yiyebileceğini görsün, ona göre alışveriş yapsın. Esnaf turistleri en iyi şekilde ağırlıyor. Turistlerimizden herhangi bir şikayet almadık ama denetimlerimizi sık sık devam ettireceğiz."

Sertifikalı Ahlat patatesi tohumları yurt dışı pazarında

BİTLİS (AA) – ŞENER TOKTAŞ – Doğu Anadolu Bölgesi'nde "patates havzası" olarak bilinen Bitlis'in Ahlat ilçesinde üretilen sertifikalı patates tohumları, hem yurt dışına hem de Türkiye'deki birçok kente pazarlanıyor.

Türkiye'nin patates ihtiyacının yüzde 5'lik kısmının karşılandığı Ahlat'ta bu yıl 20 bin dekarda üretilen tohumluk patatesler, ilçenin ekonomisine katkı sağlıyor.

Tarıma elverişli verimli arazilerde üretilen tohumluk patatesler, Türkiye'deki çeşitli kentlerin yanı sıra Bulgaristan, Azerbaycan, Nahçıvan ve Irak'a gönderiliyor.

  • "30 bin ton tohumluk patatesimiz mevcut"

Ahlat Ziraat Odası Başkanı Necat Demirden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, önceden patates tohumunu Hollanda, Almanya ve Fransa gibi ülkelerden aldıklarını söyledi.

Son 5 yıldır ilçede sertifikalı tohum ürettiklerini anlatan Demirden, şöyle devam etti:

"Sertifikalı tohum üretimi Doğu Anadolu Bölgesi'nde sadece ilçemizde yapılıyor. Bitlis olarak bölgenin tüm ihtiyacını karşılayacak durumdayız. 11 çiftçimiz sertifikalı tohum üretiyor. Tohumumuzu üreterek ihtiyacımızı karşılıyoruz. Fazla olanı da dışarıya satıyoruz. Patates deposu olarak bilinen Nevşehir'e bile tohum gönderiyoruz. O potansiyeli yakaladık. 30 bin ton civarında tohumluk patatesimiz mevcut. Yüzde 50'sini ekiyoruz, diğerini de satıyoruz."

Demirden, hastalıklardan arındırılmış tohumlarla üretim yaptıkları için verimi yüksek kaliteli patates elde ettiklerini dile getirdi.

Çiftçi Çağrı Güvener ise yüksek rakımda üretilen tohumların daha kaliteli ve sağlıklı olduğunu belirterek, "Sertifikalı tohum sattığımız üreticilerden olumlu tepkiler aldık. Ülkemizin diğer bölgelerinde üretilen tohumlara nazaran Ahlat'taki tohumlardan daha fazla verim elde ediliyor." dedi.

Güvener, 2015 yılında yurt dışına tohum satmaya başladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Orada yapılan hasadı da gözlemledik. Ahlat'tan ve Türkiye'nin diğer bölgelerinden aldığımız tohumlar arasında büyük bir verim ve sağlık farkının olduğunu gördük. Bunun sebebi de ilçemizin 1850 rakımda Nemrut Dağı eteğinde olmasıdır. Bu rakımda yetiştirilen tohumlar hastalık, bakteri ve zararlı canlılardan ari şekilde üretilmektedir. Ürettiğimiz tohumları Niğde, Nevşehir, Konya, Kayseri, Sivas, İzmir ve Ödemiş bölgeleri ile Bulgaristan, Nahçıvan, Azerbaycan ve Irak'a satıyoruz. Yurt dışındaki üreticiler bizden tohum almaya devam ediyor."

Yılda 5 bin ton civarında patates üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Güvener, sertifikalı tohumculuğun ilçe ekonomisine çok büyük katkı sağladığının altını çizdi.

“Soydaşlarımızın istihdamına önem veriyoruz”

             SOFYA (AA) - İHVAN RADOYKOV - Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Hasan Ulusoy, Türkiye ile Bulgaristan'ın ortak ticaret hacminin geçen sene 4 milyar avroyu geçtiğini belirterek, "Yatırımlarımız hemen hemen her alanda var. Onları geliştirirken aynı zamanda her iki ülkenin dilini kullanan soydaşlarımızın istihdamına önem veriyoruz" dedi.

Bulgaristan'daki görevinin ilk yılını tamamlayan Büyükelçi Ulusoy, Bulgaristan-Türkiye ilişkilerini AA muhabirine değerlendirdi.

Ulusoy, iki ülke arasında son bir yılda siyasi ilişkilerin çok canlı devam ettiğine işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan Boyko Borisov başta olmak üzere Bulgaristan devleti ile yakın iş birliğinin önemine değindi.

Ulusoy, ekonomi, kültür ve turizm alanlarındaki ilişkilerin gelişmesinin iki ülke halkları ve kurumları arasındaki bağları doğrudan etkilediğini, birbirini daha iyi anlama ve birlikte yaşama kültürünün gelişmesine vesile olduğunu aktardı.

Kültür alanında iki ülke insanları arasındaki ortak alanları ve benzerlikleri vurgulayan Ulusoy, birlikte yaşama anlayışını geliştirmek üzere son 3 ayda büyükelçilik olarak 3 etkinlik düzenlediklerini anlattı.

Büyükelçi Ulusoy, şöyle devam etti:

"Önce desenlerin ve motiflerin birliğini vurguladığımız bir defilemiz oldu. Daha sonra Devlet Çoksesli Koromuzla burada şarkıların birlikteliğini vurguladık. Son olarak da klasik müzik konseri oldu. Türk ve Bulgar eserleri seslendirildi. Bulgar Şef Kiril Lambov'un Türk melodilerinden esinlenerek hazırladığı ve Türk-Bulgar dostluğuna ithaf ettiği bestesi çok anlamlıydı. Bütün bu etkinliklerimiz büyükelçiliğimizde bir ilk teşkil etti."

Birlikte yaşama kültürünün gelişmesinden en çok faydalanacak olan kesimin Türk kökenliler olduğunu belirten Ulusoy, "Etkinliklerimizle Bulgaristan'ın güzide vatandaşları soydaşlarımızın dostluk köprüsü olarak hem mevcudiyetlerini vurguluyoruz hem de morallerini yüksek tutmaya çalışıyoruz." dedi.

– Turizm ve ekonomi alanları

<p>İki ülke turizm bakanlıkları arasında ilk kez Ortak Turizm Komitesi'nin kurulduğunu aktaran Ulusoy, turizmin gelişmesinin de iki ülkenin birbirini daha iyi tanımasına yardım ettiğini söyledi.</p>  <p>Ulusoy, kapsamlı ilişkilerin ekonomi alanında da sürdüğünü ifade ederek, son bir yılda ikili ilişkileri ilerletmek için iş dünyasıyla Sofya'da birçok etkinlik yaptıklarını dile getirdi. Ulusoy şunları kaydetti:</p>  <p>&quot;Türkiye Bulgaristan'ın 3'üncü en büyük ticaret partneri. Türkiye Bulgaristan'ın ihracatında 2'nci, ithalatında da 5'inci sırada yer alıyor. Ortak ticaret hacmimiz geçen sene 4 milyar avroyu geçmişti, bu sene de geçmeyi planlıyoruz. Yatırımlarımız hemen hemen her alanda var. Onları geliştirirken aynı zamanda her iki ülkenin dilini kullanan soydaşlarımızın istihdamına önem veriyoruz.&quot;

TürkAkım Bulgaristan'dan geçecek

SOFYA (AA) – Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak TürkAkım doğal gaz boru hattının bir güzergahın Bulgaristan üzerinden geçeceği duyuruldu.

Bulgaristan Enerji Bakanı Temenujka Petkova, Parlamento'da yaptığı açıklamada, TürkAkım'ın bir güzergahının Bulgaristan üzerinden geçeceğine ilişkin Rus Enerji şirketi Gazprom'dan resmi bir açıklama geldiğini söyledi.

Petkova'ya göre karar, Bulgaristan'ın ekonomik durumunun analizi ve piyasa değerlendirmesi sonucu alındı.

Bulgaristan üzerinden yapılacak doğal gaz aktarım miktarı ve aktarımın süresine ise sonraki aşamalarda karar verilecek.

Rusya ile Bulgaristan, bir süredir TürkAkım güzergahına ilişkin görüşmelerde bulunuyordu.

Bulgaristan ve Polonya'dan “tansiyonu düşürün” çağrısı

SOFYA (AA) – Bulgaristan'a iki günlük resmi ziyaret için gelen Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ve Bulgar mevkidaşı Rumen Radev, Rusya ile Ukrayna'ya, aralarındaki tansiyonu düşürmeleri çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Duda, düzenlenen ortak basın toplantısında, Radev ile ikili görüşmelerin ana konusunun Moskova-Kiev ilişkileri olduğunu belirterek, "Rusya'ya karşı ek yatırımlar getirilirse Polonya bu yaptırımlara da destek verecek." dedi.

Duda, 2013'ten bu yana sürekli tırmanan gerginliğin düşürülmesine ilişkin etkili önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Polonya, gerginliğin sona erdirilmesi için uluslararası toplumun gösterebileceği tüm çabalara destek verecek. Rusya, istilacı olarak tekrar uluslararası anlaşmaları ihlal ediyor. Bu konuda şüphemiz yok. Ülkemiz, Kiev ile Moskova arasındaki gerginliğe çözüm bulunmasına yönelik her türlü girişimde yer alacak."

Cumhurbaşkanı Radev de iki ülke arasındaki gerilimin daha fazla tırmanmasına izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Radev, "Tarafları sağduyulu davranma, diyalog yoluyla aralarındaki sorunları çözme ve güç kullanmaktan kaçınmaya davet ediyoruz. Rehin alınan Ukraynalı asker ve savaş gemilerin de derhal iadesi için ısrar ediyoruz." ifadesini kullandı.

Bu arada Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'da ilan edilen olağanüstü hal nedeniyle Bulgar vatandaşların zaruri değilse Ukrayna ziyaretlerini ertelemeleri gerektiğini bildirdi.

Bulgaristan'daki Dinler Kanunu görüşmeleri

SOFYA (AA) – Bulgaristan Parlamentosunda görüşülen Dinler Kanunu Değişiklikler Tasarısı'nın kabulü için yeterli oy çoğunluğu sağlandı.

İktidardaki Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB) Partisi Grup Başkanı Tzvetan Tzvetanov ve üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Partisi lideri Mustafa Karadayı arasındaki görüşmede değişikliklere son şekli verildi.

240 üyeli parlamentoda toplam 120 milletvekiline sahip iki partinin lideri, genel oturumda yapılacak görüşmelerde ortak tutum sergiledi.

Düzenlemeye göre nüfusun yüzde birinden fazlasını oluşturan dinlere mensup kişi başı 10 leva (yaklaşık 5 avro) devlet finansmanı sağlanacak.

Finansman için ülkede 2012'de yapılan son nüfus sayımı baz alınacak. Sayımda 4 milyon vatandaş kendini Ortodoks, 577 bin kişi de Müslüman olarak tanımlamıştı.

Bu durumda Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü, cemaatinin nüfusuna dayalı olarak 3 milyon avroya yakın finansman alabilecek. Daha az mensubu bulunan dini kuruluşlara bütçenin durumuna göre destek verilecek.

Şimdiye kadar ülkedeki tüm dini cemaat ve kuruluşlara yapılan toplam devlet yardımının brüt bedeli 5,5 milyon levaydı (2,82 milyon avro).

Bu arada, taslağın ilk düzenlemesinde getirilmiş bulunulan, yabancı din adamlarının ülkede din dersi vermelerine ilişkin yasak da kaldırılacak, dini kurumlara okul açma ve yurt dışı dahil bağış alma müsaadesi de verilecek. Ülkede yeni dinlerin kaydı için asgari kurucu üye sayısı 300'den 3 bine çıkarılacak.

Dinler Kanunu Değişiklikler Tasarısı'nın, parlamentonun çarşamba günü yapacağı oturumda teklif edilecek haftalık gündem maddeleri arasında yar alması bekleniyor.

Değişikliklerin onayı için 121 milletvekilinin oyu yeterli olacak.

Bulgaristan'da Başmüftülük Vakfına ait bina icrayla satıldı

SOFYA (AA) – Sofya'da Bulgaristan Başmüftülüğü Vakfına ait İslam Enstitüsü binasının icra yolu ile çok düşük fiyata satılması, Müslümanlar arasında şoke etkisi yarattı.

Yüksek İslam Şura Başkanı Vedat Ahmet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Çok kritik durumdayız. Başmüftülük olarak borcumuzu kapatamazken hacizli binamız ederinin çok altında satıldı." dedi.

Satışın iptal edilmemesi halinde emsal oluşturabileceğini ve Başmüftülüğe ait tüm vakıf mallarının aynı şekilde elden gidebileceğini belirten Ahmet, Bulgaristan Ulusal Gelirler Ajansının kendilerine haber vermeden 21 Kasım'da, mülke müşteri bulup icra marifetiyle satış yaptığını söyledi.

Binanın 2000'li yıllarda vakfa gelir sağlamak üzere İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) bağlı İslam Kalkınma Bankasının sponsorluğunda alındığını aktaran Ahmet, Başmüftülüğün 4 milyon avronun üzerindeki borucu nedeniyle binanın bakım ve tadilatına para ayırmakta güçlük çekildiğini belirtti.

Belediye tarafından kültür varlığı ilan edilen binanın tadilat ve onarımı için bağışçıların yardımlarının yetmediğini dile getiren Ahmet, şöyle devam etti:

"En son binaya haciz kondu. İmkansızlıklar nedeniyle ödenemeyen çöp ve emlak vergisi, sigorta gibi borçlar vardı. Borçlar ödenmedikçe her ay faiz işledi. Şu anda 8 milyon levalık (4 milyon avro) borcumuz var. Bulgaristan Başmüftülüğünün bu borçları kapatma imkanı olmadığı için sadece birkaç aylık ödeme yapılabildi ancak müftülüğün finansal sıkıntıları sebebiyle o aşamalı ödeme de durdu."

– "Malımız haber verilmeden satıldı"

Konu hakkında Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Başbakan Boyko Borisov ve ulaşabildikleri tüm kurumlarla temasa geçtiklerini söyleyen Ahmet, şunları aktardı:

"Başbakan Boyko Borisov bize, 'İşi oraya götürecek değiliz. Sizin vakfın malına el koyacak dereceye düşmedik.' demişti. Maalesef yaşanan son olay bizleri çok ciddi sarstı. Şu anda parlamentoda Dinler Kanunu görüşülüyor. Bu kanunda devletin Başmüftülüğe destek vermesi görüşülürken, kurumumuzun parasız kaldığı bir dönemde, haberdar edilmeden malımız satılmış bulunuyor."

Ahmet, müftülüğün devlete olan borçlarını ödeyebilmesi için yardım çağrısında bulunarak, "Türkiye'nin bu konuda gerekli yardımı sağlamasını ümit ediyoruz, çünkü buradaki Müslümanların durumu zaman zaman iki ülke ilişkilerinde gündeme geliyor. Türkiye bir taraftan kiliseleri, sinagogları onarıyor ama diğer taraftan Bulgaristan'daki Müslümanların vakıf mallarına el konuluyor." ifadesini kullandı.

Söz konusu durumu, "Sadece Bulgaristan'daki Müslümanlara değil hem Türkiye hem de İİT'ye üye ülkelere yapılmış bir tavır" olarak nitelendiren Ahmet, "Başbakan Radev, Cumhurbaşkanı Borisov'un yanı sıra Türkiye ve İİT'den yardım bekliyoruz. Tüm Müslüman ülkelerin temsilciliklerini durumdan haberdar edeceğiz." dedi.

Bulgaristan Yunanistan’ın 190 bin kara mayınını iade etti

SOFYA (AA) – Bulgaristan, imha edilmiş 190 bin kara mayınını Yunanistan’a iade edildi.

İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre, ülkenin kuzeybatısındaki Vidin kentine bağlı Gorni Lom kasabasında bir silah atölyesinin deposunda saklanan Yunanistan'a ait imha edilmiş 190 bin kara mayını, bu ülkeye iade edildi.

Patlayıcı imha alanında faaliyet gösteren söz konusu atölyede 2014 yılında meydana gelen bir patlamada 15 kişi ölmüştü.

Yunanistan Silahlı Kuvvetlerine ait olan ve Bulgaristan’a imha edilmek üzere nakledilen mayınlar, kaza ile ilgili davada delil olarak korunuyordu.

İçişleri Bakanlığı, Gorni Lom’daki işletmenin çalışma lisansının iptali nedeniyle mayın stoklarının Yunanistan’a iadesine karar vermişti.

Balkan Ombudsmanlar Birliği kuruldu

SOFYA (AA) – Başkent Sofya’da düzenlenen “İnsan Haklarının Korunması: Balkan İşbirliğinin Zorlukları” konulu konferansına katılan bölgeden Türkiye dahil 13 ülkenin ombudsmanları, Balkan Ombudsmanlar Birliği Kurdu. Birliğin başkanlığına Bulgaristan Ombudsmanı Maya Manolova seçildi.

Konferansta Türkiye’yi temsil eden Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki ombudsmanlık tecrübelerini Balkan ülkelerine aktarmamızın çok faydası oldu.” dedi.

Ziyareti kapsamında ayrıca Bulgaristan Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Ana Cumalieva ile bir araya gelen Malkoç, komisyonun bir oturumunu izledi. Malkoç ayrıca Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Hasan Ulusoy’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda Bulgaristan’da faaliyet gösteren Soydaş Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ile bir araya geldi.

Bulgaristan’daki çalışmalarını AA’ya değerlendiren Başdenetçi Şeref Malkoç, Balkan ülkelerinin kültür olarak, sosyal olarak, medeniyet olarak birbirleriyle iç içe geçmiş olan topluluklar olduklarına işaret etti.

Balkan ombudsmanlarına, Türkiye’nin göçmenlere kucak açtığını anlatan Malkoç, şunları kaydetti:

“Malumunuz olduğu üzere Suriye iç savaşından kaçan, annesi, babası, kocası ölen, evi yıkılan, yuvası dağıtılan 3,5 milyon Suriyeliye Türkiye kucak açmış durumunda. İnsanlık adına, insanlığın haysiyeti ve onuru adına onlara kucak açmış durumda. Bu Türkiye’nin yapmış olduğu sağlık hizmetlerini, eğitim hizmetlerini Balkan ombudsmanlarına anlattım."

– Bulgaristan’daki Müslümanlara destek

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Aliş Haci ile görüşmesinde de buradaki Müslümanların insan hakları ile ilgili sorunlarını dinlediğini belirterek, şu ifadelerini kullandı:

“Bu noktada Bulgaristan Ombudsmanları veya Bulgaristan Ayrımcılıkla Mücadele Komitesinde yapabileceğimiz konuları görüştük. Çünkü insan hakları, insanın onurunun korunması, hukuk adalet hakkaniyet insanlığın müşterek malı, medeniyetin müşterek malı. Bu konuda ne kadar yardımlaşırsak o kadar faydası olur. Bu anlamda Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Bulgaristan Başmüftüsüne verdiği morali, desteği, insan kaynakları konusunda, eğitim konusundaki desteğini başmüftüden dinlemek bize son derece mutluluk verdi.”

– Balkanlar'ın önemi

Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Balkanlar’a ayrı özel bir önem verdiğinin altını çizen Malkoç, “Gerek Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile olsun, gerekse Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç ile olan münasebetleri Balkanlar’daki huzur, refah ve gelişmeye katkıda bulunuyor.” diye konuştu.

Bulgar ve Türk halklarının yüzyıllar boyunca içe yaşamış olduklarını anımsatan Malkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Osmanlı bu coğrafyada 500 yıl kalmış, 500 yıl boyunca burayı idare etmiş. Bulgarlar eğer bugün Bulgarca konuşabiliyorsa, veyahut da Ortodoks mezhebini rahatça yaşayabiliyorsa, bunda Osmanlı’nın çok büyük payı vardır. Çünkü Osmanlı hiçbir dine, hiçbir mabede, hiç kimsenin hayatına dokunmamıştır. Hatta asayişi bozmadığı müddetçe korumuştur. Umut ediyorum ki Türkiye’nin güçlenmesi Balkanlar’ın güçlenmesidir, Türkiye’nin gelişmesi, Türkiye’nin refahı Balkanlar’ın gelişmesi ve refahıdır.”

Ticaret Bakanı Pekcan Bulgaristan'da

SOFYA (AA) – Bulgaristan'a iki günlük resmi ziyaret gerçekleştiren Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov tarafından kabul edildi.

Basına kapalı görüşmenin ardından Bulgaristan Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Borisov, Bulgaristan-Türkiye ilişkilerinin dostluk, ticari ve ekonomik boyutlarının ele alındığı görüşmede, komşu Türkiye ile ekonomik ilişkilerin gelişmesine büyük önem veren ticaret, yatırım, inşaat gibi önemli sektörlerde hızla geliştiklerini kaydetti.

Türkiye'ye ihracatın 2 milyar 77 milyon avro, ithalatın da 1 milyar 906 milyon avro seviyesinde olduğu belirtilen açıklamada, Bulgaristan'ı ziyaret eden turist sayısı bakımından Türkiye'nin Yunanistan, Romanya ve Almanya’dan sonra 4. sırada yer aldığı hatırlatıldı.

– DEİK İş Forumu

Ticaret Bakanı Pekcan, görüşmenin ardından DEİK'in başkent Sofya'da bir otelde düzenlediği iş forumuna katıldı.

DEİK Başkanı Nail Olpak, forumda, Bulgaristan Ekonomi Bakanı Emil Karanikolov ile bu yıl 3 kez görüştüklerini, ikili ilişkilerinin olumlu geliştiğini, Bulgaristan'ın Türkiye sermayesi açısından Avrupa'ya açılan bir sınır kapısı olduğunu söyledi.

Foruma 280 Bulgar ve 240 Türk iş adamının katıldığına işaret eden Olpak, aynı zamanda Türkiye'ye gelen Bulgar yatırımcılara da destek verdiklerini, bu konuda her iki tarafta gerekli siyasi iradenin gösterildiğini dile getirdi.

İkili ticaretin 10 yılda güzel bir şekilde arttığını belirten Olpak, "Bu konuda biz Türkiye olarak biraz açık veriyoruz." dedi. Hem açığın dengelenmesini hem de ticaretin artmasını istediklerini ifade eden Olpak, "Bu dengelenme ve artış küçük ölçekle olmuyor. Bizim büyük ölçeğe de ihtiyacımız var. Temennimiz, bu toplantılar sonrasında büyük ölçekli yatırımlar ve ticaret kararların da alınmış olması." diye konuştu.

Bulgaristan Ekonomi Bakanı Karanikolov da karşılıklı iş birliğin her iki ülke için öncelik olduğunun altını çizerek, "Türkiye'nin Bulgaristan'ın geleneksel ticaret ortağı olmasına rağmen hala değerlendirebileceğimiz potansiyelinin çok altındayız." değerlendirmesinde bulundu.