Boris Johnson'dan hükümete Brexit eleştirisi

LONDRA (AA) – Eski İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Brexit müzakerelerine "şüphe sisi" çöktüğünü belirterek, "Müzakere sermayemizi tükettik." dedi.

Johnson, Dışişleri Bakanlığından istifasının ardından bugün ilk kez İngiliz parlamentosunun alt kanadı Avam Kamarasına hitap etti.

Başbakan Theresa May başkanlığında önceki hafta toplanan bakanlar kurulunda kararlaştırılan yeni Brexit müzakereleri yaklaşımını eleştiren Johnson, "Sanki son 18 ayda (üzerimize) bir öz şüphe sisi çöktü. Müzakere sermayemizi tükettik. (AB ile) Gelecekteki ticari ilişkimizi tartışmadan 40 milyar sterlinden fazla ayrılık ücreti ödemeyi kabul ettik." diye konuştu.

Johnson, İngiltere'nin, Brexit anlaşmasının bütün önemli yönleri konusunda Avrupa Adalet Divanı'nın kararlarını kabule razı hale geldiğinin altını çizerek, Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti sorununun da müzakerelerde baskın hale gelmesini eleştirdi.

İngiliz hükümetinin son 18 ayda izlediği müzakere politikasının "geri adımlarla" dolu olduğunu belirten Johnson, gelinen noktayı "sözde Brexit" diye nitelendirdi.

Johnson, hükümetin yeni müzakere yaklaşımına kabine toplantılarında da itiraz ettiğini ifade ederek, "Ben bunu tabii ki destekleyemem ve şu anda da buna karşı itirazlarımızı dile getirmekten mutluyum." şeklinde konuştu.

Hükümetin bugüne kadar izlediği yanlış politikaya karşın "Brexit'i kurtarmak için geç kalınmadığını" söyleyen Johnson, şunları kaydetti:

"Daha önce taktik değiştirdik, şimdi de değiştirebiliriz. Sorun daha önce dile getirdiğimiz Serbest Ticaret Anlaşmasını savunmakta başarısız olmamız değil. Bunu denemedik bile. Şimdi denemeliyiz, yoksa başka fırsatımız olmayacak."

– Johnson'ın istifası

İngiliz hükümeti önceki hafta açıkladığı yeni müzakere yaklaşımında AB ile özel serbest ticaret ve gümrük anlaşmaları yapılmasına kapı aralamıştı.

Yeni yaklaşımın ilanını takip eden günlerde kabinedeki "sert Brexitçi"lerin başını çeken Brexit Bakanı David Davis ve Dışişleri Bakanı Johnson peş peşe görevlerinden istifa etmişti.

İngiltere'nin AB referandumu sırasında Brexit taraftarı kampanyanın başını çeken Johnson'ın adı iktidardaki Muhafazakar Parti'nin lider adayları arasında da geçiyor. May hükümetinin "yumuşak Brexit"e doğru ilerlemesi halinde Johnson'ın parti içinde bir liderlik yarışına girebileceği de değerlendiriliyor.

– Brexit

İngiltere, Haziran 2016'da yapılan referandumla yüzde 48'e karşı yüzde 52 oyla AB'den ayrılma kararı almış, 29 Mart 2017'de de Lizbon Anlaşması'nın 50. maddesini işleterek ayrılık sürecini resmen başlatmıştı.

Haziran 2017'de başlayan müzakereler için AB Komisyonunun Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier ve dönemin İngiltere Brexit Bakanı David Davis başkanlığındaki teknik ekipler görevlendirilmişti.

Taraflar, geçen yılın sonunda İngiltere'nin AB bütçesine taahhütlerinden kayanaklanan yüklü bir "ayrılık ücreti"nin ödenmesi ve vatandaş haklarının da aralarında yer aldığı bir dizi konuda ön anlaşmaya varmıştı.

Tarafların gelecekte inşa edecekleri ticari ilişkiler, dış politika, terör ve uluslararası suçla mücadele, savunma ve güvenlik konularında iş birliği ile İngiltere'nin parçası Kuzey İrlanda ve AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasındaki sınıra ilişkin müzakereleri ise devam ediyor.

Advertisements

Brexit: May defeats rebel Customs Union amendment

By Muhammad Mussa

LONDON (AA) – British Prime Minister Theresa May fended off a rebellion in the lower house of parliament Tuesday after narrowly defeating a Customs Union amendment by rebel Tory MPs that could have kept the UK in the Customs Union in the event of a ‘no deal’ scenario post-Brexit.

MPs were able to defeat the proposal by a slim majority of six votes (307-301), and in the process, May was able to stave off an all-out Tory civil war between Remainers, or those who voted for the UK to remain in the European Union, and hardline Brexiteers, who want to end all links with the EU.

The prime minister, however, was not without her defeats as minutes before the Customs Union amendment vote, she suffered her second Brexit defeat in the House of Commons, or lower house of parliament, after MPs voted to allow the UK to remain under EU medicines regulation.

The government was widely expected to be defeated on the rebel trade bill amendment which could have forced May to try to keep Britain in a customs union with the EU if no agreement had been reached on frictionless trade by Jan. 21, 2019.

Twelve Tory ‘remainer’ MPs rebelled against the party whip and backed the amendment while four Labour Brexit-supporting MPs rebelled against their party whip and backed the government.

Sources from the Conservative party said more Tory MPs would have rebelled against the government had they not been threatened by the party whip that a rebellion would force a vote of no-confidence against the prime minister and might open up the possibility of a general election.

Brexit: Tory MP calls for EU referendum rerun

By Muhammad Mussa

LONDON (AA) – A senior Conservative member of the parliament on Tuesday called for the 2016 EU referendum to be rerun after the publishing of an investigation that showed the official leave campaign had breached electoral rules and regulations.

Sarah Wollaston, the Tory MP who chairs the Commons health committee and Commons liaison committee, had said that the report, published by the Electoral Commission on Tuesday, showed a deliberate “cheating.”

“We cannot have confidence that this referendum was secure. It should be rerun,” she said.

Wollaston also argues that had Dominic Cummings, the campaign director of Vote Leave, not received help from Canadian analyst firm AggregateIQ, the result of the referendum would have been different to the result already seen.

Anna Soubry, the prominent pro-EU Conservative, also argued that the referendum was not fair and accused Russia of meddling in the campaign, according to the BBC.

The Labour party have also called for an investigation into Boris Johnson, Michael Gove and other Brexit supporting MPs who were involved in the leave campaign.

The Vote Leave campaign have been fined over £61,000 and have been reported to the Metropolitan Police by the Electoral Commission over breaching spending coordination regulations of Political Parties, Elections and Referendums Act (PPERA) of 2000.

Brexit campaigner regrets using Turkey to fuel fears

By Muhammad Mussa

LONDON (AA) – A key figure in the leave campaign in the 2016 EU referendum on Tuesday admitted the campaign should not have stoked fears of Turkish immigration.

In an interview with the Guardian, Michael Gove, the environment secretary, said if he had been the in-charge “the leave campaign would have had a slightly different feel.”

Gove had claimed ahead of the referendum that Turkey and other countries in Europe could join the EU as early as 2020 and that their membership would see an influx of 5.2 million people arriving in the U.K.

“I would have to go back and look at everything I said and think whether that was the right response at the right time. There is a sense at the back of my mind that we didn’t get everything absolutely right. It’s a difficult one,” Gove said.

Turkey’s accession to the EU was a theme regularly used by the leave campaign to stoke fears of increased immigration to the U.K. and to influence the public in voting to leave the EU.

Leave campaigners in 2016, according to local media, had argued that the NHS was already cash-strapped due to the current number of immigrants arriving in the U.K. However, they failed to realize that this was due to increasing government cuts to funding and support.

“With the terrorism threat that we face only growing, it is hard to see how it could possibly be in our security interests to open visa-free travel to 77 million Turkish citizens and to create a border-free zone from Iraq, Iran and Syria to the English Channel,” Gove had said in the 2016 interview with Sky News.

İngiliz bakandan 'referandumda hata yaptık' itirafı

LONDRA (AA) – İngiltere Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanı Michael Gove, ülkesinin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasının (Brexit) oylandığı referandum kampanyasında Türkiye’yi gündeme getirme biçimiyle ilgili özeleştiri yaptı.

Brexit referandumu ile sonrasında yaşanan siyasi gelişmelerin ele alındığı, gazeteci-yazar Tom Baldwin'in “Ctrl Alt Delete” adlı kitabında, referandumda İngiltere’nin AB’den ayrılması için yapılan kampanyanın başını çeken isimlerden olan Gove ile yapılmış bir röportaja da yer verildi.

İngiltere’nin AB’de kalması halinde Türkiye’den büyük göç alacağı şeklindeki iddiasının hatırlatılması ve o dönem "seçmenin düşük duygularına hitap etmiş olmaktan" memnun olup olmadığının sorulması üzerine Gove, “Neden söz ettiğinizi biliyorum. Evet. Kampanya sadece bana bırakılsaydı başka türlü olurdu.” yanıtını verdi.

Geriye doğru bakıp her şeyi doğru yapıp yapmadıklarını düşündüğünü belirten Gove, “Her şeyi mutlak bir şekilde doğru yapmadığımıza dair bir his taşıyorum. Zor bir iş.” değerlendirmesinde bulundu.

– Gove'un iddiaları

Gove, Brexit referandumuna giden süreçte yaptığı bir açıklamada Türkiye’nin de aralarında olduğu 4 ülkenin AB’ye girmesi halinde İngiltere’nin birkaç yıl içinde 5 milyondan daha fazla yeni göçmen alacağını iddia etmişti.

Gove bir diğer açıklamasında da “77 milyon Türk'e vizesiz seyahat hakkı vermek ve Irak, İran ve Suriye'ye sınırsız bir alan açmak, terörün artığı bu dönemde nasıl bizim çıkarımıza olabilir görmekte zorlanıyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

Ülkenin AB’den kalmasından yana kampanya yürüten dönemin Başbakanı David Cameron ise Türkiye’nin AB üyeliği ile ilgili olarak “1987’de başvurdular, 35 faslı tamamlamalılar, 3000 yılında katılabilirler. Şu veya bu yönde oy kullanabilirsiniz ama Türkiye yakın bir zamanda AB’ye üye olmayacak.” değerlendirmesini yapmıştı.

İngiltere 23 Haziran 2016'da yapılan halk oylaması ile AB'den ayrılma kararı almıştı.

UK: EU migration falls to lowest level in 4 years

By Muhammad Mussa

LONDON (AA) – The number of people moving to the U.K. from the EU has dropped to its lowest level in four years, according to figures released by the Office of National Statistics (ONS).

Data, published by the ONS on Monday, showed that net long-term migration by EU nationals was 101,000 in 2017, the lowest level since March 2013.

Net migration from countries outside the EU has continued to rise, increasing to 227,000 in 2017, the highest growth since September 2010.

The report has shown that, overall, 280,000 more people arrived in the U.K. than left in 2017.

The downward trend in long-term net migration from the EU is raising concerns among business leaders and employers who argue that the drop in immigration is costing the economy billions of pounds a year.

The National Health Service, catering and agricultural industry have come to rely on EU migrant workers and have reported a significant drop in their numbers of EU workers.

According to local media, EU workers cite Brexit as their main reason for not coming to the U.K., arguing that uncertainty over workers and citizens right has made them look for work elsewhere in the bloc.

May-Trump ortak basın toplantısı

LONDRA (AA) – ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılması (Brexit) müzakereleri konusunda İngiltere Başbakanı Theresa May'i eleştirmediğini öne sürerek, İngiliz basınında bu konuda çıkan haberlerin "yalan haber" olduğunu söyledi.

Temaslarda bulunmak üzere İngiltere'de olan Trump, bugün May ile Başbakanın Londra dışındaki resmi ikametgahı Chequers'da çalışma yemeğinde bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan İngiliz lider, güvenlik alanındaki ortaklık başta olmak üzere ülkesi ile ABD arasındaki yakın ilişkiye vurgu yaparak, şu anda karşı karşıya kaldıkları ile gelecekte karşılaşacakları ortak zorlukları birlikte atlatmak için iki ülke arasındaki işbirliğini derinleştirmek istediğini dile getirdi.

May, bu sabah Trump ile İngiltere'nin güneyindeki Sandhurst askeri tesisini ziyaret ettiklerini, burada İngiliz ve Amerikalı özel kuvvetlerin ortak hazırladıkları bir gösteriyi izlediklerini belirtti.

"Güvenlik alanındaki işbirliğimiz İngiltere'de, Amerika'da, dünya genelinde yaşamları kurtarıyor." diyen May, "Bu ortaklığın büyümeye başladığı, ordularımızın hiçbir yerde olmayan bir şekilde, eşsiz bir seviyede birbirlerine entegre olmasıyla görülüyor. Ayrıca, İngiltere önümüzdeki 10 yılda ABD ekipmanına 24 milyar sterlin harcayacak ve destek verecek." şeklinde konuştu.

Trump ile yaptıkları görüşmede terörizm ve ciddi suçlarla mücadelede işbirliğinin nasıl derinleştirilebileceği konularını da ele aldıklarını belirten May, "Özellikle Salisbury'deki sinir gazı kullanımı olayıyla ilgili olarak Rusya konusunda Başkan Trump'a verdiği destekten dolayı teşekkür ettim." dedi.

Görüşmelerinde Brexit konusuna da değindiklerini ifade eden May, şunları kaydetti:

"Bugün, İngiltere AB'den ayrılırken, ABD-İngiltere Serbest Ticaret Anlaşmasını gerçekleştireceğimiz konusunda hemfikir olduk. Geçtiğimiz hafta karara vardığımız Chequers anlaşması, Donald ve benim bakımımdan her iki ülkenin ekonomilerinin de işine yarayacak iddialı bir ticaret anlaşmasını sağlamamız için platform oluşturuyor. Bütün bunlar ekonomik işbirliğimizi daha da geliştirecek, gelecek nesiller için halklarımız için istihdam ve refah sağlayacak."

-Trump'ın açıklamaları

ABD Başkanı Donald Trump da Theresa May'in liderliğindeki Brexit sürecine ve ülkeler arasındaki ticaret anlaşmasına ilişkin olarak, "(Anlaşmanın) Mümkün olamayacağı yönünde haberler okudum ama Başbakanın ekibiyle temsilcileriyle ve ticaret uzmanlarıyla yaptığım konuşmaların ardından bunun kesinlikle mümkün olduğuna inanıyorum. Ne yapacaklarını bilmiyorum ancak ne yaparsanız yapın benim kabulümdür. Bu sizin kararınız." değerlendirmesinde bulundu.

Trump, Brexit'in ardından ülkesinin İngiltere ile ikili "harika" bir ticaret anlaşması yapmak için sabırsızlandığını dile getirdi.

İngiliz gazetelerinden The Sun'da bugün yayımlanan röportajındaki bazı kısımlara da değinen Trump, "Bunlara yalan haberler deniyor. Eskiden olduğu gibi (mülakatların) kayıt cihazıyla yapılması birçok sorunu çözebilir." dedi.

Mülakatının, May'i eleştirdiği bir şekilde yansıtıldığını vurgulayan Trump, Başbakan May için çok güzel şeyler de söylediğini ancak bunların yayımlanmadığının altını çizdi.

Konuşmasında Trump, bundan dolayı May'den özür dilemek istediğini ama İngiliz liderin kendisine, "Boşver, basın işte" dediğini anlattı. Trump, "Bu inanılmaz kadın harika bir iş, mükemmel bir iş çıkarıyor." dedi.

– "Ticaret anlaşmasını öldürecek"

İngiltere'nin en fazla okunan gazetelerinden The Sun'a verdiği röportajda Trump, May’in Brexit müzakerelerine ilişkin açıkladığı yeni yaklaşımı eleştirerek, "Eğer böyle bir anlaşmaya varırlarsa bizim muhatabımız İngiltere değil, AB olacak. Bu da muhtemelen İngiltere’nin ABD ile yapabileceği herhangi bir ticaret anlaşmasını öldürecek. AB ile yeterince güçlük yaşıyoruz zaten." demişti.

"Ben müzakereyi çok daha farklı yapardım." diyen Trump, bunu May’e söylediğini kaydederek, "Ancak, benimle aynı görüşte değil ve dinlemedi. Farklı bir yol izledi. Tam tersini yaptı. Olabilir. En iyi bildiği yoldan müzakere etmeli. Fakat şu an olup bitenler çok kötü." ifadesini kullanmıştı.

– Trump karşıtı protestolar sürüyor

Trump 4 günlük ziyaret için dün geldiği İngiltere'de protestolarla karşılanmıştı. Bugün de başta Londra olmak üzere ülkenin pek çok kentinde yüz binlerce kişinin katıldığı Trump karşıtı gösteriler düzenleniyor.

Gösterilerden uzak kalmak isteyen Trump, İngiltere içindeki seyahatlerinde askeri helikopter kullanıyor.

Gösteriler nedeniyle olağanüstü önlemler alan İngiliz polis teşkilatı Scotland Yard, ziyaret süresince 4 binden fazla polisi görevlendirirken, bazı kentlerdeki izinleri de askıya aldı.

Bugünkü temasları kapsamında Trump, Chequers'dan Windsor kentine geçerek, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth ile görüştü.

Trump'ın bu akşam İskoçya'ya hareket etmesi ve hafta sonunu orada kendisine ait golf tesislerinde geçirmesi öngörülüyor. Trump'ın İskoçya ziyareti özel olacak ancak golf tesisi yakınlarında hafta sonu boyunca protestoların yapılması bekleniyor.

İngiliz hükümeti Brexit'e ilişkin yol haritasını açıkladı

LONDRA (AA) – İngiltere'de hükümet bugün Avrupa Birliği'nden (AB) çıkışa (Brexit) dair yol haritasını açıkladı.

İngiliz hükümeti tarafından açıklanan Avrupa Birliği'nden (AB) çıkışa (Brexit) dair yol haritası belgesinde İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) arasında dört temel alanda kapsamlı iş birliği amaçlanıyor.

Metinde, İngiltere ve AB arasında ekonomik ortaklığın sağlanması, güvenlik alanında iş birliğinin devamı, havacılık ve nükleer güç alanlarında iş birliğini sürdürülmesi, İngiltere ve AB arasında anlaşmanın gücünü artırmak için kurumsal çerçevenin oluşturulması hedefleniyor.

Metnin ekonomi başlığı altında, “AB ile gelecekte refahı maksimize eden kapsamlı ve derin bir ekonomik ilişkinin geliştirilmesi ve İngiltere-AB arasında ticaretinde aksamaların minimum seviyede olması, istihdamın ve iş kaynaklarının muhafaza edilmesi, aynı zamanda dünyadaki fırsatlardan azami şekilde faydalanılması hedeflenmektedir.” ifadesine yer verildi.

Yol haritası metninde, “toplumlar” başlığı altında ise serbest dolaşımın yeni bir göçmenlik sistemiyle birlikte sonlandırılmasının planlandığı, öte yandan AB vatandaşlarının "sınırlı süreyle ve kesin bir şekilde belirtilmiş koşullarla" İngiltere’de vize olmaksızın çalışabileceği belirtildi.

Birleşik Krallığın bir parçası olan Kuzey İrlanda ve bağımsız İrlanda arasında katı bir sınır gümrük uygulamasının istenmediği belirtilen metinde, Kuzey İrlanda’da barış sürecinin devamının sağlanmasının hedeflendiği vurgulandı.

Metinde, ayrıca Birleşik Krallığın anayasal bütünlüğünün korunmasının da önemi vurgulandı.

Yol haritasında, İngiltere'nin AB ile kolaylaştırılmış gümrük düzenlemeleri (FCA) içerisinde yer alarak ticaretini sorunsuz şekilde devam ettirmeyi amaçladığı belirtildi. Öte yandan İngiltere’nin bazı alanlarda ticareti sınırlandırabilecek adımları atabileceği belirtildi.

Yol haritası metninde, İngiltere ve AB menşeli ürünlere karşılıklı olarak ek gümrük vergisi ya da kotası uygulanmamasının, her iki tarafın ürünlerinin ticaretinin mümkün olduğu ölçüde sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Yol haritası metninin giriş bölümünde değerlendirmelerine yer verilen İngiltere Başbakanı Theresa May, “Bizim teklifimiz kapsamlı, iddialı. (Teklifimiz) haklarımız ve yükümlülüklerimiz arasında ihtiyaç duyduğumuz dengeyi sağlıyor. Teklifimiz ulusal çıkarlarımız, Birleşik Krallık ve AB’nin ortak çıkarları içerisinde prensipli ve pratik bir Brexit sunuyor.” ifadelerini kullandı.

İngiltere’nin Brexit Bakanı Dominic Raab ise İngiltere’nin AB’ye sunduğu teklifin, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden, ortak pazardan ve Gümrük Birliği’nden çıkışını sağladığını belirtti.

Raab, “Bu şekilde Birleşik Krallık dünya ile yeni ticaret anlaşmaları imzalayabilecek. Özellikle hizmetler alanında yeni bir anlaşmalar yapabilecek. Birleşik Krallık ve AB arasında imzalanacak yeni bir ticaret anlaşması ile sorunsuz ticareti koruyabilecek, iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebileceğiz.” ifadelerini kullandı.

UK: Tory vice chairs quit over May’s Brexit plan

By Muhammad Mussa

LONDON (AA) – Amid controversy and Cabinet defections over the government’s Brexit path, two vice chairs of the ruling Conservatives jumped ship on Monday.

“It is with regret that I am writing to inform you of my decision to resign as a Vice Chairman of the Conservative Party following the collective agreement by Cabinet on the Chequers Brexit deal,” Maria Caufield said in her letter of resignation to Prime Minister Theresa May.

“I cannot support the direction of travel in the Brexit negotiations,” she added.

Ben Bradly’s letter of resignation struck a similar tone, saying: “I have come to the conclusion that I cannot in good faith be a spokesman for the party or for Government on this issue” of the government’s Brexit position.

May was thought to have united her Cabinet last week over the Chequers plan, which would see the U.K. leave the single market but follow a “common rule book” for trade with the EU.

The plan, however, seems to have sown discord among her Cabinet, with senior figures such as David Davis, the chief Brexit negotiator, and Boris Johnson, the foreign secretary, resigning in protest.

The resignations have plunged her government into a crisis that could challenge her leadership and result in a no-confidence vote in parliament.

İngiltere'de yeni Dışişleri Bakanı atandı

LONDRA (AA) – İngiltere'de istifa eden Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın yerine Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanı Jeremy Hunt atandı.

Theresa May başbakanlığındaki Muhafazakar Parti hükümetinde Brexit etrafında yaşanan çatlağın ardından bugün istifa eden Johnson'ın yerine Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanı Hunt getirildi.

Johnson bugün öğleden sonra istifasını May'e sunmuş ve istifası kabul edilmişti. Johnson'un kararı, Brexit Bakanı David Davis'in dün gece gelen istifasını takip etmişti.

Her iki bakan da May kabinesinde "sert Brexit"in önde gelen savunucuları olarak biliniyordu. Yeni Dışişleri Bakanı Hunt, Brexit referandumu sürecinde ülkenin AB'de kalmasından yana kampanya yürütmüştü. Hunt, son yedi yıldır Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanı olarak görev yapıyordu.

İstifalar, İngiltere hükümetinin cuma günü açıkladığı, Avrupa Birliği (AB) ile özel serbest ticaret ve gümrük anlaşmaları yapılmasını öngören yeni Brexit yaklaşımının arkasından gelmişti.