'EU can target Myanmar economic firms to hurt army'

By Serife Cetin

BRUSSELS (AA) – The European Union can target Myanmar’s companies to hurt its army, a prominent human rights activist said.

Speaking to Anadolu Agency in an exclusive interview, Burma Human Rights Network (BHRN) Executive Director Kyaw Win said the Myanmar army is "not only targeting Arakan Muslims, but also Christian Kachin, Shan and other ethnic minorities for a mass genocide."

Win said an "urgent" approach was needed to stop the Myanmar army, adding that "the genocide has not stopped yet, it continues."

"In Arakan [Rakhine] State, 500,000 Arakan Muslims are trapped. These people are being attacked on a daily basis," Win said.

The director also said the army progressively kills those trapped, while thousands of children are in vital danger due to malnutrition.

Win said the BHRN will have talks with EU member state officials — including from the U.K. — in Brussels, where they will voice several demands.

"First of all, the EU should give up taking symbolic steps," Win said, highlighting that some EU member states are in attempts to exchange weapons with the Myanmar army, despite the embargo in the country.

Win said the army in Myanmar controls the economic and industrial activities in the country with two companies: "Myanmar Economic Cooperation" and "Union of Myanmar Economic Holdings".

He said the army can make deals with Russia and China through those companies.

"The EU can target those companies and harm the army in Myanmar deeply, so that they can put a pressure to trial those who commit genocide," Win said, adding that the BHRN will ask the EU to file suit at the International Criminal Court (ICC).

– 'Turkey relentlessly helping Muslims in Arakan'

An activist from Rakhine State, who chose to remain anonymous due to security reasons, said Turkey is "relentlessly helping Muslims in Arakan."

Because of Turkey's current role in Organization of Islamic Cooperation (OIC), Arakan Muslims can gather more support from the international community, the activist said.

"Especially Turkish Cooperation and Coordination Agency (TIKA) is making wonderful work without any discrimination," the activist added.

"All we want is justice. We do not seek revenge. We want the criminals to be found and take our rights back," the activist said.

The activist added, "The EU supports democratic process but they must not ignore mass killings."

The Rohingya, described by the UN as the world's most persecuted people, have faced heightened fears of attack since dozens were killed in communal violence in 2012.

The UN has documented mass gang rapes, killings — including of infants and young children — brutal beatings, and disappearances committed by Myanmar state forces. In a report, UN investigators said such violations may have constituted crimes against humanity.

Advertisements

Myanmar'daki Reuters muhabirlerinin hapis cezasına mahkum edilmesi

ANKARA (AA) – Burma (Myanmar) İnsan Hakları Ağı (BHRN), Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara yönelik yargısız infazlarla ilgili askeri belgeleri ifşa ettikleri gerekçesiyle Reuters haber ajansının iki muhabirin yedişer yıl hapse mahkum edilmesine tepki gösterdi.

BHRN'den yapılan yazılı açıklamada, "Myanmar'da mahkeme tarafından verilen bu karar, ülkede demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğü konusundaki diğer bir başarısızlığının sinyalidir." ifadeleri kullanıldı.

BHRN Direktörü Kyaw Win, Reuters çalışanı iki muhabir Wa Lone ve Kyaw Soe Oo'nun yedişer hapse mahkum edilmesinin, Aung San Suu Çii yönetiminde ordunun hatalarını ortaya çıkaranlara nasıl ceza verildiğinin göstergesi olduğunu vurguladı.

Mahkeme kararının bozulması gerektiğini kaydeden Win, ülkedeki savaş suçları konusunda adalet ve hesap verme ortamının sağlanmasının önemine işaret etti.

Yangan Mahkemesi, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan Wa Lone ve Kyaw Soe Oo'yu Devlet Sırları Yasası'nı ihlal etmekten suçlu bularak yedişer yıl hapse mahkum etmişti.

Muhabirler, 13 Aralık'ta ellerinde Arakan eyaletindeki bir mevkinin haritası ve askeri raporların bulunması üzerine Devlet Sırları Yasası çerçevesinde tutuklanmıştı.

Myanmar'da parlamento binası yakınında drone ile görüntü aldıkları iddiasıyla 27 Ekim'de gözaltına alınan gazeteciler Lau Hon Meng ve Mok Choy Lin ile Myanmar vatandaşı şoför ve yerel gazeteci Aung Naing Soe da ruhsatsız drone bulundurmaktan yargılanmıştı. TRT World adına çalışan 4 kişi, 10 Kasım'da ikişer ay hapse mahkum edilmişti.

Myanmar yönetiminin özellikle orduyla bağlantılı konularda özgür basına baskıyı artırdığı ifade ediliyor.

Birleşmiş Milletler raporlarına göre, 700 binden fazla Arakanlı Müslüman, 25 Ağustos 2017'den bu yana Myanmar'da zulüm ve katliamlardan kaçarak Bangladeş'e sığındı. Köyleri tamamen yakılan Arakanlı Müslümanlardan binlercesinin katledildiği belirtiliyor.

Myanmar ordusunun etnik temizliğe dönüştürdüğü saldırılarda 300'e yakın köy, ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edildi.

Arakan'da 1970'lerde yaklaşık 2 milyon Müslüman'ın yaşadığı tahmin edilirken, sistematik saldırılardan kaçış nedeniyle bu sayı 350 binin altına geriledi.

“Arakanlı Müslümanları yüzüstü bırakmak son derece tehlikeli”

LONDRA (AA) – TAYFUN SALCI – Burma (Myanmar) İnsan Hakları Ağı (BHRN) Direktörü Kyaw Win, "Eğer bugün Arakanlı Müslümanları yüzüstü bırakırsak, geriye kalan yüzde 70’lik Müslüman nüfusu da yüzüstü bırakmış olacağız. Bunun sonuçları son derece tehlikeli." dedi.

Londra merkezli insan hakları örgütü BHRN'nin Direktörü Win, Myanmar'da Müslümanlara yönelik insan hakları ihlalleri ile ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Myanmar’da Arakan Müslümanlarının, ülkedeki toplam Müslüman nüfusun yalnızca yüzde 30’unu oluşturduğunu belirten Win, geriye kalan yüzde 70’in yaşadığı sorunların kamuoyuna tam olarak yansıtılmadığını dile getirdi.

Win, resmi verilerde Myanmar’ın 55 milyonluk nüfusunun yüzde 4’ünün Müslüman olarak gösterildiğini ancak bu oranın gerçekte yüzde 10’un üzerinde olduğunu aktardı.

Myanmarlı Müslümanların sorunlarına dikkati çeken Win, “Müslümanlar için yeni bir yasal kategori oluşturdular. Müslümansanız gerçek Myanmarlı sayılmıyor, ‘karma ırk’ grubuna konuluyorsunuz. Pasaport almak gibi işlemlerde güçlük yaşıyorsunuz. Aylarca süren işlemler sırasında istihbarat görevlileri evinize geliyor, komşularınızla görüşüyor, bilgi topluyor.” dedi.

Win, bu süreçte sayıları giderek artan Müslümanın "devletsiz" ve "vatandaşlık haklarından mahrum bırakıldığını" kaydederek, “Arakanlı Müslümanlar bunları 20 yıl önce yaşadı. Şimdi bütün Müslümanlar aynı trendi yaşıyor. Eğer bugün Arakanlı Müslümanları yüzüstü bırakırsak, geriye kalan yüzde 70’lik Müslüman nüfusu da yüzüstü bırakmış olacağız. Bunun sonuçları son derece tehlikeli." değerlendirmesinde bulundu.

– "Suu Çii ya soykırıma karşı çıkmalı ya da istifa etmeli"

Myanmar lideri Aung San Suu Çii’ye yönelik eleştirilerde de bulunan Win, Nobel Barış Ödüllü siyasetçinin ordunun sözcüsü haline geldiğini söyledi.

Win, Suu Çii’nin Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar karşısında Myanmar ordusunu savunduğunu, soykırımdan sorumlu 3 generali "kabinenin tatlı üyeleri" diye nitelendirdiğini ve katliamları inkar ettiğini belirtti.

Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddet olaylarının başlangıcında pek çok kesimin Suu Çii'ye katliamlara karşı çıkması çağrısında bulunduğunu hatırlatan Win, "Suu Çii kasıtlı olarak susmayı tercih etti. Bu büyük bir hataydı. Yaptıklarının hesabını o da vermeli." ifadelerini kullandı.

Win, Suu Çii’ye yönelik istifa çağrılarına da katıldığını belirterek, “Suu Çii ya Arakan Müslümanlarına yönelik soykırıma karşı durmalı, katliamları son erdirmeli ve bu savaş suçlarının sorumlularını adalet önüne çıkarmalı ya da istifa etmeli.” diye konuştu.

– Türkiye’ye çağrı

Türkiye ile Myanmar Müslümanları arasındaki ilişkilerin Osmanlı İmparatorluğu dönemine dayandığını anlatan Win, Birinci Dünya Savaşı sırasında da Myanmarlı Müslümanların topladıkları yardımları Türkiye’ye ulaştırdıklarını hatırlattı.

Win, Türkiye’nin tarihsel bağları bugün Myanmar Müslümanlarına verdiği destekle sürdürdüğünü ifade ederek, “Türk hükümeti ve halkı tutarlı ve sürekli biçimde Arakan Müslümanlarına destek verdi. Bunun için minnettarız.” diye konuştu.

Türkiye’den Arakan’a yapılan üst düzey ziyaretleri hatırlatan Win, bunun pek az dünya lideri tarafından yapıldığının altını çizdi.

Win, Türkiye’nin Myanmardaki Müslüman sivil toplum örgütleri ile de çalışması çağrısında bulundu.

– Arakan sorunu

BM tarafından kurulan Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu, Myanmar ordusunun (Tatmadaw) Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing'in de aralarında bulunduğu üst düzey ordu mensuplarının Arakanlı Müslümanlara yaptığı soykırım nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) yargılanmasını istemişti.

Myanmar'da 1970'lerden bu yana zulüm ve sistematik baskıya uğrayan Arakanlı Müslüman nüfusun büyük çoğunluğu, topraklarını terk ederek bölge ülkelere göç etti.

Ülkede 1982'de kabul edilen yasayla vatandaşlık haklarını kaybeden Arakanlı Müslümanlar "devletsiz" sayılıyor. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "eziyet gören dini azınlık" olarak kabul edilen Arakanlı Müslümanlar hem şiddet olaylarına hem de yasal, ekonomik ve toplumsal ayrımcılığa maruz kalıyor.

Arakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi vahşice katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

25 Ağustos 2017 tarihinde ise Arakan'daki sınır karakollarına düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemlerini başlatmış ve 10 bine yakın kişiyi katletmişti.

Etnik temizliğe dönüşen saldırılarda 350'den fazla köy, ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edilirken, 700 binden fazla Arakanlı Müslüman dağlık bölgeler, nehir ya da deniz üzerinden komşu Bangladeş'e sığınmak zorunda kalmıştı.

İngiltere ve BMGK'ya Arakan çağrısı

LONDRA (AA) – Burma (Myanmar) İnsan Hakları Ağı (BHRN), İngiltere ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK), Arakanlı Müslümanlara yönelik insan hakları ihlallerinden sorumlu askerlerin Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) sevk edilmesine destek vermeye çağırdı.

Londra merkezli sivil toplum kuruluşu BHRN'den yapılan yazılı açıklamada, örgütün BM'nin oluşturduğu Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonunun bulgularını memnuniyetle karşıladığı belirtildi.

"İngiltere ile BMGK'yı Myanmar'daki insan hakları ihlallerinden sorumlu askeri figürlerin UCM'ye sevk edilmesine destek vermeye çağırıyoruz." ifadeleri kullanılan açıklamada, BM misyonunun raporunda aralarında Myanmar Genel Kurmay Başkanı Min Aung Hlaing'in de bulunduğu askeri yetkililerin Arakanlı Müslümanlara karşı soykırımdan sorumlu olduğuna dair güçlü deliller olduğu kaydedildi.

– ABD'nin bulguları da BM'yi destekliyor

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nikki Haley'in ABD Dışişleri Bakanlığının bulgularının da BM raporunu desteklediğini duyurduğuna işaret edilen açıklamada, "Uluslararası toplumun bu bulgulara göre harekete geçmesi ve kurbanlar için adaletin takipçisi olması hayati önem taşıyor." değerlendirmesine yer verildi.

BHRN açıklamasında, BM raporunda Aung San Su Çii'nin liderliğindeki sivil hükümetin de askerlerin soykırım suçlarına engel olmakta başarısız kaldıklarına değinildiği de hatırlatıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen BHRN Direktörü Kyaw Win de Arakanlı Müslümanların onyıllar boyunca ayrımcı politikaların ve askeri saldırıların hedefi olduğunu belirterek, "İngiltere ve BMGK, BM misyonunun bulgularına göre harekete geçip bu soykırımın kurbanlarına adalet sağlamalı ki Myanmar’daki müstakbel katliamların önüne geçilebilsin." değerlendirmesinde bulundu.

CORRECTION – Myanmar Muslims in Thailand 'stateless'

CORRECTS NAME TO MYANMAR MUSLIMS FROM ROHINGYA MUSLIMS, CHANGES HEADLINE

By Meryem Goktas

ANKARA (AA) – Approximately 80 percent of the 10,000 Myanmar Muslims living near the Thai border are "stateless", a London-based rights group said Tuesday.

The Burma Human Rights Network (BHRN) interviewed 36 Myanmar Muslims on their struggle to survive on the margins of their host and home countries from March to May in the Thai city of Mae Sot.

The group said most of the refugees do not have a citizenship document, and as a result, they are unable to acquire work permits and end up working illegally.

"This is a clear violation of Article 15 of the Universal Declaration of Human Rights — to which Burma [Myanmar] is a signatory — which states that all people are entitled to a nationality and must not be arbitrarily denied…a nationality," the group said in a report.

The Thai government set a deadline for the worker registration of Myanmar Muslims of June 30 which includes proof of identity from Myanmar.

As Muslims of Myanmar face systematic discrimination from Myanmar's authorities, they cannot obtain this verification.

The report added that Myanmar Muslims without official paperwork not only face fines but also deportation and prohibition from applying for a Thai work permit for two years.

"Without the adoption of a citizenship scheme based on human rights norms and a new, democratic, federal Constitution that removes the military from any political role in the country, Burma's [Myanmar] most marginalized will continue to struggle to live with dignity within and outside the country’s borders," it added.

– Myanmar Muslims in Mae Sot

Situated on the Moei River on Thailand’s western border with Myanmar, Mae Sot is a transit point and destination for Myanmar Muslims who are fleeing persecution and poverty in their country.

According to the report, there are no official figures for Myanmar Muslims living in Thailand, but multiple sources said their numbers are likely to exceed 10,000.

The report said most of them live depending on daily labor with a daily payment of $6.

The Myanmar Muslims interviewed by BHRN were not new arrivals but were on average living in the country for 17-20 years, the report added.