Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Lübnan'da Özgür Yurtseverler Hareketi, yeni hükümette yer almak istemiyor

BEYRUT (AA) – Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil, başında bulunduğu Hristiyan Özgür Yurtseverler Hareketi'nin, yeni kurulacak teknokrat hükümetine katılmaması konusunda hazır olduğunu söyledi.

Adını vermek istemeyen Basil'e yakın bir kaynak, Hristiyan Özgür Yurtseverler Hareketi'nden, yeni hükümette, siyasi parti olarak yer alınmaması noktasında hazır olunduğu konusunda ciddi bir teklifte bulunulduğunu aktardı.

Kaynağın verdiği bilgiye göre, Basil, kurulacak yeni hükümetin siyasilerden oluşmaması gerektiğini belirterek, kabinede yalnızca teknokratların yer almasının önemine işaret etti.

Bakan Basil, bu anlamda hali hazırda tüm taraflarla görüştüklerini kaydetti.

Yeni hükümete ilişkin henüz net bir çalışmanın yapılmamış olmasına dair Basil, "Bizler bekleyiş aşamasındayız. Bu bir uzatma ve geciktirme değildir. Bu süreç, daha iyi bir hükümet içeriğine ulaşmak ve tüm sorunların üstesinden gelmeye muktedir olacak bir kabine oluşturmak içindir." ifadesini kullandı.

Cibran Basil'in liderliğini yaptığı Hristiyan Özgür Yurtseverler Hareketi, Saad el-Hariri hükümetinde 30 bakanlığın 11'ine sahipti.

Kategoriler
Kültür Sanat

Türk mutfağı Lübnanlılara tanıtıldı

BEYRUT (AA) – Türk mutfağının eşsiz lezzetleri, Beyrut Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından düzenlenen etkinlikle Lübnanlılara tanıtıldı.

YEE, "Göbeklitepe Yılı" kapsamında "Buğdayın ve Bereketin İzinde" başlığı ile gerçekleştirdiği Türk mutfağı etkinlikleri çerçevesinde Lübnanlıları zengin Türk mutfağının birbirinden özel lezzetleriyle buluşturdu.

Lübnan'ın başkenti Beyrut ve kuzeydeki Trablusşam kentinde iki gün sürecek tanıtım etkinlikleri, Türk mutfağı tarihi araştırmacısı ve yemek yazarı, ünlü şef Ömür Akkor tarafından icra ediliyor.

Akkor ve ekibi, Beyrut'taki bir restoranda düzenlenen etkinlikte, kendi tarifleriyle hazırladıkları "alinazik" ve "cennet çamuru" gibi Türk mutfağına özgü lezzetleri katılımcıların beğenisine sundu.

– Yemek sırlarını paylaştı

Yoğun ilgi gören tanıtım programının ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan şef Akkor, 25 yıldır yemek kültürüyle uğraştığını belirtti.

Ninesinin Suriye'nin Halep kenti asıllı olmasından dolayı Orta Doğu yemek kültürüyle de yakından ilgilendiğini söyleyen Akkor, bölgedeki ülkelerin yemek kültürünün benzerliği ve mutfakların ortak özelliklerinin araştırma alanına girdiğini ifade etti.

Akkor, YEE'nin düzenlediği etkinlikte Türkiye ve Lübnan'ın ortak kültürü olan yemeklerin sırlarını paylaşmanın ilgiyle karşılandığını dile getirdi.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Lübnan'da ekonomik durumun kötüye gitmesi protesto edildi

BEYRUT (AA) – Lübnan'da ekonomik durumun kötüye gittiği gerekçesiyle başkent Beyrut'ta gösteri düzenlendi.

Başkent Beyrut'un şehir merkezinde yer alan Şehitler Meydanı'nda toplanan onlarca vatandaş, ülkedeki ekonomik durumdan sorumlu tuttukları hükümeti protesto etti.

Lübnan bayrakları taşıyan ve ulusal marşlarla Şehitler Meydanı'ndan Hükümet Sarayı önündeki Riyad Sulh Meydanı'na yürüyen göstericiler, ellerinde "1990'lı yıllardan bu yana bizleri yöneten ve kanımızı emerek halkı yoksullaştıranlara karşı gösteri yapmak üzere çıktık", "Mezhepsel yolsuzluk siyasi düzene karşı gösteri için buradayız" ve "Yağmalanan devleti geri getirmek ve iktidar mafyasından hesap sormak üzere buradayız." yazılı pankartlar taşıyarak çeşitli sloganlar attı.

Ayrıca Beyrut'un Hamra bölgesindeki Merkez Bankası'na açılan yol ile diğer bazı yollar, kısa süreliğine göstericiler tarafından trafiğe kapatıldı.

Başkentin şehir merkezindeki gösteriler, alınan yoğun güvenlik önlemleri altında gerginlik yaşanmadan sona erdi.

Geçen hafta da ülkenin farklı bölgelerinde toplanan Lübnanlılar, ekonomik durumun kötüye gitmesine karşı gösteri düzenlemişti.

Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri, 3 Eylül'de ekonomide olağanüstü hal ilan etmişti.

Uluslararası ekonomi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Lübnan'ın görünümünü 24 Ağustos'ta B'den CCC sınıfına düşürdüğünü açıklamıştı.

– Lübnan'ın kamu borcu 86,2 milyar dolar

Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından oldukça kırılgan bir yapıya sahip Lübnan, 2011'de Suriye'deki krizin başlamasıyla maruz kaldığı mülteci dalgaları ve yaşadığı siyasi sorunlar nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşıyor.

Son dönemde büyük ekonomik kriz yaşayan Lübnan'da, Maliye Bakanlığının mayısta yayımlanan raporuna göre, 2019'un ilk çeyreği itibarıyla kamu borcu 86,2 milyar dolara ulaştı.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Lübnan'da artan protestolar “açlık devriminin” habercisi mi?

BEYRUT (AA) – Lübnan'da pazar günü ekonomik durumu protesto eden gösterilere ordu ve güvenlik güçlerinin müdahalesi, yeni olaylara yol açma ihtimalini beraberinde getirdi.

Gösterilerin yapıldığı kentlerde işlek noktalarda yolu trafiğe kapatarak lastik yakan göstericiler, doların yükselmesiyle kötüye giden ekonomik durumu ve 2020 bütçesinde vatandaşların sırtına yeni vergi yüklerinin getirilmesini protesto ettiler.

Gösteriler Beyrut'un yanı sıra, el-Metn, Keservan ve Beka bölgelerinde de görüldü. Göstericilerin hükümet sarayına ulaşmak için demir bariyeri aşmaya çalışması sonrasında emniyet güçleriyle karşı karşıya geldi.

Vatandaşları endişeye sevk eden gösteriler hakkında ülkenin kaosa sürükleneceği, halk hareketinin kötü gösterilmek istendiği ve bu gösterilerin siyasi oyunlar olduğu gibi çeşitli değerlendirmeler yapılıyor.

– "Gösteriler halkın haklı tepkisi"

Ülkenin muhalefet partilerinden Hristiyan Ketaib Partisi Milletvekili İlyas Henkeş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, göstericilerin protestoyu kötü maksatlarla düzenlediği iddialarını reddetti.

Henkeş, "Benim pazar günü Lübnan sokaklarında gördüğüm, ülkede kötü yönetim ve keyfi uygulamalardan kaynaklı sıkıntılara karşı halkın haklı tepkisiydi." dedi.

Halkın sıkıntılarının 4 yıldır devam ettiğini belirten Henkeş, partisinin Mecliste bu sorunları dile getirdiğini, Saad Hariri hükümetine güvenoyu vermeyerek ve vatandaşlara vergi yükleyen bütçe tasarısını reddederek gerekli tepkiyi gösterdiklerini ifade etti.

Henkeş, gösterilerin kötü sunulduğunu, ancak bu yanlış algının düzeltilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Gösterilerin doğru bir şekilde anlaşılması lazım, kimileri statükodan faydalanıyor ve değişimden korkuyor." diye konuştu.

– Patlamaya hazır bir volkan

Lübnan merkezli Doğu Akdeniz Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü ve ekonomist Sami Nadir, "Halkın sokaklardaki açlık tepkisi patlamaya hazır bir volkan. Pazar günü bunu gördük. Hükümet temel reformları yaparak ekonomiyi kurtarmalı." dedi.

Daha önce reform adı altında alınan kararların bütçe açığını vergilerle kapatmaya çalışmak olduğunu belirten Nadir, vatandaşların artık bu vergi yükünü üstlenmek istemediklerini ifade etti.

Nadir, ülke ekonomisinde büyüme rakamlarının düştüğüne ve ödemeler dengesinin bozulduğuna dikkati çekerek, alım gücünün etkilenmesi ve istihdamın daralması sonucu halkın sokaklara çıkarak öfkelerini kustuğunu kaydetti.

Olayların nasıl bir seyir izleyeceğine ilişkin de Nadir, bunun yıllardır yaşanan krizin birikiminin bir sonucu olduğuna işaret etti. Nadir, gösterilerin temel motivasyonunun Lübnan lirasının dolar karşısında değer kaybetmesiyle yaşanan "açlık krizi" olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Ülkedeki döviz rezervindeki azalma, dış borcun artışı ve ödemeler dengesinin bozulması nedeniyle bir dolar serbest piyasada 1700 Lübnan lirasına kadar işlem görmüştü.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

ANALİZ – Arakanlı mülteci krizi: Cox's Bazar'da Beyrut sendromu

DAKKA (AA) – KHAWAZA MAİN UDDİN – Bangladeş'in güneyindeki Cox’s Bazar'da Arakanlı Müslümanları (Rohingyalar) ağırlamaları nedeniyle dünya çapında takdir kazanan yerel halk, Myanmar vatandaşlarının topraklarında uzun süre kalmalarından dolayı hayal kırıklığı yaşıyor.

Arakanlı Müslümanları ağırlayanların çoğu, 22 Ağustos'taki geri dönüş girişiminin başarısız olmasının ardından memnuniyetsizliklerini gizleyemedi ve mülteciler Myanmar'ın Arakan eyaletini terk etmek zorunda kalmalarının ikinci yıl dönümünü anmak amacıyla 25 Ağustos'ta büyük bir miting düzenledi.

Yerel halktan sayıca fazla olan devletsiz Müslümanlar, vatandaş olarak kabul görmeden ve vatanlarında can ve mal güvenliği tesis edilmeden geri dönme konusunda isteksiz olduklarını belirtti.

Yetkililer daha sert tavır gösterirken, yerel halk mültecilere yönelik düşmanca tavır benimsiyor. 23 Ağustos'ta bir grup Arakanlı tarafından yerel bir liderin öldürüldüğü iddiası ve kolluk kuvvetlerinin dört mültecinin çapraz ateş sonucu öldürüldüğünü bildirmesinden bu yana gerginlik arttı.

Resmi raporlara göre, geçen ay açılan ateş sonucu en az 10 Arakanlı Müslüman yaşamını yitirdi.

Bu durum, Beyrut'taki Filistinli mülteci krizini hatırlatıyor.

Bazı Lübnanlı gruplar, Filistinlilerle çatışmaya girdi ve bir zamanlar Kazablanka ya da Dubai gibi canlı bir şehir olan Beyrut oldukça zarar gördü.

Lübnan'daki Sabra ve Şatilla kamplarında çoğunluğu Filistinli ve Lübnanlı olmak üzere 3 bin 500'e yakın sivil 1982'de İsrail ordusunun gözetiminde aşırı sağcı milislerce öldürüldü.

Myanmar'la sınırda bulunan sahil kasabası Cox's Bazar, Myanmar'da soykırımdan kaçan on binlerce kadın ve erkeği ağırladı. Bu kişilerin komşu Hindistan'a girmelerine izin verilmedi.

Arakanlı Müslümanlar, 1978 ve 1992'de de kalabalık gruplar halinde Bangladeş'e geldi ve birçoğu buradan ayrılmadı.

Cox's Bazar'da 1,1 milyonu bulan Arakanlı sayısı, 1948-1982'de Lübnan'daki Filistinli mültecilerin sayısının iki katından fazla.

Çoğu kampın kurulduğu Ukhiya alt bölgesindeki Rajapalong Birliği Konseyi üyesi Nurul Kabir, "Onların gelişiyle bölgemiz kalabalıklaştı, fiyatlar arttı ve bizim geçim kaynaklarımız ciddi şekilde etkilendi." dedi.

Bazıları mahallelerinde artan araç sayısının yanında Arakanlı Müslümanları ormanlara zarar vermekle suçladı. Bir grup "Cox's Bazar'ı ajanlardan kurtar" kampanyası başlattı.

Bangladeş Dışişleri Bakanı Abulkalam Abdul Momen, Arakanlı Müslümanların geri gönderilmesi yönelik siyasi girişimin geri çekilmesi nedeniyle rahatsızlığını ifade etti.

Momen gazetecilere, "Arakanlı Müslümanlar geri dönmeli. Biz buradaki durumu iyileştirmek istiyoruz. Bizim amacımız onları geri göndermek." dedi.

İktidardaki Avami Ligi partisi, kasım ayındaki Arakanlı Müslümanların ülkelerine gönderilmelerini engellemekle eleştirdiği kamplardaki 41 sivil toplum kuruluşunun faaliyetini durdurdu.

Myanmar'da 25 Ağustos 2017'deki askeri baskının 730 binden fazla Arakanlının Bangladeş’e göçüne sebep olduğundan bu yana yaklaşık bin 100 kamp sakininin ya gözaltına alındığı ya da çeşitli suçlarla suçlandığı bildirildi.

Merkezi New York'ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü, Dakka'yı Arakanlı Müslümanların hareket özgürlüğü konusundaki kısıtlamalara son vermeye çağırdı.

Grubun Asya direktörü Brad Adams, 7 Eylül'de yaptığı açıklamada, "Yetkililer, Arakanlı mültecileri kamplarda tecrit ederek gerginliğe ve protestolara aşırı tepki vermek yerine dengeli bir yaklaşım benimsemeli." ifadesini kullandı.

Resmi kayıtlar, milyonlara her gün yaklaşık 100 bebeğin eklendiğini gösteriyor.

Bangladeş hükümetinin yardım ve geri gönderme komisyoncusu Muhammad Abul Kalam, "ev sahibi topluluğun yerel kaynaklar üzerine yeni yüklerin binmesinden pişmanlık duyduğunu" belirtti.

Kalam, yabancı bir delegeye, "Bu insanların geçim kaynağına ihtiyacı var. Biz bu insanlara süresi belirsiz şekilde katlanamayız." ifadesini kullandı.

Kategoriler
Alaturka

Lübnan'da Filistinli tutuklulara destek gösterisi

BEYRUT (AA) – Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklular ile dayanışma gösterisi düzenlendi.

Lübnan'daki Filistinli Esirler Komitesi'nin çağrısıyla başkent Beyrut'taki Uluslararası Kızılhaç Komitesi binasının önünde toplanan onlarca kişi, 30 yıldan uzun süredir İsrail hapishanelerinde tutuklu olan yazar Velid Dakka ve arkadaşlarına destek amacıyla eylem yaptı.

Filistinli tutukluların özgürlüklerine bir an önce kavuşmaları talebinde bulunan göstericiler, Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin İsrail hapishanelerine yönelik ziyaretleri artırması ve söz konusu hapishanelere uluslararası denetimlerin yapılmasını istedi.

Filistinli Esirler Komitesi yetkililerinden Fethi Ebu Ali, burada göstericiler adına yaptığı konuşmada, İsrail makamlarının, esir takası sürecinde uzun yıllardan beri hapishanelerde tutulan yüzlerce Filistinliyi serbest bırakmaya yanaşmadığını söyledi.

Ebu Ali, yıllardır hapishanede tutulan kişilerin sağlık durumlarının da son derece kötüye gittiğini belirti.

İsrail, askerlerine yönelik eylemler gerçekleştirdikleri gerekçesiyle, 24 Mart 1986'da yazar Velid Dakka, İbrahim Ebu Muh ve Ruşdi Ebu Muh'u tutuklamıştı.

Kategoriler
Alaturka

Lübnan'dan BM'ye Suriyeli mülteciler çağrısı

BEYRUT (AA) – Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (BMMYK), Lübnan'daki Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşüne kolaylık sağlamada kendilerine eşlik etme çağrısında bulundu.

Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Avn, başkent Beyrut'taki cumhurbaşkanlığı sarayında BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi ile görüştü.

Avn, görüşmede BMMYK'dan Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşüne kolaylık sağlamada ve bunu hızlandırmada Lübnan'a eşlik etme çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı, ayrıca ülkelerine döndükten sonra da Suriyeli mültecilere yardımda bulunmanın önemli olduğunu belirtti.

Grandi ise Avn'a Suriye'nin bazı bölgelerine yaptığı ziyaretler ve buralardaki mültecilerin durumları hakkında bilgi vererek, durumlarının iyi olduğunu aktardı.

Beyrut'u ziyaret eden Grandi, Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil ile bir araya gelmişti.

Suriyeli mülteciler, Nisan 2018'den bu yana Beşşar Esed rejimi ile Lübnan emniyetinin koordinasyonunda kafileler halinde ülkelerine dönüyor.

Bir süredir Suriyeli mültecilere gönüllü olarak ülkelerine dönmeleri çağrısı yapan Lübnanlı yetkililer, mülteciler konusunda uluslararası toplumun desteğini talep ediyor.

Lübnan'da resmi verilere göre, 2011'de patlak veren iç savaş nedeniyle 1,5 milyon Suriyeli mülteci Lübnan'a göç etti, BM verilerine göre ise bu sayı bir milyonun altında.

Kategoriler
Kültür Sanat

Lübnan'da zorla çalıştırılan ve dilendirilen çocuk sayısı artıyor

BEYRUT – NADYA EL-HALLAK – Lübnan'da göç, işsizlik gibi ekonomik ve toplumsal sorunlar, çocuk dilenciler olgusunun giderek artmasının başlıca sebepleri arasında yer alıyor.

Dilencilik son yıllarda özellikle başkent Beyrut'un kenar mahallelerinde hızla artıyor. Trafik ışıkları ve kalabalık yollarda bekleyen çocuklar, çeşitli şekilde, insanlardan yardım dileniyor.

Aileleri ya da bilinmeyen kişilerce kasıtlı bir biçimde belli bölgelere yerleştirilen çocuklar, kendilerinden beklendiği şekilde para kazanmaya zorlanıyor. Ülkede sayıları gün geçtikçe artan ve neredeyse her caddede göze çarpan dilenci çocuklardan “bazıları çiçek bazıları da mendil ” satıyor.

Çocukların bir kısmı da insanlardan bir şişe su parası isteyerek, para alma çabasına giriyor.

Lübnan devleti giderek artan dilenci sorununa çare bulmakta zorlanırken, ülkede kendilerine geçim kapısı bulamayan göçmen aileler de çocuklarını para kazanmak için sokaklara sürüyor.

  • Dilencilik sorunuyla mücadele

Lübnan Sosyal İşler Bakanlığı Dilencilikle Mücadele Proje Müdürü Siyma Muaviye, ülkede ciddi bir olgu halini alan “dilencilik ” konusunu AA muhabirine değerlendirdi.

Ülkede yaklaşık 15 bin dilencinin bulunduğunu söyleyen Muaviye, bunların yüzde 75'inin Suriyeli, yüzde 8'inin Filistin kökenli, yüzde 8'inin Lübnanlı geri kalanının da diğer uyruklardan olduğunu ifade etti.

Muaviye, dilencilerin bu şekilde çalışmasının ve dilenciliğin artışının arkasında, “güneşin doğuşuyla ortaya çıkan ve batmasıyla kaybolan kişilerin ” bulunduğunu söyledi.

Lübnan'da dilenciliğe zorlanan çocuklar üzerinden elde edilen miktara değinen Muaviye, “Örneğin günde 8 saat çalıştırılan 10 çocuk 30 günde yaklaşık 24 bin dolar kazanıyor. ” diyerek yaşanan istismara dikkati çekti.

Dilenmenin Lübnan toplumundaki büyük sorunların başında geldiğini ifade eden Muaviye, Sosyal İşler Bakanlığının diğer bakanlıklarla iş birliği içinde dilendirilen ve zorla çalıştırılan çocukların huzur ve güvenliği için mücadele ettiğini kaydetti.

  • Hasta olduğu gerekçesiyle 4 çocuğunu dilendiriyor

Hastalığı sebebiyle bir işte çalışamadığını iddia eden ve bu durumu sebep göstererek 4 çocuğunu çalışmaya zorlayan baba Mervan, çocuklarının kendileri için ekmek parası kazandığını öne sürdü.

Mervan, çocuklarını okula göndermek yerine Beyrut'un en işlek caddelerinden El-Hamra'daki belli noktalara gül satmaya gönderdiğini söyledi.

Beyrut'un birçok caddesinde kendilerine alan belirleyerek yollara dizilen dilenciler, geçenlerin dikkatini çekmek için farklı fikirler bulmaya çalışıyor.

Sokakta mendil satan Suriyeli bir çocuk, Halep'ten geldiğini ve anne-babasının öldüğünü söyleyerek satış yaptığını, kendisi ve kardeşinin hayatını idame ettirdiğini dile getirdi.

Başka bir Suriyeli çocuk ise “Suriyeliyim, Beyrut'ta ailemle yaşıyorum. Ne babama ilaç alacak ne de yemek alacak paramız var. Kimse bize yardım etmiyor. ” dedi.

  • Devlet yardımları yeterli değil

Devlet yardımlarının mültecilerin masrafını karşılayamadığı Lübnan'da, dilencilerin durumları yoldan geçenleri etkileyen acı bir manzara oluşturuyor.

Mültecilere sunulan yardımlara ilişkin açıklama yapan Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü (UNHCR) Medya Temsilcisi Liza Ebu Halid, “Nakit yardım programıyla mülteci ailelerin yüzde 30'una yardım ediyoruz. ” dedi.

Maddi durumu diğerlerine göre daha kötü olan ihtiyaç sahibi ailelere, 173 dolarlık para yardımları yaptıklarını söyleyen Ebu Halid, bu kapsamda yaklaşık 280 bin kişiye ulaştıklarını aktardı.

Dünya Gıda Programı'nın (WFP) da 695 bin kişiye gıda yardımı yaptığını belirten Ebu Halid, 875 bin kişiye de kış mevsiminde 370 dolar yakıt ve diğer ihtiyaçları için destek olunduğunu kaydetti.

Öte yandan avukat Zekeriya Yahya el-Gul ise dilenciliğin Lübnan yasalarına göre cezaya tabi olduğunu belirtti.

Gul, Lübnan kanunlarına göre, doğrudan veya ticari yollarla bağış üzerinden şahsi çıkar elde etmek ve çalıştırmanın bir aydan altı aya kadar hapisle cezalandırılabileceğine dikkati çekti.

Yasal düzenlemeyle bu maddenin tekrar ihlali halinde cezanın yeniden işleme konulması gerektiğini söyleyen Gul, böylelikle caydırıcılığın artırılması gerektiğini vurguladı.

Kategoriler
Alaturka

Lübnan Başbakanı Hariri Ebu Gayt ile görüştü

BEYRUT (AA) – Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile Lübnan'a gerçekleştirdikleri ziyaretin aynı saatlere denk gelmesini bir tesadüf olarak yorumladı.

Başbakanlık ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Saad el-Hariri, resmi temaslarda bulunmak üzere Lübnan'a gelen Ebu Gayt ile bir araya geldi.

Yeni kabine ve özellikle de Arap dünyasında bir ilke imza atarak İçişleri Bakanlığı makamı için bir kadını tercih eden Başbakan Hariri'yi tebrik eden Ebu Gayt, Lübnan'da kurulan yeni hükümetin başarılı olması temennisinde bulundu.

Bu arada Ebu Gayt, basına yaptığı açıklamada, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile Lübnan'a gerçekleştirdikleri ziyaretin aynı saatlere denk gelmesini bir tesadüf olarak değerlendirdi ve Lübnan üzerinde Arap Birliği ile İran arasında bir yarışın söz konusu olmadığını ifade etti.

Beyrut'ta bulunma sebebine ilişkin ise Ebu Gayt, Arap Birliği üyesi bir ülke olan Lübnanlı yetkililerle görüşmenin doğal olduğunu kaydetti.

Arap Birliği'nin Lübnan'ı önemsediği ve ülkedeki istikrarın korunmasını istediğini dile getiren Ebu Gayt, görüşmede Suriye krizi ve Suriye'nin Arap Birliği üyeliğini ele aldıklarını belirtti.

Ebu Gayt, Arap Birliği'ne üye ülkelerin Suriye'nin üyeliğine ilişkin henüz gerçek anlamda harekete geçmediğini söyledi.

İki günlük resmi ziyaret için dün Beyrut'a gelen İran Dışişleri Bakanı Zarif, Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın yanı sıra Meclis Başkanı Nebih Berri ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil ile bir araya gelmişti.

Kategoriler
Alaturka

Arap Birliğinin “temsil düzeyi düşük” zirvesi Lübnan'da başlıyor

BEYRUT (AA) – Arap Birliği Ekonomik ve Sosyal Gelişim Zirvesi, lider düzeyinde yalnızca Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ve Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdulaziz'in katılımıyla Lübnan'da başlıyor.

Başkent Beyrut'taki Kongreler Merkezi'nde düzenlenen Zirve'ye, “Suriye ve Libya'nın daveti ” konularının tartışılması nedeniyle Arap liderlerin ilgi göstermediği belirtiliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'dan davetiye alan üye ülkelerden Kuveyt, Tunus, Filistin, Irak, Ürdün ve Somali daha önce olumlu yanıtlar vermiş ancak birkaç gün kala bu ülkeler mazeret bildirerek Zirve'ye katılmayacaklarını iletmişti.

Zirve'ye katılamayacak olan Katar Emiri Şeyh Temim ise sürpriz bir şekilde karar değişikliğine giderek Cumhurbaşkanı Avn'a bizzat Beyrut'taki zirveye katılacağını iletti.

Beraberindeki heyetle bu sabah Lübnan'a gelen Katar Emiri Şeyh Temim, Beyrut'taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı'nda Cumhurbaşkanı Avn tarafından resmi törenle karşılandı.

Dolayısıyla sadece Katar ve Moritanya'dan lider düzeyinde katılımın olduğu Zirve'ye, diğer ülkelerden ise başbakan, bakan veya Arap Birliğindeki daimi temsilci düzeyinde katılım gösterildi.

Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen El-Ahbar gazetesinde yayımlanan haberde, “Libya'nın zirveye katılmayacağını ” gerekçe göstererek, mazeret bildiren Arap liderlerin Lübnan'a olumsuz bir mesaj vermeye çalıştıkları öne sürüldü.

ABD ve Suudi Arabistan'ın Arap ülkeleri üzerindeki baskısından dolayı katılımın olmadığı da ikinci iddia olarak yer alan haberde, bu mazeretlerin, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Orta Doğu turundan sonra gelmesine dikkat çekildi.

Zirve'ye üyeliği askıda olan Suriye rejimi davet edilmezken, Libya ise Şii Emel Hareketi mensuplarının bayrağını yakması ve buna tepki gösterilmemesi üzerine katılmayacağını açıklamıştı.

  • Birliğin önceki ekonomik zirveleri

Kuveyt'te 2009 yılında “Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerle Dayanışma Zirvesi ” temasıyla gerçekleştirilen ilk Arap Birliği Ekonomik Zirvesi'nde, Gazze'nin yeniden imarı üzerine birtakım kararlar alınmıştı.

Mısır'ın ev sahipliğinde 2011 yılında düzenlenen ikinci Arap Birliği Ekonomik Zirvesi'nde de bölgesel ortaklıklar yoluyla Arap toplumlarının ekonomik ve teknolojik olarak kalkınma konusundaki kararlılıkları teyit edilmişti.

Suudi Arabistan'da 2013 yılında yapılan Arap Birliği Ekonomik Zirvesi'nin üçüncüsünde de bir araya gelen liderler, Arap yatırımlarını üye ülkelere çekmek amacıyla bir taslak üzerinde anlaşmaya varmışlardı.

Arap Birliğinin 6 yıl aradan sonra Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta düzenlediği ekonomik zirvenin dördüncüsünde de kalkınma konularının ele alınması bekleniyor.