Çiftçilerin Hazine arazilerini kiralayabilmesi için son fırsat

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hazine arazilerinin çiftçilere kiralanması projesinde başvurusu süresinin 19 Kasım'da sona ereceğini belirterek, "Çiftçilerimiz, Hazine arazilerini neredeyse bedavaya kiralayabilecek. Kendilerini bu tarihi fırsatı kaçırmamaları için başvuru yapmaya davet ediyorum." ifadesini kullandı.

Pakdemirli, yazılı açıklamasında, Tarım ve Orman ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının iş birliği yaparak yürüttüğü Hazine arazilerinin çiftçilere kiraya verilmesine ilişkin uygulamayı değerlendirdi.

Tarım sektörü ve çiftçiler için bu projenin büyük önem taşıdığına işaret eden Pakdemirli, yaklaşık 3 milyar 400 milyon metrekare tarım arazisinin 10 yıla kadar kiralanabileceğini bildirdi.

Pakdemirli, söz konusu arazilerin kiralanmasıyla 10 yıllık sürede çiftçilere ilave olarak 600 milyon liradan daha fazla gelir sağlanacağına dikkati çekerek, proje sonucunda Hazineye ait olan ancak izinsiz ve sözleşmesiz kullanılan tarım arazilerinin kayıt altına alınacağını ve kira bedeli ödenerek ekilip biçilebileceğini vurguladı.

Kiralama işlemiyle Çiftçi Kayıt Sistemi'nde bulunmayan çiftçilerin de kaydedilmiş olacağını ifade eden Pakdemirli, böylece bu kişilerin tarımsal destek, düşük faizli kredi ve tarım sigortaları gibi olanaklardan yararlanabileceklerini aktardı.

Pakdemirli, proje için başvurusu süresinin 19 Kasım'da sona ereceği uyarısında bulunarak, şunları kaydetti:

"Çiftçilerimiz, Hazine arazilerini neredeyse bedavaya kiralayabilecek. Kendilerini bu tarihi fırsatı kaçırmamaları için başvuru yapmaya davet ediyorum. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum ile eylül ayında projeyi tanıtarak startı vermiştik. 19 Kasım itibarıyla başvurular sona erecek. Şu ana kadar 90 bin civarında çiftçimiz Hazineye ait tarım arazisini kiralamak için başvurusunu yapmış durumda. İnşallah bu tarihi fırsattan daha çok çiftçimiz yararlanır."

Pakdemirli, proje sonucunda kiralanacak arazilerin toplam tarım arazilerinin yüzde 5'ine karşılık geldiğini bildirdi.

Advertisements

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, gıda, perakende sektörlerinde ambalajsız ürün alınmaması tavsiyesinde bulunarak, "Ambalajsız ürünlerin hepsi sahtekarlığa açık. Ben ambalajlı üründen yanayım. Ambalajlı ürünün en azından bir denetimi var." dedi.

Pakdemirli, Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin toplam protein açısından bir eksiğinin olmadığını dile getiren Pakdemirli, Türkiye'de yıllık et tüketiminin kişi başına 6 kilogramdan 15 kilograma çıktığını, Avrupa'da ise domuz ve diğerleri çıkarıldığında et tüketiminin ortalama 17-20 kilogram olduğunu belirtti.

Balıkta ise yıllık kişi başına tüketimin 6 kilogramdan 5 kilograma indiğini ifade eden Pakdemirli, "Benim balıkla ilgili bir tavsiyede bulunmamam söz konusu olur mu? Ette eksiğimiz var ama balıkta 1 milyar dolar ihracatımız var ve 2023 hedeflerini tuturmuşuz." diye konuştu.

Pakdemirli, 2023 hedeflerini revize ederek, balık ihracatında 2 milyar dolara çıkılması gerektiğine dikkati çekerek, kendisini ziyarete gelen hindi üreticilerine de yararlı ve sağlıklı olan hindi etinin tüketimini artırmak için kamu spotu yapılmasını önerdiğini anlattı.

Bakan Pakdemirli, "Tarım tamamen liberal olmalı mı? Ben serbest piyasa ekonomisinden gelen bir insanım ama tarım tamamen liberal olmamalı. Yeri geldiğinde biz bu işlere müdahale etmeliyiz diye düşünüyorum." ifadesini kullandı.

– "Sudan'da yerli yatırımcıların tarım yapmalarını isteyeceğiz"

Sudan konusunun çok speküle edildiğini belirten Pakdemirli, şunları söyledi:

"Türkiye'de bir kıtlık olsa ne yapacağız arkadaşlar? Olabilir mi? Olabilir. İklimler değişiyor. Biz Türkiye'nin toplam tarım alanının yüzde 10'u kadar bir alanı bedelsiz bir şekilde Sudan hükümetinden aldık. Şimdi ne işin var, diyebilirsiniz. Sudan'da bulunmamızın sebebi Türkiye'nin ihtiyacı, Sudan'ın ihtiyacı olursa onu da karşılarız, oradan da üçüncü ülkelere ihracat yapılacak. Arazilerin tahsisi aşamasındayız. Arazilerimizin koordinatlarını henüz aldık. Bunları da devlet olarak cebimizden yatırım yapmadan, yerli yatırımcılara açarak burada tarım yapmalarını isteyeceğiz."

Sudan'ın geniş arazilere sahip olduğunu belirten Pakdemirli, sulak ve sulak olmayan yerlerin bulunduğunu, ne gerekiyorsa o ürünün üretileceğini, sulak olmayan yerlerde daha çok susam üretiminin yapılacağını, diğer yerlerde ise pamuktan soyaya kadar birçok ürünün üretileceğini ifade etti.

– "Ambalajsız ürünlerin hepsi sahtekarlığa açık"

Bal üretiminin çok sıkı denetlendiğinin altını çizen Pakdemirli, "Balda bir aralar televizyonlarda garip tipler, sahte balları pazarladılar. Şimdi laboratuvarlarımızda bu anlamda çok iyi bir denetim var. Herkesin başına polis dikmek mümkün değil. Benim size tavsiyem, gıda, perakende sektörlerinde 25 yılını harcamış kardeşiniz olarak ambalajsız ürün almayın. Ambalajsız ürünlerin hepsi sahtekarlığa açık. Ben ambalajlı üründen yanayım. Ambalajlı ürünün en azından bir denetimi var. Tarım Bakanlığı korkusu var, regülasyon korkusu var." değerlendirmesinde bulundu.

Et ve Süt Kurumunca gerçekleştirilen ihaleye ilişkin kendisinin bazı gazeteciler ve siyasiler tarafından hedef alındığını dile getiren Pakdemirli, "Benim için iki kriter vardır; biri, boğazından geçti mi, doğru fiyatla aldı mı? Ben bürokratlarımın arkasında olmazsam iş yapamam. 100 bin liralık bir iş yapılmış. Hata varsa, hatayı yapan cezayı çeker. Gereksiz uzattılar. Devlet bir şey söylüyorsa tereddüt etmeden inanmak lazım." diye konuştu.

– "Şu anda et ithalatına ihtiyaç yok"

Şarbon konusuna de değinen Pakdemirli, yurt dışından gelen bir deri hastalığı olan şarbonun, antibiyotikle tedavisinin yapıldığını anlattı.

İnsana da bulaşan şarbon nedeniyle 150 hayvanın telef olduğunu, ölen bir insanın bulunmadığını ifade eden Pakdemir, şunları bildirdi:

"Bizim o dönem Brezilya'dan getirdiğimiz hayvanlarla ilgili bir şey söylendi. Şarbon, kuluçka evresi 5 gün olan bir hastalık. 5 gün içinde gemiye bindirirseniz, 5 gün içinde hayvan telef olur. Bu hayvanların oradan şarbonlu binmiş olma ihtimali yok. Brezilya'da şarbon vakası yok. O kadar speküle edildi ki biz burada iletişimin dozunu bilerek düşürdük. Medyaya çıkarak bu işin bir tehlikesi yok, hayvanlar karantinaya alınmıştır, vatandaşımız et yiyebilir, dedik."

Pakdemirli, Kurban Bayramı dolayısıyla şu anda et ithalatına ihtiyaç duyulmadığını dile getirdi.

Konuşmaların ardından, Tarım ve Orman Bakanlığının 2019 yılı bütçesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2017 yılı kesin hesabı ve Sayıştay raporu ile bağlı kuruluşların 2019 yılı bütçesi kabul edildi.

(Bitti)

2019 Bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda

TBMM (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ankara Gerede İçme Suyu Sistemi'nin tamamlanmasıyla Ankara'nın 2050'ye kadar içme suyu ihtiyacının karşılanacağını belirterek, "İstanbul'da 2021'de içme suyu ihtiyacının ortaya çıkması tahmin ediliyor. Melen, Sungurlu ve Osmangazi Barajlarının devreye girmesiyle 2035'e kadar içme suyu ihtiyacı karşılanacak." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2019 Bütçesi'nin sunumunu yapan Pakdemirli, en değerli sermaye olan toprağı, iyi kullanmanın, milli bir sorumluluk olduğunu belirterek, toprakları koruma konusunda azami gayreti gösterdiklerini ifade etti.

Pakdemirli, bu kapsamda parçalı tarım arazilerini birleştirip toplulaştırarak, hem toprak kaybını önlediklerini hem üretimi artırdıklarını hem de üretim maliyetlerini düşürdüklerini anımsattı.

Bugüne kadar 16 senede toplam 6,1 milyon hektar alanda toplulaştırmayla ilgili çalışmaları tamamlandıklarını anlatan Pakdemirli, "3,2 milyon hektar alanda tescil işlemleri gerçekleştirildi. Önümüzdeki 5 yıllık süreçte de 8,3 milyon hektar alanda olmak üzere toplamda 14,4 milyon hektar arazinin toplulaştırma çalışmalarını tamamlamayı hedefliyoruz." diye konuştu.

– "225 içme suyu tesisi 43 milyon kişiye ilave içme suyu sağladı"

İçme suyu temin çalışmaları kapsamında Türkiye genelinde 2018 Ekim ayı itibarıyla işletmeye alınan 225 içme suyu tesisiyle yaklaşık 43 milyon kişiye ilave içme suyu sağlandığını kaydeden Pakdemirli, 80 modern içme suyu arıtma tesisiyle günde 8,3 milyon metreküp AB standartlarında arıtılmış su üretildiğini aktardı.

Pakdemirli, Ankara Gerede İçme Suyu Sistemi'nin tamamlanmasıyla Ankara'nın 2050'ye kadar içme suyu ihtiyacının karşılanacağını, İstanbul'da 2021'de içme suyu ihtiyacının ortaya çıkmasının tahmin edildiğini, Melen, Sungurlu ve Osmangazi Barajları'nın devreye girmesiyle 2035'e kadar içme suyu ihtiyacının sağlanacağını bildirdi.

İzmir'de Gördes Sistemi'nin devreye girmesiyle 2050'ye kadar içme suyu ihtiyacının karşılandığını vurgulayan Pakdemirli, 25 Aralık'a kadar yapımı tamamlanacak olan Düzbağ içme suyu isale hattının devreye girmesiyle Gaziantep'in 2028'e kadar içme suyu ihtiyacının karşılandığını belirtti.

Bursa'da içme suyu ihtiyacının Doğancı ve Nilüfer Barajı ile 2032'ye kadar karşılandığına işaret eden Pakdemirli, uzun vadeli içme suyu ihtiyacının Çınarcık Barajı ile sağlanacağını anlattı.

– "Ağaçlandırmada rekor kırdık"

Dünyada ortalama orman varlığı azalırken, Türkiye'nin son 16 yılda orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri haline geldiğine değinen Pakdemirli, FAO verilerine göre Türkiye'nin, Vietnam ve Çin'in ardından oransal olarak orman varlığını en çok artıran 3'üncü ülke konumunda bulunduğunu bildirdi.

Türkiye'nin ağaçlandırmada rekor kırdığına işaret eden Pakdemirli, 2023'e kadar 7 milyar fidanın toprakla buluşturulacağını, bu yıl sonu itibarıyla 254 bin hektar alanda 258 milyon fidan dikileceğini aktardı.

İllerde şehir ormanları ve Millet Bahçeleri Projesi'ni başlattıklarını anımsatan Pakdemirli, "Bu kapsamda 2003-2018 döneminde toplam 141 şehir ormanı kurulumunu gerçekleştirdik. 2019'da 75 mesire alanı ve 5 şehir ormanı kurulması planlandı." diye konuştu.

Pakdemirli, özel ağaçlandırma çalışmalarına son 15 yılda 125 milyon lira destek sağladıklarını belirterek, ülke genelinde 44 Milli Park, 243 Tabiat Parkı, 112 Tabiat Anıtı ve 30 Tabiatı Koruma Alanı bulunduğunu, gelecek yıl bir yeni Milli Park, 11 yeni Tabiat Parkı'nın ilan edilmesi hedeflendiğini kaydetti.

– "Orman yangınlarına müdahale süresini 15 dakikaya indirdik"

Orman yangınına müdahale süresini yapılan çalışmalarla 45 dakikadan 15 dakikaya indirerek yangın zararlarını azalttıklarına vurgu yapan Pakdemirli, "Önümüzdeki süreçte 10 dakikaya indirmeyi hedeflemekteyiz." dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün tutarlılık oranının yüzde 90'lar seviyesindeki tahminlerle başta ulaştırma, tarım, enerji, milli savunma, çevre, turizm, sağlık, şehircilik, adalet, spor ve afet yönetimi olmak üzere pek çok sektörün meteorolojik ürün ve hizmet taleplerinin karşılandığını bildiren Pakdemirli, meteorolojide çağı yakalamak adına 74'ü havalimanlarında, 83'ü denizlerde, bin 635'i karada olmak üzere, toplam bin 792 Otomatik Meteoroloji Gözlem Sistemi kurduklarını anlattı.

Pakdemirli, yatırımlarla yağış tahmin tutarlılığının yüzde 90'nın üzerine, sıcaklık tahmin isabet oranının ise yüzde 85 civarında gerçekleştirileceğini belirtti.

TİGEM vasıtasıyla üreticilere bu yıl 170 bin ton ve 2019'da 200 bin ton sertifikalı hububat tohumu dağıtımı yapılacağını, yem bitkileri tohumluğu dağıtımının bu yıl 2 bin 300 ton ve 2019'da ise 3 bin tona çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Pakdemirli, bu yılın eylül ayı itibarıyla 241 baş tay satışı gerçekleştirilirken, gelecek yıl 275 baş tay satışının yapılacağına değindi.

– "Bütçenin yüzde 47,6'sı tarımsal desteklemelere ayrıldı"

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) yurtiçi ve yurtdışı çay satışı ve çay ürünlerinin satışından gelir sağlandığını anlatan Pakdemirli, "2018 Ekim ayı itibarıyla 74 bin 472 ton çay satışı karşılığı 1,461 milyon lira, 87 milyon litre Didi soğuk çay satışından 104 milyon lira olmak üzere toplam 1,565 milyon lira gelir elde edildi." değerlendirmesinde bulundu.

Pakdemirli, 2019 Yılı Bütçesi'nin, hedeflerle uyumlu, ülkenin sürdürülebilir büyüme ve kalkınmasını destekleyen bir çerçevede hazırlandığını belirterek, kamu harcamalarını ekonominin üretken potansiyelini artıran alanlara yoğunlaştıracaklarını vurguladı.

Gelir politika ve uygulamalarla yatırım ve istihdamı desteklemeye devam edeceklerini anlatan Pakdemirli, böylece bir yandan ülkenin büyüme potansiyelini desteklerken diğer yandan da güçlü kamu maliyesiyle makroekonomik istikrarı koruyacaklarını bildirdi.

Bakanlığın 2019 Yılı Bütçesi'nin 23 milyar 712 milyon 275 bin lira, bağlı kuruluşlar dahil 33 milyar 743 milyon 778 bin lira olarak öngörüldüğünü anımsatan Pakdemirli, bunun 16 milyar 72 milyon lirasının yani bütçenin yüzde 47,6'sının tarımsal desteklemelere ayrıldığını kaydetti.

(Bitti)

Bakan Pakdemirli'den gıdada arz güvenliği için planlama vurgusu

ANKARA (AA) – DENİZ ÇİÇEK – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, çiftçilerin, enflasyon ve döviz kurundaki dalgalanma gibi faktörlerden etkilenmemesi için üzerlerine düşeni yaparak gereken desteği verdiklerini belirterek, "Ürünün tarladan sofraya ulaştığı süreçte herkes hakkaniyetli bir şekilde payını almalı." dedi.

Pakdemirli, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeleri ile bir araya gelerek, tarım ve orman alanlarında atılacak adımlara ilişkin görüş alışverişinde bulundu.

Bakan Pakdemirli, toplantıya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, tarım ve orman alanlarındaki iki bakanlığın birleşmesiyle toprak ve suyun bir arada yönetilmesinin çok doğru olduğunu söyledi. Pakdemirli, tarımda iyi planlamanın önemine işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Planlamayı iyi yapabilirsek rekolte, ürün ekim ve dikimlerini önceden öngörebilirsek, gıda arz güvenliğini sağlamış oluruz. Şu an elimizde bilgiye dayalı çok şey var. Bakanlığımız, bugüne kadar bu işin daha iyi olması anlamında çok şey yapmış. Biz de iyi bir planlama yapabilirsek işlerimizi önemli ölçüde çözmüş olacağız. Çiftçilerimizin, enflasyon ve ülkemize yönelik finansal saldırıyla döviz kurundaki dalgalanma gibi faktörlerden etkilenmemesi için üzerimize düşeni yapıyor ve gereken desteği veriyoruz. Ürünün tarladan sofraya ulaştığı süreçte herkes hakkaniyetli bir şekilde payını almalı."

Tarım arazilerinin küçük olması nedeniyle ölçekle ilgili sorun yaşandığını bildiren Pakdemirli, Avrupa'da ortalama 400 dekar olan tarım arazisi büyüklüklerinin, Türkiye'de 60 dekar olduğuna dikkati çekti. Pakdemirli, ortalama işletme büyüklüğünün artması gerektiğine işaret ederek, toplulaştırma yanında, vatandaşların kooperatifleşmesinin de desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Pakdemirli, özellikle yaş meyve ve sebze gibi ürünlerin tarladan markete, oradan da evlere ulaşana kadar uğradığı kayba dikkati çekerek, "Burada yüzde 50 kayıp oluşuyor. Bunun da önüne geçmemiz gerekiyor. Zincir mağazalar, şimdilik bu işi biraz daha iyi yönetiyorlar gibi gözüküyor. Kendi söylemleriyle bu oranın onlarda yüzde 10 daha az olduğu ifade ediliyor. Bu kayıp seviyelerini ne kadar azaltırsak bu bizim için o kadar iyi." ifadesini kullandı.

Ormancılık alanındaki çalışmalara da değinen Pakdemirli, "Dünya nüfusu kadar ağaç dikme hedefimiz var. Şu an için 4,5 milyar hatta 5 milyara yaklaşan bir ağaçlandırma çalışmamız var. 7 milyar ağaç dikilmesi hedefimize de ulaşacağız. Ne kadar çok ağacımız olursa o kadar çok yağış alırız." dedi.

– Tarımda Milli Birlik Projesi

Pakdemirli, 2 milyon hektar arazinin daha sulamaya açılması gerektiğini aktarırken, "Şu anda bütçe çerçevesinde senede 100 bin hektar kadar araziyi sulamaya açıyoruz. Ama bütçe dışı kaynaklarla bu işi hızlandırmamız gerekiyor. Hepimizin başarısı ülkemizde sulanabilir arazilerin artmasından geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlığın önümüzdeki 5 yıllık iş planının adının "Tarımda Milli Birlik Projesi" olduğunu bildiren Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Bu projeyi hayata geçireceksek bazı radikal kararları almamız gerekli. Güzel bir çalışma ve hazırlık yaptık. Önümüzdeki günlerde kaynak tarafını ilgili bakanımızla da konuştuktan sonra projeyi duyuracağız. Bunun yasal düzenleme ve mevzuat kısmı için çok ciddi desteğe ihtiyaç duyacağız. Yasama aşamasında milletvekillerimizden destek bekliyoruz. Bunu da ortak akılla istişare ederek yapacağız. Tarımsal üretimi artırmak için birlikte çalışmaya, ortak akla önem veriyoruz."

“Tarım ihracatımızı hızlı bir şekilde artırıyoruz”

ADANA (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, "Adana'da tarım ihracatımızı hızlı bir şekilde artırıyoruz. Tarım işletmeleri sayısının çoğalmasıyla birlikte 2002'de 93 milyon dolarken, bugün 491 milyon dolara ulaşan tarım ihracatı oranlarımızı ve seviyemizi de çok ciddi şekilde arttıracağız." dedi.

Sarıeroğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Adana Valisi Mahmut Demirtaş, milletvekilleri, oda ve borsa başkanları ile üreticilerin katılımıyla, kentteki bir otelde düzenlenen "Tarım ve Orman Sektörü İle Buluşma Toplantısı"na katıldı.

Burada bir konuşma yapan Sarıeroğlu, kentte tarım ve hayvancılık alanında yaşanan bazı sıkıntıların Bakan Pakdemirli'ye iletildiğini ve bunların hızlıca çözüldüğünü belirterek, bunun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği önemli gelişmelerden olduğunu ifade etti.

Sarıeroğlu, Adana'da tarımın sadece gelir kaynağı değil, aynı zamanda hayatın parçası olduğunu vurgulayarak, "Tarımda Türkiye'nin 7. büyük şehriyiz. Her geçen gün tarım konusunda ilerlememiz daha da önemli bir aşamaya geliyor." diye konuştu.

Adana'da tarım sektörünün 2003-2017 döneminde yüzde 62 büyüdüğüne işaret eden Sarıeroğlu, şunları söyledi:

"16 yıllık AK Parti iktidarı döneminde, tarım alanında yapılan desteklerin, reformların önemli çıktısı olarak bu pozitif bir gelişme. Adana'da, tarımımızın ulusal gelire katkısını daha da artırıyor olmaktan dolayı Çukurova olarak büyük bir memnuniyet duyuyoruz. 2002 yılında 1,3 milyar dolarken, şu anda 2,1 milyar dolara kadar ulaşan bir ulusal gelirimize Adana olarak katkımız var."

– "Tarım ihracatımızı hızlı bir şekilde arttırıyoruz"

Sarıeroğlu, tarımda ihracatın önemine değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Adana'da tarım ihracatımızı hızlı bir şekilde artırıyoruz. Tarım işletmeleri sayısının çoğalmasıyla 2002'de 93 milyon dolarken, bugün 491 milyon dolara ulaşan tarım ihracatı oranlarımızı ve seviyemizi de çok ciddi şekilde artıracağız. Adana'da yetişmeyen bir şey yok, o kadar verimli topraklara sahibiz. Pamuk, mısır, soya, karpuz gibi bizim için kıymetli ürünlerimiz var ama onun yanı sıra meyvecilik konusunda, kuzey bölgelere gittiğiniz zaman fındığa kadar ulaşan bir geniş yelpazede aslında çok geniş bir üretim çeşitliliğine sahibiz. Bu çeşitliliği de inşallah önümüzdeki dönemde artıracağız."

Sarıeroğlu, kente yapılacak yatırımlarla ilgili de bilgi verdi.

Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.

“Vatandaşa hizmet götürmek dışında opsiyonumuz yok”

ADANA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Artık bizim vatandaşa bahane anlatma gibi bir durumumuz yok. Düşünün ki bir iktidar var, 16 yıldır vatandaş her zaman yanında. Vergi dairesinde yanında, darbede yanında, iyi günde yanında, kötü günde yanında. Bizim vatandaşa hizmet götürmek dışında başka hiçbir opsiyonumuz yok." dedi.

Pakdemirli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, Adana Valisi Mahmut Demirtaş, milletvekilleri, oda ve borsa başkanları ile üreticilerin katılımıyla, kentteki bir otelde düzenlenen "Tarım ve Orman Sektörü İle Buluşma Toplantısı"na katıldı.

Burada konuşan Pakdemirli, göreve geldikten sonra 81 ili dolaşmaya karar verdiğini belirterek, Ankara'da, üreticiden uzak yapılan hareketin onları tatmin etmediğini söyledi.

Pakdemirli, ülkenin dört bir yanını dolaşacaklarını ve vatandaşla, üreticiyle bir arada olacaklarını anlatarak, "Önemli olan problemi çözemesek dahi gidip insanlarla, üreticimizle konuşmamız, bizim onlara kendimizi anlatmamız, onların da kendilerini bize anlatması, bakanlığımızı üreticiyle birbirine yakınlaştırıyor." diye konuştu.

Vatandaşa hizmet götürmek amacıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin hızlı karar alınması bakımından önemine değinen Pakdemirli, şöyle devam etti:

"Artık bizim vatandaşa bahane anlatma gibi bir durumumuz yok. Düşünün ki bir iktidar var, 16 yıldır vatandaş her zaman yanında. Vergi dairesinde yanında, darbede yanında, iyi günde yanında, kötü günde yanında. Bizim vatandaşa hizmet götürmek dışında başka hiçbir opsiyonumuz yok. Vatandaştan da parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçerken ciddi bir destek aldık. Bu desteği aldığımızdan dolayı da vatandaşımızdaki beklenti yükselmiş durumda. Başkanlık sistemine geçer geçmez hizmet kalitesinin artmasını bekliyorlar. Bununla ilgili geçenlerde bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı. Ben de bürokrat arkadaşlarımla paylaştım, özetle 'vatandaş ayağınıza geldiği zaman işini görün. (Senin işin başka bakanlıkta, bizim bakanlık dışında şu dairede, bu da onu ilgilendiriyor) demeyin. Vatandaşın geldiği noktada problemini çözün.' diyor. Bu yeni sistemin getirdiği güzellik ve kolaylıklardan birisi bu olacak. Yeni sistemde hedef, bürokrasinin ağır işleyen yapısını azaltmak, daha dinamik, daha esnek, bakanlıklarla daha esnek bir hizmet yapısı ortaya çıkarmak."

– "Yakın zamanda Tarımda Milli Birlik Projemizi açıklayacağız"

Adana'da İmamoğlu Ovası'nda 2019'da 100 bin dönümü daha sulamaya açacaklarını ifade eden Pakdemirli, Türkiye'de 2 milyon hektarın üzerinde alanı da sulamaya açmaları gerektiğini aktardı.

Pakdemirli, Türkiye'nin sulama problemini bitirmek için canla başla çalıştıklarını vurgulayarak, "Bunları yaptıkça da tarımsal hasılamızın artacağını biliyoruz." dedi.

Son 16 yılda Adana'da tarım ve hayvancılık alanında 3,5 milyar lira hibe desteği sağlandığının altını çizen Pakdemirli, kente yapılan ve yapılacak yatırımlar ile diğer hibe destekleriyle ilgili bilgi verdi.

Pakdemirli, dünyada gelecekte en değerli şirketin uzaktan eğitim veren bir firma olacağını, 2. veya 3. değerli şirketin ise tarıma dayalı bir ürün üreten şirket olacağının varsayıldığını anlatarak, şöyle konuştu:

"Yakın bir zamanda Tarımda Milli Birlik Projemizi açıklayacağız. Özellikle, bizim için yerli tohum çok çok önemli, olmazsa olmazımız. 2002'de yerli tohumumuz 145 bin tonmuş, bugün 1 milyon 50 bin tona gelmişiz. Bu tarafta iyiyiz ama daha iyi bir yere doğru gelebiliriz. Biz tohumu yerlileştiremezsek, tarımda karın önemli bir kısmını yurt dışına bırakıyoruz. O yüzden yerlileştirip kendi ekonomimize bunu kazandırmamız gerekiyor. Bu sadece parasal anlamda değil, yerli tohumlarımıza ve lezzetlerimize sahip çıkmalıyız."

– Ürün takip masaları

Bakan Pakdemirli, tarımda meteorolojinin önemine değinerek, "Çiftçi yarını garanti görürse ekimini yapar. Biz o yüzden ürün takip masaları kurduk. Rekolte tahmininden tutun, istatistiki modellemeler ve bunlar özelinde, nitelikli Türkiye'nin temel gıda ürünlerini ele aldık ve bunlar üzerinde çalışmaya başladık. Yakın zamanda, yarın veya yarınlarla ilgili çok daha iyi planlama yapabiliyor olacağız diye düşünüyorum." ifadesini kullandı.

Tarım arazilerinin gittikçe küçüldüğünün altını çizen Pakdemirli, birlikte üretim yapmanın yollarını aradıklarını belirtti.

– Tarladan tüketiciye ürün fiyatları

Pakdemirli, tarladan tüketiciye giden ürünün fiyatlandırılması konusunda şunları kaydetti:

"Ürün tarlada 1, tüketicide 4 lira. Biz, 'ürün tarlada da 1 lira olmasın, 2 lira olsun. Tüketici de 4 liraya değil 3 liraya tüketsin.' diyoruz. Bu aradaki zinciri biraz daha kısaltmamız gerekiyor. Bunla ilgili Hal Yasasını çalışıyoruz. Bir de Türkiye'de zincir mağazalarımız, ulusal zincirler bu ürünlerin yüzde 50-60'nı pazarlıyor. Bunlar da söylüyor, 'Bizim bu işlerde yüzde 8-10 avantajımız var.' diyorlar. Tarlada ürün yüzde 10'a varan kayıp, hale gelene kadar yüzde 20-25 kayıp veriyor. Markette yüzde 5-10, evde de yüzde 5-10 kaybediyoruz. Toplamda yüzde 50'ye varan kaybımız var. Bu verimsizlikler, bu israfın üzerine çalışmamız lazım."

(Bitti)

Lisanslı depoculuk desteklerine artış müjdesi

ADANA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Lisanslı depolarda ilave kira, nakliye ve analiz desteği tebliği bugün Resmi Gazete'de yayınlandı. Destek miktarımız hububatta 3 liradan 6 liraya, pamukta 7 liradan 14 liraya, fındık, zeytin ve kapsama giren meyvelerde 10 liradan 20 liraya ton bazında olmak üzere yükseltilmiştir. Ayrıca nakliye desteği de 25 lira ton, analiz desteği de 25 lira parti başına olmuştur." dedi.

Pakdemirli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, Adana Valisi Mahmut Demirtaş, bazı milletvekilleri, oda ve borsa başkanları ile üreticilerin katılımıyla, kentteki bir otelde düzenlenen "Tarım ve Orman Sektörü ile Buluşma Toplantısı"na katıldı.

Burada konuşan Pakdemirli, birlikler ve kooperatiflerin üreticiye faydalı işler yapması gerektiğini belirterek, bu konuda kısa zamanda çözüm bulmayı umut ettiklerini söyledi.

Pakdemirli, tarım arazilerini çiftçilere kiraya vermeye başladıklarını anımsatarak, "218 bin çiftçimize 125 milyon lira inşallah destek sağlıyor olacağız. İsterse çiftçimize 10 yıl sonra bu araziyi alacak." diye konuştu.

Bu uygulamanın çiftçiye getirdiği kazanç hakkında bilgi veren Pakdemirli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bakanlığımızın iki ayağı var. Birincisi 'üreticimizi koruyacağız', diğer ayağımız da 'tüketicimizi kollayacağız' diyoruz. Üreticimiz de enflasyona ezilmeden hakkaniyetli bir para alacak, tüketicimiz de enflasyonun çok üzerinde fiyatlarla karşılaşmayacak. Biz aslında, ağırlıklı olarak üretici tarafında olmamıza rağmen tüketici tarafındaki fiyat artışlarından da şu veya bu şekilde sorumlu bir bakanlığız. İki tarafı da takip ediyoruz."

– Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı

Bakan Pakdemirli, Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı'na "Ne katkı yapabiliriz?" diye düşündüklerini ve bunla ilgili çalışma başlattıklarını dile getirdi.

Çeşitli ürünlerde yüzde 10 indirim sağladıklarını ve bu programa katılarak destek verdiklerini anlatan Pakdemirli, "(Şimdi enflasyon yüksek çıksa ne olur, düşük çıksa ne olur) diyeceksiniz. Eğer bir ülkede enflasyon yüzde 10 olursa faizler yüzde 15, enflasyon yüzde 20 olursa faizler yüzde 25, enflasyon yüzde 30 olursa faizler yüzde 35 olur, 40 olursa yüzde 45 olur. O yüzden enflasyonun bu yıl içerisinde performansının iyi çıkartılması çok önemli. Bu konuda da burada bulunan herkesten, üreticilerden, sanayicilerden, yapabilecekleri ne varsa desteklerini bekliyoruz."

– Lisanslı depoculuk destekleri

Pakdemirli, lisanslı depolarda muhafaza edilen ürünlere ödenecek kira, nakliye ve analiz desteklerinin tutarlarının belirlendiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Lisanslı depolarda ilave kira, nakliye ve analiz desteği tebliği bugün Resmi Gazete'de yayınlandı. Destek miktarımız hububatta 3 liradan 6 liraya, pamukta 7 liradan 14 liraya, fındık, zeytin ve kapsama giren meyvelerde 10 liradan 20 liraya ton bazında olmak üzere yükseltilmiştir. Ayrıca nakliye desteği de 25 lira ton, analiz desteği de 25 lira parti başına olmuştur. Hayırlı uğurlu olsun."

(Sürecek)

“Bir oy fazla almanın peşinde olmamız lazım”

ADANA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yerel seçimlere ilişkin, "Bu seçimde tek tek kapıları çalacağız. 'Haydi dostum, arkadaşım. Bu AK Parti'nin meselesi değil, bu Recep Tayyip Erdoğan'ın meselesi değil, bu memleket meselesidir. Yarınlarınızın meselesidir, çocuklarınızın geleceğinin meselesidir' deyip bir oy fazla almanın peşinde olmamız lazım." dedi.

Pakdemirli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu ile Adana Valisi Mahmut Demirtaş'ı ziyaret etti.

Basına kapalı olarak gerçekleşen ziyaretin ardından Pakdemirli ve Sarıeroğlu, AK Parti Adana İl Başkanlığına gitti.

Bakan Pakdemirli, burada yaptığı konuşmada, teknik bir kabinenin teknik bir bakanı olduğunu, teşkilatın da her kademesinde çalıştığını belirterek, yakın bir zamanda yerel seçimlerin yapılacağını, tek tek kapıların çalınması gerektiğini ifade etti.

Pakdemirli, "Bana göre AK Parti bir erkek hareketinden çok kadın hareketidir. Kadınların sayesinde ve onların omuzunda buraya gelmiştir. Kadınlar sayesinde 16 yıldır AK Parti, iktidardadır. Gençlerimizi de unutmamız lazım. Ama ben ağırlıkla kadınlarımızın çok büyük katkısı olduğunu görüyorum ve biliyorum. Bu seçimde tek tek kapıları çalacağız. 'Haydi dostum, arkadaşım. Bu AK Parti'nin meselesi değil, bu Recep Tayyip Erdoğan'ın meselesi değil, bu memleket meselesidir. Yarınlarınızın meselesidir, çocuklarınızın geleceğinin meselesidir' deyip bir oy fazla almanın peşinde olmamız lazım." diye konuştu.

Çok önemli bir seçime gidildiğine işaret eden Pakdemirli, "En iyi şekilde vatandaşa, millete hizmet götürmenin yolunu bulacağız. 16 yıldır bu millet sizlerin de sayesinde hep yanımızda oldu, yanımızda durdu, bundan sonra da inşallah duracak. O yüzden milletin, vatandaşın işini göreceğiz." dedi.

Pakdemirli, 81 ili dolaşma gibi bir hedef koyduğunu, tarım ve ormanın bir araya geldiğini, şimdi yavaş yavaş merkezdeki yetkileri de taşraya devrederek, hızlı bir şekilde havza bazında yönetime geçeceklerini anlattı.

Yerinde çözülebilecek çok fazla şeyin bulunduğunu yaptığı gezilerde gördüğünü, illere tüm bürokratlarıyla tam tekmil, emre amade hazır bir şekilde gittiklerini vurgulayan Pakdemirli, "AK Parti bugüne kadar doğruları yapmakla ünlenen, doğruları yaptığı için de vatandaşın desteğini alan bir parti." değerlendirmesinde bulundu.

– "Verilen tarım destekleri anlamında çok önemli bir seviyedeyiz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu da tarımın kent için çok önemli olduğunu, Türkiye'de tarımla ilgilenen şehirler arasında Adana'nın yedinci sırayı aldığını kaydetti.

Tarımın başkenti olmaya aday olduklarını belirten Sarıeroğlu, "Verilen tarım destekleri anlamında çok önemli bir seviyedeyiz. Bunlarla ilgili olarak önümüzdeki dönemde yapacağımız yeni çalışmalarla ilimizin tarım konusunda Türkiye'nin başkenti olacağına inanıyoruz." diye konuştu.

Balıkçılık ve su ürünleri anlamında Adana'ya çok ciddi ticari kazanç sağlayacağına inandıkları çok önemli projelerin bulunduğunu kaydeden Sarıeroğlu, Bakan Pakdemirli'ye bunlarla ilgili süreçlerin hızlandırılması konusunda teşekkür etti.

Sarıeroğlu, projelerin tamamlanmasıyla hem tarımdan elde edilen gelir ve alınan pay hem de istihdam anlamında çok ciddi ivme kazanacaklarına inandığını sözlerine ekledi.

Turkey halfway through dam construction in Djibouti

By Mustafa Calkaya

ANKARA (AA) – Turkey's agriculture and forestry minister has said construction of the "Ambouli Friendship Dam" in Djibouti is halfway through.

Underscoring the dam will strengthen the Turkish-Djiboutian relations even further, Bekir Pakdemirli told Anadolu Agency that 50 percent physical realization has so far been achieved in the project.

"The dam being built by DSI (State Hydraulic Works of Turkey) will serve two purposes. Apart from providing drinking and usable water to the people in the region, the the dam will protect the capital Djibouti — where 75 percent of the country's population lives — from overflows," he said.

Pakdemirli also said the aim is to complete the dam in 2019, bring it into service, and have their friendship as well as the cooperation in the area of water to a higher level.

Turkey and Djibouti reached on an agreement in May 2014 to construct the dam in the flood-prone valley of the Ambouli River.

The strategic economic partnership of the two countries rose significantly after Djibouti's President Ismail Omar Guelleh visited Ankara in 2009 and his Turkish counterpart Recep Tayyip Erdogan visited Djibouti in 2015.

“Üniversitelerin tarım sektörüyle iş birliği olmadan olmaz”

MALATYA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Bugün ürettiğimizin yüzde 50 daha fazlasını üretmemiz lazım. Bu da üniversitelerin sektörlerle ve tarım sektörüyle iş birliği olmadan olmaz." dedi.

Bakan Pakdemirli, Malatya Turgut Özal Üniversitesini ziyaret ederek, rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ile görüştü.

Karabulut'tan çalışmalarına ilişkin bilgi alan Pakdemirli, burada yaptığı konuşmada, konu Turgut Özal olunca onun adının verildiği üniversiteyi ziyaret etmemesinin söz konusu olamayacağını söyledi.

Turgut Özal ile ilgili görüntüleri ne zaman izlese duygulandığını anlatan Pakdemirli, "Bana ilk bilgisayarımı o hediye etmişti. Gerçekten çocuklarla ilgilenen, sevecen, insana yakın, kalbi, dünyası, vizyonu çok büyük, farklı bir insandı. Allah rahmet eylesin." dedi.

Pakdemirli, Turgut Özal ve babasının bir anısını aktarırken, "Adnan Menderes, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan hem bayramlık hem de idamlık gömlekleri yanında olan insanlar." ifadesini kullandı.

– "İş birliği olmadan olmaz"

Pakdemirli, bugün siyasetin içinde yer alsa da bir akademisyen olduğunu dile getirerek, "Üniversitelerimizin sayısı arttı ama bir yandan da o sayıyla beraber kaliteyi de getiriyor olmamız lazım. Tarımda da bizim çok büyük bir ev ödevimiz var. Bugün ürettiğimizin yüzde 50 daha fazlasını üretmemiz lazım. Bu da üniversitelerin sektörlerle ve tarım sektörüyle iş birliği olmadan olmaz." diye konuştu.

Turgut Özal Üniversitesinde kayısıyla ilgili çok iyi çalışmalar yapıldığını belirten Pakdemirli, bunların daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

– "Global marka"

Bakan Pakdemirli, Türkiye'nin çok prestijli, önemli ve güzel ürünleri bulunduğuna işaret ederek, "Bu ürünleri daha ileriye taşımanın yollarını bulmamız lazım. Bakanlık olarak ileriye yönelik 'global marka' adı altında prestijli ürünlerimiz kayısı, fındık, fıstık, zeytin, zeytinyağını daha iyi ambalaj ve kalite standardı içinde ihracat pazarlarında daha iyi şekilde pazarlamayı düşünüyoruz." dedi.

Geleceğe farklı bir vizyonla bakılması gerektiğini dile getiren Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Gelecekte ağaçlardaki meyveleri toplayacak insanlar bulamayacağız. Bodur ağaçlar haline bu ağaçlarımızı getirip mekanik toplamaya uygun işler yapmamız lazım. Zeytinde yavaş yavaş bunu yapmaya başladık. Bence kayısıda da yapmamız lazım. Bugün Afganlılar ve Suriyeliler olmazsa tarım sektöründe birçok dalda mevsimlik işçi bulmak çok kolay değil. Gelecekte bu daha da zor olacak. O yüzden mekanik toplamaya uygun bahçeler yavaş yavaş yapıyor olmamız lazım. Bu da üniversiteye benim vereceğim bir ödev olsun."

Bakan Pakdemirli, daha sonra Malatya Hayvanat Bahçesi'ne geçerek, burada incelemelerde bulundu.