İki günlük Güneş bebeğin damarı stentle açıldı

İZMİR (AA) – TEZCAN EKİZLER – İzmir'de kalp damarı kapalı dünyaya gelen Güneş bebek, doğumundan bir gün sonra takılan stentle sağlığına kavuştu.

Gülistan Durmuş, 29 Eylül'de Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ege Doğumevinde bir kız çocuğu dünyaya getirdi, aile bebeklerine "Güneş" adını verdi.

Doğumunun ikinci gününde taburcu etmeye hazırladıkları Güneş bebeğin nefes almakta zorlandığını ve vücudunun morardığını fark eden doktorları, onu hemen yoğun bakım ünitesine aldı.

Tetkiklerde bebeğin kalbinden akciğerine giden bir damarın kapalı ve kalbinin delik olduğu tespit edilince operasyon kararı alındı.

Prof. Dr. Nazmi Narin başkanlığındaki ekip, 2 günlük bebeğin şah damarından girerek doğum sonrası kapanan damarı stentle açtı.

Böylece rahat bir şekilde nefes alması sağlanan Güneş bebek, kuvöze alındı.

Bir süre daha hastanede kalacak olan Güneş bebek, tedavisinin ardından evine gidecek ve 1 yaşına geldiğinde delik olan kalbi için operasyondan geçecek.

Prof. Dr. Nazmi Narin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, stenti kasıktan yerleştirmeyi planladıklarını ama bebeğin damarlarının buna uygun olmadığı için hibrid tekniğiyle boyunda bulunan şah damarından girerek operasyonu tamamladıklarını söyledi.

Bebeğin hayati tehlikeyi atlattığını vurgulayan Narin, "Operasyon yapılmasaydı Güneş bebeğin nefes alamadığı için kısa sürede hayatını kaybetme durumu vardı. Kalpteki kan akciğere pompalanamıyordu. Yapılması gereken şey kalpten çıkan iki damar arasındaki bağlantıyı sağlamaktı." diye konuştu.

Narin, bebeğin akciğere giden damarlarının gelişmesinin ardından kalbindeki deliği de kapatacaklarını, ardından Güneş'in tamamen normal bir anatomiye yakın bir kalbinin olacağını dile getirdi.

Baba Ebubekir Durmuş, bebekleri, doğumundan iki gün sonra nefes alamamaya başlayınca çok üzüldüklerini söyledi.

Güneş bebeğin başarılı bir operasyonla sağlığına kavuştuğunu anlatan Durmuş, "Bebeğimiz adı gibi bizim hayatımıza Güneş gibi doğdu. Doktorlarımızın yaptığı başarılı bir ameliyat ile sağlığına kavuştu. Çok mutluyuz." şeklinde konuştu.

Anne Gülistan Durmuş ise hamilelik sürecinde her şeyin yolunda gittiğini ancak doğumdan hemen sonra aldıkları haberin morallerini bozduğunu vurguladı.

Her şeye rağmen bebekleri sağlığına kavuştuğu için sevinçli olduklarını ifade eden Durmuş, "Bebeğim kuvözde olduğu için henüz kucağına alıp sevemedim, taburcu edildikten sonra özlemimi gidereceğim." ifadelerini kullandı.

Advertisements

Prematüre bebeklerin beslenmesinde yerli üretim

ANKARA (AA) – DUYGU YENER – Türk mühendislerinin prematüre bebeklerin beslenmesine yönelik ürettiği yerli cihaz, hem hekimlere kolaylık sağlıyor hem de dışa bağımlılığı ortadan kaldırıyor.

Yenidoğan yoğun bakım servislerinde prematüre bebeklerin beslenmesinde kullanılması zorunlu olan cihaz, Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesindeki teknoparktaki mühendislerce yerli imkanlarla üretildi. Cihaz, 2 yıllık Ar-Ge çalışmalarının ardından Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde de kullanılmaya başlandı.

Firma yetkilisi biyomedikal mühendisi Aydın Coşkun, üniversite bünyesindeki teknoparkta kurdukları şirkete, KOSGEB'in destek sağladığını, 2 yıllık Ar-Ge çalışmalarının sonunda üretilen cihaz için CE belgesini aldıklarını söyledi.

Cihazın Sağlık Bakanlığına bağlı 5 hastanede aktif olarak kullanıldığını belirten Coşkun, "Cihazımızın yazılımı tamamen yerli bizlere ait olduğu için erken doğan bebekte, doktora yazılım konusunda da kolaylık sağlıyor." dedi.

Coşkun cihazdaki yazılımın, prematüre doğan bebeğe ne kadar ilaç verileceği konusunda doktora ilaç önerisinde bulunduğunu anlatarak, "Doktor isterse bunu kullanabiliyor isterse de ilaçta değişiklik yapabiliyor. Doktora kolaylık sağlayan cihaz, işlem sırasının karışıklığını önleyerek hastaya güvenle ilaç verilmesine de imkan tanıyor. Doktorun onayladığı ilaç direkt makineye geliyor. Hemşirenin onayıyla da cihaz dolumu başlatıyor. Bebeğin 24 saatlik ilacı ayarlanabiliyor." diye konuştu.

Kağıt yükünü de ortadan kaldıran cihazın Ar-Ge çalışmaları için KOSGEB'ten ilk olarak 750 bin liralık inovasyon desteği aldıklarını aktaran Coşkun, toplam desteğin, tekno yatırımla birlikte 5 milyon lirayı bulacağını söyledi.

– "Hedefimiz şehir hastanelerinde yer almak"

Coşkun, cihazın dışa bağımlılığı da ortadan kaldıracağına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Üçüncü basamak sağlık hizmeti veren bir hastane için yıllık bir milyon lira paramız dışarı gidiyordu. Kendi mühendislerimiz, kendi hocalarımız kendi altyapımızla bütün bu para Türkiye'de kalacak. Ülkemizin içinde geçtiği şu süreçte böyle bir katkıda bulunmamız bizi çok mutlu etti.

Cihaz 5 büyük ildeki hastanelerde aktif kullanılmakta çok da başarılı sonuçlar aldık. KOSGEB'in desteğiyle seri üretime başladık. Bundan sonraki hedefimiz, 5 cihazımıza daha patent alıp piyasaya sürmek. Şehir hastanelerinin yüzde 20 yerli cihaz kullanma zorunluluğu olduğu için biz de şehir hastanelerimizde yerimizi almak istiyoruz."

Amasya'da dokuz dişli bebek dünyaya geldi

AMASYA (AA) – Amasya'nın Merzifon ilçesinde dokuz dişli bebek dünyaya geldi.

Merzifon Devlet Hastanesinde dün doğum yapan Seda Kar'ın (30) dünyaya getirdiği "Elif Nur" adı verilen bebeği kontrol eden doktor, bebeğin 9 tane dişinin bulunduğunu fark etti.

Endişe ve şaşkınlık yaşayan Kar ailesi, doktorların kontrolünün ardından bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu öğrenince rahatladı.

Bebeğin ön iki dişi, soluk borusuna kaçarak çocuğun ölümüne neden olabileceği tehlikesi nedeniyle diş hekimleri tarafından çekildi.

Merzifon Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Selçuk Sezikli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, annenin ilk doğumunu gerçekleştirdiğini ve bebeğin normal doğum yöntemiyle dünyaya geldiğini söyledi.

"Hastanemizde dün yapılan doğumda bir kız çocuk dişleriyle dünyaya geldi. Bu ender bir durum." diyen Sezikli, şöyle devam etti:

"Dünyada daha önce tabi ki tespit edilenler var. Ancak diğerlerinden farklı olarak çoklu sayı ikiden fazladır. Daha önce yapılan doğumlarda genelde önde iki diş olarak belirtilmiş. Bu kızımızda 9 adet diş var. Bunlardan ön taraftaki 2 tanesi çok belirgin olduğu için diş hekimlerimizce kontrolleri yapılarak müdahale edildi. Dişlerin vücuttan düşmesi ve düşme riskinden dolayı bebeğimizin hayati riski olabileceğinden dolayı müdahale edildi. Bizim için de bir ilk. Yıllardır bir sürü doğum yapılıyor ama böyle vaka ile ilk defa karşılaşıyoruz. Biz de çok şaşırdık."

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Şenol Küçük ise çok şaşkın olduklarını ve az görülen bir durumla karşılaştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Kız bebeğimizin alt damağında natal diş dediğimiz doğuştan dişlerin olduğunu gördük. Çok nadir görülen bir durum, en sık görülen durum ise alt damakta süt dişlerin çıkmış görülmesi. Bu kız çocuğumuzda farklı olan 2-3 değil daha fazla diş olmasıydı. Önde çıkan 2 diş çok büyük olmasından dolayı bebeği riske atacağından hemen müdahale edilerek alındı. Bebeğin onu yutması ya da yemek borusuna kaçma durumu ortadan kaldırıldı. Hastamız gebeliği boyunca Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Kadın Doğum ünitesinde takip edildi."

Bebeğin 2 kilo 800 gram ve 48 santimetre boyunda dünyaya geldiği öğrenildi.

Bebekler anne ve babaları için emekledi

ANTALYA (AA) – Antalya'da bir alışveriş merkezinde, anne sütünün önemine dikkati çekmek amacıyla düzenlenen yarışmada, emekleyen bebekler yarıştı.

Antalya İl Sağlık Müdürlüğü ile alışveriş merkezi iş birliğinde, anne sütüyle beslenmenin önemini anlatmak için bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya, 80 bebek ile aileleri katıldı.

Alışveriş merkezinde oluşturulan özel bölümdeki yarışmada, bebekler emekleyerek ebeveynlerine ulaşmaya çalıştı.

Bazı anne ve babalar, bebeklerinin sevdiği oyuncağı gösterip, isimleriyle çağırarak ilerletmeye çalıştı. Bazıları da bebeklerine cep telefonu ve televizyon kumandası gösterdi.

Yarışmada bebeklerden çok, anne babaların çabaları, katılımcıları güldürdü.

Bugün gerçekleştirilen eleme etabının birincisi olan bebeğin annesi Hasret Öncel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sonucun kendileri için sürpriz olduğunu belirterek, mutluluklarını dile getirdi.

Alışveriş merkezinin müdürü Ece Yamaç da anne sütünün önemine dikkati çekmek için yarışmayı düzenlediklerini vurguladı. Yamaç, annelerin hem eğlenmesini hem bilgilenmesini amaçladıklarını dile getirdi.

Yama, yarın yapılacak finallerde dereceye girecek bebeğin ailesine bebek arabası, ikinciye mama sandalyesi, üçüncüye ise ebeveyn kontrollü bisiklet verileceğini kaydetti.

Hamile kadın trafik kazasında hayatını kaybetti

İZMİR (AA) – İzmir'in Konak ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 9 aylık hamile kadın hayatını kaybetti, 2'si ağır 5 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Vahaç Demir'in (24) kullandığı 35 HGP 51 plakalı otomobil, Gaziler Caddesi İzmir Su ve Kanalizasyon (İZSU) binası yakınında, karşı yönden gelen Ş.S. yönetimindeki 35 DA 6761 plakalı otomobille çarpıştı. Ş.S'nin kullandığı otomobile aynı istikamette giden sürücüsü öğrenilemeyen 35 S 00042 plakalı servis minibüsü de arkadan çarptı.

İhbar üzerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, 35 HGP 51 plakalı otomobilde bulunan 9 aylık hamile Ayşe Demir'in (22) bebeğini kaybettiğini belirledi.

Ağır yaralı olan Ayşe Demir ile eşi Vahaç Demir ve Ayşe Demir'in babası A.Ö, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, diğer otomobilin sürücüsü Ş.S. ve araçtaki 2 kişi ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Ayşe Demir, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

Yaralılardan sürücü Ş.S. ile bir yolcunun hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

Beyin ölümü gerçekleşen bebeğin organları hayat verdi

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır'da beyin ölümü gerçekleşen 3,5 aylık bebeğin, ailesi tarafından bağışlanan organları iki kişiye hayat verdi.

Alınan bilgiye göre, evinde kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede ilk müdahalenin ardından Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilen 3,5 aylık E.Ç. yoğun bakım ünitesine alındı.

Tüm müdahaleye rağmen E.Ç'nin beyin ölümü gerçekleşti.

Doktorlar bebeğin acılı ailesi ile görüşerek, organ naklinin önemi ile ilgili bilgi verdi, bebeğin organları sayesinde başka hastaların hayata tutunabileceğini belirtti.

Ailenin, bebeklerinin organlarını bağışlamaya karar vermesi üzerine hastane yetkilileri, organ nakli koordinasyon birimini bilgilendirdi.

Yasal prosedür tamamlanarak bebeğin bilgileri Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kuruluna gönderildi.

Yapılan değerlendirmenin ardından bebek E.Ç'den alınan karaciğer Malatya'da, böbrekler ise İstanbul'da organ nakli bekleyen hastalara nakledildi.

Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi sorumlu hekimi Doç. Dr. Murat Kanğın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, beyin ölümü gerçekleşen bebeğin ailesinin onayı ile organlarının Malatya ve İstanbul'da organ nakli bekleyen iki hastaya nakledildiğini söyledi.

Kanğın, organ naklinin hayat kurtardığını dile getirerek, Türkiye'de çok sayıda hastanın, organ nakli beklediğini vurguladı.

Birçok hastanın nakil beklerken yaşamını yitirdiğine işaret eden Kanğın, "Hastanemizde 2 yılda 4 kişinin organları bağışlandı ve bu organlar başkalarına hayat oldu. Çok iyi bir ekibimiz var. Hastaların aileleriyle iyi bir iletişim kuruyorlar. Aileler çocukları için her şeyin yapıldığını gördükten sonra, organ bağışı için karar verme noktasında onlara yardımcı oluyor." diye konuştu.

Görev yaptığı okulu kucağındaki bebeğiyle temizledi

TEKİRDAĞ (AA) – Çerkezköy'deki Veliköy Belediyesi Ortaokulu'nda görevli öğretmenler, okulu yeni eğitim-öğretim yılına hazır hale getirmek için temizlik çalışması gerçekleştiriyor.

Öğrencilerin temiz sınıflarda eğitim alması için fedakarlık örneği gösteren öğretmenler, sıraları yerleştirdikleri sınıfları boyadıktan sonra okulun temizliğini de yaptı.

Okulda rehber öğretmen olarak görev yapan Sinem Yaşar da temizlik çalışmasına kucağındaki 11 aylık bebeğiyle katıldı.

– "Okulumuzu büyük fedakarlıkla yeni döneme hazırlıyoruz"

Okul müdürü Celal Salman, gazetecilere yaptığı açıklamada, öğretmenlerin geleceğin teminatı öğrencilerin hijyenik şartlarda ders görmesi için sınıfta gönüllü olarak temizlik yaptığını söyledi.

Salman, okulu yeni eğitim-öğretime dönemine hazırladıklarını ifade ederek, "Okulumuzu eğitim ve öğretim faaliyetlerine, idaremiz, öğretmen arkadaşlarımız, hatta çocuklarıyla birlikte büyük bir fedakarlıkla yeni döneme hazırlamaya çalışıyoruz. Gönüllülük bazında herkes elinden geldiği kadarıyla bir şeyler yapmaya gayret gösteriyor. Okulumuzu, öğrencilerimizi sevme doğrultusunda bu işe koyulduk." diye konuştu.

Ağırlığının 2 katı tümörle doğdu

İZMİR (AA) – TEZCAN EKİZLER – İzmir'de erken doğumla dünyaya geldikten iki gün sonra ameliyatla vücudundan 3,2 kilogram kitle alınan Süleyman Umut Soysal, sağlığına kavuştu.

Eşi Ömer Soysal ile Menemen'de yaşayan Hilal Soysal, hamileliğinin 4. ayında gittiği doktor kontrolünde bebeğinin kuyruk sokumu kısmında büyük bir kitle olduğunu öğrendi.

Bir yakınının önerisiyle Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Bölümüne başvuran Soysal'ı doktorlar takibe aldı. Anne, hamileliğinin 33. haftasında hastanede sezaryenle doğum yaptı.

Yaklaşık 4,5 kilogram olarak dünyaya gelen ve Süleyman Umut adı verilen bebeğin, hastanenin Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi'ne alınarak tetkikleri yapıldı. Ardından yaklaşık 2 saat süren ameliyatla kuyruk sokumundaki tümör alındı. 3,2 kilogram ağırlığındaki tümörden kurtulan Süleyman Umut, kuvöze alındı.

– 40 binde bir görülen hastalık

Ameliyatı yapan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Tunç Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuyruk sokumu tümörünün 40 bin doğumda bir görülen bir vaka olduğunu söyledi.

Bebeğin sağlığına kavuştuğunu aktaran Doç. Dr. Özdemir, şu bilgileri verdi:

"Bebek, anne karnından çıktığında vücudunun göbek kordonu ile tümör arasındaki bağlantıya dolanmış olduğu belirlendi. Bebeğin durumu bize geldiğinde riskliydi. Bebeğin kendisi kitleyle beraber 4,5 kilogram doğdu, kitleyi çıkarınca bebek 1,3 kilogram kaldı. Yani kitlesinin ağırlığı 3 bin 200 kilogramdı. Ağırlığınının iki katı kadar tümörü vardı. Çocuğun kendi kan hücreleri kitlenin içinde parçalanıyordu. 2 gün bu sorunla uğraştık, kan verdik, pıhtılaşmayı sağlayan trombosit hücrelerini verdik. Bunlar yeterli olmadı, trombosit vererek ameliyata aldık. Ameliyatla kitlenin tümünü, tümörün kaynaklandığı kuyruk sokumu kemiğini de aldık."

Özdemir, tümörün patolojik sonucunun henüz gelmediğini, prematüre olarak dünyaya geldiği için bebeğin kuvözde bir süre daha kalacağını ifade etti.

Ameliyattan sonra bebeğin ailesiyle ilk karşılaştığı anı unutamadığını anlatan Özdemir, "Aile zaten bebeğin yaşamayacağını düşünüyormuş. Yeniden bebek sahibi olmuşlar gibi oldu. Sağlıklı bir bebek ellerine verilmiş gibi çok mutlu oldular. Aile sağlıklı bir bebekleri olduğu için çok mutlu." şeklinde konuştu.

– "Evladıma ilk kez dokunduğumda çok mutlu oldum"

Anne Hilal Soysal da hamileliğinin çok zor geçtiğini, doğumdan sonra ilk kez bebeğini kuvözde gördüğünü söyledi.

Bebeklerinin hayatlarına umut getirmesi için bu adı verdiklerini anlatan anne Soysal, "Bizim ilk çocuğumuz olması için bir yıl bekledik. Evladıma ilk kez dokunduğumda çok mutlu oldum. Doktorlar çok başarılı bir ameliyat yapıp bebeğimi kurtardılar. Allah da bize yardım etti." ifadelerini kullandı.

Ömer Soysal da doğumdan sonra bebeklerinin vücudundaki tümörü görünce çok korktuğunu, eşine bir şey söyleyemediğini belirtti.

Doktorların evlatlarının yaşaması için olağanüstü çaba harcadığını vurgulayan baba Soysal, "Daha önce özel bir doktora gittik. 'Bu çocuğu aldırın, daha sizin iyi günleriniz. Aldırmazsanız doğum sonrası büyük ameliyatlar geçirir, bu ameliyatlar büyük para gerektirir.' dediler. Biz ailecek karar aldık çocuğumuzu aldırmadık." dedi.

Soysal, çocuklarının kontrollerinin devam ettiğini, onu kucağına alacağı günü sabırsızlıkla beklediğini sözlerine ekledi.

Maganda kurşunuyla yaralanan bebek yaşamını yitirdi

KAHRAMANMARAŞ (AA) – Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde önceki gün düğünde tabancayla havaya ateş açılması sonucu yaralanan bir yaşındaki bebek, hayatını kaybetti.

Büyükkızılcık Mahallesi'nde, düğünde havaya rastgele ateş edilmesi sonucu vücuduna mermi isabet ederek yaralanan bir yaşındaki Furkan Arman Kurt, kaldırıldığı Necip Fazıl Şehir Hastanesinde yaşamını yitirdi.

Otopsi işlemlerinin ardından Furkan Arman, Büyükkızılcık Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından mahalle mezarlığına defnedildi.

23 Ağustos'ta Büyükkızılcık Mahallesi'nde yapılan düğünde havaya rastgele ateş edilmesi sonucu Hüsne Kurt (47) ölmüş, kucağında bulunan torunu Furkan Arman Kurt (1) da yaralanmıştı. Olayla ilgili yakalanan, Antalya İl Jandarma Komutanlığında görevli uzman çavuş Sinan G. (23) ise dün çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Ultrason fotoğraflarından koleksiyon yaptı

KAYSERİ (AA) – MÜZAHİM ZAHİD TÜZÜN – Anne karnındaki bebeklerin ilginç ultrason görüntülerini yakalayan ve bu görüntülerden özel bir köşe oluşturan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Doç. Dr. Gökalp Öner'in, yaklaşık 4 bin fotoğraflık koleksiyonu bulunuyor.

Kayseri'de özel bir hastanede görev yapan Doç. Dr. Öner, anne karnındaki bebeklerin ultrason fotoğraflarıyla özel bir hatıra köşesi oluşturmak istedi ve yaklaşık 3 yıldır 5 bin gebeye ait 4 bin ultrason fotoğrafından oluşan koleksiyonun sahibi oldu.

Doç. Dr. Öner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sadece bir koleksiyon sahibi olmanın değil, anne ve babalara güzel bir hatıra oluşturmanın mutluluğunu da yaşadığını belirterek, "Doğumdan sonra aileler bizi ziyarete geldiği zaman kendi köşeleri olsun ve orada fotoğraf çektirelim istedik. Böylece, yaklaşık 4 bin ultrason fotoğrafına ulaştık." dedi.

Bebeklerini görmek isteyen ailelere 4 boyutlu ultrason fotoğrafı verdiklerini aktaran Öner, "Bazen anne babalar bebeklere hazır olmayabiliyorlar ama anne karnında bebeklerini 4 boyutlu ultrasonla görerek çocuklarıyla tanışmış oluyorlar. Bebekler anne karnında gülme, ağlama ve farklı birçok tepki verebiliyor. Bunlarla ilgili pozlar yakalayabiliyoruz. Yaklaşık 3 yıldır 5 bine yakın gebe takibimiz oldu ve hepsine de çok güzel resimler verdik. Bunlar işimizin keyifli yanı." diye konuştu.

Gebeliğin 22 ve 23. haftalarında ayrıntılı ultrason yaptıklarını dile getiren Öner, "Bebeğin burun kemiği, kalbi ve bütün organlarını tek tek tarıyoruz. Bu ultrason bize bebekte yarık damak dudak var mı, herhangi bir anomali var mı, bunu görmemize yardımcı oluyor. 4 boyutlu ultrason, bebeğin anne ya da babaya mı benzediğinin dışında herhangi bir anomali var mı, onu da gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Öner, ultrason fotoğraflarıyla, bebeklerin sağlık durumları hakkında bilgi almanın yanında bir çok farklı güzel poz da yakaladıklarını anlatarak, "Babası Afrin'de görev yapan bir askerimizin bebeği anne karnında da doğduktan sonra da asker selamını andıran bir poz verdi. Annesi de bu fotoğrafları babasına gönderdi." dedi.

– "Bebeğe bağlılıkları daha da artış gösteriyor"

Anne karnında ağlayan, gülen ve farklı işaretler yapan bebekler olduğunu dile getiren Öner, şöyle devam etti:

"Annenin yaşadığı her türlü duyguyu aslında bebek hissediyor. Bebek de bize bunu 4 boyutlu ultrasonla yaşatıyor. Anne ve baba adayları bebeğin 4 boyutlu fotoğrafını görünce onun güvende olduğunu hissetmiş oluyor. Bebeğe bağlılıkları daha da artış gösteriyor. İlk gebelikte anne ve baba adayı oluyorlar. Anne karnındaki bebeği görünce anne ve babalık hissi oluşmuş oluyor. Bu ilginç pozları görünce de hem onlar hem de biz mutlu oluyoruz."

Öner, 4 boyutlu ultrason görüntüsüne bakmanın iyi bir teknik ve zaman isteyen bir şey olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Anne karnında ve doğumdan sonra bebeklerin güzel fotoğraflarını çektiğimiz zaman buradaki duvarımızda, sosyal medya hesabımızda paylaşıyoruz. Doğumdan sonra aileler bizi ziyarete geldiğinde kendi köşeleri olsun ve orada fotoğraf çektirelim istedik. Böylece, yaklaşık 4 bin ultrason fotoğrafına ulaştık."

Öner, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği tarafından düzenlenen, bebeklerin ultrason fotoğraflarının yarıştığı "Anı yakalayın"da, 2016 yılında birincilik elde ettiğini ve yeni bir yarışma düzenlenmesi durumunda iddialı olduğunu sözlerine ekledi.