Categories
Alaturka Gazetesi

GÜNCELLEME – Bursa'da sokağa terk edilmiş bebek bulundu

BURSA (AA) – Bursa'nın merkez Osmangazi ilçesinde çöp bidonunun yanına bırakılan çantanın içinde erkek bebek bulundu.

Yunuseli Mahallesi Çeltik Sokağı'nda bir evin önündeki çöp bidonunun yanındaki çantanın içinde bebek olduğunu fark eden çevredekiler, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.

Bebek, 112 Acil Servis ekibince Bursa Şehir Hastanesine götürüldü. Üzerinde nazar boncuğu olan çantanın içinde herhangi bir not bulunmadığı belirtildi.

Hastanenin çocuk acil servisinde müşahede altına alınan ve 2-3 gün önce doğduğu tahmin edilen bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu belirlendi.

Bebeğin, gerekli işlemlerin ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkililerine teslim edileceği öğrenildi.

– Polis bebeğin annesini arıyor

Polisin ifadesine başvurduğu görgü tanıkları, genç bir kadının çantayı olay yerine bıraktıktan sonra koşarak uzaklaştığını söyledi.

Mahalle sakinleri, çantadan bebek sesi geldiğini duyunca hemen polisi aradıklarını anlattı.

Çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını incelemeye alan polisin, bebeğin annesinin kimliğini belirlemek ve sokağa terk eden kişiyi bulmak için başlattığı çalışma sürüyor.

Advertisements
Categories
Sağlık

7 aylık bebeğin böbreğinden 40 taş çıkarıldı

DİYARBAKIR (AA) – AHMET KAPLAN – Siirt'ten getirilen 7 aylık Zeynep Ece'nin sağ böbreğinden, Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen kapalı ameliyatla farklı ebatlarda 40 taş çıkarıldı.

Siirt'te yaşayan ailesi tarafından "huzursuzluk", "idrarda renk değişikliği", "idrarda koku ve kanama" gibi şikayetlerle hastaneye götürülen 7 aylık Zeynep Ece'nin böbreklerinde yapılan tetkiklerde taş tespit edildi.

İleri tetkik ve tedavi amacıyla Diyarbakır'a getirilen Ece'nin böbreklerinden, DÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan kapalı böbrek taşı ameliyatı ile farklı boyutlarda taşlar çıkarıldı.

Sağlığına kavuşan Zeynep bebekten alınan taşlar uygulanacak tedavinin belirlenmesi için incelenmek üzere Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğüne gönderildi.

– Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın

DÜ Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinden Doç. Dr. Mansur Dağgülü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede böbrek taşı hastalığının yaygın olduğunu söyledi.

Bu rahatsızlığın yetişkin hastalığı olarak bilindiğine fakat tüm yaş gruplarında görülebildiğine işaret eden Dağgülü, Türkiye'de böbrek taşı rahatsızlığına en sık Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde rastlandığını aktardı.

Dağgülü, bunun birçok faktöre bağlı olduğunu dile getirerek, "Bu, iklime, genetik özelliklere, yeme içme alışkanlığına bağlı olabilir. Bu rahatsızlık bölgede hem bebekler hem de çocuk ve yetişkinlerde çok fazla görülmekte." dedi.

Zeynep Ece gibi yaş gruplarında genellikle böbreklerde taş oluşmadığını ancak anatomik, metabolik, sık idrar yolu enfeksiyonları nedeniyle taş görülebildiğini aktaran Dağgülü, hastada "Ultramini PNL" dedikleri kapalı böbrek taşı ameliyatını uyguladıklarını belirtti.

– "Bebeklerde bu ameliyatlar artık başarıyla uygulanabiliyor"

Dağgülü, şunları kaydetti:

"Bu yöntemin diğer taş kırma yöntemlerine göre en büyük avantajı 4 milimetrelik bir tüp aracılığıyla böbreğe giriliyor ve buradaki taşlar tamamen çıkarılıyor. Bu taşlar da MTA'ya gönderilebiliyor. MTA'nın sonucuna göre bundan sonraki süreçte ne içip yiyebileceğine, hangi ilaç tedavisinin uygulanacağına karar veriyoruz. Bu yöntemin en büyük avantajı çocuklar çok kısa sürede ayağa kalkıyor. Eskiden bu tip bir problem olduğunda hemen müdahale edilemiyordu. 6-7 aylık çocuklarda da bu ameliyatlar artık başarılı bir şekilde uygulanabiliyor. Diğer taş kırma yöntemlerine göre bu yöntemin en büyük avantajı taşların kırılıp analize gönderilebilmesidir."

Böbrek taşı oluşumunu önlemek ve doğuştan gelen bazı böbrek taşı hastalıklarının teşhisini koymak için mutlaka ameliyatla alınan taşların analiz edilmesi gerektiğini anlatan Dağgüllü, bu sonuca göre ilaç tedavi uyguladıklarını ifade etti.

Dağgülü, son 3-4 yılda 1 yaş altı çocuklarda yaptıkları bu ameliyatların sayısının 60'a yaklaştığını anlatarak, Türkiye ile kıyaslandığında bunun yüksek bir rakam olduğunu aktardı.

Bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu, bu yöntemle hastanın 24 saatte taburcu edilebildiğini dile getiren Dağgülü, "En küçük 6 aylık bebeğe bu operasyonu uygulamıştım. Diğer hastaya nazaran Zeynep bebeğin taş yükü biraz daha fazlaydı. Diğer hastamızda yaklaşık 15 taş çıkartırken, Zeynep bebekte irili ufaklı yaklaşık 40 taş çıkarttık. Ameliyatı da yaklaşık 40 dakika sürdü." şeklinde konuştu.

– Böbreğe zarar vermiyor

Dağgülü, uygulanan bu yöntemin hem hasta hem de hekim açısından konforlu olduğunu, bu yöntemin böbreğe de zarar vermediğini anlattı. Dağgülü, bunun tüm dünyada imkanlar dahilinde yapılması önerilen bir ameliyat türü olduğunu aktardı.

Anne Gülcan Ece de başarıyla gerçekleştirilen ameliyatla kızının sağlığına kavuştuğunu belirterek, emeği geçen doktorlara ve sağlık personeline teşekkür etti.

Categories
Alaturka Gazetesi

GRAFİKLİ – PKK'nın 9 aylık kurbanı Muhammed bebek yürekleri dağladı

DİYARBAKIR (AA) – PKK'nın 9 aylık kurbanı Muhammed bebek yürekleri dağladı.

Barış ve huzuru bozmaya yönelik bombalı ve silahlı saldırılarla güvenlik güçlerinin yanı sıra sivilleri de hedef alan, bebek, çocuk, genç, kadın, yaşlı çok sayıda kişiyi katleden terör örgütünün katliamları hafızalardan silinmeyecek iz bıraktı.

Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli ilçelerinde, 15 Ağustos 1984'te ilk saldırılarını düzenleyen eli kanlı örgüt, kırsalda umduğunu bulamadığı için eylemlerini şehir merkezlerine taşıyarak sivillerin canına da kasteden katliamlar gerçekleştirdi.

Terör örgütünün acımasız katliamlarının en masum mağdurları ise hep bebekler ve çocuklar oldu.

PKK'nın, 1980 ve 1990'lı yıllarda yerleşim yerlerine gerçekleştirdiği baskınlarda sivillerin yanı sıra kundaktaki bebekleri dahi kurşuna dizmesi hafızalardan silinmedi.

Saldırılar nedeniyle çok sayıda çocuğun yaşama hakkı küçük yaşta elinden alındı. Çok sayıda çocuk ise saldırılardan yaralı kurtulsa da kaybettikleri uzuvlarıyla hayatlarını büyük zorluklarla sürdürmek durumunda kaldı.

– "Bebek katili" olarak hafızalara kazındı

Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Derince köyünde 1993'te PKK'lı teröristlerin okul bahçesinde kurşuna dizdiği 13'ü çocuk 22 kişi arasında bulunan 3 yaşındaki Serkan Erdem'in bedeni kurşunlanmış fotoğrafı, terörün acımasız yüzünü dünya kamuoyuna gösterdi.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan da bu katliamdan sonra "bebek katili" olarak hafızalara kazındı.

– 9 aylık Muhammed bebek evinde katledildi

Suriye'de terör örgütü YPG/PKK'nın işgal ettiği bölgelerden Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine düzenlediği havanlı ve roketatarlı saldırılarda Suriye uyruklu 9 aylık Muhammed Omar şehit oldu.

Derince köyünde 3 yaşındaki Serkan Erdem'in terörün acımasız yüzünü dünya kamuoyuna gösteren bedeni kurşunlanmış fotoğrafı hafızalarda derin bir iz bırakırken, bu vesikaya 9 aylık Muhammed'in fotoğrafı da eklendi.

Muhammed bebeğin, 6 yıl önce ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen ailesiyle yaşadıkları ev, terör saldırısının hedefi oldu.

Muhammed'in hayatını kaybettiği saldırıda, "Hale" ve "Yasmin" isimli iki ablası da ağır yaralandı.

Suriye'de YPG/PKK'nın işgal ettiği bölgelerden düzenlediği, sivilleri hedef alan saldırılarda Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde ekmek almak için evinden çıkan 11 yaşındaki Mazlum Güneş, sokakta oynayan 11 yaşındaki Elif Terim ile Nusaybin ilçesinde anneleri ile evlerinin önünde katledilen 12 yaşındaki Emine ve 15 yaşındaki ablası Leyla Yıldız da şehit oldu.

Teröristlerin aynı gün katlettiği bir bebek ve 4 çocuk, gözyaşları arasında toprağa verilirken, Türkiye bu masum çocukları kalbine gömdü.

– PKK'nın Kulp'taki hain tuzağında şehit olanlardan 2'si çocuktu

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinin Ağaçkorur köyü mevkisinde 12 Eylül'de odun toplamaya giden köylülerin bulunduğu araca PKK'lı teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen saldırıda şehit olan 7 kişi arasında 17 yaşındaki Mehmet Bozyel ve 15 yaşındaki Ömer Yıldız da vardı.

Saldırının hayattan kopardığı 15 yaşındaki Ömer ve ağabeyi 22 yaşındaki Abit, 7 yıl önce annelerini, 5 yıl önce de babalarını kaybetti.

Birbirlerine sarılıp, yaşam mücadelesi veren 13 yetim ve öksüz kardeşten 2'si terörün kurbanı oldu. Polis olmak isteyen Ömer, ailesinin geçimine katkıda bulunmak için çalışıyordu.

Ailesiyle Batman'da yaşayan 17 yaşındaki Mehmet Bozyel, üniversite sınavına hazırlanıyordu.

Eğitim masrafları için Diyarbakır'da odun toplayan Bozyel'in hayali avukat olmaktı.

– Ayaz ve Nupelda kardeşleri katlettiler

Tunceli'nin Ovacık ilçesinde 15 Temmuz'da bölücü terör örgütü mensuplarınca araziye önceden yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu 8 yaşındaki Ayaz ve 4 yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu yaşamını yitirdi.

İki kardeşin ellerindeki balonlarla, yüzleri gülerken objektife yansıyan fotoğrafları unutulmayacak iz bıraktı.

– Hain saldırı 13 yaşındaki Diyar'ı hayattan kopardı

Şırnak'ın Silopi ilçesinde 5 Mayıs'ta bir grubu piknik yapacakları Cudi Dağı eteklerindeki Uyanık köyü mevkisine bıraktıktan sonra ilçeye dönmek üzere yola çıkan minibüsün geçişi sırasında teröristlerce yola döşenen patlayıcının infilak etmesi sonucu kuzeni Servet (23) ve 13 yaşındaki Diyar Bilen hayatını kaybetti.

Diyar'ı, Silopi Cumhuriyet Ortaokulu 7. sınıfta okurken, PKK'nın hain saldırısı hayattan kopardı.

– 11 aylık Bedirhan bebek annesi ile katledildi

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinin Büyükçiftlik beldesi Susat Deresi mevkisinde, 31 Temmuz 2018 günü, ilçeye yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki üs bölgesinde görevli eşi Jandarma Astsubay Çavuş Serkan Karakaya'yı ziyaret edip dönerken, Nurcan Karakaya'nın kullandığı aracın geçişi esnasında, teröristlerin, önceden yola tuzaklanan el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu 25 yaşındaki kadın ile 11 aylık bebeği Bedirhan Karakaya şehit oldu.

Bedirhan Karakaya'nın ismi, astsubay babasının daha önce görev yaptığı üs bölgesine verildi.

– Eren Bülbül'ü şehit ettiler

Eli kanlı teröristler, Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında, 11 Ağustos 2017'de evden erzak çalan teröristlerin yerini güvenlik güçlerine gösterirken, 16 yaşındaki Eren Bülbül'ü şehit etti.

Söz konusu ev civarında sürdürülen inceleme sırasında güvenlik güçlerine yardımcı olduğu sırada teröristlerin hain saldırısı sonucu Eren Bülbül ve Jandarma Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik şehit düştü, bir güvenlik görevlisi yaralandı.

– Terör örgütünün hain saldırılarından bazıları

Terör örgütü PKK'nın bugüne kadar bebek ve çocukları hedef alan saldırılarından bazıları şöyle:

– 7 Mart 1987'de Mardin'in Nusaybin ilçesi Açıkyol köyünde 6'sı çocuk 8 kişi kurşuna dizildi.

– 20 Haziran 1987'de PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu Mardin'in Ömerli ilçesindeki köy korucusu ailelerin yoğunlukta olduğu Pınarcık köyünde, 16'sı çocuk 30 kişi öldürüldü.

– 8 Temmuz 1987'de Mardin'in Midyat ilçesine bağlı Yuvalı köyü Haraberk mezrasına saldıran PKK'lı teröristler, aynı aileden 7'si çocuk 2'si kadın 9 kişiyi katletti.

– 19 Ağustos 1987'de Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Milan mezrasına saldıran teröristler, aralarında 3 ve 6 günlük 2 bebeğin de bulunduğu 25 sivili öldürdü. Katledilenlerin 14'ü, 18 yaşından küçüktü.

– 21 Eylül 1987'de Şırnak'ın Güneyce köyü Çiftekavak mezrasını basan PKK'lılar, 2'si hamile 5 kadın, 4'ü çocuk 11 kişiyi katletti, 2 kişiyi ağır yaraladı.

– 10 Ekim 1987'de Şırnak'ın Çobandere mezrasına baskın yapan teröristler, birçoğu yaşlı, kadın ve kundaktaki bebek olmak üzere 13 kişiyi katletti. Ağır yaralanan 9 kişi, tedavi altına alındı.

– 9 Mayıs 1988'de Mardin'in Nusaybin ilçesi Taşköyü'nün Behmenin mezrasına saldıran teröristler, aynı aileden 8'i çocuk, 2'si kadın 11 kişiyi öldürdü. Saldırıda 2 çocuk ağır yaralandı.

– 22 Haziran 1992'de Batman'ın Gercüş ilçesine bağlı Seki köyündeki 2 korucunun evine baskın düzenleyen teröristler, 8'i çocuk 10 kişiyi katletti, 2 kişiyi ağır yaraladı

– 1 Ekim 1992'de Bitlis'in Cevizdalı köyünü gece geç saatlerde basan terör örgütü PKK, 8'i çocuk 30 kişiyi öldürdü.

– 9 Kasım 1992'de Diyarbakır'ın Hani ilçesine saldıran PKK'lı teröristler, evleri basarak insanları kurşuna dizdi. Saldırıda 4'ü çocuk, 4'ü kadın 12 kişi hayatını kaybetti.

– 18 Temmuz 1993'te Van'ın Bahçesaray ilçesindeki Sündüz Yaylası'na baskın düzenleyen PKK'lı teröristler, 14'ü çocuk 24 kişiyi katletti.

– 21 Ocak 1994'te Mardin'in Savur ilçesine bağlı Ormancık ve Akyürek köylerine saldıran teröristler, 11'i çocuk 21 kişiyi öldürdü.

– 24 Temmuz 1995'te İran'dan gelen kalabalık PKK'lı terörist grubu, Van'ın Gürpınar ilçesine bağlı Akdoğu köyü Atabinen mezrasına giremeyince evleri roket atışına tuttu. Teröristler, 7'si kadın ve çocuk 12 kişiyi öldürdü, 13 kişiyi ağır yaraladı.

– Öğrencileri hedef aldılar

PKK, saldırılarını kırsalda sürdürdüğü dönemde, şehirlerde de kanlı eylemler gerçekleştirdi.

Diyarbakır'da 3 Ocak 2008'de askeri servis aracının geçişi sırasında bir dershane önünde bomba yüklü aracın patlatılması sonucu 6'sı öğrenci 7 kişi yaşamını yitirdi. Saldırıda, aralarında öğrencilerin de bulunduğu 73 kişi yaralandı.

Terör örgütü PKK'nın eğitim kurumlarını hedef alan saldırıları da oldu. Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 23 Nisan 2011'deki kutlamalar için 23 Nisan İlkokulu'nun bahçesinde toplanan çocuklara, maskeli bir grup havai fişeklerle saldırdı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı ancak 7-14 yaşlarındaki çocuklara yönelik saldırı hafızalarda iz bıraktı.

Teröristler, Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 27 Mayıs 2011'de imam hatip lisesi öğrencilerinin bulunduğu yurda molotofkokteyli ile saldırdı. Yurt binasında çıkan yangın sonucu 3 öğrenci yaralandı.

– Terör örgütünün şehirlerdeki hain saldırıları

Terör örgütü, İstanbul Güngören'de, 2008'de vatandaşları hedef aldı. Çöp tenekesine yerleştirilen bombanın patlamasından 10 dakika sonra 50 metre ileride yine bir başka çöp tenekesinde daha güçlü bir patlama yaşandı.

Saldırıda, ilk patlama sonrası yardıma gidenler de hedef alındı. Araç trafiğine kapalı ve vatandaşların yoğun olduğu alanda akşam saatlerinde meydana gelen patlamada, Aleyna Çelik (3), Taha Yıldızlı (5), Murat Ağca (12) ve Şeyma Özkan'ın da aralarında bulunduğu 17 kişi yaşamını yitirdi, yaralanan 154 kişi hastaneye kaldırıldı.

– Genç kız otobüste alevler arasında kaldı

İstanbul'un Bağcılar ilçesinde, 8 Kasım 2009'da belediye otobüsüne terör örgütü mensuplarınca molotofkokteyli atıldı. Saldırıda, evine giden 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Serap Eser, otobüste çıkan yangın sonucu alevler arasında kaldı. Genç kız, yaklaşık bir ay tedavi gördüğü hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.

Hakkari'de, 16 Eylül 2010'da Durankaya beldesi ile Geçitli köyü arasındaki yola teröristlerce döşenen mayının sivilleri taşıyan minibüsün geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu aralarında 2 yaşındaki Nurullah Umut Çiftçi ve 11 aylık Zeynep Kurt'un da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetti, yaralanan 4 kişi tedavi altına alındı.

– Şehit annenin karnından alınan bebek hayata tutunamadı

Batman'da 26 Eylül 2011'de 3 terörist, hac yolculuğuna hazırlanan anne ve babasını ziyaretten dönen Talat Doru ve ailesinin bulunduğu araca ateş açtı. Saldırıda 4 çocuk annesi ve 8 aylık hamile Mizgin Doru (31) ile kızı Sultan Doru (4) yaşamını yitirdi. Talat ve Mizgin Doru'nun 4 kızı vardı ancak bir de erkek bebek istiyorlardı. Anne karnındaki erkek bebek, olay sonrasında sezaryenle kurtarıldı ancak hastanede bir gün yaşayabildi. Baba Doru ile bir kızı da olayda ağır yaralandı.

Bingöl'de, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda bir anne, canlı bomba eylemi yapacak teröriste müdahale ederek çok sayıda kişiyi kurtardı. Kurban Bayramı öncesi 3 çocuğuyla alışverişe çıkan Hatice Belgin, yürürken canlı bomba eylemcisini fark etti ve üzerine atladı. Anne, patlamayı engelleyemedi ancak yaşanabilecek daha büyük bir facianın önüne canını feda ederek geçti. Olayda, anne Belgin ve oğlu Veysel ile bir vatandaş hayatını kaybetti, 21 kişi yaralandı.

– Kurban eti dağıtan çocukları katlettiler

HDP Merkez Yürütme Kurulunca, 6 Ekim 2014'te yapılan açıklamanın ardından çıkan 6-7 Ekim olaylarında, 2 polis memuru şehit oldu, 31 kişi hayatını kaybetti, 221 sivil ile 139 polis yaralandı. Ölenler arasında, Kurban Bayramı'nın 4. gününde ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtılırken 2 arkadaşıyla katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü de bulunuyordu.

– Sebze almak için evden çıktı hayatını kaybetti

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde 30 Ağustos 2015'te evinden sebze almak için çıkan 6. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Fırat Simpil, terör örgütü PKK mensuplarınca yola yerleştirilen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu yaşamını yitirdi.

Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 28 Eylül 2015'te teröristlerin polis aracına düzenlediği saldırıda roketatar mermisinin isabet ettiği evdeki 9 yaşındaki Elif Şimşek öldü.

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 12 Eylül 2015'te terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması mensuplarınca poşet içinde bir evin damına bırakılan patlayıcının ellerinde infilak etmesi sonucu 9 yaşındaki Tahsin Uray ve Ramazan Ş. ağır yaralandı. Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırılan çocuklardan Tahsin Uray, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Şırnak Kültür Merkezi ve Halk Kütüphanesinin bulunduğu binaya 25 Aralık 2015'te düzenlenen saldırıda 4 çocuk yaralandı.

– 5 aylık bebeği katlettiler

Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde 13 Ocak 2016'da İlçe Emniyet Amirliği ve lojmanına teröristlerce bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda, bir polis memuru şehit oldu, biri 5 aylık, biri 4 ve diğeri 12 yaşında 3 çocuğun da aralarında bulunduğu 6 kişi hayatını kaybetti. Saldırıda yaralanan 39 kişi hastaneye kaldırıldı.

Kızılay Güvenpark yakınlarında 13 Mart 2016'da PKK'lı teröristlerce düzenlenen, 36 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıda yaralananlar arasında bulunan 6 aylık hamile Songül Yılmaz'ın karnındaki bebek, terör saldırılarının en küçük kurbanı oldu.

Şırnak'ın İdil ilçesinde, 13 Nisan 2016'da terör örgütü PKK mensuplarının tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 4 yaşındaki Hidayet Tek yaşamını yitirdi.

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde, 10 Temmuz 2016'daki saldırıda 5 yaşındaki Viyan Kanat hayatını kaybetti.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, bombalı saldırıda bebek Ceylin Naz Aydın, 11 Ağustos 2016'da şehit oldu.

Categories
Alaturka Gazetesi

Hava ambulansı 5 aylık bebek için havalandı

AFYONKARAHİSAR (AA) – Solunum yetmezliği teşhisi konan 5 aylık Hatice Badegül Kocatepe isimli bebek, hava ambulansıyla İstanbul'dan Afyonkarahisar'a getirildi.

Alınan bilgiye göre, İstanbul'da rahatsızlanan Mehmet ve Tuğçe Kocatepe'nin bebekleri Hatice Badegül Kocatepe, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Poliklinikte ilk müdahalesi yapılan Hatice bebek, solunum yetmezliği tanısıyla Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Servisine sevk edildi.

Hastane yetkilileri, bebeğin sevki için 112 Hava Komuta Merkezinden hava ambulansı talebinde bulundu.

Hatice bebek, hava ambulansıyla hastaneye getirilerek tedavi altına alındı.

İl Sağlık Müdürü Serhat Korkmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, kısa süre önce faaliyete geçirilen pistin ne kadar önemli olduğunu anladıklarını söyleyerek, "Kentimiz ve çevre iller için çok önem arz eden bir pisti buraya kazandırdık. Ne kadar önemli olduğunu bugün helikopter ile gelen 5 aylık Hatice bebek ile daha iyi anladık. İnşallah bu bebeğe faydamız dokunur." dedi.

Hastanenin Başhekimi Mehmet Duran da Hatice bebeğin kabulünü yoğun bakım ünitesindeki doktorların yaptığın belirtti.

Duran, hastaya uzun süre tedavi uygulanacağını ifade etti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Şanlıurfa'da annesi emzirirken nefessiz kalan bebek öldü

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde, annesi emzirdiği sırada nefessiz kalan 3 aylık bebek yaşamını yitirdi.

Akabe Mahallesi'nde, 3 aylık Zeynep'i emziren anne Emine Çoban, bebeğin nefessiz kaldığını fark etmesi üzerine, durumu 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi.

Eve gelen sağlık ekipleri, yaptıkları ilk müdahalenin ardından bebeği Balıklıgöl Devlet Hastanesine kaldırdı.

Soluk borusuna süt kaçtığı tespit edilen Zeynep bebek, yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Bebeğin cenazesi, Şanlıurfa Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.

Categories
Alaturka Gazetesi

Kırklareli'nde mezarda bebek cesedinin bulunması

KIRKLARELİ (AA) – Kırklareli'nde bir mezarlıkta bulunan bebek cesedi ve kız çocuğuna cinsel istismara ilişkin gözaltına alınan 7 şüpheliden biri tutuklandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye götürülen şüphelilerden A.C. (18) tutuklama, 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılması istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Mahkeme A.C'yi tutukladı, 6 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
Tutuklu A.C. yoğun güvenlik önemleri altında cezaevine götürüldü.

– Olay

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine, 14 yaşındaki kız çocuğunun evde doğum yaptığı bilgisine ulaşmış, olayla ilgili anne A.D'yi gözaltına almıştı.

A.D, kızının evde doğum yaptığını ve ardından bebeği, kızı ve kızına cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen A.C. ile şehir mezarlığındaki bir mezara gömdüklerini itiraf etmişti.

Bunun üzerine mezarlıkta yapılan aramada, bez parçalarına sarılmış poşet içerisinde, 7 aylık doğduğu değerlendirilen bebek cesedi bulunmuştu.

Ekipler, A.D'nin yanı sıra olayla ilgili A.C, babası E.C, annesi K.C, kız çocuğunun babaannesi G.D, teyzesi S.Ö. ve kız çocuğunun akrabası S.B'yi gözaltına almıştı.

Mezarlıkta bulunan bebeğin cesedi, otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Bodrum'da 28 düzensiz göçmen yakalandı

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesinde, yasa dışı yollarla yurt dışına geçme hazırlığındaki 28 düzensiz göçmen yakalandı, yasa dışı geçiş organizasyonunda yer aldıkları iddiasıyla gözaltına alınan 1'i Suriye uyruklu 3 şüpheli ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Bodrum Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Grup Amirliği (GİM) ekipleri, devriye sırasında, İçmeler mevkisinde sahil kenarında arka bagajı açık ve bagajında tekne motoru bulunan minibüsün durumundan şüphelenerek müdahale etti.

Ekipler, minibüste bulunan şüpheliler, C.D. ve F.S.K.'yı gözaltına aldı.

Minibüse yakın sahil kısmında arama yapan ekipler, Suriye, Filistin ve Eritre uyruklu oldukları tespit edilen 28 düzensiz göçmeni lastik botla denize açılmak üzereyken yakaladı.

Çevrede yapılan aramalarda ise 3 can yeleği, 5 şambrel lastik, 2 bidon benzin ile 1 şişme bot ele geçirildi, minibüste bulunan tekne motoruna da el konuldu.

– Suda kaybolan kız bebeğin şüphelileri

Öte yandan şüphelilerden F.S.K. ile olayla bağlantılı olarak Hatay'da gözaltına alındığı öğrenilen Suriye uyruklu F.M'nin, Bodrum'da 20 Eylül'de meydana gelen ve batan bottaki 15 kişinin kurtarıldığı, 9 aylık kız bebeğin ise suda kaybolduğu olayla ilgili "olası kastla adam öldürme" ve "örgütlü olarak göçmen kaçakçılığı" suçlarından firari konumda olduğu belirlendi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Hatay'da gözaltına alınan Suriye uyruklu zanlı F.M'nin, yakalandığı kentte adliyeye çıkarıldığı, mahkemeye de Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandığı bildirildi.

Categories
Alaturka Gazetesi

Cezayir'de hastane yangını: 8 bebek can verdi

CEZAYİR (AA) – Cezayir'in güneydoğusunda yer alan El-Vadi kentindeki bir hastanede çıkan yangın sonucu yeni doğmuş 8 bebek hayatını kaybetti.

Cezayir devlet televizyonunun haberine göre, Sivil Savunma İdaresi, El-Vadi kentindeki Anne ve Çocuk Devlet Hastanesi'nde çıkan yangında yeni doğan 8 bebeğin yaşamını yitirdiğini, 3 bebekte ise yanık yaraları oluştuğunu duyurdu.

Yangının söndürüldüğünü, 37 kadın ve 28 hastane çalışanının kurtarıldığını aktaran Sivil Savunma İdaresi, 5 bebeğin ise kayıp olduğunu bildirdi.

Haberde, Başbakan Nureddin Bedevi'nin olayla ilgili soruşturma başlatılması talimatı verdiği kaydedildi.

Yerel basında çıkan haberlerde, yangının elektrik kontağından kaynaklanmış olabileceği öne sürüldü.

Cezayirli yetkililer ise yangının çıkış nedenine ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Categories
Alaturka Gazetesi

GÜNCELLEME – Muğla'da düzensiz göçmenleri taşıyan botun batması

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında batan bottaki 14'ü düzensiz göçmen 15 kişinin kurtarıldığı, 9 aylık bir bebeğin ise kaybolduğu değerlendirilen olaya ilişkin yakalanan 6 şüpheliden 5'i tutuklandı.

Bodrum'da yasa dışı yollardan yurt dışına geçmeye çalışan düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun batmasıyla ilgili yürütülen çalışmada, kurtulanların ifadesi, güvenlik kameraları görüntüleri ve telefon görüşmelerinin incelenmesi sonucu şüphelilerin kimlikleri belirlendi.

Bodrum Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekiplerinin düzenlediği eş zamanlı operasyonda, C.E, G.Ç, M.T, M.K, G.D. ve F.M. saklandıkları otelde gözaltına alındı.

Operasyonda, göçmen kaçakçılığından elde edildiği değerlendirilen 6 bin avro ve 5 bin lira ile cep telefonları ele geçirildi.

Emniyette işlemleri tamamlanan zanlılar, "olası kastla adam öldürme" ve "örgütlü olarak göçmen kaçakçılığı" iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan C.E. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer 5 şüpheli tutuklandı.

Bu arada Sahil Güvenlik ekiplerinin, kaybolduğu değerlendirilen bir bebek için başlattığı arama kurtarma çalışmasında henüz bir ize rastlanmadığı öğrenildi.

– Botun yakıtı bitmiş

Düzensiz göçmenlerin kaldıkları otelden çıktıktan sonra minibüsle denize açıldıkları yere ulaştıkları belirlendi. Denize açıldıktan bir süre sonra yakıtlarının bittiği, düzensiz göçmenlerin tepki gösterdiği sırada yaşanan kargaşada, 9 aylık kız bebek Hilya Ali'nin denize düşerek gözden kaybolduğu öne sürüldü. Bebeğe giydirilmesi için temin edilen can yeleğinin ise olayın ardından su yüzeyinde olduğu belirlendi.

Sahil Güvenlik ekiplerinin kurtardığı, batan bottaki 15 kişinin can yelekleri ve birbirlerinin yardımıyla su yüzeyinde kaldıkları anlaşıldı.

– Olay

Bodrum'da 20 Eylül'de, yasa dışı yollardan yurt dışına geçmeye çalışan düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun Yalıkavak açıklarında battığı ihbarı üzerine bölgeye giden 4 sahil güvenlik botu, 14'ü düzensiz göçmen 15 kişiyi kurtarmıştı.

Göçmenlerin, ifadelerinde, botta 16 kişinin olduğunu belirtmesi üzerine, kayıp olduğu değerlendirilen bir bebek için arama kurtarma çalışması başlatılmıştı.

Categories
Alaturka Gazetesi

Doğum sırasında kalın bağırsağının yırtıldığı iddiası

TRABZON (AA) – TUĞBA YARDIMCI – Trabzon'da ilk bebeğini dünyaya getirdikten bir süre sonra rahatsızlanan ve kalın bağırsağında yırtık tespit edilen genç kadın, "doktor bulunmayan doğumda ebelerin zorlayıcı muamelesine maruz kaldığı ve bunun sonucunda bağırsağında yırtık oluştuğu" iddiasıyla Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığa suç duyurusunda bulundu.

Çarşıbaşı ilçe merkezinde yaşayan Elif Çoban (31), 22 Ağustos'ta Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Numune kampüsündeki Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisinde "Hira" adını verdiği 3 kilo 250 gram ağırlığında kız bebek dünyaya getirdi.

Bebek, kanında enfeksiyon görülmesi nedeniyle aynı hastanenin Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındı. Doğumun ardından bir gün hastanede müşahede altında kalan anne ise tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi.

Elif Çoban, doğumdan bir hafta sonra rahatsızlanarak Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kaşüstü kampüsündeki Genel Cerrahi Polikliniğine müracaat etti.

Yapılan muayenede kalın bağırsağının bir bölümünde yırtık olduğu görülen Çoban'ın ameliyat edilmesine karar verildi. Çoban'ın kalın bağırsağı ameliyatla karın dışındaki torbaya bağlandı. Genç kadının bağırsak içeriği, karın cildine yapıştırılan torbaya boşalıyor.

Sağlığına kavuşmak için ameliyat edileceği günü bekleyen Çoban, "doktor bulunmayan doğumda ebelerin zorlayıcı muamelesine maruz kaldığı ve bunun sonucunda bağırsağında yırtık oluştuğu" iddiasıyla Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığa suç duyurusunda bulundu.

– "Çocuğuma bakma özgürlüğümü elimden aldılar"

Elif Çoban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 21 Ağustos akşamı doğum sancılarının başlaması üzerine eşi Çağlayan Çoban ile hastaneye gittiklerini söyledi.

Ebeler tarafından muayene edildikten ve telefonla nöbetçi kadın doğum uzmanına bilgi verildikten sonra yatış işleminin yapıldığını anlatan Çoban, şunları iddia etti:

"Doğuma iki ebe girdi, onlardan biri doğum ilerlemeyince su kesesini patlatması gerektiğini söyledi ancak ben kabul etmedim. Bir süre sonra yine yanıma gelerek, 'Elif seni dinlemeyeceğim, suyunu patlatacağım' dedi. Çok sancım vardı, yalvardım ona, rızam olmadığını söylememe rağmen su kesesini eliyle müdahale ederek patlattı. Doktor istediğimi, normal doğum yapmak istemediğimi, sezaryen olmak istediğimi söyledim. Gece boyunca bir ebe karnıma bastırırken diğeri de doğum yaptırmaya çalıştı, onlardan biri 'Mesaim 8'de bitiyor, seni o zamana kadar doğurtacağım.' dedi."

Çoban, 22 Ağustos sabahı saat 07.30 civarında doğumunun gerçekleştiğini belirterek, "O geceki nöbetçi doktor doğum sırasında yanıma gelmedi, orada bulunmadı. Ebeler, bebeğin eşinin yani plasentanın gelmesi için karnıma çok bastırdılar, elleri ile müdahale ederek almaya çalıştılar. O sırada ne çektiğimi bir ben bilirim. 'Parça falan kalıp kalmadığını kontrol için doktoru çağıralım' dediler, ultrason aletiyle doktor geldi, baktı, imzasını attı ve gitti, o kadar." iddiasında bulundu.

Doğum yaptıktan birkaç gün sonra rahatsızlanmaya başladığını dile getiren Çoban, şunları kaydetti:

"Bebeğim hastanede kuvözdeydi, sürekli onun yanına gidip geldiğim için kendimle fazla ilgilenemedim ama tuvalet ihtiyacımı giderirken bir tuhaflık olduğunu fark ettim. Doğumdan bir hafta sonra dışkının vajinadan geldiğini anladım ve doktora gittim. Yapılan muayenede kalın bağırsağın yırtıldığı tespit edildi. Doktor, 'Bağırsağın dışarıya alınacak, seni uzun bir süreç bekliyor, Allah yardımcın olsun' dedi. Ben şaşırdım, inanamadım. 'Ben normal doğum yaptım, buraya bağırsak ameliyatı olmaya gelmedim ki' dedim. Ertesi gün ameliyatla bağırsağım dışarıya alındı ve antibiyotik tedavisine başlandı. Ay sonunda kontrole gideceğim. Doktor aynı anda iki operasyon yapılacağını hem bağırsağın içeriye alınacağını hem de vajinal bölgede oluşan yırtıkların dikileceğini söyledi."

Çoban, anneler için çok özel olan lohusalık döneminin elinden alındığını aktararak, "Başta çok güzel sütüm gelmişti ama ameliyat, ilaç tedavisi derken sütüm kesildi. Çocuğuma bakma özgürlüğümü elimden aldılar. Sağlığım bozulduğu için kızımla yeterince ilgilenemiyorum. Çocuğumu kucağıma almakta sorun yaşıyorum çünkü dışkı karnımdan geldiği için koku oluyor. Başımıza gelen nasıl bir şeydi anlamadım, ben sadece bunun nasıl olduğunu merak ediyorum. Beni bu kadar zorlayacak yerde niçin sezaryene almadılar, yılların tecrübesi olan ebeler neden böyle davrandılar? Eğer benim başıma gelen normal bir şey ise vajinal doğum yapan herkesin de bağırsaklarının yırtılması lazım." dedi.

Kızı ile yeteri kadar ilgilenemediği, sütü de kesildiği için ayrıca üzüldüğünü belirten Çoban, tedavisinin ardından taburcu edilen bebeğine annesi ve kız kardeşinin baktığını, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kısıtlandığını vurguladı.

Çoban, karnındaki poşeti dolduğu zaman boşalttıklarını, poşetin değişim ve pansuman gibi işlemleri de hemşire olan kız kardeşinin yaptığını söyledi.

– "Annelik duygusunu rahatça yaşamaktan mahrum ettiler beni"

Kimsenin başına böyle bir olayın gelmemesini dileyen Çoban, şöyle devam etti:

"Çok zor bir süreç. Hayalleriniz var, hastaneye gidiyorsunuz çocuk doğurmak, anne olmak için, hem kötü, zorlayıcı muameleye maruz kalıyorsunuz hem de kucağınıza bebeğinizi aldıktan bir hafta sonra ebelerin neden olduğu böyle bir rahatsızlık ortaya çıkıyor. Annelik duygusunu rahatça yaşamaktan mahrum ettiler beni. 9 ay heyecanla bekliyorsunuz, ilk çocuğunuz dünyaya gelecek, annelik duygusunu tadıyorsunuz ama böyle bir durum yaşanıyor. Çocuğuma sevgimi tam veremiyorum çünkü tekrar ameliyat olacağım, 'Acaba bana bir şey mi olacak, bebeğimi tek başına mı bırakacağım' diye korkuyorum."

Elif Çoban, suç duyurusunda bulunduklarını, durumu ayrıca Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine bildirdiklerini ifade ederek, "Peşini bırakmayacağım. Bizden bir özür bile dilemediler. Ben tabii ki bunu bilinçli yaptıklarına inanmıyorum ama nasıl oldu, niye oldu? Bunu açıklasınlar. Bir özür bile dilenmedi, böyle mi olmalıydı?" diye konuştu.

– "Başkalarının başına gelmesin"

Elif Çoban'ın eşi Çağlayan Çoban, anne ve baba olmanın sevincinin adeta kursaklarında kaldığını söyledi.

Yaşadıkları sürecin çok zor olduğunu ifade eden Çoban, "Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin. Bizim istediğimiz şu; eşimin başına böyle bir şey geldi, başkalarının başına gelmesin. Biz kimseyi ya da kurumu kötülemek istemiyoruz, tek istediğimiz başka insanların böyle bir süreçte bu tür sıkıntılar yaşamaması. Yaşadıkları nedeniyle eşimin psikolojisi bozuldu, 'Eski sağlığına kavuşacak mı, kavuşmayacak mı?' diye düşünüp duruyoruz." dedi.

Çoban, evlatlarını kucaklarına almak için gittikleri hastanede eşinin sağlığından olduğunu kaydederek, "Eşim bağırsak ameliyatı olmaya gitmemişti ki." diye konuştu.

– "Soruşturma açıldı"

Trabzon Sağlık Müdürü Hakan Usta ise ailenin konuya ilişkin dilekçelerinin kendilerine ulaştığını belirterek, "Soruşturma açıldı ve süreç devam ediyor. Soruşturma sonucuna göre gerekli işlemler yapılacak." ifadesini kullandı.