Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Iraqi forces kill three protesters in Basra

By Ali Cevad

BASRA, Iraq (AA) – Iraqi security forces opened fire on protesters in the southern city of Basra on Thursday while dispersing them, killing three, according to a medical source.

Dozens of people were also injured by live bullets, the source said on condition of anonymity due to restrictions on speaking to the media.

At least 260 people have been killed and thousands injured in a second wave of anti-government demonstrations in Iraq since last week.

More than 230 people were killed in the first wave of protests in October.

Popular anger has been simmering in Iraq in recent years due to rising unemployment and rampant corruption. Many residents have limited access to basic services such as electricity and clean water.

Iraq's youth unemployment is around 25% according to World Bank figures. It is also the 12th most corrupt country in the world according to several organizations that monitor transparency.

*Writing by Busra Nur Bilgic Cakmak

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

Irak'ta protesto gösterilerine müdahale sırasında 3 kişi öldürüldü

IRAK (AA) – Irak'ın Basra vilayetindeki protesto gösterilerine müdahale sırasında çıkan olaylarda 3 kişi öldü, 30 kişi yaralandı.

Basra vilayetinde AA muhabirine bilgi veren bir sağlık görevlisi, ölü ve yaralıların, güvenlik güçlerince vurulduğunu söyledi.

Görgü tanıkları, güvenlik güçlerinin, vilayet binası önündeki protestocuları dağıtmak için aşırı güç ve gerçek mermi kullandığını dile getirdi.

– Irak'taki kanlı gösteriler

Iraklılar, işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmeti yetersizliğini protesto etmek amacıyla ülkenin çeşitli bölgelerinde gösteriler düzenliyor. Ülkede 1 Ekim'de harekete geçen eylemciler, Erbain törenleri nedeniyle ara verdikleri gösterilere 25 Ekim'de yeniden başlamıştı.

Birleşmiş Milletler Irak Misyonu, 1 Ekim'den bu yana devam eden gösterilerde, 254 kişinin hayatını kaybettiğini, binlercesinin yaralandığını duyurmuştu.

Kategoriler
Alaturka Gazetesi

24 killed, hundreds injured in Iraq protests

By Ibrahim Saleh

BAGHDAD (AA) – At least 24 people were killed and over 2,000 others injured in Iraq on Friday in anti-government protests that erupted on Friday near Baghdad's fortified Green Zone, according to Iraq’s rights commission.

In a statement, the Iraq High Commission for Human Rights said the fatalities were caused after clashes between protesters and security forces.

The clashes also left at least 2,047 people, including security forces, wounded, majority of which were due to tear gas.

Eight demonstrators were killed in Baghdad, while six deaths were reported in Dhi Qar, six in Maysan, three in Basra, and one in al-Muthanna, the statement said.

According to security sources, Iraqi authorities imposed curfew in Basra, Wasit, Muthanna, Babil, Diwaniya, and Dhi Qar governorates.

Over the past month, Iraq witnessed mass anti-corruption protests which left hundreds dead. Successive Iraqi governments have failed to put an end to nepotism and corruption as the current government struggles to end the mismanagement of public funds.

According to the World Bank figures, Iraq has a high rate of youth unemployment around 25%. It is also ranked as the 12th most-corrupt country in the world by several transparency organizations.

Kategoriler
Alaturka

Kuveyt'ten “Basra Konsolosluğundaki bayrağın indirilmesine” tepki

KUVEYT (AA) – Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, Irak'ın Basra kentindeki Kuveyt Konsolosluğuna yönelik saldırının “kabul edilemez ” olduğunu belirtti.

El-Kabas gazetesinin Kuveyt Dışişleri Bakanlığından ismi açıklanmayan üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı habere göre, Basra kentinde Kuveytli bir kabile şeyhinin Basralı kadınlara “hakaret içerikli ” sözlerini protesto eden grubun, Kuveyt Konsolosluğundaki bayrağı indirmesine tepki gösterildi.

Konsolosluğa yönelik saldırının “kabul edilemez ” olduğunu vurgulayan yetkili, Kuveyt Dışişleri Bakanlığı tarafından gerekli tepkinin Iraklı muhataplara iletildiğini ve Basra'daki Kuveyt Konsolosuna olayla ilgili bir rapor hazırlaması talimatı verildiğini söyledi.

Irak Dışişleri Sözcüsü Ahmed es-Sahaf da daha önce yaptığı açıklamada, Kuveytli Avazim kabilesi şeyhinin, Basralı kadınları hedef alan sözlerinin ardından yaşanan gelişmeler üzerine Irak Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Nizar Hayrullah ile Kuveyt Dışişleri arasında üst düzey koordinasyon kurulduğunu kaydetmişti.

Sahaf, “Bu hassas dönemde halklarımızın birbirine daha fazla yakınlaşması, ayrılık ve kine neden olan durumlardan uzak durması gerekir. Kuveyt Konsolosluğunda herhangi bir zarar mevcut değil. Gerekli tedbirlerin alınması için Basra'daki yerel yönetimle de iletişim halindeyiz. ” ifadesini kullanmıştı.

Irak'ın Basra kentinde Kuveytli bir kabile şeyhinin Basralı kadınlara “hakaret içerikli ” sözlerini protesto eden grup, dün, Kuveyt Konsolosluğundaki bayrağı indirmişti.

Kuveytli Avazim kabilesi şeyhi Felah bin Cami el-Arifi'nin, gazeteci Hidayet Sultan es-Salim'i öldürdüğü gerekçesiyle 2002'den bu yana hapiste olan Halid Naka el-Azimi'nin serbest bırakılması için istenen diyet parasının toplanması kampanyası sırasında Basralı kadınları hedef alan sözleri tepkiye neden olmuştu.

Kategoriler
Alaturka

Iraklı protestocular Kuveyt konsolosluğundaki bayrağı indirdi

BASRA (AA) – Irak'ın Basra kentinde Kuveytli bir kabile şeyhinin Basralı kadınlara “hakaret içerikli ” sözlerini protesto eden grup, Kuveyt Konsolosluğundaki bayrağı indirdi.

Irak'ın Basra kentindeki Kuveyt Konsolosluğu önünde toplanan bir grup, Kuveytli bir aşiret şeyhinin Basralı kadınlara hakaret içerikli sözlerini protesto etti.

Eylemciler, Kuveyt hükümetinin söz konusu açıklamalardan dolayı Irak halkından özür dilemesini talep etti.

Protestocuların konsolosluk binası önündeki Kuveyt bayrağını indirmesi üzerine güvenlik güçleri müdahale ederek, bayrağı tekrar astı.

Bina önünde yoğun güvenlik önlemleri alınarak, göstericiler binadan uzaklaştırıldı.

Kuveytli Avazim kabilesi şeyhi Felah bin Cami el-Arifi'nin, gazeteci Hidayet Sultan es-Salim'i öldürdüğü gerekçesiyle 2002'den bu yana hapiste olan Halid Naka el-Azimi'nin serbest bırakılması için istenen diyet parasının toplanması kampanyası sırasında Basralı kadınları hedef alan sözleri tepkiye neden olmuştu.

El-Avazim Hayır Kurumu, gazeteci Salim'in varislerinin, “suçlunun hapishanede geçirdiği sürenin yeterli olduğunu belirtip, 10 milyon Kuveyt dinarı diyet miktarı isteyerek ” şikayetten vazgeçmelerinin ardından kampanya başlatmıştı.

Gazeteci Salim, 2001 yılında başkent Kuveyt'te aracıyla trafik ışığında durduğu sırada Azimi tarafından vurularak öldürülmüştü.

Azimi, kadın gazeteci Hidayet Sultan es-Salim'i, El-Meclis dergisinde kaleme aldığı ve Avazim kabilesindeki genç kızların onuruna zarar verdiği makalesi nedeniyle öldürdüğünü açıklamıştı. Gazeteci makalesinde, Kuveyt'te 1930'larda düğünlere dansöz olarak Avazim kabilesinden kadınların getirildiğini yazmıştı.

Ceza Mahkemesi, Şubat 2002'de Azimi'yi idam cezasına çarptırmıştı. Söz konusu ceza temyiz mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına dönüştürülmüştü.

Kategoriler
Alaturka

UPDATE 3 – President Erdogan due to visit Iraq toward end of year

UPDATES WITH MORE REMARKS BY CAVUSOGLU

By Faruk Zorlu and Can Erozden

ANKARA (AA) – President Recep Tayyip Erdogan is due to visit Iraq by the end of this year, Turkey's foreign minister said Sunday.

“President Erdogan will visit Iraq to hold the 4th High-Level Strategic Cooperation Council meeting toward the end of this year, ” Mevlut Cavusoglu said at a joint news conference with his Iraqi counterpart Mohamed Ali al-Hakim in the Iraqi capital Baghdad.

Cavusoglu said the two top diplomats discussed bilateral relations in all its dimensions and exchanged views on regional issues.

The views of two countries on regional issues are overlapping, he added.

Speaking about the Astana process for peace in Syria, he said: “We took a decision to invite Iraq and Lebanon as observer countries. ”

He said he hopes that Iraq, an important country in the region, would play a constructive role in Syria.

Turkey, Russia, and Iran serve as guarantor states in the Astana peace process.

The Astana process has been successful in bringing a cease-fire in Syria and led to the creation of de-escalation zones.

Syria has only just begun to emerge from a devastating conflict that began in early 2011, when the Bashar al-Assad regime cracked down on demonstrators with unexpected ferocity.

On normalization process of Iraq, he underlined the next process should be focused on the reconstruction of Iraq.

“Will use $5 billion pledged for the reconstruction of #Iraq in strategic infrastructure projects in areas destroyed by DEASH, ” the Turkish foreign minister tweeted using another name for Daesh.

He said Turkey had closed its Mosul and Basra consulates due to threats posed by the Daesh terror group, but now necessary permissions had been given to reopen the consulates.

Additionally, Turkey wants to open consulates in Iraq’s southern city of Najaf and in the northwestern city of Kirkuk.

Praising Iraq's fight against Daesh, he said cooperation between neighboring countries on this issue is important.

Turkey is ready to fight against not only Daesh but also PKK terrorist organization and others, he added.

  • Water management in Iraq

He underlined that the two countries should work together on water management to prevent water crisis in the region.

Turkey will send a special representative to Iraq to share Turkey's experiences on water management.

Also, Cavusoglu met Iraqi Prime Minister Adil Abdul-Mahdi at the presidential complex in Baghdad as part of his visit to Iraq.

In a tweet after the meeting, he said trade volume between Turkey and Iraq “will reach the $20-billion target ” and the two countries will “fight together to eradicate PKK from Iraq “.

In its more than 30-year terror campaign against Turkey, the PKK — listed as a terrorist organization by Turkey, the U.S. and the EU — has been responsible for the deaths of nearly 40,000 people, including women and children.

Also, Cavusoglu held a closed-door meeting with the Speaker of Iraq’s Council of Representatives Mohamed al-Halbousi.

He said Turkey is ready to share its experience in water management with Iraq.

  • Visa requirements

Later on Sunday, Cavusoglu told reporters that Turkish visa requirements for Iraqis are not permanent and will be reviewed.

He recalled that in 2018 close to a million Iraqi nationals visited Turkey.

“When the time comes we will lift visas for our (Iraqi) brothers, ” Cavusoglu said.

He also called on Turkish firms for investing in Basra, a port city.

Kategoriler
Alaturka

Basra'nın bağımsız idari bölgeye dönüştürülmesi talebi

BASRA (AA) – Irak'ta petrol zengini Basra vilayetinin, merkezi yönetimden bağımsız idari bölgeye dönüştürülmesi yönünde talepte bulunulması kararı alındı.

Basra İl Meclisi'nde yapılan olağanüstü oturumun ardından basın açıklaması yapan Basra İl Meclis Başkanı Cevad el-Bezuni, 20 üyenin, vilayetin bağımsız idari bölgeye dönüşmesi talebi lehine imza verdiğini belirtti.

Bezuni, söz konusu talep için 12 imzanın yeterli olduğunu, ancak oturumda mutlak çoğunluk için gerekenin üzerinde bir sayıya ulaşıldığını söyledi.

Meclisin, kararı takip etmesi, bölgenin vizyonuyla uyumlu çabaları desteklemesi ve gösteriler düzenlemesi için bir komite oluşturduğunu aktaran Bezuni, tüm bunların, Basra'nın anayasaya göre merkezi hükümetten idari ve mali haklarını alması için yapıldığını kaydetti.

Ülkedeki bölgelerin oluşturulması kanunu, bir vilayetin bağımsız idari bölge olabilmesi için söz konusu vilayetteki seçmenlerin yüzde 2'sinin imzasını taşıyan talebin, Yüksek Seçim Komiserliğine götürülmesini öngörüyor.

Yüksek Seçim Komiserliğinin, talebi inceleyip, yasallığını onaylamasının ardından referandum yapılması ve vilayetin bağımsız idari bölge olabilmesi için oyların çoğunluğunun (50+1) alınması gerekiyor.

Yüksek Seçim Komiserliği, 2015 yılında, Basra'nın bağımsız bölgeye dönüştürülmesi konusunda bir kamuoyu yoklaması yapmış ve bölgelerin oluşturulması kanunu, öngörülen yüzde 2'nin üzerinde destek görmüştü. Ancak Nuri el-Maliki hükümeti, Basra'nın bağımsız bölgeye dönüştürülmesini kabul etmemişti.

Kategoriler
Alaturka

GRAFİKLİ – Irak'ın petrolünü Kızıldeniz'e taşıyacak Basra-Akabe boru hattı

İSTANBUL (AA) – İDRİS OKUDUCU – SÜMEYYE ÖZER – Irak'ın ham petrolünü günlük bir milyon varil petrol taşıma kapasitesiyle Ürdün üzerinden Kızıldeniz'e taşıyacak bin 700 kilometre uzunluğundaki Basra-Akabe boru hattı inşası Irak Bakanlar Kurulunun onayını bekliyor.

Irak'ın güneyindeki Basra'nın zengin kuyularındaki ham petrolü Ürdün'ün Akabe limanına taşıyacak stratejik boru hattı projesi için tüm teknik hazırlıklar tamamlandı.

Ürdün'ün resmi haber ajansı Petra'da geçen Cuma günü yer alan habere göre, Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hala Adıl Zavati, stratejik anlaşmanın hayata geçirilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını ve onaylanması için de Irak Bakanlar Kurulunun imzasını beklediğini ifade etti.

Zavati günlük 1 milyon varil petrol taşıma kapasitesi olan boru hattı projesinin Irak kabinesi tarafından onaylanması halinde inşasına en kısa zamanda başlanacağını söyledi.

Boru hattının hayata geçirilmesi halinde Bağdat ve Amman ilişkilerinin güçlenmesinin yanı sıra, her iki taraf için de yeni fırsatlar doğacak. Irak, petrolünü ihraç edecek 3'üncü bir alternatif limana sahip olurken, Ürdün petrol ihtiyacının büyük oranını bu hattan karşılayıp, sanayi ve endüstri de yeni iş imkanları oluşturabilecek.

  • DEAŞ nedeniyle ertelenen anlaşma

Bağdat ve Amman yönetimleri, Nisan 2013 yılında boru hattının inşa edilmesi için imzaları atmıştı ancak Irak'ta yaşanan terör olayları ve ardından terör örgütü DEAŞ'ın ortaya çıkmasıyla proje rafa kaldırıldı.

DEAŞ, Haziran 2014'te boru hattı güzergahının hemen hemen tüm bölgelerini yaklaşık 3 yıl boyunca elinde tutmuştu. Her iki ülke arasındaki tek sınır kapısı konumundaki Truybil DEAŞ'ın eline geçince karardan vazgeçilmişti.

Ürdün sınırını DEAŞ'tan temizleyen ve kara sınır kapsını Ağustos 2017'de yeniden faaliyete geçmesini sağlayan Irak güçlerinin ülkede güvenliği sağlamasıyla birlikte siyası ve ticari adımlar atılarak boru hattı projesi tekrar masaya yatırıldı.

Ürdün Kralı 2'nci Abdullah, 14 Şubat'ta 10 yıl aradan sonra ilk defa başkent Bağdat'a gelerek Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Başbakan Adil Abdulmehdi ile birlikte gerçekleştirdiği görüşmede revize edilen boru hattının yeniden inşasını görüştü.

  • Boru hattı güzergahı

İnşa edilmesi planlanan boru hattı 2 etaptan meydana geliyor. Hattın 1'nci etabı, Şiilerin çoğunlukta yaşadığı Basra'dan başlayıp ülkenin orta kesiminde bulunan başkent Bağdat'ın kuzeyinden geçerek Sünnilerin ağırlıkta yaşadığı batı bölgesindeki Enbar'a uzanıyor.

Basra'dan Enbar'a uzanacak 1'nci etap, Temmuz 2008'de açılışı yapılan K3 Hadisiye Petrol Rafinesinde depolanacak.

Boru hattının 2'nci etabı Hadisiye ile Akabe Limanı arasında inşa edilecek. Buraya ek bir hat inşa edilerek Zerka rafinerisine günlük 150 bin ham petrol varil pompalanarak işlenecek.

  • Boru hattını kim inşa edecek?

Akabe- Basra boru hattının kim tarafından inşa edileceğine dair kamuoyu ile paylaşılan herhangi bir bilgi yok. Ancak Irak Meclisi'ndeki Kanun Devleti Koalisyonu Milletvekili Abdulselam el-Maliki, Ürdün Kralı 2'nci Abdullah'ın Bağdat ziyaretinden sonra boru hattının inşa edileceği ilanından sonra 31 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında bazı teknik bilgiler vermişti.

Bin 700 kilometreden oluşan boru hattı üzerinde 2 pompalama ve 3 transformatör istasyonunun yer alacağını söyleyen Maliki, boru hattının 1'nci etabını Irak merkezi hükümeti ve 2'nci etabının inşasını ise Ürdün'ün karşılayacağını söylemişti.

Maliki'nin ifadelerinin aksine boru hattı için Nisan 2013'te hazırlanıp imzalanan anlaşmaya göre, tüm masraflar Bağdat yönetimince karşılanacaktı.

Eski Ürdün Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Melik Kabariti, 17 Nisan 2013'te düzenlenen imza töreninde yaptığı açıklamada, boru hattının, yap-işlet-taşı modeli ile Irak merkezi hükümeti tarafından inşa edileceğini bildirmişti.

Ancak yeni yapılan 2'nci anlaşmada boru hattının Irak tarafından mi yoksa Ürdün ile ortak mı inşa edileceğine dair netleşen bir durum yok.

  • Taşıma kapasitesi ve maliyeti

İki ülke arasında inşa edilecek boru hattının toplam uzunluğu bin 700 kilometre olup günlük 1 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesine sahip olacak.

Bağdat ve Amman arasındaki Nisan 2013 anlaşmasına göre, boru hattının çifte olması gerekiyordu. Ancak yeni anlaşmada sadece ham petrolün taşınmasından söz ediliyor.

Eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki dönemindeki ilk anlaşmada Irak'tan Ürdün'e doğal gaz taşıyan aynı güzergah üzerine bir boru hattının da döşenmesine karar verilmişti. Yeni anlaşmada doğal gazdan veya çiftte boru hattından bahsedilmiyor. Bunun sebebinin Ürdün'ün Irak ile ilk anlaşmasının hayata geçmemesi üzerine Eylül 2016'da İsrail ile 15 yıl süreyle 45 milyar metreküp doğal gaz alımını içeren bir anlaşma imzalamasından kaynakladığı belirtiliyor.

Irak'ın ham petrolünü Kızıl Deniz'e taşıyacak boru hattının maliyetinin 18 milyar doları bulacağı inşasının ise 3 yıl süreceği ifade ediliyor.

  • Irak petrol ihracatında 3'üncü alternatife sahip olacak

Irak, 150 milyar varil petrol rezerviyle bu alanda dünya ülkeleri arasında 4'üncü sırada bulunuyor. Irak Petrol Bakanlığı'nın verilerine göre günlük ortalama 3 milyon 500 bin varil ham petrol ihraç ediliyor.

Bağdat yönetimi başta ülkenin güneyi olmak üzere orta kesimdeki kuyulardan çıkarılan ham petrolü Basra Limanı üzerinden dünya piyasasına sevk ediyor. Basra Limanı'nın yanı sıra, Kerkük, Musul ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki kuyulardan çıkarılan ham petrol ise boru hattıyla Türkiye üzerinden Ceyhan Limanı'na gönderiliyor.

Ülke ekonomisinin yüzde 90'ı petrol gelirine dayalı olan Irak'ın Basra-Akabe boru hattını hizmete açması halinde, zengin petrol rezervlerini ihraç edebilecek 3'üncü bir alternatife sahip olacak.

Bağdat yönetimi, boru hattı vesilesiyle Irak'ın Devrik lideri Saddam Hüseyin'in ailesi ve Baas Rejimi'nin kadrolarına ev sahipliği yapan Ürdün ile ilişkilerini güçlendirebilecek.

  • Boru hattının oluşturacağı fırsatlar

Ürdün Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hala Adıl Zavati, Şubat ayında sosyal medya hesabı Twitter üzerinden paylaştığı verilere göre Ürdün'ün günlük iç piyasadaki tüketim için ortalama 150 bin ham petrol varile ihtiyacı var.

Amman yönetimi iç piyasa ihtiyacı için Irak'tan gelecek ham petrolden günlük 150 bin varili Zerka Rafineri'nde işleyecek. Bu vesileyle Ürdün ham petrole olan ihtiyacının büyük bir kısmını Irak'tan kolayca temin etmiş olacak.

Eski Ürdün Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı İbrahim Saif, Mayıs 2017'de yaptığı açıklamada inşa edilecek boru hattı vesilesiyle iç piyasadaki petrol ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, sanayi ve endüstri gibi diğer sektörlerde de yeni iş fırsatlarının doğacağını bildirmişti.

Ürdün Meclis Başkanı Atıf et-Taravine, Aralık 2016'da Ulusal Hikmet Akımı lideri Ammar Hekim'i başkent Amman'da kabul ettikten sonra yaptığı açıklamada, Ürdün ve Irak arasındaki stratejik anlaşmayı “yaşam hattı ” şeklinde nitelendirip her iki tarafın da fayda sağlayacağını ifade etmişti.

Akabe kentinde stratejik anlaşma için 2013 yılında düzenlenen bir konferansta ise Ürdünlü yetkililer, petrolün transferi ve günlük alınacak ham petrolün yanı sıra ülkenin kasasına yıllık 3 milyar doların gireceği, 10 bin kişiye de iş istihdamı açılacağı öngörüsünde bulunmuştu.

  • “Ürdün ekonomisine uzun vadede olumlu etkisi olacak ”

Ürdünlü Ekonomist Kassam el-Hammuri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Uzun ömürlü olacağı beklentisinden dolayı proje stratejik kabul ediliyor ve yeni iş imkanı sağlayacağı için Ürdün ekonomisine uzun vadede olumlu etkisi olacak. ” dedi.

Ürdün'ün boru hattının kendi topraklarından geçişi için ücret alacağını ve daha düşük bir maliyetle petrol elde edebileceğini dile getiren Hammuri, Irak'ın buna karşılık, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirecek olan Akabe limanını kullanmak için indirimler aldığını ifade etti.

Boru hattı projesinin, Mısır veya Filistin toprakları gibi başka yönlere yayılabilecek projelere öncü olacağını kaydeden Hammuri, bunun, ekonomik faktörlerden daha çok siyasi sebeplerden kaynaklandığını belirtti.

Bir başka Ekonomist Husam Ayiş ise boru hattının Akabe kentine ulaşması halinde limanların kullanımını artıracağını ve buranın petrol tedarikçileri için önemli bir küresel merkez haline getireceğini söyledi.

Irak'ın ülkeye uygulanan ambargo döneminde Ürdün limanlarından çokça faydalandığını ve bunun Ürdün'de taşımacılık sektörünün canlanmasına neden olduğunu belirten Ayiş, bu tecrübenin yeniden devreye alınmasının birçok sektörü harekete geçireceğini ve bunların hepsinin projenin olumlu yönleri arasında yer aldığını kaydetti.

Kategoriler
Alaturka

Irak'ta 40 bin dönüm tarım arazisi su altında kaldı

BAĞDAT (AA) – Irak'ın güneyindeki Basra vilayetinde su tutmak için yapılan iki toprak setin bir süredir etkili olan şiddetli yağışlar nedeniyle aşınarak çökmesi sonucu 40 bin dönüm tarım arazisi sular altında kaldı.

Hükümet bünyesindeki Çiftçiler Birliği Başkanı Hadi el-Maliki, düzenlediği basın toplantısında, Basra vilayetinin Kurna bölgesinde iki toprak setin çöktüğünü belirtti.

Söz konusu setlerin bir süredir etkili olan şiddetli yağışların neden olduğu sel suları nedeniyle çöktüğünü kaydeden Maliki, 40 bin dönümlük tarım arazisinin sular altında kaldığın söyledi.

Maliki, olayda can kaybı olup olmadığı ya da oluşan zarara ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşmadı.

Su altına kalan arazilerde buğday ve arpa yetiştiriliyordu.

Irak'ta geçen kasım ayından bu yana etki olan yağışların neden olduğu sel felaketlerinde onlarca kişi hayatını kaybetmişti.

Iraklı makamlar barajlardaki su seviyesinin önceki yıllara oranla ciddi şekilde arttığını ancak barajlardaki altyapı yetersizliği nedeniyle baraj kapaklarını açmak zorunda kaldıklarını açıklamıştı.

Kategoriler
Alaturka

Irak Başbakanı'nın 100 günlük karnesi

ANKARA (AA) – MEHMET ALACA – Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi, göreve başlamasının üzerinden 3 aydan fazla süre geçmesine rağmen kabinenin kurulması, ABD'nin İran'a uyguladığı ambargo, Erbil ile yaşanan sorunların aşılması ve ülkenin yeniden inşası gibi konularda beklentileri karşılayamadı.

Irak parlamentosundaki en büyük grup olan 2 Şii blokun desteğiyle 25 Ekim 2018'de başbakan olan Abdulmehdi'nin kabineyi hala tamamlayamaması, hükümet programının düzenli bir biçimde işlemeyeceği yorumlarını da beraberinde getirdi.

Görevdeki 100. gününü 1 Şubat'ta dolduracak Abdulmehdi, parlamentoya aynı gün sunduğu 22 kişilik ilk kabinesinde sadece 14 kişi için onay alabildi. Sonraki 3 ay boyunca yapılan oturumlarda listedeki 8 kişiden 5'ine daha onay verildi.

Parlamentodaki ayrışmalardan dolayı Abdulmehdi'nin kabinesine içişleri, savunma ve adalet bakanları seçilemedi.

Hükümet programını açıklarken 4 yıllık görev süresini 3 döneme böldüğünü ve ilk 3 ila 6 aylık dönemini bakanlıkların düzeni ve uyumuna ayıracağını belirten Abdulmehdi, içişleri bakanlığı için Şii milis grubu Haşdi Şabi'nin resmi lideri Falih el-Fayyad'da ısrar ediyor.

Fayyad'ın adaylığına, İran'a yakınlığıyla bilinen Bedir Tugayları lideri Hadi el-Amiri ve eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin Bina Koalisyonu da destek verirken 20 Mayıs 2018 genel seçimlerinde en fazla oyu alan Mukteda es-Sadr'a bağlı Sairun Koalisyonu ile eski Başbakan Haydar el-İbadi'nin Reform ve İmar Koalisyonu karşı çıkıyor.

Abdulmehdi'nin kabinesinde görev alan bazı isimlerle ilgili tartışmalar da devam ediyor. Elektrik Bakanı Luey el-Hatib'in mezhepsel nedenlerle bakanlıktaki personelin bir kısmını işten çıkardığı iddia ediliyor.

Milletvekilleri, İletişim Bakanı Naim Rubai'nin de Baas Partisi'ne üye olduğu gerekçesiyle görevden alınmasını talep ediyor.

Eğitim Bakanı Şeyma el-Hiyali ise kardeşinin DEAŞ üyesi olduğu iddiasıyla istifasını Başbakan'a sunmuştu.

Kabinedeki bakanlarla ilgili söz konusu tartışmalar, hükümete olan güvene zarar veriyor.

Abdulmehdi, Sadr’ın beklentilerini karşılama konusunda da başarılı bir süreç yürütemedi. Hükümeti kurma çalışmalarında Abdulmehdi’ye destek veren Sadr, Başbakan'a reform yapması için bir yıl süre tanımış ve siyasi gruplara angaje olmayan teknokrat adaylar seçilmesini istemişti.

Kendisine tanınan bir yıllık sürenin 3 ayını geride bırakan ve henüz kabineyi tamamlayamayan Abdülmehdi'nin kilit öneme sahip içişleri ve savunma bakanlıklarına vekalet etme ihtimali, Sadr'ın hükümetten çekilebileceği iddialarını gündeme getiriyor.

  • Irak'ın yeniden inşası

Abdulmehdi, kabinenin tamamlanmasının ardından ülkedeki insani krizin çözülmesi ve yeniden inşasına odaklanacağı sözünü vermişti. Başbakan, kabine henüz tamamlanamadığı için bu konulara öncelik veremiyor.

Terör örgütü DEAŞ'ın yenilgiye uğratılmasının üzerinden 1 yıldan fazla süre geçmesine rağmen Irak’ta ülke içinde yerinden edilmiş 1,8 milyon kişi bulunuyor. 8 milyon Iraklı da insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Altyapı problemlerinin yanı sıra DEAŞ'ın saldırdığı 7 eyalette 150 bin konut tahrip edildi.

Iraklı yetkililer, ülkenin yeniden inşası için kısa vadede 23 milyar dolar olmak üzere toplam 88 milyar dolara ihtiyaç duyulduğuna dikkati çekiyor.

Kuveyt'te Şubat 2018'de düzenlenen Irak'ın Yeniden İnşası Konferansı'na katılan ülkeler, Bağdat yönetimine 30 milyar dolar kredi olanağı ve yatırım konusunda söz vermişti.

  • İran'a yönelik ambargo, Irak'taki sorunları derinleştiriyor

Abdulmehdi, göreve geldiğinde Bağdat yönetiminin Tahran ile ticari ilişkilerine son vermesini isteyen ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına uymayacaklarını ve ülke çıkarlarına öncelik vereceklerini açıklamıştı. Başbakan Abdulmehdi, daha sonra bazı konularda taviz vermek zorunda kaldı.

Irak'ın üçüncü büyük ticari partneri olan İran ile yıllık ticaret hacmi yaklaşık 12 milyar dolar düzeyinde. Toplam ithalatının yüzde 15'ini İran'dan yapan Irak, elektriğinin yüzde 45'ini İran doğal gazından elde ediyor.

Washington, Bağdat'a İran gazını almaması için ilk etapta 45, ardından 90 günlük süre tanıdı. Iraklı yetkililer ise alternatif bir kaynak için en az 2 yıl gerektiğine işaret ediyor.

Basra'da işsizlik, temiz suya erişim ve elektrik kesintileri nedeniyle geçen yaz patlak veren protestolar, bölgeye bin 200 megavat elektrik sağlayan İran'ın arzı düşürmesiyle şiddetlendi. Belirli aralıklarla devam eden protestolar, Abdulmehdi için önemli bir sınav olarak görülüyor.

ABD'nin İran gazı konusunda ısrarcı olması durumunda Abdulmehdi yönetiminin, kaçınılmaz olarak darboğaza gireceğine ilişkin yorumlar yapılıyor.

Parlamentoda 2019'da Elektrik Bakanlığı bütçesinin 1 milyar dolar azaltılması kararı alınmasının, bu durumu daha da gereceği belirtiliyor.

P5+1 (BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi olan ABD, Çin, Rusya, Fransa ve İngiltere ile Almanya) ve İran 2015'te Tahran'a yönelik uluslararası yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması konusunda anlaşmıştı. ABD, Mayıs 2018'de anlaşmadan çekildiğini açıklamıştı.

  • Bütçe krizi aşıldı

Öte yandan, bütçe krizinin aşılması ve Erbil ile ilişkilerde sağlanan iyileşme, Abdulmehdi'nin karnesine olumlu yansıdı.

Meclis, ekimde sunulan bütçeyi aylar süren tartışmaların ardından perşembe günü kabul etti. Yüzde 90'ı petrol gelirlerine dayanan 112 milyar dolarlık bütçe, geçen yıla oranla yüzde 45 artarak şimdiye kadarki en büyük bütçelerden biri oldu.

  • Erbil ile sorunlarda iyileşme

Abdulmehdi, göreve geldiğinde bütçe, tartışmalı toprakların geleceği, Peşmerge ve memur maaşlarının ödenmesi, petrol satışı gibi konularda sorun yaşadığı Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile ilişkilerin geliştirilmesi konusunda adım atma sözü vermişti.

2019 bütçesinde Peşmerge ve memur maaşlarını ödeme konusunda olumlu bir adım atılması, ayrıca Irak'ın günlük 3,8 milyon varil petrol üretiminin 250 bin varilinin IKBY'den alınması için anlaşmaya varılması, Erbil yönetimiyle yaşanan sorunları kısmen çözdü.

Taraflar arasında 2018'de düşürülen IKBY bütçesi konusundaki anlaşmazlık ise devam ediyor.

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) adayı Berhem Salih'in Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Abdulmehdi'ye hükümeti kurma görevi vermesi ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesut Barzani'nin kasımda Bağdat'ı ziyaret etmesi ilişkilerin normalleşeceği sinyalini vermişti.

Erbil yönetiminin 2014'te Bağdat'tan bağımsız olarak petrol ihraç etmesi üzerine IKBY'nin bütçesi ve 1 milyon 400 bin memurun maaşı kesilmiş, ödemeler 2017 yılına kadar tamamıyla yapılmamıştı.

IKBY'nin Eylül 2017'de düzenlediği gayrimeşru referandumun ardından Bağdat yönetimi, 2018 bütçesinde, IKBY'nin payını yüzde 17'den yüzde 12,6'ya düşürmüştü.

  • Kerkük meselesi

Kerkük de Bağdat merkezi hükümeti ile Erbil yönetimi arasında gerilim konusu olmaya devam ediyor. Erbil yönetimi, kent valisinin Kürtlerden seçilmesi için ısrar ederken Bağdat bu konuda herhangi bir karar vermedi.

Ocak ayı başlarında KYB'nin binalarına IKBY bayrakları asması krize neden olmuş, Abdulmehdi KYB'nin bu adımını Anayasa'ya aykırı olarak tanımlamıştı.

Referandumdan sonra Irak ordusu ve Haşdi Şabi milislerinin IKBY yönetimindeki Kerkük'ü ele geçirmesi üzerine KYB'li Vali Necmeddin Kerim kenti terk etmiş, Bağdat hükümeti Arap asıllı Rakan Said el-Cuburi'yi vekaleten atamıştı.