Aliyev ve Paşinyan Davos'ta görüştü

BAKÜ (AA) – Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, İsviçre'nin Davos kasabasında gayriresmi olarak bir araya geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev ve Paşinyan, 49. Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak için bulundukları Davos'ta görüştü.

Görüşmede, Dağlık Karabağ sorununun çözüm sürecindeki mevcut durum müzakere edildi.

Erdoğan ile Aliyev telefonda görüştü

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefonda görüşüp doğum gününü kutladı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan bilgilendirmeye göre Erdoğan, İstanbul'dan Ankara'ya intikalinin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i telefonla aradı.

Aliyev'in doğum gününü tebrik eden Erdoğan, sağlık ve huzur dolu bir ömür dileğinde bulundu. Aliyev, iyi dilekleri için Erdoğan'a teşekkür etti.

İki lider, görüşme vesilesiyle Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin her alanda son derece iyi olmasından dolayı memnuniyetlerini de dile getirdi.

Aliyev'den Erdoğan'a kutlama mesajı

BAKÜ (AA) – Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a kutlama mesajı gönderdi.

Mesajında Türkiye Cumhuriyeti'nin 95. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Erdoğan ve Türk halkını kendi ve Azerbaycan halkı adına kutlayan Aliyev, bugünün Türkiye'sinin dünyanın öncü ülkeleri arasında yer aldığını belirtti.

Erdoğan liderliğinde gerçekleştirilen reform ve büyük ölçekli altyapı projelerinin ülkenin ekonomik gücünü artırmaya hizmet ettiğini belirten Aliyev, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye, dünyada ve bölgede yaşanan gelişmelerde aktif rol alarak kararlı tutum sergilemektedir. Türkiye-Azerbaycan dostluk ve kardeşliğinin, ilişkilerimizin temelini oluşturan ittifak ve stratejik ortaklığımızın bundan sonra da başarılarımızın ana faktörü olacağına inanıyorum. Size işlerinizde başarılar, kardeş Türk halkına daimi barış ve refah diliyorum."

Erdoğan, Aliyev ile görüştü

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü.

SOCAR Star Rafinerisi'nin açılış törenini gerçekleştiren Erdoğan ve Aliyev daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

Rafineri içinde basına kapalı gerçekleşen yemekli görüşme, 1,5 saat sürdü.

SOCAR Star Rafinerisi açılış töreni

İZMİR (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SOCAR Star Rafinerisi'ne ilişkin, "Bu rafineri Türkiye'nin en büyük yerlileştirme projesidir. Bu şekilde petrol ürünleri ithalatında her yıl 1,5 milyar dolar civarında tasarruf edilmesi, petrol ürünlerinde dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile İzmir'in Aliağa ilçesinde yapımı tamamlanan SOCAR Star Rafinerisi açılış törenine katıldı.

Buradaki konuşmasına, "Aziz kardeşim" diye hitap ettiği Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve tüm misafirleri selamlayarak başlayan Erdoğan, Azerbaycan'ın 18 Ekim Bağımsızlık Günü'nü tebrik etti.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 18 Ekim 1991'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan'ın dün itibarıyla 27. yılını geride bıraktığını dile getiren Erdoğan, "Esasen bugünkü Azerbaycan tıpkı Türkiye Cumhuriyeti'nin, bizim son devletimiz oluşu gibi kardeşlerimizin de en genç devletidir." ifadesini kullandı.

Erdoğan, yaklaşık bir ay önce Bakü'nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü etkinlikleri için Azerbaycan'da olduklarını, Türk ve Azerbaycan ordularının resmi geçitlerini heyecanla ve gururla izlediklerini belirterek, "Türk askeri birlikleri Azerbaycanlı kardeşleriyle geçmişte nasıl omuz omuza çarpıştılarsa o gün de öyle omuz omuza yürüdüler. Bu geçit töreni iki ülke arasında iş birliğinin, iki devlet bir millet oluşumuzun nişanesiydi." diye konuştu.

– "İlişkilerimizi bir adım daha öteye taşıyoruz"

Star Rafinerisi'nin açılışıyla dünyaya örnek teşkil eden iki ülke ilişkilerinin bir adım daha öteye taşındığını vurgulayan Erdoğan, "Azerbaycan'la ilişkilerimizi sadece hamaset, sadece siyaset boyutunda bırakmayıp güçlü bir ekonomik çerçeveye de oturtuyoruz." şeklinde konuştu.

Tesisin enerji alanında iki ülke arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi için uzun süredir yaptıkları çalışmaların en önemli ve somut örneklerinden olduğuna işaret eden Erdoğan, daha önce Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı Projelerini hayata geçirdiklerini anımsattı.

Erdoğan, her biri ayrı öneme sahip bu stratejik projelere, haziranda da bölgesel ve küresel ölçekte etkiye sahip olacak TANAP'ı da eklediklerini anlatan Erdoğan, "Bugün açılışını yaptığımız Star Rafinerisi ile Azerbaycan'la kardeşlik ilişkilerimizin stratejik boyutunu daha da güçlendirmiş oluyoruz. Türkiye ile Azerbaycan'ın öncülüğünde hayata geçirdiğimiz her proje ülkelerimizin bölgesel güç olma vasfını tahkim etmektedir. Dünyanın ticaret savaşları ve krizlerle sarsıldığı bir dönemde birer birer açılışını yaptığımız bu projelerin ülkelerimizi hem tek tek kendi gayelerine hem de ortak hedeflerine yaklaştırdığına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Star Rafinerisi'nin 6,3 milyar dolarlık bir yatırım olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bunun dışında konteyner limanı ve petro kimya tesislerinin de ele alınmasıyla yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırımın bulunduğunu kaydetti.

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'ın bu yatırımı Türkiye'ye kazandırdığını belirten Erdoğan, "Son 30 yıldır gerçekleştirilen en büyük reel sektör yatırımı olan Star Rafinerisi Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki en büyük petrol tesislerinden biri olarak inşallah faaliyet gösterecektir. Rafineri ülkemizin ilk Stratejik Yatırım Teşvik Belgesi'ne sahip projesi olma özelliğini de taşıyor. Böyle bir yatırım olunca bizim üzerimize düşen de bir görev var, kendilerine ayrıca bir destek de vereceğiz, o destek de bundan böyle sadece bakanlıkta bütün muameleler yürümek suretiyle işlemler bu teşvikten de istifade etmiş olacak. Zira marifet iltifata tabidir, iltifatsız olursa zaidir." diye konuştu.

– "Türkiye'nin en büyük yerlileştirme projesidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu rafineri Türkiye'nin en büyük yerlileştirme projesidir. Bu şekilde petrol ürünleri ithalatında her yıl 1,5 milyar dolar civarında tasarruf edilmesi, petrol ürünlerinde dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. Günde 214 bin varil, yılda 10 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine ve 1,6 milyon metreküp depolama kapasitesine sahip rafineride dizel, nafta, jet yakıtı ve LPG gibi petrol ürünlerinin üretimi gerçekleştirilecek. İstihdam boyutuyla da önemli olan bu tesiste bin 100 kişi görev yapacak. Böylece Türkiye ve Azerbaycan ekonomilerine önemli bir girdi sağlamanın yanında Ege Bölgemizin refahını da yükseltmiş olacağız." dedi.

İki devlet bir millet olarak kendi ülkelerinin yanında bölgedeki tüm halkların güvenliği, istikrarı, refahı ve zenginliği için de çalıştıklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gönül bölgedeki herkeste bu samimiyeti görebilmeyi isterdi. Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarına yönelik tek taraflı oldu bittiler gibi başarısızlığa mahkum çeşitli girişimlerden üzüntü duyuyoruz. Bu durum bölgemizde hala istikrarsızlık ve gerilimden beslenme politikalarından vazgeçemeyenler bulunduğuna da işaret ediyor. Türkiye olarak bu tür dayatmalara karşı cevabımızı hem sahada hem de diplomatik alanda en güçlü şekilde vermeyi sürdüreceğiz. Ülkemizi ve kardeşlerimizi yok sayan hiçbir teşebbüsün başarı şansı olmadığını eninde, sonunda tüm taraflar görecektir. Dostluğa, dayanışmaya, birlikte kazanmaya yönelik her teklife açık olduğumuzu buradan bir kez daha tekrarlamak istiyorum."

Açılışı yapılan tesisin kazançlı iş birliğinin en güzel örneği olduğunu ve herkesi benzer iş birliklerine davet ettiklerini belirten Erdoğan, "Türkiye ve Azerbaycan'ın bölgemizin güvenliği ve istikrarının olmazsa olmaz aktörleri olduğu artık herkes tarafından kabul edilmeye başlanan bir gerçektir. Bu iki ülkenin içinde yer almadığı, rıza göstermediği, destek vermediği hiçbir proje hedefine ulaşamaz." diye konuştu.

– "Kabul edilebilir bir durum değil"

"Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sinin çeyrek yüzyıldır hala işgal altında bulunuyor olması kabul edilebilir bir durum değildir." ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye ve Azerbaycan'ın bu sorunun çözümü için yaptığı girişimlere uluslararası toplumun daha fazla sessiz kalamayacağını söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bölgesel ve küresel sorunların çözümü için kurulan yapılar bu sessizliklerinin bedelini kendi içlerini boşaltarak, varlıklarını çürüterek ödüyorlar. Adalet ve hakkaniyet duygusundan uzak içi boş bir uluslararası sistemin hiçbir toplumun ve bireyin nezdinde itibarı kalmaz. Biz uluslararası toplumun Karabağ meselesi başta olmak üzere dünyada ortaya çıkan haksızlıklara dur demesini bekliyoruz. Şayet istikrara, huzura, refaha yönelik kurallar istisnasız tüm devletler için uygulanmazsa kimse geleceğine güvenle bakamaz. Türkiye ve Azerbaycan olarak biz her hal ve şart altında inandığımız değerler uğrunda verdiğimiz ortak mücadeleye devam edeceğiz. Allah'ın izniyle bu kutlu davada muvaffak olacağız."

Rafinerinin açılışını Aliyev ile yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, "Star Rafinerisi ülkelerimize, milletimize ve bölgemize hayırlı olsun diyorum. Bu projenin ülkemize kazandırılmasında ve inşasında başta değerli kardeşim İlham Aliyev ve emeği geçen herkese özellikle teşekkür ediyorum." dedi.

Konuşmaların ardından iki Cumhurbaşkanı, "Her şeyi başlatan petrol damlasını" simgeleyen damlaya dokunarak tesisi açtı ve daha sonra hatıra fotoğrafı çekildi.

Törende TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ da yer aldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin Azerbaycan'da

BAKÜ – (AA) – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, temaslarda bulunmak için geldiği Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile 9. Azerbaycan-Rusya Bölgesel Forumu'na katıldı.

Haydar Aliyev Merkezi'nde düzenlenen forumda konuşan Putin, iki ülke bölgeleri arasındaki ilişkilerin Rusya ve Azerbaycan ilişkilerinin en önemli parçası olduğunu, Rusya Federasyonu'nun yaklaşık 70 bölgesinin Azerbaycan'ın bölgeleriyle yakın şekilde çalıştığını belirtti.

Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin iyi komşuluk ve karşılıklı saygı ilkeleri üzerine inşa edildiğini, her zaman çıkarlar dengesini gözettiklerini vurgulayan Putin şunları söyledi:

"Azerbaycan pazarında Rus katılımı olan yaklaşık 700 ortak şirket faaliyet gösteriyor ve Azerbaycan'a doğrudan Rus yatırımı 1,5 milyar dolardan fazla. Enerji şirketlerimiz de başarılı iş birliği gerçekleştiriyor. Yakın zamanda Rosneft ve SOCAR, Goşadaş petrol ve doğalgaz yatağında keşif faaliyetine başlayacak. LUKOIL, Azerbaycan'daki enerji projelerine yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırım yaptı ve Transneft şirketimiz Azerbaycan petrolünün Bakü-Novorossisk petrol boru hattı ile ihracat için güvenilir bir şekilde taşınmasını sağlıyor."

Tarım alanındaki iş birliklerinden de bahseden Putin, şöyle devam etti:

"2017'de, Azerbaycan'dan Rusya'ya gönderilen tarım ürünlerinin oranı yüzde 12 arttı. Bu tarihte gönderilen tarım ürünlerinin toplam hacmi yarım milyon dolara ulaştı. Hazar Denizi'nin hukuki statüsünün belirlenmesi, devletlerimiz arasında yararlı bir iş birliği için yeni fırsatlar açtı. Bu, elbette çığır açan bir çözümdür. Elbette, her şeyin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak için yapılması gereken çok şey var ama elde edilen anlaşma, Hazar bölgesindeki iş birliği için iyi bir temel oluşturuyor."

– "Rusya, Azerbaycan'ın ithalatında bir numaralı ortağı"

Cumhurbaşkanı Aliyev ise Rusya ve Azerbaycan devlet başkanları olarak foruma katılmalarının bu etkinliğin faaliyetlerine verdikleri büyük önemin kanıtı olduğunu belirtti.

Putin ile düzenli olarak görüştüklerini söyleyen Aliyev, bu ayın başlarında Rusya'ya resmi ziyaret gerçekleştirdiğini, mevkidaşıyla gündemdeki tüm konularda çok kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduğunu hatırlattı.

Ziyareti kapsamında iki ülke arasında pek çok faaliyet alanını kapsayan 16 anlaşma imzalandığını hatırlatan Aliyev, ticari ilişkilerin iyi olduğunu, karşılıklı ticaret hacminin arttığını bildirdi.

Aliyev, şunları kaydetti:

"Rusya, Azerbaycan'ın ithalatında ve petrol dışı ürünlerin ihracatında bir numaralı ortağı. Karşılıklı yatırımlarla ilgili projeler de var ve burada da olumlu gelişmeler görüyoruz. Enerji, petrol ve doğalgaz sektöründe de çok güçlü iş birliğimiz var. Son ziyaretimde Rosneft ve SOCAR arasında iş birliği anlaşması imzalandı. LUKOİL şirketi 20 yıldan fazladır Azerbaycan'da faaliyet gösteriyor."

Azerbaycan ile Rusya'nın elektrik enerjisi sistemlerinin paralel çalıştığını bildiren Aliyev, "Taşımacılık sektöründe de çok aktif iş birliği yapıyoruz. Ortaklaşa uygulayacağımız 'Kuzey-Güney' projesi artık sonuç veriyor. Bu yıl, geçen sene ile kıyaslandığında, bu koridor boyunca taşınan mallarda artış görüyoruz ve bu sadece bir başlangıç. Bu koridorun Avrasya'nın en önemli ulaşım arterlerinden biri olmasını ve transit potansiyelimizi artırmasını bekliyoruz." diye konuştu.

Azerbaycan Havayolları'nın Rusya'nın çeşitli şehirlerine haftada 50'den fazla uçuş gerçekleştirdiğini belirten Aliyev, bu yıl 700 bin Rusya vatandaşının Azerbaycan'ı ziyaret ettiğini bildirdi.

Putin ve Aliyev, forumun ardından ikili görüşme de gerçekleştirdi. Liderler, Bakü'de devam eden Dünya Büyükler Judo Şampiyonası takım müsabakalarını da izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan'da

BAKÜ (AA) – Kafkas İslam Ordusu'nun teşkili ve Bakü'nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenlerine iştirak etmek için Azerbaycan'a giden Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından resmi törenle karşılandı.

Gençlik Sarayı'nda gerçekleştirilen karşılama töreninde Aliyev, makam aracından inen Erdoğan ile kucaklaştı.

Erdoğan ve Aliyev'in tören alanındaki yerlerini almasının ardından iki ülke milli marşları çalındı.

Mevkidaşı Aliyev ile tören kıtasını denetleyen Erdoğan, askerleri selamladı.

Heyetlerin takdiminin ardından askeri geçit törenini izleyen Erdoğan ve Aliyev daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

Törende Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da hazır bulundu.

Fransa'dan Macron-Aliyev görüşmesine ilişkin açıklama

PARİS (AA) – Fransa'nın, Azerbaycan ile Avrupa Birliği (AB) arasında yıl sonuna kadar imzalanabilecek yeni bir işbirliği anlaşmasına desteği konusunda güvence verdiği belirtildi.

Elysee Sarayı'ndan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında bugün gerçekleştirilen görüşmeye dair yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada iki liderin, Fransa ile Azerbaycan arasındaki ikili ilişkileri ve Azerbaycan'ın karşılaştığı sorunları ele aldığı belirtildi.

Macron'un iki ülke arasındaki işbirliği çerçevesinde, kültür ve eğitim alanında yapılan çalışmalardan duyduğu memnuniyeti ifade ettiği bildirildi.

Açıklamada, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Cumhurbaşkanı Aliyev'e, yıl sonuna kadar imzalanabilecek olan Azerbaycan ile AB arasındaki yeni bir işbirliği anlaşması ile ilgili desteği konusunda güvence verdi." ifadesine yer verildi.

Macron'un aynı zamanda Aliyev'e, Azerbaycan ekonomisinin güçlendirilmesi için destek vermeye hazır olduğunu söylediği kaydedildi.

İki liderin görüşmede, Dağlık Karabağ konusunu da ele aldıkları belirtildi. Açıklamada, Fransa'nın Minsk Grubu Eş Başkanı olarak bölgede barışın sağlanması için bir sorumluluğu olduğu ifadesine yer verildi.

Macron'un Aliyev'e bu konuya ilişkin bir çözümün bulunması için çalışmaya devam edeceğini, Rus ve ABD'li eş başkanları ile gelişmeleri yakından izleyeceğini söylediği vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Macron'un görüşmede Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ile Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan'ın Dağlık Karabağ sorununun çözüm süreci kapsamında Belçika'nın başkenti Brüksel'de 11 Temmuz'da bir araya gelmesinden duyduğu mutluluğu ifade ettiği kaydedildi.

Erdoğan gazetecilerin sorularını yanıtladı

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisinin TBMM'deki yemin töreninde CHP, HDP ve İYİ Parti'lilerin ayağa kalkmamasıyla ilgili, "İstiklal Marşı bu milletin marşıdır, belli bir grubun marşı değildir. Cumhurbaşkanı içeri girerken ayağa kalkmış, kalkmamış hiç umurumda değil." dedi.

Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretlerini yaptığı Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) dönüşünde, medya temsilcilerinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Türkiye'de, Cumhurbaşkanlığı veya genel seçimlerin ardından KKTC ve Azerbaycan'a ziyaretler yapılmasının gelenek olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin yeni bir yönetim sistemine geçtiğini dile getirdi.

Kısa bir süre önce Azerbaycan'da seçimlerin yapıldığını, bu seçimlerin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türkiye'yi ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Seçimlerden sonra ilk ziyaretimizi Azerbaycan'a yapalım dedik." ifadesini kullandı.

Aynı gün KKTC'yi ziyaret etmek suretiyle geleceği kararlılıkla sürdürmek istediklerini belirten Erdoğan, Azerbaycan ziyaretinin verimli geçtiğini, samimi iki kardeş ülke arasında hukukun devamı mahiyetinde cereyan ettiğini aktardı.

Başkan Erdoğan, Aliyev ile görüşmesinde siyasi, askeri, ticari ve kültürel meseleler başta olmak üzere tüm konuları ele aldıklarını, çalışma yemeğinde heyetler arası görüşmeleri gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bölgesel konuları da ziyarette ele alma fırsatı bulduklarını anlatan Erdoğan, özellikle enerji konusunun Türkiye ile Azerbaycan arasında en hayati konu olduğuna dikkati çekti.

Türkiye'nin Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ve Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı (TAP) projeleri kapsamında adımları olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bunların içinde TANAP bizim ortaklaşa yürüttüğümüz bir proje ve burada Azerbaycan, Türkiye ve British Petrol olarak müşterek olarak yürüttüğümüz bir süreç. TANAP'ın da yaklaşık bin 400 kilometresi malum bizim topraklar üzerinden geçiyor ve böylece biz, Türkiye olarak bu projeden her türlü istifade edebildiğimiz gibi aynı zamanda Avrupa ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde oraya da gerekli olan doğalgazın verilmesi süreci devam ediyor. Şu anda herhangi bir sıkıntı yok. En son bildiğiniz gibi Eskişehir'de yine müşterek bir çalışmayla açılışın adımlarını attık, temeli de İstanbul da bir araya gelerek anlaşmayı yapmış, adımını atmıştık."

– "Tüketici olmamız da cazibeyi artırıyor"

TANAP'ın Türkiye'nin Azerbaycan'dan aldığı doğalgaz miktarını artırmaya da vesile olacağına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu anda yılda 6 milyar metreküp, bu daha sonra 8'e ardından 12 milyar metreküpe çıkacak. Doğalgaz bizde şu an sadece konutlara verilebiliyor ama sanayiye o kadar yoğunlaşabilmiş değiliz. Çünkü şu an o kadar fazla imkan yok. Ağırlıklı olarak Rusya bize ciddi manada doğal gaz temin ediyor. İkinci sırada İran, üçüncü sırada Azerbaycan var. Bundan sonra belki kısmen Irak da buna girecek. Biz doğalgazda tedarikçi değil, tüketici ülkeyiz. Bir diğer özelliğimiz transit ülke olmamız. Her ne kadar tedarikçi olmasak da Türkiye olarak transit ülke olmamız bir hub oluşturuyor. Tüketici olmamız da cazibeyi artırıyor. Bunlar bu ülkeler için de önem arz ediyor. Şu anda Rusya ile ilişkilerimizin de can alıcı noktası bu. Birinci derecede tüketici ülke olmamız Rusya ile ilişkilerde önem arz ediyor."

– Azerbaycan ile savunma sanayisinde iş birliği

Türkiye'nin, enerjide alanının yanı sıra Azerbaycan ile savunma sanayisinde de son dönemde ciddi bir dayanışması olduğunu bildiren Erdoğan, "Elimizden geldiğince onların da savunma sanayisi alanındaki ihtiyaçlarını karşılama gayreti içindeyiz. Milli Savunma Bakanlıklarımız arasında ciddi manada dayanışma var." dedi.

İki ülkenin, turizm ve eğitim konularında da ilişkileri devam ettirdiğine işaret eden Erdoğan, "Ekonomide en önemli şey, şu anda petrolü bir kenara koyacak olursak, 1 milyar 700 milyon dolar gibi bir ticaret hacmine sahibiz ama bu tabii ki değil. Temennimiz, bunu 3 milyar dolara çıkarmak, hatta daha da yüksek rakamlara ulaştırmak. Şu anda özellikle Azerbaycan ile bu konuda herhangi bir ihtilafımız söz konusu değil." ifadelerini kullandı.

– "Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan'ı yalnız bırakmayacağız"

Başkan Erdoğan, siyasi noktada bugüne kadar bütün uluslararası oluşumlarda Türkiye ile Azerbaycan'ın birbirinin yanında yer aldığını, uluslararası platformda da bu dayanışmanın devam ettirildiğini belirtti.

Azerbaycan'ın en önemli sıkıntısının Dağlık Karabağ konusu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu konuda biz başından beri kendilerini hep destekledik, desteklemeye devam ediyoruz ve bundan sonra da desteğimiz devam edecektir. Burada üç sorumlu ülke var; bunlar da ABD, Rusya ve Fransa. Maalesef istenilen performansı ortaya koyamadıkları veya koymadıkları için ne yazık ki bu sorun devam ediyor ve çözülemiyor. Görünen o ki yine devam edecek ve bizler gündem bu konu olduğu zaman ister NATO'da olsun isterse başka platformlarda olsun her zaman Azerbaycan'ın yanında olmak suretiyle tavrımızı ortaya koyuyoruz. Bu konuda da hiçbir zaman kendilerini yalnız bırakmadık, bırakmayacağız."

– FETÖ ile mücadele

Türkiye'nin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadele konusunda da Azerbaycan ile iyi ilişkisi bulunduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu konuda bizim tespitlerimiz varsa kendilerine bildiriyoruz ve kendilerinden istiyoruz. Azerbaycan'da da FETÖ çok önemli yerlere sızmış durumda. Onlar da ciddi manada bunun sıkıntısı içerisindeler. Sağ olsunlar, bize yakaladıklarını teslim ediyorlar, biz de kendilerinden sürekli istiyoruz." diye konuştu.

FETÖ'yle mücadelenin ilerleyen süreçte yakın takipçisi olacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Bizde Azerbaycan aleyhinde çalışmalara girenler olursa onlar da bize bildirdiğinde, elbette biz de onlara teslim ediyoruz." dedi.

– Brüksel'deki NATO zirvesi

Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne değinen Erdoğan, zirvede ikili görüşmelerde bulunacağını, ABD, İtalya, Fransa, İngiltere ve bazı ülkelerin görüşme talebinde bulunduklarını bildirdi.

Erdoğan, kendilerinin de görüşme talebinde bulundukları ülkeler olduğunu aktararak, "Bunlarla görüşmelerimizi yapacağız ama tabii ki ana hedefimiz, zirvede pozitif bir yaklaşım ortaya koyarak NATO ile görüşmelerimizi devam ettirmek olacak." dedi.

– Kıbrıs meselesi

Türkiye'nin Kıbrıs meselesine ilişkin Birleşmiş Milletler kapsamında gerekli katkılarda bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle Kofi Annan döneminden beri işin içinde bizzat olan bir kişi, o süreci, takvimi iyi bilen bir kişi, Kıbrıs sorununu çözmek için teşvik eden benim. Annan iki kez bana geldiğinde ve 'Artık çözemiyorum' dediğinde, 'Beraber girelim, Türkiye sizi mahcup etmeyecek göreceksiniz. Biz her zaman Rum kesiminin bir adım önünde olacağız' dedim. 'Bana bir hafta müsaade' dediler ve bu görüşmeyi biz Davos'ta yapmıştık. Annan bir hafta süre istedi ve bir hafta sonra görüşmeler başladı. Tabii biz yine üzerimize düşeni yaptık. Bizim için en önemli macera Bürgenstock macerasıydı ve bunu ciddi manada ele aldık, maalesef yine sözlerinde durmadılar. O günden bugüne ne zaman masaya bu konu gelse Güney Kıbrıs masadan öyle ya da böyle her zaman kaçmıştır. KKTC, masadaki yerini her zaman kararlılıkla korumuştur. Türkiye garantör ülke olarak kararlı duruşunu koymuştur. Maalesef diğer garantörler aynı tavrı ortaya koymamışlardır."

– "Er ya da geç bir karar vereceğiz"

Türkiye'nin ilerleyen süreçte konumunu koruyacağını vurgulayan Erdoğan, "Nereye kadar? Buna bir cevap bulmak kolay değil. Er ya da geç Türkiye Cumhuriyeti olarak herhalde biz de bir karar vereceğiz. Olacaksa olacak. Nasıl olacak, bundan sonra bunu da siz düşünün diyeceğiz ve adımımızı da atacağız. Kuzey Kıbrıs halkının bizde özel bir yeri vardır. Türkiye'deki benim vatandaşım, kardeşim ne kadar önemliyse, KKTC'deki kardeşlerimiz de bizim için aynı derecede önemlidir. Dolayısıyla onlara elimizden gelen desteği ne kadar verdiysek, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz." mesajını verdi.

– "Onların yaklaşımlarını pek umursamıyorum"

Mehmet Şimşek'in kabinede yer almamasına ilişkin yabancı basında olumsuz yorumların yer aldığı hatırlatılarak bu konudaki değerlendirmesi sorulan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yabancı basının yaklaşımlarına göre hareket etmek doğru bir anlayış değildir. Onların yaklaşımlarını pek umursamıyorum. Kaldı ki yabancı basın bizim için hiçbir zaman hayırlı rüyalar görmemiştir. Biz pik yaptığımız zamanda bile hayırlı rüyalar görmemiştir. Kredi derecelendirme kuruluşları biz tırmanıştayken bile bize hep eksi verdiler. Buna karşılık, komşuda dibe vurma var ama bir bakıyorsunuz komşuyu 4 derece birden yükseltiyor. Bu nasıl bir kredi derecelendirme kuruluşudur, bunları anlamak mümkün değil. Onun için biz onların açıklamalarına değil, daima kendi işimize bakalım."

– "Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, kesiyoruz"

Türkiye'nin iyi yolda olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yatırımlarımız ortada. Uluslararası kuruluşların, kredi kuruluşlarının Türkiye'de yatırım yapanlara kredi vermesi de bunu gösteriyor. Nitekim 1915 Çanakkale Köprüsü'nün finansmanını dışarıdan temin ettik. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Hatırlarsanız, 3. Havalimanı'nı başta engellemeye kalkışmışlardı. Önce yerli bankalarımız finansör oldu. Baktılar ki bu iş kalmayacak, 'Bizi de oraya katın' demeye başladılar. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, kesiyoruz. Sonradan onlar da arkamıza takılıyorlar zaten. Bundan sonra çok daha iyi olacak."

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin açıklanmasının ardından dolar kurunda yaşanan artış hatırlatılarak "Yeni sistem başlarken negatif bir operasyon çekildiğine inanıyor musunuz?" sorusu üzerine, birileri bu işi tırmandırmaya çalışsa da bunun düştüğünün görüleceğini, bu konuda emin konuştuğunu söyledi.

Bakanların yemin etmesinin ardından devir teslimlerin gerçekleştiğini anımsatan Erdoğan, "Hazine ve Maliye Bakanımız elbette ne gerekiyorsa yapacaktır. Burada birçok enstrümanlarımız var. Önümüzdeki süreçte inanıyorum ki faizin de düştüğünü göreceğiz. Ben eminim. Sadece devlet bankalarımız değil özel bankalarımız da gerektiğinde taşın altına eline koyacaktır. Yüksek faiz, istihdamda düşüşü de beraberinde getirebiliyor. Yatırımcılar, gerçek girişimcilerin yatırımlarını geliştirmeleri, istihdamlarını artırmaları, elbette kendilerine imkan sunulmasıyla mümkündür. Bu işi sadece devlet bankalarının sırtına yükleyemeyiz." diye konuştu.

– "Sistemin bir diğer özelliği yalın olması"

Bakan yardımcılığı sisteminin nasıl işleyeceğine ilişkin soru üzerine Erdoğan, "Bakan yardımcıları birden fazla olabilecek. Bazılarında ikiyi bazılarında üçü zorlayacağız. Bakanlıkların güçlü olması lazım. İşlevlerine göre belirleyip çalışmaları güçlü hale getirmek istiyoruz. Personelde ciddi manada üst düzey yönetici de azaltmaya gidiyoruz. Amerika'yı düşünün, bir bakanın altında 3-4 bakan yardımcısı var. Biz de bakanlığın vasfına göre buralarda bu tür adımları atacağız. Bakan yardımcılarını da bakan arkadaşlarımız delege edecek. Sistemin bir diğer özelliği yalın olması." şeklinde konuştu.

Başkan Erdoğan, Millet Bahçesi ve Millet Kıraathanesi projeleriyle ilgili çalışmaların başlayıp başlamadığına ilişkin de en önemli sözlerinden birinin Millet Bahçesi olduğunu ifade etti.

Millet bahçelerini hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem de belediyelerle yürüteceklerini, Kültür Turizm Bakanlığı ile de millet kıraathanelerini süratle yapacaklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunun için Mili Emlak Genel Müdürlüğünü Hazine ve Maliye Bakanlığından aldık, Çevre Şehircilik Bakanlığına devrettik. Amacımız, devletin elindeki emlakın tamamen devlet, millet ve ülke için kullanılmasını sağlamak. Çevre ve Şehircilik planlama yaparken tüccarın sermayesine baktığı gibi toprak sermayesine bakarak yapması için. Hangi ilde, ilçede arsa, arazi var? Eğer arazi ise süratle bunları arsaya dönüştürmesi hedefleniyor. Çünkü millet kıraathaneleri il, ilçelerin büyüklüklerine göre ölçümlenerek yapılacak. Amacımız, gençlerimizi kötü alışkanlıklardan kurtarmak hem bunun yerine hem de tüm gençlerimize okuma alışkanlığı kazandırmak."

Millet Kıraathanesi'nin en güzel örneğinin Zeytinburnu Belediyesinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Allah rahmet eylesin, Turgut Cansever Hocamızın bir projesiydi. Merkez Efendi Camisi'nin yanında güzel bir proje yapmış. O projeyi hayata geçirmiş Zeytinburnu Belediyemiz. Oraya gittiğimde baktım, tüm öğrenciler kendilerine ait açık kabin sisteminde kahvesini, çayını, kekini alıyor, çalışıyor. Zeytinburnu Belediyesinin yaptığının ötesinde Cağaloğlu'nda eski Millet Kütüphanesi vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığımız burayı restore etti. Orayı buna dönüştürdü ve nefis ve bir proje. Arkadaşlara 'Bunun üzerinde çalışalım' dedim. Bu projeyi de bazı büyük yerlerde uygulayalım istiyoruz. Çok güzel ve bambaşka bir proje. İçeri girdiğinizde kültürden öte tarih yatıyor. İstanbul, Ankara gibi bazı yerlerde uygulamamız mümkün. Ama asıl hedef gençlik, gençlik, gençlik."

– "Başkanlıkların ve kurulların atamaları yapılacak"

Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan kurullar ve başkanlıklara atamaların ne zaman yapılacağına ilişkin soru üzerine, "Kurullar ve başkanlıklar var. Başkanlıkta sayı 11 ama artabilir. Atanmış olanlar var, atanacak olanlar var. Genelkurmay Başkanlığı, Milli İstihbarat Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Denetleme Kurulu belli. Strateji ve Bütçe Başkanlığı bende belli. Kendisini çağırdım, görüştüm. Görüşmelerimiz, belirlemelerimiz akabinde, diğer başkanlıkların ve kurulların atamaları da yapılacak." dedi.

Erdoğan, "Kurullar, ofisler, bakanlar arasında acaba bir yetki karmaşası olur mu?" sorusuna karşılık, karışıklık olmayacağını, bu konuda hiçbir endişesinin bulunmadığını dile getirdi.

Kurullar ve kurumların hepsinin kendisine bağlı olduğunu, tüm bu kurum ve kurullarda birer tane vekilinin bulunduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ne demek o? Benim vekilim o kurum ve kurulları benim katılmadığım zaman benim adıma yönetecek. O bize arkadaşlarla yaptığı çalışmalardan bilgi sunacak. Zaten her gün çalışan kurul değil. İcabında haftada bir gün, iki gün gelecekler. Ama başkan sürekli Ankara'da olacak. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Kurulların ilgi alanları daha çok bakanlıklarla paralel veya paralellik arz eden konular olacak. Mesela Yerel Yönetim Politikaları Kurulu, bunun hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem de İçişleri Bakanlığı ile ilişkisi var. Ayrıca bir de ofisler var. Örneğin Finans Ofisi. Görevi dünyadan para bulacak, yani icrai bir yanı da var. Direkt olarak Cumhurbaşkanına bağlı çalışacak. Dünyadaki para üreten yerlerle ilişki kurarak Türkiye'ye para getirme gayreti içinde olacak."

– TBMM'deki yemin töreni

Erdoğan, "CHP ve HDP milletvekilleri sizin yemininiz sırasında ayağa kalkmadı, Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Süleyman Soylu'nun yemini esnasında da Genel Kurulu terk ettiler. Son olarak da sizi sosyal medyadan tebrik eden CHP Milletvekili İlhan Kesici'ye tepkiler geldi. Muhalefetin bu tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, muhalefetin bu tür yaklaşımlarının kendisine zarar verdiğini belirtti.

Yaşananların hepsinin milletin gözü önünde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Örneğin İstiklal Marşı okunacağı anda bile birilerinin kaşına gözüne bakarak ayağa kalkanlar, milletin gözünden kaçmadı. İstiklal Marşı bu milletin marşıdır, belli bir grubun marşı değildir. Cumhurbaşkanı içeri girerken ayağa kalkmış, kalkmamış hiç umurumda değil. O da yine kendilerine fatura ettikleri bana göre bir harekettir. Tayyip Erdoğan cumhurun başkanı olarak oraya inmiştir ve 26 milyon 334 bin kişinin oyunu almış bir Cumhurbaşkanı var. Kabul edersin etmezsin. Bu 26 milyon 334 bin kişiye saygısızlıktır. Onun için de yine benim bir hocamın ifadesiydi. 'Nefsini bil, kendini bil, haddini bil' derler. Bu işler rastgele olan işler değil. Süleyman Bey'e tavır koymuşlar ya da diğer arkadaşlara, Hulusi Bey'e tavır koymuşlar ki şimdi kimin kime neden tavır koyduğu ortada. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Şimdi Milli Savunma Bakanımız ne yaptı? Vatanı korumanın, teröre karşı, dış güçlere karşı mücadelesini verdi. Süleyman Bey ne yaptı? Teröre karşı, dış güçlere karşı amansız bir mücadele verdi. Şimdi bütün bu mücadeleyi verenlere karşı eğer burada bir ittifak oluşuyorsa bu onların gerçek kimliklerini göstermesi bakımından çok önemli, ama bizim için önemli değil. Biz sadece güler geçeriz."

– "Terörle mücadelemiz devam edecek"

Teröre karşı olan mücadelelerini asla geri adım atmadan devam ettireceklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"İstanbul'dan Ankara'ya adalet adı altında yürüyüş yapanlar bu yürüyüşü kimle yaptılar? Terör örgütünün desteklediği kişilerle yaptılar. İlk ziyaretini kime yaptı adayları? Söylediğimde birileri gocunuyor. Terör örgütünün arkasında olduğu ve adeta bir terörist başı gibi, 53 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan bir kişi bu ve Diyarbakır'da sokağa döktü herkesi. Sorumlusu kim? Sen bir partinin başında olduğunu söylüyorsun. Ölenler kim? Kürt. Öldüren kim? Onlar da Kürt. Sen Kürt'ü Kürt'e vurdurmuşsun. Bunlar Kürtlerin adına konuşuyor? Yasal boşluktan istifade etti, aday oldu. Temenni ediyorum bu dönemde parlamento o boşluğu dolduracaktır, yasal düzenlemelerle bunların da önü kapanacaktır. İç ve dış terör, bunlarla mücadelemiz devam edecektir. Ciddi mesafeler aldık ama bunu hiç rehavete kapılmadan devam ettireceğiz."

Erdoğan-Aliyev ortak basın toplantısı

BAKÜ (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Nahçıvan ile yeni bir adım olarak, gerekirse demiryolu meselesini halletme noktasında, aradaki ilişkileri ulaşımda çok daha farklı bir noktaya taşımak her iki ülkeye güç katacaktır." dedi.

Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Zagulba Sarayı'nda, baş başa ve heyetlerarası görüşmelerde bulundu. İki lider görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

24 Haziran seçimlerinin ardından dün Cumhurbaşkanı olarak yemin ettiğini hatırlatan Erdoğan, yeminin ardından ilk iş olarak kardeş, dost Azerbaycan'ı ziyaret ettiğini belirtti.

Gerek ikili gerek heyetler arası görüşmelerde bugüne kadar yapılanları ve bundan sonra yapılacakları değerlendirme fırsatı bulduklarını ifade eden Erdoğan, Azerbaycan ile gerek enerji noktasındaki ilişkiler gerekse savunma sanayisine yönelik adımların çok büyük önem arz ettiğini söyledi.

– "TANAP stratejik bir yatırım"

TANAP Projesi'nin Türkiye ve Azerbaycan için hayati olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu proje ile sadece Azerbaycan-Türkiye değil aynı zamanda Azerbaycan-Avrupa bağlantısını kurması bakımından önem arz ediyor. Bu proje bizi ciddi manada ilgilendiriyor. Bu kardeşliğimizin bir tezahürü olarak aynı zamanda stratejik bir yatırım olması bakımından da önem arz ediyor. TANAP ile ilgili Eskişehir'de attığımız adım hayati bir adımdı. Bütün bunların ötesinde yine Azerbaycan'ın yatırım noktasında Türkiye'deki Aliağa yatırımı gerçekten her türlü takdirin üzerindedir. Bu, her geçen gün daha da gelişerek devam eden, büyüyen bir yatırım olarak kendini gösteriyor. Şimdi de inşallah bunu daha da geliştirmenin, yapılmakta olan bazı yatırımların da sonbaharda açılışını yaparak hayata geçireceğiz. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerimiz tek millet, iki devlet anlayışında pekişiyor. Oraya bağlı olarak bugüne kadar bu işi getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz."

Erdoğan, ikili ticaret hacminin her geçen gün arttığını, üst düzey ziyaretlerin artarak devam ettiğini vurguladı. Bu ziyaretlerin kardeşlik duygularının ne denli ileri olduğunu gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

"Savunma sanayisinde Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler de bu noktada önem arz ediyor. Türkiye savunma sanayisinde bildiğiniz gibi bunun 15 yıl öncesinde muhtaç bir milletken şimdi ihtiyaçlarının büyük kısmını kendisi karşılar hale geldi. Yüzde 20 gibi bir noktadayken şu anda yüzde 65'ini kendisi karşılayan bir ülke haline geldik. Savunma sanayisinde ihracatı artıran bir Türkiye var. Bunu kardeş ülkelerle çok daha farklı bir şekilde paylaşalım istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

– FETÖ ile mücadeleye teşekkür

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadeleye değinen Erdoğan, bu konuda verdiği destek nedeniyle şahsı ve milleti adına Aliyev'e teşekkür etti.

FETÖ'nün Azerbaycan'da yer edinmek için çok gayret ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Bunun için her türlü yolu denediler. Gerek İlham kardeşimizin buradaki hassasiyeti gerekse bizde bulunup da Azerbaycan aleyhine faaliyette bulunanlara yönelik karşılıklı koordinasyonumuz birçok şeyin hallini arka arkaya getirdi. Maarif Vakfımız ile inşallah Azerbaycan Milli Eğitim Bakanlığının ortaklaşa yapacakları çalışmayla buradaki sıkıntıyı, açığı da süratle giderme fırsatını bulacağız." dedi.

Erdoğan, ikili ticaret hacminde hedeflerinin mevcut rakamı ikiye, üçe katlamak olduğunu aktardı.

– Nahçıvanlılara sağlık hizmeti

Dağlık Karabağ-Nahçıvan meselesinde sorunları halletme konusunda ellerinden geleni yaptıklarını, bu konunun üzerine bundan sonrada gitme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Nahçıvan ile ülkemiz arasındaki malum karayollarındaki sıkıntılar aşılmış vaziyette. Şimdi yeni bir adım olarak, İlham kardeşimle bunu konuşmuştuk, gerekirse bir demiryolu meselesini de halletme noktasında aradaki ilişkileri ulaşımda çok daha farklı bir noktaya taşımak her iki ülke için güç katacaktır. Sağlık alanında da Nahçıvan'da yaşayan kardeşlerimizin özellikle Türkiye'deki sınır bölgelerinde eğitim, araştırma ve devlet hastaneleri olsun buradaki her türlü kolaylığı kendi halkımıza tanıdığımız gibi tanıma hususundaki tespitimi ve bu konudaki desteklerimizi vereceğimizi ifade ettim. Bu konuda ayrı bir birlikteliğimizin olmasının gereğine inandığımızı söyledim."

Erdoğan, Aliyev'in akşam saatlerinde NATO Zirvesi'ne katılmak için Brüksel'e gideceğini, kendisinin de yarın sabah aynı amaçla Brüksel'e hareket edeceğini bildirdi.

Başkan Erdoğan, NATO Zirvesi'nde bazı müşterek sorunları gündeme getirerek çözüme kavuşturacaklarını sözlerine ekledi.