Çanakkale Zaferi, Beşiktaş Müzesi'nde

İSTANBUL (AA) – "Beşiktaş JK'nin 116. kuruluş yıl dönümü ve Çanakkale şehitlerimiz" konulu pul sergisi, Beşiktaş Müzesi'nde açıldı.

Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki en önemli zaferlerden olan 18 Mart Çanakkale Zaferi ile Beşiktaş Kulübünün kuruluş tarihi olan 19 Mart, Beşiktaş Müzesi'nde hayata geçirilen özel bir etkinlikle anılıyor.

Beşiktaş Müzesi ile PTT'nin iş birliğinde hazırlanan sergi kapsamında, Beşiktaş Kulübünün tarih boyunca kullanıma sunulan pulları ile Atatürk ve Çanakkale zaferi konulu pullar sergilenecek.

Sergi, 22 Mart Cuma gününe kadar Beşiktaş Müzesi'ndeki sergi alanında ziyarete açık olacak.

Futbol: Spor Toto 1. Lig

Stat: Bolu Atatürk

Hakemler: Yasin Kol, Mehmet Cem Hanoğlu, Ömer Tevfik Özkoç

Boluspor: Gökhan Değirmenci, Fink, Akabueze, Ufuk Budak, Özgürcan Özcan, Dimov, Koçer (Dk. 86 Burak Bekaroğlu), Batuhan Altıntaş (Dk. 46 Bilal Sebaihi), Burak Asan, Ümit Kurt, Mustafa Durak (Dk. 90+2 Mutlu Güler)

Balıkesirspor Baltok: Vukovic, Cüneyt Köz (Dk. 58 Foxi), Nizamettin Çalışkan, Mehmet Boztepe (Dk. 72 Sedat Şahintürk), Furkan Çil, Okan Alkan, Otoo, A'Beka, Glumac, Doğa İşeri, Cumali Bişi

Goller: Dk. 63 Koçer (Boluspor)

Sarı kart: Dk. 12 Ümit Kurt, Dk. 55 Dimov, Dk. 58 Burak Asan, Dk. 76 Mustafa Durak (Boluspor), Dk. 40 Glumac, Dk. 45+1 Doğa İşeri (Balıkesirspor Baltok)

BOLU (AA) – Spor Toto 1. Lig takımlarından Boluspor, ligin 26. haftasında konuk ettiği Balıkesirspor Baltok'u 1-0 yendi.

“İlklerin kadın cerrahı” rol modelleri

ANKARA (AA) – YEŞİM SERT KARAASLAN – Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk üniversitesi Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesinde Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nın ilk kadın asistanı olan genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Seher Demirer, Türk Cerrahi Derneği Başkanı olarak kadın hekim adaylarına örnek oluyor.

Prof. Dr. Seher Demirer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadınların iş yaşamında yer almasıyla tıpta da kendilerini gösterdiğini, birçok Avrupa ülkesine göre cerrahi branşlardaki kadın hekim sayısının da giderek arttığını söyledi.

Kadın cerrah sayısının her geçen gün artış göstermesine karşın hala yeterli olmadığını vurgulayan Demirer, "Henüz çok fazla değil, Türkiye genelindeki 5 bin 600 cerrah içinde kadın cerrah sayısı binin üstünde değil. Fakat kadınların bu alana olan yoğun ilgisiyle bu sayı giderek artacak." diye konuştu.

Cerrahi branşların zor olduğunu ancak istenildiğinde önemli başarılara imza atılabildiğini dile getiren Demirer, "Tıp başlı başına fedakarlık isteyen bir meslek. Özellikle cerrahi branşlar daha da ağır olabiliyor. Yorgunluk var, nöbet yükü oldukça ağır. Ameliyathanede yemek bile yemeksizin saatlerce kalabiliyorsunuz. Bu nedenle cerrahi çok sevmeyi ve tutkuyu gerektiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türk kadın hekimlerin tutkulu bir şekilde cerrahi alanında görev yaptığına değinen Demirer, "Genç hekimler arasındaki kadınlarda, cerrahi branşlara ilgi yüksek. Bunlar içinde genel cerrahi dışında, Kulak-Burun-Boğaz, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Ortopedi, Kalp ve Damar Cerrahisi yer alıyor." dedi.

Türk kadınının çok azimli olduğunun ve cerrahi dahil tıbbın her alanında önemli çalışmalara imza attığının altını çizen Demirer, şöyle devam etti:

"Ben Türkiye'deki en büyük meslek örgütlerinden biri olan Türk Cerrahi Derneğinin de başkanıyım. Bizim camiamızda 5 binin üzerinde genel cerrahi uzmanı var, derneğin de 3 binin üzerinde üyesi var ve bunların çoğu erkek. Burada dikkat edilmesi gereken, bir kadın onların başkanı. Bu erkeklerin tercihi ve seçimiyle olan bir şey."

  • "Kadın ve hekim olmak çok ama çok değerli"

Tıp fakültesinden bu güne hiçbir zaman ilk olmaktan çekinmediğini ve başarılı çalışmalara imza atmak için her zaman daha fazla çalıştığını vurgulayan Demirer, "Ben Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in ilk üniversitesinin tıp fakültesi genel cerrahi kliniğinin ilk kadın asistanı, ilk kadın uzmanı benim. Bugün de bunun gururunu duyuyorum. Arkamdan yürüyecek kadın cerrah adaylarına yol açabildiğim için mutluyum." dedi.

Prof. Dr. Demirer, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla kadın hekimlere ve doktorluk mesleğini seçmek isteyen kadınlara şu önerilerde bulundu:

"Hekimlik, umut olan, yaşatmak için çalışan çok kutsal bir meslek, tıpkı kadın gibi. Kadın, hayatı başlatandır. Bu nedenle, kadın hekimlere istedikleri şeyin ne olduğunu iyi belirlemelerini öneriyorum. Kendilerini doğru değerlendirdiklerinde ise her kadın gibi kadın hekimlerin de başaramayacakları hiçbir şey yok çünkü hekimlik, cerrahlık bir süre sonra bir tutkuya dönüşüyor. Benim hekimlik hayatımda kendimi en mutlu hissettiğim yer ve anlar, ameliyathanedeki anlardır. Kadının girdiği her yerde pozitif adımlar atılıyor, bu tıp alanında da böyle. Bugün dünyada çok önemli üniversitelerde kadın bilim insanları görev yapıyor. Kadın ve hekim olmak çok ama çok değerli."

  • "Erkeklerin de örnek aldığı rol modellerden"

AÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü asistanlarından Dr. Yasemin Konuk da "kadın" ve "cerrah" kavramlarını bir arada taşımanın gururunu yaşadığını anlatarak şöyle konuştu:

"Sürekli aile ve ev hayatı ile daha narin, kırılgan olarak özdeşleştirilmiş ve bu nedenle cerrah olmaya uzak olarak görülmüş, kadın. Geçmişten günümüze kadın cerrahların sayısının artması ile bizler şu anda daha uygun koşullarda çalışma imkanı buluyoruz. Başta kliniğimizin ilk kadın cerrahı ve Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Seher Demirer hocamızı kendimize rol model alarak hem meslek hayatımızda hem de sosyal hayatımızda dimdik başarılı birer cerrah olmak üzere ilerlemeye devam edeceğiz."

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Onur Utku Güvendik ise "Mezun hekimlerimizin meslek hayatları boyunca kurucu, öncü roller üstlenmesi ve tecrübelerini aracısız olarak bize aktarıyor olmaları bizim için çok değerli ve ilham verici. Hocamız, Ankara Tıp ailesinin lider hekimlerinden bir tanesi. Sadece kadınların değil erkeklerin de örnek aldığı rol modellerden. Hocam, sadece mesleki olarak değil, tavırlarıyla bize örnek olan sevgi dolu, disiplinli ve öncü bir hekim." değerlendirmesinde bulundu.

Futbol: Spor Toto 1. Lig

Stat: Bolu Atatürk

Hakemler: Kadir Sağlam, Ahmet Şimşek, Sezgin Çınar

Boluspor: Gökhan Değirmenci, Fink (Dk. 46 Hayrullah Bilazer), Diarra, Sebaihi (Dk. 70 Vukadinovic), Akabueze, İshak Çakmak, Ufuk Budak, Guido Koçer, Batuhan Altıntaş (Dk. 79 Mutlu Güler), Ümit Kurt, Mustafa Durak

İstanbulspor: Alperen Uysal, Muhsin Yıldırım, İbrahim Yılmaz, Onur Ergün, Cajic, Atchom, Tuncer Duhan Aksu, Ali Aytemur, Onur Ural (Dk. 58 Halil İbrahim Sönmez), Görkem Güven (Dk. 88 Arif Morkaya), Bauque (Dk. 79 Perovic)

Goller: Dk. 4 Akabueze, Dk. 27 Ümit Kurt (Boluspor), Dk. 15 Cajic (Penaltıdan) (İstanbulspor)

Sarı kartlar: Dk. 13 Diarra, Dk. 58 Sebaihi, Dk. 59 Guido Koçer, Dk. 72 Ümit Kurt (Boluspor), Dk. 18 Onur Ergün (İstanbulspor)

BOLU (AA) – Spor Toto 1. Lig 24. hafta karşılaşmasında Boluspor, sahasında İstanbulspor'u 2-1 yendi.

Boluspor 3 puan peşinde

BOLU (AA) – Spor Toto 1. Lig'de istediği sonuçları alamayan Boluspor, 24. haftada konuk edeceği İstanbulspor karşısında galibiyete ulaşmayı hedefliyor.

Ligde sezona iyi bir başlangıç yapan ve ilk 9 haftayı 7 galibiyet, 2 beraberlikle geride bırakan, daha sonra düşüşe geçerek puan kayıpları yaşayan Boluspor'da, İstanbulspor maçının hazırlıkları devam ediyor.

Karaçayır Mahallesi'ndeki kulüp tesislerinde antrenman öncesi AA muhabirine açıklamada bulunan teknik direktör Orhan Kaynak, takımın sıkıntılı dönem geçirdiğini, bunu atlatmak için birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak, teknik ve taktik anlamda çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Fiziksel olarak sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Alınan yenilgiler takımı daha çok demoralize ediyor. Bunun üstesinden gelecek kapasitede oyuncularımız var. Biz bir camiayız. Takım olarak hareket etmek zorundayız. Bunu başaracağız. Buna inanıyorum. Oyuncu arkadaşlarımıza güveniyoruz." diye konuştu.

Kaynak, 24. haftada yapacakları maça ilişkin, "Taraftarlarımızın desteğiyle maçı kazanacağız inşallah. İstanbulspor maçı bir başlangıç olur inşallah." ifadesini kullandı.

Ligin 23. haftasını 32 puan ve averajla 9. sırada geçen kırmızı-beyazlı ekip, 3 Mart'ta Bolu Atatürk Stadyumu'nda İstanbulspor ile karşılaşacak.

“Cumhuriyetin Divası”

İSTANBUL (AA) – ÇİĞDEM ALYANAK – Türk müziğinin yeri doldurulamayan assolisti "Cumhuriyetin Divası" Müzeyyen Senar, vefatının 4. yılında özlemle anılıyor.

Bursa'nın Keles ilçesine bağlı Gököz köyünde 16 Temmuz 1918'de dünyaya gelen ünlü sanatçı, geçim sıkıntısı yaşayan ailesiyle İstanbul'a göç etti. Ailesiyle 1930 yılında İstanbul'a gelen Senar, Mekteb-i Fakire'de eğitime başladı.

Dönemin türkülerini henüz 6 yaşındayken hatasız söyleyen Senar, anne ve babasıyla gittiği bir düğünde okuduğu şarkının ertesi günü kekelemeye başladı. Sanatçının "nazar" diye adlandırdığı ve 10 yıl süren bu kekemeliği, iyi şarkı söylemesine mani olmadı.

Müzik öğretmeninin kendisini keşfetmesi, annesinin teşvikiyle 1931'de Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne kaydolan Senar, burada Emin Ongan ile Necati Tokyay'dan usul, nota ve makam öğrendi.

Bir yıl sonra Şark Musiki Cemiyeti'nde Hayriye Örs ve Kemal Niyazi Bey'den ders alan sanatçı, aynı dönemde Selahattin Pınar, Yesari Asım Arsoy, Osman Nihat Akın, Lem'i Atlı gibi bestekarlarla tanıştı. Henüz 12 yaşındayken İstanbul Radyosu'na giren sanatçıya böylece şöhretin kapısı aralandı.

Senar'ı, genç yaşta yaptığı evliliği ve çocuğu dahi, kendisi için bir yaşam biçimi haline gelen müzikten koparmadı.

  • Atatürk'e şarkılar söyledi

Senar’ın programını dinleyen, dönemin ünlü gazinocularından İbrahim Dervişzade, gazinonun 1933 yaz sezonunun yıldızlar programına Müzeyyen Senar'ı da aldı.

Senar, fasıl değil solo programı yapma şartını öne sürdü ve Türk gazino tarihinde solistlik müessesesini ilk başlatan müzisyen oldu.

Ünlü sanatçının müzik alanındaki kabiliyeti, radyodan yükselen nağmeleri Mustafa Kemal Atatürk'ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez Atatürk'ün huzurunda Dolmabahçe Sarayı'nda şarkı söyledi. İlk kez aldığı böyle özel bir davet karşısında heyecandan eli ayağı birbirine dolaşan Senar, salonun bir tarafında kendisi, bir tarafında saz heyeti şarkılarını seslendirdi.

Çok geçmeden ilk taş plağını da çıkaran Senar, Yesari Asım Arsoy'un "Ümitlerim Hep Kırıldı, Yarim Artık Gelmeyecek" parçasını kaydetti.

İstanbul'un birçok ünlü gazinosunda sahne alan Senar, radyo programlarını 1941 yılına kadar devam ettirdi.

Özellikle 1950'li yılların en başarılı şarkıcısı olan Müzeyyen Senar, Arap filmlerinin dublajında Münir Nurettin Selçuk'la birlikte şarkı söyledi.

Muhsin Ertuğrul'un yönettiği Nasreddin Hoca Düğünde (1940) filmi ile oyunculuğa da başlayan sanatçı, kamera karşısına geçen ilk şarkıcı oldu.

Senar, Sihirli Define (1950), Ana Yüreği (1969), Sevgili Hocam (1972) ve Analar Ölmez (1976) filmlerinde rol almasının yanı sıra, pek çok filme de şarkılarıyla eşlik etti.

  • Son konserini 2006'da verdi

O yıllarda bir ilki de gerçekleştirerek, ilk yurt dışı konserini 1947'de Paris'te veren Müzeyyen Senar, uzun soluklu sanat hayatına, 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu'nda verdiği konserle noktayı koydu. Usta sanatçı o dönemden sonra son konserini ise 5 Eylül 2006'da İstanbul'daki Sepetçiler Kasrı'nda verdi.

Aynı zamanda 2004 yılında Sezen Aksu tarafından düzenlenilen ve sanatçı dostlarının da katıldığı gecede 72. sanat yılını İstanbul Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda kutlayan Senar'a, sahnede Emel Sayın, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Sibel Can, Halit Kıvanç gibi ünlü isimler eşlik etti.

Senar'ın ayrıca daha sonra Sezen Aksu, Tarkan, Nükhet Duru, Ajda Pekkan, Şebnem Ferah, Kubat, Levent Yüksel ve kızı Feraye ile düet olarak yaptığı "Bir Ömre Bedel" albümü büyük ilgi gördü.

Hayatı boyunca yaklaşık 500 plak ve albüm yapan Senar, geç verilen bir unvan olması sebebiyle ilk başta reddetse de 1998'de Devlet Sanatçısı unvanını aldı.

2006 yılında İzmir'deki evinde felç geçiren Senar, 8 Şubat 2015 günü zatürre nedeniyle kaldırıldığı Ege Üniversitesi Hastanesi'nde 97 yaşında vefat etti.

  • "Aşk gidiyor, geçiyor da alışkanlık gitmiyor"

Sanatçı hayattayken verdiği bir röportajında aşkı, "Aşkın sonu alışkanlık oluyor. Bu alışkanlık aşktan da kötü. Aşk gidiyor, geçiyor da alışkanlık gitmiyor." diyerek tanımlamıştı.

Mert bir kadın olarak bilinen, Hamiyet Yüceses ve Safiye Ayla ile kendine has sesleri nedeniyle dönemin sanatçılarından ayrılan Senar, sanatıyla Zeki Müren, Bülent Ersoy, Adnan Şenses, Behiye Aksoy, Muazzez Abacı'nın da aralarında yer aldığı çok sayıda sanatçı için ekol oldu.

Ünlü sanatçının bazı taş plaklarının isimleri şöyle:

"Ümitlerim Hep Kırıldı/Aşk ve İnkisar", "Hey Pınar Derin Pınar / Oh, Oh Ne Güzel Şey", "Dertli Yarim / Urfa'nın Çevresi", "Gül Pembe Yüzün / Güller Arasında", "Bir Gizli Sözüm Var / Leyla", "Gül Yüzünü Saklama / Seni Ben Çok Bekledim", "Bahçemde Tek Gülüm Yok / Beter Ol", "Ben Ağlarım Eller Güler / Bir Görüşte Sevdim Seni", "Ben Küskünüm Feleğe / Gönül Senindir Artık", "Benden Selam Olsun / Farfara", "Çaya İner Ağlarım / Sevdaya Koşanlar", Bir İhtimal Daha Var / Ellere Uzaktan Bak", "Haber Gelmez / Kapıldım Gidiyorum", "Çıkar Yücelerden Yumak Yuvarlak / Köçekçe Şarkı Benli", "Derbeder Bir Aşıkım / Sesimde Şarkısı Aşkın", "Derdimi Kimlere Desem / Şarap Mahzende Yıllanır", "Doktor Her Gün Gelir Gider / Neyleyim Köşkü Neyleyim Sarayı", "Eşimden Ayrıldım / Yorgun Bir Pınar Gibi", "Fes Başıma / Yeşil Ördek Gibi", "Fikrimin İnce Gülü / Söyleyemem Derdimi."

Senar'ın albümlerinden bazıları ise şunlar:

"Yine Bir Sızı Var İçimde", Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel", "Ne Yaptım", "İkinci Dubleden Sonra", "Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar", "Müzeyyen Senar'la Faslı Muhabbet", "En Son Okuduklarım", "Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine", "Meşk", "Ayrıldı Gönül", "Söyleyin Güneşe", "Güller Arasında."

“Geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz”

GAZİANTEP (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "Herkesin özgürlük, adalet ve hürriyetten nasibini tam olarak aldığı bir ülkeyi hep beraber inşa edeceğiz. Eksikliklerimizi telafi ederek daha güçlü bir şekilde geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz." dedi.

Atatürk'ün Gaziantep'e gelişinin 86. yıl dönümü dolayısıyla 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Gaziantep Valisi Davut Gül, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgenaral Şefik Atak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in Atatürk Anıtı'na çelenk sunmasının ardından törene katılanlar bando eşliğinde Atatürk'ün Gazianteplilere hitap ettiği Kendirli Gazi Kültür Merkezi'ndeki tarihi binaya kadar yürüdü.

Bakan Abdulhamit Gül, burada devam eden törende yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk'ün 86 yıl önce bulundukları yerde halka hitap ettiğini hatırlatarak, Gaziantep'in milli mücadele ruhuyla örnek bir şehir olduğunu söyledi.

Gaziantep'te sergilenen milli mücadele kahramanlığının, Türkiye'nin aziz topraklarının kurtuluşunun en büyük meşalesi olduğunu aktaran Gül, şöyle devam etti:

"Gazi Mustafa Kemal'in 86 yıl önce gazi şehirde yaptığı hitabında da dediği gibi 'Ben Antepliler'in gözlerinden nasıl öpmem, onlar sadece Antep'i değil bütün Türkiye'yi kurtardılar.' Gaziantep, her zaman birliğini, beraberliğini koruyarak bütün Türkiye'ye örnek olmuştur. O gün Türk'üyle, Kürt'üyle, Araıyla Türkmeniyle, zenginiyle, fakiriyle düşman ayağı bastırtmam diyerek şehit, gazi olan bir şehirdir. İşte bu ruh Antep'i nasıl gazi yaptıysa Türkiye'yi de her zaman bağımsız yapmıştır. Bunun da örneklerini 15 Temmuz'da gördük. Yine ülkemize hainlerin, alçakların eli ayağı değmesin diye kurşunlara siper oldu."

Bakan Gül, Türkiye'de yaşayan herkesin ortak paydasının vatan olduğuna dikkati çekerek, ülkenin 81 milyon farklılığıyla güzelleştiğini ifade etti.

Türkiye'deki farklılıkların ayrımcılık değil zenginlik olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Gül, birlik beraberlik içerisinde olunduğu için düşmanın bu topraklara ayak basamadığını ve basamayacağını kaydetti.

Gül, Türkiye'nin kıyamete kadar bağımsız yaşamaya devam edeceğini anlatarak, "Birliğimizi beraberliğimizi koruyarak, zenginliğimizi arttırarak, daha fazla kalkınarak, büyüyerek Cumhuriyetin 100. yılında maddi manevi olarak daha da kalkınarak, herkesin özgürlük, adalet ve hürriyetten nasibini tam olarak aldığı bir ülkeyi hep beraber inşa edeceğiz. Eksikliklerimizi telafi ederek daha güçlü bir şekilde geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz. Antep'in savunması için şehit olan bütün gazilerimizi, şehitlerimizi minnetle rahmetle anıyorum." diye konuştu.

Gaziantep Valisi Davut Gül de tarihi bir ana şahitlik ettiklerini belirterek, Antep'in gazilik unvanını iliklerine kadar hak eden bir şehir olduğunu söyledi.

Gaziantep'in 6 bin 317 şehit verdiğini anımsatan Gül, kentin o günden beri gelişmeye devam ettiğini ifade ederek, "Mustafa Kemal'in gösterdiği hedeflere hızla ilerliyor. 7 milyar dolar ihracatı, 12 milyar dolar dış ticareti olan bölgenin çekim merkezi bir şehir. Daha da ileriye götüreceğiz." şeklinde konuştu.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de 86 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk'ün Gaziantep'in kahramanlığını tüm dünyaya ilan ettiğini anlatarak, Gaziantepliler'in büyük bir vatanseverlik gösterdiklerini kaydetti.

Futbol: Ziraat Türkiye Kupası

Stat: Bolu Atatürk

Hakemler: Suat Arslanboğa, İsmail Şencan, Mehmet Kısal

Boluspor: Gökhan Köstereli, Diarra, İsmail Haktan Odabaşı, Akabueze, İshak Çakmak, Özgür Can Özcan (Dk. 76 Mustafa Batuhan Altıntaş), Yusuf Emre Gültekin (Dk. 58 Umut Gündoğan), Hayrullah Bilazer, Ümit Kurt, Burak Bekaroğlu, Mustafa Durak (Dk. 58 Guido Koçer)

Galatasaray: İsmail Çipe, Ahmet Çalık, Selçuk İnan (Dk. 73 Celil Yüksel), Belhanda (Dk. 84 Onyekuru), Sinan Gümüş (Dk. 84 Feghouli), Linnes, Donk, Ömer Bayram, Yunus Akgün, Gökay Güney, Muğdat Çelik

Gol: Dk. 42 Selçuk İnan (penaltıdan) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Dk. 26 Diarra, Dk. 41 Burak Bekaroğlu, Dk. 62 İsmail Haktan Odabaşı (Boluspor), Dk. 28 Muğdat Çelik, Dk. 38 Donk, Dk. 68 Ömer Bayram (Galatasaray)

BOLU (AA) – Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası son 16 turu ilk maçında konuk olduğu Boluspor'u 1-0 yendi.

İki takım arasında 15 Ocak'ta oynanması planlanan karşılaşma, olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelenmişti.

  1. dakikada Belhanda'nın pasında topla buluşan ve çalımlarla ceza sahası önüne kadar gelen Linnes'in şutunda, meşin yuvarlak auta çıktı.

  2. dakikada Hayrullah Bilazer'in ortasında Özgür Can Özcan kafayla topu Mustafa Durak'a indirdi. Bu oyuncunun vuruşunda kaleci İsmail Çipe gole izin vermedi.

  3. dakikada ceza sahası içerisindeki ikili mücadelede Sinan Gümüş, Burak Bekaroğlu'nun müdahalesiyle yerde kalırken, hakem Suat Arslanboğa, Video Yardımcı Hakem (VAR) yardımıyla penaltı kararı verdi.

Penaltı atışını kullanan Selçuk İnan, meşin yuvarlağı ağlara göndererek Galatasaray'ı 1-0 öne geçirdi.

İlk yarı 1-0 Galatasaray'ın üstünlüğünde tamamlandı.

  1. dakikada İsmail Haktan Odabaşı'nın ortası sonrası Galatasaray ceza sahası içinde karambol oluştu. Ümit Kurt'un şutunda sarı-kırmızılı savunma oyuncuları topu çizgi üzerinden çıkartarak önemli bir tehlikeyi uzaklaştırdı.

90+2. dakikada ceza sahası içerisinde topla buluşan Muğdat Çelik, kaleci Gökhan Köstereli'yi de geçerek sağ çaprazda dar açıya rağmen topu ağlara gönderdi. Ancak pozisyon öncesi ofsayt olduğu yönündeki VAR uyarısıyla, gol geçerlilik kazanmadı.

Galatasaray, müsabakayı 1-0 kazanarak rövanş öncesi avantaj elde etti.

Meclisin bütçe maratonunda son gün

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "İçeride ve dışarıda herkes şunu biliyor; Türkiye'de hukuk, kuvvetler ayrılığı yok. Yargı doğrudan yürütmeden talimatlar alıyor. Türkiye'de kimin tutuklanacağına dünya liderimiz, kimin serbest bırakılacağına dünyanın diğer liderleri karar veriyor." dedi.

Özel, Meclis Grubu adına TBMM Genel Kurulunda 2019 yılı bütçesinin tümü üzerindeki görüşmelerin gerçekleştirildiği son gün konuştu.

Kendilerinin "rejime kasteden anayasa değişikliği", destekleyenlerin ise "sistem değişikliği" olarak adlandırdıkları bu yeni dönemde ilk bütçe görüşmelerinin tamamlanmak üzere bulunduğunu belirten Özel, bütçe hakkının, insanlık ve demokrasi tarihi açısından kazanılmış en önemli hak olduğunu vurguladı.

Özel, bütçe hakkının monarşiye ve tek adam rejimine karşı elde edildiğini, halk adına seçilmişlerin vergiyi toplayacak sağ elleriyle harcamaları yapacak ve yardımları dağıtacak şefkatli sol ellerinin dengesinin vicdanlarda kurularak, kağıda geçirilmesi anlamını taşıdığını ifade etti.

Türkiye'de bütçe hakkının elde edilmesinin, 1808 yılındaki Sened-i İttifak ile gerçekleştiğini anımsatan Özel, "Ama Türkiye bunu AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın adını söylemeden 10 yıldır söylediği 'milletimize istikamet dayatılıyor.' söylemiyle hatırlayacak. Geriye giderseniz, Sened-i İttifak'ı, yani tek adam rejiminden yetkilerin paylaşılmasına başlayan ilk adımı göreceksiniz. 'İstikamet dayatılıyor.' diye itiraz edilen meselenin özü budur aslında." diye konuştu.

İkinci Meşrutiyet ile parlamentonun kazandığı gensoru ve güvenoyu müesseselerinin, 24 Haziran sonrası kaybedildiğini ileri süren Özel, Meclis tarafından onaylanmaması halinde bütçenin bir önceki yılki tutara yeniden değerleme oranında artırılarak kabul edilmiş sayılmasının, parlamentonun denetim ve kazanımını yitirmesine neden olduğunu savundu.

Bu durumun, ülke tarihi açısından 210 yıllık, dünya demokrasi tarihi açısından da 800 yıllık bir geriye gidiş anlamına geldiğini ileri süren Özel, "Ne hazindir, ne kötü bir tesadüftür ki veya tesadüf müdür ki, o Senedi İttifaktan, bu ittifak senedine 210 yıl geçmiş. 16 Nisan referandumu üzerinden 24 Haziranda bir ittifak senedinin yarattığı birlikteliğin bir cumhurbaşkanı seçmesiyle tüm bu kazanımları kaybettiğimiz bir süreci yaşadık." diye konuştu.

İnsani gelişmişlik endeksinin yüksek olduğu ilk 10 ülkeden 9'unun parlamenter sistemle, sadece ABD'nin katı kuvvetler ayrılığı ile tanımlanan bir başkanlık sistemiyle yönetildiğine işaret eden Özel, son sıradaki ülkelerin ise başkanlık ve yarı başkanlık rejimiyle yönetildiklerini ve hiçbirinde kuvvetler ayrılığı ilkesinin bulunmadığını anlattı.

Özel, parlamentonun Fransızca konuşmak anlamına gelen "parle" fiilinden geldiğini ve burada söylenenlere sabırlı olunması gerektiğini, buna rağmen Meclis kürsüsündeki konuşmaları nedeniyle son yıllarda parlamenterlerin cezalandırıldıklarını ve milletvekilliklerinin düşürüldüğünü kaydetti.

İlk Mecliste en çok eleştiren ve eleştirilere en çok tahammül gösteren kişilerin başında Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu anlatan Özel, "Geçmişte Genel Kurmay Başkanlığı yapmış, bugün Milli Savunma Bakanlığında olan birisine sadece bazı eleştiriler yöneltildiğinde bile 'sınır ötesi operasyondan önce bu ordumuza yapılır mı?' diyenlere, Sakarya Meydan Muharebesine giden Atatürk'ün ilk Mecliste hangi sözlere tahammül ettiğini, hangi sağlıklı müzakereleri yönettiğini ve Atatürk'ün demokrasi anlayışından nereye savrulduğumuzu hatırlatmayı bir borç bilirim." açıklamasını yaptı.

  • "Kimseyi inandıramazsınız"

CHP'li Özel, Türkiye'nin yaşadığı gerilemedeki en önemli kilometre taşlarından birinin 15 Temmuz hain darbe girişimi olduğunu belirterek, CHP olarak girişime karşı duruşlarını ilk dakikadan itibaren ortaya koyduklarını hatırlattı.

Tüm siyasi partilerin, 15 Temmuz konusunda hükümete hukuk içinde kalmak kaydıyla tam destek verdiğini ancak OHAL nedeniyle ekonomik olarak çok önemli kayıplar yaşandığını öne süren Özel, "Sadece faiz, para değil, bakarlar dışardan… Örneğin Osman Kavala'nın, gazetecilerin tutuklu olduğu, insan hakları savunucularının en ağır şekilde tecrit ve derdest edildiği ülkeye bakarlar. Bu ülkede yatırım, tatil yapılabileceğine, sağlık turizmi için hasta çekilebileceğine kimseyi inandıramazsınız." dedi.

AK Parti hükümetlerinin "dikleşmeden dik durmak" konusunda övündüğünü ancak "önce dikleştiğini sonra dik duramadığını, Türkiye'nin itibarının ayaklar altına alındığını" iddia eden Özel, şöyle konuştu:

"İçeride ve dışarıda herkes şunu biliyor; Türkiye'de hukuk, kuvvetler ayrılığı yok. Yargı doğrudan yürütmeden talimatlar alıyor. Türkiye'de kimin tutuklanacağına dünya liderimiz, kimin serbest bırakılacağına dünyanın diğer liderleri karar veriyor. Merkel telefon edince Deniz Yücel, Macron telefon edince Fransız gazeteciler, Trump telefon edince Brunson, Schröder telefon edince Büyükada tutukluları serbest kalıyor. Trump'un restine karşı önce diklenmeyi ama dik duramamayı Türkiye Cumhuriyeti tarihi kara birer sayfa olarak not etmiştir."

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hazine ve Maliye Bakanlığına Berat Albayrak'ı atamasını eleştiren Özel, "Cumhurbaşkanı, Albayrak için '6 ay Marmara Üniversitesine gönderdik, makroekonomi dersi aldı.' cevabında, demokratik ülkeler şunu ister; bu dersi alanı değil de 6 ayda hızlandırılmış ekonomi patronluğu dersi verebilecek hocayı ekonominin başına getirmek ülkenin menfaatinedir. Damadı ekonominin başına getirmek, baştan aşağıya, şeklen de esasen de ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bütün dünya buna bakar." değerlendirmesini yaptı.

  • "10 kanun teklifinin 8'i torba yasa"

Türkiye'nin meri olan ama meşru olmayan bir anayasa ile yönetildiğini savunan Özel, TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın "torba kanun devri bitecek." ifadelerini kullanmasına rağmen yeni dönemde Mecliste kabul edilen toplam 12 teklifin yasalaştığını, bunlardan 10 kanunun 8'inin torba yasa olduğunu kaydetti.

"Yeni rejimde" bakanların milletvekillerinin sorularını yanıtlamadığını ileri süren Özel, "Bakanlar, şu ana kadar verilmiş 6 bin 865 soru önergesinden sadece yüzde 4,3'üne tekabül eden 293'üne yanıt verdiler." dedi.

Yürütmenin söylediği düzenlemelerin teklif olarak TBMM'ye sunulmasına ilişkin de eleştirilerini sürdüren Özel, şu görüşlerini paylaştı:

"AKP Genel Başkanı 'bedelli askerlik çıkacak' dedi ertesi gün bedelli askerlik kanun teklifi verildi. Berat Albayrak 45 gün öncesinden 'Kalkınma Bankasına ilişkin teklifi ekimde Meclise sunuyoruz' dedi. Oysa ki böyle bir hakkı yok, haddi de değil. İtiraz ettik o günlerde. Sonra bir milletvekilimizin kalbine doğmuş olacak ki Berat Albayrak'ın bahsettiği ve müjdelediği teklifi, satırı satırına imzalayarak Meclise verdi. AK Parti grubu MHP grubundan da aldığı rakamsal destekle sarayın anayasaya karşı gizli iş birliği yapıyor. Öyle hazin bir durumdayız ki yapılırken biz 'Erdoğan'a değil, her doğana anayasa yapılsın.' dedik. Erdoğan'a yapıldı. Daha bir sene geçmeden, kendisi için yapılan anayasayla çelişkiler yaşamaya başladı. Bugün ülkeyi 'anayasa ve yasalar olmadan yönetme' gibi bir yaklaşımla maalesef karşı karşıyayız."

(Sürecek)

Futbol: Spor Toto 1. Lig

Stat: Bolu Atatürk

Hakemler: Onur Özütoprak, Mehmet Şahan Yılmaz, Mehmet Ali Akkor

Boluspor: Gökhan Değirmenci, Diarra, Umut Gündoğan (Dk. 61 Yusuf Emre Gültekin), İsmail Odabaşı, Akabueze, İshak Çakmak (Dk. 46 Sebahi), Mutlu Güller, Özgür Can Özcan (Dk. 83 Mustafa Batuhan Altıntaş), Dimov, Guido Koçer, Hayrullah Bilazer

Altınordu: Erce Kardeşler, Yusuf Acer, Hasan Hatipoğlu, Mehmet Murat Uçar, Muhammed Mert (Dk. 88 Mehmet Enes Sığırcı), Alican Özfesli (Dk. 46 David Deniz Kılınç), Sefa Yılmaz, Kerim Alıcı, Berkay Samancı, Recep Yemişci, Anıl Koç (Dk. 61 Hüseyin Atakan Üner)

Goller: Dk. 29 Sefa Yılmaz (Altınordu), Dk. 32 Akabueze (Boluspor)

Sarı kartlar: Dk. 41 İshak Çakmak (Boluspor), Dk. 88 Mehmet Murat Uçar (Altınordu)

BOLU (AA) – Spor Toto 1. Lig'in 16. haftasında Boluspor ile Altınordu 1-1 berabere kaldı.