Iconic Indian poet commemorated in Turkey

By Can Erozden

ANKARA (AA) – Indian envoy to Turkey honored a world famous poet, writer and polymath, Rabindranath Tagore from India for his 158th birthday on Wednesday.

“Tomorrow we celebrate his 158th birth anniversary,” Sanjay Bhattacharyya said and adding that Tagore is an iconic figure as a poet, philosopher, painter, musician, patriot, revolutionary, scientist, traveller and humanist.

Bhattacharyya said that India’s pacifist independence leader Mahatma Gandhi used to call him "Gurudev" (the Great Master) and Tagore named him "Mahatma" (the Great Soul) as there was an affection between the duo.

"Tagore wrote two national anthems for India and Bangladesh. It's also true that the Sri Lankan national anthem was mostly affected by a song composed by Tagore," Bhattacharyya said and adding that he won a Nobel prize, which introduced him to the West.

Tagore won the Nobel Prize in Literature in 1913 becoming the first laureate of the Indian subcontinent.

He said that Tagore had a deep sense of affection for Turkey and particularly for Mustafa Kemal Ataturk, the founder of the Turkish Republic, as the Indian poet was in Istanbul for two days in 1920s.

Bhattacharyya said that maybe Tagore has never really met Ataturk but they used to write to each other.

  • 'Tagore very impressed by Ataturk'

"In one of those letters, Tagore asked Ataturk to contribute books for the library in Visva Bharati University (the university Tagore established) and Ataturk contributed 41 books, still in this library with a plaque saying a gift of love from Turkey.

"Tagore was very impressed by Ataturk", Bhattacharyya remarked as Tagore praised Ataturk for his bravery and farsightedness.

"Tagore writes about Ataturk and he says Ataturk reawakened the heritage of Asia. Tagore says he rekindled hope in all Asia with nationalist movement and Tagore congratulates Ataturk for being farsighted, brave and nationalist," he said.

"Tagore says while the nationalist movement, perhaps the greatest contribution (of Ataturk) was breaking conservatism and emerging from blind faith in religion and he concludes as Ataturk showed the same bravery in the reconstruction of his nation as he had earlier shown on the battlefield; for a progressive Asia, we should look towards Turkey," Bhattacharyya said and adding that Turkey wasn't unfamiliar with Tagore.

He stated that his several works were translated to Turkish such as Gitanjeli, the poem book of Tagore was translated to Turkish by Turkey's former premier Bulent Ecevit.

He added that in 2003, Turkey named an Ankara street as Rabindranath Tagore Avenue.

During Wednesday's Tagore Festival at the Indian Embassy in Ankara, a short film about his life was displayed.

One of the most famous works of Tagore, Chokher Bali was put on screen for attendees at the Indian Embassy in Ankara.

Chokher Bali is a Bengali novel written in 1903, narrating the life of a main female character, Binodini – a young widow – and her relations with three individuals.

This novel was adapted to a drama movie in 2003 as the film is also known as Chokher Bali: A Passion Play.

Aishwarya Rai Bachchan, 45, as Binodini is the main protagonist of this movie.

Separately, Tagore painting exhibition was held in the Indian Embassy.

TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü

ANKARA (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'de düzenlenen törene katıldı.

Törende, Şentop'un yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile bazı bakanlar da yer aldı.

Aslanlı Yol'dan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine gelen heyet, TBMM Başkanı Şentop'un mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı'nı okudu.

Misak-ı Milli Kulesi'nde Anıtkabir özel defterini imzalayan Şentop, deftere şunları yazdı:

"Aziz Atatürk, asil milletimizin kararlı ve azimli iradesiyle bir araya gelerek teşekkül ettirdiği TBMM'mizin 99. kuruluş yıl dönümünde, milli mücadelemizin büyük komutanı, Cumhuriyetimizin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız olan zatı alinizin huzurundayız. İlk başkanlığını yaptığınız ve milli mücadelenin kazanılmasına önderlik eden TBMM'nin taşıdığı büyük sorumluluğun bilincindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ve onun hakiki sahibi olan asil milletimizin büyük hedeflere yürümek hususundaki iradesi katidir. Ülkemizin birliği, beraberliği, milletimizin huzur ve refahı için var gücümüzle çalışma kararlılığımız tamdır, süreklidir ve neticeye varması mukadderdir. Milli mücadelemizi yürüten ve Cumhuriyetimizi kuran Gazi Meclisin ve onu var eden iradenin tarihi manasına vakıfız ve bunun onurunu yaşamaktayız. TBMM olarak 99 yıllık tarihinde olduğu gibi bugün de ülkemizin gelişmesi, kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkması için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bu vesileyle, zatı alinizi ve milli mücadeleyi birlikte yürüttüğünüz bütün milletvekillerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhunuz şad olsun."

  • Törenden notlar

Kılıçdaroğlu, tören alanına iki kız çocuğunun elini tutarak geldi. Törenin ardından Kılıçdaroğlu, partililerle ve çocuklarla fotoğraf çektirdi.

Saygı duruşu sırasında tören alanında bulunan bazı engelli vatandaşlar ayağa kalkarak eşlik etti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Anıtkabir girişinde çocuklara balon ve Türk bayrağı dağıttı.

19 Mayıs 1919'dan TBMM'nin açılışına

TBMM (AA) – Düşman işgali altındaki Anadolu ve Rumeli topraklarında, Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlatacak ve Cumhuriyete giden yolda adımlar atılmasını sağlayacak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 99 yıl önce 23 Nisan'da açıldı. TBMM’nin açılışı, kurtuluş mücadelesinin en önemli safhalarından birisi oldu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmasının ardından, Mondros Mütarekesi'ne rağmen ülkenin işgal edilmeye başlanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.

Amasya Tamimi ile Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar, ''ulusun egemenliğini yine ulusun sağlayacağı''nı ortaya koydu.

1919 sonbaharında yapılan seçimlerden sonra Osmanlı Mebusan Meclisi 12 Ocak 1920'de, 168 üyesinden 162'sinin katılımıyla toplandı.

Mustafa Kemal, Erzurum mebusu seçilmişti ancak o Ankara'da kaldı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yanlısı milletvekillerinin çoğunlukta olduğu bu Meclis, 28 Ocak 1920'de yaptığı gizli oturumda Misakımilli'yi kabul etti. İstanbul'un 16 Mart'ta işgali ve Milli Mücadele yanlılarının tutuklanmaya başlamaları üzerine, milletvekilleri ve aydınlar, Ankara'ya kaçmaya başladı.

Mebusan Meclisi de 18 Mart'ta son kez toplanarak, Meclisin süresiz olarak tatil edilmesini kararlaştırdı.

Mustafa Kemal, 19 Mart 1920'de yayımladığı genelgeyle ''Ankara'da olağanüstü yetkili bir Meclis''in toplanacağını duyurdu.

Genelgede, ''Ulusun bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak önlemleri düşünüp uygulamak üzere ulusça olağanüstü yetki verilecek bir Meclisin Ankara'da toplantıya çağrılması ve dağıtılmış olan mebuslardan Ankara'ya gelebileceklerin de bu Meclise katılmaları'' istendi.

Bu amaçla yapılacak seçimle belirlenen milletvekilleri ile dağıtılan Osmanlı Mebusan Meclisinden kaçarak Ankara'ya gelebilenlerden 84'ü, ilk Mecliste yer aldı. Mustafa Kemal, 22 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin açılışını duyurduğu genelgesinde ise bundan böyle ''bütün sivil ve askeri makamların ve bütün ulusun emir alacağı en yüksek kat''ın bu Meclis olacağını kaydetti.

23 Nisan 1920'de, Hacıbayram Camisi'nde cuma namazı kılınıp, kurbanlar kesildikten sonra ilk TBMM, İttihat ve Terakki Kulübü olarak yapılan binada açıldı.

Cumhuriyete giden yolda büyük adımlar atılmasını sağlayacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin 99 yıl önce 23 Nisan'da açılması, Türkiye Cumhuriyetinin kurtuluş mücadelesinin en önemli safhalarından birisi oldu.

-Milli irade-

TBMM, açıldığından bu yana milli iradenin yansımasının simgesi oldu. TBMM'nin ilk Başkanı Mustafa Kemal Atatürk, 1 Mart 1920 tarihinde Meclisin 4. toplantı yılının açılışında da bunun önemine dikkati çekti.

Atatürk'ün sözleri tutanaklara şöyle yansıdı:

"Hep birlikte bakışlarımızı, vicdanımızın merkezi olan millete dikelim. Orada erdemin, vefa ve içten bağlılığın, yenileme arzusunun, egemenlik aşkının ve geleceğin sönmeyen ateşi yanmaktadır. Bu kutsal ateş, kendi içindeki bilgisizlik ve karanlığı yakacak ve bağımsızlığımızın önüne dikilecek olan bütün engelleri yıkacaktır. Efendiler, millet önünde, onun hak ettiği bağımsızlığın önünde, onun layık olduğu gelişme ve yenileme arzusu önünde, her kuvvet ancak milletin irade ve amaçlarına uymak şartıyla yaşayabilir. Milletin irade ve amaçlarına uymayanların talihi hüsrandır, çökmedir.''

Jandarma Teşkilatının yıl dönümünde 1919 fidan dikildi

SAMSUN (AA) – Samsun'da, Jandarma Teşkilatının yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende, Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının 100. yılı anısına 1919 fidan dikildi.

Terme İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Talip Sevim, jandarma tarafından oluşturulan 15 Temmuz Şehitleri Hatıra Ormanı'nda, Jandarma Teşkilatının kuruluşunun 180. yıl dönümü kutladıklarını söyledi.

Jandarma Genel Komutanlığının ülke genelinde 3 bin 33 iç güvenlik, 369 komando, 559 cezaevi, 160 koruma ve 7 havacılık birliği olmak üzere 4 bin 128 birimiyle vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak için 24 saat görev yaptığını anlatan Sevim, tevazu, fedakarlık ve kahramanlık ordusu olarak milletin hizmetinde bulunduklarını vurguladı.

Sevim, Sakarlı mevkisindeki 15 Temmuz Şehitleri Hatıra Ormanı'na daha önce 2 bin fidan dikildiğini belirterek, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla 1919 fidan daha dikeceklerini kaydetti.

Konuşmanın ardından İl Jandarma Komutanı Albay Ünsal Ağaoğlu, 1983 yılında emekli olan Terme ilçesinin bilinen en eski emekli jandarma personeli Uzman Çavuş Vahit Hüyük'e plaket verdi.

Daha sonra Albay Ağaoğlu, jandarma personeli ve öğrenciler tarafından 1919 fidan toprakla buluşturuldu.

Törene Terme Kaymakamı Mehmet Parlak ve Belediye Başkanı Şenol Kul ile davetliler katıldı.

1919 öğrenciden “Oku İlkadım” koreografisi

SAMSUN (AA) – Samsun'un İlkadım ilçesinde 1919 öğrencinin katılımıyla "Oku İlkadım" koreografisi oluşturuldu.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, kitap okuma alışkanlığına dikkati çekmek ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yılını kutlamak amacıyla ilk, orta ve lise öğrencilerden oluşan 1919 kişiyle Cumhuriyet Meydanı'nda okuma etkinliği düzenledi.

Yaklaşık bir saat süren etkinliğin ardından öğrenciler, "Oku İlkadım" koreografisi oluşturarak İstiklal Marşı'nı okudu.

Vatandaşlar da öğrencilerin gösterisini ve etkinliğini ilgiyle izledi.

İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe, gazetecilere yaptığı açıklamada, okumanın eğitim öğretimin temelini oluşturduğuna işaret etti.

Etkinlikle sadece öğrencilerin ellerine bir kitap alıp okumasını değil, topluma mesaj vermeyi amaçladıklarına aktaran Akmeşe, "Topluma şu mesajı vermek istedik: Dinimizin ilk emri 'oku'dur hem de toplumun nerede olursa olsun okuma alışkanlığı kazanmasını istedik. Okuma alışkanlığı kazanılması için sürekli gündemde kalmasını istediğimiz bu faaliyeti gerçekleştirdik. Ulu Önder Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yılı kapsamında da 1919 öğrencimiz koreografi yaparak bir mesaj daha verdik." ifadelerini kullandı.

AK Parti'nin Kütahya mitingi

KÜTAHYA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP de bugün Kandil'dekilerin hatırı, Gazi'nin hatırından çok daha fazla sayılıyor." dedi.

Erdoğan, Yeni Spor Salonu önünde düzenlenen mitingde, Nevruz Bayramı'nı tebrik etti.

Orta Asya'dan Balkanlar'a kadar çok geniş bir coğrafyada kutlanan nevruzun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Nevruz bolluğun, bereketin, baharın bayramıdır. İnşallah bolluk, bereket geliyor ve nevruz dayanışmanın, muhabbetin, yeni başlangıçların da bayramıdır. Nevruz kardeşliğin, sevginin, kalplerde yeşeren umutların bayramıdır. Nevruz toprakla beraber gönüllere düşen cemrelerin bayramıdır. Nevruzun temsil ettiği bu değerlere uygun olarak kutlanması da çok önemlidir." ifadesini kullandı.

Erdoğan, her kim 21 Mart'ı şiddetin, terörü övmenin vasıtası haline getiriyorsa onun nevruza ihanet içerisinde olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her kim bu güzel günü kavgayla provokasyonla sokak terörüne kurban ediyorsa o nevruzun manasını anlamamış demektir. Her kim bu ortak bayramı, milletimizi kutuplaştırmanın, birbirine kırdırmanın aracı haline getiriyorsa o nevruzu istismar ediyor demektir. Maalesef ülkemizde çıkarlarını korumak için nevruz gibi, Cumhuriyet gibi ortak değerlerimizi hoyratça istismar edenler hep oldu.

Bu çevreler sırf kendi ikballeri, kendi menfaatleri, bireysel rant düzenleri bozulmasın diye yıllarca bu kavramların üzerinde tepindi durdular. Bunu en çok bölücü terör örgütüyle CHP zihniyeti yaptı. El ele verdiler, dirsek temasına girdiler, nevruz dediler, sokakları, caddeleri ateşe verdiler, bölücü örgütün paçavralarına sarıldılar, milletin inancına, mukaddesatına hakaret ettiler, daha bıyıkları yeni terlemiş Mehmetçiklerimizi şehit ettiler. Cumhuriyet dediler, senelerce vatandaşı yasaklara mahkum bıraktılar. Laiklik dediler, Atatürk dediler, Gazi'nin annesinin başındaki örtüyü kızlarımıza çok gördüler. Üniversite kapısında onları ağlattılar, 'Ağlatmadık' dediler. Yalan söylemeyin ahlaksızlar. Kendi milletvekiliniz oldu o rektör yardımcısı. O kızlarımızı nasıl ağlattığını adım gibi biliyorum."

İkna odalarında onların başlarından başörtülerini çekip almak suretiyle üniversiteyi birincilikle bitiren başörtülü kızların başlarından keplerini, başörtülerini almak suretiyle onlara nasıl zulüm ettiklerini bildiklerini ifade eden Erdoğan, "Siz kendinizi kandırabilirsiniz ama bizi kandıramazsınız ama o devran şimdi bitti mi? AK Parti ile kapandı mı?" diye konuştu.

  • "İstismar siyasetinin başını CHP çekiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların kendi marjinal ideolojileri için ortak değerlerin hepsini de tepe tepe kullandıklarına dikkati çekti. Bugün de aynısını yaptıklarına, istismar ve yağma düzenlerini devam ettirdiklerine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu istismar siyasetinin başını CHP çekiyor. CHP bir taraftan 'Atatürk'ün kurduğu partiyiz.' diyor, diğer taraftan Kandil'in uzantılarıyla seçim ittifakı yapıyor. CHP hem 'Cumhuriyetçiyiz' diyor hem de Cumhuriyete saldıranlara, ülkemizin birliğine kastedenlere yoldaşlık ediyor. Hem 'Milletin inancına saygılıyız.' diyorlar hem de 'İslam dünyasından kaynaklanan terör.' şu ifadeye bak. Bu ifadeyle Müslümanları töhmet altında bırakıyorlar.

Hem 'Ezanla sorunumuz yok.' diyorlar hem de İstiklal Caddesi'nde ezanı Muhammediyi ıslıklayan edepsizlere kol kanat geriyorlar. CHP hem 'halkçıyız' diyor hem de 15 Temmuz gecesi halka kurşun sıkan FETÖ'cü alçakların avukatlığını üstleniyor. İnanın rüzgar gülü olsa bu kadar sağa sola dönmez, emin olun bukalemun olsa bu kadar sık renk değiştirmez. En küçük bir hassasiyeti, omurgası, ilkesi, prensibi olmayan bir siyasi parti bunu yapmaz."

Gazi Mustafa Kemal'in izinden giden bir partinin, Kandil'in ve Pensilvanya'nın uzantılarına taşeronluk yapmaması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "İçinde vatan sevgisinin kırıntısı bulunan bir parti, gidip Türkiye'yi yurt dışında önüne gelene… Hatta ve hatta Avrupa Parlamentosunda, Alman Parlamentosunda bölücü örgütün paçavralarını eline alanlarla yan yana resim çektirmez." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, CHP'nin yeniden aday gösterdiği Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın "Oy yoksa yol da yok, hizmet de yok." sözlerini anımsatarak, "Kibir kulesi ya. Mevcut yönetimin altında CHP'nin ne Cumhuriyetle ne Gazi ile hiçbir bağı yoktur. CHP de bugün Kandil'dekilerin hatırı, Gazi'nin hatırından çok daha fazla sayılıyor. Eş başkanların sözü hem CHP'de hem de ittifak ortaklarında Bay Kemal ve hanımefendiden de daha fazla geçiyor." diye konuştu.

  • "Oy istismar eden ne idiği belirsiz birisi"

Erdoğan, alana kurulan ekrandan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin konuştuğu bir videoyu göstererek, "Bu adam Kürt değil. Bu Kürt kardeşlerimizin üzerinden oy istismar eden ne idiği belirsiz birisi." dedi.

HDP'li bazı milletvekillerinin söylemlerinin de yer aldığı görüntülerden sonra Erdoğan, şunları kaydetti:

"Görüyor musunuz Kandil'den talimat veriyor. Bu adam Kürt filan değil. Kütahya'dan sesleniyorum tüm Türkiye'ye. Türkiye'de 'Kürdistan' diye bir bölge var mı? Türkiye'de ne var? Güneydoğu Anadolu bölgemiz var mı, Doğu Anadolu bölgemiz var mı, Karadeniz'imiz, Akdeniz'imiz var mı, Orta Anadolu'muz, Ege'miz, Marmara'mız var mı? Ama Kürdistan diye bir bölge yok.

Sen Kürdistan'ı çok mu seviyorsun, Irak'ın Kuzeyi'nde var, defol git oraya, defol. Seninle beraber gelmek isteyenler varsa onları da al git. Siz, bizim ülkemizi bölemeyeceksiniz. 780 bin metrekareyle Türkiye'yi bölemeyeceksiniz."

(Sürecek)

Çanakkale Zaferi, Beşiktaş Müzesi'nde

İSTANBUL (AA) – "Beşiktaş JK'nin 116. kuruluş yıl dönümü ve Çanakkale şehitlerimiz" konulu pul sergisi, Beşiktaş Müzesi'nde açıldı.

Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki en önemli zaferlerden olan 18 Mart Çanakkale Zaferi ile Beşiktaş Kulübünün kuruluş tarihi olan 19 Mart, Beşiktaş Müzesi'nde hayata geçirilen özel bir etkinlikle anılıyor.

Beşiktaş Müzesi ile PTT'nin iş birliğinde hazırlanan sergi kapsamında, Beşiktaş Kulübünün tarih boyunca kullanıma sunulan pulları ile Atatürk ve Çanakkale zaferi konulu pullar sergilenecek.

Sergi, 22 Mart Cuma gününe kadar Beşiktaş Müzesi'ndeki sergi alanında ziyarete açık olacak.

Futbol: Spor Toto 1. Lig

Stat: Bolu Atatürk

Hakemler: Yasin Kol, Mehmet Cem Hanoğlu, Ömer Tevfik Özkoç

Boluspor: Gökhan Değirmenci, Fink, Akabueze, Ufuk Budak, Özgürcan Özcan, Dimov, Koçer (Dk. 86 Burak Bekaroğlu), Batuhan Altıntaş (Dk. 46 Bilal Sebaihi), Burak Asan, Ümit Kurt, Mustafa Durak (Dk. 90+2 Mutlu Güler)

Balıkesirspor Baltok: Vukovic, Cüneyt Köz (Dk. 58 Foxi), Nizamettin Çalışkan, Mehmet Boztepe (Dk. 72 Sedat Şahintürk), Furkan Çil, Okan Alkan, Otoo, A'Beka, Glumac, Doğa İşeri, Cumali Bişi

Goller: Dk. 63 Koçer (Boluspor)

Sarı kart: Dk. 12 Ümit Kurt, Dk. 55 Dimov, Dk. 58 Burak Asan, Dk. 76 Mustafa Durak (Boluspor), Dk. 40 Glumac, Dk. 45+1 Doğa İşeri (Balıkesirspor Baltok)

BOLU (AA) – Spor Toto 1. Lig takımlarından Boluspor, ligin 26. haftasında konuk ettiği Balıkesirspor Baltok'u 1-0 yendi.

“İlklerin kadın cerrahı” rol modelleri

ANKARA (AA) – YEŞİM SERT KARAASLAN – Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk üniversitesi Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesinde Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nın ilk kadın asistanı olan genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Seher Demirer, Türk Cerrahi Derneği Başkanı olarak kadın hekim adaylarına örnek oluyor.

Prof. Dr. Seher Demirer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadınların iş yaşamında yer almasıyla tıpta da kendilerini gösterdiğini, birçok Avrupa ülkesine göre cerrahi branşlardaki kadın hekim sayısının da giderek arttığını söyledi.

Kadın cerrah sayısının her geçen gün artış göstermesine karşın hala yeterli olmadığını vurgulayan Demirer, "Henüz çok fazla değil, Türkiye genelindeki 5 bin 600 cerrah içinde kadın cerrah sayısı binin üstünde değil. Fakat kadınların bu alana olan yoğun ilgisiyle bu sayı giderek artacak." diye konuştu.

Cerrahi branşların zor olduğunu ancak istenildiğinde önemli başarılara imza atılabildiğini dile getiren Demirer, "Tıp başlı başına fedakarlık isteyen bir meslek. Özellikle cerrahi branşlar daha da ağır olabiliyor. Yorgunluk var, nöbet yükü oldukça ağır. Ameliyathanede yemek bile yemeksizin saatlerce kalabiliyorsunuz. Bu nedenle cerrahi çok sevmeyi ve tutkuyu gerektiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türk kadın hekimlerin tutkulu bir şekilde cerrahi alanında görev yaptığına değinen Demirer, "Genç hekimler arasındaki kadınlarda, cerrahi branşlara ilgi yüksek. Bunlar içinde genel cerrahi dışında, Kulak-Burun-Boğaz, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Ortopedi, Kalp ve Damar Cerrahisi yer alıyor." dedi.

Türk kadınının çok azimli olduğunun ve cerrahi dahil tıbbın her alanında önemli çalışmalara imza attığının altını çizen Demirer, şöyle devam etti:

"Ben Türkiye'deki en büyük meslek örgütlerinden biri olan Türk Cerrahi Derneğinin de başkanıyım. Bizim camiamızda 5 binin üzerinde genel cerrahi uzmanı var, derneğin de 3 binin üzerinde üyesi var ve bunların çoğu erkek. Burada dikkat edilmesi gereken, bir kadın onların başkanı. Bu erkeklerin tercihi ve seçimiyle olan bir şey."

  • "Kadın ve hekim olmak çok ama çok değerli"

Tıp fakültesinden bu güne hiçbir zaman ilk olmaktan çekinmediğini ve başarılı çalışmalara imza atmak için her zaman daha fazla çalıştığını vurgulayan Demirer, "Ben Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in ilk üniversitesinin tıp fakültesi genel cerrahi kliniğinin ilk kadın asistanı, ilk kadın uzmanı benim. Bugün de bunun gururunu duyuyorum. Arkamdan yürüyecek kadın cerrah adaylarına yol açabildiğim için mutluyum." dedi.

Prof. Dr. Demirer, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla kadın hekimlere ve doktorluk mesleğini seçmek isteyen kadınlara şu önerilerde bulundu:

"Hekimlik, umut olan, yaşatmak için çalışan çok kutsal bir meslek, tıpkı kadın gibi. Kadın, hayatı başlatandır. Bu nedenle, kadın hekimlere istedikleri şeyin ne olduğunu iyi belirlemelerini öneriyorum. Kendilerini doğru değerlendirdiklerinde ise her kadın gibi kadın hekimlerin de başaramayacakları hiçbir şey yok çünkü hekimlik, cerrahlık bir süre sonra bir tutkuya dönüşüyor. Benim hekimlik hayatımda kendimi en mutlu hissettiğim yer ve anlar, ameliyathanedeki anlardır. Kadının girdiği her yerde pozitif adımlar atılıyor, bu tıp alanında da böyle. Bugün dünyada çok önemli üniversitelerde kadın bilim insanları görev yapıyor. Kadın ve hekim olmak çok ama çok değerli."

  • "Erkeklerin de örnek aldığı rol modellerden"

AÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü asistanlarından Dr. Yasemin Konuk da "kadın" ve "cerrah" kavramlarını bir arada taşımanın gururunu yaşadığını anlatarak şöyle konuştu:

"Sürekli aile ve ev hayatı ile daha narin, kırılgan olarak özdeşleştirilmiş ve bu nedenle cerrah olmaya uzak olarak görülmüş, kadın. Geçmişten günümüze kadın cerrahların sayısının artması ile bizler şu anda daha uygun koşullarda çalışma imkanı buluyoruz. Başta kliniğimizin ilk kadın cerrahı ve Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Seher Demirer hocamızı kendimize rol model alarak hem meslek hayatımızda hem de sosyal hayatımızda dimdik başarılı birer cerrah olmak üzere ilerlemeye devam edeceğiz."

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Onur Utku Güvendik ise "Mezun hekimlerimizin meslek hayatları boyunca kurucu, öncü roller üstlenmesi ve tecrübelerini aracısız olarak bize aktarıyor olmaları bizim için çok değerli ve ilham verici. Hocamız, Ankara Tıp ailesinin lider hekimlerinden bir tanesi. Sadece kadınların değil erkeklerin de örnek aldığı rol modellerden. Hocam, sadece mesleki olarak değil, tavırlarıyla bize örnek olan sevgi dolu, disiplinli ve öncü bir hekim." değerlendirmesinde bulundu.

Futbol: Spor Toto 1. Lig

Stat: Bolu Atatürk

Hakemler: Kadir Sağlam, Ahmet Şimşek, Sezgin Çınar

Boluspor: Gökhan Değirmenci, Fink (Dk. 46 Hayrullah Bilazer), Diarra, Sebaihi (Dk. 70 Vukadinovic), Akabueze, İshak Çakmak, Ufuk Budak, Guido Koçer, Batuhan Altıntaş (Dk. 79 Mutlu Güler), Ümit Kurt, Mustafa Durak

İstanbulspor: Alperen Uysal, Muhsin Yıldırım, İbrahim Yılmaz, Onur Ergün, Cajic, Atchom, Tuncer Duhan Aksu, Ali Aytemur, Onur Ural (Dk. 58 Halil İbrahim Sönmez), Görkem Güven (Dk. 88 Arif Morkaya), Bauque (Dk. 79 Perovic)

Goller: Dk. 4 Akabueze, Dk. 27 Ümit Kurt (Boluspor), Dk. 15 Cajic (Penaltıdan) (İstanbulspor)

Sarı kartlar: Dk. 13 Diarra, Dk. 58 Sebaihi, Dk. 59 Guido Koçer, Dk. 72 Ümit Kurt (Boluspor), Dk. 18 Onur Ergün (İstanbulspor)

BOLU (AA) – Spor Toto 1. Lig 24. hafta karşılaşmasında Boluspor, sahasında İstanbulspor'u 2-1 yendi.