Türkiye İnovasyon Haftası

İSTANBUL (AA) – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, “TUSAŞ olarak yılda yaklaşık 1 milyar dolar Ar-Ge’ye para harcıyoruz. Önümüzdeki 10 yıl boyunca artarak devam edecek. Yılda bin mühendis işe alıyoruz, 3 bin 600 mühendisimiz var. 10 bin mühendise gidiyoruz.” dedi.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında TİM Genel Sekreteri Prof. Dr. Kerem Alkin’in moderatörlüğünde panel gerçekleştirildi.

TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, şirketin birçok projesi olduğunu ve onları geliştirdiklerini belirterek, daha da büyümek istediklerini kaydetti.

TUSAŞ’ın bu sene 2,6 milyar dolar ciroya ulaşmasını beklediklerini ifade eden Kotil, 2028’de 11 milyar dolar ciroya çıkmayı hedeflediklerini söyledi.

Kotil, George Friedman’ın “Gelecek 100 Yıl” kitabını gençlerin okumasını önererek, bu kitabın Türkiye’nin süper güç olacağından bahsettiğini ve 3. Dünya Savaşı’nın çıkacağına değinildiğini aktardı.

Böyle bir savaşın çıkmamasını dileyen Kotil, “Savaş denilince akla birilerini öldürme olarak algılamayın. Diğer ülkenin savunma sistemini ortadan kaldırma olarak anlayın. Siz gençlerin buna gönül vermesi ve inovasyon ortaya koymanız gerekiyor. Biz Türkleri aya götürmeniz gerekiyor.” diye konuştu.

Kotil, “gelecek yüzyıl inovasyon yüzyılı” diyerek, “Savunma şirketi olduğum için savunmadan bahsedeceğim, gelecek yüzyıl teknolojinin savaşı.” dedi.

Kotil, İDEF 2019’un verimli geçtiğini, yurt dışından çok konuk geldiğini aktararak, “TUSAŞ olarak yılda yaklaşık 1 milyar dolar Ar-Ge’ye para harcıyoruz. Önümüzdeki 10 yıl boyunca artarak devam edecek. Yılda bin mühendis işe alıyoruz, 3 bin 600 mühendisimiz var. 10 bin mühendise gidiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

– “474 milyon dolar Ar-Ge harcaması yapıldı”

ASELSAN Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün ise değişimin hızının hiçbir zaman şimdiki gibi olmadığını, gelecekteki değişim hızının da şimdikinden daha hızlı olacağını vurguladı.

Ar-Ge ve teknoloji açısından ulusal ve bölgesel ekonomiler ve toplumlar, işletmeler için değişimin temel dinamiğinin Ar-Ge ve inovasyon olduğuna dikkati çeken Görgün, şu anda her bir unsurun bu değişim ve dönüşümü sorguladığını söyledi.

Görgün, değişimin üretimine etkisinin, maliyet düşüşü, verimlilik artışı, pazar payı artışı, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama, girişimciliğin artışı, değişen sürecin üretime olan etkileri olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinin dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli milli ürünlerle ihtiyacın giderilmesinin ASELSAN’ın temel hedeflerinden olduğunu aktaran Görgün, şunları kaydetti:

“ASELSAN’ın yaptığı yatırımlar açık ara birinci olduğunu gösteriyor. ASELSAN'ın yaklaşık 4 bin Ar-Ge personeli var. Geçen yıl 474 milyon dolar Ar-Ge harcaması yapıldı. Temel olarak şirketin anayasasında var, her yıl cironun yüzde 50’sini mutlaka Ar-Ge’ye ayrılıyor. Geçen sene 54 üniversite ile çalıştık. 126 proje ASELSAN tarafından desteklendi ve üniversite projelerine ödenen miktar 154,2 milyon dolar oldu.”

– “(Patent) Son 3 yılda yaptığımız çalışmaların meyvesini görüyoruz”

HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ise son yıllarda odaklandıkları konular arasında güvenlik ile ilgili çözümler bulunduğunu aktararak, siber güvenlik alanında faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Teknoloji şirketi olarak sürekli yeni teknolojilerin arayışında olduklarını ifade eden Atalay, “Yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti, artırılmış gerçeklik, otonom sistemler, yeni nesil haberleşme 5G teknolojileri, siber güvenlik üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

HAVELSAN merkezine çok yakın 10 kamu ve özel üniversitenin bulunduğuna işaret eden Atalay, üniversitelerdeki gençlerin bu işin içinde olmalarını istediklerini söyledi.

Atalay, yenilikçi fikir kampanyaları gerçekleştirdiklerini, öğrencilerin fikirlerini sadece sunmalarını değil, uygulamaya da koymaları için Açık inovasyon Merkezi kurduklarını anlatarak, gençlerin fikirlerini denemelerini sağlayacak ortamlar hazırladıklarını, burada mentorluk yapacak mühendislerin de mevcut olduğunu, bu merkezde Türkiye’nin yıldızlarını ortaya çıkarmak için çalıştıklarını kaydetti.

Atalay, inovasyon yarışmalarının da olduğuna işaret ederek, “Yazılım alanında patent çok zor. Son 3 yılda yaptığımız çalışmaların meyvesini görüyoruz. Fikri teşvik etmek, toplamak ve değere dönüştürmek üzere özetlediğimiz inovasyon sürecini destekliyoruz.”

– “Bütün inovasyon faaliyetlerimiz sahada ihtiyaç duyulan ürünler”

Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM) Genel Müdürü Murat İkinci de şirket olarak savunma alanında önemli ürün gamına eriştiklerini belirterek, STM’nin geliştirdiği ürünleri dünya pazarına pazarlamayı da hedef edindiğini söyledi.

STM’nin su üstü ve su altı platformlarda yenilikçi tasarımının İDEF’te ciddi anlamda ilgi çektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Su altı optik haberleşme sistemi Ar-Ge projesini ürüne dönüştürdük. Bütün inovasyon faaliyetlerimiz sahada ihtiyaç duyulan ürünler. Duvar arkası radar, keskin nişancı atışlarından etkilenilen alanlarda üzerinde patlayıcı taşıyan dronelerimizi geliştirdik. Otonom drone ve akıllı mühimmat sistemlerimiz bulunuyor. Ürünlerimiz sahada aktif olarak kullanılmaktadır. Mikro ve nano uydu projeleri de oluşturduk. LAGARİ 2020’nin başında uzaya atılacak ve göreve başlayacak. Siber saldırılarla ilgili çalışan Siber Füzyon Merkezimiz de çalışmalarına devam ediyor.”

– “Yeni savunma ekosistemi dinamiklerine bütünsel olarak yaklaşılması önemli”

Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, bu haftanın önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Hızlı davrananın rekabet avantajı elde edeceği bir dönemden geçildiğini aktaran Okyay, şunları kaydetti:

“Bu dönem, ülkeler açısından bir yandan fırsat penceresi sunarken diğer yandan tehditleri beraberinde getiriyor. Hal böyle olunca yetkinlikler kazanmak tüm ülkeler açısından büyük önem taşıyor. Dünyadaki tüm gelişmeler göz önüne alındığında, ülkemizin de yeni savunma ekosistemi dinamiklerine bütünsel olarak yaklaşması, özel sektör-kamu-akademi iş birliğini geniş proje zeminlerinde ve çift kullanımlı teknolojileri kapsayacak şekilde desteklemesi büyük önem taşıyor.”

– "Yatırımcı çekmeyi sağlayan şey farkılılaşma"

Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici, yatırımcıyı içeriye çekebilmek, ülke şirketlerinin daha iyi yerlere gelmesini sağlamak ve rekabete açık dünyada en iyi şirketler oluşturmanın önemine işaret ederek, "Bunu sağlayan tek şey farklılaşma. Eğer farklılaşmaya başlarsanız hem yabancı yatırımcıyı hem de şirketlerinizin global anlamda yarışabilmesini sağlıyorsunuz." diye konuştu.

Leblebici, farklılaşmayı sağlayan tek şeyin "yaratıcılık kültürü" olduğunu aktararak, "İnovasyon haftası o kültürün oluşmasını ve o kültürün birbirinizle etkileşim yaratabilmesi için en önemli hafta. Ticaret Bakanlığı himayesinde yaptığımız bu haftada biz 7 yıldır hep ana sponsor olduk." bilgisini verdi.

Banka olarak, topluma, müşterilerine ve çalışanlarına iyi bir banka olmayı amaçladıklarını vurgulayan Leblebici, toplumun ve şirketlerin gelişimine katkı sağlamak için çok sayıda proje gerçekleştirdiklerini anlattı.

Multiple agreements inked at Istanbul defense fair

By Gokhan Ergocun

ISTANBUL (AA) – Several defense agreements were signed on Wednesday at an international fair in Istanbul.

The 14th International Defense Industry Fair (IDEF'19) saw the participation of Turkey's flag carrier Turkish Airlines and defense giant Aselsan among others.

An agreement on laser-based air defense systems was signed by Aselsan, missile producer Roketsan, tech firm Ermaksan, Tubitak, and Gebze Technical University.

Also, an agreement for the mass production of Turkey's main battle tank Altay — which will be produced by automotive company BMC — was signed at the fair.

Ismail Demir, the head of Defense Industries Presidency (SSB), said the Altay project is a joint effort with several other corporations.

SSB also signed a protocol with Turkish Airlines for logistic cooperation and an agreement with Aselsan for low-altitude radar systems.

IDEF’19 iş birliği anlaşmaları

İSTANBUL (AA) – Altay Seri Üretim Projesi Ana Alt Yükleniciler Sözleşme İmza Töreni, tankın üretiminde yer alacak paydaşların katılımıyla gerçekleştirildi.

Dünyanın en büyük savunma sanayisi buluşmalarından olan Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın (IDEF) ikinci gününde, birçok iş birliği anlaşması imzalanmaya devam ediyor.

Bu kapsamda, Altay Seri Üretim Projesi Ana Alt Yükleniciler Sözleşme imza töreni yapıldı. Türkiye'nin milli ana muharebe tankı Altay'ın seri üretim aşaması için ana yüklenici BMC ile ana alt yükleniciler ASELSAN, ROKETSAN, MKEK ve HAVELSAN arasında sözleşme imzalandı.

Törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Kara Araçları Daire Başkanı Ahmet Raci Yalçın, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kaval, HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Aysan, HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay'ın yanı sıra ROKETSAN Genel Müdürü Selçuk Yaşar, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Vekili Mehmet Ünal ve BMC Yönetim Kurulu Üyesi Talip Öztürk katıldı.

– "Takımın koçu gibi kenardan müdahalelerle bu projeyi başarıyla sonuçlandıracağız"

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, törendeki konuşmasında, projeyle ana oyuncuya destek olan bir dizi alt yüklenicinin de devrede olduğu önemli bir çalışma yapıldığını söyledi.

Projenin bir takım oyunu gibi olduğunu dile getiren Demir, "Bu konuda gerek kara gerek deniz ve gerek deniz sistemlerinde, çok sayıda oyuncunun el birliği ile bir takım oyunu oynadığı ve alanlarında en iyilerin yer aldığı, takımın başarıya ulaştığı bir proje ortaya koyuyor olacağız. Bu projede takım kaptanı var ama herkes kendi sahası ile ilgili en iyiyi yapmakla sorumlu. Biz de belki takımın koçu gibi kenardan böyle müdahalelerle bu projeyi başarıyla sonuçlandıracağız." diye konuştu.

– "Türk savunma sanayisinin güzide kuruluşları, stratejik partnerimiz"

BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak da Altay tankının sahibinin Türk milleti olduğunu vurgulayarak, projenin Türk harp sanayisinde ileri atılımlarının önemli bir merhalesi olduğunu vurguladı.

Savunma Sanayii Başkanlığı'nın (SSB) tankın seri üretimindeki sorumluluğu BMC'ye yüklediğini anımsatan Sancak, "Rekabetçi ortam içerisinde biz bu çabayı gösterdik. Çok şükür bunun seri üretimi, BMC'nin liderliğinde yapılacak. Ama gördüğünüz gibi 'Bir gülle bahar olmaz', tek başına BMC'nin altından kalkabileceği iş değil bu. Türk savunma sanayisinin güzide kuruluşları, stratejik partnerimiz." şeklinde konuştu.

Tankın yapımında stratejik partnerlerin yanında 200'e yakın milli firmanın görev alacağını ve söz konusu firmaların alt yüklenici olarak bine yakın KOBİ'nin çalışacağını belirten Sancak, bu süreçte 100 bine yakın insanın istihdam edileceğini kaydetti.

Sancak, Altay tankının Türk savunma sanayisinin millileşmesi ve yerlileşmesi stratejisinde bir eşik atlatacağını vurgulayarak, "Darısı milli muharip uçağımıza, darısı uzay üssümüze, darısı Antartika'daki bilim merkezimize. İnşallah uzun solukla bunların hepsini gerçekleştireceğiz. Ülkemizi 2023 yılında muassır medeniyet dünyasının yıldızı haline getireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Törenin ardından Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, proje paydaşlarının temsilcilerine hediye takdim etti.

– Sözleşmeler, projenin yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor"

ASELSAN, ROKETSAN, MKEK ve HAVELSAN ve BMC arasında atılan imzalarla, Türkiye'nin milli ana muharebe tankı Altay'ın seri üretim hazırlıklarında en önemli kilometre taşlarından biri tamamlanmış oldu.

Tankın seri üretim projesinde, ASELSAN atış kontrol sistemi ve aktif koruma sistemi başta olmak üzere tank elektronik sistemlerinin üretiminden sorumlu olurken ROKETSAN zırh sistemi, MKEK ana silah sistemi, HAVELSAN ise tank ve sistemleri simülatörleri ilgili görevleri üstlenecek. İmzalanan bu sözleşmeler, projenin toplam büyüklüğünün yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor.

Proje kapsamında, Türkiye'nin milli ana muharebe tankı Altay, yakın coğrafyadason dönemde yaşanan muharebe deneyimlerinden ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin geleceğe yönelik ihtiyaçlarından yola çıkılarak geliştirilen yeni koruma konseptine göre en üst seviyede manevra kabiliyeti, tank koruması ve ateş gücüne sahip olacak şekilde T1 ve T2 olarak iki konfigürasyonda üretilecek.

40 adet üretilecek olan Altay T1, muharebe alanında karşılaşılabilecek tüm tehditler dikkate alınarak geliştirilmiş olan; pasif, reaktif ve aktif koruma bileşenlerinden oluşturulmuş, çepeçevre zırh koruması ile muharebe alanlarında şimdiye kadar görülen en gelişmiş korumaya sahip ana muharebe tankı olacak.

Seri üretim başladıktan sonra ilk Altay T1, 18 ay içinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecek.

ASELSAN'dan 841 milyon avroluk sözleşme

İSTANBUL (AA) – ASELSAN ile BMC arasında ALTAY Tankları için kritik görev donanımları ile bu donanımlara ilişkin kullanıcı/bakım eğitimlerinin verileceği ürünlerin tedarikine yönelik 841 milyon avroluk sözleşme imzalandı.

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yer alan açıklamasında, BMC ile ALTAY Seri Üretim Projesi Sözleşmesi kapsamında, BMC tarafından üretilecek ALTAY Tankları için kritik görev donanımları ile bu donanımlara ilişkin kullanıcı/bakım eğitimlerinin verileceği ürünlerin tedarikine yönelik bugün toplam bedeli 840 milyon 986 bin 250 avro olan sözleşme imzalandığı bildirildi.

Açıklamada, söz konusu sözleşme kapsamında ASELSAN'ın teslimatları 2020-2026 yıllarında gerçekleştireceği kaydedildi.

IDEF'19'da iş birliği imzaları

İSTANBUL (AA) – Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ihtiyacı kapsamında, ASELSAN ve Spets Techno Export (STE) arasında Yazılım Tabanlı Askeri Telsizler Satışı ve anti tank füze sistemi için ASELSAN ürünü Dörtgöz Termal Kamera Tedariki sözleşmeleri imzalandı.

TÜYAP'ta düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nın (IDEF'19) ikinci günü, savunma sanayisini güçlendirecek iş birliği anlaşmalarıyla devam ediyor.

Fuarda, Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ihtiyacı kapsamında, ASELSAN ve Spets Techno Export (STE) arasında Yazılım Tabanlı Askeri Telsizler Satışı ve anti tank füze sistemi için ASELSAN ürünü Dörtgöz-S Termal Kamera Tedariki sözleşmelerine imzalar atıldı.

Sözleşme Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, STE Genel Müdürü Vladyslav Belbas ve ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün ve Genel Müdür Yardımcısı Osman Devrim Fidancı tarafından imzalandı.

Burada konuşan Demir, imzalanan sözleşmelerin iş birliklerine yol açması temennisiyle projenin başarıyla sonuçlanmasını beklediğini dile getirdi.

Görgün ise, şirketin telsiz ve haberleşme alanında geliştirdiği iş birliklerinin artarak devam ettiğini belirterek, bu iş birliklerinden memnuniyet duyduklarını kaydetti.

Hava savunma sistemi Gökdeniz tanıtıldı

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen sözleşme kapsamında ASELSAN tarafından geliştirilen deniz platformları için yakın hava savunma sistemi Gökdeniz tanıtıldı.

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir'in de katıldığı lansman, 4. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) düzenlendi.

Burada konuşan ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün, şirketin silah sistemlerinde şimdiye kadar 19 ülkeye ihracat yaptığını söyledi.

ASELSAN'ın bu alanda hizmet veren şirketler arasında önemli bir pozisyona sahip olduğuna işaret eden Görgün, "Bizim stabilize silah sistemlerinin hafif versiyonlarında zırhlı araçlardan deniz platformlarına kadar birçok çözümlerimiz var. Yakın saha hava savunma sistemlerimiz için geliştirdiğimiz Korkut'un deniz platformları için tasarladığımız Gökdeniz modelinin lansmanını yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

  • Gökdeniz hava tehditlerine çözüm sağlıyor

Gökdeniz, güdümlü anti-gemi füzeleri ve ayrıca insansız hava araçları, uçaklar ve helikopterlere karşı hava savunmasının en etkili şekilde karşılanmasını sağlayacak. Sistem, ayrıca yakın alanda asimetrik su üstü tehditlerine karşı da etkili olacak. ASELSAN tarafından geliştirilmiş olan 35 milimetre parçacıklı mühimmatı da kullanacak olan sistem, güncel hava tehditlerine karşı gemi öz savunması için etkili bir çözüm sağlıyor.

ASELSAN'ın yeni “Guru”su göreve başladı

               ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - ASELSAN, farklı yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten bileşenlerin enerji depolama üniteleri ve dizel jeneratörle birlikte kullanıldığı konteynere entegre edilmiş taşınabilir hibrit enerji sistemlerine yenisini ekledi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, kritik askeri noktalarda güvenilir enerji sağlayan Guru Kompakt, ASELSAN Hibrit Enerji Sistemleri'nin en yeni üyesi olarak 30 Nisan-3 Mayıs'ta gerçekleştirilecek 14. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda (IDEF'19) ilk kez sergilenecek.

Askeri sistemlerin farklı enerji ihtiyaçları dikkate alınarak 1,5 yıl gibi kısa bir sürede geliştirilen Guru Kompakt, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girme başarısı yakaladı.

Sistem, sahip olduğu yüksek verimli güneş panelleri ve güçlü rüzgar türbiniyle güneş ve rüzgar enerjisinden elektrik üretiyor. Yüksek kapasiteli bataryaları sayesinde yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerjiyi en zorlu çevre koşullarında depolayan Guru Kompakt, temiz, sürekli ve güvenilir enerji elde edilmesini sağlıyor. Hem bağımsız tek enerji kaynağı hem de elektrik şebekesi ve dizel jeneratörlere yedek olarak kullanılabilen Guru Kompakt, otomatik devreye girerek kritik askeri sistemleri saatlerce besleyebiliyor.

Akıllı güç dönüşüm birimleriyle güneş ve rüzgar enerjisinden üretilen enerjiyi en verimli şekilde değerlendiren Guru Kompakt, özgün, yüksek dayanımlı, ergonomik ve hızlı kurulabilir tasarımıyla da öne çıkıyor.

Sistem, askeri birlik, kışla, üs, karakol, kalekollar, askeri tatbikatlar, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçları, tarım uygulamaları, kamplar, maden ve inşaat alanları, acil durum ve doğal afetler, elektrik arızaları, elektrik şebekesinden uzak yerler (adalar, haberleşme baz istasyonları ve benzeri) ve farklı uygulamalar için enerji ihtiyacını karşılıyor.

Farklı coğrafi konumlar ve ihtiyaçlara göre özelleştirilebilir hibrit enerji sistemleri geliştiren ASELSAN, Guru Kompakt ile askeri bölgelerin enerji çözümlerinde de varlığını vurguluyor.

ASELSAN'ın “ihracat yıldızına” yeni ürün

             ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - ASELSAN'ın "ihracat yıldızı" olan Uzaktan Komutalı Silah Sistemi ailesinin en yeni üyelerinden Sarp-L, göreve hazır hale geldi. Sarp-L, 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) ilk kez sergilenecek.

Türk savunma sanayisinin vitrine çıkacağı IDEF'19 hazırlıkları sürüyor. Türkiye'nin bu alandaki lider şirketi ASELSAN, önceki yıllarda olduğu gibi geniş bir ürün yelpazesiyle fuarda yerini alacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, bugüne kadar 19 farklı ülkeye ihraç edilen ASELSAN Uzaktan Komutalı Silah Sistemi ailesinin en yeni üyelerinden Sarp-L, 30 Nisan-3 Mayıs 2019'da gerçekleştirilecek IDEF'19'da ilk kez sergilenecek.

Sarp-L, düşük (FN MAG58/M240/FN MINIMI) kalibre makineli tüfekler için geliştirildi.

Sistem, küçük boyutları ve düşük ağırlığıyla çeşitli tekerlekli veya paletli zırhlı muharebe araçlarında, sabit tesislerde ve kablosuz hizmet yetenekleriyle kablosuz platformlarda kullanılabilecek.

Sarp-L, üzerinde bulunan gelişmiş görüş sistemi ve atış kontrol bilgisayarı sayesinde gece/gündüz koşullarında otomatik hedef tespit/takip imkanı ve yüksek doğrulukta balistik çözüm ile sabit ve hareketli hedeflere isabetli atış imkanı sağlıyor.

Halen 3 binin üzerinde Uzaktan Komutalı Silah Sistemi kullanımda olan ASELSAN, yeni ürünü Sarp-L'yi başta emniyet güçleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere dost ülkelerin hizmetine sunmaya hazırlanıyor.

ASELSAN'dan üniversite ve KOBİ'lerle iş birliği

ANKARA (AA) – ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün, yeni teknolojiler ve malzeme tedarikine yönelik olarak üniversite ve KOBİ'lerle iş birliklerini artırdıklarını belirtti.

Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde ASELSAN Özkaynaklı Ar-Ge Projeleri Üniversite-Sanayi İşbirliği Töreni düzenlendi.

Haluk Görgün, burada yaptığı konuşmada, ASELSAN'ın, proje hacimleri ve ihracatı artarak büyüyen Türk savunma sanayisine öncülük ettiğini söyledi.

Şirketin silahlı kuvvetlere milli ve yenilikçi savunma teknolojileri kazandırdığını dile getiren Görgün, ASELSAN'ın yüksek teknoloji ürünlerinin 64 ülkeye de ihraç edildiğini ve geçen yıl 1 milyar liranın üzerinde ihracata imza atıldığını ifade etti.

Görgün, ASELSAN'ın yaklaşık 4 bin Ar-Ge personeli ile yaptığı çalışmaları 450'den fazla patent, faydalı model, marka ve endüstriyel tasarım ile tescillediğini belirtti.

Ülkelerin küresel rekabet kabiliyetinin, Ar-Ge'ye verilen önem ve ayrılan kaynak ile doğrudan ilişkili olduğuna işaret eden Görgün, kamu, akademi ve özel sektörün bu alandaki yatırımlarının ekonominin lokomotifi niteliğinde bulunduğunu kaydetti.

Kamunun Ar-Ge'ye önemli teşvikler sunduğuna değinen Görgün, firmaların bu amaçla ayırdığı kaynakta da ciddi büyümeler yaşandığını söyledi. Görgün, şöyle konuştu:

"ASELSAN olarak yenilikçiliği rekabet gücümüzü artırmadan önemli anahtar olarak görüyoruz. Bu bağlamda sözleşmeli projeler dışında her yıl ciromuzun yüzde 7'sini yenilikçi araştırmalarla mevcut sistemlerimizi daha ileriye taşımaya ve yeni teknolojileri bu sistemlere dahil etmeye yönelik öz kaynaklı Ar-Ge projeleri için ayırıyoruz. Üniversitelerdeki akademik kadronun bilgi birikiminden ve öğrencilerin yenilikçi fikirlerinden maksimum düzeyde istifade etmek adına öz kaynaklarımızla desteklediğimiz Ar-Ge projelerini özellikle üniversitelerle iş birliği içerisinde gerçekleştirmeye gayret gösteriyoruz. Bu bağlamda 2018 yılında 22 üniversiteyle yürüttüğümüz 46 öz kaynaklı Ar-Ge projesiyle birlikte şimdiye kadar üniversitelere verdiğimiz proje tutarı 14 milyon dolara yaklaşmış durumdadır."

KOBİ'lerle yürüttükleri çalışmalara ilişkin de bilgiler veren Görgün, "Malzeme tedarikinde yurt dışına bağımlılığımızın azaltılması hedefi çerçevesinde, ASELSAN olarak 2018'de 2 bin 400'ü KOBİ olmak üzere yurt içinde sipariş verilen 2 bin 940 firmaya 4,7 milyar lira ödeme yapmış bulunmaktayız." dedi.

Görgün, Türkiye'nin en çok Ar-Ge harcaması yapan şirketleri sıralamasında lider konumda olmaktan gurur duyduklarını kaydetti.

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi de Ar-Ge'ye önem veren ülke ve şirketlerin rakiplerinin önüne geçip fark yarattığını söyledi.

Tüfekçi, her yıl cirosunun yüzde 7'sini Ar-Ge'ye ayıran ASELSAN'ın sektördeki diğer firmalara motivasyon sağlayacağını belirtti.

ASELSAN'ın gözü Güney Amerika'da

             ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Türkiye'nin lider savunma ve teknoloji şirketi ASELSAN, Güney Amerika pazarındaki varlığını güçlendirmek istiyor.

Alınan bilgiye göre, ASELSAN, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 12. LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı'nda ürün ve kabiliyetlerini sergiledi.

Şirket yöneticileri, fuar boyunca Uruguay, Peru, Paraguay, Brezilya, Arjantin, Şili, Kolombiya ve Güney Afrika’nın kuvvet komutanları, savunma bakanlıkları temsilcileri ve üst düzey askeri yetkilileri ile bölgedeki varlığını güçlendirmek için önemli temaslarda bulundu.

Daha önce bölge ülkelerinden Uruguay’a haberleşme sistemleri ve sınır güvenlik çözümleri, Şili’ye helikopter modernizasyonu ve Arjantin’e radar sistem çözümlerini ihraç eden ASELSAN, kurulduğu günden bu yana 65 ülkeye yaptığı ihracat ile son kullanıcıların güvenilir çözüm ortağı haline geldi.

Geliştirdiği ileri teknolojili çözümlerle ve alanındaki en geniş ürün yelpazesine sahip olma özelliği ile bölgenin güvenliğine ve refahına katkı sağlamayı amaçlayan ASELSAN, Güney Amerika’da yerel ortaklıklarını genişletmek; yerel üretim, teknoloji transferi ve yerel iş birlikleri ile ihracat imkanlarını değerlendirmek istiyor.

ASELSAN, bu kapsamda, iş birliği ve yerel ortaklık fırsatlarını yerinde görüşmek ve geliştirdiği ürün ve sistemleri Güney Amerika pazarına sunmak amacıyla son olarak LAAD Uluslararası Savunma ve Güvenlik Fuarı’na katılım sağladı.

Şirket yetkilileri, fuarda, ihtiyaç duyulan teknolojik ürün ve sistemlere yönelik çözümlerine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi ve potansiyel iş fırsatlarını değerlendirildi.

ASELSAN, LAAD 2019’da askeri ve profesyonel haberleşme sistemleri, savunma silah sistemleri, elektronik harp ve radar sistemleri, elektro optik ve gece/termal görüş sistemleri alanındaki ürünlerini görücüye çıkarttı.

Katılımcı üye ve ziyaretçi sayısı bağlamında kendi alanında kıtanın en önde gelen organizasyonu olan LAAD 2019’a 600'ü aşkın üretici, 37 binin üzerinde ziyaretçi katılım sağladı.