“Arakanlı Müslümanlara soykırım yapanlar hesap vermeli”

NEW YORK (AA) – DİLDAR BAYKAN – ABD'nin New York kentinde düzenlenen "Myanmar'da Koruma ve Sorumluluk Uluslararası Konferansı"nda Myanmar hükümeti ve ordusunun başta Arakanlı Müslümanlar olmak üzere ülkedeki etnik azınlıklara yönelik uzun yıllardır sürdürdüğü etnik temizlik kampanyalarına dikkat çekilerek, "Arakanlı Müslümanlara soykırım yapanlardan hesap sorulması" istendi.

Özgür Rohingya Koalisyonu ve Columbia Üniversitesi iş birliğinde 8-9 Şubat'ta Bernard Collage'da yapılan konferansta, Arakan konusunda çalışan Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, çeşitli ülkelerden akademisyenler ve aktivistler bir araya geldi.

Konferansta, Myanmar'da 25 Aralık 2017'de ciddi oranda artan Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddet ve zulmün aslında yeni olmadığı, uzun yıllardır bu topluluğun uğradığı haksızlıkların artık "soykırım" halini aldığı vurgulandı.

Arakan'daki "soykırımın geçmişte bağıra bağıra geldiğine" ancak bunun engellenmesi için hiçbir adım atılmadığına dikkat çekilen konferansta, uluslararası toplumun tepkisizliğinin, yeni bir soykırıma daha yol açabileceği uyarısı da yapıldı.

Konferansta konuşan kadın aktivistler ise Myanmar ordusunun, Arakanlı Müslüman kadınlara karşı tecavüzü bir silah olarak kullandığını ve tecavüze uğrayan kadınların çocuklarının gözü önünde ateşe atılarak yakıldığını anlattı.

Myanmar'da en çok zulüm gören halkın Arakanlı Müslümanlar olmasına karşın diğer etnik azınlıkların da ordunun hedefi haline geldiği belirtilen konferansta, Karen, Kaçin ve Şan eyaletlerinde de insanlığa karşı suçlar işlendiği kaydedildi.

Konferansta, Myanmar'da tüm yaşananlara rağmen bu ülkeye karşı ciddi bir adım atılmadığına işaret edilerek, uluslararası şirketlere ve ülkelere Myanmar'a karşı boykot kampanyaları yürütmeleri çağrısında bulunuldu.

  • "Hesap sorulmalı, sorumlular adaletin karşısına çıkarılmalı"

Konferansa konuşmacı olarak katılan Küresel Politika Merkezi Kıdemli Araştırmacısı Azeem İbrahim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Arakanlı Müslümanlarla ilgili kitabında yeni bir "soykırım" olabileceği konusunda uyarılar yaptığını ve bunun gerçek olduğunu söyledi.

İbrahim, "Arakanlı Müslümanların neredeyse 40 yıldır yaşadıklarını kitabımda 'ağır çekimdeki bir soykırım' olarak niteledim." dedi.

Arakan'daki soykırımın engellenmesi için bir adım atılmadığını belirten İbrahim, "En başta bu soykırımı yapanlar ve düzenleyenlerden hesap sorulmalı ve bu kişiler adalete teslim edilmeli." diye konuştu.

İbrahim, Bangladeş'teki kamplarda kalan Arakanlı çocukların eğitim alamadığını da değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arakanlı Müslümanların resmi bir milliyeti ve vatandaşlığı olmadığı için hiçbir yere ait hissedemiyorlar. Oradayken o kampta doğduğunuzu, orada öleceğinizi, çocuğunuzun da burada yaşayıp öleceğini biliyorsunuz. Bu durum, kamplardaki insanları aşırılıkçı ideolojilere karşı inanılmaz derecede savunmasız bırakıyor. Bu, uluslararası toplumun dikkate alması gereken çok büyük bir sorun."

New York'taki konferansta Myanmar'a karşı boykot çağrısı yaptıklarını ifade eden İbrahim, "Daha önceki soykırımlarda da en etkili yolun suçluları belirleyip bu kişilerin mal varlıklarını dondurmak ve soykırımda yer alan ülkeleri boykot etmek olduğunu gördük. Soykırımın sorumluları adaletin karşısına çıkarılmalı. Aksi halde o ülkelerde daha fazla soykırıma kapı aralarsınız." uyarısında bulundu.

-"Her insan Arakanlıları korumalı"

İngiltere merkezli Burma Rohingya Örgütü Başkanı Tun Khin de 1982'de Myanmar'da çıkarılan yasa nedeniyle vatandaşlığı olmadığını, Arakan'da eğitim alamadığını, bu nedenle de ülkesini terk etmek zorunda kaldığını anlattı.

Uzun süredir Arakanlı Müslümanların haklarını savunmak için faaliyetler yürüttüğünü belirten Khin, "Soykırımdan kurtulan birisi olarak, Arakanlı Müslüman olarak, bu kişilerin haklarını savunmanın bir zorunluluk olduğunu istiyorum. Sadece Arakanlı Müslümanlar değil, her insan Arakanlıları korumalı çünkü 21. yüzyılda bir soykırımla karşı karşıyayız." dedi.

  • "Myanmar'da soykırım devam ediyor"

Khin, Myanmar'daki zulüm nedeniyle Bangladeş'e sığınmak zorunda kalan Arakanlı Müslümanların ülkelerine geri dönüşü için Bangladeş ile hem Myanmar hem de BM arasında çeşitli anlaşmalar imzalandığını anımsatarak, şunları kaydetti:

"Bu anlaşmalardan hiçbirinde Arakanlı Müslümanların görüşlerine başvurulmadı. Arakanlı Müslümanlar kurban ve onlara danışılmadı. Arakanlılar, ülkelerine geri dönemez çünkü Myanmar'da soykırım devam ediyor. Myanmar ordusu ya da hükümeti geri dönüş için istekli değil. Ayrıca Myanmar'ın Arakan politikalarında bir değişiklik göremiyoruz."

  • Türkiye'ye teşekkür

BM Bağımsız Myanmar Soruşturma Misyonunun raporunun önemli bir çalışma olduğuna işaret eden Khin, öte yandan uluslararası toplum bir adım atmazsa bu raporun bir anlam ifade etmeyeceğini vurguladı.

Uluslararası toplumun sessizliğine rağmen Türkiye'nin Arakanlı Müslümanlar için önemli adımlar attığının altını çizen Khin, "Arakanlı Müslümanlar konusunda üstlendikleri liderlik rolü için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk halkına teşekkür ediyorum." dedi.

  • "Soykırım suçluları UCM'ye çıkarılmalı"

Khin, Arakanlı Müslümanların en önemli isteğinin "adaletin sağlanması" olduğunu söyledi.

Bu noktada Khin, "Myanmar'daki soykırım suçlusu insanları, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) karşısına çıkarmalıyız." çağrısında bulundu.

Myanmar'daki şiddet için “uluslararası mahkeme” çağrısı

NEW YORK (AA) – Soykırım Gözlem Örgütü Başkanı ve George Mason Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gregory Stanton, Myanmar'da etnik azınlıklara yapılan zulümlerle ilgili, "Birinci yapmamız gereken şey, Arakanlı Müslümanlara, Kaçinlilere, Şanlılara ve Myanmar'daki diğer etnik gruplara karşı soykırım kampanyası yürüten generalleri toplumdan dışlamak ve bu kişilerin seyahat etmesine izin vermemek. Bu generallerin mal varlıkları da dondurulmalı. En nihayetinde de mahkemeye çıkarılmalı." ifadesini kullandı.

Stanton, New York'ta düzenlenen "Myanmar'da Koruma ve Sorumluluk Uluslararası Konferansı"nda konuşma yaptı.

Kamboçya, Ruanda, Bosna gibi ülkelerdeki soykırımlarda, uluslararası mahkemeler kurulduğuna işaret ederek, "Şimdi Uluslararası Ceza Mahkemesi var. Birinci yapmamız gereken şey, Arakanlı Müslümanlara, Kaçinlilere, Şanlılara ve Myanmar'daki diğer etnik gruplara karşı soykırım kampanyası yürüten generalleri toplumdan dışlamak ve bu kişilerin seyahat etmesine izin vermemek. Bu generallerin mal varlıkları da dondurulmalı. En nihayetinde de mahkemeye çıkarılmalı." dedi.

Batı Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada, Arjantin, Senegal, Malezya gibi birçok ülkenin soykırımı küresel çapta yargılama hakkına sahip olduğunu anımsatan Stanton, "Soykırım yapan kişiler, bu suçu Myanmar'da işlemiş olsalar bile söz konusu ülkelere seyahat ettiklerinde tutuklanıp yargılanabilir." önerisinde bulundu.

Bosna, Myanmar, Arakan gibi bölgelerden insanların "adalet" çığlıklarının zaman zaman kulağına geldiğini belirten Stanton,"Tecavüze uğramadan önce çocuğu gözleri önünde katledilen bir anne için adalet nedir? Bir erkeğe bir daha asla güvenemeyecek bir kadın için adalet nedir? Mülteci kampında kalan öksüz bir çocuk için adalet nedir? Bunlara hala 'soykırım' demeyen avukatlar için adalet nedir? Adalet, hukukun ruhudur." ifadelerini kullandı.

  • "Myanmar ordusu önceden yaptığı planları, 2017 Ağustos'ta uygulamaya koydu"

Küresel Politika Merkezi Kıdemli Araştırmacısı ve "Rohingyas: Inside Myanmar's Hidden Genocide" (Arakanlı Müslümanlar: Myanmar'ın Gizli Soykırımının İçinden) kitabının yazarı Azeem İbrahim de konuşmasında Arakan'daki soykırımın çok daha önceden planlandığına işaret ederek, "Myanmar ordusu önceden yaptığı planları, 2017 Ağustos'ta uygulamaya koydu." dedi.

Konferansın düzenleyicilerinden "Özgür Rohingya Koalisyonu"nun Stratejik İlişkiler Koordinatörü Maung Zarni de Arakan'daki durumu, "Bu bir insani kriz değil, bir ceza davası." ifadeleriyle özetledi.

Konferansın ilk gününde, birçok uluslararası akademisyen de farklı panellerdeki Myanmar'daki insan hakları ihlallerine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

  • Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

BM'ye göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 725 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Bangladeş, ülkedeki Arakanlı mültecilerin yurtlarına dönüşü için Myanmar ile vardığı anlaşmayı uygulamaktan vazgeçerken, uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmedi.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

“Bugün Arakanlı Müslümanlara yapılanları açıklayacak tek kelime, soykırım”

NEW YORK (AA) – Londra'da yaşayan ve birçok insan hakları kuruluşunda yöneticilik yapan Arakanlı Müslüman Tun Khin, "Bugün Arakanlı Müslümanlara yapılanları açıklayacak tek kelime, soykırım. Ortada bizi yıllardır topraklarımızdan atmaya çalışan bir ordu ve hükümet var. Asıl amaçları da soykırım." açıklamasında bulundu.

New York'ta düzenlenen "Myanmar'da Koruma ve Sorumluluk Uluslararası Konferansı"na katılan Arakanlı Müslüman aktivistler, Arakan'da yaşadıklarını ve son olayları dinleyicilerle paylaştı.

Khin konferansta yaptığı konuşmada, dedesinin Myanmar'da siyasi danışmanlık ve hakimlik yapmasına rağmen kendisinin vatandaş olarak tanınmadığını anlattı.

Arakan'daki "soykırım" hakkında yıllardır uyarılarda bulunduklarını kaydeden Khin, "Bugün Arakanlı Müslümanlara yapılanları açıklayacak tek kelime, soykırım. Ortada bizi yıllardır topraklarımızdan atmaya çalışan bir ordu ve hükümet var. Asıl amaçları da soykırım." diye konuştu.

  • "Suu Çii, soykırıma ortak"

Arakanlı Müslümanların her zaman Myanmar lideri Aung San Suu Çii'yi desteklediğine dikkati çeken Khin, "Ben de Suu Çii'nin ev hapsinden çıkarılması için New York, Washington ve Avrupa'daki çeşitli ülkelerde kampanyalar yürüttüm. Suu Çii ile görüştüm ve bana, Myanmar'a demokrasi geldiğinde haklarımızın bize geri verileceğini söyledi. Bugün, Suu Çii toplumumuza karşı soykırımda suç ortağı. Eğer bize yardım etmek istiyorsa Arakan'ı insani yardımlara açabilir. Ya da ordunun zulümünü gözler önüne seren tutuklu yazarlar, gazetecileri serbest bırakabilir ama hiçbir şey yapmamayı seçti. " değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve BM Kalkınma Programının Arakanlı Müslümanların geri dönüşü konusunda imzaladığı mutabakat zaptında Arakanlılara danışılmadığına işaret eden Khin, "Tarih bize, Arakanlı Müslümanların Myanmar'ın merhametine bırakılmayacağını öğretti. Kendi geleceğimizi belirlemek için anlaşma masalarında bize de yer verilmeli." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Tecavüz, silah olarak kullanıldı"

Arakanlı Müslümanlara yönelik tecavüz vakaları üzerine kitap yazan Arakanlı Müslüman avukat ve aktivist Razia Sultana, panelde yaptığı konuşmada, Myanmar ordusunun tecavüzü silah olarak kullandığına dikkati çekti.

Arakan'da 25 Ağustos 2017'de başlayan şiddet olayları nedeniyle 700 binden fazla Müslüman'ın komşu ülke Bangladeş'e sığınmak zorunda kaldığına işaret eden Sultana, "Myanmar ordusunun Arakan'daki operasyonlarının önceden planlı olduğuna ve soykırım işlediğine dair güçlü kanıtlar var. Birleşmiş Milletlerin (BM) kurduğu Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu, Arakanlı Müslümanlara karşı işlenen suçlar arasında Myanmar ordusunun kadınlara tecavüzleri de olduğunu duyurdu." ifadelerini kullandı.

Tecavüzler konusunda kapsamlı bir rapor ve kitap yazdığını belirten Sultana, "Raporumda, Myanmar ordusunun, tecavüzü nasıl bir silah olarak sistematik olarak kullandığını belirttim. Bu rapor, Arakan'daki köylerce yüzlerce askerin birçok kadına tecavüz ettiğini gözler önüne seriyor." bilgisini paylaştı.

Uluslararası toplumun Myanmar'daki şiddetin sorumlularından hesap sorulması için güçlü bir adım atmamasının kendisini hayal kırıklığına uğrattığını belirten Sultana, "BM Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonunun, Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırım yapıldığına dair güçlü raporuna rağmen, BM Güvenlik Konseyi hala bir adım atmadı. Bunun nedeni de Rusya ve Çin'in kendi çıkarları için Myanmar'ı desteklemesi ve BM'nin adımlarını engellemesi." değerlendirmesinde bulundu.

Myanmar'a karşı ekonomik boykot yapılması gerektiğini vurgulayan Sultana, "Tüm dünyadaki kız kardeşlerimi, Myanmar ile iş yapan şirketlere karşı kampanya başlatmaya davet ediyorum," çağrısında bulundu.

  • "Korku ve yılgınlık bizim kimliğimizin bir parçası oldu"

Arakan'da doğan ve ailesiyle Tayland'a göç ettikten sonra Kanada'da "Rohingya İnsan Hakları Ağı" adlı örgütün kuruluşunda yer alan Yasmin Ullah da panelde konuştu.

Ullah buradaki konuşmasında, baskıcı bir rejimden kaçmanın kurtuluş olarak düşünülebileceğini belirterek, "Korku ve yılgınlık Arakan'da hayatınızın her yerindeyse, bu duygular sizi gittiğiniz her yerde takip eder. Arakanlı Müslümanlar olarak, korku ve yılgınlık bizim kimliğimizin bir parçası oldu." dedi.

Arakan eyaletindeki ormanların yok edildiğini belirten Ullah, "Arakan, Bangladeş'e kalas kaçakçılığı yolu olarak da kullanılıyor. Boru hatları, keresteler ve Arakan'daki diğer kaynaklar, ne kadar hayatın yitip gittiğine bakılmadan birkaç kapitalist ülkenin kazancı için ticarileştirildi." değerlendirmesini yaptı.

Ullah, Facebook hakkında da Arakanlı Müslümanların seslerini duyurmasına izin vermediği iddiaları bulunduğuna, ancak bu konuda bugüne kadar herhangi bir adım atılmadığına dikkati çekerek, Myanmar hükümetiyle çalışan tüm şirketlerin boykot edilmesi çağrısında bulundu.

HRW'den Myanmar tepkisi

ANKARA (AA) – İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Myanmar askerlerinin Arakanlı Müslüman kadınlara tecavüz ettiğine dair "herhangi bir kanıt" bulunmadığı yönünde Myanmar hükümetinin BM'ye sunduğu raporu kınadı.

HRW Kadın hakları bölümü uzmanı Skye Wheeler'ın kaleme aldığı yazıda, HRW'nin yanı sıra diğer insan hakları örgütleri, basın ve BM'nin topladığı kanıtların, Arakan eyaletinde "tecavüz, cinayet ve insanlığa karşı işlenen diğer dehşet verici suçları ortaya koyduğu" belirtildi.

Wheeler, "Myanmar'ın Arakanlı Müslümanların Tecavüzünü Boş İnkarı" başlıklı yazıda "Yüzlerce kadın ve kız çocuğuna tecavüz edildi. Onlarcasıyla konuştum. Hikayelerini anlatırken, çok az gerçek çare ümidiyle de olsa yeniden travma yaşamayı ve utanç duymayı göze almışlardı." ifadesini kullandı.

Myanmar hükümeti hafta başında BM'ye sunduğu raporda, Arakan eyaletinin kuzeyinde askerlerin kadın ve kız çocuklarına tecavüz ettiğine dair kanıt olmadığını savunmuştu.

  • Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

BM'ye göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 725 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Bangladeş, ülkedeki Arakanlı mültecilerin yurtlarına dönüşü için Myanmar ile vardığı anlaşmayı uygulamaktan vazgeçerken, uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmedi.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

Angelina Jolie Bangladeş'te kampları ziyaret etti

ANKARA (AA) – Oscar ödüllü oyuncu ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie, Bangladeş'te Arakanlı Müslümanların kaldığı kamplardan bazılarını ziyaret etti.

Dhaka Tribune'de yer alan habere göre, ABD'li aktris Jolie, ziyaret kapsamında Myanmar'daki katliamdan kaçarak 1,5 yıl önce Cox's Bazar'daki Kutupalong kampına sığınan Arakanlı Müslümanlar ile bir araya geldi.

Jolie, burada, Myanmarlı yetkililere "Arakan eyaletinde yaşayanlara uygulanan şiddete son verilmesi ve onların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için gereken yükümlülükleri yerine getirmeleri" çağrısında bulundu.

Angelina Jolie'nin, ziyaret kapsamında, Bangladeş'in başkenti Dakka'da Başbakan Şeyh Hasina ve diğer yetkililerle görüşmesi bekleniyor.

Bangladeş, toplam 1 milyona yakın Arakanlı Müslüman'a ev sahipliği yapıyor.

Jolie, 2015'te Myanmar'da ve 2016'da da Hindistan'da yerinden edilmiş Arakanlı Müslümanları ziyaret etmişti.

  • Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 730 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Bangladeş, ülkedeki Arakanlı mültecilerin yurtlarına dönüşü için Myanmar ile vardığı anlaşmayı uygulamaktan vazgeçerken, uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının, Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmedi.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların, gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

Angelina Jolie, Bangladeş'teki Arakanlı Müslümanları ziyaret edecek

CENEVRE (AA) – Oscar ödüllü oyuncu ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie'nin, 1 milyona yakın Arakanlı Müslümanın bulunduğu Bangladeş'i ziyaret edeceği bildirildi.

BMMYK'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Jolie, bu hafta içinde Bangladeş'e 3 günlük ziyaret gerçekleştirecek.

ABD'li aktris Jolie, ziyaret kapsamında Myanmar'daki katliamdan kaçarak 1,5 yıl önce Cox's Bazar'daki Kutupalong Mülteci Kampı'na sığınan Arakanlı Müslümanları ziyaret edecek.

620 binden fazla Arakanlıya ev sahipliği yapan ve dünyadaki en büyük mülteci kampı olma özelliğini taşıyan Kutupalong Mülteci Kampı'da Jolie, Arakanlı Müslümanların insani ihtiyaçlarını ve Bangladeş hükümetinin karşılaştığı "kritik zorlukları" yerinde görme fırsatı bulacak.

Jolie, ziyaretinin son durağında Bangladeş'in başkenti Dakar'a giderek Başbakan Şeyh Hasina, Dışişleri Bakanı AK Abdul Momen ve diğer yetkililerle görüşecek.

BMMYK İyi Niyet Elçisi Jolie, görüşmelerde "dünyada en çok zulmedilen azınlıklardan" olan Arakanlı Müslümanlara yönelik Bangladeş hükümetinin yürüttüğü insani yardımlara BMMYK'nın daha fazla nasıl katkıda bulanabileceğini tartışacak.

Bangladeş, toplamda 1 milyona yakın Arakanlı Müslümana ev sahipliği yapıyor.

Öte yandan, Jolie'nin ziyaretinin BMMYK'nın Arakanlı Müslümanların temel ihtiyaçlarının karşılanması ve "onları cömertçe destekleyen" yerel bölge halklarının desteklenmesi için başlatacağı 920 milyon dolarlık "2019 Ortak Yardım Planı"nın hemen arifesinde gerçekleşmesi dikkati çekti.

Jolie, 2015'te Myanmar'da ve 2016'da da Hindistan'da yerinden edilmiş Arakanlı Müslümanları ziyaret etmişti.

  • Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

BM verilerine göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 730 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Bangladeş, ülkedeki Arakanlı mültecilerin yurtlarına dönüşü için Myanmar ile vardığı anlaşmayı uygulamaktan vazgeçerken, uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının, Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmedi.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

Hindistan'dan Bangladeş'e geçen Arakanlı mülteciler

ANKARA (AA) – Hindistan'ın son dönemde Myanmar'a sınır dışı ettiği bazı Arakanlıların ardından onlarca Arakanlı Müslüman'ın Hindistan'dan Bangladeş'e ulaştığı bildirildi.

Bangladeş'te Ukhiya polis merkezinden sorumlu yetkili Abul Khayer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen hafta kadın ve çocuklar dahil 48 Arakanlı mülteciyi aldıklarını belirterek, bu kişileri Bangladeş'teki Cox's Bazar mülteci kampı yetkililerine gönderdiklerini söyledi.

Bangladeş Mülteci Yardım ve Geri Dönüş Komisyonu Başkanı Abul Kalam da Hindistan'dan Bangladeş'e gelen Arakanlı mültecilerin "yeni akınına" ilişkin bilgi sahibi olduklarını ifade etti.

Kalam, komisyonun ileri gelenlerinin güncel gelişmeleri ele almak üzere Cox's Bazar'da oldukları bilgisini verdi.

Yerel medya kuruluşu Bangla Tribune'de yer alan habere göre de son 10 günde en az 468 Arakanlı mülteci Bangladeş'e girmek için Hindistan sınırını geçti.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinden (BMMYK) 4 Ocak'ta yapılan açıklamada, Hindistan'ın Ekim 2018'den bu yana ikinci kez aldığı bazı "Arakanlı Müslümanların Myanmar'a geri gönderilmesi" kararından üzüntü duyulduğu ve şartların geri dönüş için uygun olmadığı belirtilmişti.

Hindistan, aldığı bu kararla, ekim ayından bu yana ikinci defa Arakanlı Müslümanları, şartların geri dönüş için uygun olmadığı Myanmar’a yollamış oldu. Hindistan, ekimde 7 Arakanlı Müslüman'ı Myanmar'a geri göndermişti.

Hindistan'da BMMYK'ya kayıtlı yaklaşık 18 bin Arakanlı mülteci ve sığınmacı olduğu biliniyor.

  • Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 720 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmiyor.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

BM Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu Başkanı Marzuki Darusman ise Myanmar'a silah ambargosu ve sorumlulara yönelik yaptırım uygulanmasını istiyor.

BMMYK'dan Hindistan'a “Arakanlı Müslümanlar” tepkisi

ANKARA (AA) – Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Hindistan'ın son üç ay içerisinde iki kez aldığı bazı "Arakanlı Müslümanların Mynamar'a geri gönderilmesi" kararından üzüntü duyulduğunu belirtti.

BMMYK tarafından yapılan açıklamada, Hindistan makamları tarafından son üç ayda ikinci kez alınan ve bir grup Arakanlı Müslüman'ın Mynmar’a geri gönderilmesini içeren kararın üzüntüyle karşılandığı ifade edildi.

Alınan son kararla, Myanmar'ın Arakan Eyaleti'nden BMMYK’ya kayıtlı bir Arakanlı Müslüman sığınmacı aile, 3 Ocak'ta Hindistan'ın Assam eyaletinde gözaltına alındıktan sonra Myanmar'a geri gönderildi. Aile, Assam'da 2013'te "ülkeye yasa dışı giriş yaptıkları" gerekçesiyle gözaltında tutuluyordu.

Açıklamada, BMMYK tarafından defalarca talep edilmesine rağmen Hindistan makamlarının "tutuklu bireylere ulaşmak, koşullarını tespit etmek ve geri dönüş kararlarının gönüllülüğünü değerlendirmek" gibi taleplere cevap vermediği belirtildi.

BMMYK, Myanmar’a geri gönderilen sığınmacılara erişim talebinde bulunmaya ve iadenin gerçekleştiği şartlara ilişkin açıklama talep etmeyi sürdüreceğini bildirdi.

Hindistan'da BMMYK'ya kayıtlı yaklaşık 18 bin Arakanlı mülteci ve sığınmacı olduğu kaydedildi.

Hindistan, aldığı bu kararla, ekim ayından bu yana ikinci defa Arakanlı Müslümanları, şartların geri dönüş için uygun olmadığı Myanmar’a yollamış oldu. Hindistan, ekimde 7 Arakanlı Müslüman'ı Myanmar'a geri göndermişti.

Hindistan Arakanlı mültecileri sınır dışı etti

GAUHATI (AA) – Hindistan, ülkeye yasa dışı yollardan girdiği tespit edilen bir grup Arakanlı Müslümanı daha sınır dışı etti.

Polis sözcüsü Bhaskar Jyoti Mahanta, ülkeye yasa dışı yollardan giren 3 erkek ve 2 kadından oluşan Arakanlı Müslüman ailenin ülkenin doğusundaki Manipur eyaletindeki Moreh sınır kapısından Myanmar'a iade edildiğini bildirdi.

Sınır dışı edilenlerin, 2014 yılında ülkenin kuzeydoğusunda yanlarında geçerli seyahat belgeleri bulunmadığı için gözaltına alındığı ve o dönemden bu yana gözaltında tutulduğu belirtildi.

Sınır dışı edilen 5 kişi, Başbakan Nerandra Modi liderliğindeki Hindu milliyetçisi hükümetin 2017 yılında ülkeye yasa dışı olarak girmiş Arakanlı Müslüman mültecilerin sınır dışı edilmesi yönünde aldığı kararın ardından Myanmar'a iade edilen ikinci grup oldu.

Hint makamları geçen yıl ekimde ülkeye 2012 yılında giriş yapan 7 kişilik bir grubu sınır dışı etmişti.

Hindistan'da ülkenin farklı eyaletlerinde yaklaşık 40 bin Arakanlı Müslüman olduğu tahmin ediliyor. Bunların yalnızca 15 bini Birleşmiş Milletler (BM) tarafından mülteci olarak kayıt altına alındı.

“Myanmar'da Arakanlı Müslümanların kana ulaşması engelleniyor”

NEW YORK (AA) – Amerikan Washington Post gazetesi, Myanmar'ın Arakan eyaletindeki kamplarda yaşayan Müslümanların kan bankalarına erişimlerinin kısıtlandığını yazdı.

Gazete tarafından ele geçirilen ve bölgede faaliyet gösteren 6 yardım kuruluşunun hazırladığı 2 ön rapora göre, Arakan'da 2012'deki şiddet olaylarında yerlerinden edilen, kamplarda kalan Arakanlı Müslümanların acil durumlarda kan bankalarına erişimi kısıtlanıyor.

Bankalardaki kanların sadece Budistlere gittiğine işaret edilen raporda, gönüllü olarak bazı kişilerin kanlarını Müslümanlara bağışlaması gerektiği vurgulandı.

Haberde, 48 yaşındaki U Nu Maung adlı kişinin, Müslümanlara kan bağışı için başkalarını bağış başı 10 dolara ikna ettiği bilgisine yer verildi.

Raporda ayrıca, ülkelerini terk ederek Bangladeş'e sığınmak zorunda kalan Arakanlı Müslümanların dönmesi için de gerekli koşulların halen olmadığının da altı çizildi.

Haberde, uluslararası yardım kuruluşlarının da halen Arakanlı Müslümanların kaldığı kamplara erişimlerinin büyük ölçüde engellendiğine işaret edildi.

BM kuruluşları, Arakanlı Müslümanlara yardımların ulaşılmasının halen engellendiğini belirtiyor.

  • Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 725 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Bangladeş, ülkedeki Arakanlı mültecilerin yurtlarına dönüşü için Myanmar ile vardığı anlaşmayı uygulamaktan vazgeçerken, uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti de Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmedi.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir "etnik temizlik" kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.