UNHCR'den Arakanlı Müslümanların topraklarına dönüşü konusunda uyarı

SİNGAPUR (AA) – Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), yetkililere, Myanmar'da uğradıkları zulüm nedeniyle komşu ülke Bangladeş'e sığınmak zorunda kalan Arakanlı Müslümanların topraklarına geri dönüşünün güvenli olup olmadığını değerlendirme izni verilmesi çağrısından bulundu.

Myanmar hükümetinin, Bangladeş'in, iki ülke arasında prensipte varılan anlaşma uyarınca, ülkeye sığınan Arakanlı Müslümanların bu hafta içinde topraklarına gönderilmeye başlanacağı yönündeki açıklaması üzerine, UNHCR'den, Myanmar'da uğradıkları zulümden kaçarak Bangladeş'teki kamplara sığınan Arakanlı Müslümanların topraklarına geri dönüşü konusunda uyarı geldi.

UNHCR'den yapılan açıklamada, "Myanmar makamları, Arakanlı Müslümanlara, Arakan eyaletindeki mevcut koşulların güvenli ve onurlu şekilde geri dönmelerinin mümkün olmadığına kanaat getirmeleri halinde, daha sonraki bir tarihte geri dönme haklarını kaybetmeksizin topraklarını gidip görme izni verilmeli." ifadesine yer verildi.

UNHCR'nin, Arakanlı Müslümanların, güvenli ve onurlu biçimde topraklarına gönderilmesinin desteklediğinin ve tüm taraflarla bu amaca yönelik olarak çalışılacağının belirtildiği açıklamada, Myanmar'ın Arakan bölgesindeki şartları iyileştirmek zorunda olduğu kaydedildi.

33. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Zirvesi'ne katılmak üzere Singapur'da bulunan Myanmar lideri Suu Çii, konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

– Arakanlı Müslümanlara yönelik etnik temizlik

BM'ye göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçmak zorunda kalarak Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve kuruluşların Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, bugüne kadar Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanlar ve insan hakları örgütleri, gerekli güvenli ortam sağlanmadan bu kişilerin Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

– Arakanlı Müslümanlar topraklarına dönemiyor

Myanmar ve Bangladeş hükümetleri, Arakanlı Müslümanların topraklarına dönüşü için 23 Kasım 2017'de bir anlaşma imzaladı.

Anlaşmaya göre, Myanmar'a dönmek isteyenler, Bangladeş'e geçmeden önce Myanmar'da yaşadıklarına dair belge sunmak zorunda. Ancak 1982'de vatandaşlık hakları ellerinden alınan Arakanlı Müslümanların Myanmar'da kayıtlarının bulunmaması bu süreçte ciddi sorun yaratıyor. Anlaşmada, Bangladeş'e geçen Arakanlı Müslümanlara bu ülkede BM tarafından verilen belgelerin de Myanmar hükümetinin "onay" sürecinden geçmesi gerektiği belirtiliyor.

Ayrıca anlaşmanın imzalanmasından itibaren 2 ay içinde Arakanlı Müslümanların topraklarına dönüşünün başlaması gerekiyordu ancak Arakanlı Müslümanların eve dönüş sürecinin ertelendiği duyuruldu.

Yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için anlaşma uygulamada işlevsiz kaldı.

Öte yandan, Myanmar'da uğradıkları zulümden canlarını zor kurtararak Bangladeş'teki kamplara sığınan Arakanlı Müslümanlar, kendilerine vatandaşlık başta olmak üzere belirli haklar verilmedikçe ve güvenliklerinden emin olmadıkça Myanmar'a dönmek istemiyor.

Kamplardaki hayatlarının Myanmar'da uğradıkları zulümle karşılaştırıldığında daha iyi olduğunu düşünen Arakanlı Müslümanlar, tüm zorluklara rağmen Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesinde imkansızlıklar içinde hayata tutunmaya çalışıyor.

Advertisements

“BMGK'deki bazı ülkeler çıkarlarını, insani değerlerin üstünde tutuyor”

NEW YORK (AA) – DİLDAR BAYKAN – Myanmar İnsan Hakları Ağı (BHRN) Direktörü Kyaw Win, "Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyindeki bazı ülkelerin kendi çıkarlarını, insanlıktan üstün tuttuğu görülüyor. Bazı süper güçler Arakan konusunda önümüze engeller koyuyor." dedi.

Win, BM Güvenlik Konseyinde bu hafta yapılan Arakan oturumuna katılmak ve bazı temaslara bulunmak için geldiği New York'ta, Myanmar'da Arakanlı Müslümanlarla ilgili krizdeki son durumu ve BM'nin tavrını AA muhabirine değerlendirdi.

Uluslararası toplumun Arakan krizi konusunda bölündüğüne işaret eden Win, "BM Güvenlik Konseyindeki bazı ülkelerin kendi çıkarlarını, insanlıktan üstün tuttuğu görülüyor. Bazı süper güçler Arakan konusunda önümüze engeller koyuyor. Bu ülkelerin adını vermek istemiyorum." diye konuştu.

İnsani değerlerin öncelikli olması gerektiğini belirten Win, "Bu konuda adalet de çok önemli. Adaleti ve hesap verme zorunluluğunu görmezden geldiğinizde, kan ve suç devam eder." ifadesini kullandı.

– "Suçlular adalete teslim edilmeli"

Win, BM Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonunun yayımladığı ve 444 sayfadan oluşan raporlarda Arakanlı Müslümanların Myanmar ordusu tarafından, soykırım olarak tanımlanan 5 maddeden 4'üne maruz kaldığının belirtildiğini anımsatarak şunları söyledi:

"BM'nin yayımladığı bu rapor çok önemliydi. Çünkü Arakanlı Müslümanların tarihinde ilk defa uluslararası toplumda soykırıma maruz kaldıkları belirtildi. Bu rapordaki bulgular, suçluların hesap vermesi ve bu kişilere gerekli cezaların verilmesi için de önemli. Suçluları adalete teslim edemezsek, bu kişiler yaptıklarının yanına kar kalacağını düşünerek, bildiklerini okumaya devam eder. Bunu Myanmar tarihine baktığınızda net bir şekilde görebiliyorsunuz."

Myanmar'ın Kaçin, Karen ve Şan gibi eyaletlerinde de azınlıkların ciddi hak ihlallerine maruz kaldığına işaret eden Win, bu suçların sorumlusunun Myanmar ordusu olduğuna ve bu kişilerin adalete teslim edilmesi gerektiğini belirtti.

– "Arakanlı Müslümanlara karşı soykırım devam ediyor"

Win, Arakan eyaletindeki son durum hakkında da "Şunu bilmek çok önemli: Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara karşı soykırım devam ediyor, bitmedi. Bazı ülkelerin hala bu meseleyi hafife almaları beni çok şaşırtıyor. 21. yüzyılda böyle bir suçun işlenmesine izin verilmemeli ve uluslararası toplum uygun yöntemlerle bu konuyu ele almalı. Uluslararası toplumdaki bölünmüşlük dünya düzenine zarar veriyor." diye konuştu.

Arakan eyaletinde 500 bin kişinin gıda, tıbbi malzemeler ve temiz suya muhtaç şekilde yaşamak zorunda bırakıldığını ifade eden Win, şunları kaydetti:

"Tüm bunlara rağmen uluslararası toplum hala ciddi bir adım atmadı, vaktimizi boşa harcıyoruz. Arakan'daki son şiddet dalgasının başlamasının ardından 1 yıldan uzun zaman geçti. Bu konu sadece Myanmar'ın iç meselesi olmaktan çıkıp bölgesel bir nitelik kazandı. Myanmar ordusunun yarattığı mülteci akınıyla insanlar, Bangladeş, Malezya, Tayland, Endonezya ve Hindistan'a kaçtı. 100 binlerce insan mülteci konumunda. Eğer bir an önce gerekli adımlar atılmaz ve bu mesele böyle sürer ise bölgede büyük bir hasar oluşur."

– "Myanmar'ın diğer bölgelerindeki Müslümanlara da zulmediliyor"

Arakanlıların Myanmar'daki Müslüman nüfusun sadece yüzde 30'unu oluşturduğuna işaret eden Win, "Myanmar genelinde yaşayan Müslümanların hepsi birçok zulümle karşı karşıya. Müslümanların girmesinin yasaklandığı 76 bölge var. Müslümanlara birçok yerde iş verilmiyor. Ayrıca vatandaşlıkları da sorun oluyor. Myanmar hükümeti onların kimliğine 'karışık kandan' kategorisinden olduklarını yazıyor. Bu kategoriyle birçok konuda ayrımcılığa ve hukuksuzluğa maruz kalıyorlar. Pasaport işlemleri daha uzun sürüyor, zaman zaman sorgulanıyorlar." dedi.

Win, 2018'in başından bu yana ülke genelinde 20 cami ve medresenin kapatıldığını ayrıca bazı kiliselerin de kapısına kilit vurulduğunu belirterek "Myanmar'da dini özgürlük tehdit altında." uyarısında bulundu.

– "Türkiye Müslüman dünyasında büyük bir örnek oldu"

İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerine çağrıda bulunan Win, "İİT ülkelerinin Myanmar hükümetine baskı yapmasını ve bu ülkenin Uluslararası Ceza Mahkemesine taşınmasına destek vermesini istiyoruz. Lütfen bize yardım edin." diye konuştu.

Win, Arakan krizinin çıktığı ilk günden Türkiye'nin bu konudaki çabalarına da dikkati çekerek "Türkiye halkına ve liderlerine teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Müslüman dünyasında büyük bir örnek ve bu krize ilk cevap veren ülkelerden oldunuz. Yapılacak daha çok şey var. Tüm uluslararası toplumla çalışarak bu krizi çözüme kavuşturmalıyız. Eğer başka şeyler insani değerlerin üstünde tutulursa uluslararası barış ve refaha asla kavuşamayız." mesajını paylaştı.

“Hindistan bizi sınır dışı etmektense öldürsün”

ANKARA (AA) – Hindistan'da 7 Arakanlı Müslüman'ın sınırı dışı edilerek Myanmar'a gönderilmesinin ardından ülkedeki Arakanlı Müslümanlar da aynı kaderi yaşamaktan endişe duyuyor.

Aljazeera televizyonunun internet sitesinde yer alan habere göre, 2012 yılından bu yana, Hindistan'dan Arakanlı 7 sığınmacının sınır dışı edilerek Myanmar'a gönderilmesinin ardından başkent Yeni Delhi'deki kamplarda yaşayan Arakanlı Müslümanlar da aynı durumu yaşamaktan korkuyor.

Kamplardaki Arakanlılar Müslümanlar Myanmar'a geri gönderilmektense, Hindistan'da ölmeyi tercih ettiklerini ifade ediyor.

Sığınma kampında yaşayan Arakanlı Nur Kazım, Hindistan hükümetinin, Arakanlı Müslümanların neden ülkelerini terkettiğini anlaması gerektiğini belirterek, "2012 yılından beri ailemden uzakta yaşıyorum. Ben de ülkeme dönüp tekrar ailemle yaşamayı isterim. Bütün malımızı, mülkümüzü ve yaşamımızı orada bıraktık, burada köle gibi yaşıyoruz ama bundan başka bir yolumuz yok." ifadelerini kullandı.

Arakanlı sığınmacıları sınır dışı edip etmemenin Hindistan hükümetinin elinde olduğunu ancak hükümetin Myanmar'daki durumu göz önünde bulundurması gerektiğini belirten Kazım, "Şu durumda Hindistan bizi sınır dışı etmektense öldürsün. Çünkü Myanmar'a gitsek de nasıl olsa öldürüleceğiz." dedi.

Hindistan hükümeti son 6 yılda 7 Arakanlı sığınmacıyı sınır dışı ederek Myanmar'a gönderdi. Myanmar'a gönderilen sığınmacıların evlerine değil, hapisanelere götürüldüğü kaydediliyor.

Hindistan hükümeti, Arakanlı Müslümanları yasa dışı göçmen olarak tanımlıyor. Bu nedenle, Arakanlı Müslümanlar, sınır dışı edilerek, zulümden kaçtıkları Myanmar'a geri gönderilme korkusu içinde hayatlarını devam ettiriyor.

Myanmar'daki zulümden kaçarak Hindistan'daki kamplarda yaşayan 40 binden fazla Arakanlı Müslüman bulunuyor.

– Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 720 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

Bangladeşlilerin balayı, Arakanlıların dram şehri Cox's Bazar

BALUKHALİ (AA) – TUĞÇENUR YILMAZ – Dünyanın en uzun sahil şeridi, lüks otelleri ve eğlence merkezleriyle balayı çiftlerinin gözde kenti Cox's Bazar, diğer tarafta teneke çatıları, bir-iki metrekarelik barınakları, derme çatma çadırları, çamurlu yollarıyla yüz binlerce Arakanlıya da ev sahipliği yapıyor.

Yaklaşık 2,5 milyonluk nüfusuyla yüzbinlerce mülteciyi barındıran ve zor şartlardaki kamplarıyla bilinen şehrin bir bölgesinde yoksunluk ve yoksulluk hayatın her aşamasında hissedilirken, bir diğer bölgede ise balayı çiftleri ve tatilcilerin kaldığı lüks oteller ile eğlence merkezleri yer alıyor.

Cox's Bazar'daki lüks otellerde tek kişinin standart bir odada kalabilmesi için yaklaşık 120 ABD doları ödemesi gerekirken, kampların bulunduğu bölgede bu ücret bir servete karşılık geliyor. Ülkede bir tekstil işçisinin aylık asgari ücreti ise 90 ABD doları civarında.

Eğlence mekanları, restoran ve otelleriyle bilindik bir sahil kenti özelliklerini barındıran Cox's Bazar, 120 kilometrelik dünyanın en uzun doğal sahiliyle turistlerin en çok tercih ettiği destinasyon.

Kentin hemen yanı başındaki kamplarda ise tablo, merkezde görünenden tamamen farklı. Bangladeş yönetiminin yanı sıra birçok uluslararası yardım kuruluşunun kurduğu toplam 30 kampta 750 bin civarında Arakanlı Müslüman'ın yaşadığı şehrin merkezinde Arakanlıya rastlamak neredeyse imkansız.

Arakanlı Müslümanlar, şehir merkezinden yaklaşık 2 saat uzaklıktaki kamplarda aşırı sıcak ve nemli hava koşullarında birbirine yaslanmış teneke çatılı derme çatma bambu evlerde, temiz su ve hijyenden yoksun bir hayat yaşıyor.

– Zor koşullarda geleneklerini yaşatıyorlar

Bangladeş'e 1 yıl önce göçmek zorunda kalan Arakanlılar, kamplarda çok kötü şartlar altında yaşasalar da mütebessim yüzleri ile yaşamaya devam ediyor. Her ne kadar memleketlerinden uzakta, insani yardıma muhtaç bir yaşamları olsa da Arakanlılar, herşeye rağmen geleneklerini sürdürüyor.

Sınırlı giriş ve çıkışların olduğu kamplara gelen "misafirleri" binlerce insan, ikram edebilecekleri tek şey güler yüz ve sempatileriyle karşılıyor. Her şeye rağmen geleneklerini sürdürmeye çalışan Arakanlıların kamplarında çiçeklerle bezenmiş gelin arabası ve geleneksel düğün seremonisine rastlamak bile mümkün.

Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan düğünler, gelin ve damadın renkli kumaşlarla kaplı büyük bir kapıdan geçişleriyle devam ediyor.

– Arakanlıların mikro ekonomisi

Arakanlı Müslümanlar geçinmek için sadece kendilerine yapılan yardımları beklemiyor.

Kamplarda geçimlerine katkı sağlamak için kurdukları pazarda Arakanlılar kendi mikro ekonomilerini oluşturmuş. Tek kişinin sığabileceği dükkanlarda daha çok gıda ve temel ihtiyaç malzemelerinin satıldığı bölgede, aynı zamanda küçük tezgahları olan terzi ve benzeri zanaatkarları da görmek mümkün.

Bunların yanı sıra ekseriyeti genç az sayıda Arakanlı, BM ya da benzeri kuruluşların bölgede kuracağı yeni birimlerinin inşasında çalışma imkanı buluyor.

– Yağmur yağınca kirlilik artıyor

Arakanlılar daha insani yaşam koşullarında hayatlarına devam etmek istiyor ancak yaşam şartları, hijyen ve ikamet sorunu ile eğitime erişimde yaşanan sıkıntılar hayatlarını daha da zorlaştırıyor.

Kamplarda bacası olmayan derme çatma yapılar içinde odun yakarak yemek yapmaya çalışan Arakanlı Müslümanların sağlığı da bundan olumsuz etkileniyor.

Temiz suya erişimin oldukça kısıtlı olduğu dikkat çekerken kampın dar sokaklarında belirli köşelerde elle çalışan iptidai tulumbalar göze çarpıyor. İçme suyunun kuyulardan çekilmesi nedeniyle bölge yağış aldığında sular dahil olmak üzere altyapısı olmayan kamplarda kirlilik artıyor.

Arakanlılar şahsi temizlik için de kuyu sularını kullanıyor. Çocuklar tulumbaların yanında oyun oynayarak yıkanırken, yetişkinler mahremiyet sorunu nedeniyle buralarda yıkanmakta zorluk çekiyor.

Halkın yalın ayak dolaştığı kamplarda yol olmamasından dolayı insanlar çamur deryası içinde yürümek zorunda kalıyor.

– Kamplarda ilkokul dışında okul yok

Kampların bulunduğu bölgede ve sokaklarda çocuk yoğunluğu dikkati çekerken, yetkililer kampların yarıdan fazlasının çocuklardan oluştuğunu aktarıyor. Birçok sıkıntıya rağmen barakaların bulunduğu dar sokaklarda yalın ayak çamurla oynayan çocuklar her köşede karşınıza çıkıyor.

Yaklaşık 360 bin 18 yaş altı çocuğun kaldığı kamplarda eğitim en önemli ve acil çözüm bulunması gereken ihtiyaçlardan biri. Bu nedenle uzmanlar böyle devam etmesi halinde Arakanlı Müslümanların "kayıp nesil" tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu aktarıyor.

Kamplardaki yaşama dair AA'ya konuşan Arakanlı Abdul Mennan, bir yıldır Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesindeki Kutupalong kampında yaşıyor.

Bölgede bir sivil toplum örgütü için çalışan ve çevirmenlik yapan Mennan, kamplarda durumun ciddiyetini ifade etmek için "Burada hiçbir şey insani değil" dedi.

Uluslararası kurumların kendilerine yardım ettiklerini ancak eğitim konusunda hiçbir şey yapılamadığını belirten Mennan, "En büyük sorunumuz eğitim. Bu kamplarda küçük çocuklara verilen eğitimler dışında hiçbir okul bulunmuyor." dedi.

Myanmar'daki köylerine dönmek istediğini söyleyen Mennan, "Ancak vatandaşlık aldığım takdirde ülkeme dönmek istiyorum." şeklinde konuştu.

– Arakanlı Müslümanlar Myanmar'dan vatandaşlıklarını istiyor

Arakanlı Müslümanlar Myanmar yönetiminden anayasal vatandaşlık ve temel haklarını almadan bu ülkeye geri dönmek istemiyor.

Balukhali kampında yaşayan ve Myanmar ordusu tarafından eşi ve oğlu öldürülen Cemile, Myanmar hükümetinin kendilerine, üzerinde Bangladeşli olduklarının yazılı olduğu bir kart verdiğini söyledi.

"Son iki-üç yıldır bize bu kartı vererek baskı yapıyorlardı." diyen Cemile, Arakan'dan Bangladeş'e 15 günde çok zor koşullar altında geldiklerini anlattı.

Cemile ayrıca diğer bütün Arakanlılar gibi Myanmar'da güvenliklerinin sağlandığından emin olduklarında topraklarına dönmeye hazır olduklarını ifade etti.

Arakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemlerini başlatmış ve 10 bine yakın kişiyi katletmişti.

Etnik temizliğe dönüşen saldırılarda 350'den fazla köy, ordu ve radikal Budistler tarafından yok edilirken, 700 binden fazla Arakanlı Müslüman dağlık bölgeler, nehir ya da deniz üzerinden komşu Bangladeş'e sığınmak zorunda kalmıştı.

Japonya'dan “Arakanlı Müslümanlar” için çağrı

TOKYO (AA) – Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara yönelik ihlallerle ilgili çözüm yolunun, güvenilir bir soruşturma olduğunu belirtti.

Japonya Başbakanı Abe, başkent Tokyo'da bulunan Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Aung San Suu Çii ile yaptığı görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında, Myanmar'daki demokrasinin geliştirilmesi çabalarına destek vereceğini söyledi.

Abe, Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların topraklarına dönüşü için uygun bir ortam oluşturma çabalarını artırma çağrısında bulundu.

Japonya'nın, Arakanlı Müslümanlar ile ilgili meselenin çözümüne destek vereceğini sözlerine ekleyen Abe, "Bağımsız bir heyet tarafından yürütülecek güvenilir bir soruşturma özellikle önemli." dedi.

– Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti, "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan eyaletine girişini büyük ölçüde kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), geçen ay, Myanmar'ın Arakanlı Müslümanlara karşı işlediği suçlarla ilgili ön inceleme başlattığını duyurmuştu.

“Türkiye bize destek oluyor”

DAKKA (AA) – Bangladeş Dışişleri Bakanı Abul Hasan Mahmud Ali, Türk heyetlerinin Arakanlılar için ülkelerine yaptıkları ziyaretten mutluluk duyduklarını belirterek, "(Arakan krizi konusunda) Türkiye bize destek oluyor." dedi.

Ali, başkent Dakka'da "Visit Bangladesh 2018" programı kapsamında, Türkiye, Kanada, Suudi Arabistan, Japonya, Umman, Brezilya, Etiyopya, Hindistan, Filipinler ve Güney Kore'den yaklaşık 50 gazeteciyle bir araya gelerek sorularını yanıtladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki heyetin Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesinde Arakanlıların bulunduğu kampları ziyaret etmesinden memnuniyet duyduğunu ifade eden Ali, "(Arakan konusunda) Türkiye bize destek oluyor. Arakan konusunda bir sürü planları var." ifadesini kullandı.

Ali, Türkiye'nin Arakanlılar için Bangladeş'te birçok alanda faaliyette bulunduğunu, Türklerin Arakanlılar için bölgede bir hastane inşa ettiğini söyledi.

Arakanlı Müslümanların bir kısmının Cox's Bazar'da kamplardaki yoğunluk nedeniyle Bhashan Char Adası'na yerleştirileceğini dile getiren Ali, bu proje üzerinde hala çalıştıklarını ve adadaki evler hazır olunca planın hayata geçeceğini kaydetti.

Ali, ağustosta Myanmar'da Arakanlıların köylerini ziyaret ettiklerini hatırlatarak, "Hindistan hükümeti orada Arakanlılar için 250 ev inşa etti. Çin hükümeti de bin ev inşa edecek." diye konuştu.

Çin ve Myanmarlı yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Ali, "Onlara inşa edecekleri evleri Arakanlılar nereden geldilerse oralara yapmalarını söyledim." şeklinde konuştu.

Ali, Arakanlıların dönüşünün ne zaman gerçekleşeceğine ilişkin soruya, geçmişte benzer uygulamaların yaşandığını hatırlatarak, "Bu devam eden bir süreç. Çalışmaların tamamlanması gerekiyor." yanıtını verdi.

Bangladeş Dışişleri Bakanı Ali ayrıca, Bangladeş yönetiminin Arakanlıların güvenli dönüşleri konusundaki ısrarını da yineledi.

– Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti, "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve yardım kuruluşların Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizliğe yol açacağı endişesini taşıyor.

Bangladeş yönetiminden uluslararası kurumlara Arakan çağrısı

DAKKA (AA) – Bangladeş Enformasyon Bakanı Hasanul Haq Inu, Arakan krizinin çözümünde uluslararası kamuoyunun rolünün önemli olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası kurumlar bu sorunu çözmek için daha atılgan olmalı. Bu kapsamda bütün uluslararası kurumlara Arakan sorununa çözüm bulmaları için çağrıda bulunuyoruz." dedi.

Inu, "Visit Bangladesh 2018" programı kapsamında, Türkiye, Kanada, Suudi Arabistan, Japonya, Umman, Brezilya, Etiyopya, Hindistan, Filipinler ve Güney Kore'den yaklaşık 50 gazeteciyle bir araya gelerek sorularını yanıtladı.

Arakan krizinden Myanmar hükümetinin sorumlu olduğunu belirten Inu, "Uluslararası kurumlar bu sorunu çözmek için daha atılgan olmalı. Bu kapsamda bütün uluslararası kurumlara Arakan sorununa çözüm bulmaları için çağrıda bulunuyoruz." diye konuştu.

Ülkesinde medyanın Arakan krizine özel olarak yer ayırdığını dile getiren Inu, "Medya, Arakanlıların Bangladeş'e Myanmar'da soykırıma uğradığı için geldikleri gerçeğini sayfalarına taşıyor." ifadesini kullandı.

Inu, ülkesinde 'bir değişim rüzgarı olduğunu' kaydederek, gelişen medya ve iletişim sektörüyle ilgili gazetecileri bilgilendirdi. Bangladeş'te medyanın çok sesli olduğunu söyleyen Inu, "Bangladeş'te 10 yıl önce 700 gazete vardı. Şu anda kayıtlı gazete sayısı ise 2 bin 800." dedi.

– "Türkiye Arakanlılara en çok yardım eden ülkelerden biri"

Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina'nın Siyasi Danışmanı Hüseyin Tevfik İmam da Bangladeş Başbakanlık Ofisinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Türkiye Arakanlılara en çok yardım eden ülkelerden biri." ifadesini kullanan İmam, Türkiye'nin Bangladeş'te ayrı bir kamp bile kurduğunu hatırlattı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bangladeş'i, krizin ardından hemen arayıp destek ve moral verdiğini kaydeden İmam, "Türk halkına ve hükümetine minnettarız." dedi.

İmam, ülkelerinde gayri resmi rakamla yaklaşık 1,2 milyon Arakanlı Müslüman olduğunu belirtti. Birçok Arakanlının Bangladeş'e gelmeye devam ettiğini söyleyen İmam, "Bu çok büyük bir sorun. Bangladeş bu sorunu tek başına çözemez." şeklinde konuştu.

Öte yandan Bangladeş'in de yoğun nüfuslu bir ülke olduğunu vurgulayan İmam, Arakanlıların güvenli dönüşleri için uygun ortamın sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

İmam, bu kapsamda Bangladeş ve Myanmar hükümeti arasında görüşmeler yapıldığını belirterek, "Uluslararası kurumlarla birlikte baskıyı artırarak bu sorunun üstesinden gelinebilir." değerlendirmesinde bulundu.

– Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti, "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve yardım kuruluşların Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

“Arakanlıların güvenli dönüşü için uluslararası kurumların desteğine ihtiyacımız var”

DAKKA (AA) – Bangladeş Meclis Başkanı Shirin Sharmin Chaudhury, Arakanlı Müslümanların insani bir kriz içinde bulunduğunu belirterek, "Arakanlıların ülkelerine güvenli dönüşünün sağlanması için komşularımız, uluslararası kurumlar ve Birleşmiş Milletler'in (BM) desteğine ihtiyacımız var." dedi.

Chaudhury, "Visit Bangladesh 2018" programı kapsamında, Türkiye, Kanada, Suudi Arabistan, Japonya, Umman, Brezilya, Etiyopya, Hindistan, Filipinler ve Güney Kore'den yaklaşık 50 gazeteciyi Bangladeş Meclisinde kabul ederek sorularını yanıtladı.

Bangladeş'te 1,1 milyon Arakanlıyı ağırladıklarını dile getiren Chaudhury, "Arakanlıların ülkelerine güvenli dönüşünün sağlanması için komşularımız, uluslararası kurumlar ve BM'nin desteğine ihtiyacımız var." diye konuştu.

Chaudhury, uluslararası kamuoyunun Myanmar'a baskı yaparak bu süreci hızlandırabileceklerine dikkati çekerek, "Bölgedeki diğer ülkeler de Arakanlıların durumuna çözüm için daha sorumlu davranarak adım atmalı. Yoksa o ya da bu şekilde onlar da bu yüke katlanmak zorunda olacak." ifadelerini kullandı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar hükümeti ile anlaşma imzaladıklarını hatırlatan Chaudhury, "Bangladeş bu sorunla iki şekilde başa çıkmaya çalışıyor. İlki, imzaladığımız anlaşma ile Myanmar yönetimini Arakanlıların Arakan'a güvenli dönüşü için ikna etmek." dedi.

Chaudhury, krizle mücadele için dünya kamuoyundan bekledikleri desteği yineleyerek, "Uluslararası toplumun desteğiyle Arakanlıların güvenli dönüşünü sağlayabilmek için Arakan'da uygun ortam oluşturulmalı. Biz de bunun için uğraşıyoruz." diye konuştu.

"Myanmar'ı, Arakanlıları geri almalarına ikna etmek dışında başka bir çözüm yok." diyen Chaudhury, Bangladeş'in de problemleri olan yoğun nüfuslu ve sınırlı kaynaklara sahip bir ülke olduğunu ve Arakanlı Müslümanları ülkelerinde uzun süre ağırlamalarının mümkün olmadığını vurguladı.

Chaudhury, Arakanlı Müslümanların ülkelerine döndüklerinde aynı mezalimi yaşamamaları için sabırla onları ülkelerinde ağırlayacaklarını vurgulayarak, "Bu nedenle Arakanlıların güvenli dönüşlerini sağlayan bir sürecin gelişmesine kadar onları ülkemizde sabırla ağırlayacağız." diye konuştu.

Banlgadeş Meclis Başkanı Chaudhury, Türkiye'nin de Arakanlı Müslümanlara yardımlarını ve desteğini artıran ülkelerden biri olduğunu söyledi.

– Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

BM'ye göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve yardım kuruluşların Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

Kanada Myanmarlı lider Suu Çii'nin onursal vatandaşlığını iptal etti

OTTAWA (AA) – Kanada parlamentosu, ülkesindeki Müslüman azınlığa uygulanan soykırıma sessiz kalan Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Aung San Suu Çii'ye 2007'de verilen onursal vatandaşlığı iptal etti.

Kanada Senatosu, Temsilciler Meclisi'nin 28 Eylül'de aldığı kararı oy birliğiyle onaylayarak Suu Çii'ye 2007 yılında verilen onursal vatandaşlığın kaldırılmasına karar verdi.

Suu Çii Kanada'da onursal vatandaşlığı geri alınan ilk kişi oldu.

Suu Çii, ülkesinde ev hapsinde tutulduğu dönemde verdiği demokrasi mücadelesiyle 1991 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştü. Farklı ülkeler ve şehirlerden aldığı onur nişanları yanında Kanada hükümeti 2007 yılında Suu Çii'ye onursal vatandaşlık vermişti.

Myanmar liderinin, üstlendiği devlet görevinin ardından yetkili biri olarak 2017 yılından bu yana 700 binden fazla Arakanlı Müslümanın komşu Bangladeş'e sığınmasına yol açan, BM'nin "etnik temizlik" olarak nitelendirdiği şiddet dalgasına kayıtsız kalması ve Arakanlı Müslümanlara yönelik insan hakları ihlallerine karşı çıkmaması tepkilere yol açmıştı.

İngiltere'nin Oxford ve İrlanda'nın Dublin kentleri Suu Çii'ye verdikleri onur nişanlarını geri almıştı.

Suu Çii'ye verilen Nobel Ödülü'nün geri alınması için çağrılar yapılmış, imza kampanyaları düzenlenmişti.

Kanada'daki insan hakları aktivistleri, bir süredir imza kampanyaları ve protestolar düzenleyerek Suu Çii’ye verilen vatandaşlığın iptalini istiyordu.

– "Acıları hafifletmede yetersiz"

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, önceki gün yaptığı açıklamada, karar için federal parlamentoyu adres göstermiş ve fahri vatandaşlığının iptalinin, soykırıma maruz kalan Müslümanların acılarını hafifletmede yeterli olmayacağını belirtmişti.

– Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçarak Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ve "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve kuruluşların Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, bugüne kadar Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanlar ve insan hakları örgütleri, gerekli güvenli ortam sağlanmadan bu kişilerin Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizliğe yol açacağı endişesini taşıyor.

Nobel Barış Ödülü sahibi Suu Kyi, Arakanlı Müslümanlara uygulanan tehcir ve soykırımı durdurmak için hiçbir şey yapmamakla suçlanıyor.

“Dünya siyasi, ekonomik ve sosyal kargaşa içerisinde”

ANKARA (AA) – Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, dünyanın siyasi, ekonomik ve sosyal kargaşa içerisinde olduğunu söyledi.

Malezya haber ajansı Bernama'da yer alan habere göre, Mahathir, New York'taki Birleşmiş Milletler 73'üncü Genel Kurulu görüşmeleri kapsamında bir konuşma yaptı.

Mahathir Muhammed, "En son 2003 yılında buraya gelmiştim. Yaptığım konuşmada, dünyanın yolundan çıktığını vurgulamıştım. Şu anki durum 15 yıl öncesinden daha kötü. Bu durum dünyanın siyasi, ekonomik ve sosyal kargaşa içinde olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşından bahseden Mahathir, iki ülke arasındaki bu çekişmenin etkilerinin diğer ülkelerde hissedildiğini de kaydetti.

Mahathir Muhammed, Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara yapılan zulme de vurgu yaparak, "Dünya, Arakanlı Müslümanlara yapılan zulme karşı harekete geçmekte başarısız oldu. Bir ülkenin bağımsız olması, kendi insanlarını katletmeye hakkı olduğu anlamına gelmez." ifadelerini kullandı.

Malezya'da mayıs ayında yapılan genel seçimleri kazanarak 15 yıl sonra siyasete dönen Mahathir, en son 2003 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu görüşmelerinde bir konuşma yapmıştı.