İstanbul'da sağanak

İSTANBUL (AA) – İstanbul'u öğleden sonra etkisi altına alan sağanak Anadolu ve Avrupa yakalarında bazı bölgelerde aralıklarla devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi yetkilileri, şehri kameralardan izleyerek yağıştan etkilenen bölgelere ekip yönlendiriyor.

Taksim Meydanı'nda sağanak, hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak, Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nde vatandaşlara zor anlar yaşattı. Günün her saati kalabalık olan meydan ve İstiklal Caddesi bir anda tenhalaştı. Yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, çevredeki bina ve iş yerlerine sığındı. Yağıştan dolayı bazı rögarların taştığı görüldü.

– Sağanak nedeniyle ağaç devrildi

Üsküdar, Ümraniye, Kadıköy ve Altunizade bölgesinde de yoğun yağış etkisini sürdürüyor.

Üsküdar ilçesi Beylerbeyi Mahallesi Yalıboyu Caddesi'nde sağanak nedeniyle ağaç devrildi. Ekipler, devrilen ağacı kaldırmak için çalışma başlattı.

Anadolu Yakası'nda bazı altgeçitlerde su birikintisi nedeniyle araçlar mahsur kaldı. Caddelerde biriken su nedeniyle trafikte aksama yaşanıyor.

Anadolu Hisarı'nda sağanakta mahsur kalan 3 aracı kurtarmak için itfaiye ekipleri çalışma başlattı.

Advertisements

Üsküdar'da yolcu otobüsü yandı

İSTANBUL (AA) – Üsküdar'da içerisinde yolcu bulunmayan, İstanbul Otobüs A.Ş'ye ait şehir içi bir yolcu otobüsü, hareket halindeyken yandı.

Altunizade Mahallesi Kısıklı Caddesi'nden Üsküdar istikametine seyir halindeki İstanbul Otobüs A.Ş'ye ait 34 FF 9981 plakalı otobüsün motor kısmında, henüz bilinmeyen bir nedenle yanma meydana geldi.

İçinde kimsenin olmadığı otobüsün hareket halindeyken motor kısmından koku geldiği ve dumanların çıktığını fark eden sürücü, otobüsü sağa çekerek durumu itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi.

Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yanan otobüse müdahale ederek söndürdü.

Ekipler, otobüsün motor kısmında ve iç aksamında bir süre soğutma çalışması yaptı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İETT’nin yürüyüş hatları sefere başlıyor

İSTANBUL (AA) – İETT'nin, doğa yürüyüşü yapmak isteyen İstanbullular için açtığı D1 ve D2 numaralı hatlar, 9 Haziran'da sefere başlayacak.

İBB'den yapılan açıklamaya göre, yürüyüş hatları, sadece hafta sonları doğa tutkunlarını ağırlayacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, İstanbullulara sağlıklı hayat desteğini sunmaya devam ediyor.

İETT, ruh ve beden sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan doğa yürüyüşü (trekking) yapmak isteyen İstanbullular için D1 Polonezköy-Üsküdar/Kadıköy ve D2 Beşiktaş-Belgrad Ormanı hatlarında seferleri başlatacak ve seferler, yaz ayları boyunca hafta sonları hizmet verecek.

– Doğaseverlere özel hat

D1 numaralı Polonezköy-Üsküdar/Kadıköy hattının güzergahı, Kadıköy, Numune Hastanesi, Doğancılar, Altunizade, Ümraniye, Çakmak Köprüsü, Şile Yolu, Çubuklu Evleri, Polonezköy Muhtarlık, şeklinde olacak.

D2 numaralı Beşiktaş-Belgrad Ormanları hattı ise Beşiktaş İskeleden hareketle Zincirlikuyu Metrobüs, 4. Levent, Maslak, Hacıosman ve Atatürk Arboretumu'ndan geçerek Belgrad Ormanı'na ulaşacak.

FETÖ elebaşısının özel hizmetlisine 8 yıl hapis cezası

İSTANBUL (AA) – ENES CAN – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ') elebaşısı Fetullah Gülen'in Altunizade'deki dershane binasında kaldığı dönemde odasını düzenlediği ve hizmetini gördüğü iddia edilen KHK ile kapatılana kadar burada 20 yıl çalışan Ergin Mercan "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 8 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık 8 ay süren dava sonunda Mercan'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 8 yıl hapis cezasına çarptırılması ve tutukluluk halinin devamına ilişkin kararının gerekçesini açıkladı.

Gerekçeli kararda, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan ihbar sonucunda, 17 Ağustos 2016'da gözaltına alınarak tutuklanan Mercan'ın, işçi olarak işe başladığı, sonrasında kantin işletmecisi olduğu, bir dönem örgüt başının da ikamet ettiği KHK ile kapatılan Altunizade FEM Dershanesi'nde 20 yıl görev yaptığı kaydedildi.

– Sanığın savunması inkara yönelik

Sanığın HTS kayıtları incelemesinde, "örgüt yöneticisi olmak" suçundan Ankara'da haklarında dava açılan Ahmet Kırmiç, Bahattin Karataş ve Hamdullah Bayram Öztürk ile irtibatlı olduğu, KHK ile kapatılan Pak Eğitim-İş'e üye olduğu, örgüt elebaşısının talimatının ardından Bank Asya'da hesap açtırdığı belirtilen kararda, tüm bu deliller karşısında sanığın inkara yönelik savunmalarına itibar edilmediği vurgulandı.

Kararda yer verilen sanık savunmasında, 2015'te Amerika'ya gittiğini, yaklaşık 2 ay kaldığını ancak örgüt elebaşısını ziyaret etmediğini ve hizmet için gitmediğini öne sürerek, çalıştığı dershanede 2 bin 200 lira maaş aldığını, bir binanın restorasyon işi nedeniyle bin 500 dolar teklif edildiğini, bunun üzerine idare amiri Ahmet Kırmiç'ın kendisini ABD'ye gönderdiğini anlattı.

Bunun üzerine sanığa 25 Ağustos 2015 tarihli 19 bin dolarlık Bank Asya'ya ait para çekme makbuzu ile başka bir bankadan 7 bin 500 dolarlık para çekme makbuzu, 30 Ekim 2015 tarihinde de 5 bin dolarlık para çekme makbuzları gösterilerek, "Bu kadar dolar varsa bin 500 dolar için neden ABD'ye gittin?" diye soruldu. Sanık Mercan'ın "Ufak çaplı ticarete girmiştim, bu para ona ilişkindir." demesi dikkati çekti.

– Sanığın çelişkili ifadeleri

Sanık Mercan'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki çelişkili ifadeleri de gerekçeli kararda yer aldı.

Yargılama sırasında mahkeme heyetinin, örgüt elebaşısı Gülen'in FEM Dershanesi'nin Altunizade'deki yerleşkesinde kaldığını görüp görmediğini sorması üzerine, "Binanın üst katında kaldığı söylenirdi oraya ulaşmamız imkansızdı. Girişi çıkışı ayrıydı." cevabını veren sanık Engin Mercan'ın, soruşturma aşamasında "Evimde ele geçirilen fotoğraflar, Fetullah Gülen Altunizade'de kaldığı dönemde bir odası vardı, odasını temizlerken, düzenlerken arkadaşların çektiği resimlerdir." demesi ifadesindeki çelişkileri ortaya çıkardı.

Mahkeme heyeti, sanığa evinde ele geçirilen tahta sandık ve içindeki tespih ile esansı sordu. Sanık Mercan, tespihi kayınpederinin getirdiğini, diğer kutudaki malzemeleri ise hatırlamadığını öne sürdü.

– Evinde bulunan sanduka

Kararda, sanığın evinde ele geçirilen iki unsurun, örgüt içindeki konumunun tanımlanmasının tespiti ve sanığa terörist başı tarafından yüklenen sözde sıfatın yüceliğini göstermesi bakımından önemli olduğu vurgulanarak, ''Bunlardan ilki örgüt elebaşısı Fetullah Gülen tarafından hizmetlerine karşılık gönderildiği açıklanan küçük ahşap sanduka içerisinde bağlılığı temsil eden 'kıtmir' duasının işlenmiş olduğu şeffaf camdan bir obje, bir tespih ve esanstan ibaret içeriği barındıran sanduka kapağında terörist başının imzasının bir örneğinin bulunduğu mahsus hediyesidir.'' denildi.

Sanduka ve kapsamının ülke genelinde birçok FETÖ/PDY örgüt üyeliği davasında ele geçen delillerden çok ayrık bir durum oluşturduğu belirtilen kararda, dikkat edilmesi gereken bir hususun da sanıktan ele geçirilen fotoğrafların nitelik ve kapsamı olduğu aktarıldı.

Delillerin sıralandığı gerekçeli kararda, sanıktan ele geçirilen, örgüt elebaşısı Fetullah Gülen'in adının yazılı olduğu tahta sandıkta "kıtmir" duasının bulunduğu belirtilerek, Gülen'in kendisine simge yaptığı ''kıtmir'' duasını, aynı zamanda örgütlenme içinde önemli bir ''örgüt nişanı'' olarak kullandığına dikkati çekildi.

– "Bu fotoğraflar hiçbir davada yok"

Söz konusu fotoğrafların açık kaynaklardan elde edilmediği, sanığın çekimler içerisinde doğrudan yer aldığı kaydedilen kararda, fotoğraflarla ilgili şu değerlendirme yapıldı:

''Bu fotoğraflarda sanık ve dava dışı bazı kişiler, terörist başının yaşam alanına girme ve onları düzenleme ayrıcalığına ve sözde onuruna sahip olduklarını belgelemektedir. Sanık bir dolap içerisinde terörist başına ait olan giysilere dokunma ayrıcalık ve sözde onuruna sahip olduğunu belgelemektedir. Yine bir koltuk ve masadan oluşan ve terörist başına tahsis edilmiş olduğu kabul edilen makam atfedilen bir oturma yeri de fotoğraflarda yer almaktadır. Söz konusu fotoğraflar, diğer standart üyelik davalarının çoğunda delil olarak bulunmayan, sanığın örgüte yakınlığı ve örgüt bünyesindeki davranış şeklinin kendisine verilen görevleri teyit eden birer delilidir."

Üsküdar’da taksi alt geçide düştü: 3 yaralı

İSTANBUL (AA) – Üsküdar’da inşaat çalışması nedeniyle kapalı olan alt geçide düşen taksideki sürücü ile iki yolcu yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Altunizade Mahir İz Caddesi’nden Kısıklı yönüne seyreden Erol Kesin yönetimindeki 34 TFS 71 plakalı taksi, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirmesi sonucu beton ve demir bariyerlere çarparak 4 metre aşağıdaki alt geçide düştü.

Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Vatandaşların yardımıyla araçtan çıkarılan taksi şoförü Kesin ile iki yolcu, ambulanslarla Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü.

Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Taksinin düştüğü alt geçidin, Altunizade metro durağı inşaat çalışması nedeniyle bir süredir kapalı olduğu belirtildi.

Uzunçayır ve Altunizade kavşağında onarım

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi yol bakım çalışmaları kapsamında D–100 karayolu güzergahında Uzunçayır ile Altunizade kavşakları arasında asfalt onarımı yapacak.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ulaşım alanında yaptığı çalışmaları aralıksız sürdürüyor.

Bu kapsamda, bugün, yarın ve 30 Nisan’da gece saat 23.00 ile 06.00 arasında D–100 karayolu güzergahında Uzunçayır Kavşağı-Altunizade Kavşağı arasında asfalt onarım çalışması yapılacak.

Altunizade Kavşağı’nın Üsküdar, Ümraniye katılımları çalışma esnasında kapalı olacağından, sürücülerin alternatif güzergah kullanmaları gerekecek.

Bu gece başlayacak çalışmalar süresince, sürücülerin Asya Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçişlerde, çalışmanın gerçekleşeceği yolun köprüden önce son çıkış olması nedeniyle dikkatli olmaları gerekiyor.

Suriyeli genç gazetecinin memleket hasreti

İSTANBUL (AA) – HİKMET ORÇUN ÜRESİNLER – Suriye’de uluslararası televizyon kanalları için görüntü çekerken rejim askeri tarafından vurulduktan sonra bir bacağını kaybeden Mohammad Kaddour, İstanbul Şehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünde eğitim görüyor.

Suriye’deki iç savaş pek çok aileyi parçaladı. Onlardan birisi olan, İstanbul’da tek başına, protez bacağıyla hayata tutunmaya çalışan 20 yaşındaki Mohammad Kaddour, yaşadıklarını AA’ya anlattı.

Suriye’nin Lazkiye kentinde 4 kardeşi, anne ve babasıyla huzurlu bir hayat yaşarken iç savaşın yaşamlarını alt üst ettiğini aktaran Kaddour, savaş nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

İç savaşın yoğun olduğu bölgelerde halkın yaşadığı dramı görüntülemek üzere eline kamerayı aldığını ve çektiği görüntüleri uluslararası medya organlarına servis ettiğini belirten Kaddour, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O gün İdlip’e gitmiştim. Birden Esed askeriyle karşı karşıya kaldım. Beni görünce çok korktu. Kısa bir bekleyişin ardından elindeki uzun namlulu silahı bana doğrultup ateş etmeye başladı. Vücuduma defalarca kurşun isabet etti. Yanımdaki arkadaşım başından vurularak hayatını kaybetti. Ben şanslıydım. Vurulmama rağmen kaçmaya başladım. Bu defa ayağımdan vurdu. Neden koşarken yalpaladığımı anlamak için bacağıma baktığımda kanları gördüm, çok korktum. Bacağımın parçalandığını ilk kez orada gördüm. O asker, vücuduma isabet eden kurşunları yeterli bulmadı ve peşimden gelerek yakaladığı yerde ateş etmeye devam etti. Tam o sırada arkadaşlarım geldi ve asker onları görünce kaçtı. Eğer arkadaşlarım gelmeseydi muhtemelen beni öldürecekti.”

Arkadaşlarının kendisini hastaneye kaldırdığını ve ilk müdahalenin Suriye’de yapıldığını belirten Kaddour, “Nefes alabilmem için doktorlar boğazımda bir yeri delmek zorunda kaldı. Zaten gırtlağıma da iki kurşun isabet etmişti. Bu yüzden ses tellerim yırtıldı ve 15 günden fazla konuşamadım.” ifadelerini kullandı.

Tedavi için Türkiye’ye geldiğini, bu sırada lise eğitimini tamamladığını ve yabancı öğrenci sınavıyla İstanbul Şehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümüne yerleştirildiğini ifade eden Kaddour, “Eğitimimi tamamladıktan sonra Suriye’ye dönüp mesleğimi yapmak istiyorum çünkü Suriye’nin kalifiye elemana çok ihtiyacı var.” dedi.

İstanbul’da üniversite okumaya başladığından bu yana ailesini göremediğini dile getiren Kaddour, “1,5 yıldır ailemi göremiyorum. Babamı, annemi ve kardeşlerimi çok özledim. Lazkiye’ye gitmeyi ve ailemi görmeyi çok istiyorum ama bu çok riskli, gidersem dönememe ihtimalim var. Ne yapacağımı bilmiyorum.” şeklinde konuştu.