GÜNCELLEME – Akdeniz'de 4,8 büyüklüğünde deprem

MUĞLA (AA) – Akdeniz'de 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 07.43'de, Marmaris açıklarında 4,8 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Sarsıntının, yerin 38 kilometre derinliğinde meydana geldiği bildirildi.

Marmaris Kaymakamı Celalettin Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Marmaris'te an itibarıyla depremden kaynaklı herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor." dedi.

Akdeniz'de 4,8 büyüklüğünde deprem

ANKARA (AA) – Akdeniz'de 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 07.43'de, Marmaris açıklarında 4,8 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Sarsıntının, yerin 38 kilometre derinliğinde meydana geldiği bildirildi.

Akdeniz'de 4,4 büyüklüğünde deprem

ANKARA (AA) – Akdeniz'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 12.16'da, Marmaris'e 183 kilometre uzaklıkta 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 8,9 kilometre derinlikte meydana geldiği belirtildi.

AB'nin Akdeniz'deki kurtarma çalışmalarında gemi devriyesi olmayacak

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) üyeleri, Akdeniz'de düzensiz göçle mücadele için kurulan Sofya Operasyonu'nda gemilerin devriyesinin geçici olarak askıya alınması konusunda uzlaştı.

AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijancic, günlük basın brifinginde yaptığı açıklamada, "AB üyesi devletler, Sofya Operasyonu'nu 6 ay uzatma konusunda uzlaştı ancak gemilerin kullanımının geçici olarak askıya alınması da söz konusu. Gemiler olmadan, Sofya Operasyonu görevini etkin biçimde yerine getiremeyecek." dedi.

Kocijancic, Sofya Operasyonu'nun devam etmesi konusundaki uzlaşının karar haline gelmesi için ay sonuna kadar AB Konseyinde onaylanması gerektiğinin de altını çizdi.

Birlik üyelerinden İtalya kıyılarına getirilen göçmenlerin üye ülkelere dağıtılması konusunda ısrarcı bir tutum sergilerken, kimi zaman da söz konusu gemiler, kurtarılan göçmenleri Avrupa'da bırakacak liman bulmakta güçlük çekiyordu.

“Başkalarının kınaması bizi yıldıramaz”

             GİRESUN (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Akdeniz'de hakkımız olanı sonuna kadar aramaya kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Başkalarının kınaması bizi yıldıramaz." dedi.

Dönmez, AK Parti Tirebolu ilçe teşkilatı üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, Fatih Gemisi'nin Akdeniz'de derin sondaj yaptığını anımsattı.

Denizin derinliğinin 3 bin metre olduğunu belirten Dönmez, denizin altında da 3-4 bin metre kazı yapıldığını kaydetti.

Dünyada bu şekilde 16 gemi olduğunu ifade eden Dönmez, "O 16'dan biri bizdeydi şimdi ikinciyi de aldık, adını da Sayın Cumhurbaşkanımız ifade etti ,'Yavuz' koydu, o da şimdi tersanede gerekli bakım ve kontrollere tabi tutuluyor en kısa süre içerisinde onu da yine Akdeniz'e göndereceğiz ve Akdeniz'de hakkımız olanı sonuna kadar aramaya kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Başkalarının kınaması bizi yıldıramaz." diye konuştu.

"Geçtiğimiz günlerde bir muhalif milletvekilimiz bana yazılı soru önergesi sormuş, 'Akdeniz'de niye doğal gaz, petrol arıyorsunuz bu kadar harcama yapılır mı?' diye" ifadesini kullanan Dönmez, şunları aktardı:

"Söylediği rakamlar da uçuk kaçık, birilerinden yalan dolan haberlerle herhalde kendisini bilgilendirmişler. Sonra bir hafta sonra bu haber bir yerde manşet oldu. Yunanistan gazetelerinde manşet oldu, onlar sevinmiş ki manşet atmışlar. Ben üzüldüm şahsen. Bir Türkiye milletvekilinin bu söyleminin Yunanistan'da manşete çekilmesine üzüldüm. Kendisi üzüldü mü bilmem ama şunu açık yüreklilikle ifade ediyorum bizim kimseden korkumuz yok. Yedi düvel de gelse engel olmaya çalışsa biz Akdeniz'de kendi ekonomik sahamızda hidrokarbon, yani petrol ve doğal gaz kaynaklarını arama konusunda kararlılığımızı ifade ettik. Sadece kendimizin değil Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşayan soydaşlarımızın da hakkını sonuna arayacağımızı ifade ettik."

– "Karadeniz'de de petrol ve doğal gaz aramalarımızı da yoğunlaştıracağız"

Karadeniz'de de geçmiş yıllarda aramalar yapıldığını anımsatan Dönmez, "İnşallah Akdeniz'deki programı tamamladıktan sonra benzer şekilde Karadeniz'de de petrol ve doğal gaz aramalarımızı da yoğunlaştıracağız." şeklinde konuştu.

Fatih Dönmez, maden sahalarındaki çalışmalara değinerek, ülkenin maden çeşitliliği açısından oldukça zengin olduğunu ancak bazı ham maddelerin halen yurt dışından ithal edildiğini vurguladı.

– "Ülkenin yüzde 85'inin de filmini çektik"

Bunları azaltmak için aramaları yoğunlaştırdıklarını dile getiren Dönmez, "Türkiye'nin üstünde iki tane uçağımız var son derece teknolojik donanıma haiz, bu uçakla havadan yerin altının filmini çekiyoruz. Daha önce klasik sondaj yöntemiyle yaptığımız araştırmaları şimdi hız kazanmak için, mesaimizi daha verimli kullanabilmek için bu teknolojiyi getirdik. Ülkenin yüzde 85'inin de filmini çektik, ne var ne yok önce ona bakacağız, ondan sonra sondaj yapacağız." ifadesini kullandı.

Dönmez, karadan da sondaj çalışmalarını artırdıklarının altını çizerek, şöyle devam etti:

"2000'li yıllara kadar Maden Tetkik Arama Kurumu, yılda sadece 30 bin metre sondaj yaparken, geçtiğimiz yıl Türkiye Cumhuriyeti'nde tarihi bir rekor kırdık, 1 milyon 500 bin metre bir yılda sadece sondaj yaptık. Bir önceki yıl 1 milyon metre sondaj yaptık. Bunlar şunu gösteriyor, kaynakları sağa, sola savurmazsanız, verimli kullanırsanız, o zaman bu milletin hayrına olur. Ülke nasıl kalkınıyor zannediyorsunuz, birileri gibi laf cambazlığı yaparak bu ülke bir yere gitmez. Somut projelerle kaynaklarınızı iyi kullanarak hedefinize ulaşırsınız."

Tirebolu'da gerçekleştirdikleri toplantıya şehitleri anarak başladıklarını ve milli marşı söylediklerini ifade eden Dönmez, "Bazı partilerin toplantılarında milli marş söylenmiyor, bayrak da asılmıyor biliyorsunuz. Hatta o partilerin bir kısmı geçtiğimiz günlerde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla İstiklal Caddesi'nde bir yürüyüş yaptılar. Ezan okunurken ıslık çaldılar, protesto ettiler. Bir de milletin karşısına gelip şimdi oylarına talipler.

Milletin bayrağına, İstiklal Marşı'na, ezanına saygısı olmayanın millete, halka saygısı olabilir mi?" diye soran Dönmez, "Uyanık olacağız. Şimdi kendisine sözde millet ittifakı diyenlerin kimlerle işbirliği yaptığını bu millet gördü. Onun için sayın liderimiz milli birlik, beraberlik, beka vurgusu yapıyor. Eğer bize, adaylarımıza güçlü destek verirseniz, biz sizden aldığımız güçle, destekle 2023 hedeflerine, 2053 hedeflerine, 2071 hedeflerine koşar adım ilerlemeye devam edeceğiz inşallah." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Bakan Dönmez, toplantı öncesinde Giresun'da esnafı ziyaret etti.

Antalya'dan “nitelikli turizm” atağı

             MOSKOVA (AA) - EMRE GÜRKAN ABAY - Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya başta olmak üzere Türkiye'nin nitelikli turizme yönelmesi gerektiğini belirterek, &quot;Türkiye, tecrübesiyle, sektördeki insan gücüyle nitelikli turizme çok kolaylıkla geçebilecek potansiyele sahip.&quot; dedi. </p>  <p>Karaloğlu, Moskova Uluslararası Turizm Fuarı'nda AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalya'nın; doğal güzellikleri, uygun iklimi, tesisler ve hizmet kalitesiyle &quot;Türkiye'nin turizm başkenti&quot; olduğunu vurguladı. 

Karaloğlu, "Antalya, hem Türkiye'nin turizm başkenti hem Akdeniz'de hem de dünyada çok bilinen bir turizm destinasyonuna dönüştü." dedi.

Rusya'da faaliyet gösteren Türk tur operatörlerinin önemine işaret eden Karaloğlu, "Rusya pazarında 2016'da yaşanan büyük kırılmadan sonra 2 yılda bu kadar hızlı dönüş yaşandıysa, bunda Rusya'daki Türk tur operatörlerinin büyük katkıları var. Aynı durumu, Alman pazarında yerli tur operatörü kalmadığı için yaşayamıyoruz." ifadelerini kullandı.

Geçen yıl Türkiye'ye en çok turist gönderen ülkenin Rusya olduğunu hatırlatan Karaloğlu, "2019'da da Rusya pazarında yine yüzde 10 civarında pozitif büyüme bekliyoruz. Antalya'ya gelen Rus turist sayısında ise 2018'i de geride bırakarak, 5 milyon turist sayısını geçerek bu yıl da yeni bir rekor kıracağız." diye konuştu.

Karaloğlu, Türkiye ve Antalya için nitelikli turizmin önemini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Antalya ve Türk turizmi, mutlaka nitelikli turizme geçmeli. Nitelikli turizme geçmek için de nitelikli işler yapmanız gerekir. Hem tesis olarak hem sunduğunuz ürün ve hizmet olarak… Aslında Türkiye, nitelikli turizme çok kolaylıkla geçebilecek bir ülke. Artık turizmi biliyoruz. Sektörde çalışan çok nitelikli bir insan kaynağımız var. Nitelikli turizmi hep beraber Türkiye'de başarabiliriz."

– "Özellikle Rusya pazarı için önceliklerimizden birisi gelirlerimizi artırmak"

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı da Rusya'nın, Türkiye ve özellikle de Antalya için en önemli iki kaynak pazardan biri olduğuna işaret etti.

Geçen yıl Antalya'yı 5 milyona yakın Rus turistin ziyaret ettiğini bildiren Yağcı, "Bu sene ise özellikle Rusya pazarı için önceliklerimizden birisi gelirlerimizi artırmak. Kişi başı turizm gelirlerini bu pazarda artırmamız lazım." dedi.

Rus turist sayısında yaşanan artışın, gelirlere de yansıması gerektiğini belirten Yağcı, "Son verilere göre, Türkiye'deki turistlerin kişi başı harcama oranı 640 dolar. Dünya ortalaması ise bin dolar seviyesinde. Bu seviyeye ulaşmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.

Bunun için harcama kapasitesi yüksek turizm gruplarını Türkiye’ye çekmek gerektiğine işaret eden Yağcı, "Turizm teşvikleri ve pazar çeşitliliği çok önemli. Bu yönde çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları da yaparken bizim için Rusya, İngiltere ve Almanya gibi önemli kaynak pazarlardaki turist sayısı seviyelerini de korumamız önemli." diye konuştu.

– "Antalya'ya gelen turistin 3'te biri Rus"

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin ise Antalya için önceliğin Rusya pazarı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Turist ziyaretleri açısından daha önce Almanya ve Rusya aynı sayılardaydı ancak geçen yıl yaşanan çok ciddi artışla Rusya, Antalya’nın en önemli pazarı oldu. Neredeyse bize gelen turistin 3'te biri Rusya'dan geliyor. Geçen yıl ulaştığımız rakamlara bu sene de rahatlıkla ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Bunu yaparken, biz Antalya'nın turizm çeşitliliğini de artırmaya çalışıyoruz. Rus turiste biraz daha Antalya'nın kültürünü, sanatını, mutfağını, değişik kültürlerini tanıtmamız gerekiyor. Bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz."

Akdeniz Off-Road Kupası

OSMANİYE (AA) – Akdeniz Off-Road Kupası 1. ayak final yarışı, Osmaniye’de yapıldı.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED), Kadirli Belediyesi ve Kadirli Offroad Kulübü iş birliğiyle düzenlenen organizasyon, Topraktepe köyünde oluşturulan off-road pistinde gerçekleştirildi.

Çeşitli illerden 16 aracın katıldığı organizasyonda, sporcular yaklaşık 5 kilometreden oluşan 4 turluk etapta çamur, rampa, çukur ve virajlı yollarda kıyasıya mücadele etti.

Bazı araçların arızalandığı yarışlarda, motosikletçiler de özel gösteri sundu.

Küçük kazaların da meydana geldiği yarışmalar sonunda, S1 kategorisinde Mehmet Baki Arpasatan ve Muhammet Emin Başel, S2'de İrşat Biçer ve Fettah Yiğit, S3'te Kemal Arıcan ve Emre Temel, S4'te Abdullah Çardak ve Çağdaş Bağdatlı birinci oldu.

Yarışmada dereceye giren sporculara ödülleri, AK Parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, Kadirli Kaymakamı Tamer Orhan ve Kadirli Belediye Başkanı Ömer Tarhan tarafından Devlet Bahçeli Kültür Merkezi'nde düzenlenen törenle verildi.

ANALYSIS – ‘The Blue Homeland’: Turkey’s largest naval drill

            By Can Kasapoglu
  • The writer is a defense analyst at the Centre for Economics and Foreign Policy (EDAM), an Istanbul-based think-tank.

    ISTANBUL (AA) – The Turkish Navy is set to conduct massive drills called “Mavi Vatan” – "the Blue Homeland" — between Feb. 27 and March 8. For the first time in the republic’s history, Turkey’s military will test its warfighting capabilities in the Black Sea, Aegean Sea, and Mediterranean at the same time. The Blue Homeland is not merely an exercise codename, it is also a geopolitical concept that manifests Ankara’s political-military agenda in the coming decade.

    – A new geopolitical concept in the making

    The Blue Homeland is centered on a trilateral basis. Firstly, the concept has a pronounced power projection aspect. Coupled with Turkey’s burgeoning forward-basing posture across the horn of Africa and the Gulf, Turkey aims at pursuing its national interests in an enhanced zone d’influence. Secondly, this understanding adopts a more active role for the Turkish Navy in energy geopolitics competition, coercive efforts, and naval diplomacy. Thirdly and finally, the sustainability of the concept depends on maintaining the uptrend in Turkey’s indigenous defense industry.

    Naval power remains at the epicenter of the Blue Homeland. The Turkish Navy is transforming into a blue-water asset with growing power projection capabilities. Without a doubt, the amphibious assault ship project (the TCG Anadolu based on the Spanish Juan Carlos I class LHD), along with Ankara’s plans to operate the vessel as a mini-aircraft carrier with a ski-jump ramp modification, marks the most critical leap in this respect. Notably, for some time, the Turkish administration has been hinting at the prospects of procuring short take-off and vertical landing (STOVL) aircraft — the F-35B — to form a naval aviation air wing in addition to the F-35A acquisition for the air force.

    The core strategic advantage of operating such a flagship remains the marge de manoeuvre she would provide. Wherever Turkey would opt for deploying the TCG Anadolu, be it the Black Sea or the Mediterranean, the vessel would bring about a broad array of options and a robust political signaling capacity. Besides, she would make an important naval diplomacy asset too.

    Of course, the bold decision to operate the forthcoming amphibious assault ship as a mini-aircraft carrier comes at a price. For one, Ankara will have to ensure a sustainable rotation capability through at least two vessels of kind and will have to establish a naval air wing — at present, the F-35B seems to be the only game in the town. Any power projection ship of this class would demand a state-of-the-art logistical infrastructure. Besides, an aircraft carrier, be it a modified amphibious assault ship or a Ford-class supercarrier of the US Navy, has to be accompanied by a carrier strike group. Finally, having an asset like the TCG Anadolu would urge Turkish defense planners to speed up their anti-air warfare frigate development efforts.

    Apart from the mini-aircraft carrier project, the Turkish Navy keeps receiving high-end platforms. The indigenous Ada-class, MILGEM-project corvettes are capable surface combatants that show the Turkish defense industry’s current state. The fourth ship of the class, the TCG Kinaliada, was launched in 2017. The Navy will start acquiring Reis-class (Type 214) submarines which will give a true boost to the arsenal. The indigenously developed “Atmaca” anti-ship missiles will soon equip principal surface vessels — the serial production contract was signed in Nov. 2018. The missile has a 200-km range and utilizes advanced guidance systems. In Feb. 2019, Turkey launched the TCG Ufuk. The vessel is believed to be an advanced signals intelligence and electronic warfare asset. In his speech during the launch ceremony, President Recep Tayyip Erdogan portrayed her as the “eyes and ears of Turkey in the seas”.

    The Turkish Navy has benefited from Turkey’s ‘drone breakthrough’, and recently became an operator of indigenous unmanned systems, ANKA and Bayraktar TB-2. Especially, the Bayraktar TB-2 armed drone showed an impressive performance during Operation Olive Branch, and offers one of the most reliable solutions in its class.

    Turkey’s battle-hardened amphibious units also deserve attention. Several times, Turkish military planners have deployed these units in active conflict zones to keep them at high combat-readiness. The Navy’s special operations teams (SAS and SAT commandos) fought hard in Operation Euphrates Shield and Operation Olive Branch. Open-source pieces of evidence suggest that detachments from the Amphibious Marine Brigade’s battalions also took part in the cross-border efforts in Syria.

    Overall, Turkey is heavily investing in its naval capabilities not only for defending the territorial waters, but also for protecting the country’s sea lines of communication (SloC) and building power projection capacity. Therefore, the Blue Homeland exercises offer a good opportunity to monitor the Turkish Navy’s improving outlook, as well as its joint operations capacity with other branches.

    – Turkey’s military power and regional strategic affairs

    Looking back into the past decades, it is not the first time that Ankara highlights its military toolbox when dealing with regional strategic affairs. In the late 1990s, for example, Turkey’s primary guidance in its regional defense and security policy had been a “two and a half wars” kind of understanding and the military strategic concept of “active deterrence”. In this framework, Ankara pursued a diligent capability development effort to be able to fight two multi-front, inter-state armed conflicts while being able to simultaneously carry on large-scale counterterrorism operations at home and beyond borders. The underlying threat perceptions were the Hafez al-Assad regime’s use of PKK terrorism as a proxy war instrument, as well as the tensions with Greece in the Aegean Sea. Probably the most visible and successful outcome of the Turkish strategic concept at the time was the 1998 coercive campaign on Damascus to deter the Syrian Baath regime from systematic terrorism sponsoring.

    As of the late 2010s, the Blue Homeland concept enjoys clear advantages. Above all, it is backed by a resolutely developing defense industry. Furthermore, the incorporation of unmanned systems into the Turkish military’s concept of operations (CONOPS), especially in a combat-proven fashion, remains a critical breakthrough and a force multiplier in joint operations. Finally, having a capable, power projecting navy would not only boost warfighting capacity. Navies, unlike other traditional branches of armed forces, are truly effective diplomatic assets in times of peace. All in all, it seems that Turkish political-military decision-makers will utilize their naval options more intensively in the coming years.

    * Opinions expressed in this article are the author’s own and do not necessarily reflect the editorial policy of Anadolu Agency.

CHP'li Başarır'ın soru önergesi

TBMM (AA) – CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'e yönelttiği soru önergesiyle ilgili, "Önergemin bir kelimesinde 'Akdeniz'de niye petrol arıyoruz, kuyular kapatılsın, neden açıldı' gibi bir cümle kullanmışsam bugün milletvekilliğinden istifa edeceğim." dedi.

Başarır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'e yönelttiği soru önergesi üzerinden, "hakkında asılsız bir kampanya yürütüldüğünü" söyledi.

Önergede on soru sorduğunu belirten Başarır, önergenin, "Akdeniz'de petrol aramalarına karşı çıktığı şeklinde" yansıtıldığını ifade etti.

Başarır, "Soru önergem burada. Bir kelimesinde 'Akdeniz'de niye petrol arıyoruz, kuyular kapatılsın, neden açıldı' gibi bir cümle kullanmışsam bugün milletvekilliğinden istifa edeceğim." diye konuştu.

Ali Mahir Başarır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanı, bir milletvekilini hedefe koyarken bu önergeye bir bakmaz mı? Ben, Mersin milletvekiliyim. Nasıl diyebilirim ki 'Akdeniz'de nasıl arama yapabiliyoruz?' Tam tersini söylüyorum ama Cumhurbaşkanı bunu saptırıyor. İsmimi vererek meydanlarda 'CHP'li milletvekili Rumlarla birlikte arama çalışmaları durdurulsun dedi' diyor. Bu bir iftira, yalan, çamurdur.

Bana sosyal medyadan hakaretler, küfürler, tehditler geldi. Benim iki evladım var. Binali Yıldırım'ın torunlarıyla aynı okula gidiyor. Onun torunları çakarlı arabalarla gidiyor, benim iki evladım anneleriyle gidiyor. Bu tehditlere maruz kalıyoruz. Bir saldırı olsa Cumhurbaşkanı bunun hesabını verebilir mi? Birbirimize iftira atmayalım. AK Parti'li de olsa CHP'li de olsa iftira atmayalım."

Başarır, konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ağır hakaret ve iftiralarda bulunduğunu ileri sürdüğü gazeteler hakkında dava açacağını kaydetti.

Meteorolojiden Akdeniz için fırtına uyarısı

ANKARA (AA) – Orta ve Doğu Akdeniz açıkları ile Hatay kıyılarında, kuvvetli fırtına bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan duyuruya göre, Orta ve Doğu Akdeniz açıkları ile Hatay kıyılarında rüzgarın akşam saatlerinden sonra kuvvetini artırarak, perşembe gece saatlerine kadar doğu ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Fırtına nedeniyle meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı, başta denizciler olmak üzere ilgililerin ve vatandaşların dikkatli olmaları gerekiyor.