Raysuni başarılarını Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanlığıyla taçlandırdı

RABAT (AA) – MUAHMMED BENDERİS – Prof. Dr. Ahmed er-Raysuni'nin, Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanlığı'na seçilmesi, Faslı alimin dini, fikri ve siyasi alanlarda başarılara attığı imzaların taçlandırılması olarak addediliyor.

İstanbul'da 3 Kasım'da başlayan Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Kurulunda dün yapılan başkanlık seçimlerinde Prof. Dr. Ahmed er-Raysuni (65) başkan seçildi.

Birliğin kurulduğu 2004 yılından bu yana başkanlığını yürüten Yusuf el-Karadavi'nin aday olmayacağını açıklamasının ardından yapılan oylamada Karadavi'nin yardımcılığını yapan Raysuni, onun yerine geldi.

Faslı alim Raysuni, 1953'te Fas'ın kuzeyindeki El-Arâiş bölgesinde dünyaya geldi.

Karaviyyin ve 5. Muhammed üniversitelerinde eğitim gören Raysuni, daha sonra 1992 yılında Fıkıh Usulü alanında doktorasını tamamladı. Bilimsel cesareti ve ilmi birikimiyle öne çıkan Raysuni, "Herhangi bir hile olmaksızın gerçeğin söylenmesi" ile "orta yolun benimsemesi" ilkesini savunmasıyla biliniyor.

Raysuni, Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcılığı görevinden önce Fas İslami Gelecek Derneği Başkanlığı görevinde bulundu.

Fas'ta 1996'da Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kolu olan Tevhid ve Islah Hareketi'nin kurulmasıyla bu harekete girdi ve 1996'dan 2003'e kadar hareketin başkanlığını yürüttü. Bunun yanı sıra Sünni Alimler Birliği başkanlığını yaptı.

Raysuni, evli ve 5 çocuk babasıdır.

– Akademik kariyeri

Fas el-Makasıd Araştırma Merkezi Müdürlüğünü 2012'den bu yana yürüten Raysuni, Cidde'deki Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi'nde 2006'dan itibaren "baş uzman" olarak görev yaptığı projeye 2012'de müdür olarak atandı.

Mekke-i Mükerreme Üniversitesi'nde Mütevelli Heyeti ve Bilim Kurulu üyeliği, Uluslararası İslam Düşünce Enstitüsü'nde akademik danışmanlık yapan Raysuni, 1973-1978 yıllarında Fas hükümetinde de çeşitli görevler yürüttü.

Raysuni, 1986-2006 yıllarında Rabat'taki 5. Muhammed Üniversitesi ve Darul Hadi el-Hassaniye'de "Fıkıh usulü ve Makasıdü'ş-Şeria" dersleri verdi.

"Et-Tecdid" gazetesinde 2000-2004 yıllarında sorumlu müdür olarak görev yapan Raysuni, haftalık gazetenin, günlük olarak çıkarılmasını sağladı. Ayrıca İslamiyye el-Marife Dergisi editör heyeti üyeliği yaptı.

Raysuni'nin "Makasıdü'ş-Şeria'ya Giriş" ve "Makasıd Fikri, Kuralları ve Faydaları" gibi çoğu makasıdla (genelde dinin, özelde ibadetler ve hukuk alanındaki dini hükümlerin gayeleri) ilgili olmak üzere yaklaşık 30 kitabı bulunuyor.

– Raysuni'nin çeşitli konulardaki tutumları

Raysuni, İslam ümmetinin çeşitli sorun ve konularında açık ve net tutum sergiledi. İsrail işgaline karşı Filistin davasına destek verdi.

Halkların özgürlük ve onur talep etme hakkı olduğunu savunan Raysuni, Arap Baharı'na da destek verdi. Hatta bu konuda "Devrimin Fıkhi" başlığıyla bir kitap kaleme aldı.

Ülke yöneticilerine, somut siyasi reformlar çağrılarında bulunan Raysuni, bu özelliğiyle "muhalif fıkıhçı" lakabıyla anıldı.

– Dünya Müslüman Alimler Birliği

Bağımsız bir kuruluş olan Dünya Müslüman Alimler Birliği, aralarında Kuzey ve Güney Amerika'daki ülkelerin de olduğu 57 ülkeden on binlerce alimi bünyesinde barındırıyor.

Merkezi 2011 yılında Katar'ın başkenti Doha'ya taşınan ve çatısı altında 50 den fazla İslam alimleri heyeti barındıran Birliğe 2004 yılından bu yana Yusuf el-Karadavi başkanlık ediyordu.

Kuruluşundan bu yana İslami kimliği koruma, iç ve dış tehditlere karşı önlemler alma misyonu yürüten birlik, İslam'ın uygulamalarının her çağ ve mekana göre devam ettirilebilmesini hedefliyor.

Birlik, terörle İslam'ın bağdaştırılmasına ve İslam adını kullanarak terörist faaliyetler yürüten yapılara karşı mücadele vermesine rağmen, Kasım 2017'de Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır tarafından yapılan ortak açıklamada "terör listesine" alındı.

Türkiye'yi istikrarsızlaştırmayı hedefleyen terör hareketlerini kınayan Dünya Müslüman Alimler Birliği, terör örgütü FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimini de ilk kınayan kurumlar arasında yer aldı.

Türkiye'yi 5 milyon civarındaki mülteciye ev sahipliğinden dolayı "Ensar ülke" olarak tanımlayan birlik, ayrıca Türkiye'yi hedef alan komploların aynı zamanda İslam'ı ve Kudüs'ü de hedef aldığını savunuyor.

Dünya Müslüman Alimler Birliği'nden Kaşıkçı soruşturmasında Türkiye'ye övgü

RABAT (AA) – MUHAMMED BENDERİS – Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmed er-Raysuni, Türkiye'nin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili tavrını takdir ettiğini belirtti.

Raysuni, AA muhabirine verdiği özel mülakatta, Türkiye yönetimi ve güvenlik birimlerinin Kaşıkçı cinayetiyle ilgili pozisyonunu değerlendirdi.

"Türkiye devleti ve emniyet birimleri, Kaşıkçı cinayeti meselesinde eşi benzeri görülmemiş bir tecrübe, profesyonellik ve objektiflik ortaya koydu." diyen Raysuni, Türkiye'deki Başsavcılığın, meselenin seyrini belirleyecek güçlü ve kesin kanıtlara dayandığını söyledi.

– "Türkiye dünyaya 'kriz nasıl yönetilir' dersi verdi"

Türkiye'nin sonuna kadar sorumluluklarını taşımaya devam edeceğini ve objektifliğini koruyacağını belirten Raysuni, "Türkiye dünyaya 'kriz nasıl yönetilir' dersi verdi. Tarafsız bir tutum takındı. Cumhurbaşkanı ve bakanlar bu olay üzerinden bir kampanya başlatmadı, siyasi pozisyonlar edinmedi. Gerçeği ortaya çıkarmaları için olayı emniyet birimleri ve istihbarata bıraktı." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, soruşturmayı yürüten ekiplerin 3 haftalık çalışmalarının ardından açıklama yapmasının, olayla ilgili siyasi bir istismarın söz konusu olmadığını gösterdiğini kaydeden Raysuni, takip edilen bu yolun, Türkiye'nin kriz yönetimi konusunda ne kadar başarılı olduğunu ortaya koyduğunu ve bu başarının dünyanın da dikkatini çektiğini belirtti.

– Zanlılar Türk adaletinin önüne çıkarılmalı

Raysuni, Türkiye'yi ve uluslararası adaleti bekleyen en büyük sorunun ise isimleri, fotoğrafları, İstanbul'a giriş ve çıkış saatleri belli olan şüpheli 15 kişinin nasıl teslim alınacağı konusu olduğunu dile getirdi.

Bu kişilerin Türk adaletinin önüne çıkarılması gerektiğini dile getiren Raysuni, "Çünkü onların suçları konsolosluk ile sınırlı değil. Suç işleme niyetiyle Türkiye'ye geldikleri ve suçlu olarak bu ülkeden ayrıldıkları belli oldu. Türk topraklarında tasarrufta bulundular." dedi.

– "Türkiye tek başına cinayete karışanları adil yargılayabilir"

Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı, "Olayın bilmecesini çözen taraf olarak Türkiye'nin, 15 kişiyi ve Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosunu dinlemeden görevini tamamlamış olması mümkün değil." diye konuştu.

Elde edilen bilgilerin başkonsolosun suç işlendiğinde olay yerinde olduğuna işaret ettiğini hatırlatan Raysuni, diplomatik konumundan dolayı başkonsolosun, cinayeti onaylamıyorsa Türk yetkililere haber vermesi gerektiğini, ancak bunu yapmadığını söyledi.

Ahmed er-Raysuni ayrıca "Türkiye tek başına cinayete karışanları adil bir şekilde yargılayabilecek bir ülke." ifadelerini kullandı.